Çavuşoğlu: "Türkiye ile Almanya ilişkileri çok güçlü bağlara sahip"

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu: (3) "Türkiye ile Almanya gerçekten çok güçlü bağlarla birbiriyle bağlanan, her zaman zor şartlarda dahi ilişkilerini sürdürmeye çalışan Avrupa'nın 2 önemli ülkesidir" - "Siyasi birliği hedef koyan Avrupa Birliği'nin bırakın o hedefe ulaşmayı, kendi içinde küçülmeye başladı. O yüzden kendini inkar ettiğini görüyoruz" - "Barış Pınarı Harekatı zamanında dünyadaki dezenformasyonu görüyoruz. En son o ülkelerdeki siyasetçiler bile isyan etmeye başladı, başta Trump olmak üzere"

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye ile Almanya'nın çok güçlü bağlarla birbirine bağlanan, her zaman zor şartlarda dahi ilişkilerini sürdürmeye çalışan Avrupa'nın 2 önemli ülkesi olduğunu bildirdi.

Çavuşoğlu, Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Konferans Salonu'nda düzenlenen, İlk Ders ve 4'üncü Uluslararası Türk-Alman Sempozyumu çerçevesinde, "Sahada ve Masada Güçlü Diplomasi" konulu ilk dersi verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını getirdiğini aktaran Bakan Çavuşoğlu, sempozyumun başarılı geçmesini temenni etti.

Bugün Avrupa'yı, Almanya'yı, herkesi etkileyen çok önemli sorunlar olduğunu anlatan Çavuşoğlu, bu sorunlarla hem Türkiye'nin, hem Almanya'daki yöneticilerin ancak birlikte baş edilebileceğini bildiğini dile getirdi.

Mevlüt Çavuşoğlu, AB süreci dahil göç mutabakatı, terörle mücadele gibi önemli konularda Avrupa içinde en önemli ve etkili muhatabın, iş birliği yaptıkları ülkenin Almanya olduğunu söyledi.

Bunda Angela Merkel'in liderliğini vurgulamak istediğini belirten Çavuşoğlu, yaşanılan sorunları ikili düzeyde aşabilmek, Almanya ve Avrupa'da yaşayan Türk toplumunun karşı karşıya kaldığı ırkçılık ve yabancı düşmanlığı gibi konuların üstesinden gelmek için kararlı olduklarını bildirdi.

İlişkileri daha ileriye götürmek için iki tarafta da samimiyet ve gayret olduğuna işaret eden Bakan Çavuşoğlu, "Türkiye ile Almanya gerçekten çok güçlü bağlarla birbiriyle bağlanan, her zaman zor şartlarda dahi ilişkilerini sürdürmeye çalışan Avrupa'nın 2 önemli ülkesidir. Yeni fikirlere de ihtiyaç var. Sempozyumlardan çıkan yeni fikirleri önemsiyoruz." dedi.

AK Parti'yi 2001'de kurduklarından itibaren gelinen süreci değerlendiren Çavuşoğlu, dünyada büyük örgütlerden biri olan AB'nin kendini inkar etmeye başladığını dile getirdi.

- "AB'nin değerleri aşınmaya başladı"

Birliğin, Avrupa'yı birleştiren değerlerden uzaklaşmaya başladığını belirten Mevlüt Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

"Siyasi birliği hedef koyan Avrupa Birliği'nin bırakın o hedefe ulaşmayı, kendi içinde küçülmeye başladı. O yüzden kendini inkar ettiğini görüyoruz. Burada aşırı sağın güçlenmesinin etkisi var. Aşırı solun güçlenmesinin de başka etkileri var. Her ikisinin yarattığı popülizm ve dar milliyetçiliği yüzünden AB'nin değerleri aşınmaya başladı. İttifaklar çatırdamaya başladı. NATO'yu kurduk, biz de kurucularındanız ama NATO içindeki ülkeler arasındaki görüş ve politika konusundaki ayrılıklar derinleşmeye başladı. ABD'nin NATO içinde izlediği tek yönlü politikaların da birliği, ittifakı zedelemeye başladığını görüyoruz."

Terörle mücadelenin uluslarası toplumun karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlardan bir tanesi olduğunu anlatan Çavuşoğlu, dünyada 70 milyon düzensiz göçmen olduğunu dile getirdi.

- "Trump bile şaşırdı"

Dezenformasyonun artık farklı ülkelerdeki seçim sonuçlarına bile etki edecek boyuta geldiğine değinen Bakan Çavuşoğlu, "Barış Pınarı Harekatı zamanında dünyadaki dezenformasyonu görüyoruz. En son o ülkelerdeki siyasetçiler bile isyan etmeye başladı, başta Trump olmak üzere. Bu, farklı farklı tehditlerle bizi karşı karşıya getiriyor." diye konuştu.

Tüm dünyada ciddi değişim ve dönüşüm olduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, girişimci dış politikanın elzem olduğunu kaydetti.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Türkiye'nin arabuluculukta bütün dünyaya örnek olduğunu, bu alanda dünyada 'marka' olduğunu ifade etti.

Dünyadaki bütün gelişmelere rağmen karamsar olmadıklarını anlatan Çavuşoğlu, "Her şeyi kontrol altında tutuyoruz, yönetiyoruz, yönetmeye de devam edeceğiz. Suriye gibi bir bir üstesinden geleceğiz. Siyasi çözümle beraber kalıcı barışı Suriye'ye getirmiş oluruz. Sorunlar varsa çare de var. Yeni vizyonlara, bakış açılarına ihtiyacımız var. O da öğrencilerimizde hocalarımızda var." şeklinde konuştu.

(Bitti)