Cezaevlerindeki koronavirüs önlemleri yeterli mi?

CHP'li Cezaevleri Alt Komisyonu Başkanvekili Tanrıkulu "En yoğun şikayet, beslenme, hijyen, sağlık hizmetlerine erişimde" derken AKP'li Alt Komisyon Başkanı Yayman ise "Şu anda krize yol açacak bir durum yok" ifadelerini kullanıyor. Ankara'dan Ayşe Sayın'ın haberi

Cezaevlerindeki koronavirüs önlemleri yeterli mi?

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili ve CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu koronavirüs salgını nedeniyle, en çok "beslenme, hijyen, sağlık hizmetlerine erişim" konularında şikayet aldıklarını belirtirken, Adalet Bakanlığı'nı da en az haftada bir cezaevlerinde salgının durumuna ilişkin açıklama yapmaya çağırdı.

Komisyon bünyesinde görev yapan Tutuklu ve Hükümlü Hakları Alt Komisyonu Başkanı AKP Milletvekili Hüseyin Yayman ise salgın nedeniyle cezaevi ziyaretlerine ara vermekle beraber, Adalet Bakanlığı ile sürekli temasta olduklarını belirterek, bakanlığın gerekli önlemleri aldığını ve şu anda krize yol açacak bir durum olmadığını söyledi.

Türkiye'de vakalarının görülmesinden sonra, Meclis'te kabul edilen infaz düzenlemesiyle 100 bine yakın hükümlü, denetimli serbestlik ve izinli olarak cezaevlerinden tahliye edildi.

Adalet Bakanlığı, salgının cezaevlerine yayılmasını engellemek için başta görüş kısıtlamaları olmak üzere bir dizi önlemi devreye soktu. Bakanlık bu kapsamda açık ve kapalı ceza infaz kurumlarındaki avukat ziyareti dahil bütün görüşler, hükümlülerin dışarıyla temasının mümkün olduğu kurum dışı çalışma, lokanta, sosyal tesis, açık cezaevlerindekilerin özel izin hakları ile birden fazla koğuşla birlikte yapılan faaliyet kısıtlamalarının süresini 15 Mayıs'a kadar erteledi.

Konya ve Buca cezaevlerinde vaka tespit edildi

Adalet Bakanlığı, cezaevlerindeki koronavirüs vakalarıyla ilgili ilk ve tek açıklamayı 13 Nisan'da yaptı. Bakanlık açıklamasında açık cezaevlerindeki cezaevlerindeki 17 kişide covid-19 tespit, 3 kişinin de yaşamını yitirdiği bildirildi. Bakanlık kapalı cezaevlerinde salgın görülmediği açıklamasına da yer verdi.

Ancak bu açıklamadan yaklaşık bir hafta sonra İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Buca cezaevinde bir kişinin Covid-19 testinin pozitif çıktığını duyurdu. Başsavcılık bir kaç gün; 22 Nisan'da yaptığı açıklama da da yapılan filyasyon çalışması sonucunda Buca Cezaevi'nde bulunan 64 kişinin testinin pozitif çıktığı bilgisini paylaştı.

Konya Cumhuriyet Başsavcılığı ise 28 Nisan'da açıklama yaparak, Konya E Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki 55 hükümlü ve tutuklunun covid-19 testinin pozitif çıktığını ancak sağlık durumlarının iyi olduğu bilgisini paylaştı.

Konya'da testi pozitif çıkanlar arasında, Ayşe D.'ye şiddet uygulayan Özgür Duran'ı engellemek istediği sırada kalbinden bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanan Kadir Şeker de bulunuyor. Adalet Bakanlığı yetkilileri iki cezaevindeki hastalarla ilgili yeni bir ölüm vakası olmadığını ifade ediyorlar.

hapishane

Alt Komisyon Başkanı Yayman: Bakanlıkla temastayız

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu içinde daimi görev yapan Tutuklu ve Hükümlü Hakları Alt Komisyonu da salgın nedeniyle, cezaevi ziyaretlerine ara vermek zorunda kaldı.

Alt Komisyon Başkanı ve AKP Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, BBC Türkçe'ye yaptığı açıklamada, salgın nedeniyle cezaevi ziyaretlerine ara vermekle birlikte, Adalet Bakanlığı ile temasta olduğunu ve gelişmeleri yakından izlediğini söyledi.

Yayman cezaevleri meselesine partiler üstü "insan hakları penceresinden" baktıklarını belirterek, şu anda cezaevlerinde salgınla ilgili kriz olarak nitelendirilebilecek bir durum olmadığını ifade etti.

Şimdiye kadar alt komisyon olarak 11 cezaevini ziyaret ettiklerini belirten Yayman, salgının hız kesmesi ve normalleşme sürecine dönülmesi ile cezaevi ziyaretlerine devam edeceklerini ifade etti.

Tanrıkulu: En çok şikayet beslenme, hijyen, sağlığa erişimde

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili ve CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise salgın önlemleri kapsamında, cezaevi ziyaretleri yapılamadığını ancak gerek mektuplar ve gerekse tutuklu-hükümlü yakınlarının kendilerine şikayetlerini ilettiğini ifade etti.

Cezaevlerindeki salgınla ilgili Adalet Bakanlığı'nın en son 13 Nisan'da açıklama yaptığına, İzmir Cumhuriyet Savcılığı'nın da Buca Cezaevi'ndeki vakalarla ilgili açıklama yaptığına dikkat çeken Tanrıkulu, bunun dışında vaka ve ölümlere ilişkin resmi bir veriye ulaşamadıklarına dikkat çekti.

Sağlık Bakanlığı'nın Türkiye'deki vaka sayılarını her gün açıkladığına işaret eden Tanrıkulu, "Belki her gün değil ama Adalet Bakanlığı da haftada bir kez hiç olmazsa cezaevlerindeki durumla ilgili açıklama yapmalı. Çünkü tutuklu ve hükümlü yakınları, görüş yasağı da olduğu için endişeli, o nedenle daha fazla bilgi akışı sağlanmalı" görüşünü dile getirdi.

Beslenme ve hijyen şikayeti

Cezaevlerinden yakınları ve mektuplar aracılığıyla kendilerine şikayetlerin geldiğini belirten Tanrıkulu, en yoğun şikayetin "beslenme, hijyen ve sağlık hizmetlerine erişim" konusunda olduğunu, her zamankinden çok daha yoğun şikayet geldiğini ifade etti.

İnfaz indirimi ile cezaevlerinden tahliyeler olduğunu, ancak bu durumun cezaevi kapasitesini rahatlatmadığına işaret eden Tanrıkulu, şu görüşleri dile getirdi:

"Evet tahliyeler sağlandı, kapalıdan açığa geçişler oldu. Ama sonuçta cezaevlerinin kapasitesi 188 bindir. Sıkıştırılmış kapasite 220 bin ve cezaevlerinde bu sıkıştırılmış kapasiteye yakın insan var. Bu insanlar iç içe yaşıyorlar, dezenfektana ulaşma sıkıntısı var. Geçen dönemlerden farklı olarak bize beslenme sorunu konusunda daha çok şikayet geliyor. Çünkü beslenme, hastalıkla mücadelede önemli, o nedenle yetersiz beslendikleri şikayeti var.

"Buca Cezaevi'ndeki vakalarla ilgili hastanelere nakledildikleri bilgisi var ancak bazı yerlerden, sağlık hizmetlerine erişim konusunda sıkıntı yaşandığına ilişkin şikayetler geliyor. Bu konuda gerekli önlemlerin alınması gerekiyor ve biz de takipçisiyiz."

Koronavirüs

Diğer Haberler