HABER

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç:

"(Askeralma Kanunu Teklifi) Desteğimizi dün verdik, bugün vermeye devam edeceğiz ve bu işin yarın hızla sonuçlanmasını istiyoruz" - "(İmamoğlu-Küçükkaya buluşması) Bunu magazinsel hale getirmek, adayların yıllar sonra insanlara hitap etmesini yıpratmak kimseye fayda vermez. Bundan bir şey çıkmaz" - "(ABD'nin S-400 mektubuna verilen cevap) Ültimatom gibi yazılan yazılara, ülkeler derhal cevap verirler. Onun için ilgililerin bu mektuba derhal cevap vermesi gerekiyordu, bu kadar beklememeleri lazımdı"

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, TBMM Genel Kurulunda görüşmeleri süren Askeralma Kanunu Teklifi'ne desteklerini sürdüreceklerini belirterek, "Bu işin yarın hızla sonuçlanmasını istiyoruz." dedi.

Özkoç, Mecliste beraberindeki CHP Denizli Milletvekili Haşim Teoman Sancar ve CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi ile düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

TBMM Genel Kurulunda Askeralma Kanunu Teklifi'nin görüşmelerinin sürdüğünü dile getiren Özkoç, ordunun yeniden yapılandırmasına ilişkin teklifin önlerine geldiğinden itibaren Milli Savunma Komisyonundaki arkadaşlarıyla ciddi bir çalışma yürüttüklerini söyledi.

Özkoç, "Biz ordumuzun, günün şartlarına uygun olarak tekrar yapılandırılmasının karşısında asla olmayız. Bu yapılandırmanın herhangi bir zafiyet içermeden, daha güçlü şekilde çıkabilmesi için her türlü katkıyı sunacağız. Bir an önce yasallaşması için elimizden gelen hızlandırmayı yapacağız dedik, sözümüzü tuttuk." ifadelerini kullandı.

AK Parti grup başkanvekilleri ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile yaptıkları görüşmede, önerilerini sunduklarını anlatan Özkoç, "Yükümlü oranı yüzde 70'ten yüzde 30'a düşüyor. Bu bir zaaf yaratabilir dedik. Karşı taraf hemen bir çalışma yapıp önümüze getirdi. 3 ayda bir celp uygulaması, 2020 Ocak ayından itibaren her ay celp olarak değiştirildi. Böylece daha fazla kişi askere alınacak." diye konuştu.

Cumhurbaşkanına askerliği 6 aydan 3 aya yani yarıya düşürme yetkisi verilmesini "kabul edilemez" bulduklarını ifade eden Özkoç, şöyle devam etti:

"Çünkü cumhurbaşkanı askerliği düşürme yetkisine sahip olamaz ancak cumhurun ve ordunun başı olarak yeri ve zamanı geldiğinde askerliği artırma yetkisine sahiptir dedik. Söylediğimizi doğru buldular ve en az 6 ay olmak koşuluyla artırabilme yetkisini cumhurbaşkanına devam ettirdiler. İhtiyaç fazlası yükümlülerin bedelli askerlikten yararlanması maddesi istediğimiz gibi değiştirildi ve görüşmelere açıldı. Bedelli askerlere 1 ay eğitim veriyoruz, o 1 ayda afet ve acil durum eğitimi alsınlar dedik. Bununla ilgili çalışmaları gerçekleştiriyorlar."

Yoklama kaçağı ve bakaya durumdaki 460 bin kişinin bedelli askerlikten yararlanabilmesine ilişkin düzenlemeye de değinen, bununla ilgili "uygulamada olacak" denildiğini aktaran Özkoç, "Ama biz görüşmeler sırasında 460 bin bakayaya bir kereye mahsus, kurasız bedelli askerlikten yararlanma fırsatının verilmesi ve bu işin temizlenmesini istiyoruz. Bununla ilgili görüşmelere başladık. Elimizden geldiği kadar bunun böyle olmasıyla ilgili çaba sarf edeceğiz." dedi.

Düzenlemeyle cumhurbaşkanına, barışta ve savaşta yeri geldiğinde, kendisinin uygun gördüğü kişilere, gönüllülere gerekirse askerlikten muaf tutma yetkisi verilmesinin söz konusu olduğuna işaret eden Özkoç, şunları söyledi:

"Onu da 'Milli Güvenlik Kurulunun tavsiye kararı, Savunma Bakanının oluru ve Cumhurbaşkanının onayıyla' şeklinde değiştirdik. Böylece 10 maddede değişiklik yaptık. Bugün maddeleri görüşmeye devam edeceğiz. Bu maddeler dediğimiz şekilde çıkıyorsa desteğimizi dün verdik, bugün vermeye devam edeceğiz ve bu işin yarın hızla sonuçlanmasını istiyoruz. Teklifin yasal olarak devreye girmesi yetkisi iktidarın meselesidir. Bir an önce yasallaşma sürecini başlatsınlar ve bu işi bitirmiş olalım. CHP olarak her konuda titizlikle, karşı çıkarak değil masaya oturup doğruları söyleyerek görevimizi yapmaya devam edeceğiz."

- "Herkes üzerine düşeni yaptı"

Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Özkoç, yenilenecek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde Cumhur İttifakı Adayı Binali Yıldırım ile Millet İttifakı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun katıldığı ortak canlı yayın hatırlatılarak, "İmamoğlu ile yayının moderatörü İsmail Küçükkaya'nın, program öncesi bir araya gelmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?" diye sorulması üzerine, şu yanıtı verdi:

"İsmail Küçükkaya moderatör. Bizden de Grup Başkanvekilimiz Engin Altay bu konunun içinde görevli. Bir moderatör arayıp 'Sizinle programın akışını görüşeceğim, arkadan da Binali Yıldırım ile görüşeceğim' diyorsa o zaman bunu ciddiye alırız, otururuz, konuşuruz. Moderatörün bizle görüştükten sonra Binali Yıldırım ile görüşüp görüşmediği tamamen moderatörün sorumluluğundadır. O zaman bu sorunun moderatöre sorulması gerekir. Bu süreçte Ekrem İmamoğlu hem yanındaki danışmalarıyla kendisini (İsmail Küçükkaya'yı) muhatap etmiştir, görüştürmüştür hem de kendisi 2-3 dakika kendi fikrini paylaşmıştır. Bazı teknik konularda kendi fikrini paylaşmıştır."

Televizyonlarda uzun süreden beri ilk kez böyle bir demokratik ortamın oluştuğunu belirten Özkoç, "Orada bir komplo soru sorulduğuna dair herhangi bir şey yok, adaylar gayet mütevazı olarak soruları cevaplandırdılar. Adaylara eşit sürelerde, aynı sorular soruldu. Bunu magazinsel hale getirmek, kafa bulandırmak, adayların yıllar sonra insanlara hitap etmesini küçültmek, yıpratmak kimseye fayda vermez. Bundan bir şey çıkmaz. Kazanan bellidir, Türkiye demokrasisi kazanmıştır." değerlendirmesini yaptı.

- "Yapılanların hiçbiri Türkiye'nin menfaatine değil"

Özkoç, başka bir soru üzerine, "Ekrem İmamoğlu'nun, vatandaşlarımızın sevgisi ve desteğiyle önde gittiğini görmesi Cumhurbaşkanını da telaşlandırıyor. Yapılanların hiçbiri Türkiye'nin menfaatine değildir. Cumhurbaşkanının, Türkiye'nin itibarını güçlendirmesi gerekir, yalnızca kendi makamını var edebilmek ve koruyabilmek için her şeyi mübah sayan birinin sözlerinin toplumda da bizim nezdimizde hükmü yoktur." ifadelerini kullandı.

- "Milletimize güveniyoruz"

Ekrem İmamoğlu ile İsmail Küçükkaya'nın görüşmesine ilişkin görüntülerin anımsatılması üzerine Özkoç, "Bu, bir terör örgütünün bundan önce kumpas davalarında gerçekleştirdiği taktiklere benziyor. Seçimi kaybediyor olmaları ve yaptıkları şeyin altında eziliyor olmaları, halkın Adalet ve Kalkınma Partisinin yaptığı haksızlıkların farkına varıyor olması iktidarı çok telaşlandırıyor. Bunun için daha önce birlikte yol yürüdükleri arkadaşlarının taktiklerini uygulamaya devam ediyorlar ama halkımız artık bunları biliyor ve bunlara kesinlikle prim vermiyor. Milletimize güveniyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

- "Mektuba hak ettikleri cevabı verin dedik"

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın, ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan'ın mektubuna verdiği yanıta ilişkin soru üzerine Özkoç, "Yaptığımız görüşmede Milli Savunma Bakanı'na iki maddeyi özellikle iletmiştik; birincisi, Milli Savunma Bakanı'na askerlik yasasıyla ilgili, Genelkurmay Başkanı ile birlikte ordunun başında olan kişiler olarak ordumuzun herhangi bir zafiyete uğramayacağı konusunda, milletimizin karşısına çıkıp kamuoyunu bilgilendirirseniz bu çok isabetli olur demiştik. Kendisi bunda bir sakınca görmemişti ama bu gerçekleşmedi." dedi.

Milli Savunma Bakanı Akar'a, ABD Savunma Bakan Vekili'nin, Türkiye'ye yazdığı mektuba bir an önce cevap verilmesi gerektiğini ilettiklerini aktaran Özkoç, şunları kaydetti:

"Böyle ültimatom gibi yazılan yazılara ülkeler derhal, anında cevap verirler. Değil ABD'yi, dünyanın hiçbir devletini Türkiye'nin itibarıyla oynatmayız. Onun için ilgililerin bu mektuba derhal cevap vermesi gerekiyordu, bu kadar beklememeleri lazımdı. Bu kadar bekleyerek verilen cevabın önemi azalmış oluyor. Bu mektuba hak ettikleri cevabı verin dedik. Bize gelen mektubun ne olduğunu biliyoruz ama bizim yazdığımız mektubun içeriğini tam olarak bilmiyoruz. Gerçekten içimizi soğutacak, Türkiye'nin itibarına uygun gerçekten böyle bir mektup yazılmış mıdır, yazılmamış mıdır, bunu bilmek kamuoyunun hakkı, bizim hakkımız. Bunun bir an önce kamuoyuyla paylaşılmasını bekliyoruz."

Geri Dön

En Çok Aranan Haberler