CHP'nin umudu Anayasa Mahkemesi

CHP, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in hükümetin çıkardığı kanunlar konusunda sık sık veto mekanizmasını çalıştırmasına karşılık, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bugüne kadar kanunları veto etmemesi ve jet hızıyla onaylaması nedeniyle, umudunu Anayasa Mahkemesi'ne bağladı.

ANKA'nın belirlemelerine göre, CHP bugüne kadar, üniversitelerde türban serbestisini öngören anayasanın 10 ve 42'nci maddelerinde değişiklik öngören düzenleme başta olmak üzere, toplam 7 kez Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulundu. CHP, iki anayasa değişikliğinin yanı sıra Hakim ve Savcılar Kanunu, Tanık Koruma Kanunu, Nükleer Güç Santrallerinin Kurulmasına ilişkin kanun ile Temel Ceza Kanunlarına uyum kanunu için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. CHP'nin, Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğu son kanun ise kamuoyunda büyük tartışmalara yol açan Vakıflar Kanunu oldu.

YENİ BAŞVURULAR YOLDA
TBMM'den yasaların çıkarılması ve Cumhurbaşkanı Gül'ün onayının ardından soluğu Anayasa Mahkemesi'nde alan CHP'nin, önümüzdeki günlerde yapmayı planladığı iptal başvuruları arasında ise bazı belde belediyelerinin kapatılması ve 43 yeni ilçe kurulmasını öngören yasa ile "kadrolaşma" iddialarına konu olan Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nda değişiklik öngören kanun ve Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki kanun bulunuyor. CHP'nin, sosyal güvenlikle ilgili kanunun Meclis'te kabul edilmesi durumunda da yine Anayasa Mahkemesi'ne başvurması bekleniyor.

"YEREL SEÇİMLERDE UYGULANAMAZ"
CHP'nin, Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapan kanunla ilgili Anayasa Mahkemesi'ne önümüzdeki hafta yürürlüğün durdurulması ve iptal başvurusunda bulunması bekleniyor.

Yapılacak iptal başvuruları konusunda ANKA'ya bilgi veren CHP Grup Başkanvekili Hakkı Süha Okay, hazırlıkların tamamlandığını belirtirken iptal başvurusunun gerekçelerinin ise anayasanın 67'nci, 127'nci maddeleri, Mahalli İdareler Kanunu ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın 5'nci maddesine dayandırılacağını söyledi. Anayasa'da seçimlerin 5 yılda bir yapılacağının belirtildiğini, Mahalli İdareler Kanununa göre ise 2009 yılında yapılacak yerel seçimler için sürecin 1 Ocak 2009'da başlayacağını ifade eden Okay, bazı belde belediyelerinin kapatılması ve 43 yeni ilçe kurulmasını öngören kanunun ise önümüzdeki yerel seçimlerde uygulanamayacağını belirtti.

Okay, "Geç kalmış durumdalar. Oy verme gününe göre bir yıl hesabı yapıyorlar. Ancak seçim bir süreçtir. Seçim bölgelerinin belirlenmesi, seçmen kütüklerinin askıya çıkarılması ile bir bütündür. Seçim sadece oy verme değildir. Anayasa'nın 67'nci maddesi açıkça seçimler diyor, oy verme günü demiyor. Yeni seçim bölgelerinin ihdası mümkün değil. Böyle bir düzenleme seçme ve seçilme hakkını ortadan kaldırır" diye konuştu.
Okay, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'nın 5'nci maddesinin ise belediyelerin kapatılması için o yörede yaşayan insanların iradesini öngördüğünü belirterek, çıkarılan kanunla ilgili yürürlüğün durdurulması ve iptal başvurusunda bulunacaklarını söyledi.

"MEKTUPLA OY"A DA İTİRAZ EDİLECEK
Okay, iptal başvurusu için hazırlıkları sürdürülen Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nda değişiklik öngören ve klinik şefi ve şef yardımcılığı atamalarını yeniden düzenleyen kanunun ise kadrolaşma için çıkarıldığını savundu. Okay, "Hem idare mahkemesi hem anayasa mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararına rağmen uygun olmayan şekilde kadrolaşmak için yasayı yeniden getirdiler. Merkezi sınavı ortadan kaldıran ve siyasi iradenin kendine göre oluşturacağı jüri tarafından yapılacak atamalar, kadrolaşma yönünde önemli bir adım olacaktır" dedi.
Okay, Seçmen kütükleri ile ilgili kanunda da, "mektupla oy" kullanılmasına itiraz ettiklerini belirterek "mektupla oy, seçimlerin gizli, eşit ve serbest irade ile yapılmasını engelleyecek bir düzenlemedir. Anayasa Mahkemesi'ne yapacağımız başvurunun gerekçesi mektupla oyla ilgili olacak" dedi.