HABER

Çiçek: Anayasa miadını doldurmuştur

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Anayasa'nın miadını doldurduğunu, son kullanım tarihinin geçtiğini ifade etti.

Çiçek, ''Bu Anayasa ile Türkiye'nin çağdaşlaşma, modernleşme, daha ileri bir demokrasi yolculuğuna çıkması mümkün değildir'' dedi.

Çiçek, Memur-Sen tarafından Rixos Otel'de düzenlenen ''Uluslararası Demokrasi Kongresi''nde yaptığı konuşmada Türkiye'de demokrasi ve anayasa sorunu olduğunu belirterek, mevcut bazı sorunların da bu etkenler dolayısıyla yaşandığını kaydetti.

Bir ülkede demokrasi sorunu olursa bunun anayasa sorununa dönüşebileceğini ifade eden Çiçek, ''Anayasa miadını doldurmuştur, son kullanım tarihi geçmiştir. Bu Anayasa ile Türkiye'nin çağdaşlaşma, modernleşme, daha ileri bir demokrasi yolculuğuna çıkması mümkün değildir'' diye konuştu.

Anayasa'nın önceliklerinin günümüz şartlarına uymadığını ifade eden Çiçek, şöyle konuştu:

''Belki o günün şartlarında anlayışla karşılanabilecek bir tepki anayasası. O günün şartlarında, Soğuk Savaş'ın da acımaz bir şekilde devam ettiği bir dönemde güvenliği öne çıkaran bir anayasadır. Günümüz dünyasında artık hem güvenliğe hem özgürlüğe ihtiyaç var. Bunu dengede tutmak lazım. Bununla birlikte güvenlik ile özgürlük dengesi, özgürlük ile sorumluluk dengesini de kuracağız. Çünkü verilen özgürlükler de sınırsız değil. Bu açıdan da baktığımızda 1982 Anayasası günümüz şartlarına uygun değil.''

1982 Anayasası'nın siyaset kurumuna bir tepkinin sonucu oluştuğunu dile getiren Çiçek, ''Tam da şu günlerde, bir vesayet deniliyor. İşte tam da bir vesayet anayasasıdır. Siyaset kurumunu ve siyasetçiyi vesayet altında tutan bir anayasadır. Vesayet tabiri bu Anayasa'ya uyuyor'' diye konuştu.

Anayasa'da yasama ve yürütmenin yerine bürokrasinin öne çıktığına işaret eden Çiçek, ''Bu Anayasa da ayağımızı sıkıyor, bu elbise gerçekten üzerimize dar geliyor'' dedi.

Anayasa'nın bazı konularda ''takoz görevi'' gördüğünü ifade eden Çiçek, Türkiye'nin mevcut Anayasa ile bir çok açmazın içinde olduğunu söyledi.

-''(YETER SÖZ MİLLETİNDİR) LAFI...-

Türkiye'nin 1963'ten beri önünde Avrupa Birliği hedefinin olduğunu, 2002 yılından itibaren de AB'ye tam üyelik konusunda önemli mesafe alındığını anlatan Çiçek, şunları kaydetti:

''Diktatörlüklerin, demokrasiyi askıya alanların AB'nin içerisinde yeri yoktur. Onun içindir ki Türkiye, bu standartları yakalamak adına bir çok düzenleme yaptı. Açılım lafı son 3, 5 aydır konuşuluyor ama 2002'den beri açılım yapılıyor. Türkiye'deki çok partili hayat zaten demokrasi talebiyle ortaya çıkmıştır. 'Yeter, söz milletindir' lafı tam da bir demokratik açılımdır. Bürokrasiye karşı bir demokrasi talebidir.''

Çiçek, yasaların anayasaya uygun olarak çıkartılması gerektiğini hatırlatarak ''Eğer Anayasa'ya uygun çıkartmazsınız Ahlatlıbel'den dönüyor. Oranın görüşlerine itibar edeceksek AB normlarına uymuyor. AB normlarına uyan yasal düzenleme yapmak istediğimizde ise Anayasa'ya uymuyor. Türkiye öyle bir açmazın içerisinde'' diye konuştu.

-''ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN UZLAŞMA''-

Anayasa'nın 80'den fazla maddesinin değiştiğini, bütünlüğünün bozulduğunu ifade eden Çiçek, ''Dili zaten başlı başına bir sorun. Ben edebiyat öğretmeni olsam bu Anayasa diline 3'ten fazla not vermem. Bir ülkenin dilinin en güzel kullanıldığı metin anayasa olması lazımken her gün problem çıkartıyor. Antidemokratik bir çok kararların önemli bir kısmında hep bu dil problemi karşımıza çıkıyor'' dedi.

Anayasa değişikliği için Meclis çoğunluğu ve uzlaşma gerektiğini dile getiren Çiçek, ''Bir araya gelerek daha toplumsal talep haline getirelim, şu Anayasa'yı çağdaş değerleri yansıtan, Türkiye'nin önünü tıkamayan, kurumlararası dengeleri iyi koyan ve bizatihi kendisi sorun olmayan bir anayasayı hiç olmazsa 2000'li yılların başında ülkemize armağan edelim'' diye konuştu.

Geri Dön