HABER

Çiçek: TBMM kanun fabrikası gibi

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, TBMM'nin bir kanun fabrikası gibi sabahlara kadar kanun çıkardığını belirtti.

Çiçek, ''TBMM kanun mu çıkarıyor, yönetmelik mi çıkarıyor? Bu kadar çok maddeli ve çok sayıda kanun çıkarmamızın nedeni, Türkiye'deki teftiş sistemidir'' dedi.

Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü'nün (TODAİE) 2010-2011 eğitim-öğretim yılının başlaması dolayısıyla düzenlenen törene katılan Çiçek, TBMM'nin yarın açılacağını anımsatarak, ''İçinde yer almaya çalıştığımız dünya içerisinde - demokrasi dünyası- Avrupa Birliği içerisinde en çok yasa çıkaran bir ülkeyiz'' diye konuştu.

Çiçek şöyle konuştu:

''Gelişmiş ülkelerin 3 bin civarında yasaları vardır denir. Bir parlamentonun çok kanun çıkarması iyi bir şey midir? Toplumun sorunlarını kanun çıkararak düzeltmek ne kadar doğru bir şeydir? Acaba neden biz bu kadar çok kanun çıkarıyoruz? Sorunları mı anlayamıyoruz, sorunlara çözüm mü getiremiyoruz? Doğru dürüst bir hukuki çerçeve mi oluşturamıyoruz? Ya da bunları uygulayanlar açısından bir eksikliğimiz mi var? Nereden bakarsak bakalım, ortada kötü bir sonuç var. Bu sonuç bizi memnun etmiyor. Bu kadar kanun çıkarmaktan dolayı şahsen ben çok memnun değilim.''

Söylediklerinin tartışılabilir konular olduğunu belirten Çiçek, yapılacak beyin fırtınasıyla akademinin programlarının biraz daha güncel olabileceğini söyledi.

Çiçek, ''Gidersiniz bir kamu görevlisine, 'Efendim benim yetkim yok. Kanun müsaade etmiyor' der. O zaman biz de dönüp geliyoruz, mademki yetkisi yok. Bizim bürokratımız o sorunu çözecek ama yetkisi yokmuş. O halde ona yetki verecek kanun çıkaralım. Koşa koşa geliyoruz kanun çıkarmaya. Bu nereden kaynaklanıyor, bu kadar çok kanun çıkarmak? İkinci bir soru, TBMM hakikaten kanun mu çıkarıyor, yönetmelik mi çıkarıyor?'' şeklinde konuştu.

Bir kanun çıkmasının 1-2 ay aldığını, oysa yönetmeliğin daha hızlı çıkarılabildiğinin altını çizen Çiçek, kanunun genel çerçeveyi çizdiğini söyledi. Çiçek, şunları kaydetti:

''TBMM kanun mu çıkarıyor, yönetmelik mi çıkarıyor? Baktım, burada 3 sebep gördüm. Bu kadar çok maddeli ve çok sayıda kanun çıkarmamızın nedeni, Türkiye'deki teftiş sistemidir. Teftiş, bürokratın korkusu, Azrail müfettiş. Öncellikle şu teftiş sistemimize yeni bir bakış açısı getirmemiz lazım. Elinde pertavsız (büyüteç) açık arayan, bulduğu her açığı da yolsuzluk olarak damgalayan bir teftiş anlayışı bu ülkenin önünde en büyük engeldir. Bu korku Türkiye'nin önünü tıkıyor. Nitekim teftiş edenler, sonra icra makamına gelince ne sıkıntı çektiğini görüyoruz. Özellikle bu mülki idarede çoktur. Mülkiye müfettişidir sonra vali olur, müfettişken durumu farklıdır, vali olunca durumu farklıdır. Oraya geldiği anda da korkar. Ondan sonra boşluk bırakmama adına iş yapamaz o zaman da. Türkiye'nin iş yapmaya ihtiyacı var. Kasıt yoksa, boğazından da bir şey geçmiyorsa, bırakalım bürokrat hata yapsın. Hata yapmadan bir işin gitme şansı var mı? Onu düzeltecektir, o zaman hiç bir iş yapmasın. Bu kadar çok kanun çıkmasının birinci nedeni işte bu, teftiş korkusudur.''

İkinci bir sebebin yargıdaki uygulamalar olduğunu belirten Çiçek, ''Maalesef biz Anayasamızda Türkiye Cumhuriyeti hukuk devletidir dedik ama yasalarımız hukuk çerçevesinde değil, yasayı yasa çerçevesinde uygulayan bir ülke haline geldik. Özellikle yargının siyasallaştığı dönemlerde ise o zaman idari yargıya iş gitmesin diye her şeyi kanuna koyar hale getirdik. İki taraflı da yanlış bir şey. Teftişten çekindiğimiz gibi, hukuktan çekinmek de kötü bir şey; hukukun siyasallaşıp, yargının yerinden denetimi yapması bu kadar çok teferruatlı yasanın çıkmasına sebebiyet veriyor. Bu da Türkiye'nin bir başka yarasıdır'' diye konuştu.

Üçüncü nedeni bürokrasinin iyi kanun yapamaması olarak açıklayan Çiçek, ''Kanunları tabi bürokrasi yapmıyor, biz çıkarıyoruz Meclis'ten. Ama bu işin mutfağında bürokrat çalışıyor. Çıkması gereken, o görev alanıyla ilgili yasaları esas itibariyle hazırlayanlar bürokratlardır'' dedi.

Hiç durmadan bazı kanunlarda değişiklik yapılarak, esas kanuna yama yapıldığını ifade eden Çiçek, işin bu noktasında bürokrasinin kalitesiyle ilgili birkaç sorunun olduğunu söyledi. Çiçek, konuşmasında ''Nedir bu sorunlar, evvela bizim bürokrasimiz genellikle realiteden kopuk'' diye konuştu.

''Yasalarımız yamalı bohça gibi. 2 senede bir, 3 senede bir şöyle bir kılına dokunmadan uygulamaya koyduğumuz 10 yıllık, 15 yıllık yasalarımız yok'' diyen Çiçek,sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bunlara biraz kafa yormamız gerekiyor. Niye biz başkaları gibi, uzun vadeli,hiç olmazsa çeyrek asırlık bir yasa yapamıyoruz da, hatta yürürlüğe girmeden tekrar değiştirmek durumunda olduğumuz yasalar var. Nereden kaynaklanıyor, belki bir meşru mazeretimiz, Türkiye çok süratli değişen bir toplum. Bu iyi bir şey, bütün vebali de bu değişime yüklemek yanlıştır. Şartlar değişiyorsa, bizim de zihnimizin, ufkumuzun değişmesi lazım.''

AA

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön