HABER

Çin ve Japonya'nın balıkçı gerilimi

Çin ve Japonya, iki dev güç... Zaman zaman işbirliği halindeki iki yakın ülke, ama çoğunlukla da rekabet halinde iki dev. Son gerilim de denizde çıktı. Pekin'de Kamil Erdoğdu'nun izlenimleri.

Çin ve Japonya'nın balıkçı gerilimi

Kamil Erdoğdu

Pekin

Çin, dünyada diplomasi trafiğinin en yoğun olduğu başkentlerin başında geliyor. Bunun Çin’in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinden biri olmasından, büyüyen ekonomisine, pazar potansiyeline kadar çok sayıda nedeni var.

Çinli liderlerin hemen her gün üst düzey yabancı heyet ağırladıklarını, Pekin’de veya diğer şehirlerde birden fazla uluslar arası toplantı düzenlendiğini söylemek abartı olmaz. Hangi ülkenin liderinin Pekin’de olduğunu öğrenmenin en kolay yolu ise Tiananmen Meydanı’na asılan bayraklardır. Çin basını bu ziyaretlerle ilgili haberlerde hep dostluk söylemlerini öne çıkarsa da, yabancı basında Çin ile bu ülkeler arasındaki sorunlara dikkat çekilir.

Çin’in diğer ülkelerle arasındaki sorunları sınır sorunları ve ticari sorunlar diye iki başlıkta toplamak mümkün. Her ne kadar ABD ile arasındaki sorunlar dünya genelinde yakından izlense de, aslında Çin’in Japonya ile arasında daha kapsamlı ve derin sorunlar olduğunu söyleyebiliriz. Hatta ABD ile yaşanan Çin parası yuanın değeri, ticaretteki dengesizlik, insan hakları gibi sorunlar güncel sorunlar, Japonya ile arasındaki sorunlar ise tarihsel sorunlar diye değerlendirilebilir. ABD ile yaşanan sorunlarda bunun tek istisnası Tayvan sorunudur, ki bu iki tarafça da “çekirdek sorun” diye niteleniyor.

Çin kaynaklarında Japonya ile yaşanan sorunlar tarihin doğru şekilde değerlendirilmesi, Tayvan sorunu, Diaoyu adaları sorunu, Japonya-ABD güvenlik işbirliği sorunu, savaş tazminatı sorunu ve Japonya’nın Çin’de bıraktığı kimyasal silahlar sorunu gibi başlıklar altında toplanıyor.

Birbirlerinin en önemli ticari ortakları olan iki ülke arasında ekonomide yaşanan yakınlığın halklar arasında da olduğunu söylemek zor. Çinliler özellikle 2. Dünya Savaşı yıllarında Japonya’nın Çin’e saldırmasını unutamıyor. Bir Çinli sosyal bilimcinin “2.Dünya Savaşı denince herkesin aklına hemen Avrupa geliyor, ama o yıllarda Asya’nın doğusunda daha büyük acılar yaşandı” şeklindeki sözleri halen aklımda.

Japon yetkililerin İkinci Dünya Savaşı sırasında ölen Japonların anıldığı Yasukuni tapınağını ziyaret etmeleri her defasında Pekin yönetiminin tepkisiyle karşılaşıyor. Hatta bu dönemin Japonya’daki ders kitaplarında anlatılma tarzı zaman zaman kalabalıkların Pekin’deki Japon Büyükelçiliği önünde protesto gösterileri yapmalarına neden oluyor.

Adaların aidiyeti sorunu Çin ve Japonya milli takımları 2004 yılında Pekin’de Asya Futbol Şampiyonası finalinde gerilimli bir ortamda oynamışlardı. Japon taraftarların güvenliğini sağlamak için 6 bin askerin maça sivil kıyafetlerle getirildiğini hatırlıyorum. Çin makamları da gerilimi yumuşatmak için duyurular yayınlayarak maça giden Çin vatandaşlarından Japon futbolcu ve taraftarlara karşı saygılı olmalarını ve aşırı davranışlarda bulunmamalarını istemişlerdi. Ancak bu bazı tatsız olaylar yaşanmasını engelleyemedi.

Tayvan sorunu sporda da söz konusuydu, Çin Dışişleri Bakanlığı Japon Futbol Federasyonu'nun o turnuva için hazırladığı broşürde bulunan Asya haritası ile ilgili rahatsızlığı Pekin'deki Japon büyükelçiliğine iletmişti. Söz konusu haritada Çin ve Tayvan ayrı renklerde gösteriliyordu. Çin makamlarının uyarısı üzerine broşürler Japonya'ya geri gönderildi.

Çin ile Japonya arasında tarihten kalan Diaoyu adaları sorunu Eylül ayı başlarında yeniden gündeme geldi. Bir Çin balıkçı teknesinin Diaoyu adaları açıklarında Japon sahil güvenlik gemileri tarafından alıkoyulması üzerine iki taraf arasında son yılların en ciddi diplomatik krizi patlak verdi. Japonya’nın Pekin Büyükelçisi konuyla ilgili olarak şu ana kadar beş kez bakanlığa çağrıldı. Pekin yönetimi her defasında balıkçı teknesinin nezarette tutulan kaptanının serbest bırakılması talebini yineledi ve Japon tarafının durumu yanlış değerlendirmemesini ve "akılcı" siyasi çözüm bulmasını istedi.

Öte yandan, Çin Dışişleri Bakanlığı Doğu Çin Denizi sorununa çözüm bulunması için Çin ile Japonya arasında bu ayın ortasında yapılması beklenen hükümetler arası görüşmeyi ertelediklerini duyurdu. Söz konusu görüşmelerde iki tarafın Doğu Çin Denizi'nde ortaklaşa petrol arama ve doğalgaz çıkarma çalışmaları yapmasının konuşulması bekleniyordu.

Diaoyu adaları sorunu daha önce Türk basınında Yunanistan ile yaşanan “Kardak krizine” benzetilmişti. Ancak Kardak krizinden farklı olarak bu sorunda tarafların sayısı ikiden fazla. Diaoyu adaları üzerinde Japonya, Çin ve Tayvan egemenlik iddia ederken, ABD ise Japonya ile arasındaki güvenlik işbirliğinden dolayı konunun taraflarından biri olarak kabul ediliyor.

Çin makamlarına göre, Diaoyu adaları Tayvan’a 120 deniz mili, Japonya’nın Okinawa adasına ise 200 deniz mili uzaklıkta. Bu adalarla Tayvan adası arasındaki derinliğin 100-150 metre arasında değiştiğini, oysa Okinowa ile arasında derinliğin 2 bin metreyi bulduğunu ileri süren Çin tarafı coğrafi olarak adaların Tayvan’a ait olduğu görüşünde. Yine Pekin yönetimine göre Tayvan Çin’in egemenliğinde olduğundan dolayısıyla adalar üzerindeki egemenlik hakkı Çin’e ait.

Çin kaynaklarına göre, Diaoyu adaları Japonya’nın keşfettiklerini iddia ettiğinden 400 yıl önce 15. yüzyılda çizilen Ming Hanedanı haritalarında yer alıyor.

Balıkçı teknesi krizi dünyanın ikinci ve üçüncü büyük ekonomilerine sahip iki ülkesi arasında söz düellosuna yol açarken, Tayvan adasındaki Japonya karşıtı grupları da harekete geçirdi. Balıkçı teknesinin alıkoyulduğu bölgenin kendilerine ait olduğunu iddia eden Tayvanlı protestocular Diaoyu adalarına gitmek istedi. Ancak Japon sahil güvenlik gemileri Tayvanlı eylemcilere izin vermedi. Tayvan'da 100 kişilik bir grup Japon temsilciliği önünde protesto gösterisi yaparak Japon bayrağını yaktı ve temsilciliğin bahçesine balıklar attı. Tayvanlılar kendilerine 120 kilometre uzaklıktaki bölgede balıkçılık yapmak istiyor. Diaoyu adaları halen Japonya'nın kontrolünde bulunuyor.

Bundan sonra ne olur sorusuyla ilgili olarak farklı tahminler yapılıyor. Pekin’deki diplomatlara göre, gerilimin tırmanması iki tarafta da milliyetçi yangını körükler. Bu yangın bir kez başladı mı da söndürmek kolay olmaz.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Geri Dön