HABER

Çin'in Avrupa'ya Giden Tren Yolları Risk Altında

Ukrayna savaşı, güzergahlarının çoğu Rusya'dan geçtiği için Çin'in Avrupa'ya olan demiryolu bağlantısını riske attı. Bu durum, Çin’in, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu bazı ülkeler üzerinden daha fazla ihracat yapacağı anlamına gelebilir

Çin'in Avrupa'ya Giden Tren Yolları Risk Altında

Ukrayna'daki savaş, güzergahlarının çoğu Rusya'dan geçtiği için Çin'in Avrupa'ya olan demiryolu bağlantısını riske attı. Ayrıca, Çin'in onlarca ülkede altyapı inşasını amaçlayan Kuşak ve Yol Girişimi'nin akıbeti hakkında ciddi soruları da gündeme getirdi.

Savaşın yakında sona ereceği bir senaryoda bile, uzmanlar ne Pekin ne de Kiev’in Ukrayna'daki Kuşak ve Yol Girişimi projelerini sürdürmekle ilgileneceğini söylüyor.

Mercator Enstitüsü Çin Araştırmaları Bölümü’nde küresel altyapı ve Çin'in dış politikası üzerine çalışmalar yapan araştırma görevlisi Jacob Mardell, Amerika’nın Sesi’ne (VOA) yaptığı açıklamada, "Ukrayna'daki Kuşak ve Yol Girişimi projeleri artık gündem dışı. Çin bile ekonomisi ciddi şekilde zarar görmüş bir ülkeye yatırım yapmaya devam etmekle ilgilenmeyebilir" dedi.

ALTERNATİF GÜZERGAHLAR

Avrupa'da zorluklarla karşı karşıya kalan Çin, Kuşak ve Yol Girişimi’nin, kendisini Kazakistan, Özbekistan, Türkiye ve diğer ülkelere bağlayan, Orta Asya-Batı Asya koridoruna odaklanabilir. Bu da Çin’in Orta Asya ülkeleri, Hazar bölgesi, İran ve Türkiye üzerinden daha fazla ihracat yapması anlamına gelebilir.

Yine de hala bu güzergahla ilgili sorunlar var. Mardell’e göre Türkiye'den geçen demiryolu koridoru, Rusya'dan geçene kıyasla sınırlı kapasiteye sahip. Çin uzmanı "Ayrıca, yolculuğun bir kısmını deniz yoluyla yapmayı da içeriyor. Genel olarak, daha fazla zaman alıyor ve pahalı" diyor.

Kuşak ve Yol Girişimi, Avrupa, Asya ve Afrika ülkelerindeki projeleri ile dünyanın en büyük altyapı programı. Çin'in yalnızca geçen yıl Kuşak ve Yol Girişimi projelerine 59,5 milyar dolar ve programın başlatıldığı 2013'ten bu yana 800 milyar dolardan fazla yatırım yaptığı tahmin ediliyor.

Fransa ve Çin, 24 Şubat'ta Ukrayna'da savaşın başlamasından sadece bir hafta önce Afrika, Güneydoğu Asya ve Doğu Avrupa'da 1,7 milyar dolar değerinde ortak altyapı inşa etme konusunda anlaştı. Ancak Batı'nın Rusya'ya yönelik öfkesi, kimileri tarafından Moskova'nın üstü kapalı destekçisi olarak görülen Çin'e sıçrayabileceğinden, bu plan itibar kaybedebilir.

Çin-Avrupa Demiryolu Ekspresi, Çin ihracatı için transit güzergahı olmasına rağmen, Avrupa'dan Çin şehirlerine de az miktarda mal taşıyor. Demiryolu ağının Çin'i Kazakistan, Rusya, Belarus, Polonya, Almanya, Çek Cumhuriyeti, Fransa ve İspanya ile bağlayan 73 güzergahı var. Resmi Çin kaynaklarına göre, yük trenleri bu güzergahlar boyunca, 2022’nin ilk çeyreğinde 3 bin 630 sefer yaptı.

Uzmanlara göre, Avrupa ülkeleri bu ağın ortasında kalan Rusya'yı izole etmeye devam ederse, seferlerin sayısı yarıya hatta daha da fazla düşebilir.

Amerika’nın Sesi’nin konuştuğu Atlantik Konseyi Asya Güvenlik Girişimi’nin kıdemli uzmanlarından Dexter Roberts, "Rusya’nın izolasyonunun Çin'in, çoğu Rus topraklarından geçerek Avrupa'ya giden Kuşak ve Yol Girişimi hattını daha da geliştirme planlarını etkilemesi çok muhtemel" görüşünü paylaştı.

“Çin Kapitalizminin Efsanesi” adlı kitabın yazarı olan Roberts, "Bu durum, Rus topraklarından Avrupa pazarlarına giden ve Avrupa’dan gelen büyük mal sevkiyatlarını Çin’in kabul etme niyetini etkileyeceği neredeyse kesin. Ve Rusya'ya yaptırım uygulanıyorsa, Moskova’nın da Avrupa mallarının kendi topraklarından geçmesine izin vermesi son derece düşük bir ihtimal” diye konuştu.

Mevcut tren güzergahlarının yanısıra, Çin'in Avrupa'da hala inşa ya da proje aşamasında olan birkaç demiryolu güzergahı var.

Hamburg’taki Alman Küresel ve Araştırma Enstitüsü'nde araştırma görevlisi Mohammad Bagher Foroughi ise, haber dergisi Diplomat’ta yayınlanan bir makalesinde, "Çin'in demiryolu bağlantısı konusundaki hevesinin şimdilik ciddi şekilde frenlenmesi gerekecek. Kısa vadenin de ötesinde Çin, Rusya-Belarus ve belki de Ukrayna coğrafyasını devre dışı bırakmalı" değerlendirmesinde bulundu.

Pekin, birkaç yıldır Umman Denizi kıyısındaki Gvadr limanına bağlanan Çin Pakistan Ekonomik Koridoru'ndaki transit güzergahı güçlendirmeyi umuyor.

Ancak Pakistan, yakın zamanda siyasi bir karışıklık yaşadı ve Başbakan İmran Han’ın parlamentoda güvenoyu alamayarak görevden düşürülmesi, Şahbaz Şerif'in yeni başbakan olarak göreve getirilmesiyle sonuçlandı. Yeni hükümetin yıl sonuna kadar yeni bir seçimle karşı karşıya kalması bekleniyor. Ayrıca ciddi bir mali kriz yaşayan Pakistan, Uluslararası Para Fonu'ndan (IMF) yardım arayışı içinde.

Siyasi gözlemciler, Pakistan'ın Çin’den daha fazla borç alamayacağı için Çin Pakistan Ekonomik Koridoru projelerinden bazılarını geciktirebileceğini veya iptal edebileceğini söylüyor. Ayrıca IMF, yüksek düzeyde borcu olan bir ülkeyi destekleme konusunda hevesli olmayabilir.

Bazı uzmanlarsa bu durumla ilgili farklı bir görüşe sahip. Atlantik Konseyi’nden Dexter Roberts, "Başbakan Şerif, jeopolitik ilişkileri dengeleme konusunda yetenekli görülüyor. ABD'ye yaklaşmaya çalışsa bile, Çin ile ilişkileri sürdürmek veya daha muhtemel olarak güçlendirmeye çalışacaktır. Şerif’in partisi Pakistan Müslüman Birliği 2013'te projeye öncülük ettiği için Çin Pakistan Ekonomik Koridoru'nu daha da güçlendirmeye çalışabilir" dedi.

Çin Pakistan Ekonomik Koridoru'ndaki inşaat çalışmaları hız kesmeden devam etse bile Gvadr limanının, Çinli ihracatçıların Umman Denizi güzergahını kullanmasına izin verme kapasitesine ulaşması uzun zaman alacak.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Geri Dön

En Çok Aranan Haberler