HABER

Çin'le Japonya'yı geren Panda'nın hikayesi

Çin Hükümetinin Japonya hayvanat bahçesine ödünç verdiği pandanın ölümü iki ülke arasında gerilime neden oldu. Sebebini 'Panda'nın Hikayesi' kitabının yazarı Henry Nicholls'a sorduk:

Çin'le Japonya'yı geren Panda'nın hikayesi

Çin Hükümetinin Japonya hayvanat bahçesine ödünç verdiği pandanın ölümü iki ülke arasında gerilime neden oldu.

Çin, pandanın ölümünü araştırmak üzere Japonya'ya bir heyet gönderiyor.

Peki, Çin hükümeti neden meseleyi bu kadar ciddiye alıyor?

''Panda'nın Hikayesi: Çin'in Siyasi Hayvanının İlginç Tarihi'' kitabının yazarı Henry Nicholls'a sorduk:

HENRY NICHOLLS: Çin için pandalar gerçekten çok önemli. Bu olayda ise panda Japonlara emanet edildiği için ayrıca bir hassasiyet söz konusu. Panda, modern Çin kimliğinin önemli bir parçası. Bunun başlangıcı tamamen tesadüfen 1949'da Komünist Parti'nin iktidara gelmesine denk düşüyor. 1950'lerde ise panda Çin'in milli hazinesi haline geldi. O günden bugüne ise Çin'deki kültürel önemi gittikçe arttı.

BBC: Peki Çin halkı pandalar hakkında ne düşünüyor? Amerikalıların boz ayılara yaklaşımına benzer mi acaba? Amerikalılar için boz ayılar, güç, kararlılık ve saldırganlık sembolüdür ama vurulmalarında da bir sakınca yoktur.

HENRY NICHOLLS: Çin halkı pandalara hayran. Hatta bu hayranlık o kadar yoğun, pandalar o kadar soyutlaştırılmış ki, gerçekten böyle bir vahşi hayvanın olmamasını bile tercih edebilirler. Pandalara bakmaktan çok hoşlanıyorlar. Hayvanların güzel, ender ve değerli olması da onları özel kılıyor.

BBC: Bize biraz pandaları yakalamak için yapılan erken dönem bilimsel çalışmalardan bahsedebilir misiniz? Aslında ilk pandanın yakalanması o kadar eski değil?

HENRY NICHOLLS: Evet, bu aslında inanılmaz bir şey. İlk panda 140 yıl önce yakalandı. O zamana kadar pandalar hakkında çok az şey biliniyordu. Bazı hikayelere göre imparatorların bu hayvanlara dair daha fazla bilgisi vardı, ama örneğin hiç resmedilmemişler. İlk pandaları yakalayan ise Fransız bir misyoner. Bu misyoner, 1869 yılında yakaladığı bir kaç pandayı Fransa'ya gönderiyor ve hayvanların bilimsel tanımı bu örnekler üzerinden yapılıyor. Pandalar son derece sevimli memeli hayvanlar. Dolayısıyla, insanların ilgisini çekiyorlar ancak bulunmaları oldukça zor.

BBC: Pek çoğumuz pandaları bir tek hayvanat bahçesinde görmüştür, ancak söz konusu olan oldukça büyük, siyah beyaz hayvanlar değil mi? Bulunmaları nasıl zor olabilir?

HENRY NICHOLLS: Pandaların doğal yaşam alanlarındaki bitki örtüsü son derece yoğun. Siz onları görmeden çok önce, pandalar kaçmış oluyor. Yıllar içerisinde, insanlar pandaların doğal yaşam alanlarına girdikçe, hayvanlar da yer değiştirdi ve gittikçe dağların daha yüksek kısımlarında yaşamaya başladılar.

BBC: Pandaları gözlemek için bir de yakın dönemde yapılan kontrollü bir keşif var. Bu keşfi gerçekleştiren Howard Quigley kimdir?

HENRY NICHOLLS: Quigley, Amerikalı bir zoolog. 1980'lerde Amerika'da ayı yakalıyordu dolayısıyla daha 20 yaşında genç bir zoolog iken ayıları okla vurma, uyuşturma ve yakaladığı hayvanlara radyo çipi takma konusunda epey deneyimliydi. Quigley, pandaları doğal ortamında izleme projesi için Çin'e getirildi. Canlı bir pandayı okla vurması gerekiyordu. Quigley ile röportaj yapma şansı buldum. Hala bir pandanın ölmesinden ne kadar korktuğunu hatırlıyor. Daha o zamandan böyle bir olay Çin için çok önemli olurdu.

BBC: Peki bundan 100 yıl sonra pandalar hala yaşıyor olacak mı?

HENRY NICHOLLS: Bence evet ve bunun en önemli nedeni Çin'in bu hayvanları sahiplenmesi. Milli hazinelerinden vazgeçmeyecekler. Şimdiden pandaların soyunun devam ettirilmesini son derece ciddiye aldıklarına dair işaretler var. Ayrıca, yeşil alanları ve buralarda yaşayan diğer hayvanları korumaya da önem veriyorlar.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön