Corona Salgını Bayram Alışverişini de Vurdu

Son on, on beş yılda alışveriş merkezlerinin sayısının artması nedeniyle biraz gözden düşse de Tarihi Yarımada'da bulunan Kapalıçarşı ve Mısır Çarşısı arasındaki Mahmutpaşa, Tahtakale ve Mercan yokuşu, asırlardır İstanbulluların bayram alışverişi için en önemli uğrak noktası

Corona Salgını Bayram Alışverişini de Vurdu

Son on, on beş yılda alışveriş merkezlerinin sayısının artması nedeniyle biraz gözden düşse de Tarihi Yarımada'da bulunan Kapalıçarşı ve Mısır Çarşısı arasındaki Mahmutpaşa, Tahtakale ve Mercan yokuşu, asırlardır İstanbulluların bayram alışverişi için en önemli uğrak noktası.

Corona virüs salgını nedeniyle Kapalıçarşı ve Mısır Çarşısı hala kapalı olsa da Mahmutpaşa ve civarındaki dükkanlar, iki haftadır kademeli olarak açılmaya başladı. Ancak İstanbullular, bu bayram öncesi giyim kuşam alışverişindense şekerleme, kahve, kahvaltılık alışverişini tercih ediyor.

Neredeyse iki buçuk asırlık Ali Muhiddin Hacı Bekir şekerlemecisinin önü tıpkı gelecek yıl 150. yaşını kutlayacak Kurukahveci Mehmet Efendi gibi kalabalık.

‘‘Kendimiz için bir şey almıyoruz, yaşlılarımızın bayram alışverişi için geldik’’

Havalimanında özel bir şirkette çalışan Berkant Yılmaz da kuyrukta. 31 yaşındaki Yılmaz, kendisi için değil, aile büyükleri için alışveriş yapmak amacıyla Sirkeci’ye indiğini söylüyor.

‘‘Açıkça söylemek gerekirse bayramda kendimizi biraz yalnız hissediyoruz. Büyüklerimizi ziyaret edemiyoruz, mezarlık ziyaretlerini gerçekleştiremiyoruz, arkadaşlarımızla buluşamıyoruz. Hani bir ay boyunca oruç da tuttuk. Bizi manevi yönden rahatlatacak namazlarımızı kılamadık, teravihlerimize gidemedik. Hiçbirini yaşayamadık. Evde internet ortamında birbirimiz göreceğiz. Böyle idare etmeye çalışacağız. Bayram sebebiyle yaşlılarımızın alışverişini yapmak için geldik. Kendimiz için bir şey almıyoruz. Bunları teslim edeceğiz, sona evde beklemeye ve kilo almaya devam edeceğiz.’’

‘‘Ekonomi tek seni beni değil herkesi salladı, iğnesi bulunana kadar normalleşme olmaz’’

Eşiyle birlikte kahve alan Semih Timur da bu bayramın buruk geçeceğini, ancak şu an için önceliğin hastalanmadan hayatta kalmak olduğunu belirtiyor.

Timur, ‘‘Büyükleri göremeyeceğiz bu bayram. Bu sene hiçbir yere çıkamayacağız, buruk bir sevinç olacak. Üzücü bir şekilde geçecek. Ekonomi herkesi salladı, tek seni beni değil. Dünya genelinde herkesi salladı, bunu çok iyi biliyoruz. Ama bir şekilde ayakta durmaya çalışacağız. Ne zaman iğnesini bulduk o zaman normalleşme olur. Kimse şu an bitti diyemez. ‘Normalleşelim’ de diyemez. Bu gerçekçi olmaz’’ diyor.

İşsiz kalan faytoncu: ‘‘İş yok, beş tane çocuk var’’

Kalabalık, önceki haftalarla kıyaslanamayacak şekilde fazla. Ama çoğunluk sadece yürüyor. Adalar’da faytonculuk yaparken işsiz kalan Yavuz Üstünel de bir şey almadan gezenlerden biri:

‘‘Her şey pahalı, iş yok. İşten çıkarttılar. Beş tane çocuk var. Adalar’da faytonculuk yapıyordum. Onları da kaldırdılar. Şimdi işsiz kaldık. Ne yapalım? Bize bayram yok. Çok zor be hayat.’’

Çocuklara bayram hediyesi: Sucuklu kahvaltı

Çarşıda ilerledikçe, bir başka dükkanın önündeki uzun bir sıra dikkat çekiyor. Dışarıdan bakınca herhangi bir indirim ya da kampanya olduğunu söyleyen bir ibare dikkat çekmiyor. Oğlu ile birlikte kuyrukta bulunan Gülseren Güzeller, durumu izah ediyor.

‘‘Ekonomik durumumuz berbat. İyi olan var mı? Umutsuzum, hiç umutlu değiliz. Evde kapalıyız, herkesten uzak. Hastalık var ne olacağımız belli değil. Ne diyeyim? Çoluk çocuk dört gün evdeyiz. Bari bir tane sucuk alalım dedik. Kaç gündür yemiyoruz. Çocuklar o kadarcık bir bayram yapsın.’’

‘‘Bayramlık almadık, maske ve eldiven aldık’’,

İstanbul’da günlerdir süren sıcak hava, artık yerine bulutlara ve yağmura bıraktı. Hızlı bir alışverişin arından evlerine dönen Cengiz ve Ayşe Şahin çiftiyle Mısır çarşısı önünde konuşuyoruz. Pandemi onların aile ekonomisini de olumsuz etkilemiş:

‘‘Ekonomiyi hiç sorma. Malum ortada her şey yani. Bu bayram hiçbir şey almadık desek yeri. Genel olarak hijyen ürünleri aldık, maske aldık, eldiven aldık. Ufak tefek şeyler. Yoksa genel bayramlık alamadık. Başka türlü bayram alışverişi yapacaktık, ama olmadı. Bizim için normal bir gün.’’

‘‘Zor günlerden geçiyoruz, Allah devlete millete zarar vermesin, sonraki bayramlarda telafi ederiz’’

Arkadaşı İrfan Küçük ile birlikte vapura yetişmeye çalışan Tolga Durmuşoğlu da bu bayramın diğerlerine göre tatsız geçeceğini söylese de Türkiye’nin Corona salgınıyla mücadelesinin dünya çapında olduğunu düşünüyor.

Durmuşoğlu, ‘‘Tabii büyüklerimizi ziyaret edemeyeceğiz, küçüklerimizi öpmeyeceğiz, bunlar sıkıntı, ama inşallah daha sonraki bayramlarda bunu telafi edeceğiz. Dünyada bu Corona’yı en iyi atlatan memleketlerden biriyiz. Herkes bu maskeyi takmayı, elini yıkamayı öğrendikçe çok rahat atlatacağız. Ben maskeliyken başkasının maskesi olmaması çok hoş bir durum değil. Bunlara dikkat edersek bayrama da daha rahat gireceğiz. Zor günlerden geçiyoruz. Allah millete devlete zeval vermesin’’ diyor.

Mısır Çarşısı’nın etrafındaki dükkanlar daha kalabalık. Mahmutpaşa’ya doğru yürüdükçe sokaklar boşalıyor. Henüz öğleden sonra olmasına rağmen müşteri yokluğundan dükkanlar yavaş yavaş kepenklerini indiriyor. Arkadaşıyla birlikte yürürken rastladığımız Gülseren Hanım’ın iki elinde iki küçük poşet var. Arkadaşı uzaklaşıyor, ama ellili yaşlarının sonundaki kadın, sorularımızı yanıtlıyor:

‘‘İki aydır çocuklarımı, torunlarımı göremiyorum. Annemi göremiyorum. Büyük bir özlem var. Ekonomi berbat. Hazır yiyoruz. Bütçemize göre, kıt kanaat alıyoruz bir şeyler. Bu bayram ağzımızın tadı yok ama idare edeceğiz’’

Diğer Haberler