Corona Salgını İngiltere'deki Türk Toplumunu Ağır Etkiledi

Kuzey Kıbrıslı Sonya Kaygan, İngiltere'de Corona virüsü salgınında hayatını kaybetti. Çok sayıda Türk kökenlinin yaşadığı Enfield, Corona salgınının en ağır darbeyi indirdiği yerleşim birimlerindendi. Sonya Kaygan'ın çalıştığı bakım evi de Enfield'da en çok can kaybı olan yerlerden biri oldu

Corona Salgını İngiltere'deki Türk Toplumunu Ağır Etkiledi

İngiltere'de şimdiye kadar Corona virüsüne maruz kalan yüzden fazla sağlık çalışanı hayatını kaybetti.

Bunlardan biri, Londra'nın kuzeyindeki Enfield'da Elizabeth Lodge adlı bakımevinde çalışan 26 yaşındaki Sonya Kaygan'dı. Üç yaşında bir kız çocuğu annesi olan Kaygan'ın çalıştığı bakımevinde Mart ayı başından bu yana en az 25 kişi yaşamını yitirdi. Bunların en az 17'sinin doğrudan Corona enfeksiyonuna bağlı olduğu biliniyor.

Reuters haber ajansının Sonya Kaygan vakasına ilişkin araştırması, İngiltere'de Corona salgınına karşı ön saflarda verilen mücadeleye ışık tutar nitelikte. Araştırma, Başbakan Boris Johnson ve hükümetinin verdiği sözlerle gerçekte yaşananlar arasındaki uçurumu da gözler önüne seriyor.

''Hastaneleri Coronalı hasta akınından korumaya çalışan İngiltere, en savunmasız insanları virüse maruz bıraktı''

Reuters'ın araştırmasına göre İngiltere'de hastanelerin yoğun baskı altında kalmasını önlemek için geliştirilen politikalar, salgının yükünü özellikle hasta ve yaşlıların barındığı bakım evlerinin omuzlarına bindirdi. Hükümetin hastanelere öncelikli statü tanımasıyla birlikte bakım evleri, maske ve koruyucu ekipmanlarla ve Corona testine erişmekte zorlanmaya başladı. Hastanelerin sadece en ağır hastaların tedavisine tahsis edilmesi ve durumu ciddi olmayan hastaların servislerden taburcu edilmesi, yaşlıları daha büyük risk altında bıraktı.

Reuters'a göre İngiltere'nin bu politikalarının ne ölçüde başarılı olduğunu değerlendirmek için henüz erken. Ancak bakım evi yöneticileri, İngiliz hükümetinin salgının daha en başında ciddi bir hata yaptığını söylüyor. Söz konusu hata, toplumun en savunmasız kesimini enfeksiyon riski altına atma pahasına Ulusal Sağlık Hizmetleri'ni (NHS) koruma altına almaya çalışmak.

Bu politikanın etkisinin en çok hissedildiği yerlerden biri, 26 yaşında Corona enfeksiyonu nedeniyle yaşamını yitiren Sonya Kaygan'ın çalıştığı Elizabeth Lodge bakım evi. Reuters'ın araştırmasına göre Corona pandemisi nedeniyle İngiltere'deki bakım evlerinde en az 12 bin 700 kişi hayatını kaybetti. Ülke çapındaki bakım evlerinde toplam 400 bin yaşlı ve hasta barınıyor.

Savunmasız bireyleri ''fanus'' altına alma gerekliliği

Kuzey Kıbrıs'ta 1993 yılında doğan Sonya Kaygan, İngiltere'ye göç ettikten sonra Londra'nın kuzeyinde bulunan 334 bin nüfuslu Enfield'a yerleşmiş. Çok sayıda Türk kökenlinin yaşadığı Enfield, Corona salgınının en ağır darbeyi indirdiği yerleşim birimlerinden biri.

Reuters'a göre Başbakan Boris Johnson'ın önlemlerin uygulanmaya başlanması kararı aldığı 23 Mart'ta Corona virüsü, Sonya Kaygan'ın çalıştığı bakım evinde çoktan yayılmış, hatta Kaygan, hastalandığını hissetmeye başlamıştı.

İngiliz hükümetinin herhangi bir grip salgınıyla mücadele planlarına göre bakım evleri, gribin en hızlı yayıldığı yerlerin başında geliyor. Ancak İngiltere'deki sağlık hizmetlerinden sorumlu hükümet kurumu Public Health England'dan 25 Şubat'ta yapılan açıklamada, ''bakım evlerindeki hasta ve yaşlıların Corona enfeksiyonu kapma olasılığı son derece düşük'' ifadesi yer alıyor.

Bu nedenle 13 Mart'a, yani Dünya Sağlık Örgütü'nün Corona salgınını pandemi ilan ettiği 12 Mart'tan bir gün sonrasına kadar çok az sayıda bakım evi, ziyaretleri kısıtlayıcı önlemler aldı. Akrabalarını bu bakım evlerinden çıkaran ailelerin sayısı da bu dönemde azdı. Bakım evi çalışanlarının Corona testine tabi tutulmasına ilişkinse hiçbir plan gündeme gelmedi. O dönemde İngiltere, salgın karşısında ''sürü bağışıklığı'' politikası gütmeye başladı.

İngiliz hükümetine danışmanlık yapan psikolog David Halpern ise sürü bağışıklığı politikası karşısında bir noktada artık risk gruplarını bir ''fanus'' altında korumaya almak gerekeceği uyarısı yaptı. Ancak Reuters'ın araştırmasına göre bakım evleri, ''fanus'' yaklaşımını uygulayacak kilit kaynaklardan mahrumdu.

Reuters'ın bakım evi yöneticileri ve yerel idarecilerle yaptığı görüşmelere göre en büyük sorunlar, kişisel koruyucu ekipman yetersizliği, gıda ve ilaç tedariği zincirinin tanımlanmaması, hasta bakım evi çalışanlarının yerini alacak elemanların sağlanmaması, en önemlisi de kapsamlı test uygulaması için hiçbir plan yapılmamasıydı.

Johnson hükümeti, 23 Mart'ta yeniden strateji değiştirdi ve okul, bar ve restoranları kapattı, spor etkinliklerini iptal etti, herkese evde kalın çağrısı yaptı. Ancak hükümet, yerel yöneticilere, yeni strateji karşısında hazırlık yapacak zaman bırakmadı. Hatta Corona virüsünün etkisini en şiddetli hissettirdiği kentlerden Birmingham'da bir yetkili, bu durumu, ''Başbakan akşam üzeri bir şeyler olacağını söylüyor. Geceyarısı ne olacağına ilişkin biraz ipucu geliyor. Ertesi sabahsa tam kapasite faaliyete geçmeniz bekleniyor'' şeklinde açıklıyor.

''En ciddi mesele kişisel koruyucu ekipman yoksunluğuydu''

İngiltere'nin üst düzey sağlık yetkililerinden Jenny Harries, 20 Mart'ta yaptığı açıklamada, kişisel koruyucu ekipman stoklarının ''gayet yeterli'' olduğunu bildirdi. Başbakan Johnson ise 25 Mart'ta Parlamento'da yaptığı açıklamada bakım evi çalışanlarına ''hafta sonuna kadar'' kişisel koruyucu ekipman dağıtılacağını kaydetti. Ancak bu söz yerine getirilmedi.

Corona nedeniyle yaşamını yitiren bakım evi çalışanı Sonya Kaygan'ın yaşadığı şehirdeki Enfield Konseyi Başkanı Nesil Çalışkan, yerel düzeydeki ekipman sıkıntısının dağıtımda yaşanan zorluklardan kaynaklandığı şeklindeki açıklamaların ''yalan'' olduğunu söylüyor.

Hükümetse yanıltıcı garantiler verdiği ya da bakanların talimatlarını uygulamaları için konseylere yeterli zaman ve destek sağlamadığı iddialarına doğrudan yanıt vermiyor.

Sonya Kaygan'ın çalıştığı bakım evi Enfield'da en çok can kaybı olan yerlerden biri

Corona virüsü nedeniyle yaşamını yitiren Sonya Kaygan'ın çalıştığı Elizabeth Lodge bakım evinde 125 personel, 90 hasta ve yaşlıya bakıyor. Burası, Enfield'daki 82 bakım evi içinde salgının en yaygın olduğu iki bakım evinden biri.

Sonya Kaygan'ın Elizabeth Lodge'daki son iş günü, 20 Mart'tı. Kaygan, sonraki hafta hasta olduğu için işe gitmedi. 27 Mart'a kadar Elizabeth Lodge'da 48 Corona vakası saptandı, iki kişi yaşamını yitirdi. O aşamada bakım evi tüm ziyaretçilere kapatıldı.

Corona virüsü İngiltere'deki bakım evlerine nasıl yayıldı?

Bazı bakım evi yöneticilerine göre Ulusal Sağlık Hizmetleri'nin Mart ortasında hastanelerde en ağır vakalara yer açmak için 15 bin hastayı hastanelerden taburcu etme kararı alması, salgının bakım evlerinde yayılmasında kilit rol oynadı. Bu hastaların kaçının bakım evlerine yerleştirildiği net değil. Taburcu edilenler arasında Corona testi pozitif çıkanlar da vardı. Ancak bu hastaların tedavisinin hastaneler dışında sürmesinin daha iyi olacağı düşünüldü. Sağlık Bakanlığı'nın 2 Nisan'da yayınladığı genelgede hastaların bakım evlerine nakledilmeleri için Corona testinin negatif çıkması şartı aranmayacağı kaydedildi. Taburcu edilen hastaların çoğu zaten teste tabi tutulmadı.

Enfield'daki ağır bilanço

Enfield'da 6 Nisan itibarıyla en az 26 kişi, bakım evlerinde hayatını kaybetti. Vaka sayısıysa 126 olarak tespit edildi. Enfield Konseyi Başkanı Nesil Çalışkan, o dönemde Kuzey Londra'nın tamamında binlerce bakım evi çalışanı arasında, günde sadece 10 test yapıldığını söylüyor. Sonya Kaygan'ın çalıştığı Elizabeth Lodge çalışanları 15 Nisan'a, burada bakım gören hasta ve yaşlılarsa 29 Nisan'a kadar testten geçmedi.

Sonya Kaygan, ailesine haber vermeden Amazon'dan maske sipariş etmişti. Ancak maskeler Nisan başında, Kaygan hastaneye yattıktan sonra geldi. Kaygan'ın ölümünden sonra konuşan bir mesai arkadaşı, Twitter'da paylaştığı mesajında, işyerinde koruyucu ekipman olmadığını yazdı. Reuters'a konuşan bir başka bakım evi çalışanıysa işe her gün korku içinde gittiğini söyledi.

Enfield Konseyi Lideri Nesil Çalışkan, Enfield çapında koruyucu ekipman sıkıntısının çok büyük bir sorun olduğunu, Mart sonunda birçok bakım evinde yeterli malzeme kalmadığını, hükümetin malzeme tedarik edeceğini söylediğini, 28 Mart'ta yapılan teslimattansa sadece 2 bin önlük ve 6 bin maske çıktığını söylüyor. Oysa Enfield'da 5 bin 500 bakım evi çalışanı var.

Sonya Kaygan, 31 Mart günü 3 yaşındaki kızı ve kendisi gibi bakım evi çalışanı olan annesiyle birlikte yaşadığı evinden ambulansla alınarak hastaneye kaldırıldı. Soluk almakta güçlük çekiyordu.

Entübe edilmeden önceki son telefon görüşmesini 2 Nisan'da, Kıbrıs'taki bir akrabasıyla yapan Kaygan, 17 Nisan'da hayatını kaybetti.

30 Nisan itibarıyla Enfield'daki bakım evlerinde ölenlerin sayısı 136 olarak kayda geçti. Bunlar arasında Sonya Kaygan gibi bakım evi çalışanları da var.

Oysa Reuters, Başbakan Boris Johnson'ın Corona enfeksiyonunu atlattıktan sonra Downing Street'te 30 Nisan'da yaptığı açıklamada çok daha farklı bir tablo ortaya koyduğunu kaydediyor. Johnson, o gün ''Ulusal Sağlık Hizmetleri'nin önünde kalkan olmak için başlatılan dev çabalar sayesinde kontrolden çıkacak ve felaket boyutuna ulaşacak bir salgını önledik'' dedi. Ancak Reuters, Corona salgınının Londra'nın kuzeyinde yaşayan en savunmasız insanlar arasında hala etkili olmaya devam ettiğini kaydediyor.