Corona Salgını Özel Eğitime Muhtaç Çocukları Nasıl Etkiledi?

Corona virüsü salgını nedeniyle eğitime ara verilmesi kararının, özel eğitim ihtiyacı olan çocuklar açısından sıkıntılı bir tablo oluştuğu tartışılıyor. VOA Türkçe'ye konuşan uzmanlar ve aileler, yüz yüze yapılan eğitime ara verilmesinden en fazla eğitime muhtaç çocukların etkilendiğini söylüyor

Corona Salgını Özel Eğitime Muhtaç Çocukları Nasıl Etkiledi?

Türkiye’nin Mart ayında etkisi altına girdiği Corona virüsü salgınında eğitime ara verilmesi kararıyla birlikte özel eğitim ihtiyacı olan çocuklar açısından sıkıntılı bir tablo oluştuğu tartışılıyor. Uzmanlar ve aileler, fiziken yüz yüze yapılan eğitim çalışmasına ara verilmesinden en fazla etkilenen öğrenci grubunu özel eğitime muhtaç çocuklar olarak işaret ediyor.

Dünyayı etkileyen Corona virüsü salgınında Türkiye’de 11 Mart’ta ilk vakanın görülmesinin ardından 16 Mart itibariyle okullar tatil edilerek eğitime ara verilmesiyle birlikte özel eğitim alması gerekli engelli çocukların eğitimine devam edilmesiyle ilgili sıkıntılar yaşandığı belirtiliyor. Bazı çocuklar ve gençlerde gelişimlerinde durma görüldüğü, hatta bazılarında gerileme gözlendiği vurgulanıyor.

VOA Türkçe’nin görüştüğü uzman eğitimciler ve aileler, engelli çocuklar için Corona virüsü salgınıyla ilgili önlemler alınarak en kısa zamanda özel eğitim kuruluşlarının açılmasını istediklerini ifade etti.

Ankara Üniversitesi Özel Eğitim Bölüm Başkanlığı da yapmış, şu an Hasan Kalyoncu Üniversitesi öğretim üyesi ve bir özel eğitim kuruluşu kurucusu olan Prof. Dr. Tevhide Kargın, VOA Türkçe’ye Corona virisü salgınındaki tabloyu değerlendirdi.

“Tuvalet becerisi gibi bazı kazanılmış becerilerde gerileme oldu”

Pandemi sürecinde her şeyin birden bire durduğunu ve özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklar açısından rutinlerinde ciddi bozulma olduğunu belirten Kargın, ailelerden de aldıkları bilgiler itibariyle çocuklarda davranış bozuklukları gözlemlediklerini, bazılarında tuvalet alışkanlıklarını kaybetme gibi özel eğitimle kazanılmış becerilerinde gerilemeler olduğunu açıkladı.

Okullarda eğitime ara verilmesiyle iki farklı yöntemle eğitime devam kararı aldıklarını belirten Kargın, velilere ne yapmaları gerektiğini sosyal medya üzerinden aktardıklarını ve öğretmenlerin ödevleri haftada belirli günlerde ailelere göndermek durumunda kaldıklarını dile getirdi. Ailelerce kendilerine iletilen sorunlara internet aracılığıyla toplantılar yaparak çözümler bulmaya çalıştıklarını vurgulayan Kargın, salgından dolayı çocukların virüsü korkutucu bir figür olarak anladıklarını fark ettiklerini ve kapı önüne, balkona dahi çıkmadıklarını söyledi.

Prof. Dr. Tevhide Kargın, özel eğitim süreciyle muhtaç çocuklara diğer çocuklarla beraber kendilerini geliştirebilme imkanı sağlandığını ve bağımsız ve üretken bireyler olmaları için çalışıldığını ifade etti.

Aileler karantina koşullarındaki özel eğitim zorluklarıyla ilgili neler düşünüyor?

VOA Türkçe’nin görüştüğü özel eğitim alan çocukların aileleri de, yüz yüze eğitim için özel eğitim kuruluşlarıyla ilgili karar alınarak açılmaları gerektiğini savunuyor.

Anne Ilgın Erekinci, “Salgını en kısa zamanda ve anlayabilecekleri biçimde anlatmamız gerekiyordu” diyerek, ancak bunun kolay olmadığını ve salgın durumunu pek anlatamadıklarını söyledi. Okul hayatından önce kişisel gelişimlerinde bir gerileme korkusu yaşadıklarını söyleyen Erekinci “Özel eğitim kuruluşlarında eğitim almaya ihtiyaçları var” dedi.

Songül Kalav, biri Down sendromlu diğeri otizmli iki çocuğu olan bir anne. Otizmli çocuğuna dışarı çıkmanın yasak olduğunu anlattığında kabul ettiğini açıklayan Kalav, çözüm bulamadıkları yerlerde özel eğitim kuruluşlarındaki eğitmenlerinden internet üzerinden destek aldıklarını ancak evde özel eğitim verilmesinin çok zor olduğunu söyledi. Kalav, “Belli kısmı anlatıyorsunuz ama siz öğretmen değil anne olduğunuz için çocuklar bunu görüyor ve ders yapmak istemiyorlar. Büyük çocuğum otizmli, bu durumu kabulleniyor ancak küçük olan Down sendromlu çocuğum bunu kabullenemiyor. Bu konuda geriler miyiz endişesini taşıyoruz. Bu nedenle önlemler alınarak özel eğitim kuruluşlarının açılmasını istiyoruz” diye konuştu.

Kitap okuma ve sanat dersleriyle çocukların gelişimleri izleniyor

Öğretmenler ise, ne tür eğitimler verdiklerini anlattılar.

Mutfak Atölyesi Eğitmeni Müge Arkan, çocuklara yönelik el becerileri, ürün yapma, seramik, piyano ve okuma çalışmalarını bir arada yürüten öğretmenlerden birisi. Yemek yeme bozukluğu olan çocuklara basit yemek tariflerini öğrettiklerini söyleyen Arkan, “Bize basit gelen havuç soyma, yumurta kırma gibi hareketleri kendilerine yaptırıyoruz, yemedikleri yemekleri basit olarak beraber yapıyoruz ve yiyoruz. Yeme alışkanlıklarını böylelikle değiştiriyoruz” dedi.

Eğitim Koordinatörü ve Özel Eğitmen Bülent Koca da, etkileşimli kitap okuma yöntemiyle çocukların dil becerilerini geliştirdiklerini belirterek, çocuk olduklarını unutmadan verilen destekle kitabı düz bir anlatımdan ziyade, farklı ses tonlamalarıyla ve öyküyü kendilerince farklı sonlandırmalarını teşvik ederek gelişme sağladıklarını anlattı.

Resim ve seramik dersleri veren özel eğitmenlerden Şirin Çetinkaya, “Salgında karantina döneminde özel eğitime muhtaç çocuklara sahip aileler açısından çok daha fazla psikolojik baskı söz konusu. Okullar kapanmadan önce ailelerin eğitim sırasında dersleri izleyebildikleri için bu eğitimde zorlanmadıklarını, gerektiğinde ailelere kısa videolar göndererek yardımcı oluyoruz” dedi.