Corona Virüsü Salgını Engellileri Nasıl Etkiliyor?

Corona salgını dezavantajlı grupları ve engellileri de etkiliyor. VOA Türkçe, Gaziantep'teki engelli vatandaşlara salgın dönemini nasıl geçirdiklerini sordu. Psikolojik olarak süreçten etkilendiklerini ifade eden engelli vatandaşlar bu dönemi avantaja çevirmeye çalıştıklarını da belirtiyor

Corona Virüsü Salgını Engellileri Nasıl Etkiliyor?

Corona virüsü salgını toplumun dezavantajlı gruplarını ve engelli vatandaşları da etkiliyor.

Birleşmiş Milletler, salgından en fazla etkilenen gruplar arasında bulunan dünyadaki 1 milyar engelli kişiye, virüsle mücadele ve tedavide eşit şartların sunulması çağrısında bulundu. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, salgının engellilerin daha önce de karşı karşıya olduğu yoksulluk, şiddet, ihmalkarlık ve istismar gibi sorunları ve eşitsizlikleri daha da arttırdığına dikkat çekti.

Her yıl 10 Mayıs ile 16 Mayıs arasında Birleşmiş Milletler'e üye 156 ülkede kutlanan Engelliler Haftası’nda, engellilerin sorunları ve eğitimi gibi konular üzerinde duruluyor.

VOA Türkçe, Corona virüsü salgınının engelliler üzerindeki etkisini Gaziantep'te engellilerin kendilerine sordu. Zaten eve mahkum olduklarını ifade eden engelli vatandaşlar, salgınla birlikte hareketlerinin tamamen kısıtlandığını ifade etti.

"Çalışamadığım için kendimi yük olarak görüyorum"

Salgın sebebiyle evden çıkamayan engellilerin psikolojisi de bu durumdan etkileniyor. Adliyede memur olarak çalışan ancak salgın yüzünden işe gidemeyen ve idari izinli olan Hatice Gökçek onlardan biri. Gökçek, evden çıkıp işe gidemediği için kendisini işe yarar birisi gibi hissetmediğini söylüyor.

Hatice Gökçek yaşadıklarını, "Yaklaşık 2 aydan bu yana evde oturuyoruz. En azından işe gidip vakit geçiriyor, arkadaşlarımı görüyordum. İşim olduğu için kendimi biraz daha psikolojik olarak rahat hissediyordum. Şu anda kendimi işe yarar biri olarak hissetmiyor, yük olarak görüyorum. Bundan dolayı psikolojim bozuldu biraz" sözleriyle anlatıyor.

"Dezavantajı avantaja çevirebildim"

Gökçek, evde kaldığı bu süreçten yararlanmaya çalıştığını, dezavantajı avantaja çevirebildiğini de söylüyor.

Bu süreçte bol bol kitap okuyup, üniversite derslerine de çalıştığını belirten Hatice Gökçek, "Beynimi, her şeyimi ders çalışmaya ve kitap okumaya verdim. Dışarı çıkamadığım için çok da mutsuz değilim. Kendi kendime zaten çıkamıyordum ki diyorum. Bu durumda kitap okumak, başka dünyalara gitmek gerekir. Gezemiyorsan kitap okumak kelimelerin kanatlarında uçmak gibidir, özgürlüktür. Sadece bedenen değil, beyin olarak özgür olursak zor zamanların üstesinden geliriz’’ şeklinde konuştu.

“Virüs bizden güçlü değil’’

VOA Türkçe'nin konuştuğu bir başka engelli vatandaş Hüseyin Bademoğlu da virüs salgınının engellileri daha fazla etkilediğini söylüyor.

O da bu dönemde yaşadıklarını, "Engelliler evde kalmaya alışkın. Ama az da olsa arabamıza biniyor, parklara, çarşıya giderek geziyorduk. Engelliydik, engelli oğlu engelli olduk. Evde geçirdiğim iki aylık süreçte televizyon izledim, kitap okudum. Yedik içtik, kilo aldık. Ramazanda oruç tutup, Kur'an okuyorum. Keşke herkes evde kalsaydı, bu virüs daha erken bitseydi. Vatandaşlar olarak kurallara uyarsak yeneriz bu virüsü. Virüs bizden güçlü değil’’ şeklinde konuştu.

Zekiye Özdemir de, evde kaldığı iki aylık süreci kendisini meşgul edecek hobilerle geçirmeye gayret ettiğini anlatıyor. Özdemir, "Normalde çok dışarı çıkan biri olmasam da 1 yıldır derneğimize gidip gelebiliyordum. Biraz sosyalleşmiştim. Fakat Corona sebebiyle iki aydır evdeyiz. Bol bol yemek ve pastalar yaptım, battaniye ördüm, kilim dokudum. İki tane çocuğum var onlarla zaman geçirdim. Bu zor günlerin geçeceğine inanıyorum’’ dedi.

“Engellilerimize pozitif ayrımcılık gösteriyoruz’’

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Engelliler ve Sağlık Hizmetleri Daire Başkanı Dr. Serdar Tolay ise, bu süreçte engelli vatandaşlara yönelik pozitif ayrımcılık göstererek her anlamda onların yanında olduklarını belirtti.

Gaziantep'te görülen vaka sayısında Ramazan ayının başından bu yana artış görüldüğünü belirten Tolay, engellilerin ihtiyaçlarını karşılamak için her türlü teknolojiyi kullandıklarına dikkat çekti.

Bu yönde yapılan çalışmaları “Engelli kardeşlerimiz bize online, Alo 153 üzerinden ya da bireysel olarak başvurarak ihtiyaçlarını bildiriyorlar. Araç ve personellerimizle yardımcı oluyoruz. İşitme engellilerimiz için de görüntülü bir hat oluşturduk. Bu hat üzerinden işaret dili tercümanımıza başvurusu yapabiliyorlar. Engellilerimiz evde kendi çektikleri videoları yolluyorlar, biz de onları klip haline getirerek yayınlıyoruz. Online eğitimi kullanarak onların psikolojik danışmanlıklarını yapıyoruz. Fizik tedavi programları varsa, bunları kendi evlerinde yapabilmeleri için onları görüntülü olarak arayıp hareketleri gösteriyoruz. Her yaşlı ya da engellimize talep ettikleri sürece sıcak yemek ulaştırıyoruz" sözleriyle anlattı.