Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Almanya Başbakanı Merkel, gerçekleştirdikleri görüşme sonrası ortak basın açıklama yaptı. İkili arasında imza tartışması yaşandı. Libya Konferansı Sonuç Bildirgesi’ne değinen Erdoğan, Hafter’in tutumunu eleştirdi. Erdoğan, "Sayın Şansölye kabul etti ama imza koydu mu? İmza yok" dedi. Merkel ise "Belki bir yanlış anlama söz konusu. Hafter de evet 55 maddeyi kabul ettiğini söylemedi gerçekten. Sadece ateşkesi kabul etti, Moskova'da imzalamadı, haklısınız" diyerek yanıtladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasından satır başları:

Türkiye ile AB ilişkilerini ele aldık. Sayın şansölyeye AB'den beklentilerimizi aktardık. Almanya temmuz ayından itibaren AB dönem başkanlığını üstlenecek. Bunun Türkiye-AB ilişkilerinin geliştirilmesi bakımından önemli fırsat olacağını düşünüyoruz. Almanya'daki 3,5 milyona yakın Türk toplumunun huzuru ve refahı bizim için öncelikli meseledir. Türklerin Almanya'da kendilerini evlerinde hissetmeleri bizler için çok önemlidir. Bu doğrultuda Alman dostlarımızın atabileceği çok adım bulunuyor. Büyükelçiliğimizin hizmet aracı örgüt mensupları tarafından ateşe verildi. Bu saldırıları kınıyorum. Bu eylemlerin görmezden gelinmesini, demokratik hakmış gibi gösterilmesini anlamak mümkün değildir. Almanya'dan sorumluları cezalandırılmasını, böyle tablolara müsamaha göstermesini özellikle istiyoruz.

4 milyon insanın yaşadığı İdlib, rejimin ağır saldırılarına muhatap olmaktadır. Rejim, tüm sivil yerleşim bölgelerini aralıksız bombalıyor. İnsani dramı hafifletmek için elimizden gelen çabayı sergiliyoruz. Sayın Merkel'e bu konuda neler yaptığımızı, barınma noktasında neler yaptığımızı, kış mevsiminde artık çadırlardan istiyoruz ki İdlib halkını kurtaralım. Herkesin rejim üzerinde de baskı kurması gerekmektedir. Sayın şansölyeye Berlin sürecini başlatarak Libya'da çözüm çabalarına destek sağlamasından ötürü teşekkür ediyorum. Türkiye olarak Almanya'nın inisiyatifine en etkin samimi destek veren ülkelerin başında yer aldık.

'HAFTER'İN SALDIRILARINI ARTIRMASI UZLAŞI GİBİ BİR NİYETİNİN OLMADIĞINI GÖSTERMİŞTİR'

Ulusal Mutabakat Hükümeti'ne destek vermek BM kararları uyarınca bir tercih değil yükümlülüktür. Darbeci Hafter'in saldırılarını artırması bu şahsın uzlaşı gibi bir niyetinin olmadığını göstermiştir. Kendisine verilen destekler ciddi manada şımartmıştır. Biz Libyalı kardeşlerimizi yalnız bırakmamakta kararlıyız. İran ve Irak'ta da son dönemde gerilimin arttığını görüyoruz. DEAŞ sonrası tekrar ayağa kalkamaya çalışan Irak'ın yeni bir kaosun içine sürüklenmesine izin verilmemelidir. Taraflara sağduyu ve aklı selim çağrısında bulunuyoruz. Bölgesel konularda Almanya ile diyaloğumuzu güçlendirerek devam ettireceğiz.

Merkel'in konuşmasından satır başları:

Bu sabah Türk-Alman Üniversitesi'nin yeni kampüsünün açılışıyla çok önemli bir projeyi ziyaret ettik. Öğrenci sayıların artması ile ülkelerimiz arasındaki temaslara önemli katkıları olacaktır. Buradaki yerleşik Alman şirketlerinin mesleki eğitime de katkı sağlayabileceklerini konuştuk. Özellikle ticari ve ekonomi ilişkilerimizi ortak bir komisyonun devamıyla katkı sağlayabileceğimizi söyledik. İkili konular kapsamında yine Alman vatandaşı olan ve yurtdışına çıkış yasağı bulunan, tutuklu bulunan Alman vatandaşlarının durumunda ilerleme kaydetmek için görüşmeye niyetli olduğumuzu ifade ettik. Aynı şekilde Türkiye burada görevli Alman gazetecilerin akreditasyonlarının en kısa zamanda verilmesi konuştuğumuz konulardan biriydi.

SORU-CEVAP

'HAFTER'İ BAZI ÜLKELER TANIYOR, ANLAMAKTA ZORLUK ÇEKİYORUM'

-Hafter'in saldırıların devam ettiğini söylediniz, eleştirdiniz. Türkiye ne zaman müdahale edecek?

(Cumhurbaşkanı Erdoğan) Oradaki askeri güçlere, özellikle Serrac yanlısı güçlere eğitim vermek için buradan çıkardığımız yasal düzenlemeyle heyetimizi gönderdik, gönderiyoruz. Biz Serrac'ı yanlız bırakmayacağız. Askerimiz orada eğitim çalışmasına destek verecek. Biz herhangi bir tanınırlığı olmayan kişiye değil, BM Güvenlik Konseyi'nin meşru olarak tanıdığı kişiye ve ordusuna destek veriyoruz. Hafter'i bazı ülkeler tanıyor, anlamakta zorluk çekiyorum.

(Merkel) Berlin Konferansı'nı düzenlememiz nedeni statükonun tespit edilmesi içindi. Taraflar aynı zamanda ateşkesi destekleme konusunda yükümlülük üstlendiler. Elbette ateşkes yer yer ihlal edildi. Fakat konferanstan beri daha önce de Rusya'daki görüşmelerden beri çatışmalar epey azalmıştı. Şu anda önemli olan askeri komitenin toplanması. Bu anlaşmanın ötesinde sonuç bildirgesinin ötesinde sayın Sallame'ye bu komitenin üyeleri, öneri, isimler bildirildi. Ben tabii ki bütün çatışmaların hemen sonlanacağını beklemiyordum. Çok kırılgan bir denge şu anda. 55 maddeyi kabul etmeleri çok önemliydi tarafların. Bu maddelere uyulması doğal değil. Zoraç bir süreç. Almanya olarak yoğun olarak bu süreci takip ediyoruz. Diğer toplantıda bulunan diğer ülkeler de ellerinden geleni yapacaklarını ifade ettiler.

"HAFTER'İN YARIN NE YAPACAĞI BELLİ OLMAZ"

(Cumhurbaşkanı Erdoğan) 55 maddeyi sözde kabul etmek başka bir şey, ama altına imzayı koymak başka bir şey. Hafter henüz buna imzayı koymuş değil, sadece sözde kabul etmiş durumda. Bunları biz tamamıyl kabul olarak anlamıyoruz. Uluslararası diplomasi anlayışımız, uluslararası hukuk ve anlaşmalarda böyle bir durum söz konusu değil. Hafter'in yarın ne yapacağı belli olmaz, onu da söylemiş olayım.

(Merkel) Bu 55 madde toplantıya katılanlar tarafından kabul edildi. Daha sonra BM Güvenlik Konseyi'nde onaylanacak. Sayın Sarrac da kabul etti. Hafter sadece ateşkesi kabul etti, askeri komite için isim bildirdi. İlk hedef aslında şu ana kadar destek verenler biraraya gelmesiydi. 5+1 toplantısının gerçekleşmesiydi hedef.

(Cumhurbaşkanı Erdoğan) Sayın Şansölye kabul etti ama imza koydu mu? İmza yok!

(Merkel) Belki bir yanlış anlama söz konusu. Hafter de evet 55 maddeyi kabul ettiğini söylemedi gerçekten. Sadece ateşkesi kabul etti, Moskova'da imzalamadı, bu konuda haklısınız.