HABER

Cumhurbaşkanı Erdoğan Sudan'da

- Erdoğan: (2) -"Geçtiğimiz asırda olduğu gibi İslam dünyası bir kez daha bölünmek, parçalanmak, kolay yutulur lokmalara ayrılmak isteniyor. Mezhep farklılıkları körüklenerek, etnik ayrılıklar derinleştirilerek, Afrika'nın bazı ülkelerinde olduğu gibi yüzyıllardır aynı toprağı paylaşan insanlar birbirlerine düşürülerek son derece kirli, son derece kanlı bir senaryo uygulamaya konuluyor" - "Amaçlarını gerçekleştirmek için tıpkı DEAŞ'ta, PKK, PYD'de olduğu gibi terör örgütlerini taşeron olarak kul

HARTUM (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Geçtiğimiz asırda olduğu gibi İslam dünyası bir kez daha bölünmek, parçalanmak, kolay yutulur lokmalara ayrılmak isteniyor. Mezhep farklılıkları körüklenerek, etnik ayrılıklar derinleştirilerek, Afrika'nın bazı ülkelerinde olduğu gibi yüzyıllardır aynı toprağı paylaşan insanlar birbirlerine düşürülerek son derece kirli, son derece kanlı bir senaryo uygulamaya konuluyor." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Dostlar Meclisi'nde gerçekleştirilen törenle Hartum Üniversitesi tarafından hukuk alanında fahri doktora takdim edildi.

Burada konuşan Erdoğan, gittikleri her yerde Sudan'daki gençlerin heyecanına, Türkiye'ye ve Türk milletine yönelik derin muhabbete şahitlik ettiklerini söyledi.

Son ziyaretinden bu yana Sudan'ın her alanda katettiği mesafeyi görme imkanı bulduğunu belirten Erdoğan, "Uzun yıllardır Sudanlı kardeşlerimizi sıkıntıya sokan, adeta hayatlarını kabusa çeviren haksız yaptırımların kaldırılmasıyla bu kalkınma hamlesinin daha da hızlanacağına inanıyorum." diye konuştu.

Bu yaptırımların henüz kalkmadığına işaret eden Erdoğan, "Ama kalkması lazım. Bu ne zulümdür? Böyle bir yaptırımlar zinciri olabilir mi?" diye sordu.

Erdoğan, emperyalist güçlerin bunu hep yaptığını ve hala yapmaya devam ettiğini belirterek, "Zannediyorlar ki bizim elimizdeki bu güç, bu imkan daimi. Hayır, daimi değildir. İnanıyorum ki haklı olan güçlüdür ve güçlü olmaya devam edecektir." ifadesini kullandı.

Bu ambargolardan dolayı Sudanlı kardeşlerinin çok acı ve sıkıntı çektiğini, uygulanan haksız yaptırımların Sudan'ın bu gününden ve istikbalinden seneler çaldığını vurgulayan Erdoğan, "Ama biz şunu biliyoruz zulüm ile abat olunmaz. Şunu da biliyoruz 'Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste." dedi.

Türkiye olarak her fırsatta bu yaptırımları doğru bulmadıklarını ve tasvip etmediklerini ifade ettiklerinibelirten Erdoğan, "Sudan halkını cezalandıran, yıllarca Sudan'ın kalkınmasına, gelişmesine engel olan yaptırımların artık hiçbir makul gerekçesi kalmamıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, zor günlerinde daima Sudan'ın yanında olunduğunu ve yine olunmaya devam edileceğini ifade ederek, şöyle devam etti:

"Resmi kurumlarımızla sivil toplum kuruluşlarımızla tehditlere, baskılara, şantajlara boyun eğmeden imkanlarımızı Sudan halkı için seferber edeceğiz.

Birilerinin keyfi için kardeşlik hukukumuzun zedelenmesine asla müsaade etmedik. Çünkü biz Peygamber Efendimizin şu emirlerini kendimize daima baş tacı ediyoruz. Sevgili Peygamberimiz ne buyuruyor? Müslüman Müslüman'ın kardeşidir. Ne buyuruyor? Müslüman Müslüman'a zulmetmez. Ne buyuruyor? Müslüman Müslüman'ın başına gelen musibette onu terk etmez, onu zalimin zulmünde bırakmaz. Ne buyuruyor? Müslüman bir kardeşine yardımda bulundukça Allah da ona yardımda bulunur. Dün olduğu gibi bugün de yarın da Sudan halkının yanında olmayı sürdüreceğiz. Aziz kardeşim Ömer el-Beşir'in sağduyulu liderliği altında Sudanlı kardeşlerimin sabır ve dayanışmasıyla -unutmayın sabır çok büyük bir zenginliktir. Men sabera zafera... Sudan'ın hem bölgesinde hem de uluslararası alanda hak ettiği konuma geleceğine inanıyorum."

-"Devlet terörü uygulamıyor mu?"

Müslümanların son yıllarda büyük bir türbülansın içinden geçtiklerinin görüldüğünü vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

"Suriye'den Irak'a, Libya'dan Mısır'a, Yemen'den Körfez Bölgesi'ne kadar birçok ülke sancılı ve sıkıntılı günler yaşıyor. Asırlar boyunca ilim, irfan ve hikmet merkezi olan şehirlerimiz maalesef bugün ancak çatışmalarla gündeme geliyor. İslam medeniyetinin asırlık kütüphaneleri, eşsiz eserleri, mimari harikası camileri ya terör örgütleri ya da devlet terörü uygulayan rejimler tarafından tek tek yok ediliyor. Şimdi İsrail devlet terörü uygulamıyor mu? Onunla beraber hareket edenler devlet terörü uygulamıyor mu? 29 yaşındaki down sendromlu Muhammed'i kalkıp da duvara yaslayarak, onu taciz edenler devlet terörü uygulamıyor mu? 15 yaşındaki El-Junidi'yi gözlerini bağlayarak adeta kuşatan 20 kadar İsrail askeri devlet terörü uygulamıyor mu? Bunları söylediğimiz zaman haksızlık mı yapıyoruz? Bunu acaba biz görüyoruz da Batı dünyası bunları görmüyor mu? Görüyorlarsa niçin sessiz kalıyorlar?"

-"Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır"

"Biz şuna inanıyoruz, haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır." ifadesini kullanan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Geçtiğimiz asırda olduğu gibi İslam dünyası bir kez daha bölünmek, parçalanmak, kolay yutulur lokmalara ayrılmak isteniyor. Mezhep farklılıkları körüklenerek etnik ayrılıklar derinleştirilerek. Afrika'nın bazı ülkelerinde olduğu gibi yüzyıllardır aynı toprağı paylaşan insanlar birbirlerine düşürülerek son derece kirli, son derece kanlı bir senaryo uygulamaya konuluyor. Sudan'ı bölmediler mi? Güney Sudan nereden çıktı? Sudan'ın içinden çıktı. Kimler yaptı bunu? Malum. Kardeşlerim bir damla petrolü, bir damla kandan daha kıymetli gören sefil anlayış kaynaklarımızı daha kolay sömürmek, zenginliklerimizi daha kolay gasbetmek için bizi birbirimize kırdırıyor. Bunun için kimi zaman ekonomik yaptırımları bir silah olarak kullanıyorlar. Bunun için kimi zaman medyadaki elemanlarını üzerimize saldırtıyorlar. Kimi zaman daha da ileri gidip halkın iradesine dayanan meşru yönetimleri darbeyle tasfiye etmeye çalışıyorlar. Amaçlarını gerçekleştirmek için tıpkı DEAŞ'ta, PKK, PYD'de olduğu gibi terör örgütlerini taşeron olarak kullanıyorlar. İrlandalı bir yazar şöyle bir tespitte bulunuyor, 'Kan kokusu almış bir köpek balığından daha tehlikelisi, petrol kokusu almış emperyalistlerdir."

Erdoğan, konuşması sırasında "Dik dur eğilme, bu millet seninle" tezahüratı üzerine, "Gençler şunu bilmenizi isterim, biz hep dik durduk. Biz Allah'ın huzurunda, rükuda ve secdede eğilmekten başka hiçbir beşeri gücün önünde eğilmedik." dedi.

(Sürecek)

(AA)

Geri Dön