Danıştay'dan Mervan Gül'ün yargılanmasına vize

ANKARA (ANKA)- Danıştay 1. Dairesi, Toplu Konut İdaresi'nin (TOKİ) dar gelirli vatandaşlar için Siirt'te yaptıracağı konutların arazisini devlete ‘170 kat' fazla fiyata satmaya kalkan Siirt Belediye Başkanı Mervan Gül ve 10 Belediye yöneticisi hakkında İçişleri Bakanı'nın soruşturma izni vermemesine ilişkin kararının kaldırılmasına ve dosyanın Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine karar verdi. Kararda, TOKİ'nin durumu öğrenmesinin ardından Belediye ile arasındaki protokolü fesh ettiği, ancak bu feshin suçu ortadan kaldırmadığı kaydedildi.

Danıştay 1. Dairesi'nin verdiği bu kararın ardından Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı, Siirt Belediye Başkanı Mervan Gül, Başkan Yardımcısı Muhsin Kebapçı, Encümen üyeleri M.Sadi Aydın ve Abdurrahman Aslan, Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Abuşak, Hesap İşleri müdürü Abdullah kesici, Fiyat Tesbit komisyonu üyeleri Ömer Eminoğlu, Hikmet Ekin, Fatih Yıldız, Gürbüz Tanık ve Cafer Gülcan hakkında özel kişilere ait Yağmurtepe Köyü taşınmazlarının bedellerini 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11. maddesine aykırı olarak yüksek belirlemek ve bu bedellerle satın almak suretiyle Belediyeyi zarara uğratarak görevi kötüye kullandıkları iddiasıyla yargılanacaklar.

-ARSALAR 170 KAT FAZLA FİYATA NASIL SATILDI?
Danıştay 1. Dairesi, Belediye Başkanı Gül ve 10 üst düzey belediye yöneticisi hakkında verdiği yargılama iznine ilişkin kararda devletin nasıl soyulduğunu çarpıcı bir şekilde gözler önüne serdi.

Karara göre, 3 Mart 2005 tarihinde Abdulaziz Ekin tarafından hazineden toplam 22 bin YTL bedelle satın alınan arsalar birkaç kez el değiştirdikten sonra, 19 bin YTL'ye alan Mehmet Sait Okur'dan Belediye Başkanlığı 1 milyon 849 bin 49 YTL bedelle satın aldı. Yine aynı şekilde Nasri Eken'e ait arsa bin 400 YTL bedelle Beşir Atabay'a satıldıktan sonra 295 bin 872 YTL'ye Belediye satın aldı. Belediye toplam 2 milyon 144 bin 921 YTL'ye malettiği arsaların üzerine kar payı koyarak TOKİ'ye 2 milyon 262 bin 154 YTL'ye satmak üzere protokol imzaladı.
Kararda; vatandaştan alınan arazilerin emlak vergisi değeri üzerinden 170 kat fazla fiyata belediyeye satılarak belediyenin zarara uğratıldığı detay hesaplamayla ortaya kondu. Kararda Gül ve arkadaşlarının tüm bu alım satım işlerinde yaptıkları hukuka aykırı işlemler tek tek sayılırken, benzer hazine arazıleri olduğuna ilişkin uyarılara rağmen şahıstan arazi almalarının da altı çizildi.

-GAZETE HABERİ İLE YOLSUZLUK ORTAYA ÇIKTI
Kararda arsaların tapuda TOKİ'ye devredildiği belirtildi. Kararda, yolsuzluğun bir gazete haberiyle ortaya çıktığı, TOKİ'nin durumu öğrenmesinin ardından önce belediye ile imzalanan protokolün feshedildiği, ardından da arsaların belediyeye iade edildiği kaydedildi. Kararda, İçişleri Bakanlığı'nın denetimleri sonrasında kamu zararı oluşmadığı gerekçesiyle Belediye Başkanı Gül ve yöneticiler hakkında soruştırma izni verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğine işaret edildi.

-‘PROTOKOLÜN FESHİ SUÇU ORTADAN KALDIRMAZ'
Kararda, Belediye Başkanı Gül ve 10 üst düzey belediye yöneticisinin devlete,170 kat fazla fiyatla arsa satmaya kalktıkları ve TOKİ'nin durumu öğrenmesinin ardından Belediye ile arasındaki protokolü fesh ettiğine dikkat çekilerek şöyle denildi:
"Belediye ile TOKİ arasındaki protokolün feshedilip, kamulaştırma işleminin iptal edilmesi ve taşınmazların bedellerinin ödenmemesinin tamam olan suçu ortadan kaldırmadığı, bu nedenle, ilgililere isnat edilen eylemin, haklarında soruşturma yapılmasını gerektirecek nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, itirazın kabulüyle, İçişleri Bakanının 3 Ekim 2007 günlü soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararının kaldırılmasına, dosyanın Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı'na, kararın bir örneğinin İçişleri Bakanlığına gönderilmesine oyçokluğuyla karar verildi".

-KARŞIOY, "PROTOKOL İPTAL EDİLDİ, SUÇ KALMADI'

Karara, Daire üyesi Hüseyin Karakullukçu muhalif kaldı. Karakullukçu, karşı oy yazısında şu görüşleri dile getirdi: "kamulaştırma işlemi iptal edilerek söz konusu parsellerin sahiplerine iadesine ilişkin Belediye Meclisi kararı alındığı, bu nedenle ilgililere isnat edilen eylemin, haklarında hazırlık soruşturması yapılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından, soruşturma izni verilmemesine ilişkin yetkili merci kararına yapılan itirazın reddi gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum"(ANKA)