HABER

"Darbe bildirisi okunmadan önce araçlar yola çıkmıştı"

- Şırnak'ta, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimiyle ilgili aralarında meslekten ihraç edilen dönemin 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Abdullah Baysar ile Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Ali Osman Gürcan'ın da yer aldığı 23'ü tutuklu 428 sanığın yargılanmasına Adana'da devam edildi - Mahkemede savunma yapan tutuksuz sanık Uzman Çavuş Emin Devrim Y: "15 Temmuz günü Kurmay Başkanı Yarbay İbrahim Yazıcı benden mevcut araç listesini istedi. 'Araçları gö

Şırnak'ta, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimiyle ilgili aralarında meslekten ihraç edilen dönemin 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Abdullah Baysar ile Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Ali Osman Gürcan'ın da yer aldığı 23'ü tutuklu tutuklu 428 sanığın yargılanmasına Adana'da devam edildi.

Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesinde görülen duruşmaya 23'ü tutuklu eski rütbeli asker, 40'ı tutuksuz farklı rütbelere mensup subay ve uzman çavuş olmak üzere toplam 63 sanık ve avukatları katıldı.

Mahkemede savunma yapan tutuksuz sanık Uzman Çavuş Emin Devrim Y. olay tarihinde geçici olarak ulaştırma takım komutanlığında görevlendirildiğini ve operasyona çıkma görevinin olmadığını söyledi.

Ulaştırma takım komutanlığında görevli Uzman Çavuş Abdülkadir G'nin kendisini Kurmay Başkanı İbrahim Yazıcı'nın çağırdığını söylediğini belirten Emin Devrim Y. şöyle devam etti:

"Kamuflajımı giyerek İbrahim Yazıcı'nın odasına gittim. Benden göreve çıkabilecek araçlarla ilgili bilgi istedi. 15 Temmuz sabahı zaten birtakım araçlar sınav için Mardin konvoyuna katılmıştı. O araçların dönüp dönmediğini sordu. Sonrasında mevcut araç listesini istedi. Ben de listeyi hazırlayıp kendisine verdim. Bana 'Araçları göreve gidecek şekilde hazır edin.' dedi. Yüzbaşı Emre Şengül'e 'Sen de bu araçlarla git ve konvoyun emniyetini al.' dedi. 'Üç tane Ünimog tipi askeri araç, personeli bıraktıktan sonra geri dönecek' dedi. Darbe bildirisi okunmadan önce araçlar yola çıkmıştı. Araçları hazırlamamız zaten geç vakte kalmamıştı. Tugay Komutanı yola çıkarken konvoyu uğurlayan gruba 'Ben çıkıyorum siz de arkamızdan gelirsiniz.' dedi. Ben bildiklerimi anlattım. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum."

Savunma yapan tutuksuz sanık Berkay K. ise 14 Temmuz akşamı Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugayına Muhabere Elektronik Bilgi İşlem Sistemi (MEBS) Birlik Komutanı olarak katıldığını ifade etti.

Tugaya katıldığında Yüzbaşı Hüseyin İşlek'in kendisine birliği gezdirdiğini aktaran sanık Berkay K. şunları anlattı:

"Beraber birliği gezdik. Ben Yüzbaşı Hüseyin İşlek'e ne olduğunu sordum. Bana 'Sıkıyönetim oluyormuş galiba.' dedi. Askeri kıyafetlerimi giyerek haber merkezine gittim. Birliklerin dışarı çıktığından haberim yoktu. İstanbul'da köprünün kapatıldığını gördük. Bir terör saldırısı olduğunu düşündük. Yüzbaşı Hüseyin İşlek 'Harekat merkezine geçelim durumu anlayalım.' dedi. O sırada kim olduğunu bilmediğim bir ses karargah içinde 'Kurmay başkanının emri var telefon kullanmak yasak' dedi. Sonra Tugay Komutan Yardımcısı Albay Sedat Doğanarslan'ı gördüm. İsmini bilmediğim birisi MEBS'ten de araç görevlendirilebileceğini söyledi. Fakat benim araç komutan kartım yoktu. Saat 22.00 sıralarında Hüseyin İşlek muhabere merkezine geldi. Daha sonra Kurmay Başkanı Yarbay İbrahim Yazıcı bana santral kayıtlarının çıkarılıp çıkarılamayacağını sordu. Darbeyi Başbakan ve Cumhurbaşkanının konuşmasından öğrendik. Kimseye darbeyle ilgili emir vermedim. Suçlamaları reddediyor beraatimi istiyorum."

O dönem Tugay Komutanı Ali Osman Gürcan'ın korumalığını yapan tutuksuz sanık Uzman Çavuş Ahmet K. saat 21.20 sıralarında telefon geldiğini ve koruma arkadaşlarıyla tugay komutanının odasına çıktıklarını dile getirdi.

TGürcan'ın odasından çıktıktan sonra 'Sen, sen ve sen benimle geliyorsunuz.' şeklinde Mesut B. Mehmet Ali Ç. ve kendisini çağırdığını aktaran sanık Ahmet K. savunmasını şöyle sürdürdü:

"Gürcan'ın emir vermesinden sonra biz de hazırlık yaptık. Tugayın önüne indik. O sırada Mesut uzman telefonla konuşuyordu. Tugay Komutanı Ali Osman Gürcan o anda sinirlendi ve 'Toplayın şu telefonları' dedi. Biz de telefonlarımızı kapatarak Emir Astsubayı Onur'a verdik. Malzemeleri kobra aracına yükledik. Nereye gideceğimizi bilmiyorduk. Cizre'de konvoy durduruldu. Tugay Komutanı Ali Osman Gürcan polislerin olduğu kalabalığa doğru giderek 'Yolu açın geçmemiz gerekiyor. Elimde yazılı emir var.' dedi. Tabur komutanları da oradaydı. Ali Osman Gürcan sonrasında 'Emniyet müdürünüz nerede?' dedi. Sonra kobra aracının olduğu yere doğru çekildik. Ali Osman Gürcan ve tabur komutanları konuşmaya başladı. Tabur Komutanı İsmail Binbaşı, 'Komutanım bizi başka bir yere çekmeye çalışıyorlar, geri dönelim.' dedi. Tugay Komutanına sürekli telefon geliyordu. Sonra dönüşe geçtik. Tümene vardığımızda oradaki koruma arkadaş bizi içeri almadı. Neden diye sorduğumuzda 'Gelin size anlatayım.' dedi. Biz ondan sonra darbe girişimi olduğunu öğrendik. Suçlamaları kabul etmiyorum. Ben de beraatimi istiyorum."

Daha sonra söz alan eski Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugay Komutanı tutuklu sanık Tuğgeneral Ali Osman Gürcan hakkında gizli tanık Yağmur'un beyanları olduğunu hatırlatarak, "Bu şahıs benim hakkımda 2012 yılında sivil olarak Cudi Mahallesi'nde yer alan Cizre Anadolu Lisesinde asker imamı olarak toplantı yaptığımı beyan etmiş. Bunu kesinlikle kabul etmiyorum. Bu şahıs hakkında şikayetçiyim." dedi.

Telefonların toplatılması konusuna da açıklık getirmek istediğini belirten Gürcan, "Eşyalar taşınırken bir uzman çavuş telefonla konuşuyordu. Ben de ona kızarak kapat şu telefonunu dedim. Bu duruma binaen telefonları toplattım." diye konuştu.

Duruşmanın bugün yapılan oturumunda savunma yapan diğer sanıklar da suçsuz olduklarını beyan ederek beraatlerini talep etti.

Mahkeme heyeti de diğer sanıkların savunmasını almak için duruşmayı yarına erteledi.

(AA)

Geri Dön