Demet Akalın'ın evine hacze giden zabıt katibinin beraatine karar verildi

ESKİ eşi Okan Kurt'un ortak olduğu şirketlerin borçları yüzünden evine hacze gidilen Demet Akalın'ın, haciz işlemi sırasında eşyalarına zarar verildiği gerekçesi ile şikayetçi olduğu icra memuru Yavuz Nar hakkında açılan dava beraatle sonuçlandı.

Yüksel KOÇ / İSTANBUL, (DHA) ESKİ eşi Okan Kurt'un ortak olduğu şirketlerin borçları yüzünden evine hacze gidilen Demet Akalın'ın, haciz işlemi sırasında eşyalarına zarar verildiği gerekçesi ile şikayetçi olduğu icra memuru Yavuz Nar hakkında açılan dava beraatle sonuçlandı.

İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına tutuksuz sanık Yavuz Nar ve Avukatı Eşref Altınoluk ile müşteki Demet Akalın'ın Avukatı Ayten Hiçyılmaz katıldı. Demet Akalın'ın Avukatı Şeyda Yıldırım, celse arası sunduğu dilekçe ile soruşturmanın genişletilmesi talebinde bulundu. Akalın'ın Avukatı Ayten Hiçyılmaz, sanığın haciz memuru olarak evin borçluya ait olmadığını tutanağa yazmak zorunda olduğunu, ancak bunu yazmayarak görevini kötüye kullandığını savunarak cezalandırılmasını istedi.

Görevinin gereğini yerine getirdiğini söyleyen sanık Yavuz Nar, beraatine karar verilmesini istedi. Sanığın Avukatı Eşref Altınoluk da müvekkilinin suçsuz olduğunu beyan ederek beraatine karar verilmesini talep etti.

Mahkeme, Yavuz Nar'ın, "Kamu görevlisinin resme belgede sahtecilik" ve "Görevi kötüye kullanma" suçlarını işlemekle suçlanan sanığın, bu suçları işlediğine dair inandırıcı delil elde edilemediğini gerekçe göstererek beraatine karar verdi.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 6 Temmuz 2018 tarihinde Demet Akalın'ın, borçlusu olmadığı halde eski eşinin ortağı olduğu şirketlerin borçları yüzünden evine hacze gidildiği belirtiliyor. Haczedilen klimaların muhafaza altına alınması sırasında kablo ve borularının zarar gördüğü, yağmur sularının müştekinin evine girip eşyalarına zarar verdiği, şüphelinin gerekli önlemleri almayarak görevini kötüye kullandığı belirtilerek, "Resmi belgede sahtecilik" ve "Görevini kötüye kullanma" suçlarından 3 yıl 6 aydan 10 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması isteniyordu.