Demokrasi dediğiniz şey bu kadar ucuz mu?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Siirt'ten sonra Batman AK Parti 2. Olağan Gençlik kongresine katıldı. Atatürk kapalıspor salonunda gençlere seslenen Başbakan Erdoğan, " Türkiye'nin gücü sizsiniz." dedi.

Vatandaşların sevgi gösterileri altında Kapalıspor salonuna gelen başbakan Erdoğan, " Sizin genç yüreklerinizdeki heyecanı paylaşmaktan sizlerle bir arada bulunmaktan dolayı duyduğum memnuniyeti özellikle belirtmek istiyorum." diye konuştu.

GENÇLERİ BİRBİRİNE KIRDIRDILAR
" Ülkenize duyduğunuz güçlü niyetlerle geleceğe daha emin adımlarla yürüyoruz. Türkiyenin enerjisi siz gençlersiniz. Türkiye'nin gücü sizsiniz." diye konuşan Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

" Türkiye'nin hem geleceği hem bugünü sizsiniz. Sevgili gençler, Türkiye de siyasetin sizin enerjinize sizin heyecanınıza daha fazla ihtiyacı var. AK Parti gençliğinin düzenlediği bu kongreler vesilesiyle ilk gençlik yıllarıma dönüyorum. Bu sayede geçmişin muhasebesini yapıyor, o günlerden bu günlere Türkiye'de yaşanan değişimi gözler önüne getiriyorum. Büyük acılara büyük sıkıntılara şahit olduk, büyük badireler atlattık. Ciğerim yanarak söylüyorum. Geçmişe dönüp baktıkça neler görüyoruz.

Ne yazık ki, geriye doğru gittikçe binlerce onbinlerce gencimizin gözlerindeki pırıltının ideolojik hesaplaşmalar siyasi hesaplaşmalar nedeniyle kaybolup gittiğini görüyorum. Bir gelecek ideali olmayan hamasetten öte bir heyecan taşımayan yüreğindeki gençlik ateşi sönen siyasetçiler gençleri kamplara böldüler. Birbirlerine kırdırdılar. Gençlerimizin enerjisini iradesini birebir gören olarak bu siyasi anlayışlar maalesef binlerce milyonlarca gençlerimizin yıllarını heba ettiler. Türkiye'nin onlarca yılını heba ettiler. O günleri üzüntüyle acıyla hatırlıyoruz. Ama şükürler olsun ki artık buna izin vermeyecek bir gençlik var. Bugün siz varsınız. "

GENÇLİK KEHNELEŞMİŞ SİYASET MALZEMESİ OLMAKTIR ÇIKMIŞTIR
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugünki gençliğin karanlık hesaplaşmaların, köhneleşmiş siyasetin malzemesi olmaktan çıktığını kaydetti. Başbakan Erdoğan, AK Parti gençliğinin elinde döner bıçağıyla satırla dolaşan gençlik olmadığını ifade ederek, " AK Parti gençliği bilgisayarla, modern Türkiye'nin gençliğini hazırlayan bir gençliktir. Kalemiyle kitabıyla yarınların planlamasını yapan gençliktir. Çünkü bugün genç beyinlerin enerjisini sömüren değil onların enerjisine riyakatle siyasete taşıyan bir AK parti var. AK Parti bu ülkenin Türkiye sevdalısı genç ruhların gönlünden doğan bir partidir. AK parti dışında gençlik kolları kongrelerini bu şekilde düzenli yapan bir ikinci başka parti var mı? İşte bizim farkımız bu." diye konuştu.

BU GENÇLİK ÜLKESİYLE BARIŞIK BİR GENÇLİKTİR
AK Parti siyaseti gençelştiren bir parti olduğunu belirten başbakan Erdoğan, "Birleştirici siyasetimiz sayesindedir ki gençliğimiz artık derin toplumsal ayrışmaların değil, toplumsal mutabakatların tarafı haline gelmiştir. Bu gençlik ülkesiyle barışık bir gençliktir. Bu gençlik Batman ile barışık olduğu kadar istanbul ile muğla ile vesselam bütün illerimizle barışık bir gençliktir. Farklılıklarını zenginlik olarak gören demokrasiyi içine sindiren vatanıyla milletiyle değerleriyle barışık bir gençliktir. Bu gençlik tek bayrak, tek vatan, tek millet, tek devlet diyerek yürüyen bir gençliktir. Bu gençlik kardeşliğimizin birilğimizin barış içinde bir arada yaşamamızın teminatıdır. Bu gençlik milletinin yüzünü ağırtan AK Parti gençliğidir.

TÜRKİYE'NİN GÜÇ KAZANMASINDAN RAHATSIZ OLANLAR VAR
Türkiye'nin bugün büyük bir değişim dönüşüm içerisinde yarınlara yürüdüğünü belirten Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

" Biz Türkiye'yi Atatürk'ün hedeflediği muhasır medeniyet seviyesine çıkarmaya çalışırken, halkımızın yaşam standardını gayret gösterirken, birileri de çıkıyor milletimizin kazanımlarını bir çırpıda heba etmenin yollarını arıyor.

Demokratik reformlarda hak ve özgürlük alanındaki açılımlarda Türkiye'nin her geçen gün güç ve itibar kazanmasından rahatsız olanlar var. Milli iradeye saygı göstermekte demokratik standartları çağdaş değerler içerisine sindirmekte zorlananlar var. Sorumlu ve duyarlı bir davranış içerisinde değiller. Herkes, şunu çok iyi bilmelidir. Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetini çağdaşlaşma hedefinden hiç kimse saptıramayacaktır. Türkiyenin zorluklarla kazandıklarını kimseye heba ettirmeyiz. Demokratik istikrarı kimseye bozdurmayız. Türkiyenin demokratik dönüşümüne ayak uyduramayanlar olabilir. Biz demokratik yürüyüşümüze aynı kararlılıkla aynı heyecanla devam edeceğiz. Biz yola çıkarken, ne dedik... Tıpkı aşık veysel gibi... uzun ince bir yoldayız gidiyoruz gündüz gece... Hatırlayın.... Ondan bu yana yaklaşık 6,5 yıl geçti. Uzun ince bir yolda yürüdük engeller çıktı hepsini aştık. Bundan sonra da çıkacak, yine aşacağız. Çünkü, 16 milyon 500 bin seçmen 22 temmuzda AK Partiye oy vermiş. 16 milyon 500 bin insanın evet iradeseni hiçe saymak varmı? Demokrasi dediğimiz şey bu kadar ucuz mu? Bu nasıl bir yaklaşımdır. Bu nasıl bir anlayıştır. Dolayısıyla sorumluluk duygusuyla hareket edemeyenlerin faturasını her seferinde bu millet ödemek zorunda bırakılamaz. Türkiyenin demokratlık saygınlığına gölge düşürenler bunca emekten sonra siyasi istikrarı gözü kapalı tehlikeye atanlar bunun vebalini de taşıyacaktır. Bu millet ne badireler atlattı.

Demokratik kazanımları için ne bedeller ödedi. Bu günlere geldi. Bu millete böyle bir haksızlığı kimse veba göremez. Bu talihsiz girişimin hukuki zemini olmkadığı gibi millet vicdanında hiç bir meşrudiyeti de yoktur. Milletimiz hiç layık olmadığı halde böyle bir ayıpla karşı karşıya bırakanlar bunun utancını yaşamaktan kurtulamayacaktır. 22 Temmuzda sizler sandıkta verdiğiniz oylarla bize nasıl sahip çıktığınızı gösterdiniz. Bazı insanlar vardır kulakları vardır duymazlar, gözleri vardır görmezler, dileri vardır gerçekleri konuşamazlar."

DİKENLİ YOLLARDAN GEÇTİK
başbakan Recep tayyip Erdoğan, dikenli yollardan ve dikenli tarlalardan geçerek bu günlere geldiklerini söyledi. Milletin değişim taleplerine bağlı olarak büyüdüklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, " Güle baktıkça, bülbülün yüreği nasıl çırpınırsa bizimde yüreğimiz millete hizmet aşkıyla çarptı, öyle çırpındı. Bugün de bu sorumlulukla durmak yok yola devam diyoruz. Bu yolun ne kadar meşaketli olduğunu bile bile yola devam ediyoruz. Çünkü hepimiz bu topraklarda ayakta durduk, durmaya devam ediyoruz. Ülkesine küsmüş gençleri anlayarak bugünlere geldik. Acaba bu insanların derdi nedir? Dermanı nedir? diye bu soruların cevabını araya araya bugünlere geldik. Gençler varmısınız bu dertlerin dermanını aramaya? Gelin kardeşlik duygularını beraber güçlendirelim. Gelin bu ülkenin bütün şarkılarına bütün renklerine birlikte sahip çıkalım. Sizden bir ricada bulunuyorum. Üzerinde yaşadığınız bu toprakların değerini kıymetini bilin. Zira bu toprak büyük medeniyetlerin beşiğidir. Buradaki kardeşlik ruhu yüzyıllar boyu ta balkanları mahmur hale getirdi. Yeniden büyük bir millete mensup oludğumuzu hissetmek zorundayız. Geleceğe bakarken, ne kadar büyük bir medeniyetin mensubu olduğumuzu hesaba katmalıyız. Ülke içindeki ihtifatların hiçbir ideolojik kavganın tarafı olmayın.

Bu ülkenin selameti bu ülkenin huzuru için bizlere olduğu kadar sizlerede görev ve sorumluluklar düşüyor. Hepimizin bu topraklara karşı borcu ebedi sorumlulukları vardır. Bu vatanın bu şehirlerin hasreti ayrılık siyaseti değil, bizim siyaseti değil, kadim siyaseti değil, sınıfça bölme siyaseti değil, mezhep siyaseti değil, Türkiye'nin özlemi birlik siyasetidir.

Milleti bir bütün olarak kucaklama siyasetidir. Türkiye'nin her bölgesini aynı ruhla sahiplenme siyasetidir." şeklinde konuştu.

3 TANE KIRMIZI ÇİZGİMİZ VAR
başbakan Erdoğan, üç tane kırmızı çizgilerinin bilindiğunu ifade ederek, şunları söyledi: " Dedik ki bizde etnik milliyetçilik yok. Bölgesel milliyetçilik yok. Dinsel milliyetçilik yok. Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak beraberiz bütünüz. Herkes kendi etnik kimliğini ifade etmede serbesttir. Ama Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak biz Kürdüylü Çerkeziyle Türküyle, lazıyla, çerkeziyle ...... bunlar bizim için birer zenginliktir. Bunu böyle bileceğiz. Dedik ki bölgesel milliyetçilik... Bizim için Ege neyse, Marmara neyse, Akdeniz neyse, Doğu anadoluda odur, Güneydoğu Anadolu da odur. Bunu biz ispat ettik mi? ettik. Şurada beş yılda bizim doğu ve güneydoğu anadoluya yaptığımızın toplamı ne biliyornmusunuz... 8,5 katrilyondur. 79 senede böyle bir şey görülmedi. Okullarımızdan alın, hastanelerimize varıncaya kadar. aAalet saraylarına varıncaya yollarımıza varıncaya kadar. Tarımdaki desteklemelere varıncaya kadar TOKİ'lere varıncaya kadar bunu göreceksiniz.

Allah aşkına şu anda Batman'ın yolu olmayan suyu olmayan köyü kaldı mı? Bunlar iktidarımızla oldu. Niye? Biz dertliyiz dertli. Biz halkımızı seviyoruz onun için de bunu başaracağız dedik başardık ve başarıyoruz. Eksikleri de gideceğiz. Batmanda üniversite var mıydı? Yaptık mı yaptık. Şimdi Batman'da üniversite var mı? var. Daha geliştireceğiz. Niye biz size sevdalıyız. Biz bu ülkeye sevdalıyız. Ege ne görüyorsa Doğu'da onu görecek. Üniversite olmayan il kalmayacak. Hükümet olarak bizim görevimiz bu üniversiteleri yapmak öğretmenini atamak YÖK ün görevi. Herkes işini bilecek."

İHA