Detaylı Kireçlenme Rehberi: Nedir? Neden Olur? Belirtileri Neler?

Eklem ve omurga sağlığımızın öneminin farkına, kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya gelene kadar varamayız. Eklem ve omurga sağlığını önemli ölçüde etkileyen problemlerden biri olan kireçlenme, çoğunlukla 60 yaş sonrasında karşılaşılan bir hastalıktır. Ancak günümüzde yüksek kilo ve hareketsizliğin ağır bastığı yaşam şekli sonucu, 30'lu yaşlardan itibaren kireçlenme ile karşılaşma riski bulunmaktadır.

Detaylı Kireçlenme Rehberi: Nedir? Neden Olur? Belirtileri Neler?

Yani kireçlenme zannedilenin aksine artık bir yaşlılık dönemi hastalığı olmaktan çıkmış durumdadır. Kireçlenme, erken dönemde fark edilip tedavi edilmemesi halinde, hareket kabiliyetini kısıtlayarak yaşam kalitesini düşüren bir kabusa dönüşebilir.

KİREÇLENME NEDİR?

kireclenme (1)

Tıp dilinde osteoartrit (OA), dejeneratif artrit ya da dejeneratif eklem hastalığı isimleriyle bilinen kireçlenme, eklemlerde çok sık görülen kronik bir rahatsızlıktır. Çoğunlukla bel, diz, boyun, omuz, kol, bacak, kalça, parmakların küçük eklemleri ve baş parmağın kök kısmında görülür. Kireçlenmenin en az görüldüğü bölge ise omuriliktir.

İlerleyen osteoartrit vakalarında kemikler parçalanarak eklem faresi olarak tanımlanan, eklem içinde kemik parçası birikimine sebep olabilir. Kemik veya kıkırdak parçaları ufalanarak eklem çevresinde birikebilir. Bu da vücutta bir iltihabi süreç meydana getirir. İltihabi süreçle birlikte bölgede biriken sitokin isimli madde ve enzimler kıkırdakta daha fazla hasara yol açar. Kemikler arası sürtünme de daha çok eklem hasarına ve daha fazla ağrıya sebebiyet verir.

KİREÇLENME NEDEN OLUR?

kireclenme (2)

Eklem noktalarında, kıkırdak denilen sağlam bir doku her kemiğin ucunu kaplar. Sağlıklı eklemlerde kıkırdak, hareket için yumuşak ve kaygan bir yüzey sağlar, kemikler arasında yastık görevi görür. Kireçlenme, eklemlerdeki koruyucu kıkırdak dokunun zarar görmesi nedeniyle oluşur. Kıkırdağın zarar görmesi veya tamamen yok olması sonucu kemikler üst üste binerek birbirine temas eder ve kemik aşınması başlar.

Her yaştan insanda görülebilmekle birlikte, 60 yaş üstünde daha sık karşımıza çıkar. Her iki erişkinden birinde dizlerde kireçlenme, her dört erişkinden birinde 85 yaşına kadar kalçada kireçlenme bulguları tespit edilir. 60 yaş ve üzeri her 12 kişiden birinde ellerde kireçlenme görülür. Boyun kireçlenmesi ise nispeten daha nadir rastlanan bir durumdur.

Kireçlenmenin gelişimine katkısı olan çeşitli risk faktörleri şu şekilde sıralanabilir:

1. Genetik faktörler
Kireçlenme nedenleri listesinin başında genetik faktörler gelir. Çeşitli ailesel özellikler kireçlenme geliştirme olasılığının artmasına neden olmaktadır. Vücudun kıkırdak oluşumunu sağlayan proteini olan kollajenin üretiminin kusurlu olması muhtemel bir nedendir. Bu anormallik, kireçlenmenin yirmili yaşlara kadar erken dönemde ortaya çıkmasına sebep olabilir.

Diğer kalıtsal özellikler, kıkırdak dokunun normalden daha hızlı yıpranmasına neden olan kemiklerdeki hafif kusurlar olarak karşımıza çıkar. Araştırmalar, artan ağrı duyarlılığına bağlı FAAH adı verilen bir genin, diz bölgesinde kireçlenme olan hastalarda, olmayanlardan daha yüksek olduğunu göstermiştir.

2. Ağır spor antremanları
Hayatımızın bir parçası haline getirdiğimizde daha sağlıklı olacağımıza inandığımız spor, bazı durumlarda kireçlenme sorununun önemli bir nedeni haline gelebilir. Özellikle ağır antremanlar yapan kişilerin özenli ve dikkatli olması gerekmektedir. Egzersiz yapmak, hem ruh hem de beden sağlığını korumak açısından son derece yararlı olmasına rağmen, yanlış yapılan egzersiz ve hareketler fayda yerine zarar verebilmektedir. Kireçlenme problemini önlemek için düzenli egzersiz yapmak şarttır, ancak vücudu zorlayan ağır antremanlardan kaçınmak gerekir.

3. Aşırı kilo
Aşırı kilolar, kalça ve dizlere ek bir baskı uygular. Uzun yıllar bu ekstra kiloyu taşıyan eklemlerde, yumuşatma görevine sahip kıkırdağın daha hızlı yıpranması söz konusu olur.

Bazı araştırmalar, kilolu olmak ile ellerde osteoartrit riskindeki artış arasında bir bağlantı olduğu sonucuna da ulaşmışlardır. Bu çalışmalar aşırı yağ dokusunun eklemlere zarar verebilecek iltihaplı kimyasallar ürettiğini kanıtlamıştır. Bu nedenlerle ideal kilonun korunması çok önemlidir.

4. İlerlemiş yaş
Yaş ilerledikçe osteoartrit riskinde artış meydana gelir. Kadınlar erkeklere göre kireçlenmeye daha yatkındırlar. Yaş, aynı zamanda vücudun hikayesinin de uzunluğu anlamına gelir. Geçmişte spor yaparken ya da bir kaza sonucu alınmış olan hasarlar, eklemlerdeki kireçlenme riskini artırır. Eklemlerde tekrarlayıcı zorlamalara neden olan meslek gruplarında çalışan kişilerin de kireçlenme ile karşılaşma ihtimali riski yüksektir.

5. Yaralanmalar
Bazı yaralanmalar ve kırıklar, kireçlenme riskinin artış göstermesine neden olabilir. Örneğin bazı sporcular art arda eklemlere, tendonlara ve bağlara zarar verirler ve bu da kıkırdak parçalanmasını hızlandırabilir. Uzun süre ayakta kalmayı, tekrarlayan bükmeyi, ağır kaldırmayı veya diğer hareketleri gerektiren belirli mesleklerde çalışanlar için de kıkırdağın daha çabuk aşınması söz konusu olur. Bir eklemi destekleyen kasların dengesizliği veya zayıflığı, hareketlerde ve eklemlerde nihai kıkırdak parçalanmasına neden olabilmektedir.

6. Eklem veya kemiğin içindeki iltihap
Eklemlerin kenarlarında çıkıntı kemikler oluştuğu takdirde, bu hasar kıkırdak ve eklem boşluğunu daraltır ve eklem iltihabı, dokuların ısınması, kızarması, şişmesi gibi sonuçlar doğurur. Kemikler kalınlaştıkça ve genişledikçe eklemler sert, hareket etmesi sıkıntılı bir hale gelir ve çok acı verir.

KİREÇLENME BELİRTİLERİ NELERDİR?

kireclenme (3)

Kireçlenmenin belirtileri, etkilenen eklemlere ve rahatsızlığın şiddetine göre farklı şekillerde görülür, ancak ağrı ve eklem sertliği her bölgede benzerlik gösterir. En belirgin semptom şiddetli ağrıdır. Kilo dengelenmez ya da gerekli mineral dengesi sağlanmaz ise sorun eklemlerde kilitlenmeye kadar varabilir. Eklemler hareket ettikçe ağrılar şiddetlenerek artar.

Sıkça yaşanan bir başka durum ise hassasiyettir. Eklem bölgesine uygulanan en küçük bir basınç bile hissedilir düzeyde acı verir. Yataktan kalkınca eklem sertliği, eklemler hareket ettiğinde tırmalanma hissi yaşanır. Etkilenen eklemler, özellikle uzun süreli kullanımdan sonra şişebilir. Bu belirtiler birdenbire ortaya çıkmaz, yavaş yavaş gelişme eğilimindedirler. Bu durum genellikle teşhis ve tedavi konusunda hastaları geciktiren bir kanıksama duygusuna sürükler.

Kireçlenme belirtilerini özetleyecek olursak karşımıza şu başlıklar çıkar:

Hareket ettikçe azalan eklem sertliği
Esneklikte azalma ve hareket sınırlaması
Ekleme hafif basınç uygulandığında bile hissedilen hassasiyet
Eklem hareket ettiğinde ses gelmesi
Eklemlerin etrafındaki hafif şişlikler
Hareket sırasında ve sonrasında veya günün sonuna doğru şiddetlenen eklem ağrıları
Kalça kireçlenmesinde; kasık bölgesi veya kalçada, bazen diz veya uyluk kemiğinde ağrı
Diz kireçlenmesinde; diz hareket ettiğinde tutukluk ve takılma hissi
Parmak kireçlenmelerinde; eklemlerde çıkıntı, parmaklarda şişme, hassasiyet, kızarıklık ve ağrı
Ayak kireçlenmelerinde; ayak baş parmağının tabanındaki büyük eklemde ağrı ve hassasiyet, ayak bilekleri veya ayak parmaklarında şişlik

KİREÇLENME HANGİ ORGANLARDA ORTAYA ÇIKAR?

kireclenme (4)

1. Omuzda kireçlenme
Genelde 45-50 yaş üstü insanlarda görülür. En önemli nedeni omuzlara taşıyabileceğinden fazla yük bindirilmiş olmasıdır. Bunun dışında oturma bozuklukları ve kas zayıflığı da omuzda kireçlenmeye neden olabilir.

Yine eklemlerde oluşan ağrı ve sertlik ile ortaya çıkar. Akşamları veya hareket sonrasında omuz ağrısı hissedilir. Eğer başlangıç aşamasında ise dinlenme ile geçmesi mümkün olan bu ağrılar için, bir doktordan yardım almak daha doğru bir terecih olacaktır.

2. Boyunda kireçlenme
Boyun fıtığı ile zaman zaman karıştırılan boyun kireçlenmesinin en önemli belirtisi ağrı ve hareket kısıtlılığıdır. Boyunda, omuzlarda, kollarda, kürek kemikleri arasında şiddetli ağrı ya da baş ağrısı görülür. Hasta yataktan boynu tutulmuş olarak uyanır.

Boyun kireçlenmelerinde duruş bozukluğuna dikkat etmek sorunun çözüm için büyük ölçüde yeterli olsa da bir uzman görüşü alınması önerilir.

3. Bacakta kireçlenme
Diz eklemi, genişliği ve kıkırdak yüzeyi bakımından insan vücudunun en büyük eklemidir. Çok sık karşılaşılan kireçlenme türlerinden biri de dizlerde görülür.

Merdiven inip çıkma ile başlayan ağrı belirtisi, giderek istirahat halinde de hissedilmeye başlar. Zamanla diz çevresinde şişlik, takılma ve kilitlenme gibi sorunlar da ağrılara eşlik eder. Fazla kilonuz var ise, bir an önce kontrol altına almanız gereken bir durum olan diz kireçlenmesi, sosyal hayatınızı olumsuz yönde etkileyen sonuçlar doğurabilir.

4. Belde kireçlenme
Faset eklemi olarak isimlendirilen yapılar, her omurgayı birbirine bağlayan kelepçelerdir. Her eklemde olduğu gibi faset eklemlerinde de sorunun temeli kıkırdak yapının aşınmasıdır. Aşırı yük binen kemiklerin tepki olarak irileşmeye, şişmeye, sonuçta minik kemik çıkıntıları oluşturmaya başlamasıyla bölgedeki sinirler rahatsız olur.

Sırtta kireçlenme olarak da tanımlanabilen rahatsızlık özellikle 45 yaşından büyük kadınlarda görülür. 70 yaşından itibaren hemen herkeste ortaya çıkan doğal yıpranma ile yaşlanma hastalığı olarak baş gösterir.

5. Kalp kireçlenmesi
Kalp kapağı kireçlenmesi, çoğunlukla ileri yaşlardaki insanlarda meydana gelmekle birlikte ergenlik dönemini tamamlamış herkeste rastlanabilen bir rahatsızlıktır. Kalbin içinde bulunan aort damarı kapakçığı, sık sık kapanıp açılan bir kastan oluşmaktadır. Bu kasın kireçlenerek görevini tam olarak yapamaması durumunda tehlikeli olabilecek sorunlar ortaya çıkar.

Romatizmal hastalıklar, ilerleyen yaş, böbrek hastalıkları, sigara, diyabet, kolesterol, yüksek tansiyon gibi faktörler bu sorunun nedenleri arasındadır. Ciddi nefes darlığı problemleri, şiddetli göğüs ağrısı, kalp kapakçığı kireçlenmesi belirtileri olarak kendini gösterir.

6. Kulakta kireçlenme
Kulak kemiklerinde, en çok da orta kulakta görülen kireçlenmeler, işitme kayıplarının en önemli nedenlerindendir. Aynı zamanda rahatsızlığın bir belirtisi olan işitme kaybının yanında, kulak çınlamaları da bu hastalığın habercisidir.

Bu gibi bir sorunla karşılaştığınızda bir an önce doktorunuza başvurmanız oldukça önemlidir. Çünkü kireçlenme iç kulağa ulaşmadan, gerekiyorsa operasyonlarla protez takılarak müdahale edilmesi gerekir. Lokal anestezi ile bile yapılabilen bu basit operasyonlar, kireçlenme iç kulağa ulaştığında işitme kaybını geri getiremez.

7. Parmakta kireçlenme
El parmaklarında, özellikle de baş parmaklarda kireçlenme, çok sık karşılaşılan bir durumdur. Baş parmak kökündeki kireçlenmenin, diz ve kalçalarda başlayacak olan kireçlenmelerin habercisi olduğu söylenir.

Parmak eklemlerindeki kireçlenme, önce parmakların uç eklemlerinde, daha sonra orta eklemlerde görülür. Kadınlarda erkeklere oranla 10 kat daha sık ortaya çıkan parmak kireçlenmeleri, yaş ilerledikçe karşımıza çıkma olasılığı artış gösteren sorunlardandır.

8. Kolda kireçlenme
Kol kireçlenmesi, tüm kireçlenmelerinde olduğu gibi kol eklemlerindeki kıkırdak dokusunun işlevini yitirmesi sonucu ortaya çıkar.

Eklem bölgelerinde şişme, kol hareketlerinde azalma ve eklem bölgesinden gelen çeşitli sesler ile kendini belli eden bu kireçlenmenin de kesin bir tedavisi yoktur. Uygulanacak yöntemler ile koldaki ağrı, şişlik azaltılır ve ilerleyen vakalarda cerrahi tedavi uygulanır.

9. Gözde kireçlenme
Yalnızca böbrek ve safra kesesinde taş oluşumu gözlenmez. Gözlerde batma, yanma, kaşıntı, kızarıklık karşımıza çıkan bu kireçlenme türü göz taşı olarak tanımlanır.

Göz muayenesi ile tespit edilen göz taşları, herhangi bir cerrahi müdahale gerektirmeden, özel bir aparat ile gözlerden temizlenebilir. Göz taşları, yeteri kadar sıvı almamak, sigara kullanmak, düzensiz uyku ve yeterince meyve tüketmemek gibi nedenlerle oluşur.

KİREÇLENME İÇİN HANGİ DOKTORA GİDİLİR?

Vücudunuzun herhangi bir bölgesnde kireçlenme sorunu olduğundan şüpheleniyorsanız, aile hekiminize veya bir iç hastalıkları (dâhiliye) uzmanına başvurabilirsiniz. Eğer kireçlenme konusunda kesinleşen bir teşhis konursa, tedavinin sonraki aşamalarında fizyoterapist, ortopedi cerrahı ya da bir diyetisyen size yardımcı olacaktır.

KİREÇLENME TANISI NASIL KONUR?

İç Hastalıkları uzmanı, yapacağı fizik muayenede eklemlerinizi yakından inceleyerek hassasiyet, şişlik, kızarıklık ve eklemlerinizdeki hareket açıklığını kontrol eder. Bunun yanında gerekli gördüğü takdirde direkt grafi veya MRG gibi görüntüleme yöntemleri ve kan ve eklem sıvısı üzerine laboratuvar testleri önerebilir.

KİREÇLENME TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

Ağrılı bir süreç olan kireçlenme, romatizmal bir rahatsızlık olarak tanımlanır. Tedavisinde genellikle ağrıların azalması için uygulamalar yapılır. Altta yatan nedenler ve yaşanan süreç tersine döndürülemez ancak genellikle etkili bir şekilde kontrol altına alınabilir. Hareketli olmak, sağlıklı bir kiloda kalmak ve bazı tedaviler hastalığın ilerlemesini önleyebilir; ağrının azalmasına ve eklemin işlevinin iyileşmesine yardımcı olabilir.

Kireçlenmenin tam bir iyileşme sağlayan kesin bir tedavisi yoktur. Sadece belirtileri yönetmek için farklı seçenekler mevcuttur. Doktorunuz eklemlerinizdeki ağrı ve iltihap için ilaç reçete edebilir, fizik tedavi ile belirtilerin hafiflemesini sağlayabilir ya da cerrahi işlem gerektiğini söyleyebilir.

Hastalığın uzun vadede yönetimi için aşağıdaki tedavi ve dengeleme yöntemleri karşınıza çıkacaktır.

1. Yaşam tarzı önlemleri
Eğer kilonuz normalin üzerindeyse sağlıklı bir şekilde kilo vermek ve düzenli olarak egzersiz yapmak gibi alışkanlıkları hayatınıza dahil etmeniz gerekir. Bu, kireçlenme sorununu olabildiğince geciktirmenin bir yöntemidir.

Düzenli ve kaliteli uyumak, sağlıklı beslenmek gibi yan faktörlerle de vücudunuzu desteklemeyi ihmal etmemeniz gerekir.

2. Fizik Tedavi
Kireçlenme tedavisinde ağrıyı azaltmak ve eklem hareketlerini düzenlemek amacıyla fizik tedavi uygulanabilir. Bu yöntem aynı zamanda kireçlenmenin ilerlemesini de engeller. Fizik tedavide amaç, eklem çevresindeki kasların güçlenmesidir. Fizik tedavi ile birlikte uygulanan ilaç tedavisi, kasların gevşemesini ve ağrıların durmasını amaçlar.

3. İlaç Tedavisi
İlaçların kireçlenme üzerinde bir etkisi bulunmamaktadır. İlaç tedavisinin amacı, ağrıları hafifletmekten öteye gitmez.

4. Kolajen uygulaması
Kireçlenme problemi olan hastalardan, bazı durumu uygun olanlara kolajen tedavisi uygulanabilir. Vücuttaki protein ve mineral seviyesini dengeleyen, yardımcı bir destek kaynağı olan kolajen uygulaması, kireçlenme problemi olsun olmasın sağlıklı bir kişiye de fayda sağlar.

Enjeksiyon yoluyla uyarılma ve ardından hastaların düzenli egzersiz ile desteklenmesi ile kaslar hızla kuvvetlenmiş olur. Bu sayede eklemlerin üzerindeki yük azalır ve dolayısıyla kireçlenme problemi engellenir.

5. Destekleyici tedaviler
Masaj terapisi, sıcak veya soğuk kompres, transkutanöz elektriksel sinir stimülasyonu ve yardımcı cihazlar olarak sayabileceğimiz bazı yöntemler, günlük aktiviteleri daha kolay yapabilmeniz için tavsiye edilen tedavi yöntemleridir. Bu yöntemlerin fayda sağlamadığı durumlarda, hasar görmüş eklemleri onarmak veya güçlendirmek için cerrahi müdahale de düşünülebilir.

6. Kireçlenme ameliyatı
Ciddi hasar görmüş eklemlere müdahale etmek için eklem ameliyatı uygulanabilir. Özellikle kalça ve dizlerdeki eklemlerin onarılması ve değiştirilmesi konusunda başvurulan bir tedavi şeklidir. Doktorunuz sizin için eklem ameliyatını uygun görürse, bir ortopedi cerrahına yönlendirecektir.

KİREÇLENMEYE NE İYİ GELİR?

kireclenme (5)

Zencefil: İltihabı önleme özelliği olan zencefil, kireçlenme nedeniyle yaşanan ağrıları azaltmak konusunda etkilidir.

Yeşil çay: Kıkırdak doku kaybını azaltan yeşil çayın içerdiği maddeler kıkırdak dokudaki yıpranmaya yol açan enzimlerin üretimini de engeller.

Glukozamin: Kabuklu deniz hayvanlarından elde edilen bir amino-şeker olan glukozamin, kıkırdağı korur ve kireçlenmeye iyi gelir.

Hindiba: Çayı yapılarak içilebileceği gibi, kaynatılıp süzülen lapası ağrı olan bölge üzerinde bekletilerek de kullanılabilir. Ağrıların büyük ölçüde geçmesini mümkün kılar.

Okaliptüs yağı: Tannik asit bakımından zengin olan okaliptüs yağı kireçlenme ağrılarına iyi gelir. Kireçlenme yaşanan ekleme masaj yapılarak uygulanan yağı uyguladıktan sonra sıcak kompres uygulamak yağın etkisini güçlendirecektir.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler