Detaylı Rahim Kanseri Rehberi: Nasıl anlaşılır? Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Rahim kanseri, rahmin serviks, endometrium ve myometrium kısımlarında gelişen bir kanser türüdür. Kadınlarda en sık rastlanan kanser çeşitlerinden biri olan rahim kanseri, erken evrede teşhis edildiği takdirde, uygulanan tedavi yüksek olasılıkla başarıyla sonuçlanır.

Detaylı Rahim Kanseri Rehberi: Nasıl anlaşılır? Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Rahim kanseri, rahim kası ile endometrium olarak adlandırılan rahim içi döşemesinde varlık gösterebilir. Bazı hallerde ise rahim ağzında da kanser görülebilir. En önemli sebebi HPV enfeksiyonu olan rahim kanseri çoğunlukla 50 yaş üzeri kadınlarda meydana gelir. Kötü kokulu vajina akıntısı, düzensiz adet görme, ağrı, kilo kaybı; kanserin belirtileri arasındadır.

Rahim kanserinde uygulanan en yaygın tedavi, rahmin ameliyatla alınmasını içeren histerektomi yöntemidir. Bu yöntemin uygulanması sırasında, bazı durumlarda yumurtalık ile fallop tüplerinin alınması da söz konusu olabilir. Çoğunlukla menopoz döneminin ardından rastlanan rahim kanserinin tedavisi için ameliyatın haricinde kemoterapi, radyoterapi ve hormon tedavisi de uygulanabilir.

RAHİM KANSERİ NEDİR?

rahim_kanseri_1

Rahim kanseri, rahmin iç duvarını oluşturan tabakada ortaya çıkan bir kanser türüdür. Yumurtalıklar tarafından üretilen östrojen ile progesteron hormonları arasındaki denge sayesinde her ay düzenli olarak adet kanaması görülür, bu sayede de endometrium (rahim iç zarı) sağlıklı kalır. Söz konusu iki hormon arasındaki dengede, östrojen oranıyla alakalı yaşanan bozukluklar rahim kanserine yakalanma riskini doğurur. Rahim kanseri bazı durumlarda rahim kası, rahim içi döşemesi ile rahim ağzını da etkiler.

Rahim kanseri büyük ölçüde tedavi edilebilen bir kanser türüdür. Geç yaşta menopoza girmek, ilk adetin erken yaşta görülmesi, fazla kilo ve endometriumun uzun süreli östrojene maruz kalması gibi unsurlar rahim kanserine yakalanma riskini artırır. Olağan dışı ve düzensiz kanama, kötü kokulu vajina akıntısı, pelvik ağrı, kilo kaybı rahim kanseri belirtileri arasında yer alır. Söz konusu belirtilerin fark edilmesiyle birlikte zaman kaybetmeden doktora başvurulması gerekir. Erken dönemde teşhis edilen rahim kanserinde uygulanan tedavinin başarı oranı oldukça yüksek bir seviyededir. Rahim kanseri tedavi edilmediği takdirde rahim duvarından kalın bağırsaklara, vajinaya, yumurtalıklara ve diğer organlara yayılabilir.

RAHİM KANSERİ TÜRLERİ NELERDİR?

Rahmin farklı bölgelerinde oluşan tümörlere göre iki tür rahim kanseri vardır.

Endometrium kanseri: Endometrium olarak adlandırılan rahmin iç kısmında oluşan kanserdir.
Rahim sarkomu: Uterus kasları veya uterusun diğer dokularında ortaya çıkan ve nadir görülen bir rahim kanseri türüdür.
Rahim ağzı kanseri ise rahmin boyun bölgesinin alt kısmında oluşur. Bu sebeple bir rahim kanseri türü olarak sınıflandırılmaz.

RAHİM KANSERİ EVRELERİ NELERDİR?

Rahim kanseri 4 evre halinde ilerleme gösterir. Bu evreler şu şekilde sıralanabilir:

1. Evre
Rahim kanserinin başlangıç aşamasıdır. Bu evrede kanserli doku henüz uterusta, yani rahmin içindedir ve myometriumun derinliğinin yarısını geçmeyen bir tümör oluşumu gözlenir. 1. evrenin sonuna doğru bu tümörün derinliği artar. 1. evrede kanserin teşhis edilmesi halinde tedavi süreci çoğunlukla başarılı geçer. Cerrahi müdahaleyle rahmin alınması ya da kemoterapiyle tümörlü dokunun eritilmesi suretiyle tedavi gerçekleştirilir.

2. Evre
İkinci evrede; başlangıçta rahmin içinde bulunan tümör, rahim ağzı stromasına ulaşır. Tümörün henüz rahim dışına çıkmadığı bu evrede uygulanan tedavinin de başarıyla sonuçlanması mümkündür.

3. Evre
Bu evrede kansere yol açan tümörler bölgesel yayılım gösterir. Kanserin aşama aşama ilerlediği 3. evrede tümör, ilk önce rahimdeki seroza tabakasına ulaşır. Daha sonra vajinaya yayılır. Ardından pelvik lenf nodu metastazı gerçekleşir. Bu evre kendi içinde 3 kısma ayrılır. Evre 3A'da tümör, seroz ve adnekse yayılmıştır. Evre 3B'de vajen veya parametrium tutulumu görülür. Evre 3C'de ise pelvik veya paraaortik lenf nodu tutulumu söz konusu olur.

Üçüncü evrede cerrahi müdahale kaçınılmazdır. Mümkün olan en kısa süre içinde kanserli dokuların alınması gerekir. Buna ek olarak hastalara kemoterapi ve radyoterapi gibi ek tedaviler de uygulanır. Tedavi sürecinden sonra hastalığın seyri, 3 ayda bir yapılan kontroller ile izlenmeye devam edilir. 3. evredeki rahim kanserinin ileride tekrardan görülme olasılığı, kanserin erken evrelerine göre daha yüksektir.

4. Evre
Bu evrede kanserli doku diğer organlara da yayılım gösterir. Mesane ve rektum mukozasında yer alan tümörler, karın iç organlarına yayılır. 4. evre kendi içinde iki kısma ayrılır. Kanserin idrar torbası ve bağırsak mukozasına yayılması evre 4A olarak adlandırılır. Kanserin akciğer ve karın içindeki diğer organlar ile kasıktaki lenf nodlarına yayılması ise evre 4B olarak adlandırılır.

Kanserin son evresi olması dolayısıyla 4. evrede tedavi süreci oldukça zorlu geçer. Rahim kanseri 4. evre yaşam süresi ile alakalı yapılan araştırmalara göre 5 yıllık hayatta kalma oranı %17 seviyesi civarındadır.

RAHİM KANSERİNİN NEDENLERİ NELERDİR?

rahim_kanseri_2

Rahim kanseri, rahimdeki hücrelerin normalin dışında kontrolsüz bir şekilde çoğalmasıyla oluşur. Hızlı bir şekilde büyüyen bu hücreler birikerek tümörleri meydana getirir. Rahim kanserine yol açan risk faktörleri ise şu şekilde sıralanabilir:

1. Yaş
Yaş ilerledikçe rahim kanserine yakalanma riski de artar. Kansere yakalanan kadınların pek çoğu menopoz dönemindedir.

2. Östrojen hormonu
Östrojen, adet döngüsünü düzenleyen hormonlardan bir tanesidir. Menopozla birlikte yumurtalıklarda üretimi duran östrojen hormonunun üretimi ile alakalı yaşanan dengesizlikler sonucu rahim hücrelerinde kontrolsüz bölünmeler ve büyümeler söz konusu olur, bu da rahim kanserine yol açar. Östrojen içeren hormon tedavileri, rahim duvarının kalınlaşması, şeker hastalığı gibi durumlar östrojen dengesizliğine neden olur.

3. Aşırı kilo
Fazla kilolar vücutta üretilen östrojen ve insülin seviyesinin artmasına neden olur. Östrojenin artması nedeniyle hormonlar, yağ hücreleri tarafından östrojene dönüştürülür. Rahim duvarını oluşturan östrojenin artış göstermesiyle birlikte rahimde daha çok hücre üretilir. İnsülin fazlalığı ise rahim duvarının hızla bölünmesine sebep olur. Bu da kanserli hücrelerin üretilmesi anlamına gelir.

4. Alkol
Alkol, insan DNA'sına zarar vererek hücre mutasyonuna neden olur. Bu durumda kontrolsüz olarak büyüyen hücreler çoğalır. Hücrelerin bu şekilde çoğalmasıyla kanser meydana gelir.

5. Polikistik over sendromu
Polikistik over sendromuna bağlı olarak adet döngüsü düzensiz bir hal alır. Yaşanan hormonal dengesizlik rahim kanseri riskini artırır.

6. Endometrial hiperplazi
İyi huylu hücrelerin rahim duvarını kalınlaştırması olarak tanımlanan bu problemde, rahmin içinde artış gösteren hücreler her ne kadar iyi huylu olsa da normalin dışında bir hücre çoğalması rahim kanseri riskini de beraberinde getirir.

7. Tamoksifen
Meme kanserinin tedavisinde uygulanan hormon terapisi tamoksifen olarak adlandırılır. Bu hormon terapisi rahim içinde östrojen gibi davrandığı için kanser riskini artırır.

8. İlk adetin erken, son adetin geç yaşta görülmesi
12 yaşından önce adet görülmesi rahmin östrojene maruz kaldığı süreyi artırır. Dolayısıyla bu durum rahim kanserine yakalanma riskinin artmasına sebep olur. Aynı şekilde 50 yaşından sonra menopoza girmek de rahmin östrojene maruz kaldığı süreyi artıracağından rahim kanseri riski, geç yaşta menopoz dönemine girilmesi sebebiyle de artış gösterir.

RAHİM KANSERİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Hastalığın erken teşhis edilebilmesi için kişinin vücudunu tanıması önemlidir. Rahim kanserinin en sık görülen belirtisi vajinal kanamadır. Bu belirtiye rastlanması halinde vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Özellikle menopoz döneminden sonra görülen her türlü kanama, mutlak suretle doktor muayenesini gerektirir.

Rahim kanseri nasıl anlaşılır? Kanserin belirtileri şu şekilde sıralanabilir:

Vajinadan gelen kötü kokulu akıntı
Cinsel ilişkiden sonra görülen kanama
Cinsel ilişkiden sonra pelvik ağrı, karında rahatsızlık hissi
1 haftadan uzun süren kanama
Adet döngüsünün 21 günlük süreden kısa olması
Menopoza girmenin üzerinden 1 yıl veya daha fazla süre geçmesine rağmen görülen kanama
Adet dönemleri arasındaki kanamalar
Kilo kaybı, bitkinlik, kabızlık
Karnın alt kısmında şişlik ve ağrı

RAHİM KANSERİ NASIL TEŞHİS EDİLİR?

rahim_kanseri_3

Rahim kanserine bağlı olarak görülen belirtilerin fark edilmesiyle birlikte en kısa sürede doktora başvurulması gerekir. Doktor tarafından ilk etapta vajinanın fiziksel muayenesi gerçekleştirilir. Kanserli hücrelerin varlığına bağlı olarak rahmin büyümesi, doktor tarafından dikkate alınan önemli bir fiziksel bulgudur. Devamında kanserin teşhisi için uygulanan yöntemler şu şekildedir:

1. Endometrial biyopsi
Doktor tarafından ince bir plastik kateterle rahim içinden küçük miktarda doku alınır. Bu doku mikroskopla incelenir ve bu şekilde anormal hücrelerin varlığı tespit edilir.

2. Vajinal ultrason
Rahmin büyüklüğünün ve rahim içi döşemesinin kalınlığının ölçülmesi amacıyla ses dalgaları kullanılarak görüntüleme yapılır.

3. Histeroskopi
İnce ve ışıklı bir teleskop yardımıyla rahim içi görüntülenir. Bu yöntem sayesinde rahim astarı görüntülenirken gerekli olması halinde doku örnekleri alınır. Bu uygulama esnasında anestezi yapılmasına gerek duyulmaz.

4. Kürtaj
Rahim ağzı genişletilerek rahim içinden kazınarak doku örneği alınır veya şırıngayla çekilir. Elde edilen doku incelemeye gönderilir. Çoğunlukla biyopsiyle yeterli doku alınamadığında ve kansere tam olarak tanı konulamadığında tercih edilen bir uygulamadır. Bu işlem uygulanmadan önce genel anesteziyle hasta uyuşturulur.

RAHİM KANSERİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Rahim kanserinin tedavi edilmesi için jinekoloji, radyasyon onkolojisi veya tıbbi onkoloji birimlerine başvurulması gerekir. Tedavi yöntemi kanserin bulunduğu evre, yaş, genel sağlık durumu gibi değişkenlere göre belirlenir.

1. Cerrahi işlemler

Histerektomi (rahmin tümüyle çıkarılması): Bu ameliyatla rahim, rahim ağzı, yumurtalık ve fallop tüpleri birlikte çıkarılır. Operasyon karından yapılan kesiyle gerçekleştirilir. Ameliyat vajenden de yapılabilir ancak bu şekilde batın içi iyi bir şekilde görülemeyeceği için tercih edilmez. Eğer ameliyat laparoskopi olarak adlandırılan bir alet yardımıyla yapılırsa hastanın hastanede yatma süresi 1-2 gündür. İyileşme süresi ise 2 haftayı bulabilir.

Radikal histerektomi: Kanserli hücrelerin rahim ağzı veya çevresindeki dokulara yayılmış olduğu hallerde bu ameliyat tercih edilir. Radikal histerektomide rahim, rahmi saran dokular ile vajenin üst kısmıyla birlikte çıkarılır.

Lenf düğümlerinin çıkarılması (lenfadenektomi): Rahim kanseri çoğunlukla lenf düğümleri üzerinden vücuda yayılır. Bu yüzden lenf düğümlerinin incelenmesi, kanserin tedavi sürecinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Bu yöntemde pelvik bölge, paraaortik bölge ve ana damarların etrafında yer alan lenf düğümleri çıkarılır. Bunun amacı ise lenf düğümlerinin kanserli hücre barındırıp barındırmadığının tespit edilmesidir. Lenfadenektomi, karın kesisinden gerçekleştirilen bir ameliyattır.

Laparoskopik lenf nodu çıkarılması: Bu ameliyat karından yapılan küçük kesilerle gerçekleştirilir. İnce trokar adı verilen boru şeklindeki aletler ile batın ve alt batının içi incelenir. Kullanılan ince trokar ile lenf nodları çıkarılır. Buna ek olarak rahim ile yumurtalıkların alınması için de laparoskopi histerektomi adlı işlem uygulanmaktadır. Laparoskopiyle lenf nodlarının çıkarılması işleminde hasta, açık ameliyata kıyasla daha az kan kaybeder ve hastaneden daha kısa sürede taburcu olur. Bu işlem ayrıca ameliyattan sonra meydana gelmesi muhtemel komplikasyonların da önüne geçer. Tüm cerrahi yöntemlerde olduğu gibi laparoskopik cerrahide de işlemi yapan hekimin tecrübesi ve yetkinliği oldukça önemlidir.

Robotik cerrahi: Günümüzde yeni kullanılmaya başlanmış olan bir cerrahi yöntemdir. Laparoskopik cerrahide olduğu gibi karın duvarına yapılan küçük kesiler ile ameliyat gerçekleştirilir. Ancak cerrahi işlem, yerleştirilen robotik kollarla yerine getirilir. Daha az kan kaybının gözlendiği robotik cerrahi işlemleri, ameliyat sonrası daha az düzeyde ağrı problemiyle karşılaşılması yönünden de oldukça avantajlıdır. Fakat laparoskopik cerrahiye kıyasla maliyeti daha yüksek bir işlem olması, bir dezavantaj olarak görülebilir.

Rahim kanseri tedavisinde gerçekleştirilen cerrahi operasyonlardan sonra hastalar düzenli olarak doktor kontrolüne tabi tutulur. Söz konusu kontrollerin aralığı operasyonun ardından ilk etapta 3 ayda bir iken daha sonra azalarak devam eder. Gerçekleştirilen operasyonun ardından ilk günlerde kanama görülebilir. Ancak bu kanama kısa sürede kendiliğinden geçer. Rahim kanserinin tedavisi için gerçekleştirilen cerrahi operasyonlar çoğunlukla cinsel yaşantıya zarar vermez. Operasyonun ardından 2 ay sonra cinsel ilişkide bulunmak mümkün olur.

2. RADYASYON TEDAVİSİ

Güçlü enerji ışınlarıyla kanserli hücreler küçültülür veya öldürülür. Radyasyon tedavisi, cerrahi operasyonun ardından uygulanabileceği gibi bazı hastalarda ise ameliyattan önce radyasyon tedavisine ihtiyaç duyulur. Bazı durumlarda ise kansere yol açar tümörün ameliyatla alınamayacak kadar küçük olması radyasyon terapisinin tercih edilmesine sebep olur. Radyoterapi sırasında ciltte kızarıklık, renk değişikliği, ishal, idrara çıkmakta zorlanma, pelvis kemiklerine zayıflama ve menopoz gibi yan etkiler ortaya çıkabilir. Harici ve iç radyasyon olmak üzere iki şekilde uygulama yapılabilir:

Harici radyasyon: Hasta masada uzanırken radyasyon makinesi harici olarak tümöre odaklanır. Bu tedavi genellikle haftada 5 gün olmak üzere uygulanır ve 4 veya 5 hafta boyunca tedaviye devam edilir.

İç radyasyon: Diğer bir adıyla brakiterapi olan iç radyasyon terapisinde, radyasyon dolu küçük boyutlu cihazlar kısa bir süreliğine vajinanın içine yerleştirilir.

3. Hormon tedavisi
Kanserli hücrelerin rahmin dışına yayıldığı ileri evre rahim kanseri vakalarında tercih edilen bir tedavi seçeneğidir. Vücuttaki progesteron ve östrojen hormonlarının seviyeleri üzerinde etki kurmak amacıyla uygulanır. Progesteron seviyesinin artması için vücuda yapay progesteron hormonu verilip kanser hücrelerinin büyümesinin önlenmesi hedeflenir. Bununla birlikte rahim kanserinin başlıca nedenleri arasında bulunan östojen hormonu dengesizliğini düzene sokmak amacıyla da hastaya çeşitli hormon ilaçları verilir.

4. Kemoterapi
Kanserli hücrelerin öldürülmesi ve büyümesinin yavaşlatılması amacıyla gerçekleştirilen ilaçlı tedavi yöntemidir. Çoğunlukla kanserli hücrelerin rahim dışına yayılması durumunda tercih edilir. Kemoterapi ilaçları ağız veya damar yoluyla alınabilir. Kana karışan kemoterapi ilaçları kanserli hücreleri öldürür.

5. Palyatif bakım
Pek çok kanser türünde olduğu gibi rahim kanseri tedavi sürecinde de palyatif bakıma ihtiyaç duyulur. Palyatif bakım ile hastalığa ilişkin belirtilerin azaltılması amaçlanır. Hastaya fazlan destek sağlayan bir tedavi yöntemidir. Cerrahi müdahale, kemoterapi ve radyoterapi uygulamaları ile birlikte uygulanabilir. Palyatif bakım sayesinde hasta kendisini daha iyi hisseder.

HASTALIĞIN TEKRAR ETMESİ HALİNDE NASIL BİR YOL İZLENİR?

Uygulanan tüm tedavi yöntemlerinin ardından rahim kanserinin tekrar etmesi halinde yeni tedavi süreci şu koşullara göre belirlenir:

Tekrarlayan kanserli hücrelerin adedi ve konumu
Son kanser tedavisinin ardından geçen süre
Daha önce hastaya uygulanmış olan tedavi yöntemleri
Hastanın genel sağlık durumu
Eğer kanser yalnızca rahmin alt kısmında yeniden oluşmuşsa uygulanan radyasyon tedavisinden başarılı sonuçlar elde edilir. Kanserli hücrelerin nüks ettiği alan daha geniş ise hastaya hormon tedavisi ve kemoterapi uygulanır.

Tedavi sürecinin tamamlanması ve vücudun kanserden tamamen arındığından emin olunmasıyla birlikte hasta farklı bir sürece girer. Kanserin tekrar etmemesi amacıyla hastanın gözetim altında tutulması için doktorun belirlediği düzenli aralıklarla hastanın muayene olması oldukça önemlidir.

RAHİM KANSERİNİ ÖNLEME YOLLARI NELERDİR?

Şeker hastalığının kontrol altına alınması rahim kanserine yakalanma riskini azaltır.
Doğum kontrol hapları, rahim kanserine karşı koruyucu niteliktedir. Doktor bilgisi ve önerisi dahilinde kullanılan doğum kontrol hapları, rahim kanserine sebep olan risk faktörlerini baskılar.
Yılda en az 1 kere jinekolojik muayene olmak, rahim kanserinin erken teşhis edilmesini sağlar. Erken teşhis, rahim kanserinde uygulanan tedavinin başarıyla sonuçlanması için oldukça önemli bir faktördür.
Uzun yıllar sigara kullanan kadınlarda rahim kanseri daha çok görülür. Rahim kanserinin yanı sıra diğer kanser türlerinden korunmak için de sigara tüketimine son verilmelidir.
Vücudun vitamin ve mineral yönünden zengin gıdalarla beslenmesi, rahim dahil olmak üzere tüm kanser türlerinden korunmayı mümkün kılar. Rahim kanseri, A ve C vitamininin eksikliğinden kaynaklanır. Bu yüzden A, C vitaminleri ile folik asit ve B12 vitamini yönünden zengin gıdalarla beslenmek gerekir. Bu kapsamda tüketilen yeşil çay, avokado, aloe vera suyu, zerdeçal gibi ürünler oldukça faydalıdır.

RAHİM KANSERİ YAŞAM SÜRESİ VE ÖLÜM RİSKİ NEDİR?

rahim_kanseri_5

5 yıllık hayatta kalma oranı, kanser tedavisinin başarılı olup olmama ihtimalini ortaya koyan bir kıstastır. Rahim kanseri ölümcül müdür sorusu da bu kıstastan yola çıkarak cevaplanabilir. Yapılan araştırmalar neticesinde, rahim kanserine yakalanan kişilerin 5 yıllık hayatta kalma oranının %82 seviyesinde olduğu tespit edilmiştir. Bu istatistiksel veri, rahim kanserine yakalanmış her 100 kişiden 82'sinin en az 5 yıl boyunca hayatını sürdürdüğü anlamını taşır. Rahim kanserine yakalanmış olan bir hastanın hayatta kalma olasılığı, kanserin teşhis edildiği evreye, hastanın genel sağlık durumuna ve tümörün büyüklüğüne göre değişiklik gösterir.

Rahim kanseri ölüm riski kanserin teşhis edildiği aşamaya göre değişiklik gösterir. Rahim kanseri teşhis zamanına göre 3 kısma ayrılır. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

Yerel rahim kanseri: Rahim kanseri ilk evredeyken tümörün yayılım göstermediği aşamada teşhis edildiği durumdur. Ölüm riskinin en düşük olduğu evredir. Yerel rahim kanseri aşamasında gerçekleşen teşhislerde hastanın 5 yıllık hayatta kalma oranı %90'ın üzerindedir.

Bölgesel rahim kanseri: Bölgesel rahim kanserinde tümör, etraftaki doku ile lenf bezlerine az da olsa yayılmıştır. Bölgesel rahim kanseri aşamasındayken yapılan teşhislerde hastanın 5 yıllık hayatta kalma oranı %65-70 aralığındadır.

İlerlemiş (metastatik) rahim kanseri: Tümör uzaktaki organlara dahi yayılmıştır. Bu evre en ölümcül olanıdır. Bu evrede teşhis edilen kanser vakalarında hastanın 5 yıllık hayatta kalma oranı %17 seviyesi civarındadır.

RAHİM AĞZI KANSERİ NEDİR?

Rahim kanseri ile rahim ağzı kanseri, kanser hücrelerinin varlık gösterdiği alanın farklı olması nedeniyle birbirinden ayrışır. Rahim ağzı kanseri, rahim ile döl yolunu birbirine bağlayan serviks kısmında görülür. Kanserli hücrelerin bu bölgede yoğunlaşması sebebiyle bir diğer adı serviks kanseridir. Aşı ile önlenebilen nadir bir kanser türüdür. Rahim kanserinden farklı olarak daha çok genç kadınlarda görülür.

RAHİM AĞZI KANSERİ NEDENLERİ NELERDİR?

Rahim ağzı kanserine HPV adı verilen insan papilloma virüsü neden olur. HPV virüsü cinsel temas ile bulaşır. HPV tip 16 ile HPV tip 18, rahim ağzı kanserine en çok yol açan virüs türlerindendir. HPV tip 6 ve tip 11 ise genital siğillere neden olur.

RAHİM AĞZI KANSERİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Rahim ağzı kanserinin ilk belirtisi vajinal kanama ile kötü kokulu ve sulu akıntıdır. Kanama, cinsel ilişkinin ardından artabilir. Buna ek olarak pelvik ağrı, cinsel ilişki sırasında ağrı ve lekelenme, ağrılı idrar yapma da görülen diğer belirtiler arasındadır.

RAHİM AĞZI KANSERİ NASIL TEŞHİS EDİLİR?

Rahim ağzı kanseri erken evredeyken elle yapılan jinekolojik muayene ile kanserin teşhis edilmesi mümkün değildir. Kanserin teşhisi için kolkoskopi, biyopsi ve smear testi tetkikleri uygulanır. Bu tetkikler sayesinde kanserin hangi evrede olduğu ve diğer organlara yayılıp yayılmadığı tespit edilir. Kanserin hangi evrede olduğunun belirlenebilmesi için testlere ek olarak pelvik ve rektal muayene de yapılır.

1. Smear testi

Smear testi, 21 yaşın üzerinde olup aktif bir cinsel yaşamı bulunan her kadının yılda 1 defa olmak üzere mutlaka yaptırması gereken bir testtir. Cinsel ilişki deneyimi yaşamış tüm kadınlarda, ilk cinsel ilişkiden 3 yıl sonra başlamak üzere smear testinin yapılması önerilir.

Oldukça basit ve ağrısız bir işlem olan smear testi, iki farklı şekilde uygulanır. Klasik yöntemde vajinadan alınan akıntı örneği bir cama sürülür. Cama sıkılan özel bir sprey ile sabitlenen örnek laboratuvarda incelenir. Diğer yöntemde ise vajinadan alınan akıntı, içinde özel bir sıvının bulunduğu şişeye aktarılır. Bu şekilde laboratuvarda inceleme yapılır.

2. Kolposkopi

Dürbüne benzeyen özel bir alet ile rahim ağzının görüntülenmesi ve buradaki epitel dokunun incelenmesi işlemidir. Kolposkopi sayesinde hücrelerdeki bozulma tespit edilebilir. Tam teşhis için kolposkopiyle birlikte smear testinin de yapılması gerekir.

3. Biyopsi

Kolposkopiyle yapılan incelemede lezyon görülmesi halinde servikal hücrelerden parça alınması amacıyla biyopsi yapılır. Hastadan alınan hücre örneği laboratuvarda patolojik olarak incelenir. Biyopsi sayesinde lezyonun iyi veya kötü huylu olup olmadığı tespit edilir.

RAHİM AĞZI KANSERİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Rahim ağzı kanseri başlangıç evresinde teşhis edildiğinde uygulanan tedavi büyük oranda başarılı olur. Kanserin evresi ilerledikçe uygulanan tedaviden olumlu sonuç almak zorlaşır. Rahim ağzı kanserinin tedavisinde cerrahi müdahalenin yanı sıra çeşitli yöntemlere de başvurulur. Kanserin başlangıç evresinde, kanserli hücreler daha az yayılım göstermiş olduğu için ilk etapta tercih edilen tedavi yöntemi cerrahi müdahaledir. Cerrahi müdahale ile rahim ağzında yer alan tümörler temizlenir. Tümörün boyutuna göre küçük kapsamda cerrahi operasyonlar uygulanabileceği gibi rahim ağzı ve lenf bezlerinin alındığı geniş kapsamlı cerrahi operasyonlar da uygulanabilir. İlerleyen evrelerde ise radyoterapi gibi uygulamalara ihtiyaç duyulur.

1. Leep ( Loop Electrosurgical Excision Procedure)

Leep koter adlı özel bir cihaz ile rahim ağzından ince ve yüzeye yakın olan bir doku kesilerek çıkarılır. Elde edilen doku patolojik muayene aracılığıyla incelenir. Leep cihazı aracılığıyla doku kesilirken kanama olmaz, dağlanma olduğu için de dikişe ihtiyaç duyulmaz. Hastaya uygulanan söz konusu işlem 5 veya 20 dakika kadar sürer. İşlemin ardından hasta, 4-8 saat aralığında bir süre boyunca hastanede dinlendirilmesinin ardından taburcu edilir.

2. Konizasyon

Konizasyon ise rahim ağzındaki kanserli dokunun koni biçimdeki bir alet yardımıyla cerrahi müdahaleyle çıkarılması işlemidir. Konizasyon kanserin başlangıç evresindeyken uygulanması tercih edilen bir yöntemdir. Konizasyon ile rahim ağzı kanserli hücrelerden arındırılır ve elde edilen kanserli dokular patolojik olarak incelenerek kanserin evresi tespit edilir. Kanserin bulunduğu evre ilerledikçe konizasyon ile kanserli hücrelerin temizlenmesi yeterli olmayacağından daha geniş kapsamlı bir cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulur.

​Rahim ağzı kanserinin ileri evrelerinde kanserli hücrelerin geniş bir alana yayılmış olması nedeniyle cerrahi müdahale yetersiz kalır. Bu sebeple kemoterapi ve radyoterapi gibi uygulamalara ihtiyaç duyulur.

Rutin olarak 11-12 yaşlarında yapılan fakat 9 yaşından başlayarak 26 yaşına kadar uygulanması mümkün olan HPV aşısı ile rahim ağzı kanserinden korunmak mümkündür.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler