Detaylı Sinüzit Rehberi: Belirtileri, Nasıl Geçer? Ne İyi Gelir?

Kafa kemikleri içerisinde bulunan boşluklara sinüs adı verilir. Sinüsler; ses tınısını belirler, solunan havanın temizlenmesini ve nemlendirilmesini sağlar, kafanın ağırlığını azaltırlar. Konumları ve işlevleri itibarıyla üst solunum yolu sisteminin birer parçası olarak değerlendirilirler. Vücudun her parçası gibi sinüslerin de hastalanması söz konusu olabilir.

Detaylı Sinüzit Rehberi: Belirtileri, Nasıl Geçer? Ne İyi Gelir?

Sinüzit adı verilen hastalık, sinüs boşluklarında oluşan iltihap şeklinde ortaya çıkar. Tedavi edilmediği zaman yaşam kalitesini ciddi bir şekilde düşüren sinüzit, beraberinde daha ciddi hastalıkların da oluşumuna zemin hazırlar. Sinüzit belirtileri göz ve çevresinde dolgunluk hissi ile başlar, akabinde çevre organları da etkiler. Tedavisinde ise ilaç kullanımından cerrahi yöntemlere kadar pek çok seçenek tercih edilebilir.

SİNÜZİT NEDİR?

Görsel 1

Sinüslerde ve burunda, gün içerisinde yaklaşık yarım litre kadar mukus salgısı oluşur. Bu mukus, solunum sisteminin bir parçasıdır ve solunum yolu ile vücuda giren bakterileri, toz parçalarını, havadan gelen partikülleri toplar. Sinüzit ise mukozanın iltihaplanması olarak tanımlanır. Sinüs boşlukları bu iltihap ile dolar ve beraberinde sinüzit adı verilen rahatsızlık ortaya çıkar.

Hastalığın süresine göre akut ve kronik sinüzit olarak sınıflandırılan sinüzitin altında bakteriyel veya viral nedenler olabilir. Akut sinüzit genellikle 4 haftadan daha kısa sürer. Bu sürenin sonunda hastalık ile ilgili bütün belirtiler ortadan kaybolur. Kronik sinüzit ise 3 ayın üzerinde devam eder, belirli dönemlerde tekrarlar. Akut sinüzit çoğunlukla kronik sinüzitin oluşmasına uygun zemini hazırlar. Ayrıca bunlar dışında alerji ile tetiklenen alerjik sinüzit vakalarından da söz edilebilir.

Başlangıç evresi adı verilen ilk 5 ile 7 günlük süreçte hastalık kendiliğinden iyileşebilir. Sinüsler üzerinde hava akışını ve sıvı drenajını sağlayan delikler bulunur. Eğer bu delikler kapanırsa sinüsler hava alamaz ve üretilen sıvı da içeride kalır. Osteomeatal kompleks tıkanıklığı evresi olarak tanımlanan bu evre, hastalığın ilerlemesinin önlenmesi açısından önemlidir. Bu evrede kontrol sağlanamazsa sinüslerin kendini temizleme sistemi bozulur. İçeride bulunan sıvı yoğunlaşır. Sıvının yoğunlaşması ve oksijen azlığı bakterilerin üremesi için uygun bir ortam oluşturur. Bu ise bakteriyel evredir. Ardından gelen evre ise kronik evre olarak adlandırılır. Kronik evrede kanallar tamamen kapanır.

Sinüzit tedavi edilmemesi halinde beyin apsesi, menenjit, reflü, kronik farenjit, kronik gastrit, göz çevresi enfeksiyonu ve apsesi gibi sorunlara yol açabilecek bir rahatsızlıktır. Bunlar dışında tek başına bile sinüzit, günlük yaşamda pek çok aktivitenin yapılmasını engeller.

SİNÜZİT NEDEN OLUR?

Görsel 2

En yaygın görülen neden üst solunum yolu enfeksiyonlarıdır. Grip, nezle, soğuk algınlığı gibi hastalıklar sinüzit oluşumunu tetikler. Viral nedenler ile başlayan sinüzit, bakteriyel hale gelebilir. Bununla birlikte alerjik faktörler de mukus üretimini artırarak sinüslerin tıkanmasına neden olabilir.

Sinüzit oluşumunu tetikleyen faktörler ise aşağıdaki gibi sıralanabilir:

Burun etinde meydana gelen büyümeler
Polipler
Kistik fibroz
Burun kemiğinde oluşan deformasyonlar
Büyümüş geniz eti
Burun çevresinde bulunan tümörler
Nadiren diş iltihabı durumlarında bakterilerin sinüslere geçmesi
Basınç değişiklikleri

ISLAK SAÇ VE SİNÜZİT

Saçları ıslak bir şekilde bırakmak, bu şekilde uyumak ya da sokağa çıkmak sinüzit problemini tetikler. Saçların ıslak kalmasının sinüzit oluşumunu tetiklemesinin nedeni alerji ve poliplere bağlıdır. Alerjisi olanların saçları ıslak bir şekilde soğuk havaya maruz kalmaları halinde burun mukozalarında şişme meydana gelir ve sinüs deliklerinde kapanma söz konusu olur. Aslında bu sorunun ortaya çıkmasına neden olan faktör, hava sıcaklığının ani bir şekilde değişim göstermesidir. Özellikle sinüzit tedavisi olan kişilerin ve kronik sinüzit sorunu yaşayanların saçları ıslak bir şekilde soğuk havaya maruz kalmaktan kaçınmaları tavsiye edilir.

SİNÜZİT BELİRTİLERİ NELERDİR?

Sinüzit belirtileri kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Sinüzit hastalığıyla alakalı bir şüphesi bulunanlar, aşağıdaki belirtilerden bir ya da birkaçını yaşıyorlar ise sorunun çözümü için doktor görüşüne başvurmalıdırlar.

Burun tıkanıklığı
Burun akıntısı
Yoğun geniz akıntısı
Geçmeyen baş ağrısı
Dişlerde ağrı
Alın ve göz çevresinde oluşan basınç hissi
Kulakta ağrı, doluluk ve basınç hissi
Gece öksürükleri
Mide bulantısı
Koku ve tat alma duyularında azalma
Renkli burun akıntısı (sarımsı ve yeşilimsi)
Ağız kokusu
Yorgunluk
Nefes almada zorlanma
Horlama ve uyku sorunları
Öne doğru eğilme sırasında baş bölgesinde meydana gelen ani ağrı
Görme sorunları

SİNÜZİT AĞRISI

Sinüzit başlangıcıyla birlikte meydana gelen baş ağrıları, bu problemden muzdarip olan çoğu kişinin karşılaştığı bir durumdur. Peki sinüzit ağrısı nasıl olur? Sinüzit ağrısı çoğunlukla herkesin bildiği baş ağrısı şeklinde ortaya çıkar. İlerlemiş sinüzit rahatsızlığında ise bu ağrı ile birlikte bir baskı söz konusudur. Özellikle göz çevresinde oluşan bu baskı, ağrı ile birleştiğinde daha fazla rahatsız edici bir tablo oluşur. Ağrı yanak bölgesinde ve dişlerde ortaya çıkabilir. Elmacık kemiği ve geniz kısımları da ağrıdan etkilenen bölgeler arasındadır. Ayrıca burun kökü ve gözlerin arkasında da ağrı sorunu yaşanabilir. Yeterli oksijen alınmaması ağrıyı şiddetlendiren durumlar arasındadır. Çoğunlukla yaşam kalitesini düşürecek kadar yoğun bir şekilde seyreden ağrılar, sinüsler boşaltılmadığı sürece devam eder.

SİNÜZİT BAŞ DÖNMESİ YAPAR MI?

Sinüzit hastaları baş dönmesinden çok fazla şikayetçi olmazlar. Sinüzit kendi başına baş dönmesi yapmasa da yetersiz oksijen alımı baş dönmesine neden olabilir. Baş dönmesi şikayeti uzun süren baş ağrıları ve ışığa karşı hassasiyet sebebiyle gelişebilir. Sinüzit tedavisinde kullanılan ilaçların yan etkisi olarak da baş dönmesi şikayeti yaşanabilir.

SİNÜZİT TEŞHİSİ NASIL KONULUR?

Görsel 3

Sinüzit teşhisi için hastanın fiziksel muayenesi yapılır ve hastalık durumuna bakılır. Ardından görüntüleme teknikleri ile sinüslerin durumu kontrol edilir. Bu amaçla bilgisayarlı sinüs tomografisi, MRI gibi görüntüleme tekniklerinden faydalanılır. Alerji testi ve burun salgısından alınan örneklerin incelenmesi de uygulanan teşhis yöntemleri arasındadır.

Teşhis yöntemlerinden bir tanesi de sinüs endoskopisidir. Ucunda kamera olan bir tüp ile sinüsler ve içinde bulunan mukus ayrıntılı olarak değerlendirilir. Gerekli görüldüğü takdirde bu yöntemlerin bir veya birden fazlası kullanılarak hastalığın durumu hakkında net bilgi elde edilir.

SİNÜZİT NASIL GEÇER?

1. İlaç tedavisi
Sinüzit tedavisi gerekli görüldüğü takdirde ilaç kullanımı aracılığıyla yürütülebilir. İlaçlar sinüzit oluşumuna neden olan faktörü ortadan kaldırmak için kullanılır. Bu nedenle her hastanın tedavisinde kullanılan sinüzit ilaçları farklılık gösterir.

Antibiyotikler: Sinüzitin ardında bakteriyel bir neden varsa öncelikle enfeksiyonu iyileştirmeye yardımcı olacak antibiyotikler arasından seçim yapılır. İlaç kullanımının süresi, akut ve kronik sinüzit vakalarında farklıdır. Öte yandan antibiyotik kullanımının mutlaka doktor kontrolünde gerçekleştirilmesi gerekir.

Ağrı kesiciler: Doktor tarafından sinüzit ile ilgili rahatsızlıkları hafifletmek için ağrı kesici kullanımı önerilebilir. Günlük alınacak doz ve tedavinin süresi, mutlaka doktor tarafından reçete edilen biçimde olmalıdır.

Alerji ilaçları: Sinüzit alerjiden kaynaklanıyor ise tedavi, alerji probleminin giderilmesine yönelik olur. Antihistaminik ilaçlar grubunda yer alan alerji ilaçları, doktor kontrolünde kullanılması gereken ilaçlar arasındadır. Hatta ilaç kullanımına başlamadan önce alerji testi yapılması gerekebilir.

Steroidler: Sinüzitin ilerleme düzeyine göre şişliği azaltmak için burna püskürtme şeklinde uygulanabilecek veya ağız yoluyla alınabilecek steroidler kullanılabilir.

Dekonjestanlar: Sinüsler içinde bulunan mukus miktarını azaltan bu ilaçların burun spreyi ve hap formunda şekilleri mevcuttur. Ancak kullanım sürelerinin 3 günden fazla olmaması gerekir. Bu ilaçların kullanımına da mutlaka bir doktor görüşü ile başlanmalıdır.

2. Cerrahi müdahale
Sinüzitin doğal yollar ya da ilaçlar ile tedavi edilemediği durumlarda cerrahi tedaviler denenebilir. Sinüzit ameliyatı, bu aşamada gündeme gelir. Sinüzit hastalarına uygulanan iki çeşit cerrahi uygulama vardır. Bu konuda isminden dolayı karışıklığa yol açan sinüs lifting operasyonu, diş hekimliği alanını ilgilendiren bir operasyondur. Sinüzit hastalığının tedavisi ile ilgili değildir. Uygulanan yöntemlerden hangi cerrahi biçimin uygulanacağına doktor karar verir.

Endoskopik sinüs ameliyatı: Bu ameliyatın amacı sinüs kanallarını açmaktır. Kanalları tıkayan polip ve diğer bozukluklar düzeltilir. Sinüslerin işleyişi yeniden sağlıklı hale getirilir. Endoskopik cihazlar ve mikrocerrahi aletleri ile yapılan bu ameliyat genel anestezi altında gerçekleştirilir. Ortalama 45 dakika ile 1 saat arasında sürer. Ameliyat sonrası tampon uygulaması yapılır. Hasta bir gecesini hastanede geçirir ve 1 hafta kadar pansumanları devam eder. 2 ay içinde ise sürekli olarak kontroller sürdürülür. İyileşme süresi biraz uzundur.

Balon sinüsoplasti: Endoskopik sinüs ameliyatına göre daha az riskli ve iyileşme süresi daha kısa olan bu yöntem ise yüz, alın ve geniz bölgesindeki sinüslere uygulanır. Önce sinüslerin kapalı olduğu delik tespit edilir. Sönmüş halde olan balon bu deliğe yerleştirilir. Balonun doğru şekilde yerleştiği anlaşıldıktan sonra basınç ile balon şişirilir. Açılması istenen delik bu şekilde eski işlevine kavuşturulur. Hasta aynı gün içerisinde taburcu edilir ve ertesi gün, normal yaşantısına geri dönebilir. Tampon kullanılmadan gerçekleştirilen bu işlemde, hastaların rahatı üst düzeydedir.

SİNÜZİTE NE İYİ GELİR?

Görsel 4

Sinüzit, ağırlaşması halinde günlük yaşantıyı etkileyecek kadar ciddi bir sorun halini alabilir. Bunun önüne geçmek amacıyla doktor kontrolünde uygulanan tedavilerin yanı sıra yine doktor önerisi ve bilgisi dahilinde sinüzit için doğal tedavi yöntemlerinden de yardım alınabilir.

1. Bol sıvı tüketmek
Gün içerisinde bol sıvı tüketmek, sinüzit tedavisine destek olur. Su tüketimi mukus dokusunun incelmesini sağlar ve bu şekilde sinüslerin temizlenmesi kolaylaşır. Ayrıca çorba ve bitki çayı tüketmek de bu konuda fayda sağlayacaktır. Özellikle nane türü çaylar, sinüsler üzerinde yatıştırıcı ve açıcı etki gösterir.

2. Buhar banyosu
Sinüzit iltihabı nasıl boşaltılır sorusunun cevaplarından bir tanesi buhar banyosu yapmaktır. Sinüsler içinde biriken sıvının akması, sinüslerin rahatlamasını sağlar. Buhar banyosu yapmak için sıcak su dolu bir kabın üzerine eğilerek su buharı solunur. Bu işlem esnasında başı bir havlu ile örtmek, buharın daha etkili bir şekilde işlemesini sağlar.

3. Uçucu yağlar
Okaliptüs ve nane gibi uçucu yağlar sinüzit temizleme için kullanılabilir. Yağ ile alın bölgesine masaj yapmak ya da buhar banyosu yaparken bu yağları suyun içerisine eklemek yeterli olacaktır. Yağlar tahriş edici etki gösterirse zeytinyağı gibi daha hafif bir yağ ile inceltilebilir.

4. Havlu ile kompres
Sıcak havlu ile baş bölgesine kompres yapmak da sinüzit sebebiyle ortaya çıkan rahatsızlık hissini hafifletir. Bu amaçla kullanılacak olan havlunun ılık olması gerekir. Ilık bir havlu yüz ve burun kısmına bastırılır. Havlu soğudukça tekrar ısıtılır.

5. Masaj
Burun çevresinden başlayarak alna kadar masaj yapmak da sinüzit sorunlarının hafiflemesini sağlar. Fazla bastırmadan parmak uçları ile şakaklar, göz etrafı ve burnu da içine alarak dairesel hareketler ile masaj sürdürülür. Masaj sırasında rahatlatıcı yağlar kullanılabilir. Masaj ayrıca, baş ağrısına da iyi gelecektir.

6. Tuzlu su solüsyonları
Sinüzit ağrısı nasıl geçer sorusunun tek cevabı sinüsler içerisinde bulunan iltihaplı sıvının boşaltılmasıdır. Burna tuzlu su uygulaması yapmak, bu konuda fayda sağlaması mümkün en bilinen yöntemlerden birisidir. Bunun için hazır olarak satılan deniz suyu ya da serum fizyolojik ürünlerden satın alınabilir. Evde de temiz su ve tuz ile bir karışım hazırlanabilir. Şırınga veya püskürtme şişesi yardımıyla her burun deliğine bir miktar tuzlu su uygulanır. Gün içerisinde birkaç defa bu uygulama yapılabilir. Sinüslerin yıkanması boşalmalarına ve burnun içinin nemli kalmasına yardımcı olacaktır.

7. Bağışıklık sistemini güçlendirmek
Bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu hastalıklara karşı daha dirençli hale getirmek de sinüziti önleme konusunda önemlidir. C vitamini ve çinko yönünden zengin gıdalar ile bağışıklığı kuvvetlendirmek mümkündür. Yeşil sebzeler, meyveler, zencefil ve zerdeçal gibi besinler bağışıklık sisteminin güçlü kalması için tüketilmesi gereken gıdalar arasında yer alır.

8. Nem
Özellikle yatılan odanın nem seviyesini doğru ayarlamak sinüzit için önemlidir. Havanın kuru olmaması ve gerekli seviyede nem taşıması gerekir. Nem ölçerler ile nem seviyesi takip edilebilir. Odanın gün içinde havalandırılması da önemlidir.

9. Başı yüksekte tutmak
Burun tıkanıklığı beraberinde uyku sorununu da getirir. Sinüzit hastalarının daha rahat uyumaları için baş seviyelerini yüksekte tutmaları önerilir. Ekstra yastık ile bu seviye ayarlanabilir.

HAMİLELİKTE SİNÜZİT

Tam olarak nedeni tespit edilememiş olmasına rağmen bu durumun hormonal değişiklikler ya da bağışıklık sisteminin zayıflaması nedeniyle ortaya çıktığı düşünülüyor. Geçmişinde alerji öyküsü bulunan kadınların ise gebelikte sinüzit sorunu yaşama olasılığı yüksek. Genel olarak bu dönemde ortaya çıkan sinüzit herhangi bir tedaviye ihtiyaç duyulmadan kendiliğinden ortadan kalkar. Hamilelikte ilaç kullanımının kısıtlı olduğu düşünülürse, doğal yöntemler ile sinüzit tedavisi gerçekleştirilebilir. Fakat bunun için de mutlaka doktor görüşü alınmalıdır.

SİNÜZİTTEN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALIDIR?

Sinüzitin en tehlikeli tarafı, cerrahi işlemlerin ardından bile tekrarlama ihtimalinin olmasıdır. Ayrıca her birey sinüzit sorunu ile karşı karşıya kalma tehlikesi altındadır. Sinüzit tedavisinden önce sinüzitten korunmak, bu nedenle büyük önem taşır. Sinüzitten korunmak için dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır.

Islak saç ile dışarı çıkmamak
Doğrudan rüzgara maruz kalmamak
Soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklarda burnu açık tutmaya çalışmak
Alerjilerin tedavi edilmesini sağlamak
Burun anatomisi ile ilgili sorunların giderilmesini sağlamak
Sigara ve sigara dumanından uzak durmak
Ortam neminin doğru bir şekilde ayarlanmasını sağlamak

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler