HABER

Devlet garantili Mortgage olmayacak

İSTANBUL(ANKA)- Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Turan Erol, hiçbir şekilde devlet garantili bir mortgage sistemi oluşturmayı düşünmediklerini söyledi. Erol, Türkiye'de mortgage piyasanın 150 milyar dolarlık bir hacme, bunun milli gelire oranının da yüzde 35'e ulaşmasını beklediklerini söyledi.

Dünya Bankası Grubu üyesi Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ile Dünya Gazetesi'nin düzenlediği "Konut Finansmanı Konferansı 2007: Türkiye'de Konuta Erişimi Artırmak" konulu konferansta konuşan SPK Başkanı Turan Erol, dünya genelinde insanların ev almak için harcadıkları paranın 5 trilyon dolar olduğunu söyledi.

-"DEVLET GARANTİLİ BİR SİSTEM OLUŞTURMAYI DÜŞÜNMÜYORUZ"
Türkiye'de konut finansmanında SPK olarak yalnız denetleyici değil, sistemin gelişiminde destekleyeceklerini belirten Erol, sermaye piyasalarını güçlendirmek gerektiğini ifade etti. Erol, ipotekli tahviller üzerinde çalışmalara devam ettikmlerini, 4 ürünün piyasaya çıkarılması üzerinde çalıştıklarını belirterek, hiçbir şekilde devlet garantili bir sistem oluşturmayı düşünmediklerini kaydetti. Erol, mortgage sisteminde değerlemenin çok önemli olduğuna işaret ederken, teminatlarla ilgili değerleme hizmeti verecek danışma kurulları oluşturduklarını kaydetti.

-TÜRKİYE'DE PİYASANIN 150 MİLYAR DOLARA ULAŞMASINI BEKLİYORUZ

SPK Başkanı Erol, Türkiye'de mortgage konusunda ciddi gelişmeler beklediklerini vurguladı. İspanya'nın son 10 yılda Avrupa'da en hızlı gelişen morgage piyasasına sahip olduğunu belirten Erol, "İspanya'da , 500 milyar Euro civarındaki piyasa GSMH'nın yüzde 50'sini teşkil ediyor. Güney Kore'de hızlı gelişme gösteren 300 milyar dolarlık piyasa GSMH'nın yüzde 25'ini oluşturuyor. Bu iki ülke deneyimlerini yakından inceliyoruz. Türkiye'de ise piyasanın 150 milyar dolarlık hacme, GSMH'nın ise yüzde 35'ine ulaşmasını bekliyoruz" dedi.
Türkiye'de bankaların konut kredilerini düşük tutmasının, gayrimenkullere olan ilgiyi artıracağını ifade eden Erol, gayrimenkul fontlarının artmasının ise sektörün gelişmesine önemli katkı sunacağını söyledi.

-"KONUT KREDİSİ TÜKETİCİ KRETİSİ TANIMIMINDAN ÇIKARILMALI"

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) ve İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince de yaptığı konuşmada, Türkiye'de finans sektörünün beş yıl içinde geldiği noktayı değerlendirdi ve mortgage sistemine ilişkin görüşlerini aktardı. Özince, Türkiye'de finansal sektörün hala bankaların egemen olduğu bir sektör olduğuna dikkat çekerek, finansal sektörün büyümesi ve yeni ürünlerle derinleşmesini sağlayacak araçlardan en önemlisinin konut finansmanı olduğunu kaydetti. Özince, "Türkiye'nin finansal piyasalarını derinleştirmeye büyük bir ihtiyacı var. Bunun için de elimizde çok fazla araç kalmamıştır. Elimizdeki bu aracı mutlaka kullanmamız gerekiyor" dedi.
Özince, Türkiye'de emlak sektörünün kendine gelme döneminde olduğunu vurgulayarak, Türkiye'deki konut stokunun yüzde 38'inin ruhatsız, yüzde 33'ünün ise operasyonel ya da iskan hakkı olduğunu söyledi. Binaların yüzde 60'ının da 20 yaşın üzerinde olduğuna dikkat çeken Özince, Türkiye'de konut kredilerinin tüketici kredisi tanımları içerisinde olmaması gerektiğini, uluslararası uygulamalara uyum sağlayabilmek için bunun şart olduğunu, bunun hali hazırda büyük başağrısı yarattığını kaydetti.

-"TÜRK İNSANI NE YAPAR NE EDER KONUT BORCUNU ÖDER"

TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar ise dünyada 1.5 milyon insanın barınmak için uygun ev bulamadığını, 25 yıl içinde bu sayının 2.5 milyona ulaşacağının tahmin edildiğini belirtti.
Türkiye'de ise konut ihtiyacının göçle birlikte arttığını ifade eden Bayraktar, Türkiye'de şehirlerin etrafını "yağ lekesi" gibi saran gecekonduların, konut ihtiyacını, sunumunu ve finansmanını içinden çıkılmaz hale getirdiğini kaydetti. Bayraktar, Türkiye'nin dünyada 1-1.5 yıldır ipoteğe dayalı konut finansmanında yaşanan krizden olumsuz etkilenmediğini vurgulayarak, "Türkiye'de insanlar barınmayı ve evi kutsal sayar, ihtiyaçlarının en üstünde tutar. Ne yapar ne eder bu borucun öder. İpoteğe dayalı konut finansmanı yastık altında bulunan varlıkları likidite edecek ve piyasaya çekecektir" diye konuştu.
Bayraktar, Türkiye'de 16 milyon konutun yarısının zaman içinde yenilenmesi gerektiğini söyleyerek, "Türkiye'deki mevcut konut stoku gözden geçirilmeli, ihtiyarlayan konutların büyük bir bölümü yenilenmeli" dedi. Artan nüfus nedeniyle her geçen gün konut ihtayacının arttığı Türkiye'de 2003 yılından bu yana 300 bine yakın konut inşa ettiklerini aktaran Bayraktar, bu konutların yanında ilköğretim, hastane ve diğer sosyal alanları da yaptıklarını söyledi.
Konut inşaatı sektörünün ekonomiyi canlandırmasının yanı sıra önemli istihdam sağlayan bir alan olduğuna işaret eden Erdoğan Bayraktar, yabancı yatırımcıları önemli fırsatlar sunan konut sektörüne yatırım yapmaya çağırdı. Bayraktar, yabancıların bu alana yapacakları yatırımla ilkleri bayaracağını ve çok karlı çıkacağını belirtti. Bayraktar, "İstanbul'da 3 milyon konutun yüzde 60'ının yenilenmesi gerekiyor. İstanbul'da uydu kentlere ihtiyaç var. Bu şehir ciddi potansiyel içeriyor. Bunların yapılmasıyla birlikte 500 milyar dolarlık hacimli piyasa canlanacaktır" diye konuştu.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön