HABER

DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 2

  1- HADIMKÖY'DE FABRİKA YANGINI (3) - Yangın kontrol altına alındı.

1- HADIMKÖY'DE FABRİKA YANGINI (3)

- Yangın kontrol altına alındı. Soğutma çalışmaları devam ediyor

Haber-Kamera: Alper KORKMAZ - İSTANBUL DHA
Hadımköy'de bulunan bir fabrikada çıkan yangına çok sayıda itfaiye ekibi müdahale etti.
Yangın saat 10.15 sıralarında Hadimköy Atatürk Sanayi Sitesi'nde 3 katlı bir tekstil fabrikasında henüz bilinmeyen nedenle yangın çıktı. Olay yerine Hadımköy, Arnavutköy, Çatalca, Beylikdüzü, Avcılar, Mimarsinan, Bakırköy, Başakşehir, Şişli, Gazi ve Kocasinan itfaiye ekipleri sevk edildi. Orman Bölge Müdürlüğü'nden bir yangın söndürme helikopteri de çalışmalara havadan destek verdi. Yangından etkilenen bazı çalışanlar hastaneye kaldırıldı. Yangın yaklaşık 1 saat süren çalışmaların ardından kontrol altına alındı. Soğutma çalışmaları devam ediyor.

Görüntü Dökümü:
-------------
-Yangından görüntüler

================

2- NAİM SÜLEYMANOĞLU'NUN MEZARI AÇILIYOR (2)

*Avukat Hülya Aksakal,

*" Adli Tıptan sonuçlar geldikten sonra gerçek ortaya çıkacaktır"

"Hastanede Naim Bey'in DNA'sı var. Fakat DNA yetersiz olduğu için şuanda fethi kabir yapılıyor"

Haber: Serpil KIRKESER / Kamera: İdris TİFTİKCİ/İstanbul DHA
Geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden dünya ve olimpiyat şampiyonu eski milli halterci Naim Süleymanoğlu'nun kızı olduğunu iddia eden Japon Sekai Mori'nin açtığı babalık davasında, DNA örneği alınabilmesi için mezarı açılacak. Edirnekapı'da bulunan mezarlık polis tarafından güvenlik şeridiyle kapatıldı. Mezarlık açıldıktan sonra DNA testi için alınan doku örmekleri Adli Tıp Kurumu'na gönderilecek. Japon Sekai Mori'nin avukatları Hülya Aksakal ve Keiko Torigoe de Edirnekapı Mezarlığına geldi.
Avukat Hülya Aksakal, "Adli Tıptan sonuçlar geldikten sonra gerçek ortaya çıkacaktır. Babalık davası açıldı. İddia bu. Babalık davalarında normaldir, fethi kabir yapılacak" dedi.
"Neden 27 yaşına kadar bekledi" sorusuna Avukat Aksakal "Bu konularla alakalı biz açıklama yapmak durumunda değiliz. Yapmak istemiyoruz. Davanın sonucuna göre zaten gerekli açıklamaları kendisi de yapacaktır" yanıtını verdi. "Süleymanoğlu 50 gün hastanede yattığı zaman DNA örneğinin neden alınmadı?" şeklindeki soruya ise Aksakal, "Hastanede Naim Bey'in DNA'sı var. Fakat DNA yetersiz olduğu için şuanda fethi kabir yapılıyor. Hastanedeki DNA üzerinde adli tıp inceleme yaptı fakat yetersiz bulduğu için fethi kabire karar verildi" yanıtını verdi.

Görüntü Dökümü:
-Mezarlıktan görüntü
-Çevreden görüntü
-Güvenlik şeridi çekilmesi
-Genel ve detaylar

04.07.2018 -10.06 Haber Kodu : 180704015
04.07.2018 - 10.27 Haber Kodu : 180704019

====================

(geniş haber)
3- BERNA LAÇİN'İN SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMINA SORUŞTURMA

Yüksel KOÇ-İSTANBUL DHA
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya hesabında paylaşımda bulunan sanatçı Berna Laçin hakkında, "halkın dini değerlerini aşağılama" suçundan soruşturma başlattı
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, yaptığı yazılı açıklamada dün sosyal medya hesabında paylaşımda bulunan sanatçı Berna Laçin hakkında, "Halkın dini değerlerini aşağılama" suçundan soruşturma başlattığını duyurdu. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı İsmail Uçar'ın imzasını taşıyan açıklama şöyle: Berna Laçin adlı sanatçının '@bernalacin35' adlı Twitter hesabından 03.07.2018 günü saat 13.00 civarında halkın dini değerlerini aşağılayıcı mahiyette yazı yayınladığının ve bu yazıya karşılık muhtelif sosyal medya sitelerinde yoğun tepkiler oluştuğunun tespiti üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 160. Maddesi uyarınca işin gerçeğini araştırmak üzere adı geçen hakkında, 'halkın dini değerlerini aşağılama' suçundan soruşturma başlatılmıştır

==========

(ÖZEL)
4- 4 AYDIR İDDİANAME DÜZENLEMEYEN SAVCIYI HSK'YA ŞİKAYET ETTİ

Haber: Serpil KIRKESER / İstanbul DHA
İstanbul Barosu'na kayıtlı avukatlardan Gözde Dolan Erzurumlu, 15 yaşındaki müvekkilinin cinsel istismar davasına bakan savcıyı 4 aydır iddianame hazırlamadığı gerekçesiyle, Hakimler ve Savcılar Kurulu'na (HSK) şikayet etti. Avukat Erzurumlu, Maliye Hazinesi'ne de 1 milyon liralık manevi tazminat davası açtı.

OLAY BALIKESİR'DE MEYDANA GELDİ
Balıkesir'de lise öğrencisi 15 yaşındaki E.S. kapıyı kilitlemek için 21 Şubat 2018'de evin avlusuna çıktı. E.S., çıktığı evin avlusunda gece vakti kendisine sarılarak cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla şüpheli K.Ç. (53) hakkında avukatı Gözde Dolan Erzurumlu aracılığıyla şikayetçi oldu. Gözaltına alınan şüpheli K.Ç. , hakkındaki suçlamaları reddetti; çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Balıkesir Devlet Hastanesi de mağdur E.S.'nin ruh sağlığının bozulduğu yönünde rapor hazırladı. Balıkesir 1.Sulh Ceza Hakimliği, "Sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" suçundan şüpheli K.Ç.'nin ikametine en yakın karakolda imza atma şartıyla serbest bırakılmasına karar verdi.

"AYNI MAHALLEDE SÜREKLİ MÜVEKKİLİMİZİN KARŞISINA ÇIKMAKTADIR"
Avukat Erzurumlu olayın üzerinden yaklaşık 4 ay geçmesine rağmen iddianame düzenlenmemesi gerekçesiyle HSK'ya şikayette bulundu. Erzurumlu, olayın nasıl meydana geldiğini dilekçesinde ayrıntılara yer verdi, şu ifadeleri kullandı: Hakimlikçe serbest bırakılan şüpheli halen aynı mahallede sürekli müvekkilimizin karşısına çıkmaktadır. Hatta 29 Nisan 2018 tarihinde müvekkilimiz E.S.'nin babasına saldırmıştır. Müvekkilimiz E.S.'nin olay sebebiyle psikolojisi son derece yara almış ve durum Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesi'nin 22 Şubat 2018 tarihli raporunda da açıkça belirtilmiştir. Dosya tüm deliller toplanmış olmasına rağmen bu tarihe kadar iddianame dahi hazırlanmamış, talep dilekçemiz cevapsız bırakılmıştır."

"HAKİMLER VE SAVCILARIN DA HESAP VEREBİLİR OLMASI HUKUK DEVLETİNİN GEREĞİDİR"
"Müvekkillerimiz yaşadıkları olaydan sonra dosya şüphelisi K.Ç. ile aynı köyde yaşamalarından dolayı sürekli tehdit, taciz ve hakarete uğramaktadırlar" denilen dilekçede şüphelinin eylemin tutuklama gerektiren bir suç olmasına rağmen serbest bırakıldığını şüphelinin de bu durumu güç bilerek eylemlerini arttırarak devam ettirdiği öne sürüldü. Dilekçede, "Hakim ve savcıların hukuku ihlal ettiklerinde
hesap vermeleri gerekmektedir. Devletin bütün faaliyetlerinden sorumlu olması bunu gerektirir. Hakimler ve savcıların hesap verebilir olması hukuk devletinin gereğidir. Müvekkilimizin dosya tamamlanmış olmasına rağmen iddianamenin hazırlanmamış olması sebebiyle görevde özensiz davranan şikayet edilen Balıkesir Cumhuriyet Savcısı E.I., hakkında gerekli tahkikatın ve teftişin yapılarak eylemine uyan HSK maddesi gereğince cezalandırılmasını talep ederim" denildi.

AVUKAT MALİYE HAZİNESİNE DE DAVA AÇTI
DHA Muhabirine yaptığı açıklamada Avukat Erzurumlu şunları söyledi: Bu dava nedeniyle Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/333'e sayılı dosyası ile Maliye Hazinesi'ne de 1 milyon TL'lik manevi tazminat davası açtık. Dosyada feri müdahil de dosya savcısıdır. Davanın ilk duruşması 12 Temmuz'da görülecek. Ayrıca dosyanın incelenmesinde cinsel istismar olduğu belli olan dava cinsel taciz olarak değerlendirilmiş ve dosya tamamlanmasına rağmen halen iddianame düzenlenmemiştir. Ayrıca tutuklama talepli dilekçelerimiz yanıtsız bırakılmıştır.

Görüntü Dökümü: ARŞİV
-----------------
-Şüpheli K.Ç.'nin fotoğrafı
-Avukat Erzurumlu'nun görüntüsü

04.07.2018 - 09.49 Haber Kodu : 180704013

===========

5- ÇOCUKLARDA GEÇMEYEN YÜKSEK ATEŞ İLE KENDİNİ GÖSTERİYOR, KALBE VURABİLİYOR

Haber-Kamera: Buse ÖZEL / Mustafa AKIN - İSTANBUL DHA
İlk kez 1967 yılında Japonya'da Tomisaku Kawasaki tarafından keşfedilen Kawasaki hastalığı hızla yükselen ateş, deride döküntüler, lenf bezlerinde şişkinlik gibi belirtiler ile kendisini gösteriyor. Hızlıca teşhis edilip tedavi edilebilirse tüm şikayetler ortadan kaybolurken, tedavide geciktiği takdirde hayati risk taşıyabiliyor.

"EN ÖNEMLİ BELİRTİSİ KONTROL ALTINA ALINAMAYAN ATEŞ"
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, her yıl yaklaşık 40 Kawasaki hastasını tedavi ettiklerini söyledi ve sözlerine şöyle devam etti: "Kawasaki hastalığı çocukluk çağında görmüş olduğumuz bir damar iltihabı. Orta boylu damarları tutan bir hastalık ama buradaki en önemli bulgu kontrol altına alınamayan çok yüksek ateş. Bunun yanı sıra çok ciddi döküntüler ortaya çıkıyor. Özellikle gövdeye yerleşen döküntüler gözlüyoruz. Çok belirgin olan döküntüler oluyor. Gözlerde çok ciddi bir kızarıklıkla karşımıza gelebiliyor. Dudaklarında çatlaklar meydana geliyor hatta bir anne 'Sanki birisi çocuğun dudağını bıçakla doğramış' gibi bir benzetmede bulunmuştu. Boyunda yaygın lenf bezi büyümeleri oluyor ve bu lenf bezi büyümeleri dışında el ve ayaklarda çok ciddi şişlikler gözlüyoruz."

"10 GÜN GEÇ KALINDIĞINDA KALP HASTALIĞI VE YAŞAMSAL TEHLİKE GÖRÜLÜYOR"
Yüksek ateşin korkutucu olduğunu belirten Prof. Dr. Kasapçopur, Kawasaki hastalığının belirtilerinin akla ilk olarak enfeksiyon hastalıklarını getirdiğini vurguladı ve sözlerine şöyle devam etti: "Enfeksiyon hastalıklarının belirtileri görüldüğü için bu hastalıkların teşhisi koyuluyor ve antibiyotik veriliyor. Ancak antibiyotikler bu hastalığı kontrol altına almakta yeterli olmuyor. Teşhis edilemeyip bu akut dönem belirtilerinden yaklaşık 10 gün sonra subakut döneme geçtiğinde o zaman bizi en çok korkutan tablo karşımıza çıkıyor. O zaman çocuklarda koroner arter damarlarda tutulumu oluyor. Yani koroner arter damarlarda iltihap tutulumu yaşanıyor. Kawasaki hastalığı çocuklarda koroner arter hasarı yapabilen tek hastalık olması nedeniyle tehlikeli bir hastalık. Kontrol altına alınamayan süreç çocukların kalpte bulunan koroner arterlerinde ciddi etkilenmelere, ciddi genişlemelere ve ciddi boyutta daralmalara ve tıkanmalara yol açıyor. Bu şekildeki daralmalar ve tıkanmalar kalp damarlarında oluştuğunda da çocuğun ciddi olarak yaşam tehlikesi karşımıza gelebiliyor."
Kalp dışında safra kesesinde de tutulum olabildiğini belirten Prof. Dr. Kasapçopur, menenjit de görülebildiğini söyledi ve koroner damarlardaki bozukluklar o dönemde tanılandırılıp kontrol edilmezse kalıcı koroner arter hasarları meydana geldiğini açıkladı.

"ERKEN TEŞHİS EDİLDİĞİ İÇİN HİÇBİR SIKINTISI KALMADI"
Bodrum'da yaşayan ve Kawasaki hastalığı geçiren minik Ada'nın annesi ise teşhis koyulana kadar antibiyotik tedavisi gördüklerini ancak bu tedavinin yeterli gelmediğini belirtti ve şunları söyledi: "İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ne geldikten sonra tedaviye başlandı ve çok hızlı bir şekilde Ada düzeldi. Döküntüler geçti, ateşi düştü. 5-6 gündür düşmeyen bir ateş vardı ama ilaçlardan sonra o da gitti. Sonra 4 gece Cerrahpaşa'da tedavi olduk. 4 gün sonra tahliller yapıldığında kan değerleri normale gelmişti. Şu anda hiçbir sıkıntısı kalmadı hastalık ile ilgili erken teşhis edildiği için."

Görüntü Dökümü:
-Prof.Dr. Kasapçopur ile röp
-Ada ve annesi ile röp
-Detaylar
==========

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön