HABER

DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 3 

 (geniş haber) 1- 15 TEMMUZ ŞEHİTLER KÖPRÜSÜ DAVASI'NDA KARAR AÇIKLANDI * 72 sanığa "Anayasayı ihlal" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi Haber: Serpil KIRKESER - Yüksel KOÇ - Yılmaz BEZGİN -  İSTANBUL DHA FETÖ'nün darbe girişimi sırasında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde 34 kişinin şehit olduğu olaylara ilişkin 133'ü tutuklu, 143 asker hakkında açılan davada 9 ay sonra karar çıktı.

(geniş haber)
1- 15 TEMMUZ ŞEHİTLER KÖPRÜSÜ DAVASI'NDA KARAR AÇIKLANDI

* 72 sanığa "Anayasayı ihlal" suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi

Haber: Serpil KIRKESER - Yüksel KOÇ - Yılmaz BEZGİN - İSTANBUL DHA
FETÖ'nün darbe girişimi sırasında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde 34 kişinin şehit olduğu olaylara ilişkin 133'ü tutuklu, 143 asker hakkında açılan davada 9 ay sonra karar çıktı. Mahkeme heyeti, "Anayasayı ihlal" suçundan 72 sanığı ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. 22 sanığın "Anayasal düzeni ortadan kaydırmaya teşebbüse yardım etme" suçundan 17 yıl 6'şar ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmeden mahkeme heyeti, 5 sanığa da yine "Anayasal düzeni ortadan kaydırmaya teşebbüse yardım etme" suçundan 15'er yıl hapis cezası verdi. 44 sanık ise tüm suçlardan ayrı ayrı beraat etti. Kararın açıklanmasının ardından duruşma salonu karıştı. Şikayetçiler ellerindeki bazı maddeleri sanıklara fırlattı. Jandarma duruşma salonunu tamamen boşalttı.

SANIKLAR DURUŞMAYA KATILDI
İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada tutuklu 133 sanık hazır bulundu. Öte yandan çok sayıda müşteki ve izleyici de duruşmaya katıldı.

MAHKEME KARARINI AÇIKLADI
Saat 10.45 'te kararını açıklayan mahkeme heyeti bir saatte kararını okudu. Mahkeme heyeti, Türk Ceza Kanunu'nun 309. Maddesinde yer alan "Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs" suçundan 72 sanığı ayrı ayrı ağırlaştırmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme heyeti , 22 sanığa "Anayasal düzeni ortadan kaydırmaya teşebbüse yardım etme" suçundan 17 yıl 6'şar ay, 5 sanığa da aynı suçtan 15'er yıl hapis cezası verdi.

DEĞİŞİK ORANLARDA HAPİS CEZALARINA ÇARPTIRILDI
Abdullah Tayyip Olçok'un şehit edilmesine ilişkin 12 sanık da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Erol Olçok'un şehit edilmesine ilişkin de yine 12 sanık da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Öte yandan sanıklar değişik suçlardan farklı oranlarda hapis cezalarına çarptırıldı.Mahkeme heyeti, 44 sanığı tüm suçlardan ayrı ayrı beraatine karar verdi.

SALON KARIŞTI
Kararın okunmasının ardından sanıklar marş okudu. Bunun üzerine şikayetçiler de sanıklara tepki göstererek, sıraların üzerine çıktı. Bazı müştekiler de ellerinde bulunan maddeleri sanıkların bulunduğu bölüme fırtlattı. Bir müşteki de elindeki bastonu sanıklara doğru fırlattığı görüldü. Bazı sanıklar götürülürken şikayetçilere el salladı. Duruşma salonu önünde de gerginlik ve arbede bir süre daha devam etti. Jandarma bunun üzerine duruşma salonunu tamamen boşalttı.

Görüntü Dökümü:
------------------
Duruşma salonu önünden görüntü
Genel ve detaylar
12.07.2018 - 11.58 Haber Kodu : 180712069_

(ek görüntü)
2- MAHKEME SALONUNA 34 ŞEHİDİ TEMSİLEN 34 TÜRK BAYRAĞI GETİRİLDİ

Serpil KIRKESER Yılmaz BEZGİN - İSTANBUL DHA
FETÖ'nün darbe girişimi sırasında 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde 34 kişinin şehit olduğu olaylara ilişkin 133'ü tutuklu, 143 asker hakkında açılan davada karar açıklandı. 15 Temmuz Derneği, davanın görüldüğü Silivri'deki İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'ne 34 Türk bayrağı getirdi. Bayraklar şikayetçilerin bulunduğu masalara konuldu. Mahkeme salonunun çizimi de dernek tarafından yaptırılarak basına dağıtıldı. Öte yandan da duruşma salonunun dışındaki vatandaşlar kararın açıklanmasının ardından yanlarında getirdikleri dev Türk Bayrağını açtı.

Ek görüntü
////////////////
-Dışarda açılan dev Türk Bayrağı
-Vatandaşarın bayrağı açması
-Genel ve detaylar

Görüntü Dökümü:
------
-Derneğin yaptırdığı çizim
12.07.2018 - 12.25 Haber Kodu : 180712079_

3- RAVZA KAVAKCI KAN'DAN SİLİVRİ'DE AÇIKLAMA

Haber-Kamera: Yılmaz BEZGİN İstanbul DHA
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakcı Kan, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü Davası öncesi yaptığı açıklamada "15 Temmuz hain darbe girişimi, bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yaşama hakkına yapılmış bir müdahaleydi, bir tecavüzdü" dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ravza Kavakcı Kan, AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak ile İstanbul 25. Ağır
Mahkemesi'nce görülen 15 Temmuz Şehitler Köprüsü Davası'nın karar duruşmasını takip etmek için Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi'ne geldi. Burada bir açıklama yapan Kan şu ifadeleri kullandı;

"SUÇLU OLANLARIN ADALET ÖNÜNDE HESAP VERECEĞİNİ GÖRECEĞİZ"
"Bu dava, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü davası. Bu davada dik durmuş olan, bu davada yargılananların hayatta yaşama haklarını ellerinden almış oldukları 34 şehidimiz var. 32'si sivil şehidimiz. En genç şehidimiz Abdullah Tayyip Olçok. Babası Erol Olçok Beyefendi ile şehit edilmişti 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde. Bu duruşmada 424 müşteki, 133'ü tutuklu toplam 144 sanık var. Bugün bu sanıkların adalet önünde hesap verdiğini göreceğiz. Bu dava 9 Ekim 2017'de başladı. Bugün mahkeme heyetinin kararını açıklamasını bekliyoruz. Her biri için 37'şer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istemi olan sanıkların, suçlu olanların adalet önünde hesap vereceğini göreceğiz. Varsa suçsuz olanların serbest kaldığını göreceğiz. 15 Temmuz hain darbe girişimi, bütün Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yaşama hakkına yapılmış bir müdahaleydi, bir tecavüzdü."

ŞENOCAK DA BİR AÇIKLAMA YAPTI
AK Parti İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak da "Boğaziçi Köprüsü, 15 Temmuz'daki darbe girişiminde yapılan mücadele 34 kardeşimizin şehit edildiği yerdir. Daha önce nasıl dediysek 'Çanakkale geçilmez.' o gün de aynı duygularla boğaz köprüsü geçilmez uygulamasını da oradaki kardeşlerimizin verdiği mücadele sonunda bir kez daha görmüş olduk." dedi.

Görüntü dökümü:
-----------------
-Kan'ın açıklamaları
-Şenocak'ın görüntüsü
-Duruşmayı takip etmeye gelen vatandaşlar
-Genel ve detaylar
12.07.2018 - 12.20 Haber Kodu : 180712080

(TEKRAR)
4 - OKTAR GRUBUNDAN KAÇAN ESKİ ÜYELERDEN AÇIKLAMALAR

* Ceylan Özgül,

"7, 10, 14, 17 yaşında taciz edilen kızlar vardı"

Haber-Kamera: Mehmet İlkay ÖZER/İSTANBUL,(DHA)
Adnan Oktar ve grubuna yapılan operasyonun ardından, grupta uzun yıllar kalan ve yakın zamanlarda ayrılan Ceylan Özgül ve Ümit Kuruca yaşadıklarını DHA'ya anlattı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca kamuoyunda "Adnan Hoca" olarak bilinen Adnan Oktar ve grubuna yönelik sabah saatlerinde operasyon başlatıldı. Başta Adnan Oktar olmak üzere grupla bağlantısı bulunan 170 kişi gözaltına alındı. Grup içerisinde yer alan ve yakın tarihlerde bağlantılarını koparan Ceylan Özgül ve Ümit Kuruca, Adan Oktar ve çevresi hakkında açıklamalarda bulundu.

"KANDIRDILAR"
Ceylan Özgül, "2006 yılının sonunda örgüte dahil oldum. Üniversite yıllarının sonunda, 24-25'li yaşlarda girdim. Örgüt, zaman içerisinde evrim geçirdi. Benim girdiğim yıllarda televizyonları yoktu. Şu anda olan kıyafetler, görüntüler ve danslar yoktu. Benim dahil olduğum zaman Harun Yahya ismiyle çıkartılan kitaplar, konferanslar gibi faaliyetler vardı. Bu faaliyetlerin faydalı olduğunu düşündüğüm için, bu şekilde beni kandırdılar" dedi.

"BULUNDUĞUM HÜCREDE KADINLAR HAPİS HAYATI YAŞARLARDI"
"Örgüt içinde 'hücre' sistemi vardı. Herkes her şeyi bilmez" diyen Özgül, "Zaman içerisinde öğrenirsiniz bilgileri. Vakit geçirmeniz gerekir. Siz sadece kendi hücrenizde yapılan şeyleri öğrenirsiniz. Bana son zamanlarda bazı mahrem bilgiler açılmaya başlandı. Bunlardan bazıları da Türkiye aleyhine yapılan faaliyetlerdi. Bu bilgileri öğrendiğim 2013'te kaçma girişimim oldu. Fakat başarısız oldum. Çünkü benim bulunduğum hücrede kadınlar hapis hayatı yaşarlardı. Doktora bile yanınızda birisi olmadan, gidemezdiniz. Yanınızda gardiyanlar vardır. Doktor sizi kabinde muayene ederken bile yanınızdadırlar. Doktora gideceğim diye hastaneden randevu alıp, kaçmayı denedim. Fakat yakalandım. 2017'ye kadar baskı altında kaldım. 2017'de kaçtım" diye konuştu.

"BANA, 'HER ŞEYİ SORGULAMA, SANA DENİLENİ YAP' DEDİ"
Özgül şöyle devam etti:
Örgütten ayrılma aşamasında beni ilk rahatsız eden Türkiye aleyhine faaliyetlerdi. Amerika'daki çok fazla sayıda düşünce kuruluşuna Türkiye hakkında verilmesi sakıncalı olan bilgiler veriliyordu. Kaçmadan önce Adnan Oktar'la bu konuyla alakalı kavga etmiştim. Bana, 'her şeyi sorgulama. Sana denileni yap' demişti. Ben örgüt içinde yer alan hücrelerden 'Bacılar' grubundaydım. Dışarıdan gelen bir kadının 'Bacılar' grubuna sıfırdan girmesi çok nadir olan bir şeydi. Yeni gelenler genel olarak 'Kız kardeşler' grubuna dahil oluyorlardı. Yeni gelenler eskilerin yanına çok fazla dahil olmuyorlar. Yeni dahil olanlar erkek arkadaş sistemi ile dahil olmaya başladılar. Burada haremlik, selamlık bir yapı söz konusuydu.

"7, 10, 14, 17 YAŞINDA TACİZ EDİLEN KIZLAR VARDI"
Örgüt içerisinde küçük çocukları taciz ettiklerini belirten Özgül, "Örgütten ayrıldıktan sonra çok sayıda tehdit aldım. Bunun için yargıya başvurarak, Adnan Oktar'a karşı uzaklaştırma kararı çıkarttım. Rahatsız olduğum ve kendimi güvende hissetmediğim için. Oktar'ın etrafında sadece silahlı kişiler dolaşıyor. Benim bulunduğum yerlere geldiği için ve bu tip tehditleri olduğu için yargıya başvurdum. Bunun üzerine örgütün bana karşı saldırıları, iftiraları ve itibarsızlaştırma çalışmaları çok daha fazla arttı. Örgütün en çok iç acıtan yaptığı suçlardan bir tanesi; 7, 10, 14, 17 yaşında taciz edilen kızlar vardı. Bunların arasında müşteki olanlar da var. Hiç azımsanmayacak sayıda değiller. Benim gördüğüm kadarıyla bu tacize uğrayanların müşteki sıfatıyla davaya dahil olmasının ardından süreç çok daha hızla hareket etti. Biz gittik yetkililere her şeyi anlattık. Arka planda neler olduğunu bilmiyorduk" dedi.

"AİLENİZİN YANINDAN AYRILMAYIN"
Özgül, gençlerin bu tarz örgütlere karşı dikkatli olmalarını ve ailelerine sırt çevirmemelerini belirterek, "Bu örgüt ve buna benzer diğer örgütlerle alakalı olarak: Aileniz sizi seviyor ve önem veriyor. İnsan genç yaşta ailesini dinlemek istemiyor. Karşısına çıkan bir şeye kendisi karar vermek istiyor. Hâlbuki deneyim satın alınamayan bir değer. İnsan bazen istemese bile ailesini dinlemesi gerekiyor. Ailenizin yanından ayrılmayın. Onların size sahip çıkmasına izin verin" diye konuştu.

"ÖRGÜT İÇİNDE YAŞI KÜÇÜK, REŞİT OLMAYAN KIZLAR OLDUĞUNU BİLİYORDUM"
13 yıl örgüt içerinde kaldığını belirten Ümit Kuruca ise, "Burada hücre sistemi vardı. Ben en yakınında olmama rağmen, bilmediğim birçok konu vardı. Arabasını kullanıyor, telefonlarına bakıyor, bütün organizasyonlarına bakıyordum. Aynı evde kalıyordum bu adamla. Buna rağmen benim de bilmediğim birçok konu ile karşılaştık. Örgüt içinde yaşı küçük, reşit olmayan kızlar olduğunu biliyordum. Ama daha da fazla olduğunu öğrendik" dedi.

"YURT DIŞINDAN ÖRGÜTE KARŞI YÜKLÜ MİKTARDA FİNANS SAĞLANIYORDU"
Kuruca, "Örgüt içinde erkekler kısmında bölüm bölüm herkesin faaliyet yaptığı alanlar vardı. Kimisi yurt dışı bağlantılarını kurardı. Örgüte İsrail ve Pentagon tarafından yüklü miktarda paralar gelirdi. Kimi zaman hediye kisvesi altında çok pahalı hediyeler gelirdi. Yurt dışından örgüte karşı yüklü miktarda finans sağlanıyordu. Televizyona sürekli İsrail ve Amerika'dan misafirler gelip, programlara çıkıyordu. Bunların arka planında o kişilerin para karşılığında fikirlerini ülkemizde anlatması yatıyordu" diye konuştu.

"BAŞKANLIK SİSTEMİNE KARŞIYDI"
Adnan Oktar'ın başkanlık sistemine tamamen karşı olduğunu belirten Kuruca, "Başkanlık sistemini Abdullah Öcalan'ın desteklediğini, çok yanlış olacağı şeklinde devlet büyüklerimize aba altından sopa göstererek, yıllarca faaliyette bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı özelde eleştiriyordu. Birçok devlet büyüğünü özelde eleştiriyordu. Özel sohbetleri ve televizyondaki açıklamaları tamamen terstir. Bir anda gelişen bir şey olmadı. Çünkü oraya yıllarınızı veriyorsunuz. Oradaki arkadaşlarınızı seviyorsunuz. Allah adıyla kandırıldığımız için bazı şeyleri algılayamadık. Yaşımız çok küçüktü. Ben örgüte girdiğimde 18 yaşındaydım. Birçok şeyi zamanla daha iyi anlayabildim. Biz bu davanın sonuna kadar takipçisi olacağız" ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü:
--------------------
-Ceylan Özgül ve Ümit Kuruca'dan detaylar
-Özgül'ün açıklamaları
-Kuruca'nın konuşması

11.07.2018 - 23.29 Haber Kodu : 180711260

========================

5- CİHANGİR'DE DENİZ MANZARALI ÇÖP EV

Haber-Kamera: Zeki GÜNAL/İSTANBUL,(DHA)
Beyoğlu'nda bir apartmanın 6. katında gayrimenkul zengini kadının deniz manzaralı evinden 8 ton çöp çıktı.
Cihangir Mahallesi Pürtelaş Sokak'taki bir apartmanın 6. katındaki daireden kötü kokular gelmesi üzerine Beyoğlu Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğüne ihbar geldi. Polis ekipleri ile eve gelen belediye ekipleri kapıyı çilingir yardımıyla açarak içeriye girdi. Eve girildiğinde kapılara kadar taşan çöp yığınları ile karşılaşıldı. Yaklaşık 8 ton çöp bulunduğu belirtilen evden çıkarılan çöpler kamyonlara taşındı. Cihangir Mahalle Muhtarı Sündüs Uluman, "Ben burada 20 yıllık mahalle muhtarıyım. Burada yaşayan kadını da 20 yıldır tanırım. Bankadaki parasını batırdıktan sonra kafayı yedi. Kadın çok zengin, gayrimenkul zenginiydi. Son zamanlarda sokakta bulduğu tüm eşyaları eve taşımaya başlamıştı. Çocuğunu bile eve almıyordu. Evde ölmüş 2 ay sonra fark edildi. Alt kat satılığa çıkmıştı eve bakmaya gelen bir alıcının kötü kokuyu fark etmesi üzerine eve girildi ölmüştü" diye konuştu.
Bu arada evin sahibi Meliha Öner'in 4 ay önce hayatını kaybettiği öğrenildi. Çöp evde hayatını kaybeden Öner'in cenazesi çıkarıldıktan sonra kızına bilgi verildiği ancak kızının evi kilitleyerek ilgilenmediği belirtildi.

Görüntü dökümü
--------------------
-Belediye ekiplerinin gelişi
-Kilitli kapının polis nezaretinde açılması
-Evde kapılara kadar taşan çöpler
-Belediye ekiplerinin çöpleri toplaması
-Evin deniz manzarası
- Mahalle Muhtarı Sündüs Uluman ile röportaj
-Evden çıkan çöplerin kamyona taşınması
-Sokağın yıkanması
-Genel ve detay görüntüler

12.07.2018 - 12.22 Haber Kodu : 180712078_

======================

6- İSTANBUL'DA TERÖR OPERASYONU: 6 GÖZALTI

Çağatay KENARLI, İstanbul DHA
Eyüpsultan Güzeltepe Mahallesi'nde lüks bir aracı kundaklanması ile ilgili düzenlenen operasyonda terör örgütü PKK'dan kaydı bulunan 6 kişi gözaltına alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şube ekipleri, 6 Temmuz'da Eyüpsultan Güzeltepe Mahallesi'nde parka halinde bulunan lüks bir otomobilin kundaklanmasıyla ilgili çalışma başlattı. Polis ekipleri yaptığı çalışmalarda lüks otomobile yanıcı madde dökerek kundaklayan kişilerin terör örgütü PKK'dan kaydı bulunan kişiler olduğunu belirleyerek operasyon kararı aldı. TEM ekipleri dün gece saatlerinde düzenlediği operasyonda 6 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin İstanbul'un çeşitli ilçelerde bulunan adreslerinde yapılan aramalarda 1 tabanca, 1 pompalı tüfek, 51 fişek ile çok sayıda dijital örgütsel dökümanlar ele geçirildi. Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

========================================

(ÖZEL)
7- KARAKÖY'DE TAKSİCİYE SALDIRI KAMERADA

* Beyoğlu'nda taksi durağının yanından geçen minibüsten taksi sürücüsüne ateş açıldı.

* Silahlı saldırıdan yara almadan kurtulan taksi şoförü " 'Uber ulan Uber diyerek üç el ateş etti" dedi.

Haber-Kamera: Hasan YILDIRIM- Hakan KAYA İSTANBUL DHA
Karaköy'de taksi sürücüsüne silahlı saldırı güvenlik kamerasına yansıdı.
Olay, Karaköy Maliye Caddesi'nden 30 Haziran gecesi meydana geldi. İddiaya göre, durakta sırasını bekleyen taksi şoförünün yanına yaklaşan araçtan 3 el ateş açıldı. Minibüs sürücüsü hızla kaçarken saldırıdan yara almadan kurtulan taksi sürücüsü şikayetçi oldu. Olayı anlatan taksi şoförü Nuri Kaplan "Gece saat 23.00'da durakta duruyordum. İkinci sırada arabanın içinde oturuyordum. Hava sıcak olduğu için camlar kapalı, klima açıktı. İçeride müzik açık olduğu için dışarıyı duymuyordum. Ters yoldan gelen bir araç benim yanımda durdu. Sürücünün camı açıktı. Bana birşeyler söyledi. Ben de ne olduğunu anlamadım. Arabamın çamını açtım. Anlamadım. Buyurun deyince bana elindeki tabancayı sallayarak 'sıkıntı var' dedi ve küfür etti" dedi.

'UBER OĞLUM UBER GÖSTERECEĞİZ SİZE' DEDİ.
Araçtan inip küfür eden kişinin peşinden gittiğini belirten Kaplan, "Araç sürücüsü gaza basarak uzaklaştı. Giderken de 'Uber oğlum Uber göstereceğiz size' dedi. Ben de peşinden koştum. Trafik ışıklarında trafik sıkışınca durdu. Aracın kapıları kapalıydı. Camdan bana doğru iki el ateş etti. Bir el de yukarıya doğru ateş ederek kaçtı. Hiç tanımadığım, ilk defa gördüğüm bir kişi bana bunları yaptı. Ben de polis merkezine giderek şikayetçi oldum. İstanbul gibi bir yerde hiç tanımadığın kişiye tabanca göstermek, ateş etmek nedir? Nerede yaşıyoruz?" diye konuştu. Taksi sürücüsünün şikayeti üzerine çalışma başlatan polis, güvenlik kameralarından plakası tespit edilen saldırganı arıyor.

Görüntü Dökümü:
------------
-GÜVENLİK KAMERASI
-Park halindeki taksi
-Taksinin yanına yanaşan beyaz araç
-Bir süre bekleyen beyaz araç sürücüsünün taksi şoförüne silah doğrultması
-Taksi sürücüsü ve arkadaşlarının aracın peşinden koşması
-AKTÜEL GÖRÜNTÜ
-Taksi sürücüsü ile röp.
-Olayın meydana geldiği yerden görüntü
-Taksi sürücüsünün ifade tutanağı
-Genel ve detaylar
12.07.2018 - 12.30 Haber Kodu : 180712083_
========================

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön