HABER

DHA İSTANBUL BÜLTENİ - 3 

SEÇİM sonrası çalışmalarına Maslak'taki ofisinde devam eden Ekrem İmamoğlu, mazbata süreci ile ilgili, "Bir sorun yok.

DHA İSTANBUL BÜLTENİ- 3

1- İMAMOĞLU: (MAZBATA) YARIN OLUR DİYE ÜMİDİMİZ VAR

Haber - Kamera: Gökhan ÇELİK - Onur MERİÇ, İSTANBUL(DHA) SEÇİM sonrası çalışmalarına Maslak'taki ofisinde devam eden Ekrem İmamoğlu, mazbata süreci ile ilgili, "Bir sorun yok. Herhalde yazılıyordur. Rutin zamanlamayı bekliyoruz. Muhtemelen yarın olur diye ümidimiz var" dedi.
Beylikdüzü'ndeki evinden sabah saatlerinde çıkan Ekrem İmamoğlu, Maslak'taki ofisine geçti. İmamoğlu burada gazetecilerin sorularını yanıtladı. İmamoğlu'na ilk olarak dün neler yaptığı soruldu.
İmamoğlu, "Epeyce dinlendim, biraz çalıştım. Yazdım, notlarımız toparladım, hazırlık yaptım. Akşam çıktım biraz işlerim vardı. Milletvekillerine teşekkür ettim. Bugün de çalışmalarımıza devam ediyoruz. İnşallah hazırlık yapıyoruz. Sabah kahvaltımızı uzun uzun yaptım. Eşim çocuklarım, annem babam. Uzun uzun konuştuk dertleştik. Şimdi hazırlık yapıyoruz. Heyecanımızı İstanbul'a katmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.

"MUHTEMELEN YARIN OLUR DİYE ÜMİDİMİZ VAR"
İmamoğlu mazbata süreci ile ilgili, "Bir sorun yok. Herhalde yazılıyordur. Rutin zamanlamayı bekliyoruz. Muhtemelen yarın olur diye ümidimiz var. Şuanda bize ulaşan negatif bir durum yok. Bize ulaşmış itiraz yok. Yarına bekliyoruz " dedi.
Ekrem İmamoğlu, yasal itiraz süreci ilgili de, "Evet bugün itiraz süreci bitiyor. İtiraz olabilir. İl seçim reddedebilir. Bilemiyorum o süreçleri. Yarın olması yönünde bekliyoruz. Olursa vatandaşlarımıza da duyuracağız devir teslimi" şeklinde konuştu

"16 MİLYON İNSANIN KAZANDIĞINI ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLERDE İSPAT EDECEĞİZ"
İmamoğlu seçim akşamı evde yaşadıkları ile ilgili de, "Açıkça saat 3'e kadar sürdü evde olmamız. Kızım uyumuştu. 2 oğlumla sarılabildik. Bu süreci hiçbir yerde hiçbir zaman zafer olarak tanımlamadım. Çünkü toplumun bir kesimine karşı bir zafer vesaire yok. Bu bir demokrasiyi tamir etme süreciydi. Elbette biz seçimi kazandık, ama millet kazansın istiyorum. Hiç kimse dışında kalmadan 16 milyon kazansın istiyorum. Onu başardığımızı düşünüyorum. İnşallah 16 milyon insanın kazandığını önümüzdeki günlerde ispat edeceğiz" dedi.

Görüntü dökümü
--------------------------------
-İmamoğlu'nun açıklamaları
-Genel ve detaylar
25.06.2019 -15.15 Haber Kodu : 190625134

(Geniş haber)
2-ABD İSTANBUL BAŞKONSOLOSLUĞU GÖREVLİSİ NAZMİ METE CANTÜRK'ÜN EV HAPSİ KALDIRILDI

Haber-Kamera: Özden ATİK-İdris TİFTİKÇİ/İSTANBUL,(DHA)
ABD İstanbul Başkonsolosluğu çalışanı Nazmi Mete Cantürk'ün ev hapsi kaldırıldı.
ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu'nda güvenlik biriminde çalışan Nazmi Mete Cantürk, eşi Sevim Cantürk ve kızı Kevser İrem Cantürk ile birlikte "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan bugün hakim karşısına çıktılar. Ev hapsinde tutulan Nazmi Mete Cantürk'ün "konutu terk etmemek" şeklindeki yasağının kaldırılmasına karar veren mahkeme, hakkında haftada bir gün ikametine en yakın karakolda imza verme şartı getirdi. Diğer sanıklar Sevim Cantürk ve Kevser İrem Cantürk hakkındaki imza verme şeklindeki adli kontrol kararlarının ise ayrı ayrı kaldırılmasına hükmedildi.

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, sanıklar Nazmi Mete Cantürk, Sevim Cantürk ve Kevser İrem Cantürk katıldı. Duruşmaya, ABD İstanbul Başkonsolosu Daria Darnell, eski İstanbul Başkonsolosu Jennifer L. Davis ve ABD Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Jeffrey Hovenier ile konsolosluk yetkilileri takip etti. Duruşmayı, yabancı basın mensupları da izledi.
Duruşmada savunmasını yapan sanık Nazmi Mete Cantürk, eşiyle 1988 yılında evlendiğini, o dönem gazetede gördüğü ABD Başkonsolosluğu'nun iş ilanına başvurduğunu belirterek "Daha önce yurtdışında çalıştığım için İngilizce biliyordum. İşe alındım. Bir sene resepsiyonist olarak çalıştım. Daha sonra gece tercümanlığı görevine geçtim. 1990'dan itibaren ABD konsolosluğunda bölge güvenlik ofisinde araştırma elemanı olarak görev yapmaya başladım. Görev alanlarım, mekan korunması, makam korunması, güvenlik soruşturmasıdır." dedi.

FETÖ ÜYELERİYLE KALDIĞI OTEL İDDİASINA YÖNELİK: KONSOLOSLUĞUN GÖREVLENDİRMESİYLE GİTTİM
Görevi kapsamında resmi kurumlarla görüşmeleri olduğunu da ifade eden Cantürk, "Amerikan birimleri Türk birimleri ile bağlantı kurmamı isterse onları arardım. Türkiye ziyaretleri sebebiyle kendilerine görev verilen emniyet mensupları ile toplantı yapıp güvenliği sağlama planları yapıyordum. Bu sebeple bir çok emniyet görevlisi ile görüşmem olmuştur. Görevim gereği bir çok devlet kurum personeli ile özel şirket görevlilerine güvenlikle ilgili sunum yaptım. İddianamede, Adana ve Antalya'da FETÖ üyeleri ile aynı otelde kaldığım iddia ediliyor. Bu seyahatleri konsolosluğun beni görevlendirmesi üzerine gerçekleştirdim. Seyahatlerde hangi otelde ne kadar kalacağım konsolosluk tarafından belirlenir, ödemeler de konsolosluk tarafından yapılır. Otellerde kalan kişilerin kim olduğunu bilmem mümkün değildir. Aynı tarihte aynı otelde kaldığım hakkında FETÖ soruşturması olan kişileri tanımam. Görevli olarak orada bulundum" şeklinde konuştu.

"METİN TOPUZ İLE KAVGA ETMİŞTİK"
Casusluk iddiasıyla yargılanan ABD İstanbul Başkonsolosluğunun irtibat görevlisi Metin Topuz'un iddianamede yer alan söylediklerine yönelik de konuşan Cantürk, "Metin Topuz ile seneler önce iş yerinde bir kavga etmiştik. Bu nedenle benim aleyhime bir ithamda bulunduğunu düşünüyorum. Metin Topuz ile ilk işe başladığım zaman santralde zaman zaman karşılaşırdık. Bir sefer araba park alanı nedeni ile bir hususta benim altımda çalışan bir kişiye hakaret ettiğine şahit oldum. Kendisine çıkıştım, aramızda bir arbede oldu. Bundan sonra hiç kendisi ile görüşmedim. Dolayısıyla benim hangi gazeteyi okuduğunu dini görüşümü bilemez. Hiç arkadaşlığım olmadı. FETÖ'ye üye olduğum iddiasını tamamen reddediyorum. Ev hapsi nedeniyle hürriyetim kısıtlandı. 17 aydır devam eden tedbirler, ceza haline döndü. Beraatimi talep ediyorum" diye konuştu.

EŞİ DE SUÇLAMALARI REDDETTİ
Nazmi Mete Cantürk'ün eşi emekli kimya mühendisi Sevim Cantürk ise suçlamayı kabul etmeyerek, "Bu evlilik bana şu anda ağır cezada sanık olmak gibi bir şey kazandırdı. Çünkü eşimle ilgili böyle bir şey olmasaydı şu an ağır cezada sanık olmayacaktım. 9 gün gözaltında kaldım. Savcı ifademi aldıktan sonra serbest bıraktı. Bank Asya'da 2005'de açılmış bir hesabım var. Evime çok yakındı. O nedenle hesap açtırdım. Cep telefonuma gelen mesajlar herkese gelen toplu mesajlardır. Mesela 'Kimse Yok mu Derneği'nden gelen mesajlar. Telefon numaramı nereden aldılar bilmiyorum. Ankara'daki otelde bir gece konakladık. Kesinlikle hiçbir toplantıya katılmadım" diye konuştu.
Duruşma savcısının, 'Ankara'dan Amasya'ya 4,5-5 saatlik bir süre var. Ekstradan bir konaklama ihtiyacı neden hissettiniz?" diye sorması üzerine Sevim Cantürk, "Termal oteli merak ettik. Kızımla bir gün konakladık o yüzden" yanıtını verdi. Bunun üzerine savcının, "Aynı tarihte FETÖ yöneticilerinin orada toplantısı varmış, bilginiz yok muydu?" sorusuna ise Sevim Cantürk, "Kaldığım otelde kalan her insan hakkında bilgi sahibi olamam" dedi.

KIZI ADLİ KONTROLÜN KALDIRILMASINI TALEP ETTİ
Nazmi Mete Cantürk'ün doktor olan kızı Kevser İrem Cantürk ise suçlamaları kabul etmeyerek, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün toplantılarına katılmadığını, okuduğu dönemde yurtlarında kalmadığını, Bylock kullanmadığını ifade ederek adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasını istedi.

SAVCI, METİN TOPUZ'UN DİNLENMESİNİ İSTEDİ
Savcı, sanıklar hakkındaki adli kontrol hükümlerinin devamını ve casusluk yaptığı iddiasıyla hakkında dava açılan ABD'nin İstanbul Başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz'un tanık olarak dinlenilmesini talep etti.

EV HAPSİ KALDIRILDI
Talepleri değerlendiren mahkeme heyeti, sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, sabit ikametgah sahibi olması, konutu terk etmeme yasağının uygulandığı süre, sağlık durumu gibi gerekçelerle Nazmi Mete Cantürk hakkındaki "konutu terk etmemesi" şeklindeki adli kontrol hükmünün kaldırılmasına karar verdi. Sanık Nazmi Mete Cantürk hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının devamına da karar veren heyet, sanığın haftada bir olmak üzere karakola imza atmasına hükmetti. Sanıklar Sevim Cantürk ve Kevser İrem Cantürk hakkındaki imza şeklindeki adli kontrol hükümlerini de kaldıran heyet, sanıklar hakkındaki yurt dışına çıkış yasaklarının ise devamını kararlaştırdı. Casusluk suçundan başka mahkemede yargılanan Metin Topuz'un da tanık olarak dinlenilmesine hükmetti. Duruşma, 2 Ekim'e ertelendi.

MASLAHATGÜZAR AÇIKLAMA YAPTI
Duruşma sonunda ABD Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Jeffrey Hovenier, göreve yeni atanan ABD İstanbul Başkonsolosu Daria Darnell ile birlikte adliye önündeki meydanda basın mensuplarına açıklama yaptı. Tercüman tarafından çevrilen konuşmasında Hovenier, mahkemenin adli kontrol kararlarının kaldırılması şeklinde kararını doğru bulduğunu belirterek "Kendisine yüklenen suçlamaların herhangi bir delilinin de görmediğimizi ifade etmek isterim. Bir de sadece bu süreç değil tabii ki, bütün devam eden yargı süreçleriyle ilgili olarak çabuk, şeffaf ve adil çözüm konusundaki arzumuzu tekrar dile getirmek isterim" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
----------------------
-Nazmi Mete Cantürk (cep telefonundan) duruşma salonundan çıkışı
-Jeffrey Hovenier basın açıklaması
-Genel ve detaylar
25.06.2019 -12.22 Haber Kodu : 190625072_
25.06.2019 -12.28 Haber Kodu : 190625076

3-KADIKÖY'DE ÇIKAN YANGINDA ÖLEN ÇİFTİN CENAZELERİ TOPRAĞA VERİLDİ

Gamze ŞİMŞEK- Murat KORKMAZ/ İSTANBUL, (DHA)-KADIKÖY'de 7 katlı binanın 3'ncü katında çıkan yangında hayatını kaybeden Behzat Barbaros Çehreli ve eşi Ülker Çehreli'nin cenazeleri toprağa verildi.
Kozyatağı Mahallesi, Bayer Caddesi'nde 7 katlı bir binanın 3. katında pazar günü çıkan yangında Behzat Barbaros Çehreli (75) ve eşi Ülker Çehreli (74) hayatını kaybetmiş, engelli oğulları yaralı olarak kurtulmuştu. Behzat Barbaros Çehreli, engelli oğlu Bora Çehreli'yi dışarı çıkarttıktan sonra eşi Ülker Çehreli'yi kurtarmak için tekrar daireye girmiş fakat bir daha dışarı çıkamamıştı. Behzat Barbaros Çehreli ve eşi Ülker Çehreli'nin cenazeleri bugün Kozyatağı Mehmet Çavuş Camii'ne getirildi. Burada düzenlenen cenaze törenine çok sayıda aile yakını katıldı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlı'ğını kazanan Ekrem İmamoğlu da cenaze törenine çelenk gönderdi. Anne ve babanın cenazeleri öğle namazının ardından kılınan cenaze namazından sonra Topkapı Mezarlığı'na defnedildi.

Görüntü Dökümü:
----------------
-Cenazeye katılan insanlar
-Cenaze namazının kılınması
-Cenazenin taşınması
-Genel ve detay
25.06.2019 - 15.16 Haber Kodu : 190625135

4-ÇOCUĞUYLA HASTANEYE GİDEN KADINA KAPKAÇ KAMERADA

Haber-Kamera: Emin YEŞİL/ İSTANBUL, (DHA)
Sultangazi'de kızıyla yürüyen bir kadının içinde telefon ve hastane raporlarının da bulunduğu çantası kimliği belirsiz bir kapkaççı tarafından çalındı. Kapkaç anları kameralara saniye saniye yansıdı.
Olay, Yunus Emre Mahallesi'nde meydana geldi. T.D.(25) isimli kadın, rahatsızlığından dolayı hastaneye gitmek için küçük kızı ile birlikte evden çıktı. Elindeki bastonla yolda güçlükle yürüyen kadın Kıbrıs Caddesi'ne geldiğinde arkasından yaklaşan kimliği belirsiz bir kişi, elindeki poşetin içinde bulunan çantasını alıp kaçtı. Neye uğradığını şaşıran T.D., elindeki bastonla kapkaççıyı kovaladı.
T.D., durumu polise bildirdi. İçinde cep telefonu ve hastane raporları bulunan çantasının kapkaççı tarafından çalındığını belirten T.D., olayla ilgili polise ifade verdi. Sultangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kapkaççının yakalanması için soruşturma başlattı.
Kapkaç anları ise güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde, şüpheli kızıyla kaldırımda yürüyen kadına yaklaşıyor. Kadının elindeki poşeti alan şüpheli kaçarken, kadın arkasından koşuyor.

Görüntü Dökümü:
(GÜVENLİK KAMERASI)
-Kızıyla kaldırımda yürüyen kadın
-Şüphelinin yaklaşması
-Poşeti alıp, kaçması
-Kadının şüphelinin arkasından koşması
25.06.2019 - 13.54 Haber Kodu : 190625111

==============================================

5-OLAYLI FENERBAHÇE VE BEŞİKTAŞ DERBİSİ DAVASINA BAŞLANDI

-Sahaya madeni para atan sanık, 'Yanımda oğlum vardı ona iyi örnek olamadığım için üzgünüm.'

Haber: Yüksel KOÇ / İstanbul DHA
Geçen yıl Kadıköy Fenerbahçe Ülker Stadyumu'nda Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan olaylı derbiye ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. 46 kişi hakkında açılan davaya başlandı.
Sanık Mehmet Serhan Yurttaş ise savunmasında, maçın atmosferi içinde kalem kapağını sahaya doğru fırlattığını belirterek, "Attığım kalem kapağının mağdur Şenol Güneş'e isabet ettiğini düşünmüyorum. Suçsuz olmakla birlikte burada olduğum için pişmanım. Keşke böyle bir suçlamanın içinde olmasaydım. Beraatimi istiyorum" dedi. Sanıklardan İbrahim Çam, maçın atmosferi içinde sinirlendiğini, iki adet madeni parayı sahaya doğru fırlattığını belirterek, "Yanımda oğlum vardı, ona iyi örnek olamadığım için üzgünüm ve pişmanım" dedi.
Kadıköy'de 19 Nisan 2018 tarihinde Fenerbahçe Ülker Stadyumu'da Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan maçta çıkan olaylara ilişkin 46 kişi hakkında açılan davaya, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Tamamı tutuksuz yargılanan sanıklardan 30'u duruşmaya katılırken, müştekiler Şenol Güneş, Ricardo Quaresma ve Caner Erkin duruşmaya katılmadı. Kimlik tespitinin ardından sanıkların sorgusuna geçildi.

"YANIMDA OĞLUM VARDI, ONA İYİ ÖRNEK OLAMADIĞIM İÇİN ÜZGÜNÜM VE PİŞMANIM"
Sanıklardan İbrahim Çam, maçın atmosferi içinde sinirlendiğini, iki adet madeni parayı sahaya doğru fırlattığını belirterek, "Yanımda oğlum vardı, ona iyi örnek olamadığım için üzgünüm ve pişmanım" dedi.
Bir an öfkesine yenik düştüğünü söyleyen sanık İbrahim Yenibayrak, "Sahaya para fırlattığım doğrudur ama bulunduğum yer itibariyle futbolcu Caner'i yaralamaya teşebbüs etmem mümkün değildir.
Tutuksuz sanık Kadir Pıtırak da savunmasında maçın atmosferi içinde sinirlenerek sahaya çakmak fırlattığını, "Çakmak herhangi bir kişiye isabet etmedi. Pişmanım" dedi.

"ATTIĞIM KALEM KAPAĞININ ŞENOL GÜNEŞ'E İSABET ETTİĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM'
Sanık Mehmet Serhan Yurttaş ise savunmasında, "İlk hazırlanan polis fezlekesinde benim çakmak atabileceğim şüphesinden bahsediliyor. Ben sigara kullanmam, bu nedenle çakmak taşımam. Maçın atmosferi içinde sinirlendim ve yanımda taşıdığım kalemin kapağını hedef gözetmeksizin attım. Attığım kalem kapağının mağdur Şenol Güneş'e isabet ettiğini düşünmüyorum. Suçsuz olmakla birlikte burada olduğum için pişmanım. Keşke böyle bir suçlamanın içinde olmasaydım. Beraatimi istiyorum" dedi. Diğer sanıklar da maçın atmosferi içinde bazı maddeleri hedef gözetmeksizin sahaya fırlattıklarını kabul ederken, beraatlerini talep ettiler.

SEYİRDEN MEN CEZALARI KALDIRILDI
Sanıkların seyirden men cezasını kaldıran mahkeme duruşmayı erteledi.

İDDİANAMEDEN
Kadıköy'de Fenerbahçe Ülker Stadyumu'nde 19 Nisan 2018 tarihinde oynanan derbi maçında olaylar çıkmış, olaylar üzerine maç tatil edilmişti.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olaylar sonrası başlatılan soruşturma kapsamında 46 kişi hakkında dava açıldı.
İddianamede 3 şüphelinin Şenol Güneş'e, 5 şüphelinin Ricardo Quaresma'ya, 2 şüphelinin de Caner Erkin'e yabancı madde attıkları, 3 maddenin Şenol Güneş'e isabet ederek yaraladığı belirtiliyor.
İddianamede şüpheliler için, "Silahla yaralama", "Spor alanlarına yasak madde sokmak", "Silahla yaralamaya teşebbüs, "Yasak madde kullanmak" 3 aydan 2.5 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Görüntü Dökümü:
-ARŞİV
25.06.2019 -14.38 Haber Kodu : 190625123

=================================================

(Havadan görüntülerle)
6-BALIK ADAMLAR DENİZDEN KİLOLARCA ÇÖP ÇIKARDI

Tolga ILGINER-Ali AKSOYER/İSTANBUL(DHA)-KADIKÖY, Caddebostan Sahili'nde aynı anda dalan 40 dalgıç, 5 metrelik kıyı şeridinden 45 dakika içinde kilolarca çöp çıkardı. WWF (Dünya Doğal Yaşamı Koruma Vakfı) Türkiye tarafından gerçekleştirilen etkinlikte otomobil lastiğinden sigara izmaritine, cep telefonundan plastik poşete kadar çok çeşitli malzeme denizden çıkarıldı. Ege, Marmara, Akdeniz ve Karadeniz'de sürdürülecek çalışmalarda Türkiye kıyılarının kirlilik haritasını çıkarılacak.

40 DALGIÇ AYNI ANDA DALDI
WWF Türkiye tarafından organize edilen etkinliğe İstanbul'da bulunan dalış kulüplerinden 40 dalgıç katıldı. Sabahın erken saatlerinde Caddebostan'ta toplanan dalgıçlar, daha sonra hep birlikte denize girdi. 10 kişilik gruplara ayrılarak Caddebostan sahilinde dipte çöp taraması yapan dalgıçlara, kıyıda bulunan arkadaşları ise kıyı şeridini temizleyerek destek verdi. 45 dakika süren dalışın ardından dalgıçlar ellerindeki çöp filelerinin tamamını doldurarak dışarı çıktı. Denizden çıkarılan çöpler arasında otomobil lastiği, kırık cep telefonları, poşetler, sigara izmariti, cam ve plastik meşrubat şişeleri olduğu görüldü.

ÇIKARILAN ÇÖPLER SAYILIP TARTILIYOR
Dalışın tamamlanmasının ardından çıkartılan çöpler bir araya getirilerek ayrıştırılıp, kategorize edildi. WWF Türkiye Kıdemli Deniz Koruma Uzmanı Yaprak Arda "Türkiye'nin kıyılarının su altlarında ne olduğunu bilmek, bunları ayrıştırmak ve bir veri tabanı oluşturmak için bu projeyi yapıyoruz. Şu anda Karadeniz, Ege, Marmara, Akdeniz bölgelerinde ikişer bölgede çalışmalarımızı yürütüyoruz. Karada üretilen plastiklerin atıklarının büyük bir çoğunluğu kıyı şeridinde denizin altında ve üstünde bulunuyor. Bu kirlemenin ne boyutta olduğunu öğrenmek ve bir aksiyon planı hazırlamak için çalışmalarımız sürüyor. Deniz kıyılarından ve 5 metre derinlikten çıkardığımız çöpleri kategorize ederek adet ve ağırlıklarını tespit ediyoruz. Bu çalışmanın sonunda Türkiye kıyılarının kirlilik haritasını çıkarabileceğiz." dedi.

Görüntü Dökümü:
--------------------
-Dalış yapan dalgıçların havadan çekilen görüntüleri
-Su altında çöp toplayan dalgıçlar
-Dalgıçlarla röportaj
-Çıkarılan çöplerden görüntü
-Genel ve detaylar
25.06.2019 - 13.27 Haber Kodu : 190625100
25.06.2019 -13.29 Haber Kodu : 190625101

============================================

7- ZEYTİNBURNU'NDA SURİYELİ ÇOCUKLARIN KALDIĞI DAİREDE YANGIN

Haber-Kamera: Cemil ÖZDEMİR-Murat SOLAK/İSTANBUL (DHA)
Zeytinburnu'nda anne ve babalarının evde olmadığı öğrenilen 2 Suriyeli çocuğun kaldığı evde yangın çıktı. Yangında binada mahsur kalan 3 kişi itfaiye ekipleri tarafından kurtarılırken, yangını çakmakla oynayan çocukların çıkardığı iddia edildi.
Yangın, Yeşiltepe Mahallesi, 57/10 sokakta 4 katlı bir binanın giriş katında saat 13.30 sıralarında çıktı. İddiaya göre annesi ve babası evde olmayan Suriyeli 2 çocuk çakmakla oynarken perdeler alev aldı. Alevler kısa sürede büyüyerek, tüm daireyi kapladı. Yangını gören çevredekiler daireye girerek çocukları çıkardı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri binada mahsur kalan 3 kişiyi kurtardı. Dumandan etkilenen 3 kişi sağlık ekiplerine teslim edildi. Yangın itfaiye ekiplerinin yarım saat süren müdahalesiyle kontrol altına alındı. Yangında bir can kaybı yaşanmazken, binada hasar oluştu.
Yangının çıktığı dairenin üst katında oturan Celil Demir "Yangının ilk başladığı yer yatak odası, büyük ihtimalle çocuklardan kaynaklanıyor. Ben yanan evin üst katında oturuyorum. Alt katta oturanlar Suriyeli, üst katta bir şey yok ama alt kattaki camlar patlamış, buna da şükür büyük bir şey olmadı" dedi.

Görüntü Dökümü:
-Yanan daireden görüntü
-Görgü tanıkları ile röportaj
-İtfaiye ve polis ekiplerinden görüntü
25.06.2019 - 14.19 Haber Kodu : 190625114
25.06.2019 -14.41 Haber Kodu : 190625124

Geri Dön