HABER

DHA İSTANBUL BÜLTENİ-3

ADNAN Oktar suç örgütüne yönelik, Oktar'ın da aralarında bulunduğu 171'i tutuklu 226 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin delil klasörlerinde, Oktar ve örgütün iki numaralı ismi Didem Ürer'in 11 Temmuz 2018'de düzenlenen operasyon öncesi Kandilli'deki villada yer alan gizli geçitten kaçtıklarına dair fotoğraflar yer aldı.

(ek fotoğraflarla)
1- ADNAN OKTAR GİZLİ GEÇİTTEN BÖYLE KAÇMIŞ

Özden ATİK/İSTANBUL, (DHA) ADNAN Oktar suç örgütüne yönelik, Oktar'ın da aralarında bulunduğu 171'i tutuklu 226 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamenin delil klasörlerinde, Oktar ve örgütün iki numaralı ismi Didem Ürer'in 11 Temmuz 2018'de düzenlenen operasyon öncesi Kandilli'deki villada yer alan gizli geçitten kaçtıklarına dair fotoğraflar yer aldı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan iddianame, ek klasörleriyle birlikte İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilmişti. İddianamenin delil içeren ek klasörlerinde, Adnan Oktar ve Ulviye Didem Ürer ile örgüt üyesi olduğu belirtilen bazı kadınların operasyondan kaçış anlarına ilişkin fotoğraflara ait tutanaklar bulunuyor.

GEÇİTTEN KAÇMAYA ÇALIŞMIŞLARDI
İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 11 Temmuz 2018 günü sabah saat 06.00 sıralarında gerçekleştirilen operasyonu, Adnan Oktar'ın dakikalar önce öğrendiği belirtiliyor. Adnan Oktar ve Ulviye Didem Ürer'in kaçış anlarına ilişkin fotoğraflarda, Kandilli'deki villadan yola doğru inen gizli bir geçit olduğu ifade ediliyor. Oktar ve Ulviye Didem Ürer ile örgüt üyesi bazı kadınların, villadaki bu gizli bir geçitten kaçtığı belirtiliyor. Fotoğraflarda sanıkların operasyon öncesinde yola indikleri, Oktar ve Ürer'in operasyon günü sabah saat 05.22'de gizli geçitten gidilen yolda bekletilen araca bindikleri görülüyor. Ulviye Didem Ürer'in kullandığı araçla Oktar'ın hızla olay yerinden ayrıldığı anlatılıyor. Tutanaklara göre örgüt üyesi diğer kadınların da gizli yoldan geçtikleri sırada ellerinde valizler taşıdıkları görülüyor. Oktar ve Ürer, 34 NF 9865 plaka sayılı araç ile kısa süre sonra polis ekiplerince yapılan takip sonucunda Sarıyer'de yakalanmışlardı.

17 EYLÜL'DE HAKİM KARŞISINA ÇIKACAKLAR
171'i tutuklu 226 sanıklı iddianamede sanıklar hakkında "Siyasal veya askeri casusluk suçuna teşebbüs", "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma-yönetme", "Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma", "Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme", "Cinsel istismar" gibi suçların bulunduğu toplam 24 ayrı suç isnadı bulunuyor. Dosyada toplam 125 mağdur-müşteki de yer alıyor.
İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nin bakacağı davanın ilk duruşması 17 Eylül 2019'da Silivri Ceza İnfaz Kurumları karşısındaki büyük salonda yapılacak. Dava, 44 gün boyunca aralıksız devam edecek.

Görüntü Dökümü:
--------
-Kaçış fotoğrafları
20.08.2019 - 11.43 Haber Kodu : 190820051
20.08.2019 - 12.59 Haber Kodu : 190820077

===================================

2-ATAŞEHİR'DE 2 DAİREDEN KİLOLARCA ÇÖP ÇIKTI

Haber-Kamera: Çağrı ÇALIŞKAN/İSTANBUL (DHA)ATAŞEHİR'de komşularının kötü koku şikayeti üzerine belediye ekiplerinin girdiği iki daireden kilolarca çöp çıktı.
Kayışdağı Mahallesi Nasır Caddesi Cem Sultan Sokak üzerinde bulunan 4 katlı binanın ilk iki katından gelen kokudan rahatsız olan mahalleli durumu polis ve belediye ekiplerine haber verdi. İhbar üzerine belirtilen adrese giden ekipler aynı aileden 5 kişinin yaşadığı iki dairede yığınla çöp buldu. Belediye ekipleri dairelerdeki çöpleri temizlemek için çalışma başlattı. Ekipler, daireye yanaştırdıkları kamyona çöpleri yüklerken, ev sahipleri de çalışmaları izledi. Aynı binada yaşayan ve kokudan rahatsız olan Fidan Ayaztekin, "5 senedir çöp biriktiriyorlar. Tabii ki rahatsız oluyorum. Kokudan duramıyorum. Benim 2 aylık torunum var. Düzce'ye gönderdim. Kokudan, pislikten, sinekten dolayı." dedi. Belediye ekiplerinin temizlik çalışmalarının ardından dairelerin ilaçlanacağı öğrenildi.

Görüntü Dökümü:
-Binadan görüntü
-Evin içerisinden görüntü
-Ev sahibi ile röp
-Ev sahibinin çocuklarından görüntü
-Belediye ekiplerinin çalışmaları
-Bina sakini ile röp
20.08.2019 - 13.06 Haber Kodu : 190820080

=====================================

3- ALTIN YÜKSELİYOR... PİYASADAKİ SAHTE ALTINA DİKKAT

- Dolandırılmamak için nelere dikkat edilmeli

Haber-Kamera: Ümit UZUN-İlkay DİKİCİ/İSTANBUL(DHA) - Altın fiyatları son 6 yılın zirvesine ulaştı. Altın fiyatında yükseliş sürerken piyasadaki sahte altına dikkat çekiliyor. Uzmanlar bu konuda vatandaşların nelere dikkat etmesi gerektiğini anlattı.

GÜVENİLİR LİMAN YÜKSELİŞTE
Altına yatırım yapanlar, diğer yatırım araçlarına güvenenleri geride bıraktı. Altının gram fiyatı geçen hafta yüzde 2.57 artarak 271 lirayı geçerken, Cumhuriyet altının fiyatı bin 810 liraya ulaştı. Altın fiyatlarında yılbaşından bu yana yüzde 24 artış yaşanırken, aynı dönemde dolar yüzde 5, euro yüzde 2 prim yaptı. Bu yıl altının ons fiyatı da bin 280 dolardan bin 500 doların üstüne çıktı.
Çoğu zaman gerçeğinden dahi ayırt edilemeyen altın görünümlü takılar ve sahte altınlar hem vatandaşları hem de kuyumcuları zora sokuyor. Kuyumcular piyasada sıklıkla sahte altına rastladıklarını belirterek, vatandaşların tanıdıkları ve güvendikleri kuyumculardan alışveriş yapmasını öneriyor. Sahte altının cam zemin üzerine bırakıldığı zaman çıkardığı sesten anlaşılacağı belirtiliyor.

"İKİ KİLO ALTIN BULUP KUYUMCU DÜKKANI AÇIYORLAR"
Kuyumcukent İşletme Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ahmet Karbeyaz, "Vatandaş bildiği ve tanıdığı yerden alışveriş yapmalıdır" diyerek, sahte altının en fazla sarrafiye ürünlerde ve zincir takılarda görüldüğünü söyledi. Günümüzde çok kolay kuyumcu dükkanı açıldığını söyleyen Karbeyaz, "Bir iki kilo altın bulup, kuyumcu dükkanı açıyorlar. Bu kadar kolay kuyumcu dükkanı açmak. Halbuki açılmaması gerekir. Ustalık belgesi için mutlaka eğitimden geçmesi gerekir. Altın dediğiniz konu, üstüne kaplama yapılıyor. Sonradan açan kuyumcunun bunu anlaması mümkün değil. Altın diye satın alıyorlar ve kazıklanıyorlar" dedi.

"DENETİM ŞART"
Karbeyaz, "Ben 52 yıllık kuyumcuyum. Sahte olarak Suriye altını derlerdi. Suriye'de yapılır Türkiye'ye getirilip satılırdı. Ama bunların hepsini aynı kategoriye koyamayız. Bunların içinde düzgün esnaflar da var. Bunların dışında kıyıda köşede denetimsizler var. Bunların denetimi şart." diye konuştu.

GERÇEK ALTINLA SAHTESİ ARASINDAKİ FARK NASIL ANLAŞILIR
Kuyumcu Veysi Amcalar ise, gerçek altınla sahte altını anlamak için mihenk taşı kullandıklarını belirterek, uygulamalı olarak gösterdi. Mihenk taşına gerçek altın ve sahte altını sürerek çıkarılan izin üzerine altın suyu döküldüğünde, gerçek altının izinin kaldığı, sahte altının izinin ise kaybolduğu görülüyor. Veysi Amcalar, "Genelde düğünlerdeki takılarda sahteler oluyor. Ama bunları kuyumculardan alıyorlar diye de bir şey yok. Bazen bijutericilerden alarak hediye taktıkları zaman da oluyor" dedi.

TAKI ÜRÜNLERİNDE ANLAMAK DAHA ZOR
Kuyumcu Fatih Polat ise takı ürünlerinde sahte altını anlamanın daha zor olduğunu belirterek, "Takı ürünlerinde patente bakarak ve alınan yere güvenmeleri gerekiyor. Rastgele bir yerden almak doğru değil" dedi. Piyasada tamamen sahte olmayıp ama ayarı düşük altınların olduğunu belirten Polat, "Bizim de başımıza geldi. Sahte bir bilezik. Yani 22 ayar patenti var ama 10 ayar. Bu şekilde piyasada biraz daha yaygın olan ayarı düşük altın geziyor. Halkımızın buna dikkat etmesini rica ediyoruz" diye konuştu.

"GÜVENDİĞİMİZ YERLERDEN ALIŞVERİŞ YAPIYORUZ"
Gerçek altınla sahte altın arasındaki farkı anlayamadığını söyleyen Murat Demirel, "Bunun içinde zaten güvendiğimiz yerlerden alışveriş yapıyoruz. Onun dışında yaptığımız yerlerde şüphe içinde kalıyoruz ve gidip bir bilen kişiye gösterme durumunda kalıyoruz" ifadelerini kullandı. Nurcan Yaman ise, "Altının ayarlarına bakarım iç kısmında. Eğer ayar varsa ona göre anlarım. Başka türlü anlayamam" dedi. Sahte altının cam zemin üzerine bırakıldığı zaman çıkardığı sesten anlaşılacağı kaydedildi.

Görüntü Dökümü:
--------------------
-Genel ve detaylar
-Muhabir anonsu
-Röportajlar
-Mihenk taşı ile sahte altın testi
-Vatandaş röportajları
20.08.2019 -12.58 Haber Kodu : 190820078

=========================================

4-EVİN ÇOCUĞU KISKANDI, 'CIVIK' TEKRAR ÜNİVERSİTEYE GÖTÜRÜLDÜ

Haber-Kamera: İhsan DÖRTKARDEŞ/İSTANBUL,(DHA)
Avcılar'da sokakta bulununca İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa (IÜC) Veteriner Meslek Yüksek Okulu'na getirilen sahipsiz sıpayı bakımı için evine götüren öğretim görevlisi İbrahim Kurban, 2 yaşındaki oğlunun sıpayı kıskanması üzerine onu yeniden üniversiteye götürmek zorunda kaldı. Oğlunun Cıvık'ı kıskandığını söyleyen Kurban, aldıkları bu karar üzerine 'Evdeki soğuk savaşın' ortadan kalktığını söyledi.
Bu ay başlarında Firuzköy Mahallesi'nde yeni doğmuş sıpayı gören bir hayvansever, sahibini bulamayınca bakımının yapılabilmesi için sıpayı İÜC Kampusü'ne götürerek, Veterinerlik Meslek Yüksekokulu'ndaki öğretim görevlilerine teslim etmişti. Atçılık konusunda uzman İÜC Veterinerlik Meslek Yüksek Okulu Öğretim görevlisi İbrahim Kurban, en fazla iki günlük olduğunu tespit ettiği sıpanın sindirim sistemindeki kabızlık sorununu giderdikten sonra onu beslemeye başlamıştı. Kurban, hafta sonu ve bayram tatilinin gelmesi üzerine, 'Cıvık' adını verdiği sıpanın tedavi ve bakımının aksamaması amacıyla onu Avcılar'daki evine götürdü. Veteriner Hekim Kevser Kurban, eşinin getirdiği sıpaya oturdukları apartmanın birinci katındaki evlerinde özel bir yer yaptırdı. Üniversiteden sonra kısa sürede evin de maskotu olan 'Cıvık'ın etrafı kirletebileceğini göz önüne alan Kurban çifti onun altına da bez bağladı, ayaklarına da çorap geçirdi. 'Cıvık'ın eve getirilmesine en fazla sevinen İbrahim Kurban'ın 2 yaşındaki oğlu Yusuf Agâh oldu. Yusuf Agâh, yatağına yatırılan sıpanın yanında resim yapmaya çalışırken uyanık olduğu zamanlarda birlikte koşturdu.
Kurban çifti, tek çocuklarının 'Cıvık'ı kıskanması üzerine evlerinde 5 gün baktıkları, sindirim sorunu çözülen, süt yerine ot yemeye başlayan, 'Cıvık'ı üniversitedeki ahırlardan birine götürmeye karar verdi. İbrahim Kurban, aldıkları bu karar üzerine 'Evdeki soğuk savaşın' ortadan kalktığını söyledi.

EVİN OĞLU KISKANDI
İbrahim Kurban, çocuğunun yaşadıklarıyla ilgili olarak şunları söyledi:
"Cıvık, 5 gün bizimle beraber kaldı. Bilhassa benimle beraber kalıyordu. Bunu da çocuk (Oğlu Yusuf Agah) ister istemez fark ediyordu, anlıyordu. Bir şeylerin ters gittiğini, sürekli ilgi bekliyor, sürekli ağlıyordu. Cıvık yanıma geldiğinde o da hemen yanıma gelmeye çalışıyordu. Cıvık'ın oturduğu yerlere geçip oturmaya çalışıyordu. Bunun (Cıvık'ın) bir alanı vardı. O alana girmeye çalışıyordu. Tabii Cıvık buraya (üniversiteye) gelince o da rahatlamaya başladı. Cıvık da burada rahatladı. Daha özgürce koşabiliyor. Evde çünkü ayakları kayıyordu. Ayakları kaymasın diye ayaklarına Agâh'ın çoraplarından giydirmiştik. Her ne kadar onlarla biraz rahat etse de buradaki, topraktaki gibi rahat hareket edemiyordu. Tabii soğuk savaşlar bitti. Evde artık çocuk benim yüzüme de bakmıyor. Annesiyle. Cıvık varken benim yanıma gelmek istiyordu, şimdi yanıma gelmek istemiyor."

Oğlu Yusuf Agâh'ın hala kendisine evde soğuk davrandığını anlatan İbrahim Kurban, 'Cıvık'ı üniversitede çocukların terapisinde kullanılmak üzere bir çiftlikten bağışlanan 'Üzüm' ismini verdikleri Pony' cinsi 8 aylık at ile aynı ahırın bir bölümünü paylaşmaya başladıklarını söyledi. Kurban, "Cıvık, burada 'Üzüm' ile birlikte kalacak. Ot ile beslenmeyi, evin içerisinde kayma yerine toprak ile temas etmeyi öğrenecek. Cıvık, artık saat başı değil. 4-5 saatlik zaman dilimlerinde ot yanı sıra süt tozu ile hazırlanan maması ile beslenebiliyor. Kendi kendisine su içebiliyor" dedi.

Görüntü Dökümü:
--------------------------
-Öğretim görevlisi İbrahim Kurban, 'Cıvık' ismini verdiği sıpaya süt verirken
-Öğretim görevlisi İbrahim Kurban, evde oğlu ve 'Cıvık' isimli sıpa ile oynarken
-Altına bez bağlanan, ayağına çorap geçirilen sıpa evin içerisinde koştururken
-Sıpa, üniversitedeki ahırda ve 'Pony' cinsi 'Üzüm' isimli 8 aylık at ile
-İbrahim Kurban, oğlunun kendisini sıpadan kıskanmasını anlatırken
-Sıpa ot ve mama ile beslenirken
-Genel ve detay görüntüler
20.08.2019 -12.46 Haber Kodu : 190820074

=========================================

5 - İSTANBUL ADALET SARAYI'NDA SINAV YOĞUNLUĞU

Haber: Ruken KADIOĞLU/İSTANBUL,(DHA)
Sözleşmeli icra, zabıt ve cezaevi katibi olmak isteyen yüzlerce aday, İstanbul Adalet Sarayı'nda düzenlenen uygulamalı sınava girdi. Adaylar adliye içinde uzun kuyruklar oluşturdu.
Adalet Bakanlığı tarafından açılan Sözleşmeli icra, zabıt ve cezaevi katibi sınavına girmek isteyen yüzlerce aday sabah saatlerinde Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na geldi. Adaylar Atrium bölümünde kuyruk oluşturdu. Adaylar, yanlarında getirdikleri klavyeler ile sınav saatleri gelene kadar çalıştılar. Uygulamalı sınava 100'erli gruplar halinde giren adaylar, 3 dakika içerisinde en az 90 kelimeyi doğru yazdıkları takdirde sınavda başarılı sayılıyor. Toplamda 2 Bin 191 adayın, katip olmak için ter döktüğü sınavda başarılı olanlar, bir sonraki mülakata girmeye hak kazanacak.
Adalet Bakanlığı İcra İşleri Dairesi Başkanlığının Sözleşmeli Personel Alımı ilanı gereğince uygulamalı sınav sonunda başarılı olan 201 icra katibi için 603 kişi, 97 zabıt katibi için ise 91 kişi sözlü mülakata çağırılacak. Sözlü mülakatta başarılı olanlar arasından İstanbul Adalet Sarayı için 80, Silivri için 14, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi için 3 olmak üzere toplam 97 zabıt katibi ile İstanbul Adalet Sarayı için 178, Gaziosmanpaşa Adliyesi için 20, Silivri Adliyesi için 2, Çatalca Adliyesi için ise 1 kişi olmak üzere 201 icra katibi göreve başlayacak.

Görüntü Dökümü:
-----------------------
-Adliye içinde oluşan kuyruk
-Kuyrukta bekleyenler

20.08.2019 -12.02 Haber Kodu : 190820061

Geri Dön

En Çok Aranan Haberler