HABER

DHA YURT BÜLTENİ 10

1 - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: Rumların zihniyeti yapıcılıktan uzak TÜRKİYE Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Kıbrıs Rum tarafından son dönemde yapılan açıklamaları endişeyle takip ettiklerini söyledi.

1 - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: Rumların zihniyeti yapıcılıktan uzak

TÜRKİYE Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Kıbrıs Rum tarafından son dönemde yapılan açıklamaları endişeyle takip ettiklerini söyledi. Kıbrıs Rum yönetimin yapıcılıktan uzak bir zihniyet içinde olduğunu söyleyen Oktay, "Bu zihniyetin değişmesini beklemenin hiçbir şekilde gerçekçi olmayacağını anlıyoruz" dedi.

Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 44'üncü yıl dönümü ve 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) başkenti Lefkoşa'da düzenlenen törenle kutlandı. Törene, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay, Başbakan Tufan Erhürman, İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat; Türkiye'den Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, TBMM Başkan Vekili Levent Gök, TSK Temsilcisi Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Gülan, diğer askeri ve sivil yetkililerle, kurum, kuruluş ve derneklerin temsilcileri katıldı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay törende yaptığı konuşmada, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın Kıbrıs için olduğu kadar tüm Türk milleti için de tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirterek, "Bu gün Kıbrıs Türkü'nün hür yaşama ve Ada'nın eşit sahibi olarak varlığını sürdürme hakkı için verilen mücadelenin en şerefli günüdür" dedi.

Türkiye'nin harekâtta uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan haklarını kullandığını vurgulayan Oktay, Kıbrıs Türkü'nü tarih sahnesinden silmeye yönelik girişimin başarısız kılındığını söyledi. Oktay, "Garantör Türkiye, şartlar ne olursa olsun daima Kıbrıs Türkü'nün yanında olacağını o gün tüm dünyaya göstermiştir. Barış Harekâtı bölgemizde barış ve istikrarın güçlenmesine de katkıda bulunmuştur" diye konuştu.

Kıbrıs Türklerinin Barış Harekâtı'ndan güç alarak hukuk ve eşitlik mücadelesini güven içinde sürdürme imkanı bulduğunu belirten Oktay, bu mücadelenin kararlılık ve inançla bugünlere taşındığını, sadece toplumsal varlığın korunmasıyla kalınmadığını, KKTC'nin kendi kurumlarını oluşturmasını da bildiğini söyledi. Oktay, KKTC'nin bugün hükümetiyle, meclisiyle, tüm kurum ve kuruluşlarıyla çağdaş bir devlet olarak bölgesinde barış ve istikrara önemli katkı sağlayacak konumda olduğunu belirterek, "Kıbrıs, birikimi ve donanımıyla bizim için de iftihar kaynağı haline gelmiştir. Kıbrıs Türk halkı bu başarıya, birlik ve beraberlik içinde, değerlerine sahip çıkarak gelmiştir. Gönül birliğimizi ve milli davaya olan inancımızı muhafaza ettiğimiz sürece aşamayacağımız engel yoktur" ifadelerini kullandı.

'YAPICI TUTUM SERGİLEYEN TÜRK TARAFI'

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, 1960'ta tesis edilen ortaklık devletini Kıbrıslı Rumların 3 yıl sonra gasp etmeleriyle ortaya çıkan Kıbrıs meselesini çözüme kavuşturmak için yarım asırdır farklı müzakere süreçlerinden geçildiğini kaydetti. Bu süreçte Kıbrıs Türk tarafının ve Türkiye'nin adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm için iyi niyet ve samimiyetle çabaladığına dikkati çeken Oktay, "Türk tarafı, her zaman ortaya koyduğu çözüm iradesini 2004'te Birleşmiş Milletler (BM) Kapsamlı Çözüm Planı referandumunda, uluslararası kamuoyunun gözleri önüne sermiştir. 2008'de başlayan ve geçtiğimiz temmuz ayında Kıbrıs Konferansı'nın sonuçsuz kalarak kapanmasıyla sona eren, son müzakere sürecinde de yapıcı tutum sergileyen yine Türk tarafı olmuştur" dedi.

Oktay, Kıbrıs Rum tarafının kendisini Ada'nın tek sahibi olarak görmeye devam ettiğini ve siyasi gücü Kıbrıs Türk halkıyla paylaşmaya yanaşmadığını belirtti. Fuat Oktay, "Kıbrıslı Türkleri fiili bir azınlık olarak mevcut devletlerine entegre etmeyi hedefleyen Rum zihniyeti, Kıbrıs Konferansı'nın kapanmasından bu yana geçen bir yıllık sürede değişmemiştir. Rum tarafınca bu konuda son dönemde yapılan açıklamaları da endişeyle takip ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Rum tarafının yapıcılıktan uzak tutumunun değişmesini beklemenin gerçekçi olmayacağını belirten Oktay, Rumların gelecekte Kıbrıslı Türklerle siyasi eşitlik temelinde bir ortaklığı tasavvur etmediğini söyledi. İleride herhangi bir çözüm çabasının ancak Ada'daki mevcut gerçekler temel alındığı takdirde başarıya ulaşabileceğine dikkat çeken "Elbette her türlü çözüm, müzakere ve diplomasi yoluyla, uzlaşı sonucunda bulunabilecektir" diye konuştu.

'TÜRKLERİN AZINLIK HALİNE GELMESİNE İZİN VERİLMEYECEK'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 10 Temmuz'da Ada'ya yaptığı ziyaretteki açıklamaları hatırlatan Oktay, "Sayın Cumhurbaşkanımızın vurguladığı gibi; Türkiye, Kıbrıs Türk halkının çözümsüzlüğünün mağduru haline gelmesine hiçbir şekilde göz yummayacak. Türklerin azınlık haline gelmesine asla izin verilmeyecek" dedi. Oktay, şöyle konuştu:

"Kıbrıslı Türklerin bir Kıbrıs Rum devletinde azınlık haline getirilmesine asla izin verilmeyecektir. Ana vatan ve garantör Türkiye Cumhuriyeti, Doğu Akdeniz'de istikrarın güçlenmesine katkı sağlayacak bir çözüme yönelik çabalarını, kararlılık ve iyi niyetle sürdürecektir. Bu yolda, ülkü birliği yaptığımız Kıbrıslı Türk kardeşlerimizle birlikte hareket edecek, geçmişte olduğu gibi gelecekte de şartlar ne olursa olsun Kıbrıs Türkü'nün yanında olacağız."

Oktay, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı haksız tecridin siyasi, hukuki, ahlaki ve insani hiçbir açıdan izahı olmadığını, uluslararası toplumun bu uygulamalara daha fazla vakit kaybetmeden son vermesi gerektiğini söyledi.

'KKTC CAZİBE MERKEZİ HALİNE GELDİ'

KKTC'ye yapılan yatırımları da anlatan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, ortak çaba ve fedakârlıklarla son yıllarda gerçekleşen kalkınma hamlesi ve ekonomik büyümenin gurur verici olduğunu dile getirdi. Oktay, "Kıbrıs Türkü’nün hak ettiği refah düzeyine kavuşması amacıyla büyük çaplı projeleri hayata geçirmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın daha önce açıkladığı çerçevede ekonomik kalkınmaya yönelik yatırımların gerçekleşmesi için çalışmalarımızı yoğun olarak sürdürüyoruz" dedi.

KKTC ekonomisi için öncü sektörler olan turizm ve yükseköğretim alanlarındaki başarılara da dikkat çeken ve emeği geçenleri kutlayan Oktay, 16 üniversitede, 131 ülkeden gelen 100 binin üzerinde öğrencinin kayıtlı olduğunu, bu üniversitelerde uluslararası standartlara uygun, kaliteli eğitim sağlandığını kaydetti. Oktay ayrıca, uluslararası turistik cazibe merkezi haline gelen KKTC'ye sadece Ercan Havalimanı üzerinden yılda 2 milyon yolcu geldiğini, özellikle gençlerin daha sık karşılıklı gidiş gelişlerinin olmasının kültürel kaynaşmayı sağlaması bakımından da önemli olduğunu belirtti.

Türkiye'den KKTC'ye su projesiyle Ada'nın içme suyu sorununun büyük ölçüde çözüldüğünü hatırlatan Oktay, şunları söyledi:

"Güzelyurt ve Mesarya ovalarının sulanmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor. Böylece KKTC'de yüksek öğretim ve turizmin yanı sıra tarım sektörünün de yeni bir atılım yapmasını, ekonominin öncü sektörlerinden biri haline gelmesini birlikte başaracağız. Ortak gayemiz, bu büyük başarıları yeterli bulmayarak bu noktadan daha da ileri gitmek ve önümüzdeki 5-10 yıl içinde KKTC'yi Doğu Akdeniz'de bir çekim merkezine dönüştürmek olmalıdır. Türkiye'de cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminin uygulanmasıyla birlikte elde edilecek büyük kazanımların sonuçlarını, KKTC'de de görmek mümkün olacaktır. Kıbrıs Türkü'nün hürriyeti, hukuku, refahı ve güvenliği bizim milli davamızdır, bu topraklarda geleceğe korkusuz bir şekilde bakarak, barış ve huzur içinde yaşaması önceliğimizdir. Karşılıklı anlayış ve gönül birliğimizi muhafaza ederek, atılması gereken adımları kararlılıkla atacağız, ortaya çıkabilecek sorunları geçmişte olduğu gibi bundan sonra da el birliğiyle aşacağız."

'SUYA GÖMÜLEN İNSANLIĞIN VİCDANI'

Fuat Oktay, önceki gün Kıbrıs açıklarında batan gemide yaşamını yitiren mülteciler için üzüntülerini de dile getirerek, “Bilinmelidir ki Akdeniz’de sulara gömülen sadece çaresiz insanları taşıyan gemiler değildir. Suya gömülen ve can çekişen insanlığın vicdan ve merhametidir. Biz kıyılara vurup son nefesini veren en temel insan hakkı olan yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz. Dünyanın neresinde bir mazlum ve mağdur varsa yanında olacağız" dedi.

'KAHRAMANLARIN FEDAKÂRLIĞIYLA HUZUR GELDİ'

Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 44'üncü yıl dönümünde şehit ve gazileri anan Oktay, kahramanların fedakârlığı sayesinde, Ada'ya huzur ve barış geldiğini söyledi. Kıbrıs Türk halkının asli unsuru olduğu Ada'da, 1974 öncesindeki acı dolu günlere asla dönülmeyeceğini belirten Oktay, "Kıbrıs Türk halkının ve tüm milletimizin 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlu olsun" diye konuşmasını tamamladı.

Daha sonra söz alan KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ise Ada'da yaşanan anlaşmazlık nedeniyle Rum yönetimine tepki gösterdi.

Konuşmaların ardından halk oyunu ekipleri sahneye çıktı. Askeri geçit töreninin de yapıldığı etkinlikte gösteri yapan Türk Yıldızları, katılımcılara görsel şölen sundu.

Görüntü Dökümü
---------------
- KKTC Başbakanı Furkan Erhürman'ın alana eşiyle gelişi
- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın gelişi
- KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın alana gelişi
- İstiklal Marşı'nın okunması
- Cumhurbaşkanı Akıncı'nın halkı selamlaması
- Coşkulu kalabalıktan görüntüler
- Atletlerin Türkiye ve KKTC bayraklarını Akıncı'ya teslim etmesi
(Süre: 03.27, BOYUT: 210 MB)

- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'ın konuşması
- KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın konuşması
- Halk oyunları gösterisi
(Süre: 05.28 Boyut: 334 MB)

- DHA Muhabiri Nuri PİR'in anonsu
- Askeri geçiş töreninden görüntüler
- Türk Yıldızları'nın hava gösterisi

(Süre: 01.57 Boyut: 119 MB)
Haber-Kamera:Nuri PİR- Akif ÖZDEMİR/LEFKOŞA, (DHA)

==================

2 - Balıklı Kaplıca Tesisleri'nin özel statüye alınması isteniyor

İrfan ÖZŞEKER- Hakan KALELİ/KANGAL (Sivas), (DHA)- SİVAS'ın Kangal ilçesinde bulunan, sedef hastalığının doğal tedavi merkezi olan dünyaca ünlü 'doktor balıklar'ın bulunduğu Kangal Balıklı Kaplıca Tesisleri'nin özel statüye alınması isteniyor.
Sivas'ın Kangal ilçesine 12 kilometre uzaklıkta bulunan, 37 derece sıcaklıkta yaşayabilen genetiğe sahip dünyadaki tek balık olan ve içinde yaşadığı suyla beraber sedef hastalığının tedavisinde etkin rol oynayan Balıklı Kaplıca Tesisleri özel statüye alınarak hastaların sevkli gelmesini ve masraflarının devlet tarafından karşılanmasını istiyor.
Kaplıca hakkında bilgi veren Kangal Balıklı Kaplıca işletmecisi Fuat Ünsal, mevsimin açılması ile birlikte kaplıcalarına yoğun bir talep olduğunu söyledi. Balıkların Sedef Hastalığı tedavisinde büyük rol oynadığını söyleyen Ünsal, "Balıkların Sedef hastalığının tedavisinde çok büyük etkileri vardır bu selenyumlu suyla birleştiği zaman yüzde 30 balık, yüzde 70 su etkilidir. Suda selenyum, silisyum ve daha çeşitli mineraller vardır. Bu yüzden çok iyi sonuçlar almaktadır ve suyun antiseptiklik olmasını içeren mineraller vardır. Bu balıklar her yıl kendilerini 8-10 defa yeniler. Geçen ay burada derede çok aşırı sel oldu. Balıklarımız azalmıştı. Havuzlarımızdaki balıklarda bir sıkıntı olmuyor. Şimdi aşırı derecede balık var. Dünyanın her tarafından Rusya'dan, Almanya'dan, İngiltere'den her bölgeden insanlar buraya gelip burada tedavi oluyorlar. Zaten Türk devletlerinin sanki evi gibi burası" dedi.
'BALIKLI KAPLICA ÖZEL STATÜYE ALINMALI'
Dünyadaki tıp adamlarının balıklı kaplıca tedavisini kabul ettiğini ve Sedef hastalarını tedavi için gönderdiklerini ifade eden Ünsal, Türkiye'de bakanlıkların devreye girerek balıklı kaplıcanın özel statüye alınması ve hastanelerden sevkli gelen Sedef hastalarının ücretinin devlet tarafından karşılanması gerektiğini söyledi. Ünsal şöyle konuştu:
"Çünkü sedef hastalığı kortizonlarla artık tedavi edilemiyor. Kortizonlarla insanlar çürütülüyor, eklemleri ve böbrekleri bozuluyor. Tabi bu bizim söylemimizin değil çok değerli bilim adamlarımızın, doktorlarımızın tespiti. Buraya sedef hastalığından gelen insanlar 21 gün içerisinde kurtuluyor. Mutlu bir şekilde evlerine dönüyorlar. Sedef hastalığının tek yan etkisiz tedavi merkezi Kangal Balıklı Kaplıcası. Dünya bunu kabul etti. Türkiye'de de artık kabul edilmesi gerekiyor. SGK, Sağlık Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı bunu kabul etmeli. Ortak bir uzlaşma sağlanmalı ve balıklı kaplıca özel statüye alınmalı. Ancak bizim ülkemizdeki bürokrasi ve politikacılar bu işe el atarlar da Dünyadaki sedef hastalarını buraya getirir tedavi edersek biz bunun 10 katı, 20 katı, 100 katı daha büyük tesisler ve rehabilitasyon merkezleri kurabiliriz. Yan etkisiz tek tedavi burası olduğu için de tüm doktorlar burayı tavsiye ediyor. Bu bizim için çok büyük bir nimet. Sivas için, Kangal için, Türkiye için büyük bir nimet."
'SGK 4 LİRA 5 KURUŞ ÖDÜYOR'
Avrupa'daki sedef hastalarının tedavi ücretlerinin devletleri tarafından karşılandığını ancak Türkiye'de yapılan ödemenin 4 lira 5 kuruş olduğunu ifade eden Ünsal, "Fakat her nedense gereği kadar yolumuz, elektriğimiz ve diğer konularda imkanlar sağlanmıyor. Sel sularına maruz kalıyoruz, sel sularıyla mağdur oluyoruz sonuç olarak balıklarımız zarar görüyor. Biz zarar görüyoruz. Ülkemiz zarar görüyor. Onun için biz yetkilileri burada göreve davet ediyoruz. Buranın tüm kaplıcalar içerisinde Türkiye'deki değil tüm Dünyadaki kaplıcalar içerisinde özel statü uygulanması gerekiyor. Özel statüye alırsanız, eğer siz değerinize sahip çıkarsanız yurt içi, yurt dışı tüm doktorlarımızda, hastanelerde sahip çıkacak, sevklerini yapacak, insanlarda burada yatılı ve masraflarını yeme, içme, yatma masraflarını ödeyen bir devlet olduğu zaman daha mutlu şekilde evlerine dönecekler. Bu hastalık göze hitap eden bir hastalık. İster istemez yaşam kalitesini düşüren bir hastalık. Bu ülkenin bu değerine sahip çıksınlar. Bize sahip çıkarlarsa biz burayı dünyanın en önemli merkezi haline getiririz. En azından iki, üç defa sevk yapılsa hastalar daha rahat, daha kaliteli yaşarlar. Sevkler olmadığı zaman gelemiyorlar, tedavi olamıyorlar, ücretini ödeyemiyorlar, ödeyemeyince çekip geri gidiyorlar" dedi.
'TEDAVİ OLMAKTA ZORLANIYORUZ'
Konya'dan Balıklı Kaplıca'da tedavi için gelen emekli Dede Kaya (81) ise tedavi masraflarını karşılamakta zorlandıklarını söyledi. Kaya, "Avrupa emeklisiyim. Avrupa'da sedef hastalarının tedavileri devletleri tarafından karşılanıyor. Hollanda, Fransa, Almanya, Avusturya gibi devletlerde çalıştım emekli oldum. Maalesef Türkiye'de sigorta çok düşük bir ücret ödüyorsa da bu bizi tatmin etmiyor. Burada ağır koşullarda biz bu paraların altından kalkamıyoruz. Devletimiz niçin bu işlere el atmıyor. Diğer hastanelerde yemek paralarını, yatak paralarını karşılıyor da niçin bizim masraflarımızı karşılamıyorlar. Biz bu hususta Sağlık Bakanlığımızdan, hükümetimizden yardım bekliyoruz. Çok sedef hastası var buraya gelip tedavi olamıyorlar. Sedef hastaları için devlet bize yardım etsin. Burada koşullar çok ağır geliyor. Biz burada şifa buluyoruz. Bütün başka memleketler karşılıyor da neden bizim ki karşılanmıyor" ifadelerini kullandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Kaplıcadan görüntüler
-Balıklardan görüntüler
-Vatandaşların balıklı kaplıcaya girmesi
-Fuat Ünsal Röportaj
-Dede Kaya röportaj
-Genel Detay
Haber-Kamera: İrfan ÖZŞEKER- Hakan KALELİ

(524 MB HD Görüntü)

==============

3 - Şivan Perver, taziyeleri canlı bağlantıyla kabul etti

YURTDIŞINDA yaşayan Kürt sanatçı Şivan Perver, dün vefat ederek toprağa verilen babası için gelenlerin taziye dileklerini taziye çadırına kurulan ekrana görüntülü olarak bağlanarak ile kabul etti.
'Şivan Perver' ismiyle tanınan Kürt şarkıcı İsmail Aygün'ün 4 eşli, 25 çocuğu olan babası Yunus Aygün (94), dün sabah hayatını kaybetti ve Viranşehir'in Kayalı Mahallesi'ne defnedildi. Almanya'da olduğu için cenazeye katılamayan Şivan Perver, mahallede kurulan taziye çadırına yerleştirilen ekrana görüntülü olarak bağlandı. Çadıra gelenlerin taziyelerini kabul eden Şivan Perver, Kürtçe konuşmasında katılımcılara teşekkür etti ve herkesi büyüklerinin kıymetlerini bilmesi tavsiyesinde bulundu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------------------
- Taziye çadırı
- Taziyeye katılan vatandaşlar
- Kurulan ekranda konuşan Şıvan Perver
- Genel ve detay görüntüler

(KJ: Haber-Kamera: Mehmet SEZGİN-ŞANLIURFA-DHA)
269 MB

================

4 - Şampiyon yüzücünün Harvard heyecanı

2017 Avrupa Gençler Yüzme Şampiyonası'nda 50 metre kelebekte altın madalya kazanan Ümitcan Güreş (19), Harvard Üniversitesi'nden lisans eğitimi için burs kazandı. Hardvard Üniversitesi'nin yüzme takımıyla kulaç atacak Güreş, "2020 Tokyo Olimpiyatları'na katılmak, 2024 Olimpiyatları'nda finale yükselmek ve madalya kazanmayı hedefliyorum" dedi.
İstanbul'da eğitim gördüğü okuldaki seçmeli yüzme dersinde antrenörler tarafından keşfedilen Ümitcan Güreş, 12 yıldır sürdürdüğü spor kariyerinde üst düzey şampiyonalarda kulaç attı. 8 yıldır yüzme milli takımında yer alan Enka Spor Kulübü sporcusu Ümitcan Güreş, geçen yıl 2017 Avrupa Gençler Yüzme Şampiyonası'nda 50 metre kelebek branşında altın madalya kazandı. Geçen yıl dünya gençler şampiyonası ile Avrupa Kısa Kulvar Şampiyonası'nda 5'incilik elde eden Ümitcan Güreş, bu yıl Türkiye şampiyonluğunun yanı sıra İspanya'da düzenlenen Akdeniz Oyunları'nda 100 metre kelebekte 3'üncü, 50 metre kelebekte 4'üncü oldu. Antalya'da kamp yapan Ümitcan Güreş, antrenörü Fatih Yıldırım yönetiminde 3-9 Ağustos'ta İskoçya'da düzenlenecek Avrupa Büyükler Yüzme Şampiyonası'nda 50 ve 100 metre kelebek branşında kulaç atacak.
HAYATINI DEĞİŞTİREN PAYLAŞIM
Sportif kariyeri başarılarla dolu Ümitcan Güreş'in hayatı, ABD'li yüzücülerin performansının yayımlandığı internet sitesine, yarışlarda elde ettiği dereceleri paylaşmasıyla değişti. İnternet sitesini inceleyen Harvard Üniversitesi'nin yüzme takımı koçundan kendisine elektronik posta geldiğini anlatan Ümitcan Güreş, "Harvard Üniversitesi'nin yüzme takımı koçundan, başarılarımdan çok etkilendiğini belirten elektronik posta aldım. Daha sonra Harvard'a başvurdum. Önemli üniversitelerin yüzme takımı koçlarından da mailler geldi. Ancak Harvard'da ekonomi okumak istiyordum. Harvard'a burslu kabul edilmem benim için büyük mutluluk" dedi.
'YÜZME, HARVARD'A KABUL EDİLMEMİ SAĞLADI'
İlkokulda seçmeli derste başladığı yüzmede yıllar geçtikçe şampiyonluklar kazandığını ve yüzme sporunun kendisine yeni kapılar açtığını aktaran Ümitcan Güreş, şöyle konuştu:
"7 yaşından beri yüzme sporu yapıyorum. 8 yıldır milli takımdayım, haftada 9 antrenman yapıyorum. Hem okula, hem antrenmana gidiyorum. Yoğun bir programım var. Bu sene güzel yarışlarım oldu, Türkiye şampiyonluğu kazandım. Akdeniz Oyunları'nda derece elde ettim. Avrupa Büyükler Şampiyonası'na hazırlanıyorum. Geçen yıl bu yarışta 5'inci oldum ve bu benim için büyük başarıydı. Bu sene madalya kazanmak istiyorum. Yüzme benim için ayrı öneme sahip ve farklı kapılar açtı. Yüzme Harvard Üniversitesi'ne kabul edilmemi sağladı. Hayatıma da disiplin kattı."
Hedeflerini anlatan Ümitcan Güreş, "2020 Tokyo Olimpiyatları'na katılmak istiyorum. 2024 Olimpiyatları'nda da finale yükselmek ve madalya kazanmayı hedefliyorum. Hardvard'da ekonomi okumak istiyorum. Eğitimimin ardından ABD'de finans şirketinde çalışmak istiyorum. Hardvard'ın bana bu yönden çok katkısı olacağına inanıyorum" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------------
-Sporcunun antreman öncesi detay görüntüleri
-havuzda yüzerken görüntüsü
-Drone ile çekilen görüntüsü
-Sporcu ile röp
-sporcunun hocasından detay görüntü
-Antreman yaparken görüntü

500mb 4.28sn HD
Haber:Tolga YILDIRIM Kamera:Emrah GÜL ANTALYA(DHA)

=============

5 - Belek'te 2000 caretta yuvası

Ekolojik Araştırmalar Derneği (EKAD) Başkanı Dr. Ali Fuat Canbolat, 21 yıldırı ekolojik çalışmalar yaptıkları Antalya'nın Belek Turizm Bölgesi'nde bu yıl 2000'e yakın caretta caretta yuvası tespit etmeyi umduklarını söyledi. Dr.Canbolat, kumsaldan kum alındığını, bunun da yuvalara zarar verdiğini belirtti.
Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi ve EKAD Başkanı Dr. Ali Fuat Canbolat, caretta carettaların yuvalama alanı olan Belek Turizm Bölgesi'nde 1998 yılından beri Hacettepe Üniversitesi ve Belek Turizm Yatırımcıları Ortak Girişimi (BETUYAB) ortaklığında Deniz Kaplumbağaları İzleme ve Koruma Projesi'ni yürüttüklerini söyledi. Her yıl caretta carettaları gözlemlediklerini kaydeden Dr. Canbolat, kaplumbağaların yuvalama sezonunun hava sıcaklığının normalin üzerinde seyretmesi nedeniyle bu yıl erken başladığını ifade etti. Belek bölgesinde 2000'e yakın caretta caretta yuvası olacağını tahmin ettiklerini kaydeden Dr. Canbolat, "Ekiplerimiz ve gönüllü arkadaşlarımız sahillerde gece gündüz çalışıyor. 8'i yurt dışından olmak üzere 45 kişilik bir ekiple mayıs ayında bölgede çalışmalara başladık" dedi.
'SAHİLDEN KUM ALINIYOR'
Belek, Boğazkent ve Denizkent bölgelerinde caretta caretta yuvalarını tespit etmeye çalıştıklarına işaret eden Dr. Ali Fuat Canbolat, şunları kaydetti:
"Maalesef bazı bölgelerde kum tepelerinde tahribatlar yapılmış. Sürekli kum alımları yapılmış. Bazı bölgelerde de tesisler yapılmış. Kıyı kanuna göre bu yasak. Bu durum yuvalama kumsallarına zarar veriyor. Projenin sahibi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı. Yuvalama alanları ve deniz kaplumbağalarını korumakla hükümetimiz yükümlü. Çünkü Uluslararası sözleşmeler imzalanmış. Bu sözleşmeler doğrultusunda deniz kaplumbağalarının yaşam habitatlarını korumamız lazım. Biz bu olanları Bakanlığa rapor etmek zorundayız."
2000 BİN YUVA BEKLİYORUZ
Dr. Canbolat, günlük çalışma programı hakkında da bilgi verdi. Gönüllülerle birlikte sabaha karşı 04.00'ten itibaren 13 kilometrelik kumsalda gözlem yaptıklarını kaydeden Dr. Ali Fuat Canbolat, "Öğlen saatlerine kadar kumsalda çalışma yapıyoruz. Gönüllü arkadaşlarımızın bir bölümü biyoloji bölümü öğrencileri. Geçen yıl yuva sayısı 1600 idi. Bir önceki yıl 2500 idi. Bu sezon ise mayıs ve haziran aylarında hızlı bir yuvalama vardı. Önceki yıllara göre temmuz ayında bir düşüş var. Bu yıl ise 2000'e yakın bir yuva olacağını tahmin ediyoruz. Sezon bitmesine daha 1-2 hafta var. Düşüşün sebebi ise mayıs ayında yuvaların hızlı olması muhtemelen mevsimsel sıcaklıkların değişimiyle ilgili. Yani küresel değişim" diye konuştu.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
------------------
- Sahilden görüntü
- Yuvalardan görüntü
- Dr. Ali Fuat Canbolat konuşma
- Sahil
Haber- kamera: Namık Kemal KILINÇ/SERİK(Antalya), (DHA)

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön