HABER

DHA YURT BÜLTENİ-10 

Akrabalarını yatırım vaadiyle 3 milyon lira dolandırıp kaçtı Kayseri'de, yatırım yapacağını söyleyerek bankadan kredi çektirdiği, birbirinden habersiz 15 akrabasını yaklaşık 3 milyon TL dolandırdığı ileri sürülen Hasan K.

Akrabalarını yatırım vaadiyle 3 milyon lira dolandırıp kaçtı

Kayseri'de, yatırım yapacağını söyleyerek bankadan kredi çektirdiği, birbirinden habersiz 15 akrabasını yaklaşık 3 milyon TL dolandırdığı ileri sürülen Hasan K. (42), kayıplara karıştı. Bazıları, kredi borçlarını ödeyebilmek için evlerini ve arazilerini satarken, aileler, Hasan K. hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.

İncesu ilçesi Küllü Mahallesi'nde çiftçilik yapan evli ve 2 çocuk babası Hasan K., 2016 yılında yatırım yapacağını söyleyerek birbirinden habersiz 15 akrabasından yardım istedi. Çiftçi ve işçi olan akrabaları da Hasan K.'ye yardımcı olmayı kabul etti. Hasan K., farklı zamanlarda eski sanayi bölgesindeki bir bankaya çağırdığı 15 akrabasına, kefilsiz ve ipoteksiz olarak toplam 3 milyon TL kredi çektirdi. Para ile tarım aletleri ve tarla alacağını belirten Hasan K., borcunu da kısa sürede ödeyeceğini söyledi. Hasan K., 2017 yılında ise ailesiyle birlikte ortadan kayboldu. Hasan K.'ya ulaşamadıklarını ve kredilerini ödeyemediklerini belirten aileler, evlerini ve tarlalarını satışa çıkardı. Bazı ailelerin ev ve arsalarına ise el konuldu. Mağdur aileler, Hasan K.'nın yakalanması için savcılığa suç duyurusunda bulundu.

'ÇEKİLEN KREDİLERİN TAMAMI USULSÜZ'
Mağdur ailelerin avukatı Zekeriya Onur Özkan, köylülere usulsüz yollarla kredi çektirildiğini belirterek, "Asgari ücretle çalışan müvekkillerim, akrabalık ilişkisine dayanarak kredi çekmiştir. Bu kredi, banka müdürünün de vasıtasıyla çekilmiştir. Bir usulsüzlük mevcuttur. Köyümüzün yarısı banka aracılığıyla alınmıştır ve icra yoluyla satılıktır. Biz hukuki yollara başvurduk. Türk adaletine güveniyoruz. Küllü Mahallesi ve diğer mahallerden de şikayetlerin olduğunu düşünüyoruz. Yaklaşık 3 milyon liralık bir durum söz konusudur. Kredi çekilirken de ipotek ve kefil söz konusu olmadan çekilmiştir. Kredinin tamamı usulsüzdür. Özellikle akrabaları seçmişlerdir. Hiç kimsenin birbirinden haberi yok" diye konuştu.

'BORÇ PARA BULARAK İCRADAN EVİMİ GERİ SATIN ALDIM'
Kayınbiraderi Hasan K.'ye 400 bin TL çekerek, yatırım yapması için veren 3 çocuk babası işçi Galip Bilik ise evinin icra yoluyla satıldığını ve borç para bularak evini tekrar satın aldığını söyledi. Bilik, "Kayınbiraderim ekim dikim yaptığından dolayı ve tarla alacağından dolayı krediye ihtiyacı olduğunu söyledi. Sicilimin temiz olmasından dolayı da benim üzerimden kredi çekmek istediğini söyledi. Biz de yardımcı olmak adına kendisine kredi çektik. Gelin görün ki kredi ödenmedi. Birçok kişi de bu şekilde mağdur edildi. İcradan evim satışa çıkarıldı. Satışa çıkarılan evimi geri alabilmek için borç para aramak zorunda kaldım. Eş dost sayesinde bulabildiğim paralarla kendi evimi geri alabildim. Borcum bitmedi ve maaşımdan her ay kesilen bir ücret var. Bunun da mağduriyetini yaşıyoruz. Kayınbiraderim bize sürekli parayı ödeyeceğini dile getiriyordu. İyi niyetimizden yardımcı olabilmek için bu kadar bekledik. Gördük ki biz çok ciddi anlamda dolandırıldığımızı anladık. O yüzden mahkemeye başvurduk" dedi.

'HEM BENİ, HEM DE OĞLUMU DOLANDIRDI'
Kredi borçlarını ödemek için tarlasını sattığını belirten Salih Kocabey de kendisi gibi oğlunun da dolandırıldığını ifade ederek, "60 bin TL kredi çektim. 'Yıllık 26 bin TL ödeme şartıyla geri ödeyeceğim' dediği parayı, ödemedi. Ben tarlamı sattım ve gerekli olan taksiti ödedim. İkinci taksitini de Ağustos ayının 8'inde ödeyeceğim. Beni mağdur etti. Çevre köyleri de dolandırmışlar. 'Makine ve traktör alacağım' diye beni kandırdı. Çocuğumu da mağdur etti. Ben bir emekliyim. Maaşımın yarısı bankaya kredi olarak kesiliyor. Çocuğumun maaşından 1400 TL para kesiliyor" diye konuştu.

Hasan K. için 100 bin TL kredi çeken Mustafa Kocabey ise, kredi borçlarını ödeyemediği için eşiyle boşanma aşamasına geldiğini söyledi.

Görüntü Dökümü:
============
-Avukat Onur Özkan ile röportaj

-Mağdurlar Galip Bilik, Salih Kocabey ve Mustafa Kocabey ile röportaj

-Genel detay

Haber:Olcay DÜZGÜN-Kamera:İsmet KÖZELO/KAYSERİ,DHA

================================

Eşini öldürüp, intihar eden kocanın cenazesi alındı

İstanbul Sancaktepe'de dün eşi Derya Oğan'ı pompalı tüfekle öldürüp, otomobili ile kaçan daha sonra da Kocaeli'nin Kartepe ilçesinde yakalanacağını anlayınca aynı silahla yaşamına son veren Harun Oğan'ın cenazesi İstanbul'da toprağa verilmek üzere ailesine teslim edildi.

İstanbul Sancaktepe'de dün Şile istikametine giden 34 ST 0352 plakalı otomobilin sürücüsü Harun Oğan, iddialara göre bir süredir geçimsizlik yaşadığı eşi Derya Oğan'ı tartıştıktan sonra otomobilinde bulunan pompalı tüfekle öldürdü. Harun Oğan daha sonra otomobille Kocaeli sınırları içersinde polis trafından TEM Otoyolu'nda takibe alındı. Durumu fark eden Oğan, TEM Otoyolu Kartepe gişelerinden çıkarak ara sokaklarda polise izini kaybettirmeye çalıştı. Ata Evler Mahallesi'nde bir çıkmaz sokağa giren Harun Oğan, burada aynı silahla başına ateş ederek yaşamına son verdi. Dün akşam saatlerinde olay yerinde yapılan incelemelerin ardından Harun Oğan'ın cenazesi Kocaeli Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

ÜMRANİYE'DE TOPRAĞA VERİLECEK
Kocaeli Devlet Hastanesi morgundan Harun Oğan'ın cenazesini teslim alan ailesi cenaze aracıyla İstanbul'a götürdü. Harun Oğan'ın cenazesi ikindi vakti İstanbul Ümraniye Hacı Hakkı Ekşi Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından Nişantepe Mezarlığı'nda toprağa verilecek.

Alişan KOYUNCU/ İZMİT(Kocaeli)(DHA)

==========================

Öğrenciler, mezuniyet töreninde kürsüye gelen dekana sırtlarını döndü

İzmir'de, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Güzel Sanat Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin, Narlıdere ilçesindeki kampüslerinin depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle boşaltılıp, Tınaztepe Yerleşkesi'ne taşınmasına yönelik karara tepkileri sürüyor. Öğrenciler, mezuniyet töreninde konuşma yapmak için kürsüye gelen Dekan Prof. Dr. Hacı Yakup Öztuna'yı, sırtlarını dönüp, alkışlayarak protesto etti.

Yaklaşık 2 bin öğrencisi ile 150 kişilik akademik ve idari personeli bulunan DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi'nin Narlıdere'deki kampüsünün, Mühendislik Fakültesi görevlilerinin denetiminde depreme dayanıksız olduğu tespit edilmesi ve geçici süreyle Buca ilçesindeki Tınaztepe Yerleşkesi'ne taşınması kararının alınmasına, öğrenciler tepki gösterdi. Öğrenciler, gidilecek olan yeni yerin güzel sanatlar eğitimine elverişli olmadığını, taşınma işleminin ani ve plansız yapıldığını öne sürdü. Geçen pazartesi günü fakülte bahçesinde toplanan öğrenciler, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hacı Yakup Öztuna ile görüştü. Dekan Prof. Dr. Öztuna görüşmede, "Elimizde bir rapor var. Buranın depreme dayanıksız olduğuna kanaat getiren bu rapora uyulmaması halinde suç işlemiş oluruz. Yarın öbür gün muhtemel bir depremin neden olacağı olumsuz sonuçlara karşı önlem almak zorundayız. Taşınma işlemi geçici işlemdir, 2 sene sonra yine yerimize döneceğiz" dedi.

Daha sonra sosyal medyada örgütlenen öğrenciler '#deügsfyerindegüzel' etiketiyle, hem ilgili dekanlığa hem de rektörlüğe çeşitli mesajlar gönderdi.

Öğrenciler, bu sefer de, Güzel Sanatlar Fakültesi'nde yapılan mezuniyet töreninde konuşma yapmak için kürsüye gelen Dekan Prof. Dr. Hacı Yakup Öztuna'yı protesto etti. Öztuna konuşmaya başlar başlamaz ona sırtını dönen öğrenciler, alkışlayarak sesini bastırdı. Protesto yaklaşık bir dakika sürerken, öğrenciler, 'Mesele bina değil eğitim' sloganı attı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

- Öğrencilerin protestosundan görüntü

Haber: Davut CAN - Kamera: İZMİR, (DHA)

==========================

4 milyon 795 bin Euro'yu çalan şüpheliler, otomobil bozulunca yolcu minibüsüyle kaçmış

Adana'da, çalıştığı lojistik ve güvenlik hizmeti veren firmasından transferi yapılan 4 milyon 795 bin Euro'yu (yaklaşık 31,5 milyon lira), alıp kaçan şirketin güvenlik yetkilisi Burak E. beraberindekilerle kaçtıkları lüks aracın bozulduğu, şüphelilerin daha sonra yolcu minibüsüne binerek kaçtıkları ortaya çıktı.

Olay, 25 Haziran'da Yüreğir ilçesi Karataş Caddesi'ndeki, kurumsal banka ve iş insanlarının dolar ve eurolarının transferi yapan lojistik ve güvenlik hizmeti veren firmada meydana geldi. İddiaya göre, şirketin güvenlik müdürü Burak E., ekibiyle 9 milyon Euro'nun transferini yapmak için harekete geçti. 9 çuvaldan, içinde 4 milyon 795 bin Euro bulunan 2'sini zırhlı araca yükleyen B.E., diğer personele, "Bu paralarda eksik var gibi. Siz gidin diğer çuvalları getirin, ben bunları kontrol edeyim" dedi. Yukarı çıkan görevliler, bir süre sonra indiklerinde B.E.'yi göremedi. Bir süre bekleyen personel, paraların çalındığını anlayınca polisi aradı. Olay yerine gelen Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, güvenlik kameralarını inceledi. Polis, B.E.'nin lüks otomobille kaçtığını saptadı. Plakası alınan otomobil, terk edilmiş halde bulundu. Ekipler, olaya karıştığı iddia edilen Tuncay B, Ahmet K, Mehmet G. ve Abdulsamet B.'nin sorgulamak üzere gözaltına aldı. Öte yandan şüphelilerin kaçtığı lüks araç arıza yapınca bir yolcu minibüsüne binerek kaçtıkları öğrenildi. Tuncay B, Ahmet K, Mehmet G. ve Abdulsamet B. işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü
---------------------------
- Zanlıların adli tıp birimine getirilmesi
- Adli tıp biriminden çıkarılması
- Polis aracına bindirilmesi
- Polis araçlarının idişi
- Soyguncuların kaçtığı lüks aracın görüntüleri

Haber:Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: ADANA,(DHA)

==========================
Zihinsel engellilerin deniz keyfi

Mersin'in Erdemli ilçesinde, zihinsel engelli çocuklar aileleri ile birlikte ilk defa denize girmenin mutluluğunu yaşarken, renkli görüntüler ortaya çıktı.

Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Çocuk Çalışma Grubu ile Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı (ZİÇEV) Şubesi’nin organizasyonu ile zihinsel engelli çocuklar için farklı bir organizasyona imza atıldı. Özel araçlarla Erdemli ilçesine bağlı Kumkuyu Mahallesi’ndeki Zincirli Kuyu Plajı'na getirilen engelliler burada ilk defa denize girmenin mutluluğunu doyasıya yaşayarak eğlendi.

Vakıf Başkan Yardımcısı Müyesser Sancak, zihinsel engellerli ilk kez denizle buluşturulduklarını belirterek, "Çocuklar denize girince nasıl mutlu oldularsa aileleri ve bizler de aynı mutluluğu yaşadık. Tarsus ve Mersin'den 35 çocuğumuzu denize getirdik. Bunlar ilk kez denize giriyor, bu nedenle de çocuklarımız denize girerken yanlarında eğitmenler ve cankurtaranlar da hazır bulunuyor. Bize bu imkanı sunan mersin Büyükşehir Belediyesine teşekkür ediyoruz" dedi.

Zihinsel engelli çocuklardan Yahya Ateş'in annesi Zehra Ateş, denize Tarsus'tan geldiklerini ifade ederek, "İlk kez oğlumla birlikte denize geldik. Bize önem verip denize getirdikleri için çok mutluyuz. Engelli çocuklar mutlu olursa bizde mutlu oluyoruz dünyalar bizim oluyor" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------------------------
-Denize giren engelli çocuklar
-Denizde top oynamaları
-Genel ve detay görüntüler
-Engelli çocukların aileleri ile röportaj
-Zihinsel Engelli vakıf başkan yardımcısı Müyesser Sancak ile röportaj

Haber-Kamera:Mehmet DOĞANER/ERDEMLİ(Mersin), (DHA)

==========================

LGS’de Türkiye birincisi: Sınavda zorlandım

Mersin’in merkez Mezitli ilçesinde bulunan Viranşehir 75.Yıl Ortaokulu öğrencisi Mert Ali Korkmaz, Liselere Geçiş Sınavı (LGS)’de tüm soruları doğru yanıtlayarak 500 tam puan aldı.

LGS'de tüm soruları doğru yanıtlayarak 500 tam puan alan Mert Ali Korkmaz, birinciliği elde etmenin sevinicini, Deniz Astsubayı baba Yavuz Korkmaz, annesi Semra Korkmaz ve kız kardeşi Ceren ile paylaştı. Yoğun tempo sonucu emeğinin karşılığını almanın mutluluğunu yaşadığını belirten Mert Ali Korkmaz, başarısında katkısı olan öğretmenlerine ve ailesine teşekkür etti.

Başarısını düzenli ve disiplinli çalışmasına borçlu olduğunu belirten Korkmaz, "Sınava hazırlanırken müzik dinledim, spor yaptım, eğlendim. Bunların bir yanında da düzenli ve disiplinli olarak çalıştım. Sürekli test çözdüm, konularda anlamadığım yerleri tekrar ettim. En büyük desteğim ailem oldu. Babama, anneme, kız kardeşime çok teşekkür ederim. Öğretmenlerime çok teşekkür ediyorum. Sınav benim için biraz zorlayıcı geçti. Ama üstesinden gelebildim. Hayalim ilerde beyin cerrahı olmak. Bunun içinde güzel bir liseye gitmek istiyorum" dedi.

Sınava hazırlanan öğrencilere tavsiyede bulunan Korkmaz, "LGS’ye girecek tüm öğrencilere de eğer dikkatleri dağıldıkları anda durup dinlenmeliler. Sınav ortasında herkesin başına gelebiliyor. Benim de başıma geliyor. Biran aklıma çok farklı bir olay geliyor zihnim o sırada duruyor. Strese girmemek için de iki dakika dinleniyorum. O soruyu boş bırakıp bir sonraki soruya geçiyorum. Öğrencilerin bu gibi durumlarda çok fazla inatçı olmamaları gerekir" diye konuştu.

'GURUR DUYDUK'
Oğluyla gurur duyduğunu söyleyen ev hanımı Anne Semra Korkmaz ise şöyle konuştu: "Oğlumla gurur duyuyorum. Bebekliğinden bu yana benim için gurur kaynağı oldu. Başarısı benim için tesadüf değil, bu başarıyı bekliyordum. Mert, düzenli, programlı çalışan bir öğrenci. Ben de kendisine manevi destek oldum. Hep yanındaydım, başaracağına inanıyordum bu yönde oğlumu hep motive ettim. Tüm ailelerin bu sevinci yaşamasını dilerim. Tüm velilere sesleniyorum sınava girecek çocuklarınızı kesinlikle sıkmayın. Beklentilerinizi yüksek tutmayın. Çocuk her türlü zaten özeldir. ‘Sen bunu yaparsın’ demeden çocuklarına güvenip manevi desteklerini esirgemesinler. Bu davranış ve tutumlar üstün başarıyı çok rahat sağlar."

Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan da Mert Ali Korkmaz ve ailesini makamında ağırladı. Aileye çiçek veren Tarhan, burs sözü vererek bu başarının kendilerini gururlandırdığını ifade etti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
---------------------------
-Mert Ali Korkmaz'ın ailesi ile görüntüleri
-Mert Ali Korkmaz'ın kız kardeşi ile puzzle yapması
-Sınav sonuç kağıdını göstermesi
-Muhabbet kuşuyla görüntüsü
-Annesi ile görüntüsü
-Anne ile röportaj
-Mert Ali Korkmaz ile röportaj

Haber-Kamera: Gülhan DEMİRCİ/MERSİN, (DHA)

==========================

Sosyal medya üzerinden 'kehribar' diye aldığı tespihler, değersiz çıktı

Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde tespih koleksiyoncusu Mehmet Hunu, 'kehribar' taşından yapıldığı belirtilen tespihleri sosyal üzerinden 350 lira ödeyerek sipariş verdi. Gelen tespihlerin maddi değerinin ise birkaç lira olduğu belirlendi.
Göksun'da yaşayan tespih koleksiyoncusu Mehmet Hunu, sosyal medya üzerinden satılan 'kehribar' taşından yapıldığı belirtilen 18 tespihi 350 lira ödeyerek satın aldı. Gelen kargoyu parasını ödeyerek teslim alan Hunu, içinden çıkan tespihleri görünce şoke oldu.
Maddi değeri birkaç lira olan tespihleri görünce dolandırıldığını anlayan Hunu, "Bu ürünleri sipariş ettiğimizde bize kapıda ödeme yapılacağını söylediler. Kargoya ücretini ödemeden ürünleri görme şansın zaten yok. 350 lira ödeme yapıp, paketi açtığımda da piyasa değeri 1-2 lira olan tespihlerle karşılaştım. Benim canım yandı, diğer insanların böyle aldatılmaması için dikkatli olmalarını istiyorum" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ (ÖZEL)-
----------------
- Tespihler
- Mehmet Hunu'nun tespihleri göstermesi
- Hunu ile röp.
Haber-Kamera: Dündar KUNDAKÇI-KAHRAMANMARAŞ-DHA)

Rojbin'in yürümesi için 120 bin liraya ihtiyaç var

Diyarbakır'da yaşayan doğuştan kalça çıkığı bulunan ve sol bacağı diğerinden kısa olan Rojbin Çelik (22), bugüne kadar 15 ameliyat geçirdi. Sağlık meslek lisesi mezunu Çelik, babası iflas edince tedavi masraflarını karşılayamaz oldu. Kemik erimesi de başlayan Çelik'in, acılarından ve koltuk değneklerinden kurtulup, hemşirelik hayalini gerçekleştirmesi için 120 bin TL'ye ihtiyaç var.

Kalça çıkığı rahatsızlığıyla dünyaya gelen Rojbin Çelik, sol bacağı sağ bacağından daha kısa. Bugün kadar 15 ameliyat geçiren Çelik, yaşadığı tüm zorluklara rağmen 3 yıl önce sağlık meslek lisesinden mezun oldu. Mezuniyetinin ardından bir hastanede çok sevdiği mesleği hemşirelik alanında staj yapan Çelik, bugün en büyük hayali yürümek olduğunu söyledi.

İnşaat işleriyle uğraşan babası iflas edince Çelik'in ailesi kızlarının ameliyat ve ilaç masraflarını karışlayamaz hale geldi. Günlük ihtiyaçlarının büyük bir bölümünü annesinin yardımıyla karşılayan Çelik'e İzmir'de tedavi gördüğü özel hastanedeki doktoru tarafından bir dizi ameliyat sonrası yürüyebileceği söylendi. Tedavi masrafları için 120 bin TL'ye ihtiyacı olan ve yaklaşık 5 ay önce ameliyat olması gereken Çelik, koltuk değneklerinden kurtulmak ve sevdiği meslek olan hemşireliği yapmak istiyor.

'YÜRÜYEMİYORUM, MESLEĞİMİ YAPAMIYORUM'
Yürüyemediği için çok sevdiği hemşireliği yapamadığını söyleyen Çelik, "Doğuştan sol bacağım altı buçuk santim kısaydı. Bir yaşına girdiğimde boy uzaması olduğu için sol bacak hiçbir şekilde gelişmedi. Tam aksine daha da kısalmaya başladı. Daha sonra doktorlar 20'li yaşlara geldiğimde kemik gelişimi durduğunda öyle ameliyat edeceklerini söylediler. Türkiye'de birçok hastaneye gittik. Hiçbir şekilde olmaz dediler. İzmir'de özel bir hastaneyi bulduk. Kalça çıkığını yaptılar. Uzatmayı yaptılar. 7,5 ayda 12 santim uzattık. Kemiğimin içinde platinler var. Babam iflas ettiği için yapamıyoruz. Hastanede sigorta geçmiyor. 5 ay önce ameliyatımı yapmam gerekiyordu. Bu yüzden her şey daha da kısıtlandı. Fizik tedaviye çok aşırı derecede para gidiyor. Ameliyat için 120 bin liraya ihtiyaç var. Maddi sıkıntıdan dolayı ameliyatımı da olamıyorum. Yürüyemiyorum, mesleğimi de yapamıyorum. Bu durumdan dolayı üniversite de okuyamadım. Derslere yoğunluk veremedim. Bir an önce ayağa kalkmak istiyorum. Lütfen ayağa kalkayım. Yürüyeyim, insanlara yardım edeyim. İnsanlara yardım etmek istiyorum. Kemik erimesi başladığından dolayı ağrılar sızılar başladı bende. Geceleri yatamıyorum. Ağrılardan dolayı sabaha kadar sürekli uyanığım. Biran önce ameliyat olmak istiyorum. Doktor yüzde 99 bize garanti verdi. Kalça çıkığını yaptı. Uzatmayı yaptı. Sadece 2-3 ameliyatım kaldı. Yürüyeceksin dedi. Gün içerisinde annem yemeğimi önüme getiriyor. Suyu bile kendim gidip alamıyorum. Kardeşim ve annem, ağabeyim bana yardım ediyor sürekli. Annem olmadan hiçbir şekilde yapamıyorum. Benim bu bir ay içerisinde çok acil ameliyat olmam lazım. Zaten çok gecikti. Ağrılarım bu iki üç günde çok şiddetlendi. Bir an önce ameliyat olmak istiyorum" dedi.

'KIZIM ARTIK KENDİ AYAĞI ÜZERİNDE DURMAK İSTİYOR'
Anne Güllü Çelik ise kızının doğduğundan beri 15 ameliyat geçirdiğini belirterek, şunları söyledi:
"Kızımın doğuştan ayağı kısa. 1 yaşından beridir ameliyatlara giriyor. 22 yıldır hep beraber çekiyoruz. En az 15 ameliyat geçirdi. Ayaklar daha da kısalmaya başladı. En son doktorlar 20 yaşından sonra ameliyat olacağını söyledi. Sonra kalça çıkığı erimeye başladı. Ameliyat etmek zorunda kaldık. Sonra hangi hastaneye gittiysek yapamıyoruz dediler. İzmir'de özel bir hastanenin doktoru yapabilirim dedi ama maddi durumumuz izin vermedi. Beş altı ameliyatını yapabildik. Şimdi yapamıyoruz. 5 ay önce ameliyat olması lazımdı. Kızım artık kendi ayağı üzerinde durmak ve bu bastonu atmak istiyor. Çok acı çekiyor. Geceleri yatamıyor. Ben de çekiyorum o da çekiyor."

Görüntü Dökümü (Özel)
------------
- Rojbin'in bahçede koltuk değneğiyle yürümesi
- Spor aletleriyle çalışması
- Rojbin Çelik'in konuşması
- Güllü Çelik'in konuşması
- Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Emrah KIZIL/DİYARBAKIR,(DHA)

==========================

Hüseyin Emre'nin bir gözü yeşil, diğeri kahverengi

Tokat'ta mobilya fabrikasında işçi olarak çalışan Hüseyin Emre Gezgin'in(23) biri kahverengi, diğeri yeşil olan göz rengi dikkat çekiyor.
Kentte yaşayan Rüştü ve Gülbeyaz çiftinin 2 çocuğunun en küçüğü olan Hüseyin Emre Gezgin doğuştan bir gözü kahverengi, diğeri ise yeşil olarak dünyaya geldi. Şu anda Tokat Organize Sanayi'sinde bir mobilya fabrikasında işçi olarak çalışan Hüseyin Emre Gezgin gözlerinin farklı renkleriyle dikkatleri üzerine çekiyor. Görenlerin kendisine dikkatle baktığını ifade eden Gezgin, "Görme konusunda bir sıkıntı yok. Görenler şaşkınlıkla bakıyorlar. İnceliyorlar, hatta 'Lens mi takıyorsun' diyen de oldu. Doğuştan olduğunu söyledim. Zamanla da alışıyorlar. Ama ilk gören hayretle bakıyor" dedi.

'MÜLAKATLARDA GÖZLERİMDEN DOLAYI ELEDİLER'
Gözlerinin farklı renklerde olmasından dolayı isteği mesleği yapamadığını belirten Gezgin, "Askeriye sınavlarına girmiştim. Gözümün renkleri değişik olduğu için kabul etmediler. Ondan dolayı elediler. Fakat artısı da oluyor. Kafelere gittiğim zaman ilk kez görenler genellikle birlikte fotoğraf çektirmek istiyorlar. Bu da hoşuma gidiyor" dedi.
Gezgin'in iş arkadaşı Burhan Şeker ise, "İlk gördüğümüzde bizler de haliyle şaşırdık. Hatta lens olduğunu düşündük. Müşterilerimiz de gördüklerinde şaşırıyorlar. Birlikte bir yerlere gittiğimizde herkes ilgi gösteriyor" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:
-Fabrikadaki çalışmaları
-Gözlerinin görüntüsü
--Konuşması
-Arkadaşının konuşması

Haber-Kamera: Fatih YILMAZ/TOKAT, (DHA)
==========================

Geri Dön