HABER

DHA YURT BÜLTENİ - 11

  Şahika Ercümen'den dünya rekoru  Dünya serbest dalış rekortmeni ve milli sporcu Şahika Ercümen, Mersin'deki Gilindire Mağarası'nda yaptığı dalışta paletsiz kategoride 90 metre sınırını aşarak kadınlar dünya rekorunu kırdı.

Şahika Ercümen'den dünya rekoru

Dünya serbest dalış rekortmeni ve milli sporcu Şahika Ercümen, Mersin'deki Gilindire Mağarası'nda yaptığı dalışta paletsiz kategoride 90 metre sınırını aşarak kadınlar dünya rekorunu kırdı.
Mersin'in Aydıncık ilçesinde 20 yıl önce keşfedilen, 60 milyon yıllık oluşuma sahip olan ve buzul dönemine ait kalıntıların yer aldığı Gilindire Mağarası'nda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı İle Çukurova Kalkınma Ajansı'nın desteklediği dalışta, tek nefes paletsiz kategoride 90 metre sınırını aşarak kadınlar dünya rekorunu 2 dakika 5 saniye ile ve 100 metreye çıkartan Dünya Dalış Rekortmeni Şahika Ercümen, rekor kırdıktan sonra "Bu rekor Cumhuriyetimizin 96. yıl dönümünde kahraman Mehmetçik'e armağan olsun" yazılı pankart açıp, asker selamı verdi.
Şahika Ercümen'in Gilindire Mağarası'ndaki dalışını Vali Ali İhsan Su, Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Ercan Kireçtepe, Aydıncık Kaymakamı Kamil Güzel, Aydıncık Belediye Başkanı Ferhat Aktan, davetliler izledi.
Dalış öncesi egzersiz yapan Şahika Ercümen, hazırlıkların yapılmasının ardından Guinness Dünya Rekorları Kitabı gözlemcilerinin hazır olduğuğu etkinlikte 25 metreden oluşan parkura da tek nefes ve paletsiz olarak dalışını yaptı.
ASKER SELAMI VERDİ
2 dakika 5 saniyede parkuru tamamlayan Şahika Ercümen, sudan çıkar çıkmaz ekip arkadaşları ile birlikte dev bir Türk bayrağı açarak hep birlikte Mehmetçik için asker selamı verdi. "Bu rekor Cumhuriyetimizin 96. yıl dönümünde kahraman Mehmetçik'e armağan olsun" yazılı pankart açan ve rekoru Guinnes Hakemi Mervan Al Hariri tarafından onaylanan Ercümen, böylece mağarada 'Paletsiz Kategori'de daha önce 90 metreyle bir Japon sporcuda olan rekoru 100 metreyle kırdı. Daha sonra ise mağaradan ayrılarak protokol ile birlikte gerçekleştirilen toplantıda açıklamalarda bulundu.
CUMHURİYETE VE MEHMETÇİĞE ATFETTİ
Alkışlarla salona girmesinin ardından ilk olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ı telefonla arayan Şahika Ercümen, rekoru kırdığı bilgisini vererek, desteklerinden dolayı teşekkür etti. Ercümen, Cumhuriyet'e ve Mehmetçiğe atfettiği rekoru nedeniyle heyecanlı olduğunu belirterek, "Suyun altına girmeden önce biraz stresliydim, heyecanlıydım. Üzerimde çok büyük bir sorumluluk hissettim, çünkü bunu Cumhuriyetimize, Mehmetçiğe ithafen kıracağımız bir rekor olarak anons ettik. Ama aynı zamanda çok büyük bir güç de hissettim arkamda. Çok güzel mesajlar, destekler aldım. O yüzden rekor kırdığımız için çok çok mutluyum. Tabi bu bir ekip çalışması, çok kalabalık bir ekibiz. Başta Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu'na teşekkür ediyorum. Çünkü ben bu hayalimi paylaştığımda onlar da en az benim kadar heyecanlandılar. 'Biz de yanındayız. Türkiye'nin böyle özel bir yerini tanıtman bizler için de çok önemli' dediler. Bu rekorun en büyük amaçlarından birisi de ülkemizin keşfedilmemiş yerlerini dünya rekoruyla tüm dünyaya tanıtmak. O yüzden dünya rekorunu ülkemize getirdiğimiz ve ülkemizin adını duyurabileceğimiz için ayrıca mutlu ve gururluyum. Herkese çok teşekkür ediyorum. İnşallah başarılar devam edecek" dedi.
GURUR DUYDUK
Daha sonra konuşan Uluslararası Hakem Hariri, Şahika Ercümen'in rekorunu onaylarken, Büyükşehir Belediye Başkanı Seçer ise, rekorun Mersin'de gerçekleştirilmesinin de kentin tanıtımı açısından son derece önemli olduğunu dile getirerek, Şahika Ercümen'e teşekkür etti.
Seçer, Şahika Ercümen'in rekoru ile kent tanıtımı ve turizmine büyük bir destek verdiğini kaydederek, "Dünya rekortmeni milli sporcumuz Şahika Ercümen, dünyanın 8'inci harikası diyebileceğimiz Gilindire Mağarası'nda müthiş bir rekora imza attı. Şahika hanımı tebrik ediyorum, nice rekorlara diyorum. Bu rekor, aynı zamanda 96'ncı yılında Cumhuriyetimize ve kahraman Mehmetçiğimize ithaf edilmiş bir rekor olması açısından da son derece anlamlı. Bu rekora tanıklık etmenin mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz" diye konuştu.
Konuşmaların ardından Vali Su tarafından Ercümen'e çeşitli hediyeler ve çiçek verildi. Aydıncık Belediye Başkanı Ferat Aktan da Ercümen'i fahri hemşehri ilan ederek, adına düzenlenmiş sembolik bir nüfus cüzdanı verdi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
------------
Şahika Ercümen gelirken
Ercümen'i alkışlayanlar
Ercümen ve beraberindekiler otururken
Ercümen, Bakan Varank ile telefonla konuşurken
Şahika Ercümen konuşurke
Vali Ali İhsan Su, Ercümen'e hediye verirken
BElediye Başkanı Vahap Seçer, hediye verirken
Aydıncık Belediye Başkanı Ferhat Aktan, hedive ve kimlik verirken

Haber-Kamera: Mustafa ERCAN/AYDINCIK(Mersin), (DHA) -

====================

Kahramanmaraş'ta askeri araç devrildi: 4 yaralı

Kahramanmaraş'ta askeri aracın şarampole devrilmesi sonucu meydana gelen kazada 4 asker yaralandı.
Kaza, Kahramanmaraş-Göksun karayolunun Kürtül mevkiinde meydana geldi. Zırhlı askeri araç, sürücünün direksiyon kontrolünü yitirmesi sonucu şarampole devrildi. Kazada, araçta bulunan 4 asker yaralandı. Hastanelere götürülen yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi.

(GÖRÜNTÜ TAKİP EDİLİYOR)

HABER: Ömer KOÇ/KAHRAMANMARAŞ, (DHA)

=================================

HDP önündeki eylemde 56'ncı gün

Diyarbakır'da, terör örgütü PKK tarafından kaçırılan çocuklarının bulunmasını isteyen 55 ailenin HDP il binası önündeki oturma eylemi, 56'ncı gününe girdi. Ege Üniversitesi Gazetecilik Bölümü son sınıf öğrencisiyken, 21 Mart 2015'te kaybolan oğlu Mehmet (22) için oturma eyleminde olan İmmihan Nilifırka, il binasına girmeye çalışarak, HDP'lilerden oğlunu istedi. "Evlatlarımızı getirin, evlatlarımızdan ne istediniz, kendi evladınızı götürün, vicdansızlar" diye bağıran Nilifırka, sinir krizi geçirdi. Polis ekipleri, Nilifırka'nın HDP binasına girmesini engelledi.
Hacire Akar, 21 Ağustos'ta kaybolan oğlu Mehmet'in (21) HDP'liler tarafından dağa kaçırıldığını söyleyip, 1 gün sonra, partinin Diyarbakır binası önünde oturma eylemi başlattı. Eylemin 3'üncü gününde ortaya çıkan Mehmet Akar, mahkemece ev hapsiyle cezalandırıldı. Oğluna kavuşup, eylemine son veren Hacire Akar, çocukları kayıp annelere çağrıda bulundu. Akar'ın çağrısıyla harekete geçen çocukları kayıp aileler, 3 Eylül'den itibaren HDP önünde oturma eylemine başladı. 56'ncı günde de eyleme katılan 55 aile, HDP il binası önündeki yerini aldı.
'VİCDANSIZLAR' DİYE BAĞIRIP OĞLUNU İSTEDİ
Ege Üniversitesi Gazetecilik bölümü son sınıf öğrencisiyken, 21 Mart 2015'te kaybolan oğlu Mehmet (22) için İstanbul Sultangazi'den 27 Eylül günü gelerek evlat nöbetine katılan İmmihan Nilifırka, HDP il binasına girmeye çalıştı. "Evlatlarımızı getirin, evlatlarımızdan ne istediniz, kendi evladınızı götürün, vicdansızlar" diye bağıran Nilifırka sinir krizi geçirdi. "Çıkın dışarı bize bir açıklama yapın, evladımdan ne istediniz, vicdansızlar. Yavrum Mehmet'im evladım, gel seni özledim, ölüyorum dayanacak gücüm kalmadı. Yeter artık dayanamıyorum" diye haykıran anne fenalık geçirerek yere yığıldı. Nilifırka'ya, hazır bulunan 112 sağlık ekipleri müdahale ederek ambulansa aldı. Nilifırka'nın durumunun iyi olduğu öğrenildi. Gerginlik sırasında polis ekipleri, Nilifırka'nın HDP binasına girmesini önledi.
'DÜNYAMI BAŞIMA YIKTILAR'
7 yıl önce Balıkesir'de üniversiteyi kazanıp kayıt yaptırmayan ve kandırılarak PKK'lılar tarafından kaçırıldığını iddia ettiği kızı Ceylan Şeyma Tekin (24) için evlat nöbetine 16 Eylül günü Bursa'dan gelerek katılan Türkan Mutlu ise kızının kaçırıldıktan sonra dünyasının başına yıkıldığını söyledi. Mutlu, "Ben gitmiyorum, ben buradayım, evde bir kuru ekmeğim olmasın ben gitmiyorum. Ben Şeyma'dan sonra felaket yaşadım, darbe yedim. Çok şeyler içimde var, ben gitmeyeceğim. Benim Şeyma ile başka bir dünyam vardı, herkesin evladı kendi içinde tatlıdır, benim Şeyma ile başka bir dünyam vardı, o dünyamı benim başıma yıktılar" dedi.
HDP'LİLERE TEPKİ GÖSTEREN ANNE: GELİN BURAYA HESAPLAŞALIM
18 yaşındayken, 2015 yılında Bitlis'te üniversite öğrencisiyken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği kızı Fadime için 22 Eylül'de Kütahya'dan gelerek oturma eylemine katılan Hatice Levent de "Ne istediniz yavrumdan gelin buraya hesaplaşalım" diyerek HDP'lilere tepki gösterdi.
EYLEME KATILAN AİLELER
1- Diyarbakır'ın Eğil ilçesinde oturan Fevziye- Şahap Çetinkaya çifti, 30 Ağustos'tan beri haber alamadıkları, PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını iddia ettikleri oğulları Süleyman (18) için 3 Eylül Salı günü oturma eylemine başladı.
2- Diyarbakırlı Remziye Akkoyun, 4 yıldır kayıp olan oğlu Azad'ın (14) PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını söyleyerek, 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı.
3- Diyarbakır'da oturan Rauf- Ayşegül Biçer çifti, 10 aydır kayıp olan tek oğulları Mustafa (18) için 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı. Kanser hastası Ayşegül Biçer, oğlunun HDP aracılığıyla PKK'lı teröristlere götürüldüğünü iddia ediyor.
4- Mardinli olan ve Diyarbakır'da oturan inşaat işçisi Celil Begdaş ile eşi Hediye Begdaş, ramazan ayının ilk günü olan 5 Mayıs'ta ortadan kaybolan oğulları Yusuf'un (16) HDP'liler aracılığıyla düğün aracı olarak süslenen minibüsle dağa kaçırıldığını iddia ederek, 4 Eylül akşamı oturma eylemine katıldı.
5- Gaziantep'te oturan Şevket- Songül Altındaş çifti, vatani görevi için usta birliğine giderken 2 Ekim 2015'te Tunceli'nin Pülümür ilçesinde teröristlerce kaçırılan oğulları Müslüm (24) için 5 Eylül günü oturma eylemi başlattı.
6- Mersin'in Anamur ilçesinde yaşayan Rahime Uymaz, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 28 Temmuz 2015'te eşi ve kızının yanında PKK'lı teröristler tarafından aracından indirilerek, kaçırılan yeğeni polis memuru Sedat Yabalak (34) için oturma eylemine katıldı. Polis Sedat Yabalak'ın hasta annesi Ünzile Yabalak ise 8 Eylül akşamı Diyarbakır'a gelip nöbete başladı. Solunum hastası Ünzile Yabalak'a, PKK'lı teröristler tarafından 23 Eylül 1995'te şehit edilen Astsubay Murat Namdar'ın eşi Yıldız Namdar refakat ediyor.
7- Mardin'in Derik ilçesinden gelen Emine-Şeyhmus Kaya çifti, İstanbul'da polis memuruyken, Muş'ta kardeşinin düğün konvoyuyla memleketine dönerken, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristler tarafından kaçırılan oğulları Vedat Kaya (28) için 5 Eylül'de oturma eylemine başladı.
8- Malatyalı Sadiye Özbey, 17 Eylül 2015'te Rize'den kendisini ziyarete gelirken Tunceli'nin Pülümür ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristler tarafından aracı yakılıp kaçırılan oğlu Astsubay Semih Özbey için 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.
9- Bursa'da yaşarken eşini 17 Ağustos depreminde kaybedince Diyarbakır'a taşınan Meryem Savur, 4 yıl önce PKK'lı teröristlerce kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Fırat (22) için 5 Eylül günü oturma eylemine başladı.
10- Diyarbakırlı Sabiha Balta, 5 yıl önce kaybolan oğlu Arafat'ın (25) PKK'lı teröristlerce dağa kaçırıldığını belirtip, 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.
11- Diyarbakır'ın Dokuzçeltik köyünde oturan Aysel Koyun, 5 yıl önce PKK'lı teröristlerce dağa kaçırıldığını belirttiği oğlu Neşat (22) için 6 Eylül günü oturma eylemine başladı.
12- Diyarbakırlı Güzide Demir, 4 yıl önce PKK'lı teröristlerce dağa kaçırılan oğlu Aziz (20) için 7 Eylül günü oturma eylemi başlattı.
13- Ağrı'nın Eleşkirt ilçesinde 4 yıl önce çobanlık yaparken PKK'lı teröristlerce kaçırıldığı belirtilen Vahit Çur'un (19) anne ve babası Bedirhan-Necla Çur çifti de 7 Eylül günü eyleme katıldı.
14- Diyarbakırlı Hüsniye Kaya, 5 yıldır haber alamadığı ve sonrasında arkadaşlarından Suriye'de olduğunu öğrendiği kızı Mekiye'yi (19) bulmak için 8 Eylül günü oturma eylemine başladı.
15- Ayten-Şadin Elhaman çifti, 2 yıl önce kaybolan oğulları Bayram (21) için 8 Eylül günü oturma eylemine katıldı.
16- İstanbul'da 5 yıl önce HDP Kağıthane ilçe binasına gittikten sonra dağa kaçırıldığını ileri sürülen Yakup Edizer'in (19) anne ve babası Salim ve Saliha Edizer çifti de 9 Eylül günü eylemdeki yerini aldı.
17- Diyarbakırlı Süleyman Aydın, 4 yıl önce terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği oğlu Özkan (19) için 9 Eylül günü oturma eylemine katıldı.
18- Diyarbakırlı Mevlüde Üçdağ, 5 yıldır haber alamadığı oğlu Ramazan (22) için 9 Eylül günü HDP önüne gelip eyleme katıldı.
19- Mardinli olan, ancak Diyarbakır'da oturan Salih-Mülkiye Aylu çifti, 22 Mart 2019'da kaybolan ve HDP kongresine katılan M.I. tarafından Irak'ın Metina bölgesindeki PKK'lı teröristlerin yanına kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Mehmet (20) için 10 Eylül sabahı oturma eylemine başladı.
20- Aslen Siirtli olan, ancak Ordu'da yaşayan Latife Ödümlü, Dicle Üniversitesi Kimya Bölümü 3'üncü sınıf öğrencisi oğlu Özgür'ün (22), 10 ay önce PKK'lı teröristler tarafından Irak'ın kuzeyine kaçırıldığını söyleyerek, 10 Eylül günü oturma eylemine katıldı.
21- Diyarbakırlı Mehmet Karaman, 1999'da kandırılarak dağa götürüldüğünü belirttiği oğlu Ercan (40) için 11 Eylül'de oturma eylemine başladı.
22- Diyarbakırlı Fatma Akkuş, 28 Ağustos 2015'te kaybolan ve internette terörist kıyafeti giydiği videosunu gördüğü kızı Songül için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
23- Erzurum'dan gelen Macide Uslu ile Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinden gelen Halime Şehitoğlu, 2015'te Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırılan yeğenleri Sedat Sorgun (28) için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı. Annesi vefat eden Sorgun'un, Van'da vatani görevini yaparken, izinli olarak Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesindeki teyzesi Şehitoğlu'nu ziyaret edip, memleketi Erzurum'daki akrabalarının yanına giderken Lice'de yol kesen PKK'lılarca kaçırıldığı belirtildi.
24- Diyarbakırlı Nihan Çiçek, 2015'te eşinin akrabaları tarafından dağa kaçırıldığını iddia ettiği nişanlı kızı Hatun (23) için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
25- Diyarbakırlı Ömer Tokay, 2011'de Şırnak'a pikniğe gidip dönmeyen, 3 yıl sonra da terör örgütüne yakın bir televizyonda gördüğü oğlu Mehmet (22) için 12 Eylül'de oturma eylemine başladı.
26- İstanbul'da yaşayan Şevket-Fatma Bingöl çifti, 2014'te Arnavutköy'de 'Bana iş buldular, işe gidiyorum' diyerek evden çıkıp dönmeyen oğulları Tuncay (19) için 13 Eylül'de oturma eylemi başlattı.
27- Diyarbakır'ın Hani ilçesinde fırında çalışan oğlu Fatih Demir'in (24), 2015 yılında terör örgütünce dağa kaçırıldığını ifade eden anne Sevdet Demir (55), 13 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
28- Bitlis'te eşinden boşanan Saliha Mert (42), 2015 yılında dağa kaçırıldığını söylediği oğlu Yetiş Top (23) için 13 Eylül günü Diyarbakır'a gelip oturma eylemine başladı.
29- Bitlis'te yaşayan Ubeydullah Yolaçan, 5 yıldır haber alamadığı oğlu Çetin (31) için 14 Eylül'de Diyarbakır'a geldi. Baba Yolaçan, gelini Gülcemal, torunları Ecrin ve Abdulsamet ile birlikte oturma eylemindeki yerini aldı.
30- Bitlis'in Mutki ilçesinden Diyarbakır'a gelen Hurinaz Omay (83), 24 yıl önce dağa kaçırıldığını söylediği oğlu Rıfat (43) için 14 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
31- Bitlis'ten Diyarbakır'a gelen Fadıl Kılıç, Ahlat Üniversitesi öğrencisiyken 3 yıl önce dağa kaçırıldığını öne sürdüğü oğlu Faruk için (25) 14 Eylül'de oturma eylemi başlattı.
32- Elazığ'dan Diyarbakır'a gelen Muhittin Avunan, usta birliğine giderken yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırılan yeğeni Bingöllü Emrah Avunan (24) için 13 Eylül'de oturma eylemine başladı. Emrah'ın annesi Leyla Avunan, babası Bilal Avunan ve akrabaları da 22 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
33- Erzurum'un Horasan ilçesinden gelen Mehmet Emin Coşkun (49), Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde 2'nci sınıf öğrencisiyken 29 Aralık 2014'te PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını belirttiği 3 çocuğunun büyüğü olan İbrahim (24) için 15 Eylül'de oturma eylemine başladı.
34- Bursa'dan gelen Türkan Mutlu, 7 yıl önce Balıkesir'de üniversiteyi kazanıp kayıt yaptırmayan ve kandırılarak dağa götürüldüğünü iddia ettiği kızı Ceylan Şeyma Tekin (24) için 16 Eylül akşamı oturma eylemi başlattı.
35- Diyarbakırlı Vahide Sunar, 5 yıl önce Dicle ilçesine gidip PKK'lı teröristlerce kaçırıldığını düşündüğü oğlu Ahmet (22) için 16 Eylül'de oturma eylemine başladı.
36- Ağrılı Salih Gökçe, 5 yıl önce İstanbul'da çalışırken ve askere gitmek üzereyken terör örgütü PKK tarafından kaçırılıp Suriye'ye götürüldüğünü söylediği oğlu Ömer (24) için 17 Eylül'de oturma eylemine başladı.
37- Batmanlı Cabir Taş, 4 yıl önce tekstilde çalışırken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği, o dönem 14 yaşında olan kızı Ece için 17 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
38- Diyarbakırlı Üzeyir Nergiz, 5 yıl önce Kars Kafkas Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde okurken, 2014'te terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılan kayınbiraderi Osman Etik (29) için 17 Eylül'de oturma eylemindeki yerini aldı.
39- Muşlu Selma Kan, 4 yıl önce Muş'ta terör örgütü PKK'ya katıldığını belirttiği oğlu Onur (28) için 18 Eylül'de oturma eylemine başladı.
40- Şirin Sungur, 2015'te Bingöl'de vatani görevini yaparken memleketi Siirt'e bayram iznine dönerken Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırılan oğlu Süleyman (24) için 18 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
41- Muşlu Halit Altun, 2015'te Malatya'da üniversite öğrencisiyken kaybolan ve terör örgütü PKK'nın elinde olduğunu belirttiği oğlu Muhsin (27) için 19 Eylül'de oturma eylemine başladı.
42- Konya'dan gelen Yıldız Ballı, 2014'te İstanbul Esenyurt'ta tekstil fabrikasında çalışırken kaybolan, PKK'lı teröristlerin kaçırdığını iddia ettiği kızı Yasemin (21) için 19 Eylül'de oturma eylemine başladı.
43- İstanbul'dan Diyarbakır'a gelen Fahrettin Akkuş, 2015'te Sultangazi ilçesinde 19 yaşındayken kaçırıldığını söylediği oğlu Erkan için 20 Eylül'de oturma eylemi başlattı.
44- Kütahya'dan gelen Hatice Levent, 18 yaşındayken, 2015 yılında Bitlis'te üniversite öğrencisiyken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği kızı Fadime için 22 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
45- Muş'tan Diyarbakır'a gelen Güzel Aslan, 5 yıl önce mobilyacıda çalışırken kaybolan oğlu Turan Aslan (26) için 23 Eylül'de oturma eylemine başladı.
46- Batman'dan gelen Zehra Çak, 5 yıl önce kaybolan oğlu Azat Çak (23) için 26 Eylül'de oturma eylemine başladı.
47- İstanbul Sultangazi'den gelen İmmihan Nilifırka, Ege Üniversitesi Gazetecilik bölümü son sınıf öğrencisiyken, 21 Mart 2015'te kaybolan oğlu Mehmet (22) için 27 Eylül'de oturma eylemine başladı.
48- Gaziantep'ten gelen Cennet Kabaklı, 2015'te usta birliğine giderken Tunceli Pülümür yolunda PKK'lı teröristler tarafından kaçırılan asker oğlu Adil Kabaklı (24) için 28 Eylül'de oturma eylemindeki yerini aldı.
49- Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinden gelen Sıddıka Tatlı, Mardin Artuklu Üniversitesi Mimarlık bölümü son sınıf öğrencisiyken 2014'te kaybolan, terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırıldığını söylediği oğlu Aziz Tatlı (27) için 29 Eylül'de oturma eylemine başladı.
50- Batman'dan gelen Melike Akdoğan, 14 yaşında lise öğrencisiyken geçen yıl ortadan kaybolan ve dağa götürüldüğünü düşündüğü oğlu Abdulkadir için 2 Ekim'de oturma eylemi başlattı.
51- Ağrı'nın Hamur ilçesinden gelen Süheyla Demir, 2014'te lise 3'üncü sınıf öğrencisiyken PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını belirttiği kızı Hayal için 3 Ekim'de oturma eylemine başladı.
52- Muş'tan gelen Süheyla ve eşi Maşallah Yenilmez, 2015'te Bitlis Eren Üniversitesi Sosyal Hizmetler bölümünde okurken, ortadan kaybolan kızları Sümeyye Yenilmez (24) için 5 Ekim'de oturma eylemine katıldı.
53- Diyarbakır'ın Kulp ilçesinden gelen Menfiye Yıldırım, 2017'de kaybolan, dağa kaçırıldığını öne sürdüğü oğlu Mesut Yıldırım (25) için 5 Ekim'de oturma eylemine başladı.
54- Diyarbakırlı Hatice Ceylan 2015'te, 15 yaşındayken Kur'an kursunda hafızlık okurken kaybolan oğlu Cafer için 8 Ekim günü oturma eylemine katıldı.
55- Ağrı Taşlıçay ilçesi Kumluca köyünden gelen Yasin Kaya, kızı Çiğdem Kaya'nın (21) Ağrı Anadolu Lisesi 2. sınıf öğrencisiyken PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını söyleyerek 15 Ekim günü oturma eylemine katıldı.

Görüntü Dökümü
------------
-HDP il binası
-Ailelerin bekleyişi
-İmmihan Nilifırka'nın konuşması ve sinir krizi geçirmesi
-İmmihan Nilifırka'nın ambulansa alınması
-Hatice Levent'in tepkisi
-Türkan Mutlu'nun konuşması ve tepkisi
-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Emrah KIZIL, Mehmet Mucahit CEYLAN, Elif FİLİZ/DİYARBAKIR,(DHA)

============================

Rus savaş gemisi 'Azov' Akdeniz'e iniyor

Çanakkale Boğazı'ndan geçen Rus Donanması'na ait, 151 borda numaralı savaş gemisi 'Azov', Akdeniz'e doğru yol aldı. Boğazdan geçişi sırasında geminin önünde siper almış şekilde yere uzanan asker dikkat çekti.
Marmara Denizi'nden bu sabah saat 11.30'da Çanakkale Boğazı'na giriş yapan, Rus Donanması'nın Karadeniz Filosu'na bağlı 151 borda numaralı savaş gemisi 'Azov', boğazın manevra yapılması en güç noktası olan Nara Burnu'nu döndü. Sahil Güvenlik botunun eşlik ettiği Rus savaş gemisi, saat 13.30 sıralarında Çanakkale önlerine ulaştı. Kilitbahir köyü dağındaki 'Dur Yolcu' yazısı ile Kilitbahir Kalesi önünden geçen savaş gemisi, Ege Denizi'ne doğru yol aldı.
Akdeniz'e inen Rus savaş gemisi 'Azov'un boğaz geçişi sırasında, geminin güvertesinde çok sayıda Rus askerinin olduğu görüldü. Bir askerin ise geminin ön bülümünde yatar vaziyette silahıyla siper almış olması ise dikkat çekti.

Görüntü Dökümü
------------
-Çanakkale Boğazı'ndan geçen Rus savaş gemisinden genel ve detay görüntüler.
-Rus savaş gemisinin önünde sipere yatmış şekilde asker görüntüsü.

Haber-Kamera: Mustafa SUİÇMEZ/ÇANAKKALE, (DHA)

============================

Milli mücadele kahramanı kadınları, su altında çizdi

Bursa'da, resim öğretmeni Fatma Nilgün Turşucular, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle mili mücadele kahramanı kadınların kara kalem çalışmalarını su altında yaptı. Mustafa Kemal Atatürk'ün portresinin de çalışmalar arasında bulunduğu su altı resim sergisiyle, kadına şiddete de tepki gösterildi.
Yıldırım Belediyesi tarafından Kaplıkaya Cazibe Merkezi'nde inşası tamamlanan Tünel Akvaryum'da, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için su altı resim sergisi düzenlendi. Yıldırım Belediyesi ve Yiğitler Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri tarafından organize edilen resim sergisinde, Mustafa Kemal Atatürk ve milli mücadele döneminin önde gelen kadınlarından Şerife Bacı, Nene Hatun, Çete Emir (Efe)Ayşe başta olmak üzere birçok kahramanın resimlerinden oluşan 16 adet kara kalem çalışması Tünel Akvaryum'da sergilendi. Serginin açılışına geçilmeden önce, Yiğitler Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi resim öğretmeni Fatma Nilgün Turşucular, dalgıç yardımıyla su altına inerek, yarım kalan son kara kalem çalışmasını tamamladı.
Milli mücadele döneminin önde gelen isimlerini anmak istedikleri için böyle bir çalışma yaptıklarını belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Birinci Dünya Savaşı'nda kendisine hasta adam denilerek, biçilmiş kefeni yırtarak milli mücadeleyle birlikte yeni bir destan yazan aziz milletimizin hatırası için bugün dünyada ilk defa yapılan, su altında milli mücadele kahramanı kadınlarımızı konu edinen resim sergisiyle Cumhuriyet etkinliklerimizi sürdürüyoruz. Gerek cephede olsun, gerek cephe gerisinde mermi taşıyarak, yaralı askerlere yardım ederek, onlara erzak hazırlayarak, mermi taşıyarak, geceleri sevkiyatta bulunarak savaşın bütün kademelerinde yer alan bütün kadınlarımızı bu sergide hatırlamak istedik. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal'in de dediği gibi; 'Geçmişini hatırlamayanlar, geleceğini iyi bir şekilde koruyamazlar. Biz de bu anlayışla hem Cumhuriyet döneminde, milli mücadelemizde önemli bir aktör olan kadınlarımızı hatırlamak hem de kadına şiddete yönelik de bir farkındalık oluşturmak böyle bir sergi düzenledik. Bugün burada su altında 16 fotoğraf sergimizle beraber cumhuriyetimizin kahramanı kadınlarımızı, Şerife Bacı'yı, Nene Hatun'u, Çete Emir Ayşe'yi, Halit Onbaşı'yı ve daha nicelerini burada sizlerle paylaşmak istedik. bu vesileyle herkesin Cumhuriyet Bayramı'nı tebrik ediyorum. Barış Pınarı Harekatı'ndaki şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum" dedi.
'KADINA ŞİDDETE DE TEPKİ GÖSTERMEK İSTEDİK'
İki ay süren çalışmalar neticesinde güzel bir başarıya imza attıklarını belirten Yiğitler Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Resim Öğretmeni Fatma Nilgün Turşucular, "Çalışmaları çok güzel yaptık. Yorucu bir süreçti. Emeğimize değdiğini düşünüyorum. Günün anlam ve önemi olarak da cumhuriyetimizin kadınlarını temsil etmek amacıyla böyle bir çalışma gerçekleştirdik. Yaptığımız çalışmayla kadına şiddete de tepki çekmek istedik. Bundan sonrasında da çalışmalarımıza devam edeceğiz. Her zaman için kadınlarımızın arkasındayız. Mücadeleye devam. Su zaten soğuk. Uzun bir süreçte devam etti. Hemen olan bir çalışma değildi. Karada bile kara kalem çalışması yapmak zor iş. Suyun altında yapmak çok daha farklı bir durum. Benim içinde çok güzel bir çalışma oldu" ifadelerini kullandı.

Görüntü Dökümü
------------
-Su altı resim sergisinden detaylar
-Resim öğretmeninin su altında resim çizmesinden detaylar
-Katılımcılardan detaylar
-Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz röportajı
-Resim Öğretmeni Fatma Nilgün Turşucular röportajı

Haber-Kamera: Semih ŞAHİN/BURSA, (DHA)

=================

İşe geç gelen belediye personeli içeri alınmadı

Karabük Belediye Başkanı MHP'li Rafet Vergili, bugün işlerine geç gelen belediye çalışanlarını belediyeye sokmadı. Vergili daha önce uyarıda bulunduğunu belirterek, "İşçi ve memur arkadaşlarımızın belli bir düzende, disiplin içerisinde çalışması şart" dedi.
Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili sabah makamına geçerek güvenlik görevlilerine geç gelen personelin içeriye alınmaması talimatını verdi. Geç kaldıkları ileri sürülen Başkan Vergili'nin özel kalem Müdürü İrfan Kartal'ın da aralarında bulunduğu personel içeriye alınmadı. Bugün 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yarım gün çalışacak olan personel içeriye alınmayınca neye uğradıklarını şaşırdı.
Başkan Vergili daha önce uyarıda bulunduğunu belirterek, "Uzun zamandır arkadaşları uyarıyorum. 18 yaşından itibaren iş hayatının içerisindeyim. 18 yaşında da 400 - 500 işçinin başında tam sorumlu kişiydim. İşçi ve memur arkadaşlarımızın belli bir düzende, disiplin içerisinde çalışması şart. İş olur olmaz. Bir tane vatandaş gelebilir. Bizim işimiz de ona o saatte hizmet etmek. İnsanların kusurlarını, hatalarını yakalamak hoşuma giden bir olay değil. Ama bunu bir düzene sokmanız gerekir diye defalarca uyardım. Bu uyarımı hiç kimse dikkate almadı. Buraya gelen personelin geciktiğini görüyorum, zamanında işbaşı yapmadığını biliyorum. Böyle bir uygulama yaptık. Arkadaşların ileride daha iyi hizmete dönük çalışmaları inşallah bundan sonra olur. İşe gelmeyenlerin hepsinin hakkında da gerekli işlemleri yapacağım. Hiç kimseyi birbirinden ayırmadan" dedi.
Başkan Vergili işe geç kalanları bundan sonra işe almayacağını ifade ederek, şöyle konuştu:
"Şu anda personelimizin sayısı 3'de 1'i, 2'si belirlenen saatte işe gelmedi. Tahmin ediyorum, bugün yarım gün tatil diyerekten büyük bir kısmı da işe gelmeyecekti zaten. Bundan sonra işe geç kalanların hiçbirini işe aldırtmayacağım. Tamam 10 dakika gecikme kabul edilebilir. Gelmeyenlerin hiçbirini işe aldırtmayacağım ve haklarında da mutlak suretle rapor yapacağım. Giriş noktalarındaki kameralardan tespitlerini yaptıracağım."
'BAŞKANIMIZIN ART NİYETLİ BİR TAVRININ OLDUĞUNA İNANMIYORUZ'
Belediyede sivil savunma uzmanı olarak görev yapan ve aynı zamanda Tüm Bel-Sen Karabük Şube Başkanı Ahmet Avdancı da içeriye alınmayanların arasın yer aldı. Avdancı yaptığı açıklamada, "29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları arifesinde belediyedeki iş yerimizde bir sürprizle karşılaştık. Sabah 08.30'dan itibaren belediye hizmet binasında görevli kadrolu memur ve sözleşmeli arkadaşlarımız mesaiye başlamak için işmyerlerine geldiğinde giriş kapımızın güvenlik görevlileri tarafından kapatılarak içeriye giriş yapan arkadaşlarımızın engellenmesiyle karşılaştık. Arkadaşlarımız belediyenin etrafında, caddede girişlerin açılmasını bekledi. Kamu hizmetinde müeyyideler bellidir. Saat 08.30'da mesaimiz başlıyor. Bizim giriş kartlarımız var. Personelin ne zaman mesaiye başladığı zaten bellidir. Kamu hizmetini düzgün yapmayanların müeyyideleri bellidir. Uyarı cezasından başlayarak kınama, disiplin, 30'da bir maaş kesimi ve ihraca kadar giden bir süreç vardır. Belediye başkanımızın çalışan personeline art niyetli ya da olumsuz bir tavrının olduğuna inanmıyoruz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
---------
-Belediyeden detay
-Rafet Vergili belediyeden çıkarken, aracına binerken
-Güvenlik giriş noktası detay
-Rafet Vergili'nin açıklaması
-Ahmet Avdancı'nın açıklaması

Haber-Kamera:Bülent DİKTEPE/KARABÜK,(DHA)

=====================

Emekli emniyet amiri trafik kazasında yaşamını yitirdi

Mersin'in Tarsus ilçesinde meydana gelen trafik kazasında emekli emniyet amiri yaşamını yitirirken, eşi ise yaralandı.
Kaza, TEM Otoyolu Damlama mevkiinde meydanra geldi. Mehmet Köksal yönetimindeki 33 CLL 24 plakalı otomobil, yol kenarında park halinde bulunan 06 FV 264 plakalı çekici dorsesine çarptı. Kazada emekli emniyet amiri olan sürücü Mehmet Köksal, olay yerinde yaşamını yitirdi. Eşi İkbal Köksal ise yaralandı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü
---------------
-Kaza yapan emekli emniyet amirinin aracı
-Emekli emniyet amirinin araç içerisindeki görüntüsü

SÜRE: 48" BOYUT: 9,70 MB

Haber-Kamera: Okan ÇALIŞKAN/TARSUS,(Mersin),(DHA)

====================

33 yıldır ekmeğini taştan çıkarıyor

KAYSERİ'de, Osmanlı Devleti'nin baş mimarı olan Mimar Sinan'ın doğup büyüdüğü Ağırnas Mahallesi'nde çıkarılan taşları bilek gücüyle yontan Galip Hasta (47), 33 yıldır ekmeğini taştan çıkarıyor.
Kayseri'de yaşayan evli ve 3 çocuk babası Galip Hasta, henüz 11 yaşındayken taş ustası olan babası Şakir Hasta'nın yanında çalışmaya başladı. Mesleğini öğrenen Galip Hasta, 18 yaşında babasının işyerini kendisine devretmesi sonucu işin başına geçti. Baba mesleğini merkez Kocasinan ilçesi Cırgalan mahallesindeki iş yerinde sürdüren Galip Hasta, Ağırnas Mahallesi'nde dağlardan çıkarılan Riolit ve Andozit cinsi kayalara bilek gücüyle yontarak şekil veriyor. Galip Hasta, tonlarca ağırlıktaki kayaları her gün küçük parçalara bölerek şömine, şadırvan ve çeşme heykelleri yapıyor.
'TAŞ TEMİNİ SAĞLIYORUZ'
Galip Hasta, Osmanlı Devleti'nin baş mimarı olan Mimar Sinan'ın doğup büyüdüğü Ağırnas Mahallesi'nde çıkarılan taşları yonttuklarını söyleyerek, "Ben de bu işi babamdan öğrenerek devam ettiriyorum. İlçelerde ve mahallerden gelen tomruk taşlar, makinelerde kırıldıktan sonra ölçülendirilip, siparişe göre hazırlanıyor. Burada çeşme, şömine, mezar gibi işlerin dışından tarihi binaların restoresini yapıp, taş temini sağlıyoruz" dedi.
Mesleğinde çırak yetişmediğine dikkati çeken Galip Hasta, "Osmanlı döneminin bugüne kadar devam eden ve en köklü mesleklerden birisi olan taş ustalığına maalesef günümüz gençleri ilgi göstermiyor. Çırak bulmakta çok zorlanıyoruz. Yaptığımız taş işçiliği eserleri ülkenin her yerine gönderiyoruz. Bugüne kadar 30'a yakın taş ustası yetiştirdim. Ülkenin birçok bölgesinde restore işlemi devam ettiği için işlerimiz gayet iyi. İş yerime zaman zaman üniversiteden gelen heykel tıraşlara gönüllü olarak rehberlik ediyorum. İş yerimde kendilerini ve hayallerini gerçekleştirmeleri için fırsat sunuyorum" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
------------
- Tomruk halindeki dev kayalardan görüntü
- Kayalardan yapılan ürünler genel ve detay görüntü
- Galip Hasta'nın taşlara elleriyle şekil vermesi detay ve genel görüntü
- Galip Hasta ile röportaj
- Diğer görüntüler

Süre: 6.04 - Boyut:680 MB

Haber -Kamera: Yasin DALKILIÇ - KAYSERİ -DHA

================

Geri Dön