HABER

DHA YURT BÜLTENİ-12

1)GÖÇMENLERİN ZORLU UMUT YOLCULUĞU AFGANİSTAN ve Pakistan’dan yola çıkıp, kaçak yollarla Avrupa ülkelerine gitmeye çalışan göçmenler için İran sınırındaki Van, önemli bir geçiş noktasını oluşturuyor.

1)GÖÇMENLERİN ZORLU UMUT YOLCULUĞU

AFGANİSTAN ve Pakistan’dan yola çıkıp, kaçak yollarla Avrupa ülkelerine gitmeye çalışan göçmenler için İran sınırındaki Van, önemli bir geçiş noktasını oluşturuyor. Zor ve dağlık alanların hakim olduğu bölgede kaçak göçmenler kimi zaman göçmen kaçakçıları tarafından yarı yolda bırakılıyor, kimi zaman da soğuk hava koşullarına dayanamayarak hayatını kaybediyor. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Nüfus ve Göç Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Orhan Deniz, artık göçmenlerin yarısına yakınının Türkiye’de kalmak için geldiğini belirterek, yeni göç politikalarına ihtiyaç olduğunu söyledi.
Türkiye, Batı ülkelerinin arasında bir köprü niteliğinde bulunması nedeniyle düzensiz göçmenler tarafından transit güzergah olarak kullanılıyor. İran'a uzun bir sınırı olan Van ise önemli kavşak noktaları arasında yer alıyor. Zor ve dağlık alanların hakim olduğu bölgede kaçak göçmenler kimi zaman göçmen kaçakçıları tarafından yarı yolda bırakılıyor, kimi zaman da soğuk hava koşullarına dayanamayarak hayatını kaybediyor. Donarak hayatını kaybeden kaçak gömenlerin cesetleri bazen karların erimesiyle ortaya çıkıyor.
Jandarma ve polis ekiplerinin yaptığı çalışmalar ve alınan yoğun güvenlik önlemleri ile birlikte her yıl binlerce kaçak göçmen yakalanıyor. Düzensiz göçmenler sadece sınırlarda değil, şehir merkezinde veya yapılan yol kontrollerinde araçlarda yakalanıyor. Van'da 2018 yılında 23 bin 804 düzensiz göçmen ile 537 organizatör, 2019 yılının ilk 6 ayında ise 12 bin 744 düzensiz göçmen ile 241 organizatör yakalandı.
Kaçaklar, Avrupa'ya umut yolculuğunda, batı illerinde ise genellikle deniz yolunu kullanıyor. Kaçaklar, Ege Bölgesi'nin gözde turizm merkezlerinden Muğla'nın Bodrum, Marmaris ve Fethiye, Aydın'ın Kuşadası ve Didim, İzmir'in Çeşme ve Dikili ilçelerinden bot ve teknelerle Yunan adalarına gitmek için yasa dışı yollarla yola çıkıyor. Kaçakların büyük bölümü, güvenlik güçlerinin aldığı tedbirler sayesinde yakalanıyor. Bazı kaçakların umut yolculuğu ise denizde ölümle bitiyor.
YENİ ÖNLEMLER ALINDI
Sınır bölgelerinden yasa dışı geçişlerin engellenmesi için son yıllarda önemli önlemler alındı. Sınır hatlarında güvenlik için kalekollar kurulurken, termal kameralarla gözetlemeler yapılıp duvarlar örüldü.
2019 yılında, İran sınırından ülkeye giriş yapan göçmen sayısının arttığına dikkat çeken Van Valisi Mehmet Emin Bilmez, "Son 6 ayda göçmen sayılarında bir artış gözlemlemekteyiz. O yüzden tedbirlerimizi ciddi anlamda artırdık. Hem organizatörlere karşı ciddi bir çalışma yaptık ve Emniyetin içinde bunun için özel birim oluşturduk, hem de sınır birliklerimiz 24 saat esasına göre sınırda devriye gezerek giriş yapmaya çalışanları sınırda engellemeye çalışmakta. Ama maalesef 12 binin üzerinde biz Ocak ayından bu yana göçmen yakaladık" dedi.
Vali Bilmez, "Bakanlığımızın kabul edilen bir Avrupa Birliği Projesi kapsamında inşallah sınırımızda kuleleri termal kameralarla daha güçlü hale getireceğiz. En üst düzeyde göçmenle mücadele ediyoruz. Vatandaşlarımız da bu konuda bize ciddi anlamda katkı sunmakta. Bizim temel hedefimiz, bunları ülkemize sokmamak ve sınırda bunları engellemek. Gelenlerin başında Afganistan uyruklu göçmenler geliyor. İkinci sırada Pakistan, üçüncü sırada da Bangladeş uyruklular var. Yılın ilk 6 ayında da 250'ye yakın organizatörde gözaltına alındı ve 90'a yakını tutuklandı" diye konuştu.
İRAN SINIRI ÖN PLANDA
Türkiye'nin doğu sınırındaki yasa dışı geçişler konulu çalışma yapan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Nüfus ve Göç Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Orhan Deniz ise şöyle konuştu:
"Türkiye'nin doğu sınırlarındaki yasa dışı geçişlere ilişkin yapmış olduğumuz çalışmada şöyle bir durum ortaya çıkıyor. Esas yasa dışı geçişlerin yoğun olduğu bölge Türkiye-İran sınırı, Hakkari Şemdinli'den, Artvin Hopa'ya kadar olan bütün sınır bölgelerini kapsayan çalışmalarımızda ortaya çıkan sonuç, yani tartışmasız Türkiye-İran sınırı ön planda, bu sınır hattında da özellikle Başkale, Saray, Çaldıran sınırları ön plana çıkıyor."

'CİDDİ ARTIŞ VAR'
Prof. Dr. Deniz, son yıllarda önemli adımların atıldığını fakat buna karşın göçmen kaçakçılarının da kendilerine yeni rotalar belirlediklerini söyledi. 2017 yılında Türkiye'de yakalanan düzensiz göçmen sayısının 175 bin civarında olduğunu, fakat bu sayının 2018 yılında 260 binin üstüne çıktığını belirten Prof. Dr. Deniz, "Buda Türkiye üzerinden Avrupa'ya gitmeye çalışan göçmenlerin sayısındaki ciddi artışa işaret ediyor" dedi.

'AVRUPA YERİNE TÜRKİYE'YE GÖÇ HAREKETLERİ BEKLEYEBİLİRİZ'
Göçmenlerin hepsinin Türkiye'ye, Avrupa'ya gitmek için gelmediklerini belirten Prof. Dr. Deniz, bir taraftan da Türkiye'yi hedef ülke seçen kitlelerin olduğunu söyledi. Geçmişte bu göçmenlerden az bir kısmının Türkiye'de kalmayı düşündüklerini, fakat şu an neredeyse yarıya yakınının ülkede kalmak için geldiklerini söyledi. Bunun önemli bir sorun olduğunu belirten Prof. Dr. Deniz, Türkiye'nin gelecekte bir göç ülkesi olarak anılmasını sağlayacak verilerden bir tanesi olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Deniz, "Geçmiş yıllarda önemli bir kısmı Avrupa'ya gitmeye çalışıyordu. Özellikle Avrupa’da istihdam olanakları ve çalışma koşullarının ücretlerinin iyi olması daha önce giden göçmenlerin hikayeleri göçmenleri Avrupa'ya iterken şimdi Türkiye'deki özellikle ekonomik koşulların son yıllarda daha iyi olması, Avrupa'daki İslamofobi ve göçmenlere yönelik ırkçı söylemler ve davranışların yoğunlaşması özellikle Afganistan ve İran göçmenlerinin Avrupa yerine Türkiye ye yönelik göç hareketlerini bekleyebiliriz" dedi.

YENİ DALGA 'AFGANLAR'
İran'da 1 milyon 600 binin üzerinde Afganistan kökenli göçmenin olduğunu da belirten Prof. Dr. Deniz, "İran'daki göçmenlerin koşulları her geçen gün ağırlaşıyor. Genel olarak İran'daki ambargonun etkilerinin hissedilmesi ile birlikte bu durumdan en çok etkilenecek kesimler göçmenler olacak. Bu durum onları yeni arayışa itecek. Önümüzdeki yıllarda da göçmen sayısında artış bekliyoruz. Özellikle İran'daki Afganistan kökenli göçmenlerin sayısında ciddi artış var. Ve İran'a uygulanan ambargonun etkilerinin ağırlaşması ile birlikte Türkiye üzerinden Avrupa'ya gitmeye çalışan göçmenlerin sayısında bir artış bekleyebiliriz" dedi.

YENİ 'GÖÇ' POLİTİKALARINA İHTİYAÇ VAR
Prof. Dr. Deniz, "Yıllara göre dalgalanmalar olsa da genel trend artmaya yönelik. Ve biz bu göç akımlarına hep maruz kalacağız. Bu nedenle de bizim ülke olarak yeni göç politikalarına ihtiyacımız var. Uyumdan tutun göçmen akışını teşvik etmeyecek uygulamalara kadar birçok alanda yeni göç politikalar üretmemiz gerekiyor" dedi.

Görüntü Dökümü
------------------------------
-1'NCİ KLİP
-Mültecilerin kendi cep telefonuyla çektiği yolculuk görüntüleri
SÜRE: 3 DAKİKA 49 SANİYE
BOYUT: 737 MB
-2'NCİ KLİP
-Van tabelası
-Mültecilerin geçiş yaptığı bölgelerdeki dağlardan detaylar
-Muhabir anonsu
-Van Valisi Mehmet Emin Bilmez ile röportaj
-Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Nüfus ve Göç Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Orhan Deniz ile röportaj
-Detaylar

SÜRE: 6 DAKİKA 44 SANİYE
BOYUT: 1 GB 260 MB

========================================================

2)ISPARTA'DA SAĞANAK VE DOLU ETKİLİ OLDU

ISPARTA'da sağanak kent merkezinde vatandaşa zor anlar yaşatırken, Eğirdir ilçesinde ise dolu yağışı elma ve kiraz bahçelerini vurdu.
Isparta'da dün saat 18.00 sıralarında sağanak ve dolu yağışı başladı. Isparta- Burdur dağ yolu şiddetli yağış nedeniyle bir süre ulaşıma kapandı. Eğirdir ilçesi ve bazı köylerinde şiddetli dolu yağışı nedeniyle elma ve kiraz bahçelerinde büyük zarar oluştu. Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü ekipleri bölgede hasar tespit çalışması başlattı.
Kent merkezinde ise sağanak ve şiddetli rüzgar ağaçları devirdi. Zafer Mahallesi 211. cadde üzerinde devrilen ağaç, belediye ekiplerince kaldırıldı.

Görüntü Dökümü
--------------
- Yollarda biriken sulardan
- Araçların ilerlemesi
- Yolda kalan araçlar
- Isparta- Burdur dağ yolunda görüntüler
- Markette ürün taşıma aracıyla 2 vatandaşın karşıya geçirilmesi
- Detaylar
44 MB /// 01.23"
HABER- KAMERA: Ali ÇEVİKBAŞ/ISPARTA, (DHA)

=======================================================

3)DOĞALGAZ SIKIŞMASI SONUCU PATLAMA: 1 İŞÇİ YARALI

KONYA'da doğalgaz arızasını gidermeye çalışan işçi Ahmet Koyuncu, gaz sıkışması sonucu meydana gelen patlamada yaralandı.
Olay, bugün saat 12.15 sıralarında merkez Karatay ilçesi Tatlıcak Mahallesi Aslım Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre doğalgaz dağıtım şirketinde çalışan işçiler, sabah saatlerinde arıza bildiriminde bulunulan belediyeye ait otobüs bakım tesislerine gitti. Ekipler, arızayı giderdikten sonra yaptıkları kontrollerde gaz kaçağı olduğunu tespit etti. İşçilerden Ahmet Koyuncu, gaz kaçağını gidermeye çalıştğı sırada gaz sıkışması sonucu patlama meydana geldi. Patlama sırasında yerinden fırlayan doğalgaz borusu Koyuncu'nun başına isabet etti. Diğer işçilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Kanlar içerisinde kalan Ahmet Koyuncu olay yerinde yapılan ilk müdahalesinin ardından Konya Numune Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Koyuncu'nun sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. Polis, olayın meydana geldiği bölgede gaz kaçağı olması sebebiyle geniş güvenlik önlemi aldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
(Görüntü Dökümü
---------------------
- Yaralının ambulantan indirilip, hastaneye alınması
- Olay yerinde polisin incelemesi
- Genel ve detay
(Haber- kamera: Tolga YANIK- Hasan DÖNMEZ KONYA DHA))

4)DOĞUM SIRASINDA ANNELERİ ÖLEN YAVRU KEDİLERE SÜT ANNE ARANIYOR

OSMANİYE'de bir okul binasının bodrumunda doğum sırasında öldüğü belirlenen anne kedinin dünyaya getirdiği 2 yavru kedi bulundu. Bakıma alınan yavrulara süt anne aranıyor.
Fakıuşağı Mahallesi'ndeki Dede Korkut İlkokulu Müdürü Tahsin Şentut, bodrum kattan yavru kedi sesi geldiğini fark etti. Bunun üzerine bodruma inen Şentut, anneleri ölmüş 2 yavru ile karşılaştı. Hemen Hayvan Hakları Federasyonu(HAYTAP) yetkililerini arandı. Okula gelen Veteriner Hekim Ali Laçinbala, yavru kedileri alıp, özel bir kliniğe götürdü.
Muayeneden geçirilen yavru kedilere yeni doğan sütü verildi. Doğum kordonları hala bağlı halde bulunan kediler için süt anne arayışına başlandı.
Veteriner Hekim Ali Laçinbala, iki yavru kedinin yaşama tutunabilmeleri için süt anne arayışına girdiklerini, bu şekilde yaşama tutunmalarını sağlayacaklarını söyledi.

Görüntü Dökümü
-------------------------
- Yavru kediler beton zemin üstünde
- Kedilerin bir kutu içinde okuldan çıkartılması
- Anne kedi arayışı için kedilerin bulunduğu bahçe
- Veteriner Hekim Ali Laçinbala açıklaması

SÜRE: 01'44" BOYUT: 54.9 MB
Haber: İbrahim EMÜL - Kamera: OSMANİYE, (DHA)

5)SAHTE EFT MESAJIYLA OTOMOBİLİNİ KAPTIRDI

Yalova'da internet üzerinden otomobilini satışa çıkaran İskender Karahasan, alıcı gibi Eskişehir'den gelen bir kişi tarafından, anlaştıkları 58 bin TL'nin hesabına yatırıldığını gösteren sahte mesaj ile kandırılarak, dolandırıldı. Karahasan'ın mesajı görünce satışını gerçekleştiridği otomobil, önce bir galericiye ardından da başka bir kişiye satıldı. Otomobili yeni sahibi tarafından internetten satışa sunulan Karahasan, “Yuvam dağıldı. Perişan durumdayımö dedi.
İskender Karahasan, maddi sıkışıklık yaşayayınca otomobilini, internet üzerinden satışa çıkardı. Adının G.Ü. olduğunu söyleyen bir kişi, alıcı olarak Karahasan'ı aradı. İkili randevulaştı. Eskişehir'den Yalova'ya gelen G.Ü., test etmek için Karahasan ile bilikte otomobille şehir turu attı. İskender Karahasan ile G.Ü., pazarlık sonucu 58 bin TL’ye anlaştı. İkili notere gitti. Karahasan burada parayı istedi. G.Ü. de paranın banka hesabında olduğunu, hesap numarası vermesi halinde parayı EFT yapabileceğini söyledi. Ardından Karahasan'ın verdiği hesap numarasına EFT işleminin gerçekleştirildiğini gösteren bir mesajı, gösterdi. Karahasan hesabını kontrol ettiğinde ise paranın olmadığını gördü. Bunun üzerine G.Ü., EFT işlemlerinin gecikmeli olarak gerçekleştiğini söyledi. İskender Karahasan, söylenenlere inanıp, aracın satışını gerçekleştirdi. G.Ü. otomobili alıp, gitti.
Ancak hesabı tekrar kontrol ettiğinde İskender Karahasan, paranın hesabına yatmadığını gördü. G.Ü.’yü aradığında ise ulaşamadı. Karahasan dolandırıldığını anlayarak, polise gitti.
"BANKA İLE UĞRAŞMAYALIM EFT YAPALIM' DEDİ'
Savcılığa giderek suç duyurusunda da bulunan Karahasan, otomobilinin İzmir’de bir galeriye satıldığını öğrendi. Galeriye telefonla ulaşan Karahasan, otomobilinin dolandırıcı tarafından kendisinden alındığını söyleyerek, satışın durdurulmasını istedi. Ancak galerici konunun kendisini ilgilendirmediğini dile getirdi. Aracının aynı gün başka birine satıldığını söyleyen Karahasan, “Aracımı 14 Mayıs’ta satışa çıkarttım. Adam, Eskişehir’den geliyorum dedi. Saat 16.00 gibi görüştük. ‘Aracınız temizmiş, şirketimiz var’ dedi. Saat 16.00’da notere götürdü beni. Kamera kaydı olmadığını tespit etmiş. Hesap numarası istedi. 'Banka ile uğraşmayalım EFT yapalım' dedi. Ekranda 58 bin TL yatırıldığına dair görüntü gösterdi. Beni kandırdılar. Psikolojik baskı uyguladılar, 'oruç tutuyoruz, para yatacak’ dedi. Para yatmadı deyince ekran görüntüsünü gösteri, gecikmeli yatıyor dedi. Beni dolandıranlar aralarında satış yapıyorlar. Aynı gün aracı başkalarına satıyor. Başkaları şu an çalıntı aracı satın alabilirler. Şu ana kadar üç el değiştirdi. Benden 77 plaka olarak aldılar. 35 plaka yaptılar. Şimdi de 09 yaptılar plakasını. Şu an aracım internette satıştaö dedi.
Karahasan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kanuni işlem yapılamasın diye kendi aralarında satış yaptılar. Mağdurum. Kime güveneceğim? Kriz geçiriyorum, hayatım karardı. Her gün dışarıda yatıyorum. Mağdur oldum ve ne yapacağımı bilemiyorum. O arabayı satıp ev almak için kullanacaktım. Yetkililerden bu adamı yakalamalarını istiyorum. Adliyelerde yatıyorum. Savcıya mağdur olduğumu söyledim. Arabamı vermelerine gerek yok. En azından satışı durdursunlar, mahkeme sonucuna kadar. Ben zaten dağıldım, perişanım.

Görüntü Dökümü
-------------------------
-Dolandırılan adamla röp.
-Detaylar
-Sahte eft belgesi
Dosya Adı: 2006ylcarac
Süre: 5.55 Boyut:662 mb
Haber:İsmail ÖZTÜRK
Kamera: Süheyla GÖZDERELİLER/YALOVA,DHA

======================================================

6)ÇEVRE DOSTU DETERJAN ÜRETİMİ İÇİN HAREKETE GEÇTİLER

BALIKESİR’in Edremit ilçesinde, Temiz Gelecek Derneği (TEGEL) tarafından, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programınca uygulanan, Küresel Çevre Fonu (GEF) Küçük Destek Programı (SGP) tarafından finanse edilen, ‘Doğa dostu kendin yap temizlik kitleri’ üretilmeye başlandı. Köy kadınlarının istihdamını da içeren proje ile petrokimyasal temizlik malzemeleri kadar temizlik ve hijyeni sağlayan ve çevreye zarar vermeyen ürünlerin kullanımının yaygınlaşması amaçlanıyor. TEGEL tarafından gerçekleştirilen atölye çalışmasında, evlerde kullanılan 3 ana temizlik malzemesini hazırlama tarifi verildi.

Edremit ilçesi Kazdağları’nın eteklerinde bulunan botanik bahçede, TEGEL tarafından herkesin evinde de hazırlayabileceği, çevre dostu temizlik malzemelerinin tanıtımı ve hazırlama şekilleri anlatıldı. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programınca uygulanan, Küresel Çevre Fonu (GEF) Küçük Destek Programı (SGP) finansman desteğiyle hazırlanan projede, yoğun kimyasallar içeren deterjanlar yerine, doğaya zararı olmayan ve herkesin evinde hazırlayabileceği ürünlerin kullanımının yaygınlaştırılması amaçlanıyor. TEGEL, evlerde herkesin hazırlayabileceği çamaşır yıkama tozu, leke çıkarıcı ve krem temizlik ürün kitlerinin hazırlanması için köy kadınları ile anlaştı. Ürünler hazırlandığında çeşitli noktalarda satışa sunulacağını söyleyen TEGEL proje koordinatörü Zeynep İlhan, doğa dostu kendin yap temizlik kitlerinin, en az marketlerde bulunabilen, petrokimyasal temizlik malzemeleri kadar yeterli temizlik ve hijyeni sağladığını söyledi. İlhan, “Bunun yanında tabii ki çevreye zarar vermiyorlar. Bu nedenle tercih edilmelerini istiyoruz. Aynı zamanda proje sayesinde Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Nusratlı Köyü'ndeki girişimci kadınlara bir gelir kapısı açılmış olacak. Sizin için tasarladığımız kendin yap kitleri, onlar tarafından hazırladıktan sonra atölyelerimize ve sunumlarımıza katılan kişiler tarafından test edilecek ve kullanıcı görüşleri doğrultusunda pazara sunulmaya hazırlanmış olacakö dedi.

EVLERDE EN ÇOK KULLANILAN 3 TEMİZLİK MALZEMESİNİN TARİFİ

Edremit Körfezi'nde başlayan atölye çalışmalarının sonrasında İstanbul’da devam edeceğini söyleyen Zeynep İlhan, çevreye zarar vermeyen temizlik ürünlerine ulaşılabilirliği arttırmak istediklerini belirtti. İlhan, herkesin evinde kendi çamaşır yıkama tozu, leke çıkarıcısı ve krem temizleyicilerini hazırlayabileceklerini göstermek istediklerini söyledi. İlhan, temizlik malzemelerinin içerikleri ve hazırlama şekilleri hakkında şu bilgileri verdi:

Görüntü Dökümü
-------------------------
-Sabun hazırlama atölyesinden detay görüntüler
-Zeynep İlhan röp
-Doğa dostu deterjan hazırlanmasından detay görüntüler
Haber-Kamera: Fatih Emrah ERDOĞAN/EDREMİT(Balıkesir), (DHA)

Görüntü:HD. Süre: 3.25 Dk. Boyut: 301 Mb.

======================================================

7)KAYSERİ'DE YAPILAN ALEMLER, CAMİLERİ SÜSLÜYOR

KAYSERİ'de, bakır ustası İzzettin Damla (80) ile İsmail Meşeci'nin (51) yaptığı alemler, camilerin kubbelerini ve minarelerini süslüyor. Yok olmaya yüz tutan bakırcılığı ayakta tutmaya çalışan ustaların, bakır ve çini işçiliğini birleştirdiği alemler ilgi çekiyor.
Kayseri Eski Sanayi Bölgesi'nde yer alan Bakırcılar Sokağı'ndaki bakır ustaları İzzettin Damla ile İsmail Meşeci, aynı iş yerinde 10 yıldır birlikte çalışıyor. Damla ve Meşeci, burada Türkiye'nin dört bir yanındaki ve Avrupa ülkelerindeki camiler için alem üretiyor. Seri üretimin yanı sıra kendilerine gelen talep doğrultusunda çalışan bakır ustaları, yaptıkları alemleri her bölgeye ve yurt dışına gönderiyor. İsmail Meşeci, camilerin kubbe ve minarelerine takılan alemlerin, değişik aşamalardan sonra birleştirildiğini ve bütünlük içinde hazırlandığını söyledi. Alemlerin, sadece cami kubbe ve minarelerine takılan süsleme olmadığını kaydeden Meşeci, "Alemler, günümüzde evlerde süs eşyası olarak da kullanılıyor. Bir zevk meselesi haline geldi. Bitmeye yüz tutmuş bir sanatla uğraşıyoruz. İzzettin ustamız, 80 yaşında ve bu işin son temsilcilerinden. Biz de ondan bir şeyler öğrenmeye çalışıyoruz. Bu sanatların ölmemesi lazım. Alemleri elde yapmak, çok zaman alıyor. Alemin bir parçasını yapmak belki bir gün sürüyor. Sadece bir alemin elde yapılması, 1 hafta sürebilir. Gelişen çağa ayak uydurmak zorundayız. Biz de kendimizi geliştirdik, makineleştik" diye konuştu.

YURT DIŞINA DA GÖNDERİLİYOR

Alemleri yurt dışına da ihraç ettiklerini belirten Meşeci, "Şimdi ne kadar sipariş olursa olsun, karşılayabiliyoruz. Sadece Kayseri'ye değil, Türkiye'nin her tarafına ve Avrupa ülkelerine bu alemleri yapıp gönderiyoruz. Avrupa'da Almanya, Makedonya, Hollanda'ya ve daha başka ülkelere gönderdik. Ancak Avrupa ülkeleri, Türkiye'deki gibi camilere büyük alem takılmasını istemiyorlar. O nedenle oralara daha küçük ebatlı alemler yapıyoruz" dedi.

İsmail Meşeci, şimdiye kadar tamamen bakır kullanarak, alem yapıldığını, kendilerinin de bu işi geliştirerek, sürdürdüklerini kaydetti. Meslekleriyle ilgili araştırmalar yaptıklarını belirten Meşeci, "Çalışmalarımız sonucu bakırın üzerine çini işlemeciliğini uyguladık ve güzel sonuçlar aldık. Örnek olarak yaptığımız alemlerimizin bazı bölümlerini çinilerle kapladık ve bu ürünler, çok büyük ilgi gördü. Yakında seri üretimine geçeceğiz. Çinili alemleri görenler, şaşkınlıklarını gizleyemiyorlar ve sipariş veriyorlar. Bakır ve çini işlemeciliğine yeni bir boyut getiren bu çalışmamız sayesinde her iki sanatı birleştirdik. Bu iki sanatın gelişimine bir nebze de olsa katkı sunmak istiyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü:
---------------------
- İzzettin Damla ile İsmail Meşeci'nin çalışma yapması
-İsmail Meşeci ile röportaj
-Genel detay

Süre:6.53-684 MB
Haber-Kamera:Zafer BARIŞ/KAYSERİ,DHA

Geri Dön