HABER

DHA YURT BÜLTENİ- 14 

  Şehit Piyade Uzman Onbaşı Meşeci, gözyaşlarıyla uğurlandı Türk Silahlı Kuvvetleri'nce (TSK) yürütülen Zeytin Dalı Harekatı'nda, Suriye'nin Azez ilçesindeki Melkiye Askeri Üs Bölesine, PKK/YPG'li teröristler tarafından düzenlenen havan saldırısında ağır yaralanıp tedavi gördüğü hastanede 10 gün sonra şehit olan Piyade Uzman Onbaşı Mutlu Can Meşeci (22) memleketi Samsun’un Bafra ilçesinde gözyaşları arasında toprağa verildi.

Şehit Piyade Uzman Onbaşı Meşeci, gözyaşlarıyla uğurlandı

Türk Silahlı Kuvvetleri'nce (TSK) yürütülen Zeytin Dalı Harekatı'nda, Suriye'nin Azez ilçesindeki Melkiye Askeri Üs Bölesine, PKK/YPG'li teröristler tarafından düzenlenen havan saldırısında ağır yaralanıp tedavi gördüğü hastanede 10 gün sonra şehit olan Piyade Uzman Onbaşı Mutlu Can Meşeci (22) memleketi Samsun’un Bafra ilçesinde gözyaşları arasında toprağa verildi. Şehit Meşeci'nin ağabeyi Murat Meşeci kardeşinin askeri kıyafetini giyerek törene katıldı.
Şehit Piyade Uzman Onbaşı Mutlu Can Meşeci’nin cenazesi Bafra ilçesindeki baba evinde helallik alınıp dua edildikten sonra Yıldırım Beyazıt Camii’ne getirildi. Törene, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Aksoy, Samsun Valisi Osman Kaymak, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, şehidin annesi Fatma ile babası Mevlüt, ağabeyi Murat Meşeci ile yakınları ile vatandaşlar katıldı. Şehidin ağabeyi Murat Meşeci üzerine kardeşinin askeri kıyafetini giyerek tören alanına geldi. Öğlen vakti kılınan cenaze namazı sonrasında Şehit Piyade Uzman Onbaşı Meşeci’nin cenazesi ilçe mezarlığında toprağa verildi.
MESAJI YÜREK BURKTU
Şehit Piyade Uzman Onbaşı Mutlu Can Meşeci birliğine gitmeden önce aracının arka camına ‘Damatlık şart değil be baba şehadet de yakışır senin oğluna’ yazılı çıkartma yazırdığı ortaya çıktı. 2 gün önce doğum günü olan Meşeci’nin geçen 23 Ağustos’da, Bafra’ya gelişinde gittiği bir pide salonunda bıraktığı not kağıdında ise ‘Bir gün şehit olursam cennete pide yollar mısın Bahtiyar abim’ yazısı paylaşıldığı sosyal medyada takipçileri duygulandırdı.

Görüntü Dökümü
------------
-Tabutun getirilmesi
-Cenaze namazının kılınması
-Şehidin ailesinden detaylar
-Törene katılanlardan detay
-Detaylar

Haber-Kamera:Yaprak KOÇER-Hüseyin KALAY-Ayhan AYDEMİR/BAFRA(Samsun), (DHA)

========================

Şehit Selimoğlu, memleketine uğurlandı

Fırat'ın doğusuna yönelik başlatılan Barış Pınarı Harekatı'nda silah kazası sonucu şehit olan Piyade Sözleşmeli Er Caner Selimoğlu (25) için tören düzenlendi.
Suriye'nin kuzeyinde yürütülen Barış Pınarı Harekatı'nda silah kazası sonucu şehit olan Kars nüfusuna kayıtlı Piyade Sözleşmeli Er Caner Selimoğlu için Şanlıurfa Gap Havalimanı'nda tören düzenlendi. Törene şehidin yakınları, Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca, Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, 20’nci Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Oktay Ağbuga, İl Emniyet müdürü Selçuk Doğuş, İl Jandarma Komutanı Albay, Eyüp Sabri Kirişçi, Şehit Aileler dernek Başkanı Mehmet Yavuz ile askeri erkan katıldı. Saygı duruşunda bulunulmasının ardından şehidin öz geçmişi okundu, Şanlıurfa İl Müftüsü Mehmet Taştan ise törende dua okudu. Duanın ardından şehidin naaşı memleketi Kars'a götürülmek üzere uçağa konuldu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------
- Gap Havalimanı
- Şehit Caner Selimoğlu için düzenlenen tören
- Şehidin cenazesine katılan protokol
- Şahidin cenazesi omuzlarda taşınması
- Dua ve kuran okunması
- Genel detay görüntüler

Haber- Hasan KIRMIZITAŞ, Hadi KURT-Kamera: Ömer ŞULUL-ŞANLIURFA (DHA)

========================

Bakan Yardımcısı Erdil: Dağda 600'ün altında terörist kaldı

İçişleri Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Tayyip Sabri Erdil, "Bugün dağdaki terörist sayısı 600'ün altına indi. Bir zamanlar 12- 15 binli rakamlar konuşuluyordu. İçeride, dağda 600'ün altında terörist kaldı" dedi.
İçişleri Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Tayyip Sabri Erdil, bakanlığının uygulamaya geçirdiği İzleme ve Değerlendirme Sistemi (İZDES) Projesi kapsamında geldiği Burdur'da ilgili kurumlarla toplantı düzenledi. Toplantının ardından gazetecilere açıklama yapan Bakan Yardımcısı Erdil, İçişleri Bakanlığı olarak kamu güvenliği, huzur ve düzenini vatandaş memnuniyeti odaklı olarak sürdürdüklerini söyledi. Erdil, "Bugün malum Türkiye Cumhuriyeti devleti yaşadığımız coğrafyada uluslararası güç oyunları ile örgütlenen çok yüksek bir stres var. Böyle bir stresin coğrafyasında yaşıyoruz. Bu coğrafyada güçlü olmak, daha çok çalışmak ve daha yüksek bir kapasiteyle güvenliğin, asayişin, huzurun sağlanması istikametinde çalışmaların yoğunlaştırılması lazım" dedi.
'TÜRKİYE TERÖRLE MÜCADELEDE ÖNEMLİ BİR EŞİĞE GELDİ'
Türkiye'nin bu yönde önemli bir mesafe aldığını vurgulayan Bakan Yardımcısı Tayyip Sabri Erdil, "Son mesafesi Güneydoğu'muzdaki güven, istikrar ve asayişin sağlanması istikametinde. Orada örgütlenmiş terör grupları ve orada tasarlanmak istenen terör koridorunu önlemek ve ona ilişkin sürdürdüğümüz Barış Pınarı Harekatı operasyonudur. Bu, bu coğrafyada oluşturulan uluslararası streslerden bir tanesiydi ve onu çözmeye yönelik yapılan operasyondu ve o operasyonu beraber yaşıyoruz, görüyoruz. Çok şükür Türkiye o konuda önemli bir gelişme kaydetti ve önemli bir noktaya gidiyoruz. Türkiye terörle mücadelede önemli bir eşiğe geldi. Çok ciddi bedeller ödedik ancak önemli bir eşiğe geldik. Bu eşik de şüphesiz özellikle 10 yılı aşkın bir süredir Türkiye'nin yönetimi, siyasal yönetimi, iktidarı daha özgür ve daha egemen bir duruş sergileyerek, bölgedeki terörle mücadele ederek, bölgede istikrarın sağlanmasına ilişkin çok ciddi kazanımlar ortaya koydu çok şükür. Bu Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesi, duruşu ve olaylara bütüncül yaklaşımı, bakışı çok önemli rol oynamıştır. Bugün önemli bir eşikteyiz. Bu eşiği aşacağımıza inanıyoruz" diye konuştu.
'12- 15 BİNLİ RAKAMLAR KONUŞULUYORDU'
Bu çalışmalar ve bu ödenen bedellerin tekrar geriye dönmeyeceğini aktaran Tayyip Sabri Erdil, şöyle devam etti:
"Türkiye buna müsaade etmeyecektir. Terörle mücadelede oluşturduğu kapasite, mücadele azmi, idari tedbirler ve terörizmin etkisiz hale getirilmesi için yapılan hem sahadaki operasyonlar, idari tedbirler aynı kapasiteyle devam edecektir. Bu konuda Sayın Bakanımızın enerjisi, yüksek kapasitesi, potansiyeli, Doğu ve Güneydoğu'daki terör operasyonlarımızda çok yüksek bir başarıyı ortaya koydu. Bugün dağdaki terörist sayısı 600'ün altına indi. Bir zamanlar 12- 15 binli rakamlar konuşuluyordu. İçeride, dağda 600'ün altında terörist kaldı. Bu bölgede de çok yoğun operasyonlar var. İzliyorsunuz. Bunun dışarıdaki desteği de önümüzdeki süreçte kesildikten sonra çok büyük bir psikolojik dağılmayla çok uzun süredir yaşadığımız PKK terör örgütüyle ilgili sorunumuzu inşallah çözümlemiş olacağız."
Erdil, PKK, PYD, DEAŞ, FETÖ gibi terör örgütleriyle eş zamanlı mücadele edildiğini ve çok ciddi bir eşiğe taşındığını da kaydetti.
'TRAFİK KAZALARINDA YÜZDE 11- 12 AZALMA OLDU'
Trafikte küçük küçük dokunuşlarla, geçen 15 yıl içinde sürdürülen küçük ama çok güzel sonuçlar üreten kampanyalarla Türkiye'de ölümlü trafik kazalarını yüzde 28 azaltıldığına da değinen İçişleri Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Tayyip Sabri Erdil, "Toplam trafik kazalarında yüzde 11- 12 civarında azalma oldu. Maalesef Türkiye'deki trafik kazaları dünya standartlarının üstünde. Ama bu önlemlerle önümüzdeki bir iki yıl içerisinde, 2023'te dünya standartlarının altına indireceğiz. Çalışmalarımızı bu istikamette sürdürüyoruz" dedi.
UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE
Uyuşturucuyla mücadeleye ilişkin operasyonların çok yoğun şekilde takip ettiklerinden bahseden Bakan Yardımcısı Erdil, şöyle dedi:
"İçişleri Bakanlığı 2018 yılı içerisinde 91 bin uyuşturucu operasyonu takibi yaptı. 2019'un rakamları da ilk 9-9.5 aylık rakamlar aşağı yukarı o civarda. Bu süre içerisinde uyuşturucuyla ilgili malzeme ve materyaller, eroin, esrar, kimyasal, sentetik uyuşturucular gibi çok değişik malzemeler var. Bu malzemelerin toplanıp imha edilmesinde Kıta Avrupası'nın bir yılda topladığı malzemelerin biz bir yılda iki katını topladık. Sadece Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak 2018 yılında 20 tona yakın eroin imha edildi, 40 bin ton civarında esrar ve miktarını ölçemediğimiz sentetik uyuşturucu imha edildi. Uyuşturucu, terör kadar önemli, terörden daha fazla kayıp verdiğimiz önemli bir sorun. Uyuşturucuyla mücadelenin kapasitesi artarak devam edecek. Uyuşturucu aynı zamanda Türkiye'de PKK terörünü finanse eden bir araç. Aynı zamanda gençlerimizin geleceği için bir tehdit. Onu da çok şükür yönetilebilir bir noktaya taşıdık ve yine huzur ve asayişle ilgili operasyonlarımız, hırsızlık, mala karşı işlenen suçlarda ve yağmalama ile ilgili suçlarda da takiplerimiz devam ediyor. Onlara ilişkin de bekçilik müessesesini geliştirip, emniyet güçlerimizin kapasitesini artırarak, emniyetin insan kaynakları kapasitesini, sayısını artırarak, yakın takip operasyonlarını artırarak önemli bir noktaya getirdik ve çok şükür İçişleri Bakanlığı olarak illerdeki Valilerimiz, Kaymakamlarımız, merkezde Sayın Bakanımız Süleyman Soylu olmak üzere ortaya konan enerjiyle, çalışma kapasitesiyle bugün içerdeki huzurumuz, güvenliğimiz önemli ve güzel bir noktaya geldi."

Görüntü Dökümü
-------------
- Bakan yardımcısının açıklamaları

Haber-Kamera: Mesut MADAN/BURDUR, (DHA)

====================

HDP önündeki eylemde 50'nci gün

Diyarbakır'da, terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttikleri çocuklarının bulunmasını isteyen 55 aile, HDP binası önündeki oturma eylemini 50'nci günde de sürdürdü.
Hacire Akar, 21 Ağustos'ta kaybolan oğlu Mehmet'in (21) HDP'liler tarafından dağa kaçırıldığını söyleyip, 1 gün sonra, partinin Diyarbakır binası önünde oturma eylemi başlattı. Eylemin 3'üncü gününde ortaya çıkan Mehmet Akar, mahkemece ev hapsiyle cezalandırıldı. Oğluna kavuşup, eylemine son veren Hacire Akar, çocukları kayıp annelere çağrıda bulundu. Akar'ın çağrısıyla harekete geçen çocukları kayıp aileler, 3 Eylül'den itibaren HDP önünde oturma eylemine başladı. Eylem, 50'nci günde de 55 aile tarafından sürdürüldü.
'ANNELER BU ACIYI HAK ETMİYOR'
İstanbul'da yaşayan Fatma Bingöl, 2014'te Arnavutköy'de "Bana iş buldular, işe gidiyorum" diyerek, evden çıkıp dönmeyen oğlu Tuncay (19) için 13 Eylül'den bu yana başlattığı oturma eylemine devam edeceğini belirterek, "Çocuğumuzu almadan da gitmek istemiyoruz. Biz çocuklarımız için her türlü şeye katlandık. Artık bugünden sonra da elimizden ne gelirse yaparız çocuklarımız için. Biz evlatlarımızın peşindeyiz. Biz onları ölü değil sağ görmek istiyoruz. 5 senedir yokluğuna katlandık. Bugünden sonra katlanmak istemiyorum. Çocuklarımız gelsin istiyoruz. Anneler bu acıyı hak etmiyor. Bizim yaşama hevesimiz yok, konuşma hevesimiz yok, gülme hevesimiz yok. Bizim siyasetle, partilerle bir işimiz yok. Bizim kimseye zararımız dokunmadı. Bizim çocuklarımız niye götürüldü" dedi.
OTURMA EYLEMİNDEKİ AİLELER
1- Diyarbakır'ın Eğil ilçesinde oturan Fevziye- Şahap Çetinkaya çifti, 30 Ağustos'tan beri haber alamadıkları, PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını iddia ettikleri oğulları Süleyman (18) için 3 Eylül Salı günü oturma eylemine başladı.
2- Diyarbakırlı Remziye Akkoyun, 4 yıldır kayıp olan oğlu Azad'ın (14) PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını ileri sürerek, 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı.
3- Diyarbakır'da oturan Rauf- Ayşegül Biçer çifti, 10 aydır kayıp olan tek oğulları Mustafa (18) için 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı. Kanser hastası Ayşegül Biçer, oğlunun HDP aracılığıyla PKK'lı teröristlere götürüldüğünü iddia ediyor.
4- Mardinli olan ve Diyarbakır'da oturan inşaat işçisi Celil Begdaş ile eşi Hediye Begdaş, ramazan ayının ilk günü olan 5 Mayıs'ta ortadan kaybolan oğulları Yusuf'un (16) HDP'liler aracılığıyla düğün aracı olarak süslenen minibüsle dağa kaçırıldığını iddia ederek, 4 Eylül akşamı oturma eylemine katıldı.
5- Gaziantep'te oturan Şevket-Songül Altındaş çifti, vatani görevi için usta birliğine giderken 2 Ekim 2015'te Tunceli'nin Pülümür ilçesinde teröristlerce kaçırılan oğulları Müslüm (24) için 5 Eylül günü oturma eylemi başlattı.
6- Mersin'in Anamur ilçesinde yaşayan Rahime Uymaz, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 28 Temmuz 2015'te eşi ve kızının yanında aracından indirilerek, kaçırılan yeğeni polis memuru Sedat Yabalak (34) için oturma eylemine katıldı. Polis Sedat Yabalak'ın hasta annesi Ünzile Yabalak ise 8 Eylül akşamı Diyarbakır'a gelip nöbete başladı. Solunum hastası Ünzile Yabalak'a, PKK'lı teröristler tarafından 23 Eylül 1995'te şehit edilen Astsubay Murat Namdar'ın eşi Yıldız Namdar refakat ediyor.
7- Mardin'in Derik ilçesinden gelen Emine-Şeyhmus Kaya çifti, İstanbul'da polis memuruyken, Muş'ta kardeşinin düğün konvoyuyla memleketine dönerken, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen teröristler tarafından kaçırılan oğulları Vedat Kaya (28) için 5 Eylül'de oturma eylemine başladı.
8- Malatyalı Sadiye Özbey, 17 Eylül 2015'te Rize'den kendisini ziyarete gelirken Tunceli'nin Pülümür ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristler tarafından aracı yakılıp kaçırılan oğlu Astsubay Semih için 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.
9- Bursa'da yaşarken eşini 17 Ağustos depreminde kaybedince Diyarbakır'a taşınan Meryem Savur, 4 yıl önce PKK'lı teröristlerce kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Fırat (22) için 5 Eylül günü oturma eylemine başladı.
10- Diyarbakırlı Sabiha Balta, 5 yıl önce kaybolan oğlu Arafat'ın (25) PKK'lı teröristlerce dağa kaçırıldığını iddia ederek 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.
11- Diyarbakır'ın Dokuzçeltik köyünde oturan Aysel Koyun, 5 yıl önce PKK'lı teröristlerce dağa kaçırıldığını ileri sürdüğü oğlu Neşat (22) için 6 Eylül günü oturma eylemine başladı.
12- Diyarbakırlı Güzide Demir, 4 yıl önce PKK'lı teröristlerce dağa kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Aziz (20) için 7 Eylül günü oturma eylemi başlattı.
13- Ağrı'nın Eleşkirt ilçesinde 4 yıl önce çobanlık yaparken PKK'lı teröristlerce kaçırıldığı belirtilen Vahit Çur'un (19) anne ve babası Bedirhan-Necla Çur çifti de 7 Eylül günü eyleme katıldı.
14- Diyarbakırlı Hüsniye Kaya, 5 yıldır haber alamadığı ve sonrasında arkadaşlarından Suriye'de olduğunu öğrendiği kızı Mekiye'yi (19) bulmak için 8 Eylül günü oturma eylemine başladı.
15- Ayten-Şadin Elhaman çifti, 2 yıl önce kaybolan oğulları Bayram (21) için 8 Eylül günü oturma eylemine katıldı.
16- İstanbul'da 5 yıl önce HDP Kağıthane ilçe binasına gittikten sonra dağa kaçırıldığını ileri sürülen Yakup Edizer'in (19) anne ve babası Salim ve Saliha Edizer çifti de 9 Eylül günü eylemdeki yerini aldı.
17- Diyarbakırlı Süleyman Aydın, 4 yıl önce terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Özkan (19) için 9 Eylül günü oturma eylemine katıldı.
18- Diyarbakırlı Mevlüde Üçdağ, 5 yıldır haber alamadığı oğlu Ramazan (22) için 9 Eylül günü HDP önüne gelip eyleme katıldı.
19- Mardinli olan, ancak Diyarbakır'da oturan Salih-Mülkiye Aylu çifti, 22 Mart 2019'da kaybolan ve HDP kongresine katılan M.I. tarafından Irak'ın Metina bölgesindeki PKK'lı teröristlerin yanına kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Mehmet (20) için 10 Eylül sabahı oturma eylemine başladı.
20- Aslen Siirtli olan, ancak Ordu'da yaşayan Latife Ödümlü, Dicle Üniversitesi Kimya Bölümü 3'üncü sınıf öğrencisi oğlu Özgür'ün (22), 10 ay önce PKK'lı teröristler tarafından Irak'ın kuzeyine kaçırıldığını söyleyerek, 10 Eylül günü oturma eylemine katıldı.
21- Diyarbakırlı Mehmet Karaman, 1999'da kandırılarak dağa götürüldüğünü ileri sürdüğü oğlu Ercan (40) için 11 Eylül'de oturma eylemine başladı.
22- Diyarbakırlı Fatma Akkuş, 28 Ağustos 2015'te kaybolan ve internette terörist kıyafeti giydiği videosunu gördüğü kızı Songül için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
23- Erzurum'dan gelen Macide Uslu ile Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinden gelen Halime Şehitoğlu, 2015'te Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırılan yeğenleri Sedat Sorgun (28) için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı. Annesi vefat eden Sorgun'un, Van'da vatani görevini yaparken, izinli olarak Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesindeki teyzesi Şehitoğlu'nu ziyaret edip, memleketi Erzurum'daki akrabalarının yanına giderken Lice'de yol kesen PKK'lılarca kaçırıldığı belirtildi.
24- Diyarbakırlı Nihan Çiçek, 2015'te eşinin akrabaları tarafından dağa kaçırıldığını iddia ettiği nişanlı kızı Hatun (23) için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
25- Diyarbakırlı Ömer Tokay, 2011'de Şırnak'a pikniğe gidip dönmeyen, 3 yıl sonra da terör örgütüne yakın bir televizyonda gördüğü oğlu Mehmet (22) için 12 Eylül'de oturma eylemine başladı.
26- İstanbul'da yaşayan Şevket-Fatma Bingöl çifti, 2014'te Arnavutköy'de 'Bana iş buldular, işe gidiyorum' diyerek evden çıkıp dönmeyen oğulları Tuncay (19) için 13 Eylül'de oturma eylemi başlattı.
27- Diyarbakır'ın Hani ilçesinde fırında çalışan oğlu Fatih Demir'in (24), 2015 yılında terör örgütünce dağa kaçırıldığını iddia eden anne Sevdet Demir (55), 13 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
28- Bitlis'te eşinden boşanan Saliha Mert (42), 2015 yılında dağa kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Yetiş Top (23) için 13 Eylül günü Diyarbakır'a gelip oturma eylemine başladı.
29- Bitlis'te yaşayan Ubeydullah Yolaçan, 5 yıldır haber alamadığı oğlu Çetin (31) için 14 Eylül'de Diyarbakır'a geldi. Baba Yolaçan, gelini Gülcemal, torunları Ecrin ve Abdulsamet ile birlikte oturma eylemindeki yerini aldı.
30- Bitlis'in Mutki ilçesinden Diyarbakır'a gelen Hurinaz Omay (83), 24 yıl önce dağa kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Rıfat (43) için 14 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
31- Bitlis'ten Diyarbakır'a gelen Fadıl Kılıç, Ahlat Üniversitesi öğrencisiyken 3 yıl önce dağa kaçırıldığını öne sürdüğü oğlu Faruk için (25) 14 Eylül'de oturma eylemi başlattı.
32- Elazığ'dan Diyarbakır'a gelen Muhittin Avunan, usta birliğine giderken yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırılan yeğeni Bingöllü Emrah Avunan (24) için 13 Eylül'de oturma eylemine başladı. Emrah’ın annesi Leyla Avunan, babası Bilal Avunan ve akrabaları da 22 Eylül’de oturma eylemine katıldı.
33- Erzurum'un Horasan ilçesinden gelen Mehmet Emin Coşkun (49), Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde 2'nci sınıf öğrencisiyken 29 Aralık 2014'te terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını iddia ettiği 3 çocuğunun büyüğü olan İbrahim (24) için 15 Eylül'de oturma eylemine başladı.
34- Bursa'dan gelen Türkan Mutlu, 7 yıl önce Balıkesir'de üniversiteyi kazanıp kayıt yaptırmayan ve kandırılarak dağa götürüldüğünü iddia ettiği kızı Ceylan Şeyma Tekin (24) için 16 Eylül akşamı oturma eylemi başlattı.
35- Diyarbakırlı Vahide Sunar, 5 yıl önce Dicle ilçesine gidip PKK'lı teröristlerce kaçırıldığını düşündüğü oğlu Ahmet (22) için 16 Eylül'de oturma eylemine başladı.
36- Ağrılı Salih Gökçe, 5 yıl önce İstanbul’da çalışırken ve askere gitmek üzereyken terör örgütü PKK tarafından kaçırılıp Suriye’ye götürüldüğünü iddia ettiği oğlu Ömer (24) için 17 Eylül’de oturma eylemine başladı.
37- Batmanlı Cabir Taş, 4 yıl önce tekstilde çalışırken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını iddia ettiği, o dönem 14 yaşında olan kızı Ece için 17 Eylül’de oturma eylemine katıldı.
38- Diyarbakırlı Üzeyir Nergiz, 5 yıl önce Kars Kafkas Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde okurken, 2014'te terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırıldığını iddia ettiği kayınbiraderi Osman Etik (29) için 17 Eylül’de oturma eylemindeki yerini aldı.
39- Muşlu Selma Kan, 4 yıl önce Muş’ta terör örgütü PKK’ya katıldığını iddia ettiği oğlu Onur (28) için 18 Eylül’de oturma eylemine başladı.
40- Şirin Sungur, 2015'te Bingöl'de vatani görevini yaparken memleketi Siirt'e bayram iznine dönerken Diyarbakır’ın Lice ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Süleyman (24) için 18 Eylül’de oturma eylemine katıldı.
41- Muşlu Halit Altun, 2015'te Malatya'da üniversite öğrencisiyken kaybolan ve terör örgütü PKK’nın elinde olduğunu iddia ettiği oğlu Muhsin (27) için 19 Eylül’de oturma eylemine başladı.
42- Konya'dan gelen Yıldız Ballı, 2014'te İstanbul Esenyurt'ta tekstil fabrikasında çalışırken kaybolan, PKK'lı teröristlerin kaçırdığını iddia ettiği kızı Yasemin (21) için 19 Eylül’de oturma eylemine başladı.
43- İstanbul'dan Diyarbakır'a gelen Fahrettin Akkuş, 2015'te Sultangazi ilçesinde 19 yaşındayken, kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Erkan için 20 Eylül'de oturma eylemi başlattı.
44- Kütahya’dan gelen Hatice Levent, 18 yaşındayken 2015 yılında Bitlis’te üniversite öğrencisiyken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını iddia ettiği kızı Fadime için 22 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
45- Muş'tan Diyarbakır'a gelen Güzel Aslan, 5 yıl önce mobilyacıda çalışırken kaybolan oğlu Turan Aslan (26) için 23 Eylül'de oturma eylemine başladı.
46- Batman'dan gelen Zehra Çak, 5 yıl önce kaybolan oğlu Azat Çak (23) için 26 Eylül'de oturma eylemine başladı.
47- İstanbul Sultangazi'den gelen İmmihan Nilifırka, Ege Üniversitesi Gazetecilik bölümü son sınıf öğrencisiyken, 21 Mart 2015'te kaybolan oğlu Mehmet (22) için 27 Eylül'de oturma eylemine başladı.
48- Gaziantep'ten gelen Cennet Kabaklı, 2015'te usta birliğine giderken Tunceli Pülümür yolunda terör örgütü PKK tarafından kaçırılan asker oğlu Adil Kabaklı (24) için 28 Eylül'de oturma eylemindeki yerini aldı.
49- Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinden gelen Sıddıka Tatlı, Mardin Artuklu Üniversitesi Mimarlık bölümü son sınıf öğrencisiyken 2014'te kaybolan, terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Aziz Tatlı (27) için 29 Eylül'de oturma eylemine başladı.
50- Batman’dan gelen Melike Akdoğan, 14 yaşında lise öğrencisiyken geçen yıl ortadan kaybolan ve dağa götürüldüğünü düşündüğü oğlu Abdulkadir için 2 Ekim'de oturma eylemi başlattı.
51- Ağrı’nın Hamur ilçesinden gelen Süheyla Demir, 2014'te lise 3'üncü sınıf öğrencisiyken PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını iddia ettiği kızı Hayal için 3 Ekim'de oturma eylemine başladı.
52- Muş'tan gelen Süheyla ve eşi Maşallah Yenilmez, 2015'te Bitlis Eren Üniversitesi Sosyal Hizmetler bölümünde okurken, ortadan kaybolan kızları Sümeyye Yenilmez (24) için 5 Ekim'de oturma eylemine katıldı.
53- Diyarbakır'ın Kulp ilçesinden gelen Menfiye Yıldırım, 2017'de kaybolan oğlu Mesut Yıldırım (25) için 5 Ekim'de oturma eylemine başladı.
54- Diyarbakırlı Hatice Ceylan 2015’te, 15 yaşındayken Kur'an kursunda hafızlık okurken kaybolan oğlu Cafer için 8 Ekim günü oturma eylemine katıldı.
55- Ağrı Taşlıçay ilçesi Kumluca köyünden gelen Yasin Kaya, kızı Çiğdem Kaya'nın (21) Ağrı Anadolu Lisesi 2. sınıf öğrencisiyken dağa kaçırıldığını söyleyerek 15 Ekim günü oturma eylemine katıldı.

Görüntü Dökümü
---------------
HDP il binası önü
Oturma eylemi yapan ailelerden detay
Fatma Bingöl'ün konuşması
Genel ve detay

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 279 MB

Haber-Kamera: Emrah KIZIL, Elif FİLİZ / DİYARBAKIR,(DHA)

Bakan Varank: Ne PKK ne de siyasi uzantıları Kürt kardeşlerimizin temsilcisi (2)
BAKAN VARANK: HİÇ ŞÜPHENİZ OLMASIN, GELECEĞİMİZ AYDINLIK

Bursa'daki Oyak Renault fabrikasını ziyaret eden Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Yüksek Basınçlı Alüminyum Enjeksiyon Fabrikası Test Üretimi'nin açılışını yaptı. Varank burada yaptığı konuşmada, "Tam olarak bir sene önce proje bazlı yatırım teşvikleri kapsamında desteklediğimiz, içinde bulunduğumuz bu tesisin temellerini atmıştıkö diyerek aradan geçen bir yılda çevre düzenlemeleri ve yollar dahil olmak üzere 10 bin 500 metrekarelik bu yapının tamamlandığını, son teknoloji makinelerden oluşan hatların kurulduğunu ve 100'ün üzerinde kalifiye mühendis ile operatör istihdam edildiğini kaydetti.
'KATMA DEĞERLİ ÜRETİM AÇISINDAN SON DERECE ÖNEMLİ BİR YATIRIM'
Rekor sürede tamamlanan fabrikanın ilk test üretimini gerçekleştireceklerine işaret eden Bakan Varank, "Bu yatırımla birlikte ülkemizde ilk defa alüminyum motor bloğu üretilecek. Yine bu fabrika, Renault'un ülkemizde ve Avrupa'daki tek hibrit motor üretim tesisi olacak. Burada üretilen motorlar Çin, İspanya ve İngiltere'ye ihraç edilecek. Üretim aşamasında, dünyada sadece birkaç yerde bulunan yüksek teknoloji kullanılacak. Hammadde, yani alüminyum, yerli üreticilerimizden temin edilecek. Böylelikle, yurt içi kaynaklarımızdan mümkün olan en verimli şekilde yararlanılacak. Bu tesisin cari açığın azaltılmasına olan katkısı, nitelikli istihdam ve dış ticaret boyutu gerçekten övgüye değer. Özetle yüksek katma değerli üretim açısından son derece önemli bir yatırım Bursa'da hayat bulmuş oldu. Hedefimiz bu ve benzeri yatırımların katlanarak artmasını sağlamakö diye konuştu.
'GELECEK POTANSİYELİ YÜKSEK ÜRÜNLERİ YURT İÇİNDE GELİŞTİRİP ÜRETECEĞİZ'
Geçen ay 2023 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi'ni açıkladıklarını hatırlatan Bakan Varank şunları kaydetti:
"Önümüzdeki 5 senenin yol haritası ve varmak istediğimiz hedefler çok net. Üretimde katma değer öncülüğünde yapısal bir dönüşüme ihtiyacımız var. Türk sanayisi, bu dönüşümü gerçekleştirebilecek güce sahip. Biz de tüm imkanlarımızla girişimci ve sanayicilerin yanındayız. Reel sektörün yatırım iştahını daha da artıracak politikalar tasarlıyoruz. Çağrısı çıktığımız Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı bunlardan bir tanesi. Program kapsamında odak sektörlerdeki öncelikli ürünleri destekleyeceğiz. Alıcı ve üreticiyi aynı anda teşvik edecek, tüm destekleri bütüncül bir yaklaşımla yöneteceğiz. Pilot uygulama olarak makine sektörüyle başladık. Yerli ve yabancı ayrımı gözetmiyoruz, yüksek katma değerli üretim yapan tüm girişimciler bu programa başvurabilir. Bu yenilikçi ve vizyoner programla Türkiye için kritik öneme sahip ve gelecek potansiyeli yüksek ürünleri inşallah yurtiçinde geliştirip üreteceğiz.ö
'YATIRIMLAR, ÜLKEMİZDE CİDDİ KATMA DEĞER OLUŞTURACAK'
17 yılda önemli başarılara imza attıklarını vurgulayan Bakan Varank, bu başarıları her türlü iç ve dış şoklara rağmen kazandıklarının altını çizdi. Diğer ülkelerin yıllarca etkisinden kurtulamayacağı hadiseleri, geliştirdikleri işbirliği mekanizmaları ve kararlılıkları sayesinde aştıklarını söyleyen Bakan Varank, "Şundan hiç şüpheniz olmasın; geleceğimiz aydınlık. Bakın uluslararası kuruluşlar bile son dönemde Türkiye ekonomisine ilişkin büyüme tahminlerini teker teker yukarı yönlü revize ediyorlar. Enflasyon ve finansman maliyetleri düşüyor. Geçtiğimiz hafta yatırım teşvik istatistiklerindeki son durumu paylaştık. Sadece ağustos ayı itibariyle; 23 milyar liralık sabit yatırımın teşvik belgesi tamamlama işlemi yapıldı ve 16 bin 575 vatandaşımız bu firmalarda istihdam edildi. Yine bu dönemde 9 milyar liralık yeni yatırıma teşvik belgesi düzenledik, bu sayede 14 binin üzerinde ilave istihdam öngörüyoruz. Siyasi istikrar, öngörülebilirlik ve yatırımcı dostu politikalarımızla ülkemize uzun vadeli üretken yatırımlar çekmek için çalışmaya devam edeceğiz. Bu yatırımlar, hem teknoloji transferi hem de istihdam artışlarıyla ülkemizde ciddi katma değer oluşturacak. Böylece, üretim öncülüğünde güçlü büyüme hedeflerimize daha kolay ulaşacağızö dedi.
Bakan Varank ayrıca, 2020 yılı bitmeden Renault'un hibrit otomobil modellerinin, fabrika hattından çıkmasını arzu ettiklerini ifade ederek, kısa sürede hayata geçen fabrikanın gelecekte yapılacakların somut göstergesi olduğunu söyledi.

Görüntü Dökümü
-------------
-Fabrika ziyaretinden detaylar
-Bakan Mustafa Varank'ın araçlara binmesinden detaylar
-Üretimden detaylar
-Genel detaylar
-Mustafa Varank'ın açıklaması

Haber: Muammer İRTEM-Gürkan DURAL - Kamera: Semih ŞAHİN/BURSA, (DHA)

============================

Oğlunun ölüm acısına dayamayan baba aynı gün öldü

Kocaeli'nin Karamürsel ilçesinde, Ercan Türel'in (46) kanser nedeniyle yaşamını yitirdiğini öğrenen babası Vehbi Türel (80) oğlunun acısına dayanamayarak hayatını kaybetti.
Karamürsel'de yaklaşık 4 yıldır pankreas kanseri hastalığıyla mücadele eden Ercan Türel, dün sabah saatlerinde tedavi gördüğü Karamürsel Devlet Hastanesi'nde yaşamını yitirdi. Vehbi Türel yaşamını yitiren oğlunun acısına dayanamayarak aynı gün akşam saatlerinde fenalaşarak yaşamını yitirdi.
Aynı gün yaşamlarını yitiren Ercan Türel ve babası Vehbi Türel'in cenaze namazları, bugün Karamürsel Ulu Camii'nde öğle namazı sonrası kılındı. Cenazeye yaşamını yitiren Ercan Türel'in eşi Gülseren Türel, kayınvalidesi Kadriye Türel ile çocukları ve yakınları katıldı. Cenaze namazının ardından baba ve oğlu Yalakdere Köy Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Görüntü Dökümü
-------------
-Baba ve oğlunun fotoğrafı
-Cenaze namazı
-Yakınlarına başsağlığı dileyenler

HABER: Ergün AYAZ/KAMERA: Alişan KOYUNCU/KARAMÜRSEL(Kocaeli), (DHA)

============================

Hatay'da pelikanların göç yolculuğu

Hatay'ın İskenderun-Arsuz ilçeleri arasındaki bölgede pelikanların göç yolculuğu, renkli görüntüler oluşturdu.
Üreme ve yazı geçirmek için Türkiye'nin farklı bölgelerine gelen bazı kuş türleri, sonbaharın gelişiyle birlikte güneye göç etmeye başladı. Coğrafi konumu nedeniyle göçmen kuşlar için önemli bir göç rotası olan Türkiye'de kuzeyden güneye ilerleyen kuşlar, Hatay'ın İskenderun ve Arsuz ilçeleri arasındaki bölgeden geçiş yaptı. Görsel şölen sunan pelikanlar, Kuzey Avrupa ve Asya'dan göç eden kuşlar arasında yer alıyor. Özellikle sahil bandını kullanarak ilerleyen binlerce pelikanın, Hatay'ın kıyı kesimini kullanarak göç sırasında zaman zaman denize inip dinlendikleri gözlendi. Beslenip, dinlenen ve sonra yeniden yoluna devam eden pelikanlar, görüntülendi.

Görüntü Dökümü
------------
-Pelikanların deniz üzerinde göç görüntüsü

Haber-Kamera: Ufuk AKTUĞ/İSKENDERUN(Hatay),(DHA)

========================

The Bodrum Cup'tan çok renkli start

Türkiye'nin en uzun soluklu yat yarışı American Hospital The Bodrum Cup, 31. yılında start aldı.
Turizm cenneti Muğla'nın Bodrum ilçesinde yelken, rüzgar ve denize gönül veren yüzlerce katılımcıyı buluşturup bir hafta boyunca festival olarak düzenlenen The Bodrum Cup'ın startını Muğla Valisi Esengül Civelek, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Bodrum Kaymakamı Bekir Yılmaz, Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, Yelken Federasyonu Başkanı Özlem Akdurak, Muğla Gençlik Spor İl Müdürü Ömer İlman birlikte verdi. Protokol, Carpe Diem 4 isimli yattan hayatını kaybeden yarışın eski katılımcıları Yusuf Çolak, Murat Dedeman, Ria Van Den Brink için denize çelenk bıraktı.
Amerikan Hastanesi'nin isim sponsorluğu ve Yalıkavak Marina'nın ana sponsorluğuyla düzenlenen, 180 teknede 1500'ün üzerinde denizcinin katıldığı organizasyon, ilk gün, İz Bırakanlar: Yusuf Çolak, Murat Dedeman, Ria Van Den Brink isimli Bodrum-Bodrum Etabı'yla başladı. Yarışın dün yapılan kampana töreni sonrası ise sanatçı Mehmet Erdem konser verdi. Yarışta yarın ve 24 Ekim'de Kissebükü, 25 Ekim'de Gümüşlük etapları yapılacak. Bu yılki organizasyon 26 Ekim'de Gümüşlük-Yalıkavak Marina etabı ödül töreni ve final konseriyle tamamlayacak. Yarışlarda birinci olacak ekibe dünyaca ünlü heykeltıraş İlhan Koman'ın Sonsuz Sütun eserinden ilham alınarak tasarlanan anlamlı kupa verilecek. İlhan Koman'ın 114 yıllık teknesi Hulda'nın yüzer sergi halinde etapları gezeceği kupada son gün Ajda Pekkan konresi de düzenlenecek.
'BODRUM'A DEĞER KATIYOR"
Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, 30 yılı geride bırakan The Bodrum Cup'ın kente değer kazandırdığnı söyledi. Yarışın büyük emeklerle bu günlere gelen bir organizasyon olduğunu belirten Aras, şunları söyledi:
"Dünyada değişiklikleri cesur insanlar yapar. Bodrum Cup cesur insanlarla bu günlere geldi. Erman Aras'ın başlattığı bu geleneksel organizasyon şu andan genç nesillerle devam ediyor. Çok iyi işler başarıyorlar. 30'uncu yıl çok önemli bir seneydi. Bodrum Cup İstanbul Boğazı'na taşındı. Güzel kuğularımız orada boy gösterdi. Bu sene Yunan adalarını rotadan çıkardık. Sadece Bodrum, Kissebükü, Gümüşlük ve Yalıkavak eteplarımız var. Bütün etaplarımız esnasında akşamları konserlerimiz, gündüz değişik aktivitelerimiz oluyor. Bodrum Cup sadece bir yarış değil bir festival. Dünyadaki en büyük heykeltraşımız İlhan Koman'ın neredeyse 120 yıllık teknesi Hulda da yarışa katılacak. Her limanda ziyaretçilere açılacak. Bodrum binlerce yıldır sanatın, kültürün, tarihin, insanların iç içe yaşadığı bir kent ve biz bunun böyle devam etmesi için elimizden gelen her türlü gayreti göstereceğiz."
'BODRUM'A ÇOK YAKIŞIYOR'
Bodrum Cup Onursal Başkanı Erman Aras, festival olarak organize edilen The Bodrum Cup'ın Bodrum'a çok yakıştığını söyledi. 31'inci yıl önce yarışı başlatan isim olan Aras, "American Hospital The Bodrum Cup muhteşem bir kalabalıkla başlıyor. 180 yat, 2 bine yaklaşan katılımcı var. 15'in üzerinde yabancı bayraklı katılımcı ve 400'ün üzerinde yabancı katılımcı konuğumuz var. Ülkemizin tanıtımına fayda sağlıyoruz. Bodrum Cup, Akdeniz'in en büyük deniz festivallerinden biri olma yolunda. En büyük heykeltraşımız İlhan Koman'ın ölmeden önce tasarladığı eserini ödüle dönüştürdük. Belki de dünyada ilk defa bir sanat eseri yelken yarışında ödül olarak verilecek. Bodrum Cup'ı kazanan tekne bunu ödül olarak alacak. İlhan Koman'ın sanat yaşamının en verimli yıllarını geçirdiği 114 yıllık teknesi Hulda da yüzer sergi olarak denizin üzerinde olacak. Sosyal sorumluluk projeleri ve bütün aktiviteleriyle Bodrum Cup ülkemize ve Bodrum'a çok yakışıyor" diye konuştu.
'İTALYA VE SELANİK'TEN DE BAŞLAYACAK'
Her yıl yeni rotalar ve etkinliklere sahne alan The Bodrum Cup'ın Organizasyon Komitesi Başkanı Süleyman Uysal, 30'uncu yılda İstanbul Boğazı'ndan başlayan yarışın gelecek yıllarda İtalya ve Yunanistan'dan da start alacağını söyledi. Geçen yılkı yarışın dünyada ses getirdiğini belirten Uysal, "Bu yıl çok ciddi yabancı katılımcımız var. Yaptığımız çalışmaların verimini görmek bizim için çok önemli. Türkiye'nin tek yüzer sanat galerisi de bizimle beraber olacak. Yarın ve iki gün boyunca Kissebükü'nde sevgi çemberi yapacağız. Şehirde müthiş bir festival havası var. Yine çeşitli konserler ve etkinlikler düzenleyip kupayı son gün Ajda Pekkan konseriyle noktalayacağız. Rüzgarımız da kolayımızda. İnşallah başladığımız gibi devam edeceğiz. The Bodrum Cup bizim için yelken yarışından daha fazlası. Biz genç arkadaşlarımızla beraber kupayı bir dünya rotası yapmak için yola çıktık. Önümüzdeki yıllarda İtalya ve Selanik'ten etapları başlatıp yabancı katılımcılarla birlikte yarışın Türkiye'ye ulaşmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
'ÖNEMLİ OLAN MUĞLA'NIN KOYLARINI TANITMAK"
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, The Bodrum Cup'ta önemli olanın Bodrum ve Muğla'nın kıyılarını, koylarını tanıtmak olduğunu vurguladı. Gürün, "31 yıl önemli bir süre. Emek veren, katkı yapan arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Geçen yıl yarışlar İstanbul'dan başladı. Bu sene çok fazla bir katılım var. Bu yolcularıyla birlikte yapılan özgün bir yarışma. Önemli olan nokta Bodrum'u, Muğla'yı, Muğla'nın koylarını tanıtmak. Bu koyların korunmaya ne kadar muhtaç olduğu, korunma dengesine ne kadar dikkat edilmesi gerektiği çok açık. Sahip olduğumuz değerleri korumak, geleceğe taşımak ve imar rantlarına açmamak gerekiyor. Bizim hassasiyetimiz bu konuda. Yeteri kadar imar yapıldı. Artık bu koyları koruyup geleceğe taşımaya çalışmalıyız" dedi.

Görüntü Dökümü
-------------
- Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras'la röportaj
- Bodrum Cup Onursal Başkanı Erman Aras'la röportaj
- Bodrum Cup Organizasyon Komitesi Başkanı Süleyman Uysal'la röportaj
- Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün'le röportaj
- Protokolden detay görüntü
- Protolkolün denize çelenk bırakması
- Yarışın startından görüntü
- Muhabir anonsu
- Yarışlardan görüntü

HABER: Ergin KARATAŞ - KAMERA: Tekin GÜRBULAK / BODRUM, (DHA)

============================

Geri Dön