HABER

DHA YURT BÜLTENİ -18

26 SAAT SONRA BULUNAN BERAT: ACIKINCA OT YEDİM ERZURUM'un Narman ilçesinin Koçkaya köyünde kaybolduktan 26 saat sonra bulunan Berat Akdemir (10), gece acıkınca ot yediğini ve korku içinde uyuduğunu söyledi.  Koçkaya köyünde yaşayan Südret- Cevat Akdemir çiftinin 5 çocuğundan en küçüğü olan Berat, 30 Nisan günü saat 16.30 sıralarında kaybolan inekleri arayan çoban Fahrullah Akdemir ile amcasının oğlu olan Aykut Akdemir'in peşinden gitti.

26 SAAT SONRA BULUNAN BERAT: ACIKINCA OT YEDİM

ERZURUM'un Narman ilçesinin Koçkaya köyünde kaybolduktan 26 saat sonra bulunan Berat Akdemir (10), gece acıkınca ot yediğini ve korku içinde uyuduğunu söyledi.
Koçkaya köyünde yaşayan Südret- Cevat Akdemir çiftinin 5 çocuğundan en küçüğü olan Berat, 30 Nisan günü saat 16.30 sıralarında kaybolan inekleri arayan çoban Fahrullah Akdemir ile amcasının oğlu olan Aykut Akdemir'in peşinden gitti. Köye yaklaşık 3 kilometre uzaklıktaki meraya giden Berat Akdemir, çoban ve amcasının oğlunun bulduğu 2 ineği köye getirirken yolunu kaybetti. Çoban ve amcasının oğlu tarafından aranan Akdemir, bulunamayınca ailesine haber verildi. Yapılan aramalar sonucu çocuğun izine rastlanmazken, bölgeye AFAD, jandarma, komando ve itfaiye ekibi sevk edildi. Çevre köylülerin de katılımı ile Berat Akdemir'in yaklaşık 200 kişi tarafından aranması sabaha kadar devam etti.
Akdemir ailesinin ümitlerini yitirdiği saatlerde sevinçli haber Oltu ilçesinin Damarlıtaş köyünden geldi. Damarlıtaş köyünün çobanı tarafından bulunan Berat, köye götürüldü. Yaklaşık 10 kilometre yürüyen çocuğu gören köylüler hemen jandarmaya haber verdi. Jandarma ve Akdemir Ailesi gelene kadar köylüler, korkan ve bitkin düşen çocuğa yiyecek verdi. Haber üzerine arama çalışmalarını bırakan ekipler de, Berat Akdemir'i almak için Damarlıtaş köyüne gitti. Oğullarına sağ salim kavuşan aile sevinç gözyaşı döktü.

Teslim alınan Berat, sağlık kontrolünden geçirilmek üzere ambulansla Narman Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından Berat Akdemir, Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Yakutiye Araştırma Hastanesi Çocuk İntaniye Servisi'nde tedavi altına alındı. Berat'ın geceyi soğuk havada geçirmesi nedeniyle rüzgarın vücudunun değişik yerlerinde küçük yanıklara neden olduğu, kan değerinde de düşüklük tespit edildiği öğrenildi..

'KURT GÖRDÜM'

Anne ve baba çocuklarına kavuşmanın mutluluğunu yaşadığını söylerken Berat Akdemir o gece çok korktuğunu ve hatta kurt gördüğü için kaçıp saklandığını belirtti. Çok yürüdüğü için yorulduğunu ve acıktığını belirten Akdemir, "Bulduğum otları yiyerek karnımı doyurdum. Çok korktum. Sonra uyuya kalmışım. Uyanınca kalkıp bir köye ulaşmak için yürüdüm. O sırada hayvan otlatan bir çobanla karşılaştım. Beni kendi köylerine götürdü. Yemek yedirdiler sonra babamlar gelip beni aldı" diye konuştu

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Berat'ın anne ve babasının hastane odasında beklemeleri
-Berat'ın koluna takılam serum ve detaylar
-Berat Akdemir'in konuşması
-Baba Cevat Akdemir'in konuşması
-Anne Südret Akdemir'in konuşması

Haber: Turgay İPEK - Kamera: Zafer KUMRU / ERZURUM,(DHA)

(Süre: 04.10 Boyut: 566 mb)

===============================

Cep telefonunu hırsızlığı güvenlik kamerasında

DENİZLİ'nin Merkezefendi ilçesinde, müşteri gibi girdiği züccaciye mağazasında, çalışanların dalgınlığından faydalanarak işyeri sahibinin cep telefonunu cebine koyarak çalan bir kadın, güvenlik kameraları tarafından görüntülendi. İşyeri sahibinin şikayeti üzerine polis, görüntülerden eşkali belirlenen şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı.

Saraylar Mahallesi'ndeki bir züccaciye mağazasına geçen 30 Nisan'da müşteri gibi gelen bir kadın, işyeri sahibinin, kasanın bulunduğu tezgah üzerindeki cep telefonunu aldı. Kadının mağazadan ayrılmasından sonra cep telefonunun çalındığını farkeden işyeri sahibi, güvenlik kamerası görüntülerini inceledi. Görüntülerden müşteri görünümündeki bir kadının bir süre ürünleri inceledikten sonra, tezgahtarların rafları düzenlemesini fırsat bilip, kasanın bulunduğu bölüme geçerek buradaki cep telefonunu cebine atarak çaldığını belirledi. Bunun üzerine polisi arayan işyeri sahibi, şikayetçi olup, güvenlik kamerası görüntülerini polise teslim etti. Polis, görüntülerden eşkalini belirledikleri şüpheli kadının yakalanması için çalışma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-Hırsızlık anı güvenlik kamerası görüntüsü

Haber: Ramazan ÇETİN / DENİZLİ, (DHA)

===========================

Otomobili ile kanala uçtu

MERSİN’in Tarsus ilçesinde otomobilinin kontrolünü kaybeden sürücü kanala uçtu.

Kaza, Tarsus ilçesi Karabucak Mevkiinde meydana geldi. 33 BYA 13 plakalı özel araçla ilerleyen sürücü Mehmet G., olduğu öğrenilen otomobilin hakimiyetini kaybederek Devlet Su İşlerine ait olan sulama kanalına düştü.

Kendi imkanları ile sudan çıkan sürücü Mehmet G. polisi ve itfaiyeyi arayarak yardım istedi. Olay yerine gelen trafik ve kurtarma ekipleri kanala uçan aracı çıkartmak için çalışma başlattı.

Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------------------
-Yolun görüntüsü
-Kanaldaki otomobilin görüntüsü
-Polis ve vatandaşların görüntüsü
-Genel ve detay

(BOYUT: 148 mb) (SÜRE:1,18 DK)

Haber-Kamera: Okan ÇALIŞKAN/TARSUS(Mersin), (DHA)

=======================

Mülteci çocuklar, yıl sonu etkinliğinde yeteneklerini sergiledi

MANİSA'da yaşayan mülteci çocuklar, 'Yabancı Öğrenciler Yıl Sonu Programı' adlı etkinlikte hünerlerini sergiledi. Koro halinde şarkılar söyleyen, halk oyunları sahneleyen öğrencilerin yaptığı resimler ise beğeni topladı.

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği'nin (SGDD), Manisa Valiliği, Manisa İl Göç İdaresi Müdürlüğü ve Manisa İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlediği etkinlikte, mülteci çocuklar yeteneklerini sergiledi. Vali Ahmet Deniz'in açılışını gerçekleştirdiği etkinlikte 32 mülteci çocuğun oluşturduğu koro şarkı söyledi. Çocuklar ayrıca halk oyunları gösterisi sundu. Mülteci çocukların yaptığı resimler sergi ile ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Etkinliğe katılan iki mülteci çocuk, fotoğraflarla Türkiye'ye göç hikayelerini anlattı.
Konuşma yapan Vali Ahmet Deniz, Anadolu'nun geçmişten bugüne insanlara yurt olduğunu belirtti. Anadolu insanının kendisine yakışanı yaparak ülkesini terk etmek zorunda kalan kişilere sahip çıktığını ifade eden Vali Deniz, şunları söyledi:

"Bu toprakların kültüründe insana saygı duymak vardır. İhtiyacımız olan her şey bizim geleneğimizde var. Hoşgörümüze, tüm insanlığın ihtiyacı var. Merhamet bizim geleneğimizde var. İnsanlığı da zaten bu merhamet duygusu kurtaracak. Sığınmacı öğrencilerin okula gitmesini destekliyoruz. Öğrencilerimiz kendilerini çok iyi yetiştirmeli ve bundan asla taviz vermemeli. Suriye'de savaşın bitmesini istiyoruz. Vatandan daha kıymetli bir şey yok. Öğretmen ve öğrencilerime, yabancı öğrencilere gösterdikleri güzel ev sahipliği için teşekkür ederim. Tüm öğretmen ve öğrencilerime şimdiden hayırlı ramazanlar dilerim."
SGDD Ege Bölge Koordinatörü Esra Şimşir ise etkinlikte yaklaşık 90 mülteci öğrencinin yeteneklerini sergilediğini söyledi. SGDD olarak İzmir'de başladıkları Türk ve mülteciler arasındaki sosyal uyum etkinliklerini Manisa'da sürdürdüklerini belirten Şimşir, bugüne kadar Manisa'da farklı okullarda birçok etkinlik düzenlediklerini anlattı. Şimşir, "Turgutlu Atatürk İlköğretim Okulu'nda öğretmenler ve ebeveynler için eğitimler ve öğrenciler için beden koruma atölyeleri gerçekleştirdik. Şehzadeler Hafsa Sultan İlköğretim Okulu'nda ise yabancı uyruklu ve Türk çocukları kaynaştırdığımız bir kahvaltı etkinliği düzenledik. Son olarak Yunus Emre ilçesindeki Vicdan Karaosmanoğlu İlköğretim Okulu'nda sinema etkinliğini hayata geçirdik. Manisa'nın çeşitli ilçelerindeki bu etkinliklerden sonra şimdi de Manisa Valiliği'nin gerçekleştirdiği Yabancı Öğrenciler Yıl Sonu Programı'na SGDD olarak destek vermekten büyük mutluluk duyuyoruz" dedi.
Etkinlik, yöresel yemeklerin tanıtıldığı stantların gezilmesi ve davetlilere Afgan Pilavı ikram edilmesiyle sona erdi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
- Manisa Valisi Ahmet Deniz’in konuşması
- Mülteci öğrenci Daniel Danish göç anısını anlatmasından görüntü
- Slayt gösterileri
- Genel ve detay görüntüler

Haber- Kamera: Erhan KASIRGA / MANİSA (DHA)

===========================

Eşiyle barışmak için çatıya çıkıp, intihar girişiminde bulundu

KONYA'da eşi Fatma D. ile arasında ailevi sorunlar olduğu öne sürülen Recep D., 3 katlı bir inşaatın çatısına çıkarak intihar girişiminde bulundu. Recep D., olay yerine gelen eşinin, ikna etmesi üzerine aşağıya indi.
Olay, saat 15.30 sıralarında Sancak Mahallesi Taç Mahal Caddesi üzerinde bulunan bir inşaatta meydana geldi. 3 çocuk babası Recep D., iddiaya göre bir süredir aralarında problemler bulunan eşiyle barışmak için, inşaatın çatısına çıkarak intihar girişiminde bulundu. Çevredekilerin ihbar etmesi üzerine olay yerine polis, iftaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri Recep D.'nin atlama ihtimaline karşın yere hava yastığı açtı. Polislerin ikna çabalarını boşa çeviren Recep D., eşinin olay yerine gelmesini ve onunla konuşmak istediğini söyleri. Polis ekipleri Fatma D.'yi olay yerine getirerek Recep D. ile görüştürdü. Bunun üzerine Recep D., yaklaşık 2 saat sonra çatıdan aşağıya inerek eşine sarıldı. Eşiyle aşağıya inen Recep D. ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Recep D. çatı katındayken bir vatandaşın sosyal medya üzerinde canlı yayın yapmaya çalışması dikkat çekti.

Görüntü Dökümü
------------
- Recep D.'nin çatıya çıkıp intihar girişiminde bulunması
- Eşinin olay yerine gelip görüşmesi
- Recep D.'nin ikna olup, eşiyle aşağı inmesi

Haber- Kamera: Tolga YANIK / KONYA (DHA)

=================================

Savaş mağduru korunga bitkisi, anavatanına geri dönüyor

TÜRKİYE topraklarından çıkıp bütün dünyaya yayılan ve İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra unutulan korunga bitkisi için Tekirdağ'da deneme tarlaları oluşturuldu. Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Çayır-Mera ve Yem Bitkileri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Tuna, "Korunga hem işlenebilen tarım alanlarında biçilir. Kuru ot üretimi hem de mera alanlarında otlatılarak değerlendirmek amacıyla yetiştirmeye uygundur. Bu nedenle bölgemize alternatif bir yem bitkisi kazandırmak amacıyla bu bitki üzerine çalışmayı seçtik" dedi.

1500'lü yıllardan Türkiye topraklarının kültürel bitkisi olup daha sonrasında Avrupa ülkeleri başta olmak üzere dünyanın dört bir yanına yayılan efsane korunga bitkisi için Tekirdağ'da deneme tarlaları oluşturularak ekimi yapıldı. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ekimini yapacak insanların askere gitmesi ve yine savaşlardan sonra ortaya çıkan azotlu gübreler nedeniyle unutulmaya yüz tutan korunga bitkisi, Tekirdağ'da bölgeye alternatif bir yem bitkisi kazandırmak amacıyla TÜBİTAK'a proje hazırlandı.

Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tala Bitkileri Bölümü Çayır-Mera ve Yem Bitkileri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Tuna, korunga bitkisi için arkadaşlarıyla TÜBİTAK'a bir proje hazırlamaya karar verdiklerini belirterek, "Neden korunga neden bu bitkiyi seçtik. Ülkemiz aslında her türlü bitkinin başarıyla yetiştirilebileceği birçok farklı koşula sahip büyük bir ülkedir. Korunga hem işlenebilen tarım alanlarında biçilir. Kuru ot üretimi hem de mera alanlarında otlatılarak değerlendirmek amacıyla yetiştirmeye uygundur. Bu nedenle bölgemize alternatif bir yem bitkisi kazandırmak amacıyla bu bitki üzerine çalışmayı seçtik. Korunga yabancı döllenen kırsal ömrü çok yıllık baklagiller bitkisidir. Kireçli topraklarda ve kıraç koşullarda yetiştirilebilmektedir. Hatta bu gibi alanlarda rakip tanımayan bir bitkidir. Asitliğe toleransı pek iyi değildir. Kıraç koşullarda bir defa bölgemizde ise iki defa biçilebilmektedir. Ancak ben 5- 6 yıldır kampüsümüzde üzerinde çalışmaktayım. Geçen yıl yağışlı bir yıldı. Özellikle yaz aylarında muazzam bir yağış aldık. Dünyanın değişik yem bankalarından temin edilmiş, genetik materyallerin ekili olduğu deneme alanımızdaki bitkilerin yüzde 30'u üçüncü biçimi verdi. Yani buda kesin değil yapılacak ıslah çalışmalarında korungada yonca gibi ikiden üçten fazla biçme hale getirilebileceğini düşünüyorum. Bu bitkileri böyle hazır yakalamışken seçtik. Korungayı üç, dört, beş biçimli hale getirmek bizim hedefimiz. Bitki kurağa ve soğuğa oldukça dayanıklı. Sekiz, on metre derinliğe kadar inebilen kazık kök sistemiyle toprağa ıslah etme özelliğine sahip" dedi.

'ARILAR İÇİN ÇOK DEĞERLİ'

Korunganın yonca bitkisine aksine bünyesinde bulundurduğu fenotik bileşikler ve bu bileşikler sayesinde mera karışımlarına rahatça girebildiğini ve otlatılabildiğini ifade eden Tuna, "Arılar içinde çok değerli bir polen ve nektar kaynağı. Balı çok kaliteli ballar arasında yer almaktadır. Hayvanlarda gözlenebilen bazı sindirim sistemi problemlerine de iyi geldiği bilinmektedir. Aynı zamanda farklı parazit özelliklerinde de sahiptir. Korunga ile beslenen hayvanların sindirim sistemlerinde bulunan kurtçuklar ve parazitler atılmaktadır. Bundan dolayı da çok eskiden beri bilinen bir bitkidir. Tarımı ülkemizin bulunduğu coğrafi bölgeden başlamıştır. Ülkemizde kültürü yapılan en eski bitkilerden birisidir. 1500'lü yıllarda da Avrupa'ya daha sonrada dünyanın diğer ülkelerine yayılmıştır. Bir zamanlara Fransa ve İngiltere'de tarım alanlarının 7'de 1'inde korunga bitkisi yetiştirildiği bilinmektedir" dedi.

'SAVAŞ MAĞDURU BİTKİ'

Prof.Dr. Tuna, İkinci Dünya Savaşı'nda dünyada ciddi bir gıda sorunu baş gösterdiğini belirterek, "Bu savaşlar boyunca tarımsal üretim yapacak olan genç güçlü insanlar askerlik yaptı. Çiftlikler elden çıktı, üretimleri durdu. Savaştan sonrada muazzam bir nüfus artışı başladı. Bu da tabi ki beraberinde bir gıda sorununu ortaya çıkardı. O zamanlarda dünya açlık ile karşı karşıya kaldı. Tabi ki bu hükümetlerde doğal olarak paniğe neden oldu. O günlerde yeni yeni kullanılmaya başlanan ve farkına varılan kimyasal gübreler çıkmıştı. Hükümetler bu gübreleri devletine göre, devletin ekonomik gücü varsa bedava verdi. Sonuçta çok uygun fiyatlara veya bedava verdi. Çiftçide bir şekilde azotlu gübrelere tepkisi iyi olan bitkileri ekmeye yani tahılları ekmeye teşvik edildi. Bu nedenle gübrelere tepkisi olan tahılların ekim alanları baklagillerin aleyhine işlemiş. Tüm bunların sonucu olarak dünyanın birçok yerinde korunga bitkisinin yetiştiriciliği hemen hemen terk edildi" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------------------------
-Tohumlardan detaylar
-Ziyaretçilerin bitkiler arasında gezmesi
-Bitkilerin incelenmesi
-Bitkilerden detaylar
-Prof.Dr.Tuna'nın konuşması
-Genel ve detaylar

Haber-Kamera: Ruhan YALÇIN/TEKİRDAĞ (DHA)-

Geri Dön