HABER

DHA YURT BÜLTENİ 2

1 - Geri dönüşüm fabrikasındaki yangın söndürülemedi  Osmaniye'nin Toprakkale ilçesindeki hurda geri dönüşüm fabrikasında dün çıkan yangın, ekiplerin karadan ve havadan yoğun müdahalesine rağmen henüz söndürülemedi.

1 - Geri dönüşüm fabrikasındaki yangın söndürülemedi

Osmaniye'nin Toprakkale ilçesindeki hurda geri dönüşüm fabrikasında dün çıkan yangın, ekiplerin karadan ve havadan yoğun müdahalesine rağmen henüz söndürülemedi.

Dün saat 17.00 sıralarında Osmaniye- Adana D400 karayolunun 18'inci kilometresindeki Dağıstan Mahallesi'nde bulunan hurda biriktirme ve işleme sahasında, henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. Alevler kısa sürede büyürken, yangına Osmaniye, Toprakkale, Adana ve Ceyhan'dan gelen itfaiye ve orman işletme ekipleri karadan, 1 helikopter ise havadan müdahale etti. Yangının devam ettiği alanda aralıklı olarak patlamalar yaşanırken, yanan alanın yakınından geçen demiryolu bugün sabah saatlerine kadar, trafiğe kapatıldı. D-400 Karayolu ise araçlara tek şeritten kontrollü olarak açıldı. İtfaiye ekipleri gece boyunca ve sabahın ilk ışıklarıyla alevlere müdahale ederken, saat 09.00 sıralarında 16 saat geçmesine rağmen yangın söndürülemedi.

Jandarma ekiplerinin geniş güvenlik önlemi aldığı bölgede görevlilerin yangın söndürme çalışmaları devam ediyor.

Görüntü Dökümü
----------------------------
- Çıkan dumanların görüntüsü
- İtfaiye araçlarının görüntüsü
- Fabrikadan görüntü
- Genel görüntüler

SÜRE:01'01" BOYUT:62 MB

Haber-Kamera: İbrahim EMÜL/TOPRAKKALE(OSMANİYE),(DHA)

GÖRÜNTÜ GEÇİLDİ

=====================

2 - Nurdağı'ndaki enkazın başında korucular nöbet tutuyor

Gaziantep'in Nurdağı İlçesinde, ormanlık alanda bulunan ve Rus yapımı S-200 hava savunma sisteminin füzesine ait olduğu öne sürülen ve detaylı inceleme için Türk Hava Kuvvetleri'nden gelecek ekibi bekleyen enkazın başında güvenlik korucuları nöbet tutuyor.
Geçen pazartesi günü Hamidiye Mahallesi sakinlerinin ormanlık alanda fark ederek güvenlik güçlerine bildirdiği enkaz parçasının incelemesine devam ediliyor. Rus S-200 füzesine ait olduğu iddia edilen, enkaz güvenlik kordonuna alınarak yanına ulaşılması engellendi. Jandarmanın olay yerinde yaptığı ilk incelemenin ardından Valilik tarafından yapılan açıklamada, 3-4 ay önce bölgeye düştüğü tahmin edilen enkazın bir uydu ya da füzenin orta motor kısmına ait olabileceği belirtildi. Bulunduğu bölgenin çevresinde kimyasal, biyolojik veya nükleer etkiye yol açmayan enkazın ileri teknik için Ankara'ya gönderileceği kaydedildi.
Ormanlık alanda bulunan ve daha sonra Rus yapımı hava savunma sistemi füzesi olabileceği de iddia edilen enkazı ileri teknik inceleme için Türk Hava Kuvvetleri teknik ekip görevlendirdi. Ekibin bölgeye gelişi beklenirken, yaklaşık 1 ton ağırlığındaki enkazın bölgeden helikopter aracılığıyla veya yeni yol açılmasının ardından karayoluyla taşınmasının planları yapılıyor.
Bu arada konunun gündeme gelmesinin ardından meraklı vatandaşların görebilmek için gittiği bölgede enkaza zarar vermesini önlemek için güvenlik korucuları önlem aldı. Enkazın çevresini bantlarla kapatan korucular, bölgede nöbet tutarak meraklı vatandaşların alana yaklaşmasına izin vermiyor.
Teknik incelemenin ardından hazırlanacak raporla; Nurdağı’nda heyecana yol açan enkazın roket, füze orta motor kısmı veya Rus yapımı hava savunma sistemi füzesi olup olmadığı ve bölgeye nasıl düştüğü ortaya çıkarılacak.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------------
- Enkazın bulunduğu bölge
- Ormanlık alandan genel görünüm
- Güvenlik korucular
- Füze enkazı
- Korucuların enkaz başında nöbet tutması
- Meraklı vatandaşlar
- Genel ve detay görüntüler

(KJ: Haber: Kamera- Kadir ÇELİK - Ramazan TUNCER-GAZİANTEP-DHA)

GÖRÜNTÜ BİLGİSİ: ÖZEL

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 159 MB

=========================

3 - Vartolular, tepki gösterdikleri dizinin adını iş yerlerine veriyor

Son günlerin popüler dizisi Çukur'dan esinlenen Muş'un Varto ilçesindeki bazı esnaf iş yerlerine 'Çukur' ismini vermeye başladı.

Ulusal bir televizyon kanalında 23 Ekim 2017 günü ilk bölümüyle ekranda olan 'Çukur' dizisine Muş'un Varto ilçesinde yaşayanlar önce tepki gösterdi ve RTÜK'e şikayet etti. Dizide rol icabı ünlü mafya lideri olarak 'Vartolu Saadettin'i canlandıran Erkan Kolçak Köstendil, Vartolular'ı kızdırmış, halk, ilçelerine yakışmayan, Varto isminin kullanarak mafyayla ve kırıp dökmekle adlandırılmasının hoş olmadığını ifade ederek, filmin kaldırılmasını istemişti. Aradan geçen zaman içinde Vartolu bazı esnaf iş yerlerine 'Çukur manav' ismini verip, kahvehanelerde figürler asarak Çukur dizisine destek oldular.
Aşağı Çarşı'daki iş yerine Çukur Manav ismini veren Nesim Yıldız, İstanbul'da yaşadığını ve yaklaşık 3 ay önce Varto'ya gelip manav açtığını söyledi. Yıldız, "İstanbul'da Çukur dizisinin nam salmasının ardında arkadaşlarım arasında Vartolu olarak tanındım. Evlenince memleketim Varto'ya geldim. Diziye çok ilgi gösteriliyor. Ben de bu nedenle iş yerime Çukur Manav ismini verdim. Gelen müşteriler çok ilgi gösteriyor ve fotoğraf çektirmeye geliyorlar. Ben de bu ilgiden çok mutluyum" dedi.
'Vartolu Saadettin'i canlandıran Erkan Kolçak Köstendil'in fotoğrafı ve Çukur figirünü kahvehanesinin duvarına yaptıran Ümit Yağmur, "Çukur dizisinden esinlenerek ve gençlerin isteğiyle iş yerime 'Çukur'un yeri' ismini verdim. Diziyi severek izliyoruz. Varto için güzel reklam oldu. Dizinin bir bölümünü memleketimizde çekmelerini istiyoruz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Varto'dan görüntü
Manavdan önü
Kıraathaneden görüntü
Manav Nesim Yıldız röp.
Kahvehaneci Ümit Yağmur röp.

Haber-Kamera: Fatih ÇELİK / MUŞ/ VARTO,(DHA)

=====================

4 - Robokod ile kodlama sistemini öğreniyorlar

İzmir'de İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde açılan kurslarda robotik ve kodlama eğitimi başladı. Lise öğrencileri, yaz tatili boyunca endüstriyel robotun nasıl programlanacağını ve hangi amaçlar için kullanılacağını öğrenecek. Kursta eğitim alan Cihat Kora Anadolu Lisesi öğrencilerinden Erdem Özbaykuş, teknoloji alanındaki gelişmelere yönelik şaşkınlığını, "Bu robotlar, bizim kollarımıza çok benziyor. Ama insanlar gibi yorulmuyor. Bir şeylere üzülmüyor. Üzüldüğü zaman işine yansıtmıyor. Bunlar bana ilginç geliyor" sözleri ile açıkladı.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın Eğitim Bilişim Ağı (EBA) İzmir ekibi robotik ve kodlama eğitimi, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde açılan Yaz Okulu kursları ile devam ediyor. Kurs bünyesinde endüstriyel robotu programlamayı öğrenen lise öğrencileri, geleceğin mesleklerine de şimdiden adapte oluyor. Öğrenciler robota nasıl işlev katılacağını, onun nasıl programlanacağını ve hangi amaçlar için kullanılacağını öğreniyor. İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi, İzmir'de 17 ilçede robotik kodlama ile ilgili çalışmaların sürdüğünü söyledi. İnsansız teknolojinin önemine değinen Yahşi, "Bu çocuklara robotik kodlamayı anlatmaya ve bu konuda farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Öğrencilerin kurslara ilgisi yoğun. Merkezdeki okulların yanı sıra dezavantajlı bölgelerde, köy okullarında gelemeyen öğrencilerimize mobil araçlarla robotik kodlamayı götürmek için mobil araçlar dizayn ettik. Onlara da ulaşıyoruz" diye konuştu.
Yaz tatilinden fedakarlık yaparak çalışmalara katılan öğrencilerin taleplerini karşılamak için çalıştıklarını kaydeden Ömer Yahşi, "Biz de bu talepleri karşılamak için özel sektörde bulamayacakları materyaller ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Yahşi, "Uzmanların anlattığına göre gelecekte fabrikalardan tutun da birçok yerde artık insansız araçlar hizmet verecek. Biz de bu kapsamda öğrencilerimizi donanımlı hale getirmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
'İNSANLAR GİBİ YORULMUYOR'
Cihat Kora Anadolu Lisesi öğrencilerinden Erdem Özbaykuş (15), bu tür çalışmaların ilgi alanına girdiğini belirterek, şunları söyledi:
"Gelecekte okumak istediğim üniversiteye yönelik bir adım oldu. Bana eğlenceli geliyor. Bunun eğitimini almakta otomatikman eğlenceli oluyor. Bu robotlar bizim kollarımıza çok benziyor. Ama insanlar gibi yorulmuyor. Bir şeylere üzülmüyor. Üzüldüğü zaman işine yansıtmıyor. Bunlar bana ilginç geliyor. İlerde iş dünyasında benim yerimi alamazlar çünkü onları ben programlayacağım. Bana karşı gelemezler. Eğer üretirken belli bir sınır koymazsak elbette bizim yerimize geçebilirler. Ama biz o sınırı koyarsak kesinlikle geçemezler."
'ROBOTLARA İSTEDİĞİMİ YAPTIRABİLİYORUM'
Suphi Koyuncu Anadolu Lisesi öğrencisi Mirza Erdoğan (15), kursa başladığında hiçbir şey bilmediğini, iki gün içerisinde ise bir robotu çalıştırmayı öğrendiğini söyledi. Kodlamayı öğrenerek robotlara istediğini yaptırabildiğini belirten Erdoğan, "Çizimler yapabiliyor, sanayilerde kullanılabiliyor. Robotlar ile ilgili daha fazla bilgim olduö dedi. Bornova Anadolu Lisesi öğrencisi Elif Nayiş (16) de "Hedefim tıp. Burada mühendislik alanında eğitim gördük. Ben alanların bir biri ile bağlantılı olarak çalıştığını düşünüyorum. Çünkü hayatta da her şey bir biri ile bağlantılı. Geleceğimin alt yapısını şimdiden hazırlıyorum" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-İzmir İl Milli Eğitim bünyesindeki endüstriyel robot programlama kursundan görüntü
-Öğrenciler çalışırken görüntü
-İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi'nin öğrencilerden çalışmalar hakkında bilgi alması
-Ömer Yahşi'nin açıklaması
-Öğrencilerin açıklamaları

Haber: Umut KARAKOYUN-Kamera: Mücahit BEKTAŞ/ İZMİR, (DHA)

=====================

5 - Patlıcanı oyup, kurutarak geçimlerini sağlıyorlar

Aydın'ın Nazilli ilçesinde yarım asırdan bu yana süren patlıcan kurutma işi, 600 ailenin geçim kapısı haline geldi.
Sağlıklı yaşamı özendiren kentlerden Nazilli'den tüm dünyaya organik dolmalık kuru patlıcan, kurutulmuş kabak ve çeşitli sebzeler ihraç ediliyor. Özellikle 20 bin nüfuslu Yıldıztepe Mahallesi sakinleri, tonlarca patlıcanı oyup kurutarak geçimini sağlıyor. Kadın ve erkekler, genç ve yaşlılar hep birlikte ev önünde patlıcanları oyarak, kurulan tezgahlarda ve apartman çatılarında kurutuyor. Tüm aile bireyleri, ev ekonomisine katkı sağlıyor. Dolmalık kuru patlıcanlar ise dünyanın dört bir yanına ihracatçı firmalar tarafından gönderiliyor. Patlıcan oyma işinden kişi başına günlük olarak 30 ila 200 lira arasında yevmiye kazanılıyor.
Kuru dolmalık patlıcan üretimi yapanlardan Turgut Karaefe,
"Artan talebi karşılayabilmek için kamyonlar dolusu satın aldığımız yaş patlıcanları, bu işle uğraşan ailelerin evlerine bırakıyoruz. 7'den 70'e herkes, oyma işleminden kurutma işlemine kadar aile içerisinde görev paylaşarak yapıyor. Genç kızlarımız çeyizlerini, kıyafetlerini ve harçlıklarını, patlıcan oyarak elde ettikleri gelirle karşılıyorlar. Son yıllarda hijyene ve doğallığa dikkat ederek oluşturduğumuz modern sistemlerle kurutma işlemini son derece sağlıklı bir şekilde yapıyoruz. Ürünlerin yurtiçi ve yurtdışına özenle ulaşmalarını sağlıyoruz. Güneşin doğal olarak kuruttuğu ve lezzet kattığı bu ürünleri, ulaşamayan büyükşehir ve yurtdışındaki gurbetçilere ulaştırmak için çalışıyoruz. Mahallemizde 6 kilometrelik bir hava koridoru var. Patlıcanlarımız bu koridor içerisinde sağlıklı bir şekilde kuruyorlar. Bize de bu koridoru dönemin kaymakamlarından Caner Yıldız öğretti. Şu anda Amerika'nın Silikon Vadisi varsa, Türkiye'de uzun yaşam şehrimiz olan Nazilli'mizin de patlıcan vadisi var" dedi.
YÜZDE 60'I İHRAÇ EDİLİYOR
Nazilli'de kurutulan patlıcanların tamamen tarla ürünü olduğunu patlıcan, biber, domates, bamya ve çeşitleri taze olarak iki ay dayanırken kuru olarak işlendiğinde ise en az 2 yıl saklanabildiğini belirten Karaefe, "Ürünleri en iyi şartlarda kurutarak ambalajlayıp, dünyanın birçok ülkesine gönderiyoruz. Bu sene Arap ülkelerine de gidecek. Kuru dolmalık patlıcanların yüzde 60'ı ihraç edilirken, yüzde 40'ı ise iç piyasada değerlendiriliyor" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

- Yıldıztepe Mahallesi'nden görüntü
- Abdullah Karaefe'nin patlıcan ile ilgili olarak açıklamaları
- Yıldıztepe Mahallesi'nden patlıcan oyma işi yapanlardan görüntü
- Oyulan patlıcanlardan ve kurutulmak için asılan patlıcanlardan görüntü
- Patlıcan oyan bayanların açıklamalarından görüntü

Haber- Kamera: Bahattin ALBAYRAK / NAZİLLİ (Aydın), (DHA)

=====================

6 - İncir üreticisi dertli

AYDIN'ın Kuyucak ilçesinde çiftçiler yaş incir hasadı yapmaya hazırlanırken, bazıları ise jeotermal santrallerinden kaynaklandığı iddia edilen ağaçların kuruması üzerine kara kara düşünüyor. Tek gelirlerinin incir olduğunu vurgulayan çiftçiler, bu yıl ürün elde edemeyeceklerini belirtip, yetkililerden yardım istedi.
Kuyucak'ın 2 bin 700 nüfuslu Pamukören Mahallesi'nde incir üreticiliği yapan çiftçiler, son aylarda kuruyan ağaçları nedeniyle sıkıntı yaşıyor. Çiftçiler, ağaçlarının önce yapraklarının sonra dalları ve meyvesinin kuruduğuna dikkat çekti. Sorunun jeotermal kaynaklı olduğunu öne süren çiftçiler, Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ile İncir Araştırma Enstitüsü'ne müracaatlarda bulundu. Ayrıca konuyu Nazilli 2 Asliye Hukuk Mahkemesi'ne taşıdı. Aradan iki ay geçmesine rağmen bir çözüm bulunamadığını söyleyen çiftçiler, yetkililerden yardım istedi. Çiftçiler adına konuşan 73 yaşındaki Mustafa Uzuntepe, şunları söyledi:
"Bu bölgede yaklaşık 2 bin 500 incir ağacı var. Benim 20 dönüm bahçem var. 300 ağacım var. Önceki yıllarda bölgede 500 ton incir üretimi yapıyorduk. Bölgede etkilenen alan 1500 dönümün üzerinde. Arkadaşların ve benim, herkesin geliri bu incir ağaçları. Benim şu ana kadar yıllık 15 bin TL masrafım oldu. Bu yılki ürünü bekliyordum, elimizden gitti. Bu parayı kimden alacağız? Geçen yıl bu alandaki incirlerden 27 bin TL gelir elde ettim. Bu kadar da masraf yapmadım. Bu yıl 40 bin TL gelir beklerken, sıfır çekeceğiz. 15 bin TL masrafımı ben nereden çıkaracağım? Gördüğünüz bu incirler ne erginleşir, ne de satılır. Çünkü ağaçlarda yaprak kalmadı. Ağaçların tamamı yanıyor ve dalları yaprakları kuruyor. Jeotermalciler yapıyor sonra da kanununa uyduruyorlar. Kimin kimin yanında olduğunu biz de şaşırdık. Her taraftan çiftçinin üzerinde baskı var, yeter artık. Bölgemiz bitmiş durumda. Bırakın meyvesini, ağaçlar kuruyor. Bu taşın içinde ağaç yetiştirmek kolay değildir. Dalı yaprağı olmayan ağaçtan ne beklenir. En kısa zamanda bizim zararımızın giderilmesini istiyoruz. Yaklaşık 60 yıldan beri bu işi yapıyorum. Baba mesleğimizdir. Şu ana kadar hiç böyle bir vaka görmedim."

BÖLGE KORUMA ALTINA ALINMIŞ
Germencik Çevre ve Doğa Derneği Sözcüsü Dr. Metin Aydın ise, Pamukören Mahallesi'nde 5 adet jeotermal santrali olduğunu, 200'ün üzerinde ise jeotermal kuyusu bulunduğunu belirterek, "Normalde zeytin, yerleşim, tarım ve sulama alanı kanununa göre jeotermallerin bu şekilde alanlara kurulmaması gerekiyor. Pamukören'in bitişiğinden Büyük Menderes Nehri geçmekte. 2017 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde, Büyük Ova Projesi çıktı. Yani bu bölge koruma altına alındı. Normalde Büyük Menderes Nehri'ne sağına veya soluna 3 kilometre yakınına herhangi bir şekilde sanayi tesisi ya da jeotermal tesisi yapılması yasa gereği mümkün değildir" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

- Kuruyan ve kurumak üzere olan incir ağaçlarından görüntü
- Teotermal tesisleri ve Pamukören Mahallesi
- Çiftçilerden görüntü
- Çiftçi Mustafa Uzuntepe ve Germencik Çevre ve Doğa Derneği Sözcüsü Dr. Metin Aydın'ın konuşma
- Genel ve Detay görüntü

Haber- Kamera: Burhan CEYHAN / AYDIN, (DHA)

=====================

7 - Temizlik işçisi bulduğu 20 bin lirayı sahibine teslim etti

Gaziantep’te, temizlik görevlisi Mehmet Koçaslan (54) yerleri süpürürken yerde bulduğu 20 bin lirayı, ulaştığı sahibi İbrahim Başkahraman'a teslim etti. Örnek temizlik işçisi, belediye tarafından bir maaş ikramiyeyle ödüllendirildi.

Şehitkamil Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü bünyesinde asgari ücretle 4 yıldır çalışan, evli ve 6 çocuk babası Mehmet Koçaslan, görevli olduğu bölgede yerleri süpürürken para buldu. Koçaslan, paraya dokunmadan sahibine ulaştırılması için Şehitkamil Belediyesindeki amirlerine bilgi verdi. Belediye yetkilileri, paranın sahibini araştırırken düşürdüğü bir işyerinde muhasebecilik yapan İbrahim Başkahraman da düşürdüğü paralarla ilgili anons yaptırmak için belediyeye geldi. Yapılan inceleme sonunda sahibi olduğu belirlenen 20 bin lira Başkahraman'a teslim edildi.
Bulduğu parayı sahibine ulaştırdığı için mutlu olduğunu belirten Mehmet Koçaslan, "Çalıştığım sırada yerde parayı buldum. Hemen durumu telefonla arayarak amirime ilettim ve kendisiyle sahibine teslim ettik. Paraya hiç dokunmadan sahibine ulaştırdım ve bundan dolayı mutluyum" dedi.
Muhasebeci olarak çalıştığı işyerinin borçlarını ödemek için çektiği 20 bin lirayı düşürünce büyük endişe yaşadığıni anlatan İbrahim Başkahraman, parayı bulan ve kendilerine ulaşmasını sağlayan Koçaslan'ı örnek davranışından dolayı kutladı.
BİR MAAŞ İKRAMİYEYLE ÖDÜLLENDİRİLDİ
Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu ise temizlik işçisini sergilediği tavırdan dolayı kutladı. Olayı duyunca mutlu olduğunu ve temizlik işçisini ödüllendirme kararı aldıklarını anlatan Fadıloğlu, şöyle dedi:
"Bu davranış herkesin yapması gereken bir davranış. Fakatson dönemlerde doğru işi yapanları farklıymış gibi görüyoruz. Biz belediye olarak sokaktaki çöpte para da bizim emanetimizdir. Ben duyarlı davranışından dolayı Mehmet kardeşimize teşekkür ediyorum. Bizde belediye olarak uygulamalarımız gereği kendisini bir maaş ödül ile ödüllendirdik. Biz bir ekibiz. Bu belediyenin en alt kademesinden en üst kademesine uyumlu çalışan bir ekibiz. Ben bu olayı gurur duyarak anlatıyorum."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------------------------
- Rıdvan Fadıloğlu'nun çalışanı tebrik etmesi
- Olayın olduğu bölge
- Mehmet Koçaslan ile Röp.
- İbrahim Başkahraman ile Röp.
- Rıdvan Fadıloğlu ile Röp
- Genel ve detay görüntüler

(KJ: Haber:Kamera: Mustafa KANLI-GAZİANTEP-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU: 321 MB

=====================

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön