HABER

DHA YURT BÜLTENİ 2

ALMANYA Milli Futbol Takımı'nı bıraktığını açıklayan Türk asıllı futbolcu Mesut Özil'in aynı zamanda menejerliğini yapan ağbeyi  Mutlu Özil, "Mesut hiç birini hak etmedi.

1 - Mesut Özil'in ağabeyi Mutlu Özil: Mesut hiçbirini hak etmedi

ZONGULDAK,(DHA)- ALMANYA Milli Futbol Takımı'nı bıraktığını açıklayan Türk asıllı futbolcu Mesut Özil'in aynı zamanda menejerliğini yapan ağbeyi Mutlu Özil, "Mesut hiç birini hak etmedi. 12 yıl hizmet vermesinin ardından böyle ayrılmak istemezdik. Herkes son bir maç yapıp da güzel bırakmak ister. Daha iyi veda edebilirdi. Böyle olmasını istemezdik." dedi.
İngiliz futbol kulübü Arsenal'in Türk asıllı Alman futbolcusu Mesut Özil'in Almanya Futbol Milli Takımı'nı bıraktığını açıklaması, memleketi Zonguldak'ın Devrek ilçesinde en çok konuşulan konulardan biri olmaya devam ediyor. Futbolcunun hemşerileri, her fırsatta sosyal medyadan Özil'e olan desteklerini gösteriyor. Mesut Özil'in ağabeyi ve aynı zamanda menajerliğini de yapan Mutlu Özil, annesi Gülizar ve baba Mustafa Özil tatil için Zonguldak'ın Devrek ilçesine geldi. Baba Mustafa Özil, gazetecilerin röportaj yapma teklifini gerçi çevirdi. Mustafa Özil, sadece "Destek veren herkese teşekkürler" dedi. Anne Gulizar Özil de oğluna verilen desteğin kendisini gururlandırdığını söyledi.

'MESUT'UN MORALİ İYİ'
Mesut Özil'in her zaman yanında bulunan ağabeyi ve aynı zamanda menajerliğini yapan Mutlu Özil de Türk halkına ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a desteğinden dolayı teşekkür etti. Mesut Özil'in Almanya milli takımını bırakma kararı alırken çok düşündüğünü ifade eden Mutlu Özil, şöyle dedi:
'Mesutla bu kararı birlikte verdik. O çok düşündü bu konuda. 12 yıl orada hizmet verdi. Bu son dönemde biraz tatsızlıklar oldu. Bizde Mesut için en uygunu ne olur diye düşündük. Ondan sonra kararımızı verdik ve çekildi. Mesut'un morali şu an iyi, bozuk değil. Gayet iyi. Arsenal ile kampa başladı. Şimdi oraya konsantre oldu. Cumhurbaşkanımızla fotoğrafı Zonguldak'ın Devrek ilçesinde caddeye asılı. Bu bizim için gurur verici. Artık Almanya'da oynamadığı için değişmesi gerekirdi. Bundan memnun olduk."

'ALMANLARDAN DA DESTEK ALIYORUZ'
Mutlu Özil, birçok Alman vatandaşın da kardeşine destek verdiğini ve bununla ilgili birçok destek maili ve mesajı aldıklarını söyledi. Kimseye kırgın olmadıklarını ifade eden Mutlu Özil,"Almanya'da her zaman ırkçılık vardı, olacakta ama bizim orada görmedik o kadar. Biz aile olarak o kadar görmedik. Almanların da iyileri var, kötüleri de var. Bu her zaman vardı. Şimdi biraz daha arttı, daha çok konuşmaya başladılar. Almanların da tabi çok iyisi var. Mesut'u sevenler, tutanlar var. Mail atıyorlar. Destek veriyorlar. Bırakmamasını istiyorlar. Birkaç ırkçılık gösteren de var. Kırgın değiliz. Biz Almanya'da yaşıyoruz ve Türk'üz. Bizim iki bağlantımız var."

'BÖYLE AYRILMAK İSTEMEZDİK'
Mesut'un her zaman iyi bir futbolcu olmak için mücadele ettiğini vurgulayan Mutlu Özil, sözlerini şöyle sürdürdü:"
"Mesut hiçbirini hak etmedi. Bir fotoğraf yüzünden onu yapmamalılardı. 12 yıl hizmet vermesinin ardından böyle ayrılmak istemezdik. Herkes son bir maç yapıp da güzel bırakmak ister. Daha iyi veda edebilirdi. Böyle olmasını istemezdik. Ama bunu kendileri bile bile yaptılar. Bizlik bir şey yok. Ben Mesut'u gördüğümde burada olanları anlatacağım. Destekleri oda takip ediyordur mutlaka. Türkiye'nin kenetlendiğini ve Mesut'un arkasında olduklarını biliyordur. Dün akşam Cumhurbaşkanımız aradı ve moral verdi. O bize yeter zaten."
Mutlu Özil, kardeşinin 'ileriki yıllarda Türkiye'de futbol oynamak ister mi? sorusuna ise "Hayırlısı diyeyim. Ona ben karar veremem. Ona bir şey diyemeyiz. Şu an Arsenal'de oynuyor. Oraya konsantre olmuş durumda." dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------------
-Mutlu Özil'in görüntüsü
-Mutlu Özil ile röp.
Süre: (5.26) Boyut: (607 MB)
Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,(DHA)

==========

2 - ÖZEL - Gaziantep'te 'kurutmalık' sezonu başladı

GAZİANTEP'te, kış yemeklerinin vazgeçilmezi olan kurutulmuş dolmalık sebze sezonu başladı. Yurt içi ve dışına satılan kurutmalıkların büyük bölümü Gaziantep'in Oğuzeli ilçesinde, 40 dereceyi aşan sıcaklıkta hazırlanıyor. Oğuzeli Belediye Başkanı Mehmet Sait Kılıç, ilçede 1 sezonda 200 milyon adet 'kurutmalık' üretildiğini söyledi.
Türkiye'nin birçok yöresine kurutulmuş biber ve patlıcan sevkiyatının yapıldığı kentin özellikle Oğuzeli ilçesinde hemen her evin kapısının önü ya da bahçesinde biber, kabak ve patlıcanlar kurutmalık yapmak için hazırlanıyor. 40 dereceyi aşan sıcak havada, tohumları temizlenip yıkandıktan sonra iplere dizilerek kurutulan sebzeler, yurt içinin yanı sıra gurbetçilerin yaşadığı ülkelere de gönderiliyor. Yaklaşık 10 gün süreyle kuruyan patlıcan, biber ve kabaklar 7-8 lira arası fiyatlarla toptancılara satılıyor. Pazar tezgahlarında yerini alan kurutmalıklar 10-15 lira arası fiyatlarla ise alıcılarını bekliyor. 3-4 aylık kurutmalık sezonunda günlük 150-200 ton kurutmalık üretiliyor. Güneş alan tepelere kurulan özel askılarda yapılan kurutmalıklar kentte yaklaşık 200 bin kişiye gelir kapısı oluyor.
'OKUL TATİLİNDE KURUTMALIK İŞİNDE ÇALIŞIYORLAR'
Ailesiyle birlikte kurutmalık yapan Yılmaz Demir okuldan kalan tatil zamanlarında çalıştığını belirterek, "Okul zamanı okuluma gidiyorum yaz tatilinde buraya geliyorum. Burada günlük ücretimiz 50 ile 70 lira arasında değişiyor. Okul tatili olduğu için buraya geliyoruz. Mersin ve Adana’dan gelen sebzeler işlenerek kurutuluyor. Günde 3-4 ton biberi kurumaya bırakıyoruz. Havanın sıcaklığına göre 10-15 günde kuruyor. 3 ay boyunca burada çalışıyoruz" dedi.
YILDA 200 MİLYOR ÜRETİM
Oğuzeli Belediye Başkanı Mehmet Sait Kılıç ise dünyanın dört bir tarafına ihraç edilen kuru sebzelerin en iyisinin ilçede üretildiğini ifade ederek şunları dedi:
"Gastronomi şehri Gaziantep’in en önemli tedarikçisi olan Oğuzeli’nde kurutmalıklar üretiliyor. Buradan çıkan kurutmalıklar hem iklim nedeniyle hem de ürünün yöresel tadı nedeniyle Türkiye’de ender olan kurutmalıklardan. Kurutmalıklarımız; biber, patlıcan, kabak ve tüylü acur dediğimiz sebzelerden yapılıyor. Oğuzeli’nde yılda yaklaşık 200 milyon adet kurutmalık üretiliyor. Bunlar genellikle vatandaşlarımızın kendi evlerinde yetişiyor. Bunu ticari amaçlı yapan vatandaşlarımız da var. 200 milyon üretimin yaklaşık 100 milyonu kırmızıbiber, 70 milyon patlıcan, 30 milyonda kabak ve tüylü acurdan oluşuyor. Bunlar Türkiye’nin hatta dünyanın birçok noktasına gönderiliyor. Bu şekilde hem ilçemizin, hem ilimizin hem de ülkemizin ekonomisine katkıda bulunuyoruz. Kurutmalıklar sofraların vazgeçilmezi haline gelmiştir. Başta büyük oteller ve restoranlarda soğuk meze ve sıcak yemek olarak servis ediliyor. Kışın özellikle bu kurutmalıklar soframızda önemli bir yer tutmaktadır. Bizlerde kurutmalıklarımızın markalaşması ve paketlenerek ihracı için çalışmalar yapıyoruz."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------------
- Havadan drone ile yapılan çekimler
- Boş arazide kurumaya bırakılan kırmızıbiberler
- Arazideki diğer kurutlamıklar
- Kurutmalık işinde çalışanlar
- Çalışan Yılmaz Demir ile röp.
- Taze biberlerin asılması
- Kuru biberlerin toplanması
- Oğuzeli Belediye Başkanı Mehmet Sait Kılıç ile röp.
- Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Eyyüp BURUN GAZİANTEP - DHA
663 mb

===============

3 - 'Kuşak çatışması değil, iletişim çatışması'

ADANA’da Eğitim ve Danışmanlık Uzmanı Korkut Daban, ebeveynler ve ergen yaştaki çocuklarının yaşadığı aile içi problemlere dikkat çekerek çözüm önerileri sundu. Daban, bu tür sorunları artık kuşak çatışması olarak adlandırmadıklarını, asıl sorunun 'iletişim çatışması' olduğunu vurguladı.

Ergenlik dönemindeki çocukların aileleri ile yaşadığı krizlerin iyi yönetilmesi gerektiğini belirten Daban, ergen yaştaki çocukların anne ve babalarıyla iletişim konusunda problem yaşamalarının, özellikle son yıllarda en çok karşılaşılan sorunlardan biri olduğunu söyledi.

Geçmişte ebeveynlerle çocuklarının arasında kuşak farkı olduğunu fakat teknoloji çağıyla birlikte bu durumun değiştiğini söyleyen Daban, "Şu an takdir edersiniz ki yetişkin bir anne baba da genç bir ebeveyn de çocuklarıyla aynı akıllı telefonu kullanabiliyor. Bunun yanında sanal mecralara girip zaman geçirebiliyor. Örneğin instagram, facebook hesapları olabiliyor. Yani ergen yaştaki çocuklarıyla ortak bir alanları varö diye konuştu. Daban ayrıca bu durumu kuşak çatışması yerine iletişim çatışması olarak adlandırdıklarını sözlerine ekledi.

ÇOCUKLARINIZLA VAKİT GEÇİRİN

Ebeveynlerin çocuklarıyla iletişim kurarken anlayışlı bir dil kullanması önemli olduğunu söyleyen Daban, “ Bu noktada yapılması gereken en önemli şey, çocuklarımıza sosyal hayatta daha fazla zaman ayırabilmektir. Özellikle tatil dönemlerinde anne ve babanın çocukla birlikte etkinliklere katılması gerekiyor. Fakat aileler genellikle çocuklara oyuncak sunuyorlar. Unutulmamalı ki, çocuklarınızın oyuncaktan daha çok sizinle zaman geçirmeye ihtiyacı varö dedi.

HEPİMİZ ERGENİZ

Aile ve ergen çatışması konusunda ciddi çalışmaların olduğunu söyleyen Daban, kendisinin de şuan bu sorun üzerine bir kitap yazdığını belirtti. Daban,ö Ergenlikte iletişim sorunları ve baş etme yöntemleri adı altında bir eser hazırlıyorum. Kitabımın alt başlığındaki isim ise “Hepimiz Ergeniz.ö Geçmişte ergenliği biz 9-13 yaş arasında değerlendiriyorduk. Şu an 29 yaşlarına kadar çıktı. Hepimiz ergeniz ismini bu bağlamda değerlendirdim ve toplumun geniş bir kesmini kapsayacağına inanıyorumö diye konuştu.

Görüntü Dökümü
----------------------------
- Korkut Daban'ın konuşması
- Korkut Daban'dan detay görüntüler

SÜRE: 02'50" BOYUT:173 MB

Haber-Kamera: Can ÇELİK/ADANA,(DHA)

==========

4 - Park halindeki kamyon devrildi

ANTALYA'nın Manavgat ilçesinde taş yüklü kamyon park halindeyken devrildi.
Kaza, dün saat 16.30 sıralarında meydana geldi. Türkbeleni Mesire Alanı yapay şelale kısmında, Süleyman Şahin'in kullandığı 07 LZ 621 plakalı taş yüklü kamyon park halindeyken, eğimin de etkisiyle büyük bir gürültüyle devrildi. Kazanın ardından çalışanlar ve vatandaşlar yardıma koştu.
Haber verilmesiyle olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi ve polis ekipleri geldi. Kazada ölen veya yaralanan olmazken, ekipler tutanak tutup olay yerinden ayrıldı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------
- Kaza yerinden görüntüler
01.00"
Haber- Kamera: Mithat ABAKAN/MANAVGAT(Antalya), (DHA)

===============

5 - Marmaris'in cennet koylarında temizlik

MUĞLA'nın Marmaris Belediyesi, ilçenin cennet koylarında çevre temizliği yaptı, 11 ton çöp toplandı.

Marmaris Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, duyarlı vatandaşlardan gelen ihbar üzerine 30 kilometre mesafede bulunan kırsal Bördübet ve Hisarönü Mahallesi'nde temizlik yaptı. 20 personel ve bir balıkçı teknesi, bir gün süreyle atık topladı. Çoğunluğu pet ve cam şişe olmak üzere araç lastiği, naylon poşet, kablo, metal atıklardan oluşan çöpler toplandı. Yol bulunmayan koylarda ise balıkçı teknesiyle, kıyılara vurmuş, çoğunluğu pet şişelerden oluşan atıklar toplandı. Yaklaşık 11 ton çöp, imha edilmek üzere Muğla Büyükşehir Katı Atık Tesisi'ne götürüldü.

DOĞAYA DÜŞMANLIĞA AKIL ERDİREMEDİK

Marmaris Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Barış Ünlü, "Marmaris'te bu aylar en yüksek turizm sezonu yaşanmakta. Sürekli olarak çöpleri doğaya bırakılmaması konusunda uyarılarda bulunmamıza ve yazılar asmamıza rağmen doğaya düşmanlığa akıl erdiremiyoruz. Eşsiz koylarda mavi ve yeşilin her türünü görmek için gelenlerin, yanlarında çöp konteynerleri olmasına rağmen, atıklarını olduğu gibi bırakmaları şaşırtıcı. Çöp manzarasını gördükçe akıl erdiremiyoruz. Mesai arkadaşlarımız, 40 derecenin üzerinde sıcakta doğayı temiz tutmak için uğraşıyor, vatandaşlar da kirletmek için. Cenneti kendi elimizde cehenneme çeviriyoruz. Bizler bıkmadan Marmaris doğasına sahip çıkacağız" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
- Belediye ekipleri cep telefonu ile kamera çekimi
- Belediye Temizlik İşleri Müdürü Barış Ünlü röp.
(Toplam: 3 dakika 21 saniye)
(KJ Haber- Kamera: Ali GÜNDOĞAN / MARMARİS (Muğla), (DHA)

==========

6 - 'Zeytin toplama merdiveni' siparişlerine yetişemiyor

BURSA’nın Orhangazi ilçesinde, 8 yıl önce çalıştığı fabrikadan emekli olan Ali İlgin (68), boş vaktini değerlendirmek için yapmaya başladığı zeytin toplamada kullanılan ahşap merdivende şimdi siparişlere yetişemiyor.
İlçenin kırsal Karsak Mahallesinde oturan Ali İlgin, işçi olarak çalıştığı fabrikadan emekli olduktan sonra vakit geçirmek için 'zeytin toplama merdiveni' yapmaya başladı. İlgin'in, evinin yanında kurduğu atölyede, Konya ve Kırşehir'den getirdiği kavak ağaçlarından yaptığı merdivenler, sağlamlığıyla bölgede ün yaptı. Bölgedeki zeytin üreticileri, işçilerin zeytin toplarken üzerine çıktıkları merdivenlerden almak için İlgin'e sipariş verdi. İlgin, başlangıçta boş vaktini değerlendirmek için başladığı merdiven üretiminde şimdi siparişlere yetişemiyor.
Baba mesleğinin de merdiven üretimi olduğunu söyleyen İlgin, günde ortalama 5 merdiven yaptığını, 10 basamaklı bir merdiveni 130, 5 basamaklı olanı 65 liraya sattığını söyledi. Siparişlere yetişemediği zaman eşi ve kızlarının da kendisine yardım ettiğini anlatan İlgin, "Yaşıtlarım kahvelerde zaman geçirirken ben zeytin merdiveni çakıyorum. Boş duramadığım için yıllar sonra baba mesleğini yapmaya karar verdim. Bir sezonda yaklaşık 500 zeytin merdiveni çakıyorum. 2 bin adet çaksam da satılır. Bazı zamanlarda siparişlere yetişemediğim de oluyor" dedi.
İlgin, kavak ağacından yaptığı merdivenin basamaklarını da bölgede halk dilinde 'deli kavak' olarak bilinen ağaçtan yaptığını söyledi. İlgin, "Merdivenin sağlam olması önemli. Özenerek yaptığım merdivenlerden şu ana kadar kırılan olmadı. Yaptığım işte en küçük bir hatanı insanların hayatına mal olabileceğini biliyorum. Merdiven, çıkıldığında insana güven vermeli. Bu yüzden titizlikle yapıyorum. Her yıl onlarca kişi ya ölüyor, ya da sakat kalıyor. Bunların yaşanmasını istemiyorum. Merdivende en küçük kusur ölüme neden olabilir" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:
-Merdivenlerin görüntüsü
-Merdiven ustası ile röp
-Çalışmalar
-Merdiven çakarken
-Detaylar
Görüntü Adı: 2407zeytinmerdiveni
Haber/Kamera: Hasan BOZBEY/ ORHANGAZİ(Bursa), (DHA)

===============

7 - Aref'ten 'sağlığıma kavuştum' paylaşımı

Erol AKKIR/ANTALYA, (DHA) - ANTALYA'da gösteriye hazırladığı kobra yılanı tarafından ısırıldıktan sonra özel uçakla Mısır'a götürülen illüzyonist Aref Ghafouri (29), piramitler önünde dua eder halde fotoğrafını paylaşıp sağlığına kavuştuğunu yazdı.
İllüzyonist Aref Ghafouri, 15 Temmuz'da, gösteri için geldiği Antalya'da, hazırlık yaparken kobra cinsi yılanı tarafından sağ elinin bilek üstünden ısırıldı. Kolunu bir bez parçasıyla sıkarak zehrin vücuduna yayılmasını önleyen Ghafouri, Rus asistanı Yana Vinter ile birlikte Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne geldi. İlk müdahalesi yapılan ve geceyi burada geçiren Aref, Türkiye'de kobra serumu bulunmadığı için 16 Temmuz'da özel uçakla tedavisi için Mısır'a götürüldü. Mısır'ın başkenti Kahire'deki Kasr en-Nil Hastanesi'nde tedaviye alınan Aref'e, 24 tüp panzehir verildi.
Aref Ghafouri, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, sağlığına kavuştuğunu duyurdu. Instagram'daki kişisel sayfasında piramitler önünde dua eder halde bir fotoğrafını paylaşan Ghafouri, "Allah'ın izniyle sizin de dualarınızla sağlığıma kavuştum, beni en zor anlarımda bile bırakmayan herkese çok teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.
Aref Ghafouri, tedavisinin tamamlandığını, hafta sonuna kadar Türkkiye'ye geleceğini kaydetti.

==========

8 - Turizm cenneti Bodrum'u tehdit eden balık çiftliklerinin ÇED kurnazlığı

Mandalya Körfezi'nde kirlilik tehlikesi

Türkiye'nin ön önemli turizm merkezlerinden Bodrum'un en bakir yerlerinden biri konumundaki Mandalya Körfezi balık çiftlikleri tarafından istila edildi. Cennet koyun hemen yakınında bulunan çok sayıda balık çiftliklerinin neden olduğu kirlilik, vatandaşları da tedirgin etti. Bodrum Çevre Platformu Kurucusu Avukat Remzi Kazmaz, yeni çevre kanununa göre 'ÇED olumlu' raporu almaları gereken balık çiftliği sahiplerinin nasıl denetimden kurtulduklarını da anlattı. Kazmaz, firmaların birden çok şirket kurup üretimlerini belli sınırın altında gösterdiklerini belirterek, "Böylelikle denetlenmiyorlar. Mandalya Körfezi şu anda çiftlik balıkçıları tarafından müthiş bir şekilde kirletiliyor. Birçoğunun ruhsatı yok. Ruhsatsız kurulan çiftlik balıkçıları orada kullanmış oldukları balık yemleri, dezenfekte ilaçlarla beraber denizin ekosistemini bozmakta" dedi.

Muğla'nın Bodrum ve Milas ile Aydın'ın Didim ilçesi sınırları içersinde kalan Mandalya Körfezi'ndeki balık çiftlikleri, yaklaşık 12 yıl önce kurulu bulundukları sahillerden yaklaşık 1- 1,5 mil uzağa taşındı. Ancak Bodrum'un Gündoğan, Göltürkbükü, Güvencinlik, Milas'ın Boğaziçi, Kıyıkışlacık mahalleleri açıklarına taşınan balık çiftliklerinden zaman zaman ters akıntı ve rüzgarın da etkisiyle gelen atık maddeler, sahiller, plajlar ve turistik koylarda tedirginlik yarattı. Bodrum Çevre Platformu Kurucu Başkanı Avukat Remzi Kazmaz, balık çiftliklerinin neden oldukları kirliliğe dikkat çekerken yasadaki boşluklardan yararlanarak denetimden nasıl kurtulduklarını anlattı. Çevre gönüllüsü olan Remzi Kazmaz, hukuki mücadele sürdürdüğünü vurgulayarak, Mandalya Körfezi'nde kirlilik tehlikesi olduğunu söyledi.

'BİRÇOĞUNUN RUHSATI YOK'

Remzi Kazmaz, Bodrum ve Mandalya Körfezi'nde küçük balıkçıların bir araya gelerek büyük sektör haline dönüştüklerini ve geçmiş yıllarda denizi kirlettikleri için bakanlık tarafından denizin açıklarına gönderildiklerini anlattı. Balık çiftliklerinin kurulması ve balık üretiminin artmasıyla Türkiye ile Bodrum'a önemli ölçüde maddi kazanç sağlandığına dikkat çeken Remzi Kazmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Burada büyük ve uluslararası firmalar var. İnsanlar yaşadıkları yeryüzünden faydalanırken bir o kadar da kirletiyor. Mandalya Körfezi şu anda çiftlik balıkçıları tarafından müthiş bir şekilde kirletiliyor. Birçoğunun ruhsatı yok. Ruhsatsız kurulan çiftlik balıkçıları orada kullanmış oldukları balık yemleri, dezenfekte ilaçlarla beraber denizin ekosistemini bozmakta. Bunlarını denetimi yapılamamakta. Bunların denetimleri kesinlikle yapılmalı. GDO'lu yemler verilmemeli. Çabuk büyüyecek diye bu yemler farklı bir şekilde balıklara verilmekte. Bu yemler aynı zamanda deniz ekosistemine de yararlı değil, zararlı. Diğer canlılara da zararlı. Bu nedenle bu denetlenmediği sürece bizim balık sektöründeki gelişme sadece büyük tekellerin kazandığı paradan ibaret olur. Hem çevreyi kirletiriz hem de sağlıklı bir şekilde halka balık yediremeyiz."

Balık çiftliklerinin kirliliğin yanı sıra denizin ekosistemini de bozduğunu ileri süren Kazmaz, "Denizin içinde balıklardan hariç yaşayan canlılar da var. Bu canlıların türü gittikçe bu ilaçlardan etkilenmekte ve yok olmakta. Ama asıl önemli olan insanlığa bahşedilmiş olan deniz ve dünyayı da insanlar kendi elleriyle kirlettiğinden dolayı Bodrum'a deniz için gelenler şu anda Mandalya Körfezi'nde yüzmekten kaçınıyor. Bir zamanlar 6 tane mavi bayraklı sahilimizin biri kısmı oradaydı ama öyle mavi bayraklı kıyılarımız kalamadı ve bunlarda o balıkçılarımızın da kesinlikle etkisi var" dedi.

'TÜKETİCİLER BALIĞINI YİYOR AMA NE YEDİĞİNİ BİLMİYOR'

Balık çiftliklerinin mutlaka ÇED raporu almaları gerektiğini söyleyen Remzi Kazmaz, firmaların bundan kurtulmak için çeşitli yollar bulduklarını ileri sürdü. Remzi Kazmaz, "Asıl karşı çıktığımız olay şu; Mandalya Körfezi'nde eğer yılda bir ton balığın üzerinde üretim yapılıyorsa bunların ÇED raporuna tabi olması lazım. Yani bu bin ton balık çevreye etki ediyor mu etmiyor mu? Ediyorsa bunun önlemleri alınmalı bin ton aşağıya çekilmeli veya kurulacak olan çiftlikler daha modern olmalı. GDO'lu ürün kullanılmamalı ve buralarda kullanılan ilaçlar denetlenmeli. Eğer bin tonun üzerine çıkılıyorsa buralarda kesinlikte bir kısıtlamaya gidilmeli. Çünkü bin tonun üzerine çıktığı zaman körfezde bu olayın denizin ekosistemine, hayvanlara doğaya denize zararları var. Kurulacak olan çiftlikler kesinlikle ÇED raporu almalı. ÇED raporu almayan birçok çiftlik var ama ruhsat almışlar. Daha önce bakanlık tarafından verilen ruhsatlarla çalışan bu çiftlikler şu anda bin tonun üzerinde üretim yaptıklarından dolayı ÇED raporuna tabidirler. Ancak şu ana kadar açılan bir dava olmadığı için şu anda herkes halinden memnun. Balıkçılar balığını üretiyor. Bir taraftan tüketiciler balığını yiyor ama ne yediğini bilmiyor."

'BİR TONUN ÜZERİNDE YAPILAN ÜRETİMLERDE MUTLAKA 'ÇED OLUMLU' RAPORU ALINMAK ZORUNDA'

'ÇED gereklidir' raporu alması gereken balıkçıların bundan kurtulmak için kullandıkları yöntemleri de tek tek anlatan Remzi Kazmaz, şöyle dedi:

"Bütün bunların üzerine bakanlık iyi eğilmeli. Bir çiftlikte üretim sırasında eğer diğer canlılara karşı bir katliam politikası uygulanıyorsa orada 'dur' demeli eğer bin tonun üzerinde üretimi yapılıyorsa o körfezde 'ÇED gerekli değildir' değil 'ÇED olumlu' raporu almak zorunda. Büyük firmalar daha önce kurulduklarından dolayı bakanlıklardan aldıkları ruhsatlarla yollarına devam ediyorlar ama ÇED Kanunu ve Çevre Kanunu çıkartıldı. Bir tonun üzerinde yapılan üretimlerde mutlaka 'ÇED olumlu' raporu alınmak zorunda ama bugün balık çiftliklerinin büyük bir bölümü 'ÇED olumlu' raporu almadan üretimlerine devam ediyorlar. Bu anlamda bir denetim eksikliği var. Bu denetim eksikliği bakanlık tarafından derhal giderilmeli. Üretim denetimini şöyle aşıyorlar; Aynı körfezde ya da Mandalya Körfezi'nde bir firmayla ait 5 - 6 tane şirket kurarsanız bu şirketlerin hepsine de 500 ton 600 ton verirseniz bin tonu aşmamış gibi görünürsünüz. Böylelikle denetimden uzak üretim yaparsınız. Aslında bu firmaların üretimi 10 bin tona yaklaşıyor. 10 bin ton aynı firmayla ait ancak hiçbiri ÇED raporu almadan üretimine devam ediyor. Üretimlerine yasal olmayan yollardan devam ediyor. Eğer 'ÇED olumlu' raporu alsanız orada bakanlığın önemli denetlemesi olacak. Aynı zamanda kaymakamlığın aynı zamanda yerel yönetimlerin denetlemesi olmak zorunda ve sorumluluk da onlarda olduğu için bu denetimleri yapmakla yükümlüdürler. Fakat böyle bir yükümlülük olmadığından dolayı Mandalya Körfezi'nde bu tür usulsüzlükler çok yaşanıyor."

Mandalya Körfezi'nde havadan alınan görüntüler, cennet koyları tehdit eden balık çiftliklerinin sayısının çokluğunu gözler önüne serdi. Sık aralıklarla kurulan kafesler doğal güzellikleri gölgeledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
- Balık çiftliklerinin havadan görüntüsü.
- Remzi Kazmaz'la röportaj.
- Balık çiftliklerinin hnavadan görüntüsü.
- Mandalya Körfezi'nin havadan görüntüsü.
Haber: Taylan YILDIRIM, Kamera ve Drone: Mehmet CANDAN / BODRUM (Muğla) (DHA)

=============

9 - Osmanlı’nın yaptırdığı kilise, ilgi bekliyor

NEVŞEHİR’in yer altı şehri ile ünlü ilçesi Derinkuyu’da Osmanlı İmparatoru Abdülmecid Han’ın yaptırılan ve 15 Mayıs 1858 tarihinde hizmete açılan kilise, sağlam yapısına karşılık, bakımsız görünümü, duvarlarındaki kötü yazılar ve kilitli kapısıyla dikkat çekiyor.

Önemli kültürel ve dini miras niteliğindeki kilise ile ilgili Derinkuyu Belediye Başkanı Ahmet Balcı, bilgiler verdi. Balcı, ‘’Üzümlü Kilisesi (Ayios Theodoros Kilisesi), Osmanlı İmparatorluğu döneminde, Sultan Abdülmecid Han zamanında yapılmış ve 15 Mayıs 1858’de hizmete açılmıştır. Bu kilise, Malakopi halkının maddi yardımlarıyla yapılmıştır. İlçemizin eski ismi, Malakopi’dir. Bu kilisenin bir an önce turizme kazandırılması gerekmektedir. Kilise, şu an kapalıdır. Kültür ve Turizm Bakanlığına ait olduğu için, biz birkaç defa resmi yazıyla kilisenin belediyemize verilmesini istedik. Ancak olumsuz yanıt aldık. İstanbul’daki Ayasofya’da eskiden ayin yapılmış, burada da 2 defa ayin yapıldı. Ayin yapılan kilise olduğu için, belediyemize devretmediler. Eğer belediyemize devredilirse, biz restorasyonunu yapıp turizmin hizmetine açacağız’’ diye konuştu.

ISLAHAT FERMANI GEREĞİ YAPILAN KİLİSE

Çeşitli kaynaklara göre; Osmanlı İmparatorluğu, padişah Abdülmecid Han döneminde batılı devletler ve Rusya’nın baskılarıyla her yönden kuşatılmış durumdaydı. Rusya ile yaşanan 1853-55 Kırım Harbi, görünüşte parlak bir zaferle sonuçlandı. Ancak cephedeki zafer, içeride Osmanlı Devleti’ne pek pahalıya mal oldu. Batılı devletler, yaptıkları yardımların karşılığı olarak Osmanlı ülkesinde Hıristiyanlara yeni haklar verilmesi için 1856 Islahat Fermanı’nı yayınlattılar. İşte bu ferman gereği yaptırılan kilise, bu konumuyla da ayrı bir özellik taşıyor. Osmanlı Sultanı Abdülmecid Han döneminde yaptırılan kilisenin Yunanca yazılan kitabesinde, ‘’ Ayios Theodoros Trion’un bu çok kutsal kilisesi, İmparator Sultan Abdülmecid Han zamanında, onun yüksek iradesi ile Aziz İkonion (metropoliti) Neofitos Efendi’nin teşviki ile ve burada (Malakopi) ikamet eden Hristiyanların bağışları ile Haldiaslı başmimar Kiriako Papadopoulos Efendi’nin zahmetleriyle inşa edilmiştir. Ayios Theodoros’a ithaf edilmiş ve kutsanarak açılmıştır. Ki onun (Ayios Theodoros) vasıtalarıyla Allah bu memleketi bütün tehlikelerden korusun. Amin. Sene 1858 Mayıs 15…ö ifadeleri yer alıyor. Bölgede Rumların bulunduğu dönemlerde, her yıl Rum Ortodoks Patriğinin katılımıyla bahar ayinleri de bu kilisede yapılıyordu.

KAPADOKYA’DA YER ÜSTÜNDE YAPILMIŞ SAYILI KİLİSELERDEN BİRİ

Geçmişte önemli bir Hristiyan yerleşim merkezi olan Kapadokya'da sayısız kilise bulunuyor. Bunların bir çoğu da gizlenmiş şekilde yeraltında veya mağaralarda olan, Hristiyanlığın Anadolu’da yayılmaya başladığı zamanlara kadar giden çok eski kiliseler. Ayios Theodoros Kilisesi (Üzümlü Kilise) ise onlara göre oldukça yeni sayılıyor. Yer üstünde güzel bir mimariye sahip, hoş bir çan kulesi olan yapı olarak karşımıza çıkıyor.

Kilisenin ön kısmında 3 bölümlü bir narteksi bulunuyor, kilisenin 3 de apsisi var. Bunlar dışa taşkın, içten yarım daire ve dışarıdan çok cepheli. Apsis ve naos kısmının üzeri kubbelerle örtülmüş. Yapı düzgün kesme taş malzemeli. Cephesi sağır kemerlerle ve hac biçimli pencerelerle hareketlendirilmiş. Kiliseden bağımsız ama aynı bahçe içinde orijinal bir de çan kulesi bulunuyor.

Görüntü Dökümü:
---------------------
Kiliseden görüntü
-Derinkuyu Belediye Başkanı Ahmet Taşçı'nın açıklamaları
-Detay
Haber-Kamera: Zafer BARIŞ/NEVŞEHİR,DHA)
112 MB

==============

10 - Geleceğin yelkencileri yetişiyor

ANTALYA Yelken ve Deniz Sporları İhtisas Kulübü (AYDİK), geleceğin yelken sporcularını yetiştiriyor.
AYDİK Başkanı Mehmet Adsız, 1996 yılından bu yana yelken faaliyetlerini sürdüren bir kulüp olduklarını ifade etti. Adsız, her yıl temel yelken eğitimi kapsamında temmuz ve ağustos aylarında, yelken eğitim kursları verdiklerini belirterek, "Eğitimler sonrasında çocuklarımız optimist ve lazer sınıflarında yelkenli tekneler üzerinde, teknelerini idare edebilme kapasitelerine ulaşıyor" dedi.
Temel yelken eğitimlerinin ardından sportif amaçlı müsabakalara hazırlık yönünde kış kurslarının da devam ettiğini söyleyen Adsız, "Bu spora devam etmek isteyen çocuklarımız, sıralamalar içersinde lisanslı sporcu haline geliyor. Daha sonra da kulübümüz bünyesinde ülke genelinde ve bölgesel müsabakalarda kulübümüzü temsil ediyorlar. Kulübümüz yaz ve kış kurslarının dışında, her yıl dört veya beş yarışmaya ev sahipliği yapıyor. Ancak bu yarışlar Antalya bölgesinde yapılan müsabakalar. Milli bayramlarda düzenlediğimiz yarışlar. Bu yarışmalarda eğitimini bizde tamamlayan sporcular ya da dışarıdan katılan dereceye giren sporcular ödüllerini alıyor. Kendilerini bu ortamda deneme fırsatı buluyorlar" diye konuştu.
BÜYÜKŞEHİR DESTEKLİYOR
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'in katkılarıyla Konyaaltı Plajı başlangıcında, varyantın hemen altında, uluslararası normlarda güzel bir tesise sahip olduklarını söyleyen Adsız, "Başkanımıza teşekkür ediyoruz, bizim en büyük destekçimiz. Yeni yerimizde ülkesel bazda yarışmalara ev sahipliği yapmak istiyoruz. Türkiye Yelken Federasyonu ile yarışmalara ev sahipliği yapıp ülke çapında ve uluslararası yarışmalara da ev sahipliği yapmak istiyoruz. İmkanlarımızın artacağı yeni yerimizde daha çok çocuğa eğitim vermek istiyoruz. Antalya Körfezi'nde daha çok çocuğun, genç ve yetişkinin güven ve zevkle yelken sporu ile buluşmasını hedefliyoruz" diye konuştu.
YETİŞKİNLERE YELKEN EĞİTİMİ
Bu yıl çocuk yaş gruplarının yanı sıra yetişkinlere de yelken eğitimi vermeye başladıklarını ifade eden Adsız, "Artık bize başvuran yaş sınırı olmadan herkese kucak açıyoruz. Antalya'da ne kadar çok insanı yelken sporu ile tanıştırırsak hedefimize o kadar yaklaşmış oluruz" dedi.
AİLELERE SESLENDİ
Ailelere de mesajı olduğunu aktaran Adsız, "Yelken sporu çocukların gelişimi açısından çok önemli. Çünkü bu sporu yapan çocuk diğer sporlardan çok daha fazla dinamiklerle uğraşıyor. Denizin kendisi, akıntısı ve rüzgarını hesap etmek zorunda. Bir yandan da değişken rüzgarı hesap etmek, teknesine yön vermek zorunda kalıyor. Diğer yandan da rakibini kontrol etmeye çalışıyor. Tüm bunların ışığında bir doğa sporu ile uğraşıyorsunuz. Çocuk bu sporu yaparken çok büyük güvene sahip oluyor, analiz yeteneğine sahip oluyor. Yelken sporcusu yaşıtları ile mukayese edilirse özgüven açısından farklı bir konuma ulaşmış oluyor" dedi.
LAZER VE OPTİMİST SINIFI
Antalya Yelken ve Deniz Sporları İhtisas Kulübü Yelken antrenörü Süleyman Ellialtı ise faaliyetlerini daha çok temmuz ve ağustos aylarında yoğunlaştırdıklarını belirtti. Ellialtı, lazer ve optimist grupları olduğunu, 7-15 yaş arasındaki çocuklara yelken sporunu ve denizi sevdirmek, daha çok bu spora ilgi çekmek için kurslar açtıklarını anlattı. Ellialtı, "Kurs dönemlerimiz bir ay sürüyor. Pazartesi, çarşamba, cuma günleri 09.30-13.00 saatleri arasında eğitimlerimiz oluyor. Şu an 50 öğrencimiz var. 10 lazer, 40 optimist sporcumuza kurs veriyoruz" dedi.
Yelken sporuna gönül veren Batu Açıkbaş, Gökalp Küpesiz, Ali Kemal Şen, Arın Açıkgöz, arkadaş dayanışmasını, takım olma ruhunu yelken sporu yaparak geliştirdiklerini ifade edip, Antalya'da denizle iç içe yaşayıp da denizden uzak kalan tüm arkadaşlarını yelken sporu yapmaya davet etti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------
- Kulüp tabelasının görüntüsü
- Yelkenci çocukların sahilde görüntüsü
- Çocukların sahile yelken taşırken görüntüsü
- RÖP 1: Süleyman Ellialtı ( Yelken Antrenörü )
- Çocukların denizde yelken eğitimi alırken görüntü
- RÖP 2: Mehmet Adsız ( Aydik Başkanı )
- Çocukların iplere düğüm atma eğitimi alırken görüntü
- Detaylar

557 MB -- 05.02 /// HD
Haber: Erol AKKIR-Kamera: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,(DHA)

===============

11 - Bariyerlere çarpan otomobil takla attı: 1 ölü, 1 yaralı

TEKİRDAĞ'ın Ergene ilçesinde kontrolden çıkıp bariyerlere çaptıktan sonra takla atan otomobilin sürücüsü Onur Kırmacı(25) öldü, 1 kişi de yaralandı.
Kaza, sabaha karşı Ergene- Çerkezköy TEM otoyolu ayrımında meydana geldi. Onur Kırmacı yönetimindeki 34 KP 0985 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine yol kenarındaki bariyerlere çarparak takla attı. Kazada Kırmacı, olay yerinde hayatını kaybederken, otomobilde bulunan Osman Özdem de yaralandı. Özdem, haber verilmesi üzerine gelen sağlık ekipleri tarafından Çorlu Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kırmacı'nın cesedi ise Çorlu Devlet Hastanesi morguna konuldu. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-Kaza yerinden detaylar
-Takla atan otomobil
-Polis ve jandarma ekiplerini çalışması
-Kaza yerinden genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Mehmet YİRUN/ERGENE(Tekirdağ),(DHA)

=================

12 - Doğalgaz tesisatını kontrol ederken elektrik akımına kapılıp öldü

KONYA'da evinde yeni döşettiği doğalgaz tesisatını kontrol ederken elektrik akımına kapılan Şahin Avcu (60) yaşamını yitirdi.
Olay, dün saat 22.30 sıralarında merkez Karatay ilçesi Karaaslanüzümcü Mahallesi Derman Sokakta meydana geldi. Şahin Avcu, evine yeni döşettiği ve bahçede bulunan doğalgaz tesisatını kontrol etmek istedi. Kontrol sırasında doğalgaz borusuna dokunan Avcu, elektrik akımına kapıldı. Durumu fark eden eşi de ambulans çağırdı. Avcu, kaldırıldığı Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan tüm müdahaleye rağmen yaşamını yitirdi.
Doğalgaz borusuna elektrik kaçağının temas etmiş olabileceği üzerinde durulurken, elektrik kaçağının nereden kaynaklandığı da araştırılıyor.
(Görüntü Dökümü
-----------------------
- Yaşlı adamın acil servise alınması
- Genel ve detay
(KJ:Haber- Kamera: Mehmet IŞIK KONYA DHA)

=======================================

13 - Düştüğü sulama kanalındaki boruda sıkışan keçi kurtarıldı

AKSARAY'da düştüğü sulama kanalındaki boruda sıkışan keçi, Afet ve Acil Durum (AFAD) ekiplerinin müdahalesiyle sıkıştığı yerden kurtarıldı.

Olay, Gülağaç ilçesi Demirci Beldesi'nde meydana geldi. Çoban Memiş Er (30), otlattığı keçilerden birinin düştüğü sulama kanalındaki tahliye borusunda sıkıştığı fark etti. Ardından AFAD'ı arayıp yardım istedi. Olay yerine gelen AFAD ekipleri yaptıkları çalışma sonucu keçiyi sıkıştığı yerden kurtarıp, çobana teslim etti.
(Görüntü Dökümü
-------------------
- AFAD ekibinin müdahalesi
- Keçinin sıkıştığı yerden kurtarılması
- Genel ve detay
Haber- Kamera: Hasan BÖLÜKBAŞ AKSARAY (DHA)

===============================================

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön