HABER

DHA YURT BÜLTENİ - 2

  Mahallelerinde uyuşturucu sattığını iddia ettikleri kadını darbettiler Bursa'da, uyuşturucu sattığını iddia ettikleri kadına tepki gösteren bir grup, gece sokağa çıktı.

Mahallelerinde uyuşturucu sattığını iddia ettikleri kadını darbettiler

Bursa'da, uyuşturucu sattığını iddia ettikleri kadına tepki gösteren bir grup, gece sokağa çıktı. Gitmesini istedikleri kadını darbeden kalabalıktan bazıları da evini de taşladı.
Olay, merkez Osmangazi ilçesine bağlı Elmasbahçeler Mahallesi'nde dün gece meydana geldi. Kısa süre önce cezaevinden çıktığı öğrenilen H.Ç. (43) isimli kadın ve yanındaki S.G. (30) ile mahalleli arasında tartışma çıktı. Mahalleden bir grup, uyuşturucu sattığını iddia ettikleri H.Ç.'ye tepki gösterdi. Mahallede yaşayan diğer kişilerin de katılmasıyla büyüyen tartışma, kısa sürede kavgaya dönüştü. Mahalleli tarafından darbedilen H.Ç. ile S.G., yalnız yaşayan kadına ait aynı apartmanın ikinci katındaki daireye sığındı. H.Ç.'nin oturduğu apartman önünde toplanan yaklaşık 300 kişi, tepkilerini sürdürdü. Bu sırada bazı kişiler H.Ç.'ninin evine taş atıp, camlarını kırdı. Kalabalığın artması ve tepkilerin büyümesi üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Polis ekipleri apartmanın çevresinde yoğun güvenlik alırken, kalabalığa dağılmaları uyarısı yaptı. Bölgeye gelen AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen ve Bursa Emniyet Müdür Vekili Cahit Şahin da kalabalıktakilerle görüştü, dağılmalarını istedi.
Kalabalığın dağılmasının ardından, yaralanan H.Ç. ile S.G., polisin yoğun güvenlik önlemleri altında evden çıkarılarak, ambulansla Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürüldü. Yaralıların sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, polis olayla ilgili inceleme başlattı.

Görüntü Dökümü
-------
-Mahallelinin kadının evini taşlaması
-Mahallelini slogan atarak tepki göstermesi
-Polis ekiplerinin mahalleliyi sakinleştirmeye çalışması
-AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen'in mahalleliyle konuşması
-H.Ç ve S.G'nin evedn çıkarılarak ambulansa bindirilmesi
-Olay yerinden detay
-Ambulansın gidişi detay
-Genel, detay görüntü

Haber-Kamera: İsmail Hakkı SEYMEN - Mehmet İNAN - Berktuğ ÖNCÜ / BURSA,(DHA)

=====================

Kars Esnaf Odaları Birliği Başkanı Burulday kazada yaralandı

Kars Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Adem Burulday, trafik kazasında yaralandı.
Olay Selim ilçesi girişinde sabah saatlerinde meydana geldi. Ankara'da yapılan toplantıya katılan Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Adem Burulday, Kars'a uçak olmayınca Erzincan uçağına bindi. Bugün sabah saatlerinde Erzincan'a varan Burulday, burada bekleyen kuruma ait 36 ES 536 plakalı otomobille Kars'a gitmek üzere yola çıktı. Sabah 08.00 sıralarında Selim ilçesine ulaşan Burulday'ın direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil yol kenarındaki petrol istasyonuna ait reklam panolarına çarprak devrildi. Kazayı gören istasyon çalışanlarının bilgi vermesi üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri Başkan Burulday'ı otomobilden çıkararak ambulansla Kars Harakani Devlet Hastanesi'ne götürdü. Bilinci yerinde olan Burulday'ın vücudunda kırıklar olduğu belirlendi.

Görüntü Dökümü
-----------
-Kaza yerinde bekleyen ambulanslar
-Polis ekiplerinin inceleme yapması
-Kaza yapan otomobil ve ambulanslar
-Başkan Burulday'ın ambulansa konulması

Haber-Kamera: Orhan Kemal OKTAY / SELIM (Kars), (DHA)

=======================

İngilizlerin asılsız 'reklamasyon' davalarına karşı mücadele ediyorlar

Güney Ege'de uygun fiyatlarla tatil yapan bazı İngiliz turistlerin, konaklama tesisinde kaldığı sırada ya da ayrıldıktan sonra çeşitli gerekçeler öne sürerek 'reklamasyon' davaları açıp haksız kazanç sağlaması turizmcileri harekete geçirdi. Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı ve Güney Ege Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (GETOB) Başkanı Bülent Bülbüloğlu, reklamasyon önleme departmanları kurulduğunu, asılsız iddialarla otellerin tazminat ödememesi için gerekli çalışmaların başarıyla yapıldığını söyledi.
Türkiye'de Nisan-Eylül arasında 2.5 milyon İngiliz turistin 1.5 milyonu, Muğla'nın dünyaca ünlü Marmaris, Bodrum ve Fethiye ilçelerinde tatil yapıyor. İspanya'da ise yılda 18.5 milyon İngiliz tatilini geçiriyor. Bu iki ülkede tatilini geçiren bazı kötü niyetli turistler, çeşitli yalanlarla ülkelerindeki mahkemelere giderek reklamasyon davası açıp, tazminat alıyor. İngiltere Tüketici Hakları Mahkemeleri'nde son yıllarda, Türkiye ve İspanya'ya tatil gelen İngiliz turistlerin 'asılsız iddialarla' başvurduğu tazminatlar artınca, iki ülke turizmcileri harekete geçti. İngiliz bürokratlarıyla yapılan görüşme sonucunda, artık mahkemelere Türk-İspanya turizmcilerin de katılması sağlandı. Turizmciler belge, video ve fotoğraf gibi belgelerle iddialara karşı savunma yapmaya başladı. Savunmayla İngiliz turistlerin 'asılsız iddiaları' çürütülünce, tazminat davaları düşmeye başladı. Asılsız iddialarla tazminat almaya çalışan İngiliz turistler, haksız oldukları anlaşılıp, yüksek para ve hapis cezaları ile karşı karşıya kalınca geri adım atmaya başladı.
GETOB BAŞKANI BÜLBÜLOĞLU, YAŞANANLARLARI ANLATTI
TÜROFED Başkan Yardımcısı ve GETOB Başkanı Bülent Bülbüloğlu, "Bu olaylar esasında ülkemiz ve Ege Bölgesi'ndeki otelcilerin en büyük sıkıntılarından biri. Muğla bölgesini domine eden destinasyon İngiltere. Muğla'nın turistik ilçeleri İngiltere'de çok popüler destinasyondur. İngiltere Tüketici Hakları Mahkemesi'nin yasaları gereği ve o yasalarla kontrat yaptığımız için evimize gelen misafirlerimiz maalesef hakları olmayan şekilde tatil dönüşlerinde para talep ediyorlar. Misafirlerimizin ülkelerindeki mahkemelerde astronomik rakamlarla tazminat talebi oluyor. Örneğin, ortalama 1000 yatağı bulunan otelciden 1 milyon Poundluk (7 milyon lira) tazminat talebi oluyor. Konaklama tesisinde tatilini yapan İngiliz, 'midem bozuldu, yemeği beğenmedim, gıda zehirlenmesi yaşadım ve otelde sorunlar nedeniyle psikolojim bozuldu' diyerek ülkesindeki mahkemelere tazminat başvurusu yapıyor" dedi.
YAPILAN MÜCADELEDEN BAHSETTİ
Bu asılsız iddialar karşısında otelciler olarak çalışma başlattıklarını söyleyen Bülbüloğlu, "Nitelikli tabir ettiğimiz 3 yıldız ve üzeri otellerimizde reklamasyon önleme departmanları kuruldu. Yerlerdeki mermerin kayganlığından tutun mutfaktaki temizlik, yiyecek-içeceklerin denetlenmesi üniversite veya bağımsız uluslararası şirketler tarafından denetim yapılarak raporlandı. Bu titiz denetimlerle sahtecilik üzerine kurgulanan oyunları bertaraf ediyoruz. Türk ve İspanyol turizmciler bu konuda çok mağdur. Son iki yılda asılsız iddialarla şikayetlerin artmasıyla mağdur olduk. İki ülkenin turizmcileri ile İngiltere hükümetiyle görüşüldü. İngiltere'deki tüketici hakları ile ilgili değişiklik yapıldı. Artık bu mahkemelere girerek, savunma yapabiliyoruz. Artık büyük tur operatörleri bizleri daha dikkatli dinleyip, elimizdeki delilleri inceliyor. Bu girişimler sayesinde sahte iddialarla tazminat talep etmeye çalışanların gözleri korkutuldu. Asılsız iddiaların başında hastane raporu olmadan 'midem bozuldu, yediğim yemekten zehirlendim, yaşadığım sıkıntılardan dolayı psikolojim bozuldu' gelmekte. Geçen ay 4 yıldızlı bir otel hakkında 'zehirlendim' iddiasıyla açılan tazminat davası, İngiliz ailenin aleyhine sonuçlandı ve 30 bin pound ceza kesildi. Bu para cezasını iki ay içinde ödemezse hapis yatacak. Bu otelci arkadaşımız İngiltere'de duruşmalara girerek elindeki gerçek belgelerle savunma yaptı ve oyunu bozdu" dedi.
TURİSTLER DE KÖTÜ NİYETLİLERE TEPKİLİ
Güzellik uzmanı İngiliz turist 35 yaşındaki Grece Obrien, "Ailemle beraber 15 yıldır, Türkiye'ye özellikle Marmaris'e tatile geliyorum. Buradaki herkes çok iyi ve misafirperver. Marmaris'i çok seviyorum. Bu yapılan asılsız talepler ayıp ve üzücü. Marmaris'te 15 yıldır tatil yapıyorum, hiçbir sorunla karşılaşmadım" dedi. 30 yaşındaki Elaine Campbell, "Bu tür şeyleri duyduk ve üzüldük. Türkiye ve Türk insanı çok misafirperver. Gerçekleşen olaylar üzücü" dedi. 33 yaşındaki David Campbell de, "Eşimin dediklerine aynen katılıyorum. Yapılan ayıp ve üzücü. Türkiye ve Türk insanı çok iyi" dedi.

Görüntü Dökümü
------------
- Marmaris hakim bir tepeden görüntü
- Marmaris plajlarında ve yürüyüş yollarında İngiliz turistler görüntü
- TÜROFED Başkan Yardımcısı ve GETOB Başkanı Bülent Bülbüloğlu ile röportaj
- İngiliz Grece Obrien röp.
- Elaine Campbell ve eşi David Campbell röportaj
- Genel ve Detay görüntü

(Toplam: 9 dakika 44 saniye-703 MB Görüntü)

Haber- Kamera: Ali GÜNDOĞAN / MARMARİS (Muğla), (DHA)

===================

Doğu'nun 'Çukurova'sı bölgeyi besliyor

Doğu Anadolu Bölgesi'nin 'Çukurova'sı olarak bilinen Iğdır, ürettiği sebze ve meyvelerle bölgeyi besliyor. Erzurum'dan Hakkari'ye kadar bir çok il, ihtiyacını Iğdır'dan karşılıyor. Ürünlerin toplandığı Melekli beldesinden her gün onlarca kamyon bölge illerine sebze-mevyve taşıyor.
Doğu Anadolu gibi yüksek platolar ve dağlık kesimlerin geniş yer kapladığı bir bölgede bulunan Iğdır, gerek iklimi, gerekse toprak ve bitki örtüsüyle bölgenin adeta sebze-meyve deposu. Mikroklima iklimi, 800 metrelik rakımı ve toprak yapısı nedeniyle birçok meyve ve sebze türünün yanı sıra hububatın da yetiştirildiği Iğdır'da Aras nehri de bereket taşıyor. Başta kayısı olmak üzere, domates, elma, şeftali, karpuz, kavun, patlıcan, fasulye, biber, salatalık, ceviz, kiraz, dut, erik, mısır, pamuk, üzüm yetiştiriciliği yapan 10 bine yakın kayıtlı çiftçi, yaklaşık 358 bin hektarlık yüzölçüme sahip Iğdır Ovası'nın 118 bin 500 hektarını tarım arazisi olarak kullanıyor. İlk baharla birlikte ekim yapan çiftçiler, kayısı hasadından sonra bugünlerde başta domates, salata olmak üzere tarladan topladığı ürünlerini Iğdır-Nahcivan karayolu kenarındaki Melekli Beldesi'ne getirerek satışa sunuyor.
Ürettikleri, karpuz, domates, biber gibi sebze-meyveleri kamyonlarla bölge illerine gönderen çiftçiler, Doğu'yu beslediklerini söyledi. Komşu Nahcıvan, Doğu ve Güneydoğu'nun bazı illerine sebze verdiklerini anlatan üreticiler, genelde tarlatan satış yaptıklarını belirtti. Melekli Beldesi'ne de bölgeden gelen alıcılar için ürün getirdiklerini ifade eden çiftçiler, "Bu bölgede en fazla meyve ve sebze üretimi Iğdır yöresinde gerçekleşiyor. Bazı yıllar fazla ürün elde edemesek de bu yıl gayet verimli geçiyor. Ektiğimiz ürünlere hasat dönemine kadar adeta bebek gibi bakıyoruz. Bu yıl karpuzda istediğimiz kazancı sağlayamadık. Karpuzun fiyatı 30-50 kuruşa kadar düştü. Domateste ise bir artış var. Şu an dometisin kasası 15-17 liraya alıcı buluyor" dedi.

Görüntü Dökümü
----------
-Melekli Beldesi'ne getirilen sebze ve meyveler
-Yol kenarında bekleyen araçlar
-Vatandaşların pazarlık yapmaları
-Bir üreticinin konuşması
-Domates yüklü kamyon
-Üreticinin karpuz fiyatını söylemesi
-Kamyona karpuz yüklenmesi
-Hakkarili alıcının konuşması
-Sebze-meyvelerin taşınması
-Üreticilerle röp
-Domates tarlasında çalışan üretici
-Domates ve biber toplaması

(Süre: 5 dk 39 sn, Boyut: 635 MB)

Haber-Kamera: Özkan AYDIN / IĞDIR, (DHA)

====================

Salyangoz sıvısı çıkaran kadınlar emekleriyle üretime ortak oluyor

İZMİR'de 20 yıldır mermer blokları arasında çalışan ve ihracat yapan Gamze Atay, iki yıl önce kurduğu kuluçkahanesi olan ilk salyangoz çiftliğinde kadın istihdamının arttırılmasına katkı sağlıyor. Menderes ilçesinin kırsal mahallerinde eğitim verdiği kadınlarla birlikte salyangoz sıvısı çıkaran Atay, bu sayede üretilen kremleri tüm dünyaya pazarlıyor. İşlerini severek yapan kadınlar da artan üretim kapasitesiyle birlikte sürekli olarak çalışacakları günü bekliyor.
İzmir'in Menderes ilçesinde kuluçkahanesi olan ilk salyangoz çiftliğini kuran Gamze Atay, doğadan toplanılanların aksine, katkılarından arınmış olan anaçlarla ürettiği salyangozları iç ve dış piyasaya sunuyor. Araştırmalarına göre Türkiye'de kimsenin kara salyangozu üretmediğini fark eden Atay, Polonya'dan ithal ettiği 600 kilo salyangozu, kuluçkahenede 20 tonun üzerine çıkardı. Kadın girişimci Atay, şimdi hemcinsleri ile birlikte salyangozların sıvısını çıkararak hazırladığı krem ve serumları birçok ülkeye ihraç ediyor.
Çalışanları arasında genellikle kadınlara yer verdiğini söyleyen Atay, yaklaşık 6 aydır aynı ekiple çalıştığını belirterek, "Ekibimiz salyangozun sıvısını en doğru şekilde alarak yeni leke kremi, nemlendirici ile serumlarda kullanılmak üzere hammadde imal ediyor. Yaklaşık 6 aydır belli aralıklarla yaptığımız sağımlarda beraber oluyoruz. Geldikleri günden beri birçok konuda bilgi alıyorlar. Salyangozların ölmeden ve zarar görmeden en sağlıklı sıvıyı nasıl vereceklerine dair eğitim aldılar. Günlük olarak sigortaları ödeniyor ve belli miktarlarda yevmiye alıyorlar" dedi.
ÜRETİM ARTINCA SÜREKLİ ÇALIŞACAKLAR
Menderes'e bağlı köylerde yaşayan kadınlarla beraber çalıştıklarını anlatan Atay, salyangoz kremi ile ilgili gereken onayların alınıp seri üretime geçilmesinin ardından daha sık bir araya geleceklerini dile getirdi. Atay, yakın zamanda üretim kapasitesinin artmasıyla birlikte birçoğunu kadrolu olarak işe almayı planladığını ifade etti. Kremi kullanmak isteyenleri sahtelerine karşı uyaran Atay son olarak şunları söyledi:
"Salyangozlar taşıyıcı varlıklardır. Ağır metalleri vücutlarında taşıyabilirler. Bu metaller insanlara geçerse çok tehlikeli olabilir. Biz bu sebeple saf kan bir türü getirdik. Hiçbir şerkilde tabiattaki hayvanı buraya sokmuyoruz. Salyangoz adını kullanarak kozmetik dünyasında para kazanmak isteyen bir sürü insan olmuş. Farklı kozmetik ürünler piyasaya sürülmüş. Bizim yetiştiricilik belgemiz, 3 farklı sağlık sertifikamız ve ihracat belgemiz var. Bizim ürünümüz doktor kliniklerinde satılıyor."
ANALI KIZLI ÇALIŞIYORLAR
Salyangoz sıvısı çıkaran ekibin en genç üyelerinden 17 yaşındaki Hurinur Tutluca da annesiyle birlikte geldiği çiftlikte evlerinin geçimine katkı sağladıkları için mutlu olduğunu dile getirdi. Lise bittikten sonra yaz tatilinde çalışmak için mevsimlik bir iş aradığını anlatan Tutluca, "Salyangozlarla ilgili bu işi duyunca hiç korkmadım. Aksine başlayınca çok sevdim. Çünkü hepsi çok tatlı hayvanlar. Onları çok seviyorum" dedi. Anne Ayşe Tutluca da kızıyla birlikte çalıştığı için çok mutlu olduğunu belirterek, "Bu iş çok güzel. Salyangozlarla ilgili hiç tedirginlik yaşamadım, zevkle yapıyoruz. Evin geçimine katkı sağlamak çok güzel. Analı kızlı çalışıyoruz" diye konuştu.
Daha önce birkaç kez kısa süreli işlerde çalıştığını anlatan ev kadını Pınar İçingir ise "Evime katkı sağlamak amacıyla geldim. Bu işi severek yapıyoruz. Çünkü hayvanlara hiç zarar vermiyoruz. İleride işallah bu sayede sürekli çalışma imkanımız olur" dedi. Mervenur Saray da "Burada salyangozların sıvılarını alıyoruz. İşimizi onlara zarar vermeden ve incitmeden yapıyoruz. Gamze hanım köyümüze geldi, bizi buldu. 6 aydır beraberiz, ona çok teşekkür ederiz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
---------------
-Salyangoz sıvısı çıkarma işleminden görüntü,
-Çalışan ekipten detay görüntü,
-Sıvıların bulunduğu kavanozlardan görüntü,
-Kuluçkahaneden görüntü, (arşiv)
-Gamze Atay ile röp,
-Ekipteki kadınlarla röp.

Haber: Nevra UÇKAÇ - Kamera: Hande NAYMAN / İZMİR, (DHA)

====================

Geri Dön