HABER

DHA YURT BÜLTENİ - 2

  Sezen Zambak'ı öldüren traktör şoförü yüzde 100 kusurlu olmasına rağmen serbest  İzmir'in Bornova ilçesindeki Ege Üniversitesi kampüsünde, yolun karşısına geçmek isteyen Sezen Zambak'ı (23) traktörle ezerek ölümüne neden olan traktör sürücüsü Vehbi B.'nin (46) kaza tespit tutanağına göre tam ve asli kusurlu olmasına rağmen serbest kaldığı ortaya çıktı.

Sezen Zambak'ı öldüren traktör şoförü yüzde 100 kusurlu olmasına rağmen serbest

İzmir'in Bornova ilçesindeki Ege Üniversitesi kampüsünde, yolun karşısına geçmek isteyen Sezen Zambak'ı (23) traktörle ezerek ölümüne neden olan traktör sürücüsü Vehbi B.'nin (46) kaza tespit tutanağına göre tam ve asli kusurlu olmasına rağmen serbest kaldığı ortaya çıktı. Güvenlik kameralarına da yansıyan kazada,11 metre 70 santimetrelik yolu tamamlamasına 1 metre 50 santimetre yaklaşık 2 adım kalan Zambak'ın ise kusurunun bulunmadığı belirtildi.
Kaza, 16 Eylül'de, Bornova'daki Ege Üniversitesi kampüsünde meydana geldi. Üniversitenin Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü'nü bu yıl birincilikle bitiren Sezen Zambak'a, kampüs içindeki yoldan karşıya geçmek isterken, çiçekleri sulayan Vehbi B. yönetimindeki traktör çarptı. Üniversite bünyesindeki projelerde görev alan Zambak, traktörün altında kalırken, ihbarla olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık görevlileri, yaptığı kontrolde, Zambak'ın yaşamını yitirdiğini belirledi. Kazadan sonra gözaltına alınan traktör sürücüsü Vehbi B., ifadesinin ardından serbest bırakıldı.
KAZA TESPİT TUTUNAĞINA GÖRE YÜZDE 100 KUSURLU
Sezen Zambak'ın yaşamını yitirdiği kazanın, güvenlik kamerası görüntülerini izleyen ve kazanın yaşandığı yerde inceleme yapan ekipler, kaza tespit tutanağını hazırladı. Tutanağa göre traktör sürücüsünün 'sağa ve sola dönüşlerde, kurallara uygun olarak geçiş yapan yayalara ilk geçiş hakkını vermemek' maddesini ihlal ettiği için asli ve tam kusurlu bulundu. Emniyetteki ifadesinde "Yayayı görmedim" diyen Vehbi B.'nin ölümüne neden olduğu Zambak'ın ise tutanağa göre kusurunun bulunmadığı belirtildi. Kuralla uygun olarak karşıya geçen Zambak'a 11 metre 70 santimetrelik yolu tamamlamasına 1 metre 50 santimetre yani iki adım kala traktörün çarptığı, yolu tamamladığı için de kusursuz olduğu kanaatine varıldı.
TAKSİRLE ÖLÜME NEDEN OLMA SUÇUNDAN YARGILANACAK
Olayın ardından yüzde 100 kusurlu olmasına rağmen serbest bırakılan Vehbi B. hakkında iddianame hazırlandı. İddianameye göre tutuksuz sanık Vehbi B. 'taksirle ölüme neden olma' suçundan yargılanacak. İddianamede de kaza tespit tutanağına göre sanığın cezalandırılması istenirken, Zambak ailesinin avukatı Turan Aras, kazanın niteliği ve sonuçları değerlendirildiğinde sanığın 'bilinçli taksirle ölüme neden olma' suçundan yargılanması gerektiğini söyledi.
'YARGIDAN EMSAL BİR KARAR BEKLİYORUZ'
Sürücünün sorumsuzca hareket ettiğini ileri süren Aras, şöyle dedi:
"Traktörü kullanan kişinin sorumsuz, kasta yakın bir taksirle, önüne bakmadan araç kullanması, yanına da tehlikeli boyutlarda, iki kişiyi alarak onlarla sohbet etmesi sonucu kaza gerçekleşmiştir. Daha sonra savcı, olayı değerlendirdiğinde sanığın tutuklanması talebiyle mahkemeye göndermiştir. Yüzde 100 kusurlu olan bir kişinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılması olağan bir durum değildir. Savcı, bu karara itiraz etmesine rağmen, mahkeme bu kişiyi ısrarla tutuklamamıştır. Hukuken, yüzde 100 kusurlu olan bir suçlunun elini kolunu sallayarak dolaşması, bir baş sağlığı dileğinde bile bulunmaması aileyi son derece üzmüştür. Sezen'in ölümünden dolayı annesi, babası ve kardeşi büyük travma geçirmiştir. Bize göre bilinçli taksirin bütün koşulları vardır. Kasta yakın bir ihmal söz konusu. Kamu vicdanı adına tutuklanması gerekirken, serbest kalması üzücüdür. İnanıyoruz ki adalet bu gerçeği ortaya çıkaracaktır. İddianamede 'taksirle ölüme neden olma'dan dava açıldı ama bize göre bu eksiktir. Bilinçli taksirin tüm koşullarının oluştuğunu düşünüyoruz. Sürücü 'Görmedim' diyor. Görmemesi normaldir. Çünkü önüne bakmayan, yanındakilerle sohbet ederek sorumsuzca yoluna devam eden sürücü Sezen'i görmeyip ölümüne neden olmuştur. Trafikteki bu terörün son bulması adına biz yargıdan emsal bir karar bekliyoruz."
PROBİYOTİK YOĞURT PROJESİNİ HAZIRLAYAN SEZEN, BİRİNCİLİKLE MEZUN OLMUŞTU
Öte yandan, Süt Teknolojisi bölümünden birincilikle mezun olan Sezen Zambak'ın mezuniyet töreninde kep attığı anların görüntüleri ortaya çıktı. Arkadaşlarıyla birlikte yaşadığı mutlu anları ekrana yansıyan ve başarısıyla göz dolduran Zambak, Ziraat Fakültesi bünyesinde yapılan ve TÜBİTAK'ın destek verip, 'Probiyotik Bakterilerle Zenginleştirilmiş Probiyotik Yoğurt' projesinde, Ar-Ge elemanı olarak çalıştı. Aynı zamanda, bir dönem Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) İzmir Şubesi Genç ZMO Başkanlığı görevini de yapan Zambak'ın, insan sağlığı açısından daha faydalı bir yoğurt üretiminin imkanını araştırdığı ve bunun laboratuvar çalışmasını yapmak için okuluna giderken kazada yaşamını yitirdiği öğrenildi.
Kazanın davası ise aralık ayında İzmir 47. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülecek.

Görüntü Dökümü
-------------
- Kazanın güvenlik kamerası görüntüleri
- Zambak ailesinin avukatıyla röportaj
- Genel ve detay görüntüler,
- Mezuniyet töreni görüntüleri

Haber: Mehmet CANDAN - Kamera; Mücahit BEKTAŞ / İZMİR, (DHA)

========================

Datça'da güz domatesi üreticisi ilk kez bu yıl zarar etti

Muğla'nın Datça ilçesinde yaz aylarında ekimi yapılan, ekim ayı sonundan başlayarak ocak ayına kadar tarladan toplanan güz domatesi, bu yıl fiyatı nedeniyle üreticiyi güldürmedi.
Başlıca geçim kaynağı çiftçilik olan Kızlan, Karaköy ve Emecik bölgelerinde bu yıl toplam 1500 dönüm alana güz domatesi ekilirken, yaklaşık 6 bin ton üretim hedeflendi. Üretilen Datça güz domatesi, başta İzmir olmak üzere Ankara, Muğla ve Aydın gibi illere gönderiliyor. Ancak bu yıl çiftçiyi fiyatlar olumsuz etkiledi. Çünkü sera domatesi, İran ve Irak gibi ülkelere bu yıl ihraç edilemediği için iç piyasaya verildi. Piyasadaki domates bollaşınca geçen yıl tarlada kilosu 2 TL olan güz domatesi ise, bu yıl 1 TL'nin altına düşerek 80 kuruşa kadar geriledi. Datça'nın ılıman ikliminde Kızlan, Karaköy ve Emecik kırsal kesimlerinde 1984 yılında sona eren, tütün ekimine alternatif olarak yetiştirilmeye başlanan güz domatesinin, bu yıl ilk kez üreticiyi zarar ettirdiği ifade edildi. Geçen yıl bugünlerde 25 kilo olan 1 kasa güz domatesi 50 TL'den alıcı bulurken, bu yıl 20 TL'den satılıyor.
ÜRETİCİ HAYAL KIRIKLIĞI YAŞADI
Datçalı üretici 35 yaşındaki Ümit Özdemir, bu yıl fiyatların beklenenin çok altında kalmasının iki nedene bağlı olduğunu söyledi. Özdemir, "İlk neden havalara bağlı, çünkü bu yıl havalar çok güzel seyrediyor. İklim ülke genelinde adeta yazı aratmıyor. Her yerde domates var. Tarla domatesimiz de erken olgunlaştı. Piyasada domates bol olunca tarla domatesi para etmedi. İkinci ve daha önemli neden ise yurt dışına ihracatın durmuş olması. Irak ve İran gibi ülkelere gönderilen sera domatesi de iç pazara sunulunca tarla domatesi ile çakıştı ve fiyatlar çok düştü" dedi. Bu şartlarda para kazanamadıklarını ifade eden Özdemir, "Elektrik, mazot, gübre, ilaç zaten çok pahalı. Geçen yıl güz domatesinin kilosunu 2 TL'den sattığımız halde, girdilerdeki artış yüzünden çok düşük karla yılı kapatmıştık. Bu yıl ise bizim için tam bir hayal kırıklığı oldu" dedi.

Görüntü Dökümü
--------
- Datça'da, güz domatesleri tarladan toplanırken görüntü
- Datçalı üretici Ümit Özdemir (35) ile tarla başında röp.
- Tarladan toplanan domatesler traktörlere yüklenirken görüntü
- Traktörlerle tarladan taşınan domatesler, kamyonlara yüklenirken görüntü

Haber- Kamera: Mehmet ÇİL / DATÇA (Muğla), (DHA)

===================

Rekortmen atlet sırıklarla oluşturduğu engelli parkurunda Avrupa Şampiyonası'na hazırlanıyor

Muşlu rekortmen milli atlet Derya Kunur (20) Portekiz'in başkanti Lizbon'da yapılacak Avrupa Kros Şampiyonası'na evinin bahçesinde oluşturduğu atletizm pistinde hazırlanıyor. Sandalye ve sırıklarla oluşturduğu engelli parkurunda koşan Derya'nın en büyük yardımcısı annesi Perişan ile ablası Elif Kunur. Annesi Perişan Kunur'un adeta antrenör gibi yardımcı olduğu Derya'nın hedefi, 8 Aralık'ta yapılacak şampiyonada altın madalya almak.
Muş'un Korkut İlçesi Altınova Beldesi'nde yaşayan Ali Rıza-Perişan Kunur çiftinin 3 kız ve 2 erkek çocuğundan 4'üncüsü olan Derya Kunur, beden eğitimi öğretmeninin yönlendirmesiyle başladığı atletizmde büyük başarılara imza attı. 8 yılda gençler kategorisinde Türkiye rekoru kıran, ulusal ve uluslararası yarışmalarda madalyalar kazanan Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencisi Derya Kunur'un yeni hedefi Portekiz'in Lizbon kentinde 8 Aralık 2019 tarihinde yapılacak Avrupa Kros Şampiyonası'nda 6 bin metrede altın madalya almak.
10 YILLIK REKORU KIRDI
Muş'un atletizm pistlerine kazandırdığı Derya Kunur, 8 yıllık spor hayatında 4 rekorun sahibi oldu. 2017'de Bursa'da yapılan Türkiye Şampiyonası'nda 3 bin metre engelliyi 10 dakika, 7 saniye 92 salise ile tamamlayarak ilk rekorunu kıran Kunur, Temmuz 2018'de Finlandiya'da düzenlenen Dünya Gençler Şampiyonası'nda elemelerde 3 bin metreyi 10 dakika 5 saniye 34 saniye bitirerek Türkiye rekorunu yeniledi. Kunur, final yarışında ise 10 dakika 5 saniye 67 saliselik bir sürede 3 bin metre engelliyi tamamladı. Başarılı atlet Ağustos 2018'de Samsun'da düzenlenen kulüpler ligi finalinde ise 2 bin metre engellide 10 yıldır kırılamayan Türkiye rekorunu kırdı. Kunur, 2 bin metreyi 6 dakika 35 saniye 67 salise ile tamamlayarak yeni rekorun sahibi oldu.
SANDALYE VE SIRIKLARLA ENGELLİ PARKURU OLUŞTURDU
3 bin metre engelli, kros yarışlarında ise 6 bin metrelik etaplarda yarışan Milli atlet Derya Kunur, Lizbon'daki şampiyonaya Muş Şehir Stadyumu ve Altınova Beldesi'ndeki evinin bahçesinde hazırlanıyor. Stadyumda Emel Koçlardan, Naim Koçlardan nezaretinde çalışırken evinde anne Perişan Kunur antrenörlüğünü üstlenirken, ablası Elif ise malzeme ve diğer konularda yardımcısı oluyor. Sandalyelerin üzerine konulan sırıklarla 3 bin metre engelli parkuru oluşturan Derya, çalışmasını saatlerce burada sürdürüyor. Antrenmandan arta kalan zamanını besicilik yapan ailesine yardımcı olarak geçiren Derya, hayvanları yemliyor, bostanda ekilen sebzeleri topluyor.
EN BÜYÜK HEDEFİM OLİMPİYATLARA KATILMAK
Beden eğitimi öğretmeni tarafından keşfedilerek atletizme yönlendirildiğini söyleyen Derya Kunur, 8 yılda büyük başarılara imza attığını belirtti. Balkanlar ve Avrupa'da düzenlenen yarışmalarda madalyalar kazandığını ifade eden Derya Kunur, 4 kez de rekor kırdığını kaydetti. Portekiz'in başkenti Lizbon'da düzenlenecek olan Avrupa Kros Şampiyonası'na hazırlandığını belirten Kunur, "Avrupa Kros Şampiyonası'na katılmaya hak kazandım. Türkiye'yi en iyi şekilde temsil etmeyi düşünüyorum. En büyük hedefim ise olimpiyatlara katılıp bayrağımızı en güzel şekilde dalgalandırmak istiyorum" dedi.
AİLEME YARDIMCI OLUYORUM
Bir yandan antrenman yaparken bir taraftan da ailesine yardımcı olduğunu vurgulayan Kunur, "Muş Üniversitesi'nde okuduğum için şehir stadyumunda antrenmanlarımı yapıyorum. Okul olmadığı zamanlar evde antrenmanlarımı yapmak zorunda kalıyorum. Antrenmanlarımı hiçbir şekilde aksatmıyorum. Köyde engelli parkuru olmadığı için sandalyeleri getirip, üzerine ağaç bırakıp çalışmalarıma öyle devam ediyorum. Antrenmandan arda kalan zamanımda ise aileme ev ve diğer işlerde yardımcı oluyorum. Benim başarımda ve atletizme devam etmemde en büyük destekçim ailemdir. Onlara çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
BİZ ONUNLA GURUR DUYUYORUZ
Kardeşi Derya ile gurur duyduklarını söyleyen abla Elif Kunur, şunları söyledi:
"Derya 8 yıldır sporcu, küçük yaştan beri hep içerisinde bir cevher vardı. Her şeye, her yere koşarak gidip gelirdi. İçerisindeki cevheri 8 yıl önce çıkardı. Biz onunla gurur duyuyoruz. Ailesi olarak her zaman yanında durduk. İsterim ki çevresindeki bütün kızlarda aynı şekilde devam etsinler. Kızlara imkan verildiği sürece, fırsat verildiği sürece kızların yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Kimse kızlarına engel olmasın. Derya hafta içi okulunda, hafta sonu ise eve geliyor. Hafta sonu köye geldiği zaman gerek ev işlerinde olsun, gerek antrenmanları olsun hiçbir şekilde aksatmadan yürütüyor."
Kızlarının başarılarını büyük bir mutlulukla izlediklerini söyleyen Perişan-Ali Rıza Kunur çifti ise her zaman Derya'nın yanında olacaklarını belirtti.

Görüntü Dökümü
-------------
-Milli Atlet Derya Kunur'dan yakın detay
-Kunur'un madalyonlarının bir kısmından detay
-Ev bahçesinde sandalye ve sırıklarla parkur oluşturulmasından detay
-Kunur'a ablası Elif ile Annesi Perişan'ın yardım etmesinden detaylar
-Kunur'un annesinin gözetiminde ısınma hareketlerinden detaylar
-Kunur'un kendi kurduğu parkurda antrenman çalışmasından detaylar
-Antrenman çalışması yapan Kunur'a ailesinin ayran ikramından detay
-Milli Atlet Derya Kunur Röp.
-Derya'nın ablası Elif Kunur Röp.
-Derya Kunur'un ailesine yardım edip bostandan sebze toplamasından detaylar
-Kunur'un hayvanlara yem vermesi ve sevmesinden detaylar

Haber ve Kamera: Muhammed Sami MARAL/MUŞ, (DHA)

===========================

Ultraslan, Tortum Şelalesi'ni stadyuma çevirdi

Galatarasay'ın taraftar grubu Ultraslan Ata Uni ve Ultraslan Erzurum, dünyanın en büyük şelalerinden biri olan Tortum Şelalesi'ni adeta stadyuma çevirdi. Coşkun akan şelaleyi gezen taraftarlar, söyledikleri marşlarla sarı-kırmızılı takıma olan sevdalarını dile getirdi.
Ultraslan Erzurum ve Ultraslan Ata Uni taraftar gruplarının geleneksel hale getirdikleri birlik beraberlik pikniği, Uzundere İlçesi'ndeki Tortum Şelalesi'nde gerçekleştirildi. Sarı-kırmızı formalarıyla 21 metre genişlik ve 48 metre yüksekliğe sahip şelaleyi marşlarla inletti. Taraftarlar, coşkun akan şelaleyi seyir tepesinden izledikten sonra çevresini gezdi. Şelalenin yanında piknik yapan sarı-kırmızılı taraftalar, Erzurum'un tarihi ve doğal güzelliklerini görme fırsatı yakaladıklarını belirtti.
Ultraslan Erzurum Koordinatörü Uğur Öncel ve Ultraslan Atatürk Üniversitesi Temsilcisi Hatem Abak, "Atatürk Üniversitesi'ne yeni gelen arkadaşlarla kaynaşma, arkadaşlık ortamının oluşması için piknik düzenliyoruz. Geleneksel hale getirdiğimiz piknikle hem bulunduğumuz kentin tarihi ve doğal güzelliklerini görüyoruz hem de arkadaşlar birbirlerini daha iyi tanıyor" dediler.

Görüntü Dökümü
-----------
-Taraftarların piknik alanında marş söylemesi
-Sarı-kırmızılı kadın taraftarlarla röp
-Taraftarların şelaleyi gezmeleri ve marş söylemeleri
-Taraftarlarla röp
-Ultraslan Erzurum Koordinatörü Uğur Öncel ile röp
-Ultraslan Atatürk Üniversitesi Temsilcisi Hatem Abak ile röp
-Şelale gezisinden genel ve detaylar

Haber: Salih TEKİN / ERZURUM, (DHA)

===========================

Çöpten topladığı kitaplarla, okumayı sevdirmeye çalışıyor

Aksaray'da turizm fakültesi mezunu Yusuf Bölükbaş, çöplere atılan kitapları toplayıp, evlerinin altında odunluk olarak kullandıkları yeri, sahafa çevirip, gençlere kitap okumayı sevdirmeye çalışıyor. Sahafa gelenlere çay ve kahve de ikram eden Bölükbaş, "Bu işi para kazanmak yerine, bir nevi hobi olarak yapıyorum. Buraya kitap almaya ve sohbet etmeye gelenlere kahve ikram ediyorum. Burada benim amacım geçim değil. Benim amacım, insanlarımızın okumasını istiyorum. İnsanlar okudukça, toplumumuz daha da güzelleşecek" dedi.
Selçuk Üniversitesi Turizm Fakültesi mezunu Yusuf Bölükbaş (28), geçen yıl çöpe ve geri dönüşüme atılan yaklaşık 500 kitabı topladı. Ardından bu kitapları okur severlerle buluşturmak için evlerinin altında odunluk olarak kullandıkları yeri sahafa çevirdi. Kitapların bazıları ücretsiz olarak kitapsevere veren Bölükbaş, bazıları da cüzi miktarda satıyor.
'TOPLUM KİTAP OKUDUKCA, GÜZELLEŞECEK'
Toplumun kitap okudukça, daya iyi seviyelere yükseleceği belirten Bölükbaş, şunları söyledi:
"İlimizde genel olarak ikinci el kitaplar çöpe atılıyor veya sobalarda yakılıyordu. Ben bunları toplayarak bu işe başladım. Daha sonra bu kitapları ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyorum. İşletmemde ikinci el kitapları ücretli satın alıyorum. Bu işi para kazanmak yerine bir nevi hobi olarak yapıyorum. Buraya kitap almaya ve sohbet etmeye gelenlere kahve ikrar ediyorum. Burada benim amacım geçim değil. Benim amacım insanlarımızın okumasını istiyorum. İnsanlar okudukça, toplumumuz daha da güzelleşecek diye umuyorum."
Çocuklara hikaye kitaplarını, ihtiyaç sahiplerine KPSS'ye hazırlık kitaplarını ücretsiz olarak verdiğini ifade eden Bölükbaş, "Kitapların fiyatları yükselmeye başladı. KPSS ve ders kitaplarını biz ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaya çalışıyoruz. Bize kitaplarını getiren insanlar, kitap alamayan, ekonomik durumu iyi olmayan kişilere ulaşması istiyorlar. Bizde bunu gerçekleştiriyoruz.ö dedi.
'SOSYAL MEDYA YANLIŞ YÖNLENDİRİYOR'
İş yerinde 2 bin ila 3 bin arasında kitabının olduğunu belirten Bölükbaş, sosyal medyanın insanları yanlış kitap ve yayınevlerini okumaya yönlendirdiğini öne sürdü. Bölükbaş, "Sosyal medya bunda etkisi çok büyük. Farklı yayın evlerine yöneliyorlar. Halbuki kaliteli kitaplar hep arka planda kalıyor. Bizde istiyoruz ki kaliteli yayın evlerinden hayatı anlatan kitaplar ile hayata anlam katan ve bakış açısını güzelleştiren kitapları ön saflara getirmeye çalışıyoruz. Bu işletmeyi kuralı bir yıl oldu. İlk kurduğumda çöplerden yaklaşık 500 kitap temin ettim. Bu kitapların hepsi nadir kitaplar. Aksaray tarihini anlatan kitaplarımız var. Kimsenin elinde bulunmayan tarihi kitaplar var. Biz bunların hepsini maalesef çöpten topladık. Bunların bir kaçını meraklı olan kişilere ulaştırdık. Bazılarını ben özel olarak saklıyorum. İleride bunları bir daha bulamayacağız. Kitabın değerini artık bilmiyoruz. İleride bence bu iş anlaşılacak; ama iş işten geçmiş olacak. Günümüzde insanlar okumadığı sürece ve sosyal medyaya yöneldiği sürece ahlaksızlık ile saygısızlık ve en kötüsü edepsizlik oluşmaya başladı. Bizde bakış açısını kitapla değiştirmek istiyoruz. Kitap insanın hayatına bir anlam katabiliyor." diye konuştu.
'BİRİNCİSİ BEDAVA, İKİNCİSİNİ ALANA 1 LİRA'
Sahafa gelen müşterilerden ev kadını Hanife Göz ,öKitap okuma alışkanlığını çocuklarımıza daha iyi alıştırabilmek için kızıma buradan kitaplar alıyoruz. Çocuklarımızın daha çok bilgi sahibi olsun. Biz ailecek kitap okumayı da çok seviyoruz. Gerçekten çok faydası olduğunu düşünüyorum. Kitap okumanın küçükler ve büyükler için çok faydaları var. İşletmeyi çok memnunuz. Sürekli kitap alıyoruz ve herkese de tavsiye ediyoruz." dedi.
Şeyh Edebali İmam Hatip Ortaokulu 7’nci sınıf öğrencisi Neval Göz de " Okumayı seviyorum. Buraya her gün gelip kitap alıyorum. Hikaye kitaplarının birincisi bedava, ikincisini alana ise 1 lira. Okumayı sevdiğim için genel olarak buradan alıyorum. Kırtasiyelerde kitaplar çok pahalı. Buradan aldığım kitaplarla da okumamı geliştiriyorum." diye konuştu.
Kitapların bir yaşanmışlığının olduğunu düşündüğünü belirten halkla ilişkiler ve tanıtım bölümü mezunu Şeyda Coşar, "Çocukluğumdan itibaren kitap okumaya bir hevesim var. Kitapları sahaftan almayı daha çok seviyorum. Çünkü kitapların bir yaşanmışlığı olduğunu düşünüyorum." dedi.

Görüntü Dökümü
----------
-Kitaplardan detay
-Bölükbaş'ın kitapları incelemesi
-Müşterilerin kitap seçmesi ve okuması
-Bölükbaş'ın müşterileriyle ilgilenmesi, gitar çalması
-Bölükbaş ve müşterileri röp.

Haber- Kamera: Erkan ALTUNTAŞ AKSARAY DHA))

========================

Kırkağaç Kavununun aromasıyla lokum yapıldı

Manisa'nın Kırkağaç ilçesinin ünlü kavununun aromasıyla lokum üretildi. Beğenilen ürüne yurt dışından da talep geldi.
İlçede 20 yıldır lokum üreten bir firmanın işletmecisi evli ve 3 çocuk babası 43 yaşındaki Rasim Saygılı, beğenilen 2 lezzeti bir araya getirdi. Uzun süre çürümeden kalabilmesi, sert kabuğu ve aromasıyla bilinen Kırkağaç kavununu, dünyaca ünlü Türk lokumuyla birleştirip lezzetine lezzet kattı. Uzun yıllar gül, Antep fıstığı, mesir macunu ve cevizi lokumlarda kullanan Saygılı, Kırkağaç kavunu aromalı lokumun çok beğenildiğini ifade etti. Kavunlu lokum fikrinin nasıl aklına geldiğini anlatan Rasim Saygılı, şöyle konuştu:
"Kırkağaç'ın kavunu meşhurdur. Bunu ön plana çıkarabilmek için kavunlu lokum yaptık. Belediye başkanımıza ve kaymakamımıza da sunduk. Olumlu tepkiler aldık. Kırkağaç'a ziyarete gelenler bu lokumdan alıp, eşine dostuna hediye olarak götürüyor. İlçemizde izcilik kampı var. Bu kampa, Kosovalı öğrenciler geldi. Kosova'ya kavun lokum gönderdik. Ayrıca talep üzerine Yunanistan'a, Fransa'ya ve Almanya'ya da gönderdik. Çok güzel tepkiler aldık. Kırkağaç kavunu
yaz aylarında yetişir. Kış aylarında nasıl yaparız diye düşündük. Kavunlarımızı stokladık. Dondurucuda saklıyoruz. Lokum yapacağımız zaman çıkarıyoruz. Lokum kilosunu 15 liradan satıyoruz"
Saygılı, 45 kilo Kırkağaç kavun aromalı lokum için 30 kilo toz şeker, 6 kilo nişasta, 35 gram limon tozu ve 2 kilo kavun kullanıldığını belirtti. Malzemelerin 25 kilo su içerisinde yaklaşık 2 saat boyunca kaynadığını, lokum aşamasının tamamlanmasıyla 1 gün boyunca dinlendirilen ürünün kesildikten sonra kutulara doldurulduğunu belirtti.

Görüntü Dökümü
-----------
-Kavunun kesilmesinden görüntü
-Kavunun içinde bulunan suyun kaynatılması
-Üretilen lokumdan görüntü
-Rasim Saygılı röp.
-Genel ve detay görüntüler

Haber- Kamera: Cemil SEVAL / MANİSA, (DHA)

Geri Dön