HABER

DHA YURT BÜLTENİ-3

1)SOMA MADEN FACİASI DAVASINDA KARAR ÇARŞAMBA GÜNÜ AÇIKLANACAK MANİSA'nın Soma İlçesi'nde 301 madencinin yaşamını yitirdiği faciayla ilgili 5'i tutuklu 51 sanığın yargılandığı Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davanın duruşması, üye hakimin rahatsızlığı dolayısıyla duruşmaya katılamaması nedeniyle ertelendi.

1)SOMA MADEN FACİASI DAVASINDA KARAR ÇARŞAMBA GÜNÜ AÇIKLANACAK

MANİSA'nın Soma İlçesi'nde 301 madencinin yaşamını yitirdiği faciayla ilgili 5'i tutuklu 51 sanığın yargılandığı Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki davanın duruşması, üye hakimin rahatsızlığı dolayısıyla duruşmaya katılamaması nedeniyle ertelendi. Kararın 11 Temmuz Çarşamba günü açıklanacağı belirtildi.

Taylan YILDIRIM/AKHİSAR (Manisa), (DHA)

=====================================================

2)OĞLUNU CİNAYETE KURBAN VEREN ANNE ADALET İSTİYOR

İZMİR’in Kemalpaşa ilçesinde garson olarak çalıştığı eğlence mekanında çıkan kavgada tabancayla vurularak öldürülen Murat Özırmaktepe’nin (28) annesi Kıymet Özırmaktepe, oğlunun suçsuz yere yaşamını yitirdiğini söyleyerek, olayın aydınlatılmasını ve suçluların cezalandırılmasını istedi. Acılı anne ölen oğlunun, çocukları olmadığı için aşılama tedavisinin masrafları için gece gündüz çalıştığını vurguladı.Olay, 20 Haziran’da gece saatlerinde Bağyurdu Mahallesi’nde meydana geldi. Eğlence mekanında hesaba itiraz eden Yaşar Fahri Sert (26) ile çalışanlar arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine darp edilen Yaşar Fahri Sert, yere düştüğü sırada belindeki tabancayı çekip, ateş etti. Tabancadan çıkan kurşunlar mekanda bulunan A.Ö. (50) ile garson olarak çalışan Murat Özırmaktepe’ye isabet etti. İhbar üzerine olay yerine jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin yaptığı müdahalenin ardından, ayağından yaralanan A.Ö. ile göğsünden vurulan Özırmaktepe, Turgutlu Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tedaviye alınan yaralılardan Özırmaktepe, yapılan müdahalelere karşın kurtarılamadı. Tartışma sırasında darp edilen Yaşar Fahri Sert, tedavisinin ardından gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından Sert, sevk edildiği adliyede ‘Kasten öldürme ve kasten yaralama’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
"OĞLUM ÇOCUK HAYALİ İÇİN ÇALIŞIYORDU"
Olayda yaşamını yitiren gencin annesi Kıymet Özırmaktepe, oğlunun suçsuz yere öldürüldüğünü ve çıkan kavgayla ilgisinin olmadığını söyledi. 4 yıllık evli olan oğlunun, çocukları olmadığı için eşinin aşılama tedavisinin masraflarını karşılamak amacıyla gece gündüz çalıştığını belirten gözü yaşlı anne, "Benim oğlum 4 yıldır evliydi. Çocukları olmadığı için eşi aşılama tedavisi görüyordu. Tedavi masraflarını karşılamak için o eğlence mekanında garson olarak çalışıyordu. O gece hesap yüzünden tartışma çıkmış. Benim oğlum kavgaya hiç karışmamış. Bu diğer çalışanların ifadesinde de belli. Ancak oğlum suçsuz yere silahla vurularak öldürüldü. Ben oğlumun katilnin en ağır cezayı almasını ve adaletin yeri bulmasını istiyorum. Benim oğlum, çocuk hayali için çalışıyordu" dedi.
SANIĞIN ARKADAŞLARI SİLAHI SAKLAMIŞ
Oğlunun fotoğrafını öpen anne Özırmaktepe, "Kavga sırasında oğlumu öldüren kişiyi önce darp etmişler. O da yere düştükten sonra silahıyla ateş etmiş. Oğlumu vurmuş. Sonra onun birlikte eğlendiği iki arkadaşı elindeki silahı alarak saklamışlar. Silah annesinin evinde bulundu. Bu kişi oğlumu vurmadığını söylüyor ve suçunu kabul etmiyor. Ben olayın aydınlatılmasını istiyorum. Silahı olay yerinden kaçıranların serbest kalmasına anlam veremiyorum."

Görüntü Dökümü
---------------
- Anne ile röportaj
- Ölen kişinin fotoğrafı
- Genel ve detay görüntüler
Haber: Mehmet CANDAN - Kamera: Tekin GÜRBULAK / İZMİR, (DHA)

=========================================================

3)GURBETÇİ ÇİFT, MEMLEKETİNE DÖNÜP ÇİFTLİK KURDU VE KOYUN YETİŞTİRMEYE BAŞLADI

HOLLANDA'da eşiyle uzun yıllar çalıştıktan sonra emekli olup, 4 yıl önce Türkiye'ye kesin dönüş yapan Süleyman Yimsel (59), memleketi Aydın'ın Koçarlı ilçesi kırsal Çeşme Mahallesi'nde aldığı 120 dönümlük arazide çiftlik kurup, doğayla iç içe yaşamaya başladı. Eşiyle birlikte çeşitli meyve ağaçları diktikleri çiftlikte koyun yetiştiren Yimsel, kendileri için kurdukları bu yeni dünyada mutlu olduklarını söyledi.Aydınlı Süleyman Yimsel, 1974 yılında ailesiyle Hollanda'ya gitti. O tarihte 15 yaşında olan Yimsel, 3 yıl sonra bir çelik kapı fabrikasında işe başladı. Yimsel, işe başladıktan bir süre sonra da evlendi. Yimsel'in eşi Nermin Yimsel (59) de bir tekstil fabrikasında çalışmaya başladı. Çiftin, 1'i kız 2 çocukları dünyaya geldi. Uzun yıllar Hollanda'da çalıştıktan sonra emekli olan Yimsel çifti, memleket hasreti ağır basında artık birer yetişkin olan çocuklarını Hollanda'da bırakıp, Türkiye'ye kesin dönüş yaptı. Yimsel çifti, dört yıl önce memleketleri olan Aydın'ın Koçarlı ilçesine 15 kilometre mesafedeki kırsal Çeşme Mahallesi'nde 120 dönüm arazi satın alarak yeni bir hayata başladı. Çift satın aldıkları araziye briketten 100 metrekarelik bir ev ve 100 metrkarelik de bir hayvan damı yaptırdı. Burada koyun, kuzu yetiştirmeye başlayan çift, sondaj vurdurup, su çıkarttıkları araziye çeşitli meyve ağaçları da dikti. Emekli olmalarından sonra sakin ve sessiz bir yaşam sürmeyi tercih ettikleri belirten Süleyman Yimsel, "Kendimizi doğaya adadık. 4 yılda 200 bin TL'lik yatırım yaparak, burada bir çiftlik kurduk. Adeta burada kendimize yeni bir dünya yarattık. 750 rakımlı bir yerde eşimle el ele, baş başa verip, temiz havada kendimiz için yaşıyoruz. Üretmeyi seviyoruz. Şu an elimizde merinos, kıvırcık ve Çine çaparı cinsi toplam 250 koyunumuz var. İlerde tek bir ırka dönmeyi düşünüyorum" dedi.
Gurbetçilere Türkiye'ye döndüklerinde mutlaka keyifli zaman geçirebilecekleri bir uğraş bulmalarını öneren Yimsel, "Bizim ülkemiz çok güzel. Türkiye'nin neredeyse tüm yörelerini gezdim. Her yöresinde iş imkanı var. Yeter ki insan özveri ile çalışıp, işinize sahip çıkın. İşlerini takip ettikleri takdirde hem kazançları hem de yaşam standartları daha iyi olacaktır. Yurt dışı ile kıyasladığımızda Türkiye değişilmeyecek bir vatan" diye konuştu.
Nermin Yimsel de eşinin yanında, doğada olmaktan mutlu olduğunu söyledi.

Görüntü Dökümü
---------------
-Çiftlikten görüntü
-Süleyman Yimsel ve eşinin koyunlara bakımından görüntü
-Süleyman Yimsel ve eşi Nermin Yimsel ile röp.
-Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Burhan CEYHAN / AYDIN, (DHA)

=========================================================

4)EN BÜYÜK KORKULARI ÇOCUKLARIN YARA ALMASI

KOCAELİ'nin Gebze ilçesinde, Müslüm (38) ve Serpil Şahan (33) çiftinin 8 yaşındaki oğulları Kağancan'ın epilepsi ve kalıtımsal bir kanama bozukluğu olan nadir görülen 'Glanzmann trombastenisi' hastalığı ve 4 yaşındaki Ayşenaz da ise ağabeyin de olduğu gibi 'Glanzman trombastenisi ' hastalığı var. Her iki kardeş de hastalıkları nedeniyle yara almalarında hastanede tedavi görürken, epilepsi hastası Kağancan'ın düştüğünde riski daha da artıyor. Şahan çifti çocuklarının tedavisi için yardım bekliyor.
Gebze İnönü Mahallesi'nde yaşayan Müslüm ve Serpil Şahan çiftinin hayatı çocuklarının tedavisi ile geçiyor. Tek istekleri çocuklarının sağlığına kavuşması olan Şahan çifti, çocuklarının tedavisi için yardım bekliyor. Serpil Şahan, oğlu Kağancan'ın durumunun daha ağır olduğunu belirterek, "Kağancan'ın durumu biraz daha kötü. Çocuğum yürümek istiyor ama kendisinde Glanzmann trombastenisi rahatsızlığı ile epilepsi hastalığı var. Epilepsi olduğu için birden bire düşüyor. Kanaması oluyor. Beyin kanaması geçirir de kaybederiz diye çok korkuyoruz. Ayşenaz biraz daha iyi epilepsisi yok. Kağancan için ilaç kullanıyoruz, her tedaviyi de yaptık. Epilepsi geçsin diye uğraşıyoruz. Sabahları kalktığımız da fizik tedaviye götürüyoruz. Haftanın 4 günü bunları yapıyoruz. Parka çok götüremiyoruz. Çünkü Kağancan'ın taşıma zorluğu var, taşıyamıyorum. Çok sosyal bir hayatımız yok. Pek evden dışarıya çıkamıyoruz. Sürekli hastanelere gidiyoruz. Sabah bir kalkıyorum Kağancan kan içerisinde. Sürekli aynı şeyleri yaşıyoruz. Ayakta dikilirken nöbet geliyor ve duvara, kalorifer peteklerine vuruyor. Her yeri kan oluyor. Kanaması durmuyor ve direk hastaneye gidiyoruz. Çevremizdeki hastaneler yeterli olmadığı için Kocaeli Üniversitesi Hastanesine gitmemiz gerekiyor. Çok zorluk yaşıyoruz." dedi.

ÇOCUKLARININ TEDAVİSİNİ YAPILMASINI İSTİYOR
Ayşenaz'da da 'Glanzmann trombastenisi' rahatsızlığının olduğunu ifade eden Serpil Şahan, şöyle konuştu:
"Ayşenaz da dişini kanatıyor. Bir iki defa burnu kanadı. Kanaması durmayınca Göztepe'de hastanede 10 gün yoğun bakımda kaldı. Kanı düşüyor. Glanzmann'dan dolayı kanaması hiç durmuyor. Zaten kendimiz kanı durduramıyoruz. Hastanede durduruyorlar. Ben Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum. Engelliler için neler yaptıklarını biliyorum. Yardım etmesini talep ediyorum. Çocuklarımın tedavisinin tam olarak yapılmasını istiyorum. Eşi Emine hanımın engelliler için neler yaptığını duyuyorum. Çocuklarıma da yardımcı olmalarını istiyorum Oğlum Kağancan'ı kaybetmekten çok korkuyorum."

TEK İSTEĞİ ÇOCUKLARININ SAĞLIĞI
Bir fabrikada işçi olarak çalışan Müslüm Şahan ise, "Ben çocuklarımın hastalığı nedeniyle tam olarak çalışamıyorum. 10 gün işe gidiyorum. 20 günü de hastanede geçiriyorum. Sadece Kağancan'ın nöbetinin geçmesini istiyoruz. Engelli olması, konuşamaması bizim için sorun değil. Sadece nöbeti geçsin." diye konuştu.

Görüntü Dökümü
-------------------
Çocuklardan detay
-Anne ile röportaj
-Baba ile röportaj
-Aileden detay

HABER: Mesut IŞIK/KAMERA: Büşra KAYA-GEBZE/DHA

========================================================

5)DR. GÜLTEKİN: KALIN BAĞIRSAK KANSERİNDE ERKEN TANI ÖNEMLİ

BÜLENT Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Ayça Fatma Gültekin, kalın bağırsak kanserinde erken tanının çok önemli olduğunu belirterek, "Kalın bağırsak kanseri özellikle erken tanı konduğu zaman hastalarda yaşam evresi yüzde 95'lerde. İleri evrelerde yakalandığında bu yaşam oranı ise yüzde 17'lere düşüyor." dedi.
Dr. Ayça Fatma Gültekin, kalın bağırsak kanserinin erkek ve kadınlarda giderek artan sıklıkta görüldüğünü söyledi. Kalın bağırsak kanserinin Sağlık Bakanlığı verilerinde görülen ilk 5 kanser türü arasında yer aldığına dikkat çeken Dr. Gültekin, erken tanının tedavide çok önemli olduğunu ifade etti. Dr. Gültekin, kalın bağırsak kanserinin tedavisinin mümkün olduğunu vurgulayarak, şöyle dedi:
"Kadınlarda meme kanseri sıklıkla göründüğü bilinse de kadınlarda ölüme neden olan kanserler arasında kalın bağırsak kanseri ikinci sırada yer alıyor. Erkeklerde yine ikinci sırada kalın bağırsak kanserinden ölüm olduğunu biliyoruz. Yurt dışı verilerine baktığınızda her yıl yaklaşık 34 bin kanser tanısı konduğu. 54 bin kişinin de hayatını kaybettiğini görmekteyiz. Kalın bağırsak kanseri özellikle erken tanı konduğu zaman hastalarda yaşam evresi yüzde 95'lerde. Bu oldukça yüksek bir oran. İleri evrelerde yakalandığında bu yaşam oranı ise yüzde 17'lere düşüyor."
HASTALIK BELİRTİLERİNE DİKKAT
Nedeni açıklanamayan halsizlik, yorgunluk, kilo kaybı, tuvalet alışkanlıklarında değişiklik gibi belirtilerin kalın bağırsak kanserinin habercisi olabileceğini kaydeden Dr. Gültekin, "Özellikle dışkıda gizli kan bakılması çok kolay bir test. Bu kalın bağırsak kanseri için çok önemli bir tespit. Bu testte pozitif gelirse kolonoskopi ile kalın bağırsak inceleniyor. Tanı konduktan sonra kalın bağırsak kanserleri ameliyatları oldukça kolay şekilde yapılabiliyor. Kapalı yönteme biz laparoskopik yöntemler diyoruz. Bu kapalı yöntemin avantajı özellikle kapalı ameliyat olduğu zaman küçük bir dikiş yarası oluyor ve yara izi çok daha kolay iyileşiyor. Genç hastalarda daha iyi sonuçlar Veriyor. Çok kısa zamanda hasta normal yaşamına dönüyor." dedi.

Görüntü Dökümü
-------------------
-Hastane detayı
-Dr. Ayça Fatma Gültekin ile röp.
-Odasına çalışması
Dosya Adı: zngsaglikhaberi
Süre: (3.58) Boyut: (444 MB)

Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,(DHA)

========================================================

6)BU LİSENİN MEZUNLARI İŞSİZ KALMIYOR

Eskişehir'deki Sabiha Gökçen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bu yıl 90 öğrenci Uçak Bakım Alanı'na, 30 öğrenci de Bilişim Teknolojileri Alanı'na alacak. Okul Müdürü Sırrı Kabadayı, mezunların işsiz kalmadığını söyleyerek, "öğrencilerimiz mezun olduklarında Türk Hava Yolları ve Milli Savunma Bakanlığı'na bağlı çeşitli kuruluşlarda tercihan ve öncelikli olarak işe alınıyor, işbaşı yaptıktan sonra çok kısa sürede çok iyi yerlerde ve çok iyi maaşlarla çalışabiliyor" dedi.
Sabiha Gökçen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Sırrı Kabadayı 600 öğrencinin eğitim gördüğü okullarında Uçak Gövde Bakım ve Bilişim Teknolojileri alanlarının bulunduğunu söyledi. Bu yıl Uçak Bakım Alanı'na 90, Bilişim Bölümü'ne de 30 öğrenci alacaklarını açıklayan Kabadayı şöyle konuştu:
"Okulumuzda 24 derslikli eğitim öğretim binası, yeni uçak bakım ve bilişim alanı, spor salonu ve 225 kişilik pansiyon bulunuyor. Bu yıl alacağımız öğrenciler tamamen sınavla alınacak. Biz, uçak bakım alanında, almış olduğumuz 'uçak bakım alanı tanınan okul onay sertifikası' ile Türkiye'de uluslar arası standartlarda eğitim veren iki okuldan birisiyiz. Bu bakımdan öğrencilerimiz çok şanslı. Mezun olduklarında uçak bakım sertifikası almakta ve 3 yıllık iş deneyimi sonrasında kendi alanlarında uçak bakım lisanslarına sahip olabilmekte. Şu anda Türk Hava Yolları ve Milli Savunma Bakanlığı'na bağlı çeşitli kuruluşlarda tercihan ve öncelikli olarak işe alınan öğrencilerimiz işbaşı yaptıktan sonra çok kısa sürede de çok iyi yerlerde ve çok iyi maaşlarla çalışabilmektedir. Ben, mesleki ve teknik Anadolu lisesinde okumak isteyen ve aynı zamanda Anadolu teknik programıyla ve lise fen müfredatıyla üniversiteye gitmek isteyen tüm öğrencileri okulumuza davet ediyorum. Bu okul gerçekten hem üniversiteye hem de iş hayatına en iyi şekilde öğrencileri hazırlayan ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın son 2 yılda en büyük desteği verdiği ve sosyal ortaklarımızdan da en büyük desteği aldığımız bir okuldur. "
OKUL ATÖLYESİNDEKİ UÇAKLAR
Sırrı Kabalayı, okulda öğrencilerin yüzde 15'ini kız öğrencilerin oluşturduğunu, hedeflerinin bu oranı yüzde 30'lara 40'ya çıkarmak olduğunu belirtti. Kabadayı, okul atölyesinde Hava ve Kara kuvvetleri komutanlıklarından kendilerine verilen 2 adet T 41, ile birer adet U 17, T 33 ve F 104 uçağın bulunduğunu, öğrencilerin bir bölümünün okulda stajlarını bu uçaklar üzerinde yaptıklarını söyledi.
OJELİ PARMAKLAR UÇAK MOTORU TAMİR EDİYOR
Uçak Bakım Alanı'nın 11'inci sınıfta okuyan kız öğrencileri Esin Güngör, Sıla Demir ve Damla Ceylan stajlarını okulda yapıyor. Ojeli parmaklarıyla uçak motorunu tamir eden öğrencilerden Esin Güngör, "havacılık sektörü önü açık bir sektör. Bu nedenle Uçak Bakım Alanı'nı tercih ettim. Mezun olduğumda üniversitede pilotaj bölümüne gitmek istiyorum" dedi.
Sıla Demir ise "uçaklara olan ilgim ve hevesimden dolayı bu bölümü seçtim. Kendimize güveniyonuz, erkeklerin yapabildiği şeyleri biz de yapabiliyoruz. Mezun olduğumda uçak bakım ile ilgili üniversite eğitimi de almak istiyorum" diye konuştu.
Damla Ceylan da "Küçüklükten beri uçaklara karşı bir ilgim vardı. Sürekli bu bölümü istiyordum. O yüzden de geldim. Mezun olduktan sonra Hava Harp Okulu'nu düşünüyorum" dedi.

Görüntü Dökümü:
------------------------
-Okul atölyesindeki uçakların,
-Öğrencilerin uçak ve uçak motorlarının yanında eğitim görmesi,
-Bir kız öğrencinin uçak motorunda çalışma yapması,
-Bir öğretmenin uçak motoru başında öğrencilere ders anlatması,
-Bir öğrencinin yanında öğretmenle birlikte çalışan uçak içerisindeki görüntüsü, öğrencinin uçağın çalıştırmasını durdurması,
-Okul atölyesinde öğrencilerin toplu halde,
-Okul Müdürü Sırrı Kabadayı'nın konuşması,
-Kız öğrencilerden Esin Güngör'ün konuşması,
-2 kız öğrencinin atölyedeki uçağa binip eğitim görmesi,
-Öğrencilerden Sıla Demir'in konuşması,
-Atölyedeki savaş uçağı kokpitinde oturan kız öğrencilerden Damla Ceylan'ın konuşması,
-Okulun dışından çekilen görüntüler bulunuyor.
Haber-Kamera: Eyüp KELEBEK-ESKİŞEHİR / DHA

==========================================================

7)KEMER'DE YAT TURUNA YOĞUN İLGİ

ANTALYA'nın Kemer ilçesinde günlük ve özel turlarla binlerce kişi yat turuna çıkıyor. Kemer'i denizden keşfetmek isteyen tatilciler günübirlik turlara kişi başı 7 ile 15 dolar arasında ödeme yaparken, özel yatlarda ise fiyatlar 10 bin dolara kadar çıkıyor.
Kemer'e tatil için gelen yerli ve yabancı turistlerin, otel, plaj ve gece eğlencelerinin yanı sıra rağbet gösterdiği etkinliklerin başında yat turları geliyor. Kemer merkezinde bulunan G-Marina'dan, günde 2 bin 500 ile 4 bin arasında turist yat turuna çıkıyor. Bölgede gulet denilen yatlar saat 10.00'da marinadan ayrılıp saat 16.30 civarında dönerken, VIP fiber yatlar ise isteğe bağlı hizmet veriyor. Günlük turlarda fiyat aralıkları kişi başı 7 ile 15 dolar arasında değişirken, özel yatlarda bu fiyat 400 dolardan 10 bin dolara kadar çıkıyor. Bölgede bu turlara en çok talep gösterenler ise Rus turistler. G-Marina Genel Müdürü Levent Tokaç, "1985 yılından beri bu marinada görev yapıyorum. Marinamız hudut giriş kapısı olmasına rağmen ticari tekneleri de içerisinde barındıran 350 yat kapasitesine sahip bir yat limanı. Bölgemizin coğrafi konumundan dolayı ticari tekneler de marinamızda konuşlanmaktadır. Tabi belirli metrajın haricinde yatları alma şansımız yok. Maksimum kullanıyoruz" dedi.Ticari teknelerin deniz üstü turizminde bölge için önemli gelir kaynağı olduğunu vurgulayan Levent Tokaç, "Bunları da ayırt etmiyoruz turizm için. Özellikle 50'ye yakın ticari gulet dediğimiz günübirlik tekneler çıkmaktadır. Yaklaşık 15 adet, özel yat dediğimiz motor yat diye bahsettiğimiz VIP yatlar seyre çıkmaktadır. Günlük yaklaşık 2 bin 500 ile 4 bin arasında değişebiliyor yat kapasitesi. Tekne boyutları değişik olduğu için maksimum alabildiğimiz boyutlarda" diye konuştu.

'FİYATLARIMIZ YAPACAĞIMIZ TURA GÖRE DEĞİŞİYOR'

VIP tur yapan firma sahibi Hasan Ülkü de şöyle dedi:

"2001 yılından beri yatçılığın içerisindeyim. Bu işi 5 senedir de kendi teknemizle sürdürüyorum. Düzenli olarak turlar yapıyoruz. 12 kişilik VIP bir teknemiz var ve özel turlara çıkıyoruz. Bu turlarımıza saat 10.00'da başlıyoruz standart turlarımız 16.00'ya kadar sürüyor. Akşam turlarımız, gün batımı turlarımız, sabah balık turlarımız da oluyor. Bizim tarzımızda çıkan 15 tekne var Kemer'de ve ağırlıklı olarak Rus müşterilerimiz var. Tabii ki Fransız ve nadir de olsa Avrupalı müşterilerimiz de bulunmakta. Burada toplu olarak tur çıkartan tekneler de var, korsan tekneleri, son yıllarda yaygınlaşan. Ama bizim tarzımız genelde ailelere hitap eden ve motor yat dediğimiz VIP olarak çıktığımız turlar. Bizim fiyat aralığımız 400 dolardan 1000 dolara kadar değişiyor. 6 saatlik turlar. Gün batımı ve isteğe bağlı turların da fiyatları ona göre biraz daha aşağı veya fazla olabiliyor. Mega özel yatlarda ise fiyatlar çok daha yukarılara çıkıyor."

Görüntü Dökümü:
------------------------
- Marinanın girişinden görüntü
- Turistlerden görüntü
- Gemilerden görüntü
- Röp: Levent TOKAÇ (Genel Müdür)
- Röp: Hasan ÜLKÜ (firma sahibi)
- Drone görüntüleri
- Detaylar

555 MB /// 04.58ö (HD)
HABER: Levent YENİGÜN- İbrahim LALELİ- KAMERA: Emrah GÜL/ANTALYA, (DHA)

==========================================================

8)DOKTORA, 'EŞEK GİBİ BAKACAKSIN' DİYEN SANIĞA PARA CEZASI

ANTALYA'da, göz muayenesini yapmadığını öne sürdüğü doktora, "Eşek gibi bakacaksın" diyen U.S.'ye, toplam 6 bin 580 TL para cezası verildi.
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Göz Polikliniği'ne 2 yıl önce muayene için gelen U.S., kendisiyle ilgilenilmediği gerekçesiyle poliklinikte görevli Dr. İbrahim Etem Ay ile tartışmaya başladı. Doktor Ay'ın sırası gelince bakacağını söylediği U.S., iddiaya göre 5-6 kez, "Eşek gibi bakacaksın" dedi. Dr. Ay'ın şikayeti sonrası U.S. hakkında, 'hakaret' ve 'basit tehdit' suçlamasıyla kamu davası açıldı.
Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın karar duruşmasına sanık U.S., şikayetçi İbrahim Etem Ay ve tarafların avukatları katıldı. U.S., üzerine atılı suçlamayı kabul etmedi. Mahkeme heyeti U.S.'yi, toplam 6 bin 80 lira adli para cezasına mahkum etti.
'BEYAZ KOD' DEVREYE GİRDİ
Duruşma sonrası açıklama yapan Dr. İbrahim Etem Ay, stresli ve canı yanan insanlarla karşı karşıya olduklarını, bazen de talihsiz olaylarla karşılaştıklarını söyledi. Dr. Ay, "Bir hasta randevusu olmadığı halde polikliniğimize başvurdu ve muayene olmak istediğini söyledi. Biz de kendisine sıraya girmesini, sırası geldiğinde bakacağımızı söyledik. Fakat hastamız sırasını da beklemek istemedi. Sıranın bir türlü kendisine gelmediğini söyleyerek devamlı içeri girip, 'Bana ne zaman bakacaksınız' dediğinde, ben de 'Sıranız geldiğinde bakacağım' dedim. Hasta bağırmaya başlayınca 'Bana bağıramazsınız' dedim ve hastaya bakması için başka bir doktor arkadaşımı çağırdım. Doktor arkadaşım da hastaya bakabileceğini söyledi. Hasta bu kez benim kendisine bakmayacağımı öğrenince öfkelendi ve 'Eşek gibi bakacaksınız' diye bağırmaya başladı. 'Ben şimdi telefon açarsam görürsün, ben sana baktırmasını bilirim' gibi şeyler söyledi. Ben de sağlık çalışanlarını şiddetten korumak için kurulan 'Beyaz kod' uygulamasını devreye soktum. Hemen güvenlik görevlilerimiz geldi. Tutanaklar düzenlendi ve kişi hakkında dava açtık" diye konuştu.

'BU TÜM HEKİMLERİN DAVASI'

Verilen kararın, paranın miktarından ziyade sembolikliği açısından değeri olduğunu aktaran Dr. Ay, "Örnek oluşturması çok önemli. Çünkü bütün sağlık çalışanlarına karşı şiddetin önüne geçmemiz için bu olayların kamuoyuna duyurulması lazım. Tabi ki hiçbir arkadaşımızın başına böyle bir şeyin gelmesini istemeyiz. Eğer başlarına böyle bir şey gelirse de haklarını sonuna kadar aramalarını tavsiye ediyorum. Bu ülkede adalet olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Bu devletle ilgili davaydı. Biz şimdi şahsi tazminat davası da açtık. Bu benim şahsi davam değildir. Bu tüm hekimlerin, tüm sağlık çalışanlarının davasıdır. Sağlıkta şiddetin önüne geçmek için bu tür davaların takipçisi olmak durumundayız" dedi.

'HAKARET SÖZLÜ ŞİDDETTİR'

Dr. İbrahim Etem Ay'ın avukatı Yunus Emre Ay, "Hekim kamu görevlisi olduğu için davranışın kamu görevlisine hakaret suçu işlendiği yönünde değerlendirilerek sanığın yargılanmasını talep ettim. Söz konusu olay hakaret suçunun, dolayısıyla nitelikli unsurunu oluşturmuştur. Burada asıl dikkat çekilmesi gereken, hakaret bir sözlü şiddettir. Hekime karşı şiddet dediğimiz zaman aklımıza sadece fiziksel saldırı gelmemeli, sözlü saldırı da hekime karşı şiddet olarak değerlendirilir. Bunun adı hekime karşı sözlü şiddettir. Buradan tüm hekim ve sağlık çalışanlarına tavsiyemiz, davalarının takipçisi olsunlar. Hekime karşı şiddet suçu işlendiğinde sonuna kadar haklarını savunsunlar" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:
------------------------
- Doktordan ve avukattan detay görüntü
- RÖP: Dr. İbrahim Etem Ay
- RÖP: Yunus Emre Ay
- Doktor hasta muayene ederken görüntü
- Detaylar
550 MB /// 04.59ö (HD)

HABER: Erol AKKIR- KAMERA: Emrah GÜL/ANTALYA, (DHA)

==========================================================

9)BU LİSENİN MEZUNLARI İŞSİZ KALMIYOR

Eskişehir'deki Sabiha Gökçen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bu yıl 90 öğrenci Uçak Bakım Alanı'na, 30 öğrenci de Bilişim Teknolojileri Alanı'na alacak. Okul Müdürü Sırrı Kabadayı, mezunların işsiz kalmadığını söyleyerek, "öğrencilerimiz mezun olduklarında Türk Hava Yolları ve Milli Savunma Bakanlığı'na bağlı çeşitli kuruluşlarda tercihan ve öncelikli olarak işe alınıyor, işbaşı yaptıktan sonra çok kısa sürede çok iyi yerlerde ve çok iyi maaşlarla çalışabiliyor" dedi.Sabiha Gökçen Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Sırrı Kabadayı 600 öğrencinin eğitim gördüğü okullarında Uçak Gövde Bakım ve Bilişim Teknolojileri alanlarının bulunduğunu söyledi. Bu yıl Uçak Bakım Alanı'na 90, Bilişim Bölümü'ne de 30 öğrenci alacaklarını açıklayan Kabadayı şöyle konuştu:"Okulumuzda 24 derslikli eğitim öğretim binası, yeni uçak bakım ve bilişim alanı, spor salonu ve 225 kişilik pansiyon bulunuyor. Bu yıl alacağımız öğrenciler tamamen sınavla alınacak. Biz, uçak bakım alanında, almış olduğumuz 'uçak bakım alanı tanınan okul onay sertifikası' ile Türkiye'de uluslar arası standartlarda eğitim veren iki okuldan birisiyiz. Bu bakımdan öğrencilerimiz çok şanslı. Mezun olduklarında uçak bakım sertifikası almakta ve 3 yıllık iş deneyimi sonrasında kendi alanlarında uçak bakım lisanslarına sahip olabilmekte. Şu anda Türk Hava Yolları ve Milli Savunma Bakanlığı'na bağlı çeşitli kuruluşlarda tercihan ve öncelikli olarak işe alınan öğrencilerimiz işbaşı yaptıktan sonra çok kısa sürede de çok iyi yerlerde ve çok iyi maaşlarla çalışabilmektedir. Ben, mesleki ve teknik Anadolu lisesinde okumak isteyen ve aynı zamanda Anadolu teknik programıyla ve lise fen müfredatıyla üniversiteye gitmek isteyen tüm öğrencileri okulumuza davet ediyorum. Bu okul gerçekten hem üniversiteye hem de iş hayatına en iyi şekilde öğrencileri hazırlayan ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın son 2 yılda en büyük desteği verdiği ve sosyal ortaklarımızdan da en büyük desteği aldığımız bir okuldur. "
OKUL ATÖLYESİNDEKİ UÇAKLAR
Sırrı Kabalayı, okulda öğrencilerin yüzde 15'ini kız öğrencilerin oluşturduğunu, hedeflerinin bu oranı yüzde 30'lara 40'ya çıkarmak olduğunu belirtti. Kabadayı, okul atölyesinde Hava ve Kara kuvvetleri komutanlıklarından kendilerine verilen 2 adet T 41, ile birer adet U 17, T 33 ve F 104 uçağın bulunduğunu, öğrencilerin bir bölümünün okulda stajlarını bu uçaklar üzerinde yaptıklarını söyledi.
OJELİ PARMAKLAR UÇAK MOTORU TAMİR EDİYOR
Uçak Bakım Alanı'nın 11'inci sınıfta okuyan kız öğrencileri Esin Güngör, Sıla Demir ve Damla Ceylan stajlarını okulda yapıyor. Ojeli parmaklarıyla uçak motorunu tamir eden öğrencilerden Esin Güngör, "havacılık sektörü önü açık bir sektör. Bu nedenle Uçak Bakım Alanı'nı tercih ettim. Mezun olduğumda üniversitede pilotaj bölümüne gitmek istiyorum" dedi.
Sıla Demir ise "uçaklara olan ilgim ve hevesimden dolayı bu bölümü seçtim. Kendimize güveniyonuz, erkeklerin yapabildiği şeyleri biz de yapabiliyoruz. Mezun olduğumda uçak bakım ile ilgili üniversite eğitimi de almak istiyorum" diye konuştu.
Damla Ceylan da "Küçüklükten beri uçaklara karşı bir ilgim vardı. Sürekli bu bölümü istiyordum. O yüzden de geldim. Mezun olduktan sonra Hava Harp Okulu'nu düşünüyorum" dedi.

Görüntü Dökümü:
----------------------
-Okul atölyesindeki uçakların,
-Öğrencilerin uçak ve uçak motorlarının yanında eğitim görmesi,
-Bir kız öğrencinin uçak motorunda çalışma yapması,
-Bir öğretmenin uçak motoru başında öğrencilere ders anlatması,
-Bir öğrencinin yanında öğretmenle birlikte çalışan uçak içerisindeki görüntüsü, öğrencinin uçağın çalıştırmasını durdurması,
-Okul atölyesinde öğrencilerin toplu halde,
-Okul Müdürü Sırrı Kabadayı'nın konuşması,
-Kız öğrencilerden Esin Güngör'ün konuşması,
-2 kız öğrencinin atölyedeki uçağa binip eğitim görmesi,
-Öğrencilerden Sıla Demir'in konuşması,
-Atölyedeki savaş uçağı kokpitinde oturan kız öğrencilerden Damla Ceylan'ın konuşması,
-Okulun dışından çekilen görüntüler bulunuyor.
Haber-Kamera: Eyüp KELEBEK-ESKİŞEHİR / DHA

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön