HABER

DHA YURT BÜLTENİ-4

1)SURİYE'YE ASKERİ SEVKİYAT SÜRÜYOR TÜRK Silahlı Kuvvetleri'nce farklı kentlerden Kilis'e gönderilen askeri araç ve personelin, Öncüpınar Sınır Kapısı'ndan Suriye tarafına geçişi, bugün de devam etti.

1)SURİYE'YE ASKERİ SEVKİYAT SÜRÜYOR

TÜRK Silahlı Kuvvetleri'nce farklı kentlerden Kilis'e gönderilen askeri araç ve personelin, Öncüpınar Sınır Kapısı'ndan Suriye tarafına geçişi, bugün de devam etti. Farklı kentlerdeki kışlalardan gönderilen askeri araç ve personelin yer aldığı konvoy, bu sabah Kilis'e ulaştı. Çekicilere yüklü obüs ve tankların da yer aldığı askeri konvoy, güvenlik önlemleri eşliğinde Öncüpınar Sınır Kapısı'na geldi. Askeri araçların bulunduğu konvoy, Suriye tarafına geçti. Askeri araçların, Zeytin Dalı Harekatı'nın sürdürüldüğü bölgede konuşlanarak görev yapacağı belirtildi.

Görüntü Dökümü
----------------------------------
- Öncüpınar Sınır Kapısı
- Konvoyun geçişleri
- Genel ve detay görüntüler
(Haber-Kamera: Reşit ÇELEBİOĞLU-KİLİS-DHA)

GÖRÜNTÜ BOYUTU:120 MB

===============================================

2)MANAVGAT'TA KADINLARDAN EYLEM

MANAVGATLI kadınlar çocuk istismarına tepki için eylem yaparak 'idam istiyoruz' diye slogan attı. Son günlerde kaçırılarak cinsel istismara uğrayan çocuk haberlerinin gündeme gelmesinin ardından Manavgat'ta bir grup kadın sosyal medya üzerinden örgütlenerek Cumhuriyet Meydanı'nda eylem yaptı. Eylemde kadınların siyah kıyafet giymesi dikkati çekerken bazı kadınlar bebekleri ve çocuklarıyla meydana geldi.
Geniş güvenlik önleminin alındığı meydanda kadınlar, 'İdam istiyoruz', 'Çocuğa uzanan eller kırılsın', 'Urganlar meydana', 'Uyuma anaların sesi ol', 'Çocuk susar sen susma', 'Çocuklar oynasın, ölmesin' şeklinde slogan attı. Yaklaşık yarım saat süren eylemde ellerinde 'Çocuk istismarına hayır', 'Çocuklara uzanan eller kırılsın', 'İdam istiyoruz' yazılı dövizler taşıyan kadınlar alkışlı protesto yaptı. Daha sonra eylem sona erdi.

Görüntü Dökümü
----------------------------------
Eylemden görüntü
113 MB /// 01:00 (HD)
Haber- Kamera: Mithat ABAKAN/MANAVGAT(Antalya), (DHA)

==============================================

3)BİTLİS MERKEZLİ FETÖ OPERASYONU: 16 GÖZALTI

BİTLİS merkezli 11 ilde, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki kripto örgüt mensubu askeri personelin yakalanmasına yönelik düzenlenen operasyonda, 16 kişi gözaltına alındı.
Bitlis Valiliği'nden yapılan açıklamaya göre, Bitlis İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince TSK içindeki kripto örgüt mensubu askeri personelin yakalanmasına yönelik operasyon düzenlendi. Bitlis merkezli 11 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda, aralarında yarbay, binbaşı ve yüzbaşının da bulunduğu 16 kişi gözaltına alınırken, 1 kişinin de arandığı kaydedildi. Valilikten yapılan yazılı açıklama şöyle:
"Ardışık arama/ankesör yöntemi ile tespiti yapılan, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki kripto FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensubu askeri personellerin yakalanmasına yönelik 04.07.2018 günü Bitlis Merkezli 11 ilde eş zamanlı operasyon icra edilmiş, icra edilen operasyon neticesinde aralarında Yarbay, Binbaşı ve Yüzbaşı rütbelerinde muvazzaf askeri personellerinde bulunduğu 16 şahıs yakalanarak gözaltına alınmış, 1 şahsın ise yakalanmasına yönelik çalışmalarımız devam etmektedir. Halkımızın desteğini alan güvenlik güçlerimizin terör örgütleri ve bu örgütlerin gerçekleştirdikleri eylemlere karşı mücadelesi kararlılıkla devam etmektedir."

Özcan ÇİRİŞ/BİTLİS, (DHA) -

4)KÖPEĞİN PARÇALADIĞI KOLUN YERİNE TAKILACAK PROTEZE 50 BİN EURO İSTENDİ

ANTALYA'nın Gündoğmuş ilçesinde oturan Fatma Özdemir (18), 5 yıl önce 1'i pitbull 3 köpeğin saldırısına uğradı. Sağ kolu dirseğinden itibaren kesilmek zorunda kalan Fatma Özdemir, çobanlık yapan ailesine yardım ederken ders de çalışıp liseyi bitirdi ve bu yıl üniversite sınavına girdi. Kolunun kesilmesinden sonra bazı şeyleri yapmakta zorlandığını söyleyen Özdemir, "Sağ tarafım bomboş" dedi. Baba Ramazan Özdemir ise kızının protez kol takılacak yaşa geldiğini ancak 50 bin euro istenen protezi almaya gücünün olmadığını söyledi.
Gündoğmuş'un Çiçekoluk köyünde çobanlık yapan ailesiyle oturan Fatma Özdemir, 2013 yılı Ramazan Bayramı'nın 2'nci günü sulamak için gittiği köyün hemen yanındaki bahçelerinde 2'si çoban köpeği biri pitbull olmak üzere 3 köpeğin saldırısına uğradı. Çığlıklar üzerine olay yerine köylüler gelinceye kadar pitbull genç kızın kolunu parçaladı. Köylüler gelip Fatma Özdemir'i kurtararak Manavgat Devlet Hastanesi'ne götürdü. Dağda keçi otlatan baba Ramazan Özdemir de haber verilmesi üzerine hastaneye geldi.
LİSEYİ BİTİRİP, YKS'YE GİRDİ
Manavgat Devlet Hastanesi'nden önce Antalya'daki özel bir hastaneye ardından Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Hastanesi'ne sevk edilen genç kızın koluna, yaptığı yüz nakilleriyle bilinen Prof. Dr. Ömer Özkan, eşi Prof. Dr. Özlenen Özkan ve ekibi tarafından birkaç defa operasyon yapıldı. Genç kızın kurtarılamayan kolu, kangren olma riski taşıdığı gerekçesiyle 2013 yılı Eylül ayında kesildi. Yetkililer Fatma Özdemir'in babasına, kızının henüz yaşının küçük ve büyüme çağında olduğu sebebiyle 18 yaşına gelince protez takılmasını tavsiye etti. Olayın olduğu tarihte 7'nci sınıfa giden Fatma Özdemir, sağlığına kavuşarak bir yandan çobanlık yapan ailesine yardım ederken, bir yandan da okuluna devam etti. Gündoğmuş Çok Programlı Anadolu Lisesi'ni bitiren Özdemir, geçen hafta sonu yapılan Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) katıldı.
'EVDE, DAĞDA, HER YERDE DERS ÇALIŞTIM'
En büyük hayalinin muhasebecilik olduğunu belirten Fatma Özdemir, belirli bir yaşa kadar iki kolla yaşayıp, daha sonra tek kollu olmanın kendisine büyük üzüntü verdiğini söyledi. Ailesine keçilerin bakımında ve otlatılmasında yardım ettiğini aktaran Fatma Özdemir, "Bir yandan da her fırsat bulduğumda ders çalıştım. Evde, dağda, her yerde ders çalıştım. Muhasebeci olmak istiyorum. Umarım bu hedefimi gerçekleştiririm" dedi.
'SAĞ TARAFIM BOMBOŞ'
Vücudunun bir yanının eksik olduğunu anlatan Fatma Özdemir, "Kolumun kesileceğinden haberim yoktu. Ameliyathanede öğrendim. 'Kolun kangrene dönecek, kesmek zorundayız' dediler. Kestiler. Kolumun kesilmesinin ardından bazı şeyleri yapmakta zorlanıyorum. İşleri filan zorlanarak yapıyorum. Sağ tarafım bomboş. Hayatım değişti" diye konuştu.
KOLU KESİLDİ
Baba Ramazan Özdemir (54), eşiyle birlikte çobanlık yaptığını ve 3'ü erkek, 3'ü kız 6 çocuklarının bulunduğunu söyledi. Fatma'nın 4'üncü çocukları olduğunu anlatan Ramazan Özdemir, olayın olduğu gün dağda keçileri otlattığını, köylülerin haber vermesiyle olayı öğrendiğini ve apar topar Manavgat Devlet Hastanesi'ne gittiğini söyledi. Kızının daha sonra AÜ Hastanesi'ne götürüldüğünü kaydeden Ramazan Özdemir, Prof. Dr. Ömer Özkan ve eşi Özlenen Özkan tarafından tedavi edildiğini ve doktorların kızının kolunu kesmek zorunda kaldıklarını belirtti.
'PROTEZ KOLA 50 BİN EURO İSTEDİLER'
Kızının kolunun kesilmesinin ardından protez kol takılabileceğinin kendisine söylendiğini vurgulayan Ramazan Özdemir, "Bana, 'Bu çocuğa 18 yaşına kadar protez kol takılmaz. Gelişme çağının bitmesi lazım, takarsan değiştirmek zorunda kalırsın' dediler. Kızım 18 yaşına girince protez kolu taktırmaya karar verdik. Basit bir şey zannettik ama bizim karşımıza yüklü bir meblağ çıktı. Çocuğuma takılacak olan protez kola 50 bin euro istediler. Biz de 50 bin euroyu çıkaramayacağımız için devletimizden ve yardımseverlerden yardım bekliyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü
----------------------------------
- Fatma Özdemir'in kolunun parçalandığı yer
- Ağıldaki keçi sürüsü
- Fatma Özdemir keçilerin başında ders çalışıyor.
- Keçilerden süt sağıyor
- Detay görüntüler
- RÖP. Fatma Özdemir (3 parça)
- Detay
- RÖP. Baba Ramazan Özdemir
- Fatma Özdemir evde ders çalışıyor
- Detay
- Fatma Özdemir YKS sınavına giriyor.
536 MB /// 04.47"
HABER- KAMERA: Mithat ABAKAN/GÜNDOĞMUŞ (Antalya), (DHA)

=================================================

5)SANAYİ KURULUŞLARI VE LİMANLARIN YANI BAŞINDA DENİZE GİRİYORLAR

KOCAELİ'nin Dilovası ilçesinde sanayi kuruluşları ile konut alanlarının iç içe girdiği ve çevre sorunlarının yaşanmaya devam ettiği bölgede hava sıcaklıkları artınca kirli olmasına rağmen gençler denize giriyor. Denize kömür ve demir tozları ile yağların geldiğini belirten gençler, gidecek başka bir yerlerinin olmadığı için mecburen bölgede denize girdiklerini söyledi.
Sanayi kuruluşları nedeniyle ilçede yaşanan aşırı hava kirliliğiyle ve kanser vakalarının artmasıyla sık sık gündeme gelen Dilovası'nda sıcak havadan bunalan gençler kendilerini denize attı. Sanayiden kaynaklı kirlilik nedeniyle deniz kıyısında zaman zaman yağ birikintileri, gemilerden limana indirilen kömürlerden ve hurda metallerden gelen tozlar nedeniyle kıyı kirlenirken, kirliliğe aldırış etmeyen gençler denizde yüzüp eğlendi.
'BAŞKA GİDECEK YERİMİZ YOK'
Başka gidecek yerleri olmadığını söyleyen Şahin Yıldırım, "Buraya yüzmeye geliyoruz, burası kirli ama yapacak başka bir şeyimiz yok. Mecbur kalıyoruz burada yüzmeye. Fabrikalardan pislik geliyor ama yapacak bir şeyimiz yok. Deniz çok kirli ama gidecek başka bir yerimiz yok. Mecburiyetten dolayı arada derede bulduğumuz yerlerde girmeye çalışıyoruz." dedi.
KÖMÜR TOZLARI, MAZOT YAĞLARI ARASINDA DENİZE GİRİYORUZ'
Gemilerden sahile kömür tozları ve yağlar döküldüğünü belirten Muhammet Özdemir, "Dilovası sahilde denize giriyoruz çok kirli burası ama hava sıcak olunca mecburen giriyoruz. Doğru düzgün bir sahilimiz yok, büyüklerimiz anlatıyor eskiden buralar güzelmiş, kumsalmış ama şimdi şuranın hali çok kötü. Kömür tozları, mazot yağları, pas ve kir var buralarda. Çevrede temiz sahiller var ama oralar bize uzak, neden evimizin önündeki sahilde girmek varken başka bir yerde girelim ki. Gemilerin kömür tozları çok kirletiyor, yalnızca insanlar için değil buradaki balıklar ve diğer canlılar da zarar görüyor. Biz de yazın sıcağından korunmak için denize giriyoruz. Tek hakkımız bu var, onu da gasp ediyorlar." diye konuştu.Yunus Emre Boyacı ise gemilerin sahile çok pislik bıraktığını belirterek, "Gemiler buraya hep pislik bırakıyor ve yüzemiyoruz burada. Başka bir yere de gidemiyoruz orası uzak. Gemiler kömür tozu bırakıyor, boya bırakıyor mecburen serinlemek için denize girmek zorunda kalıyoruz."

Görüntü Dökümü
----------------------
-Liman yanında denize giren gençler
-Gençler ile röp
-Anons
-Limandan detay görüntüler
-Sanayi kuruluşlarından görüntü

Haber: Ergün AYAZ-Alişan KOYUNCU-Kamera:Alişan KOYUNCU-DİLOVASI-DHA

6)TERMİNALDEKİ KAFEDE 'YEŞİLÇAM' RÜZGÂRI

SİVAS'ta Şehirler Arası Otobüs Terminali'nde kafe işletmecisi Faysal Güvendi (52) Yeşilçam'a olan ilgisini kafesine yansıttı. Güvendi, kafesini Yeşilçam yıldızlarının 70'lı yıllara ait 42 fotoğraf karesiyle süsledi. Sivas Şehirlerarası Otobüs terminalinde 30 yıldır kafe işletmeciliği yapan Faysal Güvendi, Yeşilçam filmlerine olan ilgisini kafesine yansıttı. Yeşilçam'da oynayan, aralarında Cüneyt Arkın, Ayhan Işık, Orhan Gencebay, Tarık Akan, Filiz Akın, Kemal Sunal gibi ünlü yıldızların fotoğraflarını kafenin duvarlarına asarak nostaljik bir ortam oluşturdu. Aynı zamanda müşterilerine de kafesindeki televizyonda Yeşilçam filmleri izleten Güvendi, eski filmlere olan özlemini bu şekilde gideriyor. Kafeye gelen müşteriler, Yeşilçam oyuncularını görünce, duvar önünde fotoğraf çekiniyor.

'BUNLAR BİZİM KAHRAMANIMIZDI'
Yeşilçam filmleriyle büyüdüğünü söyleyen Faysal Güvendi, "Bunlar bizim kahramanımız diye düşünüyorum. Daha önceden siyasileri, ilim adamların ya da halka mal olmuş kişilerin fotoğraflarını asma gibi bir düşüncem oldu. Fakat bunlar toplumsal olarak ortak değerlerimiz olduğu için ben böyle bir proje yaptım. Yaşım itibariyle çocukluğumuzda biz bunlarla büyüdük. 30-40 yılımız bunlarla geçti. Tatlı günlerimiz, acı günlerimiz oldu. O yıllar da Yeşilçam'ın abonesiydik. Şu anki filmlerle eski filmler arasında uçurumlar var. Şimdiki dizi ve filmlere baktığımızda iyi yolda değiller. Bir dejenerasyon var. Ama eski Türk filmlerine baktığınızda orada iyiliği, merhameti, güzelliği tavsiye eden çok şey vardı" dedi.

'2 BİN LİRAYA YAKIN MASRAFIM OLDU'
Fotoğrafları bir reklam şirketine yaptırdığını belirten Güvendi, "Asıl düşüncem sinema afişleriydi. Ancak afişleri bulamayınca bunlara yöneldim. Tanesi ortalama 40 liraya yapıldı. Toplamda fotoğraflar için 2 bin liraya yakın bir masrafım oldu. Duvarım geniş olsaydı bütün Yeşilçam oyuncularını koymak isterdim ama kapasite bu kadardı. Buraya oturan müşterilerimiz bu resimlere bakınca, bazıları hüzünleniyor. Çünkü hepsinde bir hatıraları var. Bu çalışma için müşterilerimden teşekkür edenler oldu" dedi.

Görüntü Dökümü:
----------------------
-Kafeden görüntüler
-Duvardaki film yıldızlarının fotoğrafları
-Müşterilerin ilgisi
-İşletmecinin konuşması
-Detaylar

Haber-Kamera: Hüsnü Ümit AVCI/SİVAS, (DHA)

(352 mb-HD)

=====================================================

7)ABDESTHANEDEN HIRSIZLIK YAPAN SANIK: KAFAM İYİYDİ, ALKOLLÜYDÜM

BURDUR'da Mehmet Yılmaz'ın (61) camide abdest alırken içinde 8 bin 170 lirası olan ceketini çalan, olay basına da yansıyınca pişman olup parayı iade eden F.Ç. (56), yargılandığı davada 1 yıl 4 ay 20 gün hapisle cezalandırıldı. F.Ç. duruşmada, "Kafam iyiydi. Alkollüydüm. Alkolün etkisi geçip kendime geldikten sonra pişmanlık duydum" diye ifade verdi.
Merkeze bağlı Yassıgüme köyünde oturan Mehmet Yılmaz, geçen 13 Mart'ta bankadaki hesabından 8 bin 170 lira çektikten sonra namaz kılmak için Konak Mahallesi Kalekapı Caddesi'ndeki Kazancıoğlu Camii'ne gitti. Öğle vakti abdesthaneye giren Mehmet Yılmaz, cebinde paraların bulunduğu ceketi askıya asıp, abdest almaya başladı. Bu sırada lavaboda abdest alır gibi davranan kişi, bir süre sonra askıya yönelerek kendi ceketini Mehmet Yılmaz'ın ceketinin yanına astı. Kendi ceketiyle kamufle ederek Mehmet Yılmaz'ın ceketinin ceplerini karıştıran bu kişi, parayı alıp, yine ceketiyle kamufle ederek abdesthaneden ayrıldı.
GÜVENLİK KAMERASINDAN TESPİT EDİLMİŞTİ
Hırsızlık, abdesthaneye olaydan 2 gün önce takıldığı ifade edilen güvenlik kamerasına yansıdı. Bir süre sonra durumu fark eden Mehmet Yılmaz, polise haber verdi. Burdur Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şüphelinin kimliğini belirleyip, yakalamak için çalışma başlattı. Güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, hırsızlık şüphelisinin Van'ın Erciş ilçesinde oturan F.Ç. olduğunu tespit etti.
PARAYI İADE ETMİŞTİ
Olaya ilişkin güvenlik kamerası görüntülerinin televizyon ve gazetelerde yayınlanmasının ardından F.Ç., Erciş Adliyesine giderek olayı kendisinin gerçekleştirdiğini, pişman olduğunu ve parayı iade etmek istediğini belirtti. İfadesinin ardından serbest bırakılan F.Ç., 8 bin 170 lirayı da banka şubesi aracılığıyla Burdur'a gönderdi. Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin aldığı para, sahibine teslim edildi.
'PİŞMANIM, ADALETİNİZE SIĞINIYORUM'
Mehmet Yılmaz'ın şikayeti üzerine Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında F.Ç. hakkında dava açıldı. Burdur Birinci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına sanık F.Ç., Erciş'ten Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. İfade veren F.Ç., "Olay tarihinde Burdur'daydım. Burdur merkezde bulunan Kazancıoğlu Camii'nin abdesthanesine gittim. Kafam iyiydi, alkollüydüm. Abdesthaneye girdikten sonra içerideki askılıkta bulunan ceketlerden birisinin cebinden 8 bin 170 lirayı alıp oradan uzaklaştım, ancak alkolün etkisi geçip kendime geldikten sonra olaydan pişmanlık duydum. Daha sonra karakola gidip 8 bin 170 lirayı iade ettim. Olay nedeniyle pişmanım, adaletinize sığınıyorum" dedi.
Mehmet Yılmaz da çalınan 8 bin 170 liranın kolluk kuvvetleri tarafından kendisine iade edildiğini, olay nedeniyle maddi zararının kalmadığını belirterek, sanıktan şikayetçi olmadı.
Mahkeme heyeti F.Ç. hakkında 'Bina ve eklentilerinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık' suçunu işlediğinden 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasına hükmetti. Kararla ilgili F.Ç.'nin temyiz hakkı olduğu belirtildi.
'CEBİMDEKİ PARAMIN ÇALINDIĞINI FARK ETTİM'
Duruşma sonrası Demirören Haber Ajansı'na (DHA) konuşan Mehmet Yılmaz, "Bankadan pancar paramı çektim. Kazancıoğlu Camii'ne namaz kılmak için gittim. Abdest alırken ceketimi çıkarmıştım. Namaz kıldıktan sonra lokantaya gittim. Hesabı ödeyeceğim zaman cebimdeki paramın çalındığını fark ettim. Güvenlik kamerası kayıtları incelenince şüpheli tespit edildi. İlk duruşma görüldü. 'Ben sarhoştum ne yaptığımı hatırlamıyorum' diye ifade verdi. Mahkeme 1 yıl 4 ay 20 gün ceza verdi" dedi.

-Görüntü Dökümü:
------------------------
- Adliye dış plan görüntü
- Mehmet Yılmaz telefonla konuşurken detay
- RÖP: Mehmet Yılmaz
- Güvenlik kamerası görüntüleri (Arşiv)

HABER- KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR, (DHA)

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön