HABER

DHA YURT BÜLTENİ-4

1)AKSEKİ'DE TUR OTOBÜSÜ 2 OTOMOBİLLE ÇARPIŞTI, YARALILAR VAR  ANTALYA'nın Akseki ilçesi yakınlarında Çinli turistleri taşıyan tur otobüsüyle 2 otomobil çarpıştı.

1)AKSEKİ'DE TUR OTOBÜSÜ 2 OTOMOBİLLE ÇARPIŞTI, YARALILAR VAR

ANTALYA'nın Akseki ilçesi yakınlarında Çinli turistleri taşıyan tur otobüsüyle 2 otomobil çarpıştı. Yaralıların olduğu kaza yerine, kurtarma ekipleri ve ambulanslar sevk edildi. Kaza, sabah saatlerinde Akseki- Antalya karayolunun Geriş Mahallesi yol sapağında meydana geldi. Çinli turistleri taşıyan yolcu otobüsüyle 2 otomobil çarpıştı. Yaralıların olduğu belirtilen, Akseki'ye yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki kaza yerine çok sayıda sağlık ve kurtarma ekibi sevk edildi.

GÖRÜNTÜ GEÇİLECEK

Adem ÇETİN/AKSEKİ (Antalya), (DHA)-

=========================================================

2)SOSYAL MEDYADAN HAKARET SUÇUNA, 2 BİN ALABALIK YAVRUSU ŞARTI

KARAMAN'ın Ermenek ilçesinde Nuri Kelleli (37), sosyal medya hesabından alabalık avıyla ilgili görüntü paylaştı. Antalya'da oturan aynı yaştaki Erkan Mutluer de, iddiaya göre paylaşıma yorum yapıp, Kelleli'ye hakarette bulundu. Nuri Kelleli'nin şikayeti üzerine savcılığın görevlendirdiği Ermenek Adliyesi Uzlaştırma Bürosu uzmanları, tarafların anlaşması için arabulucuk yaptı. Kelleli, görüşmelerde, Mutluer'in 2 bin alabalık yavrusunu nehre bırakması karşılığında şikayetinden vazgeçeceğini söyledi. Teklifi kabul eden Erkan Mutluer, 700 liraya aldığı 2 bin alabalık yavrusunu nehre bıraktı. Muhasebeci Nuri Kelleli, yaklaşık 4 ay önce sosyal paylaşım sitesi youtubedeki sayfasından alabalık avıyla ilgili görüntü paylaştı. Bir markette çalışan Erkan Mutluer de, iddiaya göre, Kelleli'nin yakaladığı balığın kafasını taşla ezdiğini gördü. Bunun üzerine Mutluer, paylaşımın altına bu davranışı eleştiren bir yorum yaptı. İkili, karşılıklı mesajla tartıştı. Olayın ardından Kelleli, Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığına giderek Mutluer hakkında kendisine hakaret ettiği iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.
YORUMLA BAŞLAYAN HAKARET ADLİYELİK OLDU
Savcılığın görevlendirdiği Ermenek Adliyesi Uzlaştırma Bürosu uzmanları, konunun dava aşamasına taşınmadan önce tarafların anlaşması için arabulucuk yaptı. Yapılan arabulucuk da Kelleli, Mutluer'in, 4 bin adet alabalık yavrusunu satın alıp, bir nehre bırakması koşuluyla şikayetinden vazgeçeceğini söyledi. Taraflar 2 bin alabalık yavrusu noktasında anlaştı. Mutluer, Isparta'nın Sütçüler ilçesine bağlı Çandır köyüne giderek 700 liraya 2 bin alabalık yavrusu satın aldı. Isparta'daki bir akarsuya balıkları bırakan Mutluer, bu durumu videoya da çekerek kanıtladı. Böylelikle dava açılmadan ikili arasındaki sorun çözüme kavuştu.
2 BİN ALABAYIK YAVRUSU KARŞILIĞINDAN ŞİKAYETTEN VAZGEÇTİ
Doğayı ve hayvanları sevdiğini belirten Kelleli, şunları söyledi:
"4 ay önce doğayı koruma adına alabalıkların yasal şartlarda nasıl avlanılması gerektiği konusunda bilgilendirici videoyu, youtubedeki sayfamdan paylaştım. Tanımadığım Erkan Mutluerde de paylaştığım videonun altına yorum yapıp bana hakarette bulundu. Bende suç duyurusunda bulundum. Daha sonra Uzlaşma Bürosu, arabulucuk yaptı. Ben 4 bin adet alabalık yavrusunun doğaya bırakılması koşuluyla şikayetimden vazgeçeceğimi söyledim. O da 2 bin adet alabileceğini belirtti. Doğaya faydalı bir durum olduğu için kabul edip, şikayetimden vazgeçtim."diye konuştu.
Sosyal medyada yapılan hareketlerinde cezasız kalmadığını belirten Kelleli, "Son dönemlerde insanlar sosyal medyadan birbirlerine harekette bulunuyorlar ve ceza almayacaklarını düşünüyorlar. Artık bunlara da ceza var." dedi.
‘MAHKEMELİK OLSUN İSTEMEZDİM’
Erkan Mutluer de, paylaşılan videonun berbat olduğunu yazdığı için başına bunların geldiğini söyledi. Aldığı balıkları, sürekli balık tuttuğu akarsuya bıraktığını anlatan Mutluer, "Şikayetçi, bana, 'Bu videoyu beğenmeyen herkes hacimsiz ve etkisiz elemandır benim gözümde' dedi. O öyle yazınca ben de küfürlü yorum yazdım. Mahkemelik olsun istemezdim bu durumun. Ben de zaten dereye balık bırakmak isterdim" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
--------------------
- Nuril Kelleli'den detay
- Kelleli röp.
- Paylaştığı video
- Erkan Mutluer detay ve röp.
- Nehre bıraktığı an
- Genel ve detay
Haber- Kamera: Ali Rıza ETCİ- Alparslan ÇINAR- Emrah GÜL ERMENEK KARAMAN DHA))

3)BELEDİYENİN İSTİHDAM MASASI, 4 BİN KİŞİYİ İŞE YERLEŞTİRDİ

BURSA'nın merkez Yıldırım ilçesinde belediyenin kurduğu 'İstihdam Masası' na 4 yılda 22 bin kişi müracaat etti, bunlardan 4 bini işe yerleştirildi. Yıldırım Belediyesi, 4 yıl önce İstihdam Masası birimi oluşturdu. İşçi arayan firmalarla işsizler arasındaki koordinasyonu sağlamak amacıyla kurulan birime 4 yılda 22 bin kişi müracaat etti. Yapılan görüşmeler sonunda bunlardan 4 bini çeşitli firmalarda işe yerleştirildi. İş sahibi olanların yüzde 10'unu engelliler oluşturdu. 20 kişinin görev yaptığı birim, işveren ile işsizler arasındaki koordinasyonu sağlamak için iki kez istihdam fuarı açtı. Bu fuarlarda firmalar stant açtı, tanıtım yaptı.
'KOORDİNASYON SIKINTISI VAR'
Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali, yaşam kalitesini gösteren çok önemli parametrelerden birinin şehirdeki rekabet gücü ve ekonomik güç olduğunu söyledi. Ekonomik gücü gösteren verilerden en önemlisinin istihdam olduğuna işaret Edebali, istihdam konusunda koordinasyonu sağlamak amacıyla bu birimi kurduklarını söyleyerek, şöyle dedi:
"Öncelikle sanayicilerle görüşme yaptık. ‘Personel ihtiyacınız var mı? Hangi nitelikte personel arıyorsunuz?' diye sorduk. Görüşmelerimizde şunu gördük; Bursa'da aslında bir işsizlik sorunu yok. Koordinasyon ile ilgili sıkıntı var. Biz de koordinasyonu daha iyi sağlayacak bir birim oluşturduk ve çok iyi sonuçlar aldık."
'İŞVEREN İLE İŞ ARAYAN ARASINDA KÖPRÜYÜZ'
Başkan Edebali, istihdam masasının çalışması hakkında da bilgi vererek şöyle konuştu:
"İki havuzumuz var. Bir havuzda iş arayan vatandaşlarımız, bir havuzda eleman arayan firmalarımız. Bilgisayarda iş arayanların tüm bilgileri yer alıyor. Oluşturulan sistem ile işveren ve iş arayan vatandaşın özellikleri tutuyorsa eşleşiyor. İstihdam masamız, arkadaşımız için hemen o firmaları arıyor. 'Size şu nitelikte arkadaşı gönderiyoruz.' diyor. Şu ana kadar 22 binin üzerinde iş arayan vatandaşımız müracaat etti. 4 binin üzerinde kardeşimizi Bursa'nın çeşitli firmalarında iş sahibi yaptık. İşe girenlerin yüzde 10’u engelli vatandaşımız. Geriye kalan sayının da yüzde 50’si kadın, yüzde 50’si erkek. Biz iş arayanlarla işveren arasında köprü olduk."
Başkan Edebali, istihdam masasında 20’nin üzerinde personelin hizmet verdiğini, psikolog, sosyolog gibi uzmanların da görev yaptığını kaydetti.

Görüntü Dökümü:
-------------------------
-İstihdam masasına başvuru yapanlar
-Belediye Başkanının istihdam edilen vatandaşları iş yerinde ziyareti
-Belediye Başkanı Röportaj
-Detaylar
Cansel ORUÇ-Mehmet İNAN/BURSA, (DHA)
Süre: 3 dakika 57 saniye Boyut: 442 MB

==========================================================

4)İLKER BAŞBUĞ, BODRUM'DA KİTAPLARINI İMZALADI

GENELKURMAY eski Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Muğla'nın Bodrum ilçesinde düzenlenen imza gününde okur ve sevenleriyle bir araya geldi. Genelkurmay eski Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Bodrum'un Turgutreis Mahallesi'nde düzenlenen programda kitaplarını imzaladı. Okurları ve sevenleri, Başbuğ'a aldıkları kitapları imzalatabilmek için saatler öncesinden kuyruk oluşturdu. Başbuğ, Nisan ayında Kırmızı Kedi Yayınları'ndan çıkan 'Osmanlı'dan Cumhuriyete Güç Odaklarının Mücadelesi' isimli kitabını ayrıca önceden yazdığı diğer eserlerini de okurları için imzaladı. Başbuğ, kitaplarını imzalarken, kısa süreli sohbet de etti. Vatandaşlarla fotoğraf da çektirdi.
KİTABI ANLATTI
Kitabın hazırlık süreci ve içeriğiyle ilgili basın mensuplarına bilgi veren Başbuğ, sivil- askeri ilişkileri üzerine kitap yazması için öneri gelince çalışmaya başladığını ifade etti. Osmanlı Devleti'nin kuruluş döneminden itibaren merkezin yanında ve karşısında güç odaklarının hep var olduğunu belirten Başbuğ, "Bu güç odakları arasındaki mücadele üzerinde bir kitap yazmanın uygun olacağını düşündüm. İşte bu kitap, yaklaşık 2 yıllık bir çalışmanın sonucunda ortaya çıktı. İlginç bir kitap olduğunu değerlendiriyorum. Nisan ayında yayınlanmıştı kitap. Bugüne kadar oldukça olumlu geri bildirim aldık. İmkan olursa kitap 1923'te duruyor. 1923'ten sonraki süreci yazmaya devam edeceğiz. Burada anlatmak istediğimiz şu, okuyuculara vermek istediğimiz mesaj şu aslında. Fazla şey değişmiyor. Olaylar maalesef hep tekerrür ediyor. Aynı şeyler yaşanıyor. Dolayısıyla hep şunu söylüyoruz. Bugünü hatta yarını iyi anlayabilmek için her şeyden evvel geçmişi iyi bilmek lazım. Özellikle bu siyasetçiler açısından da çok önemli, yöneticiler açısından da çok önemli. Tarihi kulvarda yeterli bilgiye sahip olmayanların, gerçekten geleceğe yönelik ve bugünkü karşılaşılan sorunlara yönelik, sağlıklı çözümler üretilmesi pek kolay değil. Onun için diyoruz ki bugünü ve yarını anlamak istiyorsanız, her şeyden evvel dünü anlayın. Düne bakın, bu kitap bu konuyu imkanları dahilinde dile getiriyor. Okuyuculara faydalı olmaya çalışıyor" dedi.
Osmanlı'dan Cumhuriyete Güç Odaklarının Mücadelesi kitabının 10. kitabı olduğunu belirten Başbuğ, Azerbaycan'dan da teklif geldiği bazı kitaplarının Azeri ve Rus diline çevrileceğini söyledi.

Görüntü Dökümü:
-------------------------
- İmza gününden genel detay görüntüler,
- İlker Başbuğ ile röp,

Haber-Kamera: Nilüfer DEMİR / BODRUM(Muğla) , DHA)

==========================================================

5)TARLALAR LEYLEKLERE KALDI

AFYONKARAHİSAR'ın Sandıklı ilçesinde göçe hazırlanan leylekler, hasadı yapılan tarlalara renk kattı.
Sandıklı ilçesinde arpa, buğday ve haşhaş hasadının yapılmasının ardından boşalan tarlalar leyleklere kaldı. Nisan ayında ilçeye gelen leylek sürüleri ağustos ayında yapacakları göç için tarlalarda toplanmaya başladı. Özellikle Emirhisar ve Alagöz köylerinde objektiflere yansıyan 50'ye yakın leylek arazilere renk kattı.

Görüntü Dökümü
----------------------------
- Arazide toplanan leyleklerden toplu ve yakından görüntüler
173 MB /// 01.34"

HABER- KAMERA: Ahmet DAĞLI/SANDIKLI, (DHA)

============================================================

6)DİVRİĞİ'DE ALTIN MADENİ ARANACAĞI SÖYLEMİ, KÖYLÜLERİ ALARMA GEÇİRDİ

SİVAS'ın Divriği ilçesine bağlı Mursal köyü sakinleri, Yuva ve Attepe bölgelerinde bölgede maden aramak amacıyla yapılmak istenen sondaj çalışmalarına tepki gösterdi. Altın madeni aranacağı dedikodusunu duyan köy sakinleri, Maden Tetkik Genel Müdürlüğü yetkililerini köye alınmadı. Köylüler, olayı mahkemeye taşırken, şirket salı günü köye gelerek sondaj çalışmalarına başlayacak.
Sivas merkeze 180, Divriği ilçesine ise 28 kilometre uzaklıkta bulunan Mursal köyünde Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğü’nün girişimleriyle Yuva ve Attepe bölgelerinde başta altın olmak üzere maden araması için sondajı yapma kararı alındı. Kararı uygulamak için perşembe günü Mursal köyüne gitmek isteyen MTA yetkilileri köyde toplanan kalabalığın tepkisiyle karşılaştı. Bir gün sonra yeniden aynı girişimde bulunan MTA yetkilileri köy girişinde biriken kalabalığı görünce köye girmekten vazgeçti. Köylüler, oluşturdukları bir heyet ile Sivas Valisi Davut Gül'ü ziyaret ederek konu hakkında bilgi aldı. Heyet cumartesi günü köyde toplanarak köylülere bilgi verdi. Salı günü şirket yetkililerinin köye tekrar geleceği ve sondaj çalışmalarına başlayacağı öğrenildi.

'SADECE SONDAJ YAPILACAK'
Konu hakkında açıklama yapan Divriği İl Genel Meclis Üyesi Sadık Güller, MTA tarafından geçen sene 10 bin metre uzunluğunda bir sondaj çalışmasının yapıldığını öğrendiklerini, salı günü gelecek şirket çalışanlarının sondaj yapacağını ve bölgedeki maden çeşidinin tespit edileceğini ve ona göre çalışmaların yürütüleceğini söyledi. Güller "Buraya geldiğimizde insanlar tedirgindi. Sanki burada bir altın arama gibi bir beyanları olmuş. İnsanlarımızda bundan dolayı rahatsız olmuşlardı. Burası büyük bir köy, aynı zamanda Yama Dağlarının oksijenin bol olduğu, yukarıda barajımızın olduğu, doğal güzelliklerin olduğu, Divriği'nin içme suyunu karşılayan bir köyümüz. Bundan dolayı da biz burada bir komite oluşturarak köyün muhtarı ve dernek başkanlarının olduğu, belediye başkanımız, il genel meclis üyelerimizle birlikte sayın valimizle bir görüşme yaptık. Görüşmemiz çok güzel geçti, sayın valimize duyarlılığından dolayı teşekkür ediyoruz. Burada henüz böyle bir olgunun olmadığını, sadece sondaj çalışmalarının olacağını söyledi. Sondaj çalışmalarında da burada hangi madene rastlanacağını henüz belli değil. Burada vatandaşlarımızın tedirginliğini gidermek için toplandık, bilgilendirme yaptık. Bu konuda daha sağduyulu, hoşgörülü, hak ve adalet içerisinde haklarını arayacaklarını kendileri de beyan etti. Burada olumsuz bir şey yok. Bu çalışmalara da Maden Teknik Arama'nın ihale yaptığı şirket tarafından aslında cuma günü başlaması gerekiyordu. Salı gününe kadar uzattı. Burada mutabakat vermeyen, tapusu olan insanlarımız da burada sondaj çalışmasına razı olmadıklarını beyan ettiler. Avukatlar aracılığıyla da mahkeme kanalına beyanda bulundular. Salı günü şirket tarafından sondaj çalışmaları başlayacak" dedi.

'BABAMIN İNCİNMESİNİ İSTEMİYORUM'
Geçen sene vefat eden ve Mursal köyüne defnedilen ünlü halk ozanı Ali Kızıltuğ'un oğlu Mustafa Kızıltuğ ise, köyde altın aranmasına karşı çıktıklarını söyledi. Babasının Mursal sevdalısı olduğunu ifade eden Kızıltuğ "Babam Mursal'ın sevdalısı, memleketin sevdalısı büyük bir ozandı. Şuan köyümüzün içinde bulunduğu durum bizi çok üzüyor. Altın aranacağına dair söylentiler var. Tabi şu anda bizim hukuki sürecimiz devam ediyor. Babam köyün sevdalısıydı bizde babamızın yolunda gidiyoruz. Mursal'ımızı kolay kolay sermayenin eline bırakmayacağız. Çünkü burayı biz yüzyıllardır kullanan bir toplumuz. Akan suların kirli akmasını istemiyoruz. Köyümüzde yine türküler söylensin, ozanlar yetişsin, festivaller devam etsin biz onun peşindeyiz. İnşallah bundan sonraki süreç bizleri üzmeyecek bir süreç olur. Babamın kabri burada, onun incinmesini istemiyorum. Biz topraklarımızdan vazgeçmeyeceğiz. Büyük hatıralarımız var burada. Bize destek veren herkese teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

'MURSAL GİDERSE, DİVRİĞİ BİTER'
Köy sakinlerinden emekli öğretmen Aşur Eylen ise son birkaç gündür köyde çok ciddi sıkıntılar olduğunu, bu sıkıntıların sebebinin ise köyde yapılacak olan maden araması olduğunu söyledi. Maden arayacak şirketin köye gelip köylülerle hiç konuşmadığını ifade eden Eylen "Bu topraklar üzerinde maden arayabilirler, bulabilirler ama bu topraklar üzerinde yaşayan insanlara özellikle bu maden konusunda bilgi vermek zorundalar. Burada yapmış oldukları çalışmalarda köylülerin ve Divriğililerin hiç haberi yok. Yani insanlar burada son derece tedirgin. İnsanlar burada duyduklarıyla kendilerini ifade etmeye çalışıyorlar. Özellikle altın konusu söyleniyor.. Altın çıkacağı zaman akla Ilıç'ta ki o Çöpler köyü akla geliyor. O hikayeyi Mursal köyünde ve Divriği'de herkes biliyor. Oradaki köy halkının son zamanlarda yaşadığı sıkıntıları biliyor. O korkuyla yaşayan köy halkı burada jandarmaya karşı değil ya da polise karşı değil. Jandarmayla polisle de hiçbir sorunu yok. Bir tek sorunu var, burada maden arayan şirketlerle derdimiz var. Onlar gelip burada ne yaptıklarını vatandaşa açıklamış olsalardı, ne bu köy halkı bu kadar stres yaşardı, ne de bu stresin sahibi olurdu. Gizliden gizliye polisi, jandarmaya arkalarına takarak bu dağlarda sondaj yapmaya çalışıyorlar. Bu insanlarda bu kabalığa, ilkelliğe karşı direniş halindeler. Salı günü şirketten gelecekler ama biz haklarımızı yasa yoluyla aramaya karar verdik. Hukuk sürecini başlattık. Avukatımızla beraber özellikle bu çalışmanın durdurulmasını yürütmeyi durdurma kararı aldırmaya çalışıyoruz. Bir hukuk süreci başladı. Burada vatandaşlar kendi arazileri üzerinde kendilerine sorulmadan sondaj çalışmasının yapılmasını istemiyor. Burası Divriği'n can damarı Mursal giderse Divriği biter" diye konuştu.
Diğer köylüler de bölgeye zarar verilmesine izin vermeyeceklerini, bölgede maden araması yapılmasını istemediklerini ifade etti.

Görüntü Dökümü:
-------------------------
-Köyden görüntüler
-Köylülere yönelik bilgilendirme toplantısı
-İl Genel Meclis üyesinin konuşması
-Ali Kzııltuğ'un oğlunun konuşması
-Emekli öğretmenini konuşması
-Köylülerin konuşmaları

Haber-Kamera: İrfan ÖZŞEKER/DİVRİĞİ (Sivas), (DHA)
(500 mb)
========================================================
7)ADANALI İKİZ MÜZİSYENLER BİR İLKİ BAŞARDILAR

ADANALI 15 yaşındaki müzisyen ikiz kardeşler Zeynep ve Bahar Yargı, Rusya'daki Çaykovski Konservatuarı'nın lise kısmına seçilen ilk Türk çocukları olarak büyük bir başarıya imza attı.
Küçük yaşta enstrüman çalmaya başlayan ikiz kardeşler, gerek yurtdışında gerekse yurt içinde bir çok etkinlik ve yarışmada birincilik kazandı. Şu an, Moskova Çaykovski Konservatuarı'nın lise kısmında müzik eğitimini sürdüren Yargı kardeşler bu okulun sınavlarını kazanan ve okula devam etme başarısını gösteren ilk Türk çocukları oldu. Zeynep Yargı, geçen sene Moskova'da gerçekleşen 29 Ekim resepsiyonunda Rusya Büyükelçisi Hüseyin Diriöz'ün isteğiyle piyanoyla İstiklal Marşı ve Rus Milli Marşı'nı çaldı. Gösteriyi Türk ve Rus bürokratlar ilgiyle izledi.
5 yaşından beri profesyonel olarak piyano çaldığını belirten Zeynep Yargı, "Piyano benim evdeki ilk enstrümanım. Piyanoya başlamamın sebebi ise annem ve babamdır. Piyano olmadan yaşayamam diye düşünüyorum. Kız kardeşimin keman çalması da beni çok mutlu ediyor. İkimizin bir bütün olduğunu düşünmek güzel bir duygu. Bahar piyano çalsaydı böyle düşünmeyebilirdim. Fakat kemanla piyano mükemmel uyuyor" diye konuştu.

BİRBİRİMİZİ TAMAMLIYORUZ

Keman çalarak kendisini çok daha iyi ifade edebildiğini dile getiren Bahar Yargı ise, "Keman çalmaya 5 yaşında başladım. Müzik kendini ifade etmek demektir. Kardeşimle birbirimizin eksiklerini tamamladığımızı düşünüyorum bu da beni çok mutlu ediyor. Rusya özellikle müzik açısından çok verimli bir ülke. Fakat fark ettim ki, burada Türk Klasik Müzik bestecileri pek tanınmıyor. Benim hedefim onların eserlerini Rusya'da ve tüm dünyada tanıtmak" dedi.

AİLECE RUSYA'YA TAŞINDIK

Sağlık sektöründe çalışan İkiz kardeşlerin babası Birol Yargı ise küçük yaştan itibaren çocuklarının müzik kariyeri için destek olduklarını ve çocuklarının eğitimlerinin sağlıklı ilerlemesi için Rusya'ya taşındıklarını belirtti. Yargı, yurt dışındaki eğitim masrafları için devletten destek beklediklerini belirterek şöyle konuştu:

"Biz ebeveyn olarak çocuklarımıza destek vermemiz gerektiğini anladık. Müzik için uygun ekosistemde büyümeleri gerektiğine inandık ve buna göre davrandık. Kızlarım, 2017'de dünyadaki genç yeteneklerin sahne aldığı uluslararası yarışmada Türkiye'yi temsil ettiler. Daha sonra Çaykovski Okulu'nun sınavlarına davet edildiler ve sınavı kazandılar. Biz de kızlarımızla birlikte Moskova'ya taşınmak durumunda kaldık. Çünkü yaşları çok küçük ve tek başlarına idare edemezler. Ancak doktora veya lisans öğrencilerine maddi destek var fakat ortaöğretim seviyesine bu destek sunulmuyor. Harika Çocuk Yasası diye bir kanun var. İdil Biret'in, Suna Kan'ın, Gülsüm Onay'ın bu yasa sayesinde yurtdışında okuduklarını biliyoruz. Halen yürürlükte olan bir yasa. Bu konuda çabalarımız var ama sonuç alamıyoruz. Eğitim çok masraflı ve kendi imkanlarımız yeterli olmuyor. Bu konuda yetkililerden destek istiyoruz."

Görüntü Dökümü
-------------------------
- Müzisyen kardeşlerin enstrümanlarını çalması
- Müzisyen Zeynep Yargı'nın konuşması
- 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamasında Zeynep Yargı'nın İstiklal Marşı ve Rus Milli Marşını çaldığı görüntüler
- Kardeş Bahar Yargı'nın konuşması
- Anne ve babanın konuşması
- Müzisyen kardeşler ve anne babanın görüntüsü

SÜRE:05'28" BOYUT:334 MB
Haber-Kamera:Can ÇELİK/ADANA,(DHA)

========================================================
8)SAPANCA'DA '7'NCİ MAHALLİ AT YARIŞI' HEYECANI

SAKARYA'nın Sapanca İlçesi'nde bu yıl 7'ncı düzenlenen Sapanca Mahalli At Yarışları büyük ilgi gördü. Dereceye giren atların jokeyleri kupa ve madalya ile ödüllendirildi.
Sapanca Belediyesi, Sapanca At Yetiştiricileri, At Sporu ve Turizm Derneği, (SAYDER) tarafından bu yıl 7'ncisi düzenlenen Mahalli At Yarışları gerçekleşti. Yarışlar sonrası Karadenizli ses sanatçısı İsmail Türüt sevilen şarkılarını söyledi. Programın açılışında konuşan Türkiye Jokey Kulübü Asli Üyesi Faruk Tınaz, "Sapanca'nın nasıl bir yer olduğunu çok iyi bilirim. Burası yıllarca kulübümüze at, atçı, jokey hatta şampiyon jokeyler yetiştirmiş bir bölgemizdir. Hatta at yetiştiriciliğinde en eski yerleşim birimlerimizden biridir. Bugünde bu tecrübeyi görüyoruz. Festival havasında mükemmel bir organizasyon hazırlanmış" dedi.
Yaz Şenliği Mahalli At Yarışları'nda C Grubu Arap Atları arasında düzenlenen Galopat Atçılık Koşusu'nu Kaya Kaya'nın sahibi olduğu Çekiçkan, B Grubu Arap Atlarının yer aldığı Sapanca Belediye Başkanlığı Koşusu'nu Hüseyin Orhon'un sahibi olduğu Atılay, B Grubu İngiliz Atları arasında düzenlenen Türkiye Jokey Kulübü koşusunu Mehmet Badışoğlu'nun sahibi olduğu Çikok Yasinbey, A Grubu İngiliz Atları arasında düzenlenen Köseoğlu Ekürisi, Adil Köseoğlu Koşusunu Fatih Pir'in sahibi olduğu Megas, Türkiye Yarış Atı Yetiştiricileri ve Sahipleri Derneği Koşusunu ise Hüseyin Aslan'ın sahibi olduğu Karacabey Aslanı isimli at kazandı. Yarışlar sonunda dereceye giren at sahipleri jokeylere madalya ve kupaları protokol üyeleri tarafından takdim edildi.

Görüntü Dökümü
----------------------
- Karakucak güreşleri
- Açılış konuşmalar
- At sahibi ve jokeylere ödüller verilmesi
- Prokolden görüntü
- Atların yarışı
- İsmail Türüt konseri
HABER-KAMERA:İSA ÇİÇEK-SAPANCA-DHA

====================================================

9)GÖRME ENGELLİ SPORCULARIN HEDEFİ ŞAMPİYONLUK

TRABZON'da görme engelli sporcular tarafından 2011 yılında kurulan Vira 61 Görme Engelliler Spor Kulübü, Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu'nca Çankırı'da düzenlenecek Goalball Erkekler Yükselme Ligi'ne hazır. Haftanın 5 günü antrenman yaparak çalışmalarını tamamlayan Trabzon ekibi, müsabakalarda başarı yakalayarak ligdeki 42 kulüp arasında şampiyon olarak 3'ünlü lige çıkmayı hedefliyor. Vira 61 Görme Engelliler Spor Kulübü Başkanı Göktuğ Bayrak, ilk kez katılacakları organizasyona çok iyi hazırlandıklarını söyledi. Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu ile Gençlik ve Spor Bakanlığı faaliyet programında yer alan 'Goalball Erkekler Yükselme Müsabakaları', 30 Temmuz- 02 Ağustos tarihleri arasında Çankırı'da düzenlenecek. Trabzon’da sadece görme engelli sporculardan oluşan Vira 61 Görme Engelliler Spor Kulübü de katılacağı 'Goalball Erkekler Yükselme Ligi' müsabakalarında kenti ilk kez temsil edecek. Haftanın 5 günü yoğun bir antrenman süreci geçiren Trabzon ekibi, ilk kez katılacakları ligde başarı yakalayarak 3'üncü lige çıkmayı hedefliyor. Çalışmalarında gayretli oldukları gözlenen Vira 61 sporcuları, zilli topun kullanıldığı ve oyun kurallarına göre kafa golünün ise 5 gol değeri taşıdığı ligde kenti en iyi şekilde temsil edeceklerini söyledi.
'HEDEFİMİZ 3. LİG'
Vira 61 Görme Engelliler Spor Kulübü Başkanı Göktuğ Bayrak, müsabakalar sonucunda 3'üncü lige yükselmek istediklerini belirtti. Bayrak, "Görme engelli olmamıza rağmen haftada 5 gün antrenman yapıyoruz. 2 gün fıtnes 3 gün maç antrenmanı olmak üzere yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Genelde arkadaşlarımızın hepsi çalıştığı için mesai bitiminden sonra akşam saatlerinde yoğun bir tempo ile devam ediyoruz. Elimizden gelen mücadeleyi ilimizi en iyi temsil etmek amacı ve görme engelli arkadaşlarımıza ön ayak olmak niyeti ile devam ediyoruz. Görme engelli arkadaşlarımızın çoğu asosyal maalesef. Onları kendilerini kapattıkları dünyadan alıp gerçek dünyaya adapte edebilmek için katkı sağlamaya çalışıyoruz. Bu müsabakalar sonucunda 3’üncü lige yükselmeyi hedefliyoruz" dedi.
'BU SPORUN VAROLMASINI SAĞLAYACAĞIZ'
Antrenör Seyfettin Uzun da, ekibinin sporu severek yaptığını ve iddialı olduklarını söyledi. Uzun, "Yaklaşık 20 yıllık beden eğitimi öğretmeniyim. Ben de bu sporun içerisine ilk defa katılıyorum. Elimizden geldiğince bu sporu arkadaşlarımıza sevdirerek Trabzon’da var olmasını sağlayacağız. Çok zevkli bir oyun. Görme engelli arkadaşlarımızın katılımı ile birlikte Trabzon’daki görme engelli sporcuların şehirlerarası yarışmalarda temsilini sağlıyoruz. Antrenmanlarımız çok zevkli. Arkadaşlarımız bu işi severek yapıyor. Görme engelli arkadaşlarımızın normal insanlardan bir farklarının olmadığını onların içerisinde olunca daha iyi anlıyoruz. Umarım katılacağımız turnuvada başarılı olurlar" diye konuştu.
'KAFA GOLÜ ATMAYA ÇALIŞIYORUZ'
Vira 61 Görme Engelliler Spor Kulübü oyuncusu Gencebay Alparslan ise, antrenmanlardan çok zevk aldıklarını ve özellikle kafa golü odakları çalıştıklarını kaydetti. Alparslan, "Antrenmanlarımız gırgır şamata ile geçiyor. Herkes birbirinin ayağına basıyor. Körlerle maç oynamak nasıldır bilmiyorum, ama oynamak isteyen varsa gelsin oynayalım. Bizde kafa golü 5 gol sayılıyor. Buna odaklı çalışıyoruz. Bu yüzden de ‘kafa golünü ben atacağım’ diye herkes birbirine giriyor. Bizde kafa golü atmaya uğraşıyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü
----------------------
Engelli sporcuların antrenmanı
Sporculardan görüntüler
Klüp başkanı konuşma
Antröner ve sporcu konuşma
Detaylar
Boyut: 483 mb

HABER: Emre KOLTUK KAMERA: Aleyna BAYRAM/TRABZON, (DHA)

========================================================

10)LEVENT YÜKSEL BODRUM'DA SAHNE ALDI

MUĞLA'nın Bodrum ilçesinde özel bir organizasyon firması tarafından düzenlenen 'Bodrum Yaz Konserleri' kapsamında, pop müziğin sevilen ismi Levent Yüksel hayranlarıyla buluştu. Bodrum Antik Tiyatro'da konser veren Levent Yüksel, programa 'Ya Sonra' şarkısıyla başladı. Levent Yüksel, konser boyunca, 'Medcezir', 'Tuana', 'Karaağaç', 'Kadınım', 'Dedikodu', 'Bu Gece Son', 'Haram Geceler' ve 'Beni Unutma' gibi sevilen şarkılarını, hayranlarıyla birlikte söyledi. Yaklaşık 1500 kişinin izlediği konser, 2 saat sürdü. Levent Yüksel hayranları, eski parçalarla nostalji dolu bir gece yaşattı.

Görüntü Dökümü
----------------------
- Konserden görüntü
- Levent Yüksel'in şarkılarını seslendirmesi.

Haber-Kamera: Nilüfer DEMİR / BODRUM(Muğla) , DHA)

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön