HABER

DHA YURT BÜLTENİ -4

DHA YURT BÜLTENİ -4 Arıcı ziraat mühendisinin başı ayılarla dertte Trabzon'un Sürmene ilçesinde, arıcılık yapan Ziraat Mühendisi İbrahim Sedef'in tesisine dadanan ayılar başına dert oldu.

DHA YURT BÜLTENİ -4

Arıcı ziraat mühendisinin başı ayılarla dertte

Trabzon'un Sürmene ilçesinde, arıcılık yapan Ziraat Mühendisi İbrahim Sedef'in tesisine dadanan ayılar başına dert oldu. Kovanları ayılardan korumak için açık alana bal, ekmek ve meyve bırakan Sedef, yine de konteyner üzerine yerleştirdiği kovanlarını ayılardan koruyamadı. Tesise gelen 5 boz ayı çevresindeki ağaçlara tırmanarak çıktıkları konteyner üzerindeki kovanları parçaladı, balları yedi. Ayıların arı kovanlarına ulaşmak için verdiği çabalar güvenlik kameralarına yansıdı. İbrahim Sedef, 'Kocaoğlan' adını verdiği ayıları kovanlarına verdikleri zararlara rağmen sevdiğini söyledi.
Sürmene ilçesi Yeniay Mahallesi'ndeki arazisi üzerine kurduğu tesiste 10 yıldır arıcılıkla uğraşan, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesi Ziraat Mühendisi İbrahim Sedef'in başı ayılarla derde girdi. Sedef, tesise dadanan ayılar nedeniyle her yıl zarar gören kovanlarının çevresini çelik kafesle kapatarak önlem aldı. Tesisin çevresine de foto kapan kameraları yerleştiren Sedef, ayıların hareketlerini izlemeye başladı. Kafes dışına bal, ekmek ve meyve bırakan İbrahim Sedef kovanlarını yinede ayılardan koruyamadı. Tesise gelen ayılar beton ile sağlamlaştırılan çelik kafesi deviremeyeceğini anlayınca, bu kez kafesin alt kısmındaki toprağı pençeleriyle kazdı. Kafesin çevresinde çukur oluşturan ve betonu pençeleriyle kıran ayılar içine girmeyi başardıkları çelik kafesteki kovanları parçaladı, balları yedi. O kameralara yansımıştı.
BU KEZ KONTEYNER ÜZERİNE ÇIKARDI AMA...
Arıcı ziraat mühendisi bu kez kovanları konteyner üzerine yerleştirdi, ayılar için yine konteyner önüne bal, ekmek ve meyve bıraktı. Gece yarısı gelen ve bırakılan yiyeceklerle beslenen 5 ayı gözünü konteyner üzerindeki kovanlara dikti. Konteynera tırmanmaya çalışan ayılar başarılı olamayınca çevredeki ağaçlara tırmandı, buradan konteynır üzerine geçti. Kovanları yere atarak parçalayan ayılar, balları yedikten sonra gözden kayboldu. Ayıların kovanlara ulaşmak için verdiği mücadele kameralara yansıdı.
'NE HABER ADAMIM'
3 yıldır ayılarla mücadele veren Sedef, hafta sonlarını da kovanlarını korumak için konteynerda geçiriyor. Gece saatlerinde konteyner önüne gelen bir ayı olduğunu fark eden Sedef, aniden dışarı çıkıp ayıya 'Ne haber adamım' diye seslendi. Ürken ayı kaçarak uzaklaştı. O anlar da kameraya yansıdı. İbrahim Sedef'in, bu anları ve ayılar için 'Kocaoğlanlar işte size iki kovan bal ve meyveler. Yaramazlık yapmayın devamı gelecek' notuyla sosyal medyada paylaştığı görüntüler de ilgiyle izleniyor.
'ZARARI UNUTUYOR, ONLARI SEVİYORUM'
İbrahim Sedef, 'Kocaoğlan' adını verdiği ayılara ikramda bulunmasına rağmen konteyner üzerindeki kovanlarıda parçaladıklarını belirterek bu duruma şaşırdığını söyledi. 3 yıldır ayılarla mücadele ettiğini anlatan Sedef, "Kocaoğlanlar beni sardı. Bir tane ayı varken ben onu besliyordum ama o da tüm sülalesini çağırdı. Sayıları 5'e çıktı. Bana her yıl belirli zararları oluyor. En çok zararı 3 yıl önce vermişlerdi. Son olarak bu konteyner üzerindeki 3 kovanımı aldılar. Ama onlara helal olsun. Onlar ki, bu ağaçtan tırmanıp buraya ulaştı, helal olsun yedikleri. Ben söz veriyorum; onları besleyeceğim. Bunca olanlara rağmen kocaoğlanların görüntülerini izleyince zararı, ziyanı unutuyorum. Onları çok seviyorum" dedi.
'HEM ARILARA HEM DE AYILARA BAKIYORUZ'
Arıcılık yapanların muhakkak ayıyla dost geçinmek zorunda olduğunu da söyleyen Sedef, "Sonuçta o da karnını doyurmak için uğraşıyor. Kurduğum kameralara sık sık yakalanıyorlar. Geçen yıl kafesin zayıf noktasını tespit edip, altını kazarak kovanlara ulaşmışlardı. Ayılar bizim ballardan yiyerek daha da bir güçlendi. Şimdi ise ulaşılması zor olan konteynerın üzerine çıktılar, buradaki balları da afiyetle yediler. Bir taraftan arılara, bir taraftan da ayılara bakıyoruz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------
-Arı kovanları ve kafeslerden görüntü
-Ayılara yapılan ikramlar
-Ayıların güvenlik kamera görüntüleri
-Zarar gören kovan ve peteklerden detay
-Ayıların ağaca tırmanışı
-Drone görüntüleri
- Muhabir anonsu
-İbrahim Sedef konuşma
-Çevreden genel detaylar

BOYUT: 592 MB (ANA GÖRÜNTÜ)

Haber: Fatih TURAN Kamera: Selçuk BAŞAR-TRABZON/DHA

==================

Alacaklılar adresi şaşırıp, komşusu yerine kendisinin evine gelince katil oldu

Adana'da Ali Özgören (43), alacaklı oldukları komşusu yerine yanlışlıkla kendisinin evine gelen kişilerle tartıştı. Ruhsatsız tabancayla ateş açan Özgören, 1 kişiyi öldürdü, 2 kişiyi de yaraladı.
Olay, geçen yıl 26 Aralık'ta Sarıçam ilçesi Buruk Mahallesi'nde meydana geldi. Erkan K., Bilal K. ve Soner D., alacakları olduğu Abdülmecit Cop'un evi yerine yanlışlıkla bitişikteki Ali Özgören'in evine gitti. Bahçeye girip bağırmaya başlayan şüpheliler, paralarını istedi. Evinin penceresine çıkıp, kimseye borcu olmadığını söyleyen Özgören, bu kişilere gitmelerini söyledi. Çıkan tartışmada Özgören, ruhsatsız tabancasıyla pencereden ateş açtı. Erkan K. olay yerinde öldü, Bilal K. ile Soner D. ise yaralandı. Olaya tanıklık eden Abdülmecit Cop ile katil zanlısı Ali Özgören kaçtı.
İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ambulansla hastaneye kaldırılarak tedaviye alındı.
Olayla ilgili çalışma başlatan polis ekipleri, katil zanlısı Özgören'in kaçmasına ve gizlenmesine yardım eden Abdülmecit Cop'u olaydan kısa süre sonra yakalayarak gözaltına alındı. Cop, yardım ve yataklık suçundan tutuklandı.
Polis ekipleri, dün de belirlenen adreslere baskın yapıp, katil zanlısı Ali Özgören'i yakaladı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Özgören de çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine kondu.

Görüntü Dökümü
------------
- Olay yerinden arşiv görüntüler
- Zanlının Adli Tıp Birimi'ne getirilmesi
- Adli Tıp Birimi'nden çıkarılması
- Detaylar

SÜRE: 01'40" BOYUT:185 mb

Haber-Kamera: Çağlar ÖZTÜRK/ADANA,(DHA)

=================

İşe giderken kayalıklardan düşerek öldü

MUĞLA'nın Fethiye ilçesindeki Kelebekler Vadisi'nde bulunan bir restoranda çalışan Alp Aslan Veizoğlu (30), işyerine patika yoldan giderken kayalıklardan düşerek yaşamını yitirdi.
Faralya Mahallesi'ndeki Kelebekler Vadisi'nde yer alan bir restoranda çalışan Alp Aslan Veizoğlu, geçen perşembe günü akşam saatlerinde, patika yolu kullanarak işyerine gitmek istedi. Ancak Veizoğlu, kayalıklardan düşerek yaşamını yitirdi. Geç saat olmasına rağmen işe gitmeyince meraklanan arkadaşları, cep telefonuyla da ulaşamayınca jandarmaya bildirdi. Patika yola gelen ekipler, havanın kararması ve yağışlı olması nedeniyle detaylı çalışma gerçekleştiremedi. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Veizoğlu'nun arkadaşları da bölgeyi kontrole çıktı. Arkadaşları, Veizoğlu'nun cesedini kayalıklarda bulunca, 112 Acil Çağrı Merkezi'nden yardım istedi. Olay yerine jandarma, AKUT Fethiye ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ortak çalışmada, sarp ve kayalık bölgede, aşağı sarkıtılan ipler yardımıyla 2.5 saatte cesede ulaşılabildi.
Patika yolu kullanırken ayağında terlik olması nedeniyle kayarak düşmüş olabileceği üzerinde durulan Veziroğlu'nun cesedi, kayalıklardan 50 metre aşağı taşınarak deniz kıyısınına indirildi. Ardından botla, Ölüdeniz Mahallesi'ndeki Kumburnu Plajına getirildi. Burda bekleyen cenaze aracına alınan ceset, otopsi için Fethiye Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Jandarma, olayla ilgili soruşturma başlattı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
-----------
- Kelebekler vadisine ceset taşınması
- Cesedin bota alınması
- Çalışmalardan görüntü

Haber- Kamera: Sedat ÜNAL / FETHİYE (Muğla), (DHA)

===============

Doğumda 'öldü' denilen bebeği için 29 yıl sonra savcılığa başvurdu

Samsun'un Çarşamba ilçesinde oturan Hanife Uzun (64), 29 yıl önce hastanede doğum sırasında öldüğü söylenerek cenazesi kendisine verilmeyen bebeği ile ilgili yıllar sonra ortaya çıkan şüphe üzerine harekete geçti. 2 yıl önce başka ailelerinde benzer olaylar yaşadığını öğrenen Uzun, savcılığa suç duyurusunda bulundu.
Çarşamba ilçesinde oturan 49 yıllık evli Hanife (64) ve Hamdi Uzun (68) çifti, 29 yıl önce doğum sırasında öldüğü söylenen bebeklerinin peşine düştü. İddiaya göre, 1990 yılında 7'inci çocuğuna 9 aylık hamile olan Hanife Uzun, eşi çalışmak için il dışında olduğu sırada doğum sancıları tuttu. Çağırılan ebe Uzun'u, Samsun'daki Kadın Doğum Hastanesi'ne götürdü. Uzun burada sezaryenle doğuma alındı. Sezaryen sonrası hastane görevlileri, 51 santimetre boyunda ve 3 kilo 400 gram ağırlığındaki kız bebeğin öldüğünü söyledi. Bebeğinin cenazesini almak isteyen kadına görevliler cenazeyi ve ölüm belgesini vermedi. Hanife Uzun, bebeğinin cenazesini alamadan evine geri döndü. Hanife Uzun doğuma girmeden önce karnında canlı olan bebeğinin ölümüyle ilgili şüphelerini yıllarca sürdürdü. 2 yıl önce Çarşamba ve Terme bölgesinde başka ailelerinde o dönem benzer olayları yaşadığını duyması üzerine çift, çocuklarının ölümüyle ilgili Çarşamba Adliyesi'ne başvurarak suç duyurusunda bulundu.
Doğuma gittiğinde bebeğinin karnında hareket ettiğini söyleyen Hanife Uzun, "Sezaryen sonrasında kendime geldiğimde bebeğimi sordum. Hemşire bana 'Senin bebeğin öldü' dedi. Bebeğimi görmek istedim, göstermediler. Bende ağlayarak hastaneden çıktım. Ağlaya ağlaya yıllar geçti. Ben bebeğimin öldüğüne inanmıyorum. Bana öldüğünü söylediler ama benim bebeğim yaşıyordu. İki yıl önce başka insanlarında benzer yaşadıklarını aynı şeyleri anlattıklarını duyunca iyice şüphelendim. Savcılığa suç duyurusunda bulundum. Bence bebeğim ölmedi, yaşıyor. İnşallah bulunur, evladıma kavuşurum. Dört gözle bunu bekliyorum. Ben evladımın ölmediğini başka birilerine evlatlık verildiğini düşünüyorum. Bu olayın araştırılmasını gerçeğin ortaya çıkarılmasını istiyorum" diye konuştu.
Hamdi Uzun ise hastane görevlilerinin bebeklerinin cenazesini vermemeleri nedeniyle ölmediğinden şüphelendiklerini belirterek "Normal doğum olsa anne bebeğini canlı mı öldü mü görürdü. Ancak eşim ameliyata alınıyor. Bebeği hiç görmedi. Bebeği sorduğunda 'Bebeğiniz öldü, çöpe attık' demişler. Ben bebeğin ölmediğine inanıyorum. Savcılığa başvurduk. Devletimiz gerçeği ortaya çıkarsın. Devletimizin kolu uzun devletimizin evladımızı bulacağına inanıyoruz. Benzer hikayeleri bölgemizden duydukça umudumuz arttı. Hastane kayıtlarında 'ölü doğum' olarak geçilmiş ama biz buna inanmıyoruz " diye konuştu.

Görüntü Dökümü:
-----------------------
-Hanife ve Hamdi Uzun'dan detaylar
-Röportajlar

Haber-Kamera:Yaprak KOÇER-Hüseyin KALAY/ÇARŞAMBA, (Samsun), (DHA)

==================

CHP'li Zeybek: Cumhurbaşkanı isterse İskenderun'u il yapabilir

CHP Samsun Milletvekili Kemal Zeybek, İskenderun’un İl olmasının Cumhurbaşkanının bir kararname ile yapabileceğini ama yapmayacaklarını savundu.
Hatay’ın ekonomik ve genel sorunları raporlandırmak için bölgede bulunan CHP Milletvekili Kemal Zeybek, İskenderun Ticaret Odası Ziyareti'nde Hatay ekonomisinin yanı sıra İskenderun’un İl olması konusu gündeme geldi. CHP Milletvekili Suzan Şahin, iktidarın seçimler sonrasında İskenderun’u il yapacağı konusunu gündeme getireceğini ifade ederek şunları söyledi:
"Muhalefet ve iktidar kanadında birçok kişi İskenderun’un il olmasını istiyor. Bu konuda katkı ve çaba içerisindeler. Daha öncede il olması konusunda önerge kanun teklifi verildi. Ciddi başvurularda bulundular. Ama bir türlü il olma noktasına gelinmedi. Bir gün ümit ederiz il olur. Büyükşehir ile aslında eski haline göre farklı bir konuma geldik. Ama her zaman il olmayı arzuluyoruz.ö
CUMHURBAŞKANI İSTERSE OLUR
Hatay denince insanların aklına üç isim geldiğini söyleyen CHP Samsun Milletvekili Kemal Zeybek, şunları söyledi:
"Hatay, Antakya İskenderun kime sorsan şaşırıyor hangisi il bunların diye. Demek ki bu kadar önemli bir şehirde bulunuyoruz. Biz seçimi alırsak burayı il yapacağız. Türkiye’de şu anda bu işlerin yapılması için TBMM’nin toplanmasına gerek yok. Biz milletvekillerin oylarına ihtiyaç yok.16 Nisan referandumu ile tek adam yönetimi oylandı. 24 Haziran yönetimiyle de beraber tek adam yönetiminin, saray yönetiminin tek başına kanun yapması resmileştirildi. İsterse Cumhurbaşkanı bir sigara kağıdının üzerine kararname yayınlar İskenderun’u il yaptım diyebilir. Böyle bir yetkisi var. İnsanların aklıyla, İskenderun halkının aklıyla geleceğiyle kimsenin oynamaya hakkı yok. Biz biliyoruz ki burayı il yapmayacaklar. Yaparlarsa memnun oluruz. Biz CHP olarak destekçi oluruz. Ama Hatay’ın da bir özelliği var bütün şehir. Bütün şehir için belli bir nüfus yoğunluğu olması gerekiyor."

Görüntü Dökümü
--------------
-CHP Milletvekili Suzan Şahin'in konuşması
-CHP Samsun Milletvekili Kemal Zeybek’in konuşması

SÜRE:3,06 sn BOYUT:139 mb

Haber-Kamera: Ufuk AKTUĞ/İSKENDERUN(Hatay),(DHA)

Geri Dön