DHA YURT BÜLTENİ -4 

(YENİDEN) 1)DENİZLİ'DE ÖĞRENCİLERİ TAŞIYAN TUR OTOBÜSÜ DEVRİLDİ: 34 YARALI  DENİZLİ'nin Acıpayam ilçesinde, öğrenci ve velileri taşıyan tur otobüsünün devrildiği kazada 22'si öğrenci toplam 34 kişi yaralandı.

(YENİDEN)

1)DENİZLİ'DE ÖĞRENCİLERİ TAŞIYAN TUR OTOBÜSÜ DEVRİLDİ: 34 YARALI

DENİZLİ'nin Acıpayam ilçesinde, öğrenci ve velileri taşıyan tur otobüsünün devrildiği kazada 22'si öğrenci toplam 34 kişi yaralandı. Kaza anı ise bir işyerinin güvenlik kamerasınca anbean görüntülendi. Kaza, bugün saat 08.00 sıralarında, Antalya- Denizli karayolu üzerinde meydana geldi. Antalya'nın Serik ilçesindeki özel bir ortaokulun (Yedisu Koleji) öğrencilerini ve velilerini taşıyan Zafer Gösem, yönetimindeki 07 GCR 07 plakalı tur otobüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetti. Otobüs, karayolundan çıkarak şarampole devrildi. Kazada Mehmet Aydın Akçay, Ege Hamza Çalışkan, Fatma Tuana Çalışkan, Efe Kökçe, Arda Gül, Alihan Arıcan, Hasan Berk Şatır, İsmail Baran Büyükavcı, Fahri Gündoğdu, Berkay Yavuzer, İbrahim Karcı, Şefika Yıldırım, Hümeyra Toşur, Bengisu Tunç, İlayda Nur Karcı, Alara Kılıçarslan, Kayra Kaynak, Yusuf Akçay, Güney Ulukuş, Kaan Kamer Kurt, Beyza Kökçe ve Efe Köksal adlı 22 öğrenci ile veliler Yusuf Akçay, Sibel Çalışkan, Ali Şahbaz, Natalia Kaynak, Yüksel Kurt, okul müdürü Münise Özlü, öğretmenler Gülsüm Dursun, Yüksel Okudan, Soner Güneş, rehber Şaban Aktaş ile şoför Zafer Gösem ve yardımcı şoför Süleyman Şahin yaralandı. Bir işyerinin güvenlik kamerasınca görüntülenen, 22'si öğrenci toplam 34 kişinin yaralandığı kaza sonrası, can pazarı yaşandı. Kazayı gören vatandaşlar, ambulans ve itfaiye ekiplerini arayıp kazazedelere yardıma koştu. Yana yatan otobüsteki yaralı öğrenciler, vatandaşlar ve olay yerine ulaşan itfaiye ekiplerince, kırılan camlardan dışarı çıkarıldı. Yaralılar ambulanslarla en yakın hastanelere kaldırıldı. Yaralılardan 2 öğrencinin durumunun ağır olduğu belirtildi.
Otobüstekilerin 2 günlük okul gezisi kapsamında ilk olarak Denizli'deki Pamukkale'ye ardından Çanakkale'ye, son olarak ise İzmir'e gidip Antalya'ya dönmeyi planladıkları öğrenildi.
Polis, kazayla ilgili soruşturma başlattı.

Görüntü Dökümü
----------------------
- Kaza yerinden görüntü
- Polislerden ve otobüsten detay
- Güvenlik kamerası görüntüsü
- İki vatandaşın olayı anlatması
- Vatandaşın kazanın hemen ardından cep telefonuyla çektiği görüntüler

Haber: Ramazan ÇETİN- Kamera: Deniz TOKAT / DENİZLİ, (DHA)

==================================================

2)TÜMGENERAL HACIOĞLU: ÖRGÜT BİTME NOKTASINA GETİRİLECEK

Erzurum Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Ahmet Hacıoğlu, "Bahar döneminde icra edeceğimiz operasyonlarla terör örgütü nasip olursa en minimal seviyeye düşürülecek ve örgüt bir anlamda bitme noktasına getirilecektir" dedi.
Erzurum Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Ahmet Hacıoğlu, Artvin'in Yusufeli ilçesinde ziyaretlerde bulundu. Demirören Haber Ajansı'na (DHA) açıklamalarda bulunan Tümgeneral Hacıoğlu, Türkiye genelinde süren terörle mücadele operasyonlarının bahar mevsimiyle birlikte artarak devam edeceğini söyledi. Türkiye'nin 34 yıldır süren terörle mücadele döneminde en başarılı yılını geçirdiğini ifade eden Tümgeneral Hacıoğlu, "Artvin’den güneyde Van iline kadar 7 ili kapsayan bir alanda faaliyet yürütüyoruz. Genel güvenlik açısından baktığımızda bugün gerek Türkiye’nin genelinde huzur ve asayiş ortamı sağlanmış durumda. Özellikle terörle mücadele konusunda son milli imkânlarımızla geliştirdiğimiz insansız hava araçlarımızla ve teknolojik imkânlarımızla beraber terörle mücadelede çok önemli noktalara gelmiş bulunmaktayız. Bugün terör örgütü marjinal seviyelere inmiş durumda" dedi.

'ÖRGÜT BİTME NOKTASINA GETİRİLECEKTİR'
Türkiye’nin genelinde güvenlik güçlerince icra edilen başarılı operasyonlar sonucunda terör örgütünün eylem yapamaz hale getirildiğini belirten Tümgeneral Hacıoğlu, "Yine terör örgütüne lider kadrosu seviyesinde büyük zayiat verildi. Şu anda 34 yıldır süren terörle mücadele döneminde en başarılı yıl geçirildi. Bundan sonra da bahar döneminde icra edeceğimiz operasyonlarla da terör örgütü nasip olursa en minimal seviyeye düşürülecek ve örgüt bir anlamda bitme noktasına getirilecektir. Devletin bütün kurumları uyum içerisinde çalışıyor, adli makamlar uyum içerisinde çalışıyor. Güvenlik güçleri omuz omuza, el ele, birlikte güçlenerek terör örgütüne büyük darbeler veriyor. Bundan sonra da mücadelemiz, bahardan itibaren artarak devam edecek" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
----------------------
Tümgeneral Ahmet Hacıoğlu açıklaması

Haber-Kamera: Nusret DURUR ARTVİN-DHA

3)DİYARBAKIR'DA YOLCU OTOBÜSÜ DEVRİLDİ: 10 YARALI

Diyarbakır-Bingöl karayolunda kontrolden çıkan yolcu otobüsü devrildi. Kazada 1'i ağır, 10 kişi yaralandı.
Kaza, sabah saatlerinde Diyarbakır-Bingöl karayolunda meydana geldi. Bingöl'den Diyarbakır seferini yapan Yeni Öz Bingöllüler firmasına ait 06 BIM 962 plakalı yolcu otobüsü, Kocaköy ilçesi yol ayrımında yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda sürücüsünün kontrolünden çıkarak devrildi. Olay yerine çok sayıda ambulans sevk edilirken, kazada yaralanan 1'i ağır 10 kişi ilk müdahalenin ardından ambulanslarla Diyarbakır'daki çeşitli hastaneye götürülerek tedaviye alındı.

Görüntü Dökümü:
---------
- Devrilen otobüs
- Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Emrah KIZIL/DİYARBAKIR,(DHA)

=========================================

4)AMBULANS ŞOFÖRÜ BABA-OĞUL

Kayseri'de Mafus Akan (49) 26 yıldır, oğlu Ali Akhan (30) da 3 yıldır 112 Acil Sağlık Hizmetleri'nde ambulans şoförü olarak çalışıp hastaları hastanelere yetiştirerek hayat kurtarıyor.

112 Acil Sağlık Hizmetileri'nde çalışan 4 çocuk babası Mafus Akhan, 26 yıldır ambulans şoförlüğü yapıyor. Mafus Akhan'ın oğlu Ali Akhan da 2012 yılında Erciyes Üniversitesi Mustafa Çıkrıkçıoğlu Meslek Yüksekokulu Tekstil Bölümü'nden mezun olduktan sonra, babası gibi ambulans şoförü olmaya karar verdi. Ali Akhan, 3 yıl önce girdiği sınavı kazanarak, 112 Acil Sağılk Hizmetleri'nde ambulans şoförü oldu. Mafus Akhan, 112 Komuta Merkezi İstasyonu, oğlu Ali Akhan da Battalgazi İstasyonu'nda hastaları hastanelere taşıyarak hayatlarını kurtarıyor.
'OĞLUMLA ÇALIŞMAK GURUR VERİCİ'
Baba Mafus Akhan, meslek hayatında kazandığı tecrübeleri evde çocuklarına anlattığını ve 112'ye olan bağlılığının oğluna yansıdığını söyledi. Baba Akhan, şöyle konuştu:
"Görevin kutsallığı, insanlara yardım etme isteği ve özellikle sağlıktaki yardımlaşmadan dolayı tercihim 112'den yana oldu. İnsanlara el uzatmak, karşılaştığım şefkat ve güler yüzlülükten dolayı bu yolda ilerlemek için çalıştım. Görevimi ilk günkü gibi büyük bir aşkla yapmamdan ve hastalarımızın yakınlarından da aldığımız memnuniyetten dolayı aile bireylerimin bu yolda devam etmesini istedim. Ali'nin de bu konuya yaklaşımı ve bu işi yapma isteği onu 112 ailesi ile buluşturdu. Onunla çalışmak benim için gurur ve heyecan verici" diye konuştu.
'BABAMIN MÜCADELESİ 112 AŞKI OLUŞTURDU'
Ali Akhan ise çocukken babasının 112 Acil Sağlık Hizmetleri'nde verdiği mücadeleden dolayı kendisine örnek olduğunu söyledi. Ali Akhan, "Kayseri 112 Acil Sağlık Hizmetlerinde 3 yıldır ambulans sürücüsüyüm. Babamın 112 Acil Sağlık Hizmetleri'nde ki mücadelesini gördükten sonra bende 112 aşkı oluştu. İnsanlara yardım etmeyi, can kurtarabilmeyi ve bir elimin uzanmasını çok istiyordum. Personel alımı olduğunda müracaat ettim, sınavı da kazanarak bu mesleğe başladım" dedi.
'MESLEĞİMİ SEVİYORUM'
Babasıyla beraber çalışmanın gurur verici olduğunu belirten Ali Akhan, "Çocukluğumda oyuncaklarım, her erkek çocuğunda olduğu gibi araçlar üzerineydi. Babama özendiğim için oyuncak gördüğüm yerde ambulans alırdık. Onlarla oynardım. 'Büyüyünce ben de ambulans süreceğim' diyordum. Babamla aynı yerde çalışmak güzel bir duygu. Mesleğimi seviyorum. İnsanlara yardımcı olabilmek tarifi olmayacak bir duygu" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü:
-------------------------
-Baba Mafus Akhan'dan detaylar
-Ambulans ile vakaya gidiş
-Oğlu Ali Akhan'a aracın anahtarını teslim edişi
-Ali Akhan ile vakaya gidiş
-Röportajlar
-Diğer detaylar
Haber-Kamera:Muhammed KISIR/KAYSERİ

==============================================

5)SİNİR KRİZİ GEÇİRİNCE EŞYALARI BALKONDAN ATTI

Antalya'da, sinir krizi geçiren İbrahim T. (26), evdeki eşyaları balkondan attı. Ailesinin müdahale edemediği İbrahim T., polis tarafından etkisiz hale getirilerek gözaltına alındı.

Olay, sabah saatlerinde Muratpaşa ilçesi Kızılarık Mahallesi 2753 Sokak'ta meydana geldi. 4 katlı bir apartmanın 3'üncü katında ailesiyle birlikte yaşayan İbrahim T., sinir krizi geçirince, evdeki plastik sandalyeler, çiçek saksıları ve sehpaları balkondan sokağa attı. Komşularının ihbarı üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin çağrısına aldırış etmeyen İbrahim T.'nin attığı çiçek saksısı, bir polis memurunun başının yanından geçip, yere düştü. Eve giren ekipler, İbrahim T.'yi etkisiz hale getirerek gözaltına aldı.
Komşusu B.Y., İbrahim T.'nin psikolojik sorunları olduğunu belirterek, "Son üç gündür sürekli böyle. Çevresine rahatsızlık veriyor. Binada herkes durumdan rahatsız" dedi.
Atık toplayan bir kişi, sokağa atılan eşyaları yoldan toplayıp alarak götürdü.

Görüntü Dökümü
---------------
-Yere atılan eşyalardan görüntü
-Binadan genel görüntü
-Bayram Yahşi ile röp
-Polisden görüntü
-İbrahim Tutumlunun polis arasında görüntüsü
-Olayda sonra yola atılan eşyaların hurdacı tarafından toplanma görüntüsü
-Detaylar

Haber Bülent TATOĞULLARI- Kamera Yılmaz KILIÇKAYA/ANTALYA,(DHA)

==========================================

(ÖZEL)
6) 'EİNSTEİN' VE 'NEPTÜN', UYUŞTURUCU TACİRLERİNE GEÇİT VERMİYOR

Malatya Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi bünyesinde görev yapan narkotik köpekleri 'Einstein' ve 'Neptün', uyuşturucu tacirlerine geçit vermiyor.

7 yaşındaki 'Einstein' ile 2 yaşındaki 'Neptün'ün bakımları özel olarak yapılıyor. 2 narkotik köpeği, her gün eğitmenleri eşliğinde antrenman yapıyor. 11 yaşına geldiklerinde emekliye ayrılacak olan 'Einstein' ve 'Neptün', saklanan her türlü uyuşturucuyu kısa sürede bulmayı başarıyor. Narkotik köpeklerinin eğitmenleri de özel eğitimden geçirilen polis memurları.

Eğitmenler, bazen yavruyken satın alınan, bazen hibe edilen bazen de üretim çiftliklerinden elde edilen köpeklerin nasıl seçildiğini şöyle anlattı:
"Üretim yoluyla elde edilen köpekler, 45 günlükken anne sütünden kesildikten sonra oyuna ve testlere tabi tutulur. Testleri geçen köpekler eğitime alınır, sonra da bomba, narkotik ve farklı branşlara yönlendirilir. Hibe yoluyla alınan köpeklerde ise 2 yaş standardı var. 2 yaşını geçmediği sürece değerlendirmeye alıyoruz. Oyun yeteneğinin yanı sıra burun özelliklerinden faydalanılıyor. Burun özelliği, eğitimle bulunması istenilen maddeye yönlendiriliyor. Köpeklerin, oyuncak algısını maddeye kaydırıyoruz ve maddeyle bağdaştırıyoruz. 'Oyuncağım buradaysa bu koku benim oyuncağımın kokusu' algısıyla yola çıkan köpek, maddeyi bulup, tespit ediyor."

Köpeklerin özel olarak beslendiğini ve sağlıklarına çok dikkat edildiğini de vurgulayan eğitmenler, "Köpeklerin bakımları anlaşmalı veterinerler tarafından yapılıyor. Veterinerler aylık ya da 2 aylık periyotlarla gelip, kontrollerini yapıyor. Köpekler 24 saat esasına dayalı çalışıyor. Çağırıldıkları her saat, göreve gidiyorlar."

'EMEKLERİNİN HATIRINA BİNAEN BİZ BUNLARI KENDİMİZ SAHİPLENİYORUZ'
Köpeklerin sağlık problemi yaşamadıkları sürece 11 yaşına kadar çalıştıklarını aktaran eğitmenler, "Sağlık yada yaş nedeniyle emekli edilen köpekler, kesinle sokağa atılmıyor. Vermiş oldukları emeklerin hatrına kendimiz sahipleniyoruz. Gönüllü ve istekli vatandaşlarımıza da bakabilecekleri güçleri varsa hibe edebiliyoruz" diye konuştu.

'NARKOTİK KÖPEKLERE MADDE YEDİRİLEREK, KOKLATILARAK TANITILMAZ'
Köpeklerin uyuşturucu madde ile hiçbir zaman temas ettirilmediğini vurgulayan eğitmenler şunları kaydettİ:

"Birebir temas asla olmuyor. Sadece sütre gerisinde, kapakların arkasında veya başka yerlerde saklanarak, köpeklere eğitim veriliyor. Hiçbir zaman madde köpeğe yedirilerek ya da koklatılarak, tanıtılmaz. Köpek şartlı tepkiyle oyuncağını arıyor."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-------------------------------------
- Köpekten detaylar
- Köpeğin çalışması
- Eğitmenin köpeği sevmesi
- Saklanılan uyuşturucuyu araçta bulması
- Narkotik köpeğin koşması
- Çekici aracının üzerine sıçraması
- Eğitmen polis röp.
- Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera: Taha AYHAN-MALATYA-DHA

========================================

7)'ÇİÇEK ABBAS' FİLMİ ADANA'DA GERÇEK OLDU

Başrollerini İlyas Salman ve Şener Şen'in paylaştığı 'Çiçek Abbas' filmindeki bir sahne Adana'da gerçek oldu. Otobüs şoförü Uğur Köreken'in (44) bir hafta önce aldığı otomobili tuğlaların üzerine indirilip 4 lastiği çalındı.
Olay, Seyhan ilçesi Barış Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, 1 hafta önce 10 bin 500 liraya otomobil alan Uğur Köreken, aracını evinin yakınına park etti. Sabah uyandığında otomobilinin jantlarla birlikte 4 lastiğinin çalındığı gören Köreken şoka girip polisi aradı. Olay yerine gelen polis, şüphelilerin otomobili tuğlalarla kaldırdığını ve lastikleri çalındığını saptadı. Şüphelileri yakalamak için araç üzerinde parmak izi çalışması yapan polis, çevredeki güvenlik kameralarınıda incelemeye aldı.

'SENARYO BAŞIMIZA GELDİ'
'Çiçek Abbas' filminin senaryosunu yaşadığını söyleyen Uğur Köreken, "Hırsızları Allah'a havale ediyorum. İzlediğimiz film, başımıza geldi. Şu anda otomobilime yeni lastik ve jant alacak param yok, bir süre aracım bu şekilde duracak" dedi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Görüntü Dökümü:
------------------------
- Lastikleri çalınan araçtan genel ve detay
- Araç sahibi Uğur Köreken'in konuşması
- Olay yeri inceleme ekibinin çalışması

Haber:Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: ADANA,(DHA)

========================================
8)ETLİ PİLAV KUYRUĞU

Erzurum Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından 43'üncü Turizm Haftası etkinliklerinde halka etli pilav, ayran ve tulumba tatlısı dağıtıldı. Palandöken Kayak Merkezi'ndeki otellerin mutfağında hazırlanan yemeklerin dağıtıldığı çadır önünde uzun kuyruk oluşturan vatandaşlar, yiyecekleri kısa sürede tüketti.

15-22 Nisan tarihleri arasında kutlanacak olan turizm haftası etkinleri, Havuzbaşında Atatürk Anıtına çelenk konulması ile başladı. Halk oyunları ve mehter takımının gösterisi ardından öğlen vakti halka Havuzbaşı Kent Meydanında etli pirinç pilavı, ayran ve tulumba tatlısı dağıtıldı. Yemek çadırının önünde tek sıra halinde uzun kuyruk oluşturan vatandaşlar, plastik tabaklar içinde aldıkları yiyecekleri büyük bir iştahla yedi. İl Kültür ve Turizm Müdürü Cemal Almaz, Cumartesi günü aynı yerde Erzurum'un meşhur cağ kebabı ikram edeceklerini ifade ederek, "Turizm haftasını doya doya yaşayacağız. Her gün bir kaç etkinlik düzenleyeceğiz. Bugün de Palandöken Kayak Merkezi'ndeki 5 yıldızlı otellerin mutfağında hazırlanan yemekleri dağıttık. Bu etkinliklerimize halkımızın ilgi göstermesi bizleri sevindiriyor" diye konuştu

Görüntü Dökümü:
------------------------
-Kent merkezinde kurulan çadırdan detay
-Vatandaşa ücretsiz verilen yemekten detay
-Vatandaşların yemek alması
-Yemek yiyen vatandaşlardan detay
-Vatandaş ile röp
-Cemal Almaz ile röp

Haber: Turgay İPEK - Kamera: Zafer KUMRU / ERZURUM,(DHA)

========================================

9)TAZI KANYONU'NDA TEHLİKELİ POZ

Antalya'da gezginler tarafından 2017'de keşfedilen Köprülü Kanyon Milli Parkı sınırları içindeki Tazı Kanyonu'nda blok kayalarda yaşanan korozyon ve çatlaklar korkutuyor. Tehlikeye aldırış etmeyen ziyaretçiler, fotoğraf çekmek için kayaların üzerine çıkıyor.
İki yıl önce doğa tutkunu gezginler tarafından keşfedilerek sosyal medyada fotoğrafları yayılan, ardından bir klip, GSM operatörü ve cep telefonu markasının reklam filminin çekildiği Tazı Kanyonu'nda, blok kayalardaki korozyon ve çatlaklar dikkat çekti. Olası faciaya dikkat çekmek için bölgeye giden Akdeniz Üniversitesi Öğretim Görevlisi, AKUT Antalya Birim Sorumlusu Yılmaz Sevgül, kayaların her an birbirinden ayrılıp kanyonun derinliklerine düşebileceğini söyledi. 800 metre derinliğe sahip kanyonun en iyi görüntülendiği açıları oluşturan kaya bloklarında oluşan devasa çatlakları inceleyen Sevgül, tehlikenin ciddi olduğunu kaydetti.
KOROZYON VE ÇATLAKLAR TEHLİKENİN HABERCİSİ
Oluşan korozyonun gözle görülür derecede olduğunu anlatan Sevgül, "Bu, çözülebilen ve dağılabilen bir kaya yapısı. Çözülmeler sonucu kayalar aşağı yuvarlanacak. Üzerinde insanlar varken yuvarlanması bir facia ve trajedi demek. Bu kayadan kaynaklanan bir sıkıntı. Bir de insanlardan kaynaklanan sıkıntılar var. Sonuçta o kayanın üzerine gittiğinde dengesini kaybedebilir, ayakkabısı uygun olmayabilir, ayağı kayabilir. Çoğu buraya uygun ayakkabılar giyerek gelmiyor. Kayaların birçok yeri ayakkabı tabanlarının bıraktığı atıklardan dolayı kayganlaşmış. Tüm bu riskleri düşündüğümüzde burada bir an önce güvenlik planlaması yapılmalı" dedi.
'YA KAPATILACAK, YA TEDBİR ALINACAK'
Köprülü Kanyon Milli Parkı yöneticileri ve planlama mühendislerinin bölgeyi planlamaya aldığını bildiğini sözlerine ekleyen Sevgül, ne tür bir proje yapılması gerektiği konusunda da öneride bulundu. Doğa sporcularının bölgeye herhangi bir teras yapılmasını istemediğini söyleyen Sevgül, "Ben böyle düşünmüyorum. Buraya ziyaretçiler geliyor. Burada birkaç seçenek dışında tercih edebileceğimiz alternatifimiz pek yok. Bu risklere karşı ya burayı kapatırsınız ya da önlem alırsınız. Biz kapanmasını istemiyoruz. Açıkçası burayı 7'den 70'e herkes görmeli. Aynı zamanda tekerlekli sandalyesi olan bir vatandaşımız da buraya gelebilmeli. O nedenle araçla gelinebilen noktadan itibaren yürüyüş yolu yapılmalı ve buraya ahşap platform kurulmalı. Fakat platform için etraftaki ağaçlar kesinlikle kesilmemeli. Platformun üzerinde açılacak deliklerden ağaçlar yine yükselmeli. En önemlisi ise platform kesinlikle şu anki kayaların üzerinde olmalı. Vatandaşın bu kayalarla irtibatı kesilmeli ve koruma altına alınmalı" diye konuştu.
CAM TERAS DUYGUSALLIĞI BOZAR
Tazı Kanyonu'na cam terasa karşı olduğunu aktaran Sevgül, "Halk ile bölgenin duygusal bir bağı var. Cam teras bu bağı kopartacaktır. O nedenle en mantıklısı çelik konstrüksiyon üzerine kurulacak ahşap bir seyir terası olacaktır. İnsanlar buraya güvenli şekilde gelip manzarasını izleyip, fotoğraflarını çekip evlerine dönebilmeli" dedi.
ATEŞ YAKIP ÇEVREYİ KİRLETİYORLAR
Böyle bir sistemin yapılmasıyla burada kamp yapan, çevreyi kirleten, kayaların üzerinde ateş yakanlara da engel olunacağını belirten Sevgül, "Buraya geldiğimizde görüyoruz ki yer yer ateş yakılmış, içecek kutuları etrafa atılmış. Burası güvenlik altına alınıp, girişler kontrollü olduğunda bu tür görüntüler de engellenmiş olacak" dedi.
Tazı Kanyonu girişine Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürlüğü Antalya Şube Müdürlüğü tarafından uyarı tabelası konuldu. Tabelanın üzerinde 'Tazı Kanyonu'nda uçuruma yaklaşmak, kaya bloklarına çıkmak, ateş yakmak ve çadır kurmak, Tehlikeli ve Yasaktır' yazısı yer alıyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------
-Tazı kanyonuna giden patika yolun detay görüntüleri
-Kanyonun DRONE görüntüleri
-RÖP: Yılmaz Sevgül
-Yıkılmaya başlayan kayaların detay görüntüleri
-Çatlakların görüntüleri
-Kanyonun detay görüntüleri
Haber:İbrahim LALELİ Kamera: Emrah GÜL/ANTALYA-(DHA)

========================================

Her ilçeye barınak ve ruhsatlı kesimhane çağrısı

Adana Veteriner Hekimler Odası Başkanı Nihat Köse, göreve yeni seçilen belediye başkanlarına çağrıda bulunarak, "Her ilçemize ruhsatlı bir kesimhane ve hayvan barınağı yapılması gerekiyor" dedi.

Göreve seçilen belediyeleri sokak hayvanları ve sağlıklı gıda konusunda önemli işlerin beklediğini kaydeden Adana Veteriner Hekimler Odası Başkanı Nihat Köse, belediye başkanlarını bu konularda göreve çağırdı. Dünya Sağlık Örgütü'nün araştırmasına göre insan nüfusunun yüzde 10'u kadar sokak hayvanı bulunduğunu kaydeden Köse, "Ülkemizde 8 milyon civarında sokak hayvanı var. Bu hayvanlarda yıllık yüzde 70 civarında kısırlaştırma yapabilirsek sayıyı sabit tutabiliyoruz. Yüzde 70'in üstüne geçmeliyiz ki sokak hayvanlarının sayısını azaltabilelim. Mutlaka her ilçede hayvan barınağı kurulmalı ve oralarda yeterince veteriner istihdam edilmeli, ameliyat koşulları ve bakım koşulları oluşturulmalı. Hayvanlarınızın sağlığını koruyamadan insanlarımızın sağlığını koruyamazsınız. Sokak hayvanları sağlıksız üremeye devam ederse bu insanların sorunu haline gelir" dedi.

"VETERİNER HEKİM OLMASA ŞARBONU KİM YAKALAYACAKTI?"
Adana merkezi haricinde Ceyhan ilçesinde 5 yıl önce bir kesimhaneye ruhsat verildiğini, Saimbeyli ilçesinde bir kesimhane yapıldığını ancak ruhsatlandırılmadığını, diğer ilçelerde ise ruhsatlı kesimhane bulunmadığını söyleyen Nihat Köse, şunları söyledi:
"Mutlaka her ilçeye ruhsatlı kesimhane de yapılmalı ve oralarda yeterince veteriner hekim istihdam edilmeli. Veteriner hekim muayenesinden geçmemiş, ruhsatlı yerlerde kesilmemiş her hayvan kaçak kesimdir. Kaçak, sağlıksız ettir. Her barınakta yeteri kadar veteriner hekim görevlendirilmeli. Her ilçede ruhsatlı barınak ve yeteri kadar veteriner hekim istihdam edilmezse halk sağlığı korunamaz. Bugüne kadar bir şeyin olmaması yarın bir şey olmayacağı güvencesini vermez. Şarbonlu et yerler, Allah korusun ölürler. Ankara'da böyle bir şey yaşandı. Kesimde veteriner hekim olmasaydı şarbonu kim yakalayacaktı? Bilgimizi her zaman belediyelerle paylaşmaya hazırız. Hizmet alımı şeklinde bu hizmeti kendilerine veteriner hekim istihdam edinceye kadar hazırız. Yeter ki onlar bizimle işbirliği yapmaya çalışsınlar, hazır olsunlar."

Görüntü Dökümü
-------------------------
- Veteriner Hekimler Odası Başkanı Nihat Köse ile röp.
- Kedi ve köpeklerden detaylar
Haber:Nuri PİR-Kamera: Can ÇELİK/ADANA,(DHA)

========================================

BurdurİGM'de ilk toplantı

Burdur İl Genel Meclisi'nde dönemin ilk toplantısı gerçekleştirildi.
İl Genel Meclisi 31 Mart seçimlerinden sonra ilk toplantısını yaptı. Toplantıda AK Parti Burdur Merkez İl Genel Meclisi Üyesi Murat Akbıyık, meclisi başkanlığına seçildi. Akbıyık, "27 üyemizle birlikte Burdur'umuzun tamamına hizmet edeceğiz" dedi.

Toplantıda bir ilk de gerçekleşti. Burdur İl Genel Meclisi tarihinin ilk kadın üyesi Hatice Dalgar oldu. AK Parti'den Bucak'ta seçilen Hatice Dalgar, Burdur'un ilk kadın İl Genel Meclisi üyesi olmanın mutluluğu ve gururu içerisinde olduğunu söyledi. Dalgar, "2014- 2019 yılları arasında Bucak Belediye Meclisi üyeliği yapmıştım. İlk defa seçilen kadın İl Genel Meclisi üyesi olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bizi destekleyen tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah iyi bir şekilde hizmetlerimizi yapmaya çalışacağız" diye konuştu.
Toplantıda İl Genel Meclisi birinci başkanvekilliğine Bucak İl Genel Meclisi Üyesi Sami Uğur, ikinci başkan vekilliği görevine Gölhisar İl Genel Meclisi Üyesi Mehmet Hasyıldırım, asil katip üyeliklere Bucak İl Genel Meclisi Üyesi Hatice Dalgar ve Kemer İl Genel Meclisi Üyesi Mustafa Aktürk seçildi. Encümen üyeliklerine ise Ağlasun İl Genel Meclisi Üyesi Rafet Sak, Çavdır İl Genel Meclis Üyesi Zekeriya Acar ve Kemer İl Genel Meclisi Üyesi Mustafa Aktürk seçildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------
- Salondan detay
- Geçici başkanlık divanı
- Oy kullanılması
- Murat Akbıyık'ın konuşması
- Hatice Dalgar ile röportaj
HABER- KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR, (DHA)

========================================

Emekli oldu ama dükkanından kopamadı

Burdur'da yaklaşık 60 yıl kunduracılık yaptıktan sonra 2001 yılında emekli olan Şeref Tecimer (82), mesleğini bırakmasına rağmen dükkanından kopamadı. Her gün eski dükkanına gelerek vakit geçiren Şeref Tecimer, "Her gün 11.00'de geliyorum. İkindi namazına kadar burada vakit geçiriyorum. İkindi namazından sonra evime gidiyorum. Hayatım bu sanatla geçti. Nerede vakit geçireceğim" dedi.

Burdur'da yaklaşık 60 yıl kunduracılık yapan Şeref Tecimer, 2001 yılında mesleği bıraktı. Meslek hayatı boyunca 12 çırak yetiştiren Tecimer, mesleğini bırakmasına rağmen dükkanından kopamadı. Her gün sabah kendisine ait olan, içinde çeşitli malzemelerin bulunduğu ancak kullanılmayan dükkana gelen Şeref Tecimer, burada oturarak vakit geçiriyor. Zaman zaman iş yerine gelen arkadaşlarıyla sohbet eden Şeref Tecimer, bazen de yetiştirdiği çırakları iş yerlerinde ziyaret ederek, mesleğini icra ediyor.
Şeref Tecimer, "1961 senesinde kunduracılığa başladım. Yaklaşık 40 sene imalat yaptım. 12 çırak yetiştirdim. Bunların hepsi de imalat yapıyordu. Şimdi her taraf fabrikasyon ayakkabı oldu. Ben de 2001 de emekli oldum" dedi.
'HAYATIM BU SANATLA GEÇTİ'
Kunduracılığın baba mesleği olduğunu söyleyen ve her gün dükkanına geldiğini belirten Tecimer, "Dükkan kendime ait. Evim buraya yakın. Her gün 11.00'de geliyorum. İkindi namazına kadar burada vakit geçiriyorum. İkindi namazından sonra evime gidiyorum. Hayatım bu sanatla geçti. Nerede vakit geçireceğim" diye konuştu.
'NASİPMİŞ BABAMIN MESLEĞİNİ DEVAM ETTİRDİM'
İlkokulu 1949 yılında bitirdikten sonra önce bakırcılık mesleğinde çıraklık yaptığını ancak o mesleği istemediği için kunduracı çıraklığına başladığını anlatan Tecimer, şöyle dedi:
"Bakırcılık mesleğini istemeyince 1950 senesinde kunduracı çıraklığına başladım. 1959'da kalfa oldum. Askerlik görevimi yapıp geldikten sonra 1961'de kendi iş yerimi açtım. Nasipmiş babamın mesleğini devam ettirdim."
Kunduracı Veysel Akçay, "Hacı ustam babamla birlikte 1951 yılında çıraklık yapmışlar. Hacı ustam çok çırak yetiştirdi. Çırakları halen mesleğe devam ediyor" dedi.
'HEM SANATI, HEM AHLAKI ÖĞRETTİ'
Tecimer'in damadı Adnan Şencan da "1985 yılında ilkokulu bitirdikten sonra babam ve dedem beni Şeref Tecimer'in yanına çırak olarak verdi. O günden bu yana mesleğimi devam ettiriyorum. Bize bu süreçte hem sanatı, hem ahlakı düzgün bir şekilde öğretti. Sevilen sayılan bir usta ve insandır. Bize her şeyiyle örnek oldu. Elimizden tuttu. Allah nasip etti besleyip, büyüttüğü kızıyla evlendim. Beraber çok çalıştık. Hacı sandaletleri, örgülü ayakkabı ürettik. Bizi görüp gözetir. Onun sayesinde ayakta duruyoruz" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------
- Tecimer'in dükkana gelişi
- Tecimer ile röportaj
- Ayakkabı tamiri yaparken
- Damadının dükkanına gelişi
- Veysel Akçay ile röportaj
- Detay
- Adnan Şencan ile röportaj
HABER- KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR, (DHA)