HABER

DHA YURT BÜLTENİ-4

1)ASIRLIK MESCİTLİ KURT KÖPRÜ'NÜN TURİZME KAZANDIRILMASI İSTENİYOR SAMSUN'un Havza ile Vezirköprü ilçelerinin sınırını belirleyen Istavroz Çayı üzerinde bulunan ve kemerinde bulunan mescitle dikkat çeken 7 asırlık tarihi Kurt Köprü, turizme kazandırılmayı bekliyor.  Havza ile Vezirköprü ilçelerinin sınırını belirleyen Istavroz Çayı üzerinde bulunan tarihi Kurt Köprü 7 asırdır ayakta duruyor.

1)ASIRLIK MESCİTLİ KURT KÖPRÜ'NÜN TURİZME KAZANDIRILMASI İSTENİYOR

SAMSUN'un Havza ile Vezirköprü ilçelerinin sınırını belirleyen Istavroz Çayı üzerinde bulunan ve kemerinde bulunan mescitle dikkat çeken 7 asırlık tarihi Kurt Köprü, turizme kazandırılmayı bekliyor. Havza ile Vezirköprü ilçelerinin sınırını belirleyen Istavroz Çayı üzerinde bulunan tarihi Kurt Köprü 7 asırdır ayakta duruyor. Bizanslılar zamanında yapıldığı, Selçuklular döneminde ise onarıldığı bilinen Kurt Köprü kemerinde bulunan mescitle dikkat çekiyor. 95 metre uzunluğunda, 4.8 metre genişliğinde, 2 ana kemer ve 2 tahliye gözü bulunan tarihi Kurt Köprü, büyüklüğü ve ihtişamı ile de görenleri hayran bırakıyor. 2008 yılında yaklaşık 2 milyon 100 bin TL harcanarak restore edilen ve önlem amaçlı içerisindeki mescidi ziyarete kapatalılan tarihi Kurt Köprü, turizme kazandırılmayı bekliyor.
'TANITILMASI ŞART'
Karadeniz Turistik İşletmecileri Derneği Başkanı Murat Toktaş, çok önemli bir tarihi eser olan Kurt Köprü'nün turizm açısından da önemli bir değer olduğunu belirterek “Köprünün son dönemlerde tanınırlığı daha çok arttı. Ancak köprünün turizme kazandırılması için mutlaka gerekli tanıtım çalışmalarının yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Köprünün ayaklarının bir kısmı bir ilçede bir kısmı diğer ilçede bulunuyor. Samsun’un Havza ve Vezirköprü ilçelerinin sınırında bu köprü. Ayrıca kemerinde namaz kılınacak mescit de bulunuyor. Köprünün ayak kısmında yaklaşık 6 metrekarelik bir mescit var. Bu özelliği bakımından Türkiye’de çok nadir olduğunu biliyoruz. Eski tarihlerde bu köprü kervanların geçiş güzergahında bulunuyordu. Köprüden gecenler mescit sayesinde ibadetlerini de yapabiliyorlardı. Bu nedenle tarihi Kurt Köprü çok özel bir yapı" dedi.
'YÜZYILLARDIR AYAKTA'
Toktaş, özellikle son dönemde yurt dışından gelen turistlerin deniz, kum, güneş üçlemesinden daha çok tarihi, kültürel tatilleri ve gezileri tercih ettiğini de kaydederek, “Bu amaçla ülkemize gelen turistlerin daha fazla döviz bıraktıklarını biliyoruz. Özellikle yapılan restorasyon çalışmalarıyla Kurt Köprü gibi tarihi yapılara ilişkin envanterimiz daha çok gün yüzüne çıkmaya başladı. Bizde bu yapılarla ilgili yapacağımız tanıtımlarla daha çok bilinirliğini artırmak istiyoruz. Bu tarihi yapılarımızı eserlerimizi daha çok kişi görsün istiyoruz. Samsun’da bulunan yüzyıllardır ayakta duran tarihi Kurt Köprü’de hem gösterişi, hem mimari özellikleri ile mutlaka insanların görmesi gereken bir yapıö diye konuştu.

Görüntü Dökümü:
----------------------
-Köprüden drone ile detay
-Köprünün bulunduğu bölgeden drone le detaylar
-Köprüden detaylar
-Röportaj
Haber-Kamera:Hüseyin KALAY/HAVZA(Samsun), (DHA)

===================================================

2)YATLAR DENİZLE BULUŞTU, KEKOVA'YA TURLAR BAŞLADI

TÜRKİYE'nin en önemli günübirlik yat turizm merkezlerinden biri olan Antalya'nın Demre ilçesinde yatlar Akdeniz'in mavi sularıyla buluştu. Yatların denizle buluşmasıyla dünyanın en güzel koylarına, tarihi ve doğal zenginliğe sahip olan Kekova'ya yat turları da başladı. Turizm sezonunun sona ermesiyle geçen yıl sonbaharda bakım için karaya çekilen yatlar, bakımlarının tamamlanması ve turizm sezonunun başlamasıyla denize indirilmeye başladı. Kızaklara yüklenen yatlar Demre'nin Çayağzı Limanı'nda denize indirildi. Teknelerin denize yolculukları sırasında ilginç görüntüler de ortaya çıktı. Zaman zaman ulaşımın durduğu yolculuklarının ardından Demre Deniz Taşıyıcıları Kooperatifi bünyesinde çalışan yatların büyük bölümü Akdeniz'in mavi sularıyla buluştu. Hüzünlü kara molası sona eren yatlar dalgaları yararak ilerlemeye başlarken, kış boyunca nöbetçi kalan yatlar da karaya çekilerek bakıma alındı.
TURLAR DA HAREKETLENDİ
Ziyarete gelen turistlerle birlikte bölgedeki yat turlarında da hareketlilik başladı. Yatlarla Kekova turuna çıkan turistler önce yatın üstünde Batık Kenti, Simena Antik Kenti'ni ve Kekova'nın eşsiz koylarını gezdi. Ardından doğal bir liman olan Gökkaya Koyu'na gelindi. Serin havaya rağmen burada verilen yüzme molasında birçok turist Akdeniz'in mavi suyunda yüzdü. Turda bol bol fotoğraf ve görüntü çekilirken, özellikle Simena Antik Kenti önünden geçerken, ön bölüme gelen turistler bu anları ölümsüzleştirdi. Yaklaşık 3 saat süren tur yine Çayağzı Limanı'nda sona erdi.
İlk kez Kekova'ya gelen Rus Pavel Skorşov, "Tarihi, doğası ve doğal güzellikleriyle mükemmel bir güzellik gördüm. Her şey bir arada ve mükemmel. İnsan burada büyülü bir dünyada yolculuk yapıyor. Hayran kaldım" dedi.
Ukraynalı Vadim Smolyaninov, "Mükemmel bir gün geçiriyorum. Doğaya, tarihi zenginliklere ve denize hayran kaldım. Daha önce tatil yaptığım yerleri düşününce 'Buraya neden bu kadar geç geldim' diye düşünüyorum" diye konuştu.
Belaruslu Olga Makarova, "Daha önce Türkiye'ye gelen dostlarımdan Kekova'nın büyülü güzelliğini dinlemiştim. Bugün buraya gelebildim. Çok harika bir doğa, enfes koylar, her yer tarih dolu. Masmavi deniz. Her yönüyle mükemmel bir güzellik. Herkes gelip görmeli" dedi.
Yat sahibi ve kaptanı Feyyaz Çetin de "Teknelerimizin bakımını tamamladık. Akdeniz'in mavi sularıyla buluşturduk. Gelen yerli ve yabancı turistlerimizi, dünya cenneti Kekova'ya taşımaya başladık. Sezonun başlangıcı çok güzel oldu. Daha iyi olacağını umuyoruz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
-------------------
- Bir yatın denize yolculuğu
- Yatın denize indirilmesi
- Denize indirilen yatlar detay
- Tekne turuna çıkan turistler
- Tura çıkan yatlardan detaylar
- Yatlarda turistlerden detay
- Yatlardan detay
- Ziyaret edilen noktalar
- Simena Antik Kenti detay
- Turistlerden detaylar
- Tura çıkan tekneler detay
- Denize giren turistler
- Yüzen turistler detay
- Röportajlar
138 MB /// 08.05"

HABER- KAMERA: Ahmet ACAR/DEMRE (Antalya), (DHA)

===================================================

3)GOLF TURİZMİ SEZON YARISINDA YÜZDE 40 BÜYÜDÜ

YILLIK 500 bin oyun ve 130 milyon dolar gelirin beklendiği golf turizmi 2019'un sezon yarısında 90 milyon dolarlık gelir elde etti. Uluslararası Golf Tur Operatörleri Birliği (IAGTO) Türkiye Başkanı Cahit Şahin, "Bir golfçü buraya geldiğinde sezona göre 1200 ile 1500 Euro arasında harcama yapıyor. Geçen sezona göre bu yıl golf turizminde yüzde 40 civarında artış söz konusu oldu" dedi.
Antalya, geçen yılki turist sayısıyla bir rekora imza attı. 13 milyon 642 bin yabancı turist ve 3 milyonun üzerinde yerli turistin ağırlandığı kentte, 2019 yılı için konulan 15 milyon yabancı turist hedefi, son rezervasyonlar ve turizm fuarlarındaki ilgiden sonra 16 milyona çıkarıldı. 2018 yılında Paris ve Londra'dan sonra dünyanın en çok turist ağırlayan üçüncü kenti konumundaki Antalya, golf turizminde de Portekiz ve İspanya'yı takip ediyor.
Türkiye genelindeki 22 golf sahasının 14'ünü elinde bulunduran ve tamamı uluslararası standartlarda olan Antalya'daki sahalar, yerli ve yabancı çok sayıda golf sporcusuna hizmet ediyor. Belek bölgesindeki golf sahalarını kullanan golfçüler memnuniyetlerini dile getirerek turizme katkıda bulunurken yeni açılacak sahalarla ilgili Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bir proje üzerinde çalıştığı öğrenildi.
500 BİN OYUNDAN 130 MİLYON DOLAR GELİR
Uluslararası Golf Tur Operatörleri Birliği (IAGTO) Türkiye Başkanı ve Maxx Royal Glof Club Genel Müdürü Cahit Şahin, Belek bölgesinin golf sahaları ve çevredeki otelleriyle birlikte güzel bir destinasyon olduğunu söyledi. Birçok ülkenin Belek'e özendiğini ifade eden Şahin, golf sahaları sayesinde 12 ay turizm yapılabildiğini söyledi. Sahaların tamamının dünya standartlarında olduğunu ve gelen misafirlerin çok övgüyle bahsettiğini ifade eden Şahin, 2012-2014 yıllarındaki sayılara, 2019 yılı sezon yarısında ulaştıklarını kaydetti. Değişik pazarlardan misafirlerin gelmeye devam ettiğini de anlatan Şahin, "Hem turizm hem de golf turizminde 2019 çok uğurlu geldi. Yılda 500 bin oyun bu da yaklaşık 120 bin kişiye karşılık geliyor. 125-130 milyon dolarlık gelirden bahsedebiliriz" dedi.
2019 YILINDA YÜZDE 40 ARTIŞ
Rakamların daha çok artması için saha sayısının artırılması gerektiğini ifade eden Cahit Şahin, sezonun yarısında gelinen noktanın hem oyun hem de gelir açısından memnun edici seviyede olduğunu söyledi. Türkiye'nin dünyada golf turizmindeki yerinden de söz eden Şahin, "Bu yıl sezon yarısında olmamıza rağmen 80-90 milyon dolarlık gelire ulaştık. Tabi bu gelir sadece golf turizminden. Bunun üzerine yapılan alışverişler ve ekstra harcamalar dahil edilebilir. Türkiye, golf turizminde Portekiz ve İspanya'nın gerisinde. Saha sayımız fazla olursa biz bu ülkelere kafa tutacak kaliteye sahibiz. Bir golfçü buraya geldiğinde sezona göre 1200 ile 1500 Euro arasında harcama yapıyor. Geçen sezona göre bu yıl golf turizminde yüzde 40 civarında artış söz konusu. Asyalıları bu yıl gördük ve bu bizim için yeni bir pazar" diye konuştu.
Görüntü Dökümü
-------------------
Golf sahalarından detay
Golf oynayan turistlerden detay
Golf sahaları ve oynayanlardan drone görüntüsü
Cahit Şahin röp
Genel detaylar
Turizm dolgu görüntüleri
Drone görüntü ve fotoğraflar İbrahim Laleli

Haber: Alparslan ÇINAR-Namık Kemal KILINÇ - Kamera: Alparslan ÇINAR/ANTALYA, (DHA) -

===================================================

4)ATIKLARLA DERSLERİ EĞLENCELİ HALE GETİRİYOR

DÜZCE’de ilkokul öğretmeni Tuncay Öztürk atık kağıt, iplik, kartonlardan yaptığı hayvan maketlerini hem ders, hem de gösterilerde kullanarak dersleri eğlenceli hale getiriyor.
Düzce Şehit Teğmen Uğur Altan İlkokulu 2. sınıf öğretmeni Tuncay Öztürk, dersleri eğlenceli hale getirmek ve öğrencilerin konuları daha kolay anlamasını sağlamak için atık malzemelerden figürler yapmaya başladı. Tuncay Öztürk, Hayat Bilgisi dersinde anlattığı hayvancılık konusu için topladığı karton ve atık yünlerden koyun, yine topladığı atık kartonla eşek yaptı. Bu sayede çocuklara koyun ve eşeklerin Anadolu halkı tarafından ne amaçla kullanıldığını ve hayvanların özelliklerini anlattı.
MÜZİK DERSİ İLE BEDEN EĞİTİMİNİ BİRLEŞTİRDİ
Öğretmen Öztürk ayrıca beden dersleri ile müzik derslerini birleştirerek bir halk oyunu grubu kurdu. Öğrenciler spor yaptırmanın dışında müzikle birlikte kurduğu seymen ekibi hem spor yapıyor hem de halk oyunu gösterisi sunuyor. Bir süre sonra daha profesyonel hale gelen öğrenciler gösterilerini 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile özel gösterilerde de sunmaya başladı.
SOSYAL BİLGİLER DERSİ İÇİN SAHNE KURDU
Tuncay Öztürk, Sosyal Bilgiler dersinde tarihi anlatmak için kendi çabaları ve yine atıklardan tiyatro sahnesi kurdu. Sahnede aynı zamanda Hayat Bilgisi dersi için yapılan eşek, koyun, inek maketleri de kullanılıyor. Bu sayede öğrenciler tarihi kahramanları öğrendikleri gibi tiyatro yapma yeteneği kazanıyor.
‘ATIKLARI GERİ DÖNÜŞÜME KAZANDIRMAYA ÇALIŞIYORUZ’
Tuncay Öztürk, atıkları geri dönüştürmeye çalıştıklarını ifade ederek, “Atık materyalleri geri dönüşüme kazandırmaya çalışıyoruz. Kartonlardan, kağıtlardan ve poşetlerin içini doldurarak, kartonları bantlayarak ve atık yünlerden koyun yaptık. Kartonlardan eşek yaptık. Artık boyalarla eşeğimizi boyadık. Bunlarla Hayat Bilgisi dersinde hem hayvanların neye benzediğini gördüler. Çünkü eşek görmeyen, koyun görmeyen çocuklarımız var. Bu şekilde atıkları değerlendirip doğa ve çevreyle ilgili olan geçmişten günümüze taşımacılığa kadar hayvanlarımızın da teknolojiye nasıl yenildiğini anlatmış oldukö dedi.
‘ÇOCUKLAR GÖREREK DAHA KOLAY ÖĞRENİYORLAR’
Öztürk, öğrencilerin görerek daha kolay öğrendiğine dikkat çekerek, “Çocuklar yaparak, yaşayarak ve tutarak daha iyi öğrenirler. Ben önceden, ‘Atlar, eşekler vardı. Taşımacılık eşeklerle yapılıyor’ deseydim birkaç kişi öğrenirdi. Ama çocukların da yardım ederek yaptığımız bir eşek ya da koyun modeli öğrenmeye yardımcı oluyorö diye konuştu.

‘MAKETLERİ TİYATRO OYUNLARINDA DA KULLANIYORUZ’
Öztürk, maketleri ayrıca tiyatro gösterilerinde de kullandıklarını belirterek, şöyle konuştu:
“Bunları Dede Korkut tiyatrosunda kullanıyorum. Sadece burada değil, günlük hayatta derslerde kullanıyoruz. Küçük, küçük piyesler oynuyoruz, şarkılar söylüyoruz. Örneği Barış Manço’nun ‘Arkadaşım Eşek’ şarkısını söylerken kullanıyoruz ve çocuklar bunu çok seviyorlar. Günlük hayatta derslerde bunları kullanıyoruz. Atıkları sürekli değerlendiriyoruz. Atık maddelerden değişik figürler yapıp derslerimizde bunları değerlendirmiş oluyoruz.

‘DAHA KOLAY ÖĞRENİYORUZ’

  1. sınıf öğrencisi Pırıl Yeşilbaş öğretmenleri sayesinde dersleri daha kolay anladıklarını belirterek, “Şarkı söylerken figürlerle oynuyoruz. Derslerde öğretmenimiz ne yapacağımız anlatıyor. Kantinde ya da atık kutusunda kartonlar var. Onlarla yapıyoruz. Daha kolay öğrenmemize yarıyor. Görmediğimiz hayvanları görüyoruz. Öğretmenimizi çok seviyoruz.ö dedi.

Görüntü Dökümü
-------------------
Öğretmen Tuncay Öztürk atıklardan koyun ve eşek yaparken görüntü
Koyun ve elek maketleri ile ders anlatırken görüntü
Öğrencilerin Seymen grubunun beden dersinde gösterisi
Öğrencilerin tiyatro sahnesi önünde gösterisi
Öğretmen Tuncay Öztürk ile röp
Öğrenci Pırıl Yeşilbaş ile röp ve detaylar

HABER-KAMERA: Tezcan SOLMAZ/DÜZCE, (DHA)

===================================================

5)ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLERLE İFTAR

BURDUR protokolü Ramazan ayının ilk iftar yemeğinde kentteki şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi.
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Avşar Han'da düzenlenen iftar yemeğine Vali Hasan Şıldak ve eşi Fatma Nur Şıldak, Garnizon Komutanı Albay Hakan Tutucu, Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Nadir Yağcı, Adalet Komisyonu Başkanı Hacı Süleyman Arslan, İl Genel Meclisi Başkanı Murat Akbıyık, İl Jandarma Komutanı Albay Orhan Kılıç, İl Emniyet Müdürü Arif Çankal, Muharip Gaziler Derneği Burdur Temsilcisi Hasan Okyar ile şehit aileleri ve gaziler katıldı.
Yemekte konuşan Vali Hasan Şıldak, hep birlikte huzur ve sağlık içinde bir Ramazan ayı yaşamayı dilerken, Doğu ve Güneydoğu'da son üç günde 9 şehit verildiğini hatırlattı. Vali Şıldak, "Aziz Türk milleti şehit vermeye devam ediyor. Hangi şartlarda bir ülkede yaşıyoruz, hangi topraklar üzerinde mevcudiyetimizi devam ettiriyoruz, Ramazan ayının ilk gününde en derin bir şekilde muhasebesini yapmak durumunda olduğumuz vaziyet budur. Şehitlerimiz kanlarını akıtarak, bu vatan üzerinde bizim hür bir şekilde, başımız dik, alnımız açık dolaşmamızı sağlayanlar, onlar bizim kutsalımız" dedi.
Vali Şıldak, şöyle devam etti:
"PKK terör örgütü masum yavrularımıza, askerlerimize saldırıyor, haince tuzaklar kuruyor ve onları şehadete erdiriyor. Yine FETÖ'nün de hiçbir zaman eli boş durmadığını, pusuda beklediğini söylememe gerek bile yok. Gerçekten Türkiye Cumhuriyeti, devletimiz, ülkemizin her köşesinde terörle mücadele ediyor. Daha yakın zamanda Hatay Amanos Dağı'nda ele geçen teröristler var. Ülkemizin her yerine yayılma gayreti içinde olan, varlığını sürdürmek için her fırsatı kollayan, her türlü işbirliği ve uluslararası desteği de almakta zorlanmayan güçlerle mücadele ediyoruz. Oynanan oyun bu ve 'terör niye sona ermiyor?' bu sorunun cevabı da şu olsa gerek; bu topraklar o kadar değerli ki ve bu topraklar üzerinde yaşayan Türk milleti o kadar onurlu, asil bir millet ki baş eğmiyor, boyun eğmiyor ve hedef olmaya bu yüzden devam ediyor. Milletimizin duruşu, asil bir millet oluşu, sağduyusu, vatana sadakati ve sizler gibi annelere, babalara ve kardeşlere sahip oluşu sayesinde, şehitlik müessesesi sayesinde bu topraklar varlığını Türk yurdu olarak, Anadolu olarak ve Türkiye Cumhuriyeti olarak devam ettirebiliyor. Bütün şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, ailelerine sabır diliyorum. Güçlü ve emin adımlarla geleceğe omuz omuza birlik ve beraberlik içinde yürüyeceğiz. Teröre rağmen Türkiye büyüyor ve gelişmesini sürdürüyor. Bir ülke düşünün ki dört köşe bucak terörle mücadele ediyor ama aynı zamanda kalkınma hamlelerini ve milletinin hizmetinde olmayı devam ettiriyor."
Konuşmasının ardından Vali Hasan Şıldak, şehit aileleri ve gazilerle bir süre sohbet etti.

Görüntü Dökümü
-------------------
- Yemeğe katılanlar
- Vali Şıldak'ın konuşması
- Detay

HABER- KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR, (DHA)

===================================================

6)LİSİNİA'YA 300 BİN ZİYARETÇİ BEKLENİYOR

BURDUR'daki Lisinia Doğa Proje Alanı'nda bu yıl 300 bin ziyaretçi hedefleniyor. Alan sorumlusu veteriner hekim Öztürk Sarıca, "Kırsal turizm sezonunun yeni başlamış olmasına rağmen ziyaretçi sayısındaki artış bu yıl 300 binli rakamlara ulaşacağımızı gösteriyor" dedi.
Burdur merkeze bağlı Karakent köyünde kurulan Lisinia Doğa Proje Alanı, yerli ve yabancı ziyaretçilerin uğrak noktası haline geldi. Ziyaretçiler, doğada yaralı halde bulunan yaban hayvanlarının tedavi edildiği Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi'nin yanı sıra susuzluğa dikkati çekmek için yapılan ahşap heykeller ve kansere dikkati çekmek için oluşturulan alanları geziyor.
'300 BİNLİ RAKAMLARA ULAŞACAĞIZ'
Proje Alanı Sorumlusu veteriner hekim Öztürk Sarıca, "Geçen yıl Lisinia Proje Alanı ve Lavanta Deresi'nde 200 binin üzerinde ziyaretçi ağırlamıştık. Bu yıl görünen o ki bizimle yapılan tur bağlantıları, şu an kırsal turizm sezonunun yeni başlamış olmasına rağmen ziyaretçi sayısındaki artış bu yıl 300 binli rakamlara ulaşacağımızı gösteriyor" dedi.
'CİDDİ HAZIRLIK YAPIYORUZ'
İnsanların Lisinia'da zaman geçirecekleri alanları iki katına çıkardıklarını vurgulayan Öztürk Sarıca, "Bunun yanında Lavanta Deresi'nde insanların ihtiyaçlarını giderebilecekleri yapılar yapılmaya başlandı. Görsel ve eğitim amaçlı tabelalar ve diğer yapılması gerekenler alanımızda yapılıyor. Bu yıl ekoturizm sezonuna daha ciddi anlamda hazırlık yapıyoruz" diye konuştu.
'SEYİR KULESİ YAPTIK'
Lisinia'ya yeni bir seyir kulesi yaptıklarını da anlatan Sarıca, şöyle dedi:
"Mimar Kadir Sarıca tarafından yapılan ve dinamiğiyle 150- 160 ton yük kapasitesini kaldırabilecek kapasitede bir seyir kulesi yaptık. Önümüzdeki yıllarda buranın da insanların çekim merkezi olacağına inanıyoruz."
Görüntü Dökümü
-------------------
- Yapılan yeni seyir kulesi
- Öztürk Sarıca ile röportaj
- Alandan detay
HABER- KAMERA: Mesut MADAN/BURDUR, (DHA)

=================================================

7)BİTLİS'TE ÖNCE İFTAR, ARDINDAN KONSER

BİTLİS Belediyesi tarafından, ramazan ayı nedeniyle kurulan iftar çadırında 1500 kişi iftarını açtı, iftarın ardından Arafane Grubu konser verdi.Bitlis Belediyesi, Ramazan ayı nedeniyle Atatürk Mahallesi'ndeki Cumhuriyet Meydanı'nda iftar çadırı kurdu. Yaklaşık 1500 kişi, belediyenin kurduğu çadırda iftar yaptı. Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay da vatandaşlarla birlikte iftarını açtı. Teravih namazının ardından Bitlisli Arafane Grubu konser verdi. Vatandaşlarla birlikte konsere katılan Belediye Başkanı Tanğlay, Bitlis'te ramazan etkinliklerinin çok renkli geçtiğini söyledi.

Tanğlay, "Bitlis Belediyesi olarak bu yıl ramazan ayında hem iftar çadırımızı kurduk, hem de güzel organizasyonlar düzenleyeceğiz. Öncelikle tüm vatandaşlarımızın ramazan ayını tebrik ediyorum. Ülkemize ve tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Ramazan Şenliklerimiz geleneksel hale gelecektir. Bugün itibari ile ramazan iftar çadırımızı kurarak, iftarımızı vatandaşlarımızla birlikte yaptık. İlk günde 1500 kişiye yakın kişiyle iftar yaptık. Burada gönül sofrası kurduk. Burada hem iftar çadırımız ve sonrasında da Ramazan etkinliklerim devam edecektir. Bütün hemşehrilerimizi Ramazan çadırımıza bekliyoruz. Aileleri ile çocuklarıyla buraya gelmelerini istiyoruz. Alana çocuk oyun parkı kurduk. Aileler burada çeşitli etkinliklerle zaman geçirirken, çocuklarda oyun parkında eğlenecekler. Ay boyunca ilahi dinletileri, Kuran-ı Kerim dinletileri, semazenler, tiyatro gösterileri, çeşitli gruplar sahne alacaklar. Bu şekilde her akşam bizler de burada olarak vatandaşlarımızla birlikte güzel vakit geçireceğiz" dedi.

Görüntü Dökümü
-------------------
-İftar çadırından detaylar
-İftar çadırına gelen vatandaşlardan görüntü
-Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay'ın alana gelmesi
-Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay'ın yemek dağıtması
-Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay'ın vatandaşlarla birlikte iftarını açması
-Konser alanından detaylar
-Konsere katılanlardan görüntü
-Konserden detay görüntüler
-Belediye Başkanı Nesrullah Tanğlay ile röportaj

Özcan ÇİRİŞ/BİTLİS, (DHA)-

8)SURİYELİ TATLICILAR MESLEKLERİNİ YAŞATIYOR

HATAY'ın Reyhanlı ilçesine yerleşen Suriyeli tatlıcı Alaa Aldeen, tezgahındaki 70 tatlı çeşidiyle ülkesinin tatlı kültürünü Türkiye’de yaşatıyor. İç savaş öncesinde Suriye’nin Türkiye sınırına 45 kilometre mesafede bulunan İdlib kentinde tatlıcılık yapan Alaa Aldeen, 2011 yılında başlayan çatışmalar sırasında can güvenliği nedeniyle ailesini de alarak Hatay’ın Reyhanlı ilçesine geldi. Burada kendi mesleği olan ülkesinin kültürüne uygun tatlıları yaparak geçimini sağlamaya başladı. Aldeen, "Mesleğimi yapmak için işe koyuldum. Önce küçük çapta başladım. İlgi gördükçe işimi genişlettim. Suriye’de 100 çeşit tatlı var. Reyhanlı’da ise sadece 70 çeşidini yapıyorum. Beğeni ile tüketiliyor" dedi.
YEREL HALK DA ALIŞTI
Reyhanlı’da burma, şöbiyet, belluriye, Şam tatlısı, bülbülyuvası, baklava dahil 70 çeşit tatlı ürettiklerini anlatan Aldeen, “Aslında burada yaşayan Suriyeliler için yaptım. Daha sonra daha geniş bir mekânda herkese hitap etmeye başladım. Hatta Reyhanlı’da yaşayan sadece Suriyeliler değil yerel halk da almaya başladıö diye konuştu.
TADINA BAKAN BİR DAHA ALIYOR
Aldeen, savaş öncesi yıllarda Suriye’ye gelen Türklerin beğendikleri tatlılar arasında badem, Şam fıstığı, fındıklı burma, belluriye, Şam tatlısının bulunduğunu, Türklerin denemek için aldıkları tatlıları çok beğendiklerini kaydetti.
HUZURLU SURİYE’YE DÖNMEK İSTERİM
Sektörde 20 kişiye iş imkanı sağladığını ifade eden Aldeen ülkesine tekrar dönmek istediğini belirterek şöyle dedi: “Ülkemizde halen devam etmekte olan savaş var. Hemen her gün bombalama oluyor. Suriye’nin tamamen huzurlu bir ülke olması en büyük temennimiz. O zaman elbette evimize dönmek en büyük arzumuzdur. Ama bu ne zaman gerçekleşir bilemiyoruz.ö

Görüntü Dökümü
-------------------
-Suriyeli tatlıcı
-Elinde tatlı tepsisi
-Açıklama yaparken
-Alışveriş yapanlar
-Tatlılardan detaylar
-Tatlılar kutulara konurken
-İşyeri sahibi tatlıları gösterirken
-Tatlı hazırlanırken
-Detay görüntüler

SÜRE: 4’28’’ BOYUT: 500 MB
Haber-Kamera: Ferhat DERVİŞOĞLU- Eser PAZARBAŞI/REYHANLI(Hatay),(DHA)

Geri Dön