HABER

DHA YURT BÜLTENİ-4

1)DİYARBAKIR'DA PKK'YA ELEMAN SAĞLAYAN TERÖRİST YAKALANDI DİYARBAKIR'da, güvenlik güçlerince düzenlenen operasyonda terör örgütü PKK'ya eleman sağladığı tespit edilen 'Serhat' kod adlı terörist İ.B.

1)DİYARBAKIR'DA PKK'YA ELEMAN SAĞLAYAN TERÖRİST YAKALANDI

DİYARBAKIR'da, güvenlik güçlerince düzenlenen operasyonda terör örgütü PKK'ya eleman sağladığı tespit edilen 'Serhat' kod adlı terörist İ.B. yakalandı.İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yapılan istihbari çalışmalar kapsamında PKK/KCK terör örgütü adına faaliyet yürüttüğü, örgüte eleman temin ettiği tespit edilen ve daha önce aranma kaydı olmayan 'Serhat' kod adlı terörist İ.B.'nin yakalanmasına yönelik operasyon başlatıldı. Lice İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin de katıldığı operasyonda, terörist İ.B., Kayapınar ilçesindeki adreste yakalandı.
Jandarmadaki ifade işlemlerinin ardından terörist İ.B., sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece 'silahlı terör örgütünü üye olmak' suçundan tutuklandı.

Görüntü Dökümü
---------
- Teröristin adliyeye çıkarılması
- Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: DİYARBAKIR,(DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 2,51 MB

=====================================================

2)RUS SAVAŞ GEMİSİ, ÇANAKKALE BOĞAZI'NDAN GEÇTİ

ÇANAKKALE Boğazı'ndan geçen Rus Donanması'na ait 626 borda numaralı savaş gemisi 'Orekhovo-Zuevo', Marmara Denizi'ne doğru yol aldı. Ege Denizi'nden bugün saat 07.45'te Çanakkale Boğazı'na giriş yapan Rus Donanması'na ait 626 borda numaralı savaş gemisi 'Orekhovo-Zuevo', saat 09.15'te Çanakkale önlerinde oldu. Kilitbahir köyü dağında bulunan 'Dur Yolcu' yazısı önünden geçen savaş gemisine boğazdan geçişi sırasında Türk Sahil Güvenlik botu eşlik etti.
Rus savaş gemisi saat 09.30 sıralarında boğazın manevra yapılması en güç noktası olan Nara Burnu'nu döndükten sonra Marmara Denizi'ne doğru yol aldı.

Görüntü Dökümü
----------------------:
-Çanakkale Boğazı'ndan geçen rus savaş gemisinden genel ve detay görüntü.

Haber-Kamera: Mustafa SUİÇMEZ/ÇANAKKALE, (DHA)

=====================================================

3)HIRSIZLIK ŞÜPHELİSİ KARI-KOCA YAKALANDI

ADANA'da 2 ayrı restoranttan hırsızlık yapan karı-koca Mehmet Ramazan M. (33) ile Aslı M. (30) yakalandı.
Olay, Çukurova ilçesi Kurttepe ve Güzelyalı Mahallelerinde meydana geldi. 13 Haziran'da Yavuz Y.'ye ait restoranta gece saatlerinde gelen Mehmet Ramazan M. ve eşi Aslı M. (30) kasada bulunan 220 lirayı çaldı. Şüpheliler 15 Haziran'da yine bir restoranta sabaha karşı girerek burada bulunan televizyonu alarak kayıplara karıştı. İş yeri sahiplerinin şikayeti üzerine olay yerine gelen Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri, güvenlik kameralarını inceleyerek hırsızların kimliklerini tespit etti. Ramazan M. ve eşi Aslı M.'nin evine giden polis, karı-kocanın evde olmadığını öğrendi. Yapılan araştırma sonucu şüphelilerin ormanlık alanda kaldığını saptayan polis, Mehmet Ramazan M. ve eşi Aslı M.'yı yakaladı. Gözaltına alınan karı-koca emniyetteki sorgularında suçlarını kabul etti. Aslı M. eroin bağımlısı olduğunu soygunları para bulmak için gerçekleştirdiklerini söyledi.
Mahkemeye sevk edilen Mehmet Ramazan M. tutuklandı, Aslı M. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Görüntü Dökümü
-----------------------
- Zanlıların Adli tıp birimine getirilmesi
- Hırsızlık anı güvenlik kamera kayıtları

SÜRE:03'34" BOYUT:396 MB
Haber:Çağlar ÖZTÜRK-Kamera:ADANA,(DHA)

4)HAZİRAN AYINDA 3 BİN 800 RAKIMLI YAYLADA KARLA MÜCADELE

BİTLİS'in Hizan ilçesinde Haziran ayı olmasına rağmen, 3 bin 800 rakımlı Meydan Yaylası'nda karla mücadele çalışması yapıldı. Kar kalınlığının yer yer 5 metreyi aştığı yayla yolundaki karla mücadele çalışması, 5 gündür aralıksız olarak sürdürülüyor.
Türkiye'nin batı ve güney sahillerinde deniz, kum, güneş keyfi yaşanırken, Bitlis'te Haziran ayı olmasına rağmen karla mücadele çalışması yapıldı. İl Özel İdaresi ekipleri, Bitlis'in Hizan ilçesindeki, 3 bin 800 rakımlı Meydan Yaylası yolunda karla mücadele çalışması başlattı. 5 gündür sürdürülen çalışmalar sırasında iş makinelerinin içinde kaybolduğu boyu 5 metreyi aşan kar tünelleri oluştu. İl Özel İdaresine bağlı Hizan Merkez Şantiye Şefi Zemirhan Dilsiz, yolu kardan kapalı olan yayla yolunu açmak için ekiplerin seferber olduğunu söyledi.
KAR KALINLIĞI 5 METREYİ AŞIYOR
Dilsiz, Türkiye’nin birçok yerinde sıcaklar etkili olurken, Hizan ilçesine bağlı Meydan Yaylası'nın yolunda 5 metreyi aşan kar kütleleri olduğunu belirterek,"Horozdere köyüne bağlı Meydan Yaylası'nın yolunu açıyoruz. Kar yüksekliği çok fazla. Kar çok sert olduğu için zorlukla açıyoruz. 5 gündür burada çalışma yürütüyoruz. Kar yüksekliği yer yer 5 metreyi buluyor. Haziran ayı sonuna gelmemize rağmen, halen karla mücadele çalışması yürütüyoruz. Şu an 16 yayla yolumuz var. Hepsini ulaşıma açıncaya kadar çalışmaları sürdüreceğiz" dedi.

Horozdere Muhtarı Kıyasettin Aydın ise köyde yaşayan vatandaşların hayvanlarını otlatmak için yaylaya çıkardığını, o nedenle yayla yolunun açık olması gerektiğini söyleyerek, "Bu konuda bizlere destek veren başta ilçe Kaymakamımız olmak üzere İl Özel İdaresi ekiplerine teşekkür ediyorum. 5 gündür burada çalışmalar devam ediyor. Yaklaşık 4 gün daha devam eder. Hayvanlarımızın tamamı şu an köyde. Yolların açılmasıyla tüm köy yaylaya çıkmaya başlayacak. Bu yıl kar çok fazla yağdı. Karın çok olmasına biz de sevindik" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
---------------------------------
-Yayla yolunda karla mücadele çalışması yapan iş makineleri
-Karla mücadele çalışmalarından detaylar
-Köylülerden görüntü
-Yer yer 5 metreyi bulan kar kalınlığı
-DHA Muhabirinin anonsu
-Köy Muhtarı Kıyasettin Aydın ile röportaj
-İl Özel İdaresi Hizan Merkez şantiye Şefi Zemirhan Dilsiz ile röportaj
-Detaylar
Yaylaya çıkan hayvanlardan detaylar
-Genel ve genel detaylar

BİTLİS/DHA

=====================================================

5)'ÇOCUK İSTİSMARIYLA MÜCADELE DEVLET İŞİ'

ATATÜRK Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Nezih Kök, çocuklara yönelik istismarla mücadelenin devletin işi olduğunu söyledi. Çocukların fazla mağdur olmalarını önlemek için Çocuk İzleme Merkezleri'nin (ÇİM) daha etkin hale getirilmesi gerektiğini belirten kök, hekimler ve hukukçuların da özellikle istismar konusunda ortak dil geliştirmelerinin daha faydalı olacağını vurguladı.
Atatürk Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık Projeleri Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı İle Mücadele Derneği (UCİM) Erzurum İl Temsilciliği'nce 'Çocuk İstismarı Üzerine Multidisipliner Söylemler' çalıştayı düzenlendi. Kültür Merkezi Mavi Salon'daki çalıştayda konuşan Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Nezih Kök, bu sorunla mücadelenin bir ekip işi olduğunu söyledi. Çocuk istismarının sadece Türkiye'de değil dünyanın gelişmiş ya da gelişmemiş bütün ülkelerinde görüldüğünü kaydeden Nezih Kök, çocukların sadece fiziksel ya da cinsel istismara mağdur kalmadıklarını duygusal, ekonomik ve hukuki istismarın da mağdurları olduğunu söyledi.

ANNE-BABALARIN DUYGUSAL İSTİSMARI

İnsan haklarının tavan yaptığı günümüzde çocukların istismara maruz kalmasının akla zarar bir durum olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kök, "Çocumlar farklı şekillerde istismar ediliyorlar. Sadece cinsel ve fiziksel olarak değil. Duygusal istismar var. Anne babalar olarak yaparız. 'Hangimizi çok seviyorsun yavrum?' Böyle absürt bir soru olur mu? Anneler 'beni üzürsen ben de hasteneye yatarım baban da sana yeni bir anne getirir'. Bu ifade çocuğun benliğinde öyle bir travma yaratıyor ki davranışını, rotasını, duygularını değiştiriyor. Ekonomik istismar, veriyorsun mendil duygusal olarak biz de alıyoruz. Yanlış yapyıyoruz, okulda olması gereken veya kış günü evde olması gereken çocuğun dışarıda hem de istismar derecesinde bir mendil satması, cam silmesi takdir edilecek veya ödüllendirilecek bir durum değildir. Ekonomik yönden istismar edilen çocuk, cinsel istismarlara açıktır, fiziksel istismara maruz kalabilir" diye konuştu.

ÇOCUĞU ÖRSELEMEDEN RAPORLAMA İŞİ YAPILMALI

Yapılan uyarılara, eğitimlere ve cuma hutbelerinde vaazlara rağmen işin önlenemediğini ifade eden Kök, ikinci aşamanın suç işlendiğinde devletin müdahalesi olduğunu ifade etti. Devletin hukuki açıdan müdahalesi sırasında failin yakalanmasının önemli olduğunu belirten Kök, asıl önemli konunun çocuğun örselenmeden raporlama işinin yapılması gerektiğini anlattı. Kök, şunları söyledi: "Olay gerçekleştikten sonra soruşturma başlatılıyor. Failin yakalanması önemli ama esas önemli olan mağdur çocuklarımız. O çocuklarımızı yargı sistemi içerisinde ikinci, üçüncü defa örselemeden raporlama işlemini, hukukun, savcının hakimin istediği raporu bir an önce hazılayabilmektir. Çocuk suçun mağduru olmuştur. Failin yargılanmasından önce en önemli şey çocuğun rehabilite edilebilmesi. Mutlaka en kısa sürede rehabilite etmemiz lazım. Çabalarımızın büyük kısmını bu yönde ortaya koymamız lazım. Hangi istismar olursa olsun, bedensel ve ruhsal bir travma vardır. Kişinin berdensel sağlığı, ruhsal sağlı bozulabilir. En önemli şey ruhsal sağlığının bozulmasıdır. Fiziksel travmada üç gün belki acı çeker iyileşir ama ruhsal travma bölümü hiç bir zaman geçmez, bir yerlerde durur. Ne zaman ortaya çıkacağı ne zaman etkili olacağını bilemezsiniz. O nedenle bu bilinçle hareket etmek lazım."

HERKES ÜZERİNE DÜŞENİ ŞİDDETLİ ŞEKİLDE YAPACAK

İstismarla mücadelenin bir ekip işi olduğuna dikkat çeken Kök, "Adli tıp uzmanı, çocuk psikiyatrisiyle bu sorun çözülmez. Bu emniyetin, jandarmanın, savcıların, diyanet işleri başkanlığının, Milli Eğitim, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın ilgili bakanlıkların yani devletin işi. Bu konuda herkes üzerine düşeni şiddetli şekilde yapacak. Sadece muayeneyle çözemezsiniz. Bir iddia oluyor hemen adliyeden muayeneye gönderiyorlar. Ne olay yeri, ne failin adı ne cismi var. Ama 'bak bakalım beden sağlığı, ruh sağlığı yerinde mi değil mi? Ruh sağlığı bozuldu demek için en azından 6 ay beklemek zorundayız. İstismarlarda en az muayeneyle en doğru kararı vermek, mağdurun, mağdurenin en az travmaya uğramasını sağlamaktır. Olay sonrası jandarma, polis sorguluyor, cumhuriyet savcısı odasında görüşüyor, adli tıpta muayene yapılıyor. Bir olayda çocuk 5 ila 10 kez bu işleme maruz kalıyor. Çocuğun olayla ilgili travmasını biz gerçekten geometrik şekilde artırıyoruz. İlkemiz şu olmalı; yapabiliyorsak bir tane muayene ile birlikte bir tane rapor ve en az travma" dedi.

2012'DE GENELGE ÇIKTI, TÜZÜK VE YÖNETMELİK YOK

Konuşmasında 2012'de çıkarılan Çocuk İzleme Merkezleri'ne (ÇİM) yönelik genelgeyi hatırlatarak devam eden Kök, çalıştay sonucuyla ilgili olarak Cumhurbaşkanlığı makamına yazı yazılmasını istedi. Nezih Kök, "Diyelim ki sayın Cumhurbaşkanım, sizin Başbakan olduğunuzda 2012'de bir genelge yayınlamışsınız. Ama aradan geçen bunca zamanda ne tüzük ne yönetmelik ne de kanun hazırlandı. Çocuk İzleme Merkezleri ile ilgili genelge çok güzel. Ama biz adli tıpçılar olarak el atmazsak ne Sağlık Bakanlığı ne Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bir faaliyette bulunmuyor. Daha önce de dedim bu bir ekip işi, devletin işi. İlgili bakanlıkların buna el atması lazım, bizlerin yapması lazım. Genelge çok güzel ama geliştirilemedi. Dediğim gibi ÇİM'leri güzel bir şekilde faaliyete geçirecek olursak istismar vakalarında en az muayene ve raporlamayı gerçekleştiririz. Çünkü merkezlerde savcı, adli tıp uzmanı, diğer görevliler aynı anda bir kere muayeneyle bu işleri halledebilecek durumdayız. Ama bunları yapamıyoruz. Kurallar çok güzel oluşturuluyor ama uygulamada sıkıntılarımız var" diye konuştu.

ORTAK DİL OLUŞTURULMALI

Adli tıp uzmanları olarak üç tavsiyede bulunan Prof. Dr. Ahmet Nezih Kök, öncelikle herkesin istismar vakalarında ihbar hükümlülüğü olduğunu hatırlattı. İstismarla mücadelenin devlet ve ekip işi olduğunu yineleyen Kök, adli tıp uzmanları ve hukukçular olarak ortak dil geliştirmelerinin faydalı olacağını ifade etti. Kök, "Biz muayenelerde tıp dilini kullandığımızda yargı mensupları anlamıyor. Bazen yargı mensupları bir şey istiyor hekimler anlamıyor. Bu konuda ortak bir dilin oluşmasını sağlayalım. Bir önemli konu da çocuklar cinsel istismara uğradıktan sonra bazen de ölüyorlar. Çocuk ölümü varsa mutlaka ve mutlaka burada adli merciler tarafından çocuğun cinsel ya da fiziksel yönden istismara maruz kalıp kalmadığının da incelenmesi gerekir" dedi.

Çalıştayda Sosyolog ve UCİM Eğitim Koordinatörü Dr. Sait Yıldırım, çocuk istismarının Türkiye'deki sosyolojik görünümünü anlatırken, Atütürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Atıf Bayramoğlu, acil servislerde çocuk istismarına dair vakaların teşhisi hakkında bilgi verdi. Çocuk Psikiyatr Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Hicran Doğru çocuk istismarına dair psikiyatrik bulgular, Avukat Ayşegül Aydoğan ise çocuk istismarının hukuki boyutu ve UCİM'in misyonu konulu sunumlarını yaptı.

Görüntü Dökümü
---------------------------------
-Çalıştayın yapıldığı salondan genel ve detay
-Katılımcıların görüntüsü
-Prof.Dr. Ahmet Nezih Kök'ün konuşması

Haber-Kamera: Salih TEKİN / ERZURUM, (DHA)

=========================================================

6)YENİ ARITMA TAM GAZ

ANTALYA Su ve Atıksu İdaresi (ASAT) Genel Müdürlüğü'nce ihalesi yapılarak sözleşmesi imzalanan ve Lidya Yapı A.Ş.'nin üstlendiği Serik 2 Atıksu Arıtma Tesisi ve Bağlantılı Altyapı Tesisleri yapım çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, tesis tamamlandığında mevcut kapasitesi ile bölgede 2050 yılına kadar atık su arıtma sorunu yaşanmadan hizmet verileceğini söyledi.
Antalya'da Serik ilçesinde turistik tesislerin yoğun olduğu bölgede, halen Belek 1 ve Belek 2 olarak iki arıtma tesisi hizmet veriyor. Bu iki tesisin, turizm yoğunluklu bölgedeki ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalması nedeniyle, ilçe merkeziyle birlikte Belek ve Kadriye mahallelerine de hizmet vermek için yeni bir atık su arıtma tesisinin yapımına başlanmıştı. ASAT Genel Müdürlüğü'nce ihalesi bu yıl yapılan ve sözleşmesi imza altına alınan Serik 2 Atıksu Arıtma Tesisi ve Bağlantılı Altyapı Tesisleri yapım işine ait çalışmalar, tüm hızıyla devam ediyor.
Türkiye'nin altyapı projeleri ve endüstriyel tesisler konusunda uzmanlaşmış ilk inşaat şirketlerinden Lidya Yapı A.Ş. tarafından sürdürülen çalışmalar tamamlandığında, diğer 2 tesis devreden çıkarılacak ve buralardaki arıtma faaliyetini Serik 2 Atıksu Arıtma Tesisi üstlenecek. 2 etaptan oluşan proje tamamlanıp tesis devreye alındığında günde ortalama 130 bin metreküp atık su arıtılabilecek. Tesise bağlı olarak 4 yeni terfi merkezi ve 25 bin metre uzunlukta altyapı bağlantı hatlarının yapımı sürdürülürken bölgede eğim ile akışı sağlanan diğer hatların da sisteme entegre edileceği belirtildi.
Arıtma tesisi yapım çalışmalarını yakından takip eden Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, tesis tamamlandığında mevcut kapasitesi ile bölgede 2050 yılına kadar atık su arıtma sorunu yaşanmadan hizmet verileceğini söyledi. Başkan Böcek, Serik ilçe merkezi ve turizm alanlarından gelen atık suyun arıtılacağı bu tesis sayesinde daha kapsamlı hizmet verilmesi ve daha etkili bir çevre koruma sağlanmasının beklendiğini kaydetti.

Görüntü Dökümü
-------------
- Arıtmanın drone görüntüleri
- Giriş yakın plan
- Arıtmadan yakın plan görüntüler
315 MB// 2.53SN HD

Haber: İbrahim LALELİ- Kamera: Emrah GÜL/ANTALYA-DHA)

7)JAMES ARTHUR, ANTALYA'DA KONSER VERDİ

İNGİLİZ şarkıcı ve söz yazarı James Arthur, Regnum Live in Concert etkinliği kapsamında Antalya'nın Serik ilçesinde konser verdi.
İngiliz şarkıcı ve söz yazarı James Arthur konseri Serik'e bağlı Belek turizm merkezindeki Regnum Carya Otel'in konser alanında düzenlendi. 'Impossible' ve 'Say you won't let go' parçalarıyla müzik listelerinin ilk sıralarında yer alan James Arthur, konseri yaklaşık 2 saat sürdü. James Arthur'u yerli ve yabancı çok sayıda turist dinledi. James Arthur, söylediği şarkılara eşlik eden turistleri kendisine hayran bıraktı. Geçen yıl Dua Lipa, Tom Jones, Anne Marie ve Rita Ora gibi dünya starlarını ağırlayan Regnum Live in Concert kapsamında bu yıl James Arthur'dan sonra 10 Temmuz'da ABD'li şarkıcı ve aktör Jason Derulo konser verecek. Regnum Live in Concert'in en çok ilgi çeken ve tüm dünyada merakla beklenen diğer etkinliği ise 6 Ağustos'taki dünyaca ünlü ABD'li şarkıcı Jennifer Lopez konseri olacak.

Görüntü Dökümü
-------------
- Konserden görüntü

Haber- Kamera: Namık Kemal KILINÇ/SERİK (Antalya), (DHA)

Geri Dön