HABER

DHA YURT BÜLTENİ-4

1)KAYMAKAMIN KAVGADA BIÇAKLANAN 3 OĞLUNDAN KÜÇÜĞÜ ÖLDÜ BURSA'nın Gemlik Kaymakamı Kemal İnan'ın Denizli'de yaşayan ve çıkan bir kavgada bıçaklanan 3 oğlundan Safa Akif İnan (15), tedaviye alındığı hastanede yaşamını yitirdi.

1)KAYMAKAMIN KAVGADA BIÇAKLANAN 3 OĞLUNDAN KÜÇÜĞÜ ÖLDÜ

BURSA'nın Gemlik Kaymakamı Kemal İnan'ın Denizli'de yaşayan ve çıkan bir kavgada bıçaklanan 3 oğlundan Safa Akif İnan (15), tedaviye alındığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay, dün (salı) saat 19.30 sıralarında, Kınıklı Mahallesi Amfi Park'ta meydana geldi. Denizli Vali Yardımcılığı görevinden geçen şubat ayında Bursa'nın Gemlik ilçesi kaymakamlığına atanan Kemal İnan'ın en küçük oğlu Safa Akif İnan, iddiaya göre, kız arkadaşının eski erkek arkadaşı B.Ç. (14) ile sosyal medyada küfürleşti. Küfürleşmenin ardından telefonda tartışan İnan ile B.Ç., Amfi Park'ta buluştu. İnan, buluşmaya ikiz olan ağabeyleri Ahmet Burak İnan (21) ve Mehmet Buğra İnan (21) ile birlikte gitti. B.Ç. de yanında iki arkadaşıyla birlikte buluşma yerine geldi. Amfi Park'ta buluşan iki grup arasında önce sözlü başlayan tartışma, bir anda bıçaklı kavgaya dönüştü. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. Bıçaklı kavgada Safa Akif İnan karın bölgesinden, ağabeyi Ahmet Burak İnan baldırından bıçaklanırken, Mehmet Buğra İnan ise darp sonucu yaralandı. Yaralı 3 kardeş, olay yerine gelen ambulanslarla, Pamukkale Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Hayati tehlikesi bulunan Safa Akif İnan, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Ahmet Burak ile Mehmet Buğra İnan'ın sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.Olayın ardından polis ekipleri kavgaya karışan B.Ç., K.E. (16) ve A.S.K.'yi (15) gözaltına aldı. Acılı baba Gemlik Kaymakamı Kemal İnan ise Bursa'dan Denizli'ye geldi. Kaymakam İnan'ı, Denizli'nin ilçe kaymakamları ve İl Emniyet Müdürü Mevlüt Demir de yalnız bırakmadı.

Görüntü Dökümü
-----------------------
-Olay yeri amfiparktan detay
-Polislerden detay
-Üniversite hastanesinden detay

Görüntü Dökümü
------------------------
-Kaymakam Kemal İnan'ın hastaneye girmesi

Ramazan ÇETİN / DENİZLİ, (DHA)

==========================================================

2)HASTALIĞINDAN BACAKLARINI KAYBETTİ, PROTEZLERLE TANGO VE VALS’E BAŞLADI

ESKİŞEHİR’de omuriliğin tam kapanmaması hastalığı olan ‘meningomyelocele’ rahatsızlığıyla dünyaya gelen 29 yaşındaki Derya Soyiç, 19 ve 22 yaşlarında sağ ayak ve sol bacağını kaybedince taktığı protezlerle dans etmeye başladı. Tango ve Vals yapan Soyiç, dans etmenin kendisini özgürleştirdiğini ifade ederek, "Bir gün iki ayağım üzerinde dans edeceğim ve insanlar üzerinde kelebek etkisi yaratacağım demiştim, şu anda bunu başardığımı görüyorum dedi.
Eskişehir’de oturan Tekin ve Nuriye çiftinin 5 çocuğundan biri olan Derya Soyiç, omuriliğin tam kapanmaması olan ‘meningomyelocele’ hastalığıyla dünyaya geldi. İlk ameliyatını 5 yaşındayken olan Derya Soyiç, 12 yaşına geldiğinde sağ ayağında nöropatik ülser denilen yara açıldı. Yaklaşık 7 yıl tedavi görmesine rağmen bir aşama kaydedilmemesi üzerine yara enfeksiyonun başka bir organa sıçradığında ölümle sonuçlanma ya da cilt kanser gibi hastalıklara sebep olmaması için sağ ayağı kesildi. Derya Soyiç, 22 yaşında sol ayağında açılan yaranın çok hızlı ilerlemesi sonucu 25 yaşında bu kez de sol bacağını diz altından kestirerek ampute ameliyatı oldu. Üç yıl içerisinde sağ ayak ve sol bacağını kaybeden Derya Soyiç, doktorunun tavsiyesi üzerine dans etmeye başlamak için ayak ve bacak protezleri kullanmaya başladı. Tango Eskişehir Dans Okulu’na yazılan ve eğitmen partneri Koray Orbay ile Tango ve Vals yapan Soyiç, 2.5 yılda dans azmiyle çevresine de örnek oldu.
‘20 YILDA 33 AMELİYAT GEÇİRDİ’
Derya Soyiç, yaklaşık 20 yıl süren tedavi ve hastalıkla mücadele sırasında 33 kez ameliyat olduğunu söyledi. Kendi durumundaki insanlara örnek olmak için sosyal medyadan hikayesini ve danslarını da paylaştığını anlatan Soyiç, “Çünkü her nefes yeni bir hikaye ve herkesin bir mücadelesi var. Ben buna inanıyorum. Hikayelerimi ben de paylaşıyorum, buradaki asıl neden ‘sende yapabilirsin’ ve ‘bir arada yaşamak mümkün’ fikri. Tedavi ve hastanede kaybettiğim zamanı şimdi yaşıyorum. Gençliğimden ve çocukluğumdan çok zaman kaybettim. İnsanlar bana bakıyor diye asla şort giymekten vazgeçmedim. Şu anda 29 yaşındayım ve ömrümden 20 yıl zaten hasta hayatında büyük bir mücadele ile gitti. Ben şimdi o zamanı telafi etmeye çalışıyorumö dedi.
PROTEZ AYAK VE BACAKLA DANSA BAŞLADI
Dans ve müziğe insanlara yaşam enerjisi verdiği için ve doktorunun Amerikalı bir modeli örnek göstermesi üzerine başladığını ifade eden Derya Soyiç, “Doktorum bana iki ayağı ampute Amerikalı snow board ve dansçı olan bir model gösterdi. Bana inandığını ve benim de yapabileceğimi söyledi. O gün kafamda oluşan tek şey dans etmekti. Dans ve müzik insana yaşam enerjisi verir. Çok güzel bir hayatım var, iki ayağımın olmaması nedeniyle bunu felaket olarak görenlerde oldu. Herkes gibi bir yaşantım var, işe gidiyorum, arkadaşlarımla görüşüyorum. Bunları yaparken sadece iki kat efor sarf ediyorum. Asla dramatikleştirmedim, kimsenin yapmasına da izin vermedim. ‘Neden ben?’ diye hiç sormadım. Sosyal sorumluluk projelerinde yer alıyorum. Bunlar bizim için çok değerliö şeklinde konuştu.
‘İNSANLAR ÜZERİNDE KELEBEK ETKİSİ YARATMAK İSTEDİM’
Dans etmeye başladığından beri kendisini daha özgür hissettiğini belirten ampute dansçı Derya Soyiç, “İnsanlar hiçbir işe yaramadığına inanıyorlar. Dans etmeye başladığımdan beri yaşadıklarımı karşımdakilere yansıtabildim. Dansla özgürleştiğimi düşünüyorum, insanlar üzerinden çok sağlam etkiler yarattığımı düşünüyorum. Hep şunu söylerdim, bir gün iki ayağım üzerinde dans edeceğim ve insanlar üzerinde kelebek etkisi yaratacağım. Şu anda bunu başardığımı görüyorum ve çok mutluyumö ifadelerini kullandı.
‘2.5 YILDA BÜYÜK MESAFE KATETTİ’
Tango Eskişehir Dans Okulu eğitmeni ve Derya Soyiç’in dans partneri Koray Orbay, protezin engel değil, farklılık olduğunu söyledi. Yaklaşık 2.5 yılda Derya’nın kendisi dışında başka partnerlerle de dans edecek seviyeye geldiğini anlatan Koray Orbay, “2,5 yıl önce Derya ile çalışmalara başladık. Kısa zamanda çok aşama kaydetti, çok rahatlıkla dans eder duruma geldi. Kendi adıma keyif alarak dans ediyoruz. Derya’nın sadece benimle değil, herkesle dans edebilecek seviyeye özgüven anlamında geleceğini düşünüyorum. Protez ona engel olmadı, herkes kendine özgü dans eder. Bacağında protez olması engel değil, sadece farklılık. Ortak amacımız dans etmek ve herkes kendine göre tarz oluşturarak dans ediyor. Tekerlekli sandalye ile bile de dans eden kişiler var. Derya’yı gördükten sonra tekerli sandalyeli bir kadın dans etmek istediğini söyleyerek geldi. Dansın içinde müzik ve yer var. Bunları çözdükten sonra protez ya da tekerlekli sandalye olmuş fark etmez. Çünkü her şey kafa da bitiyorö dedi.
Dans Okulu sahibi Feyza Orbay ise Derya Soyiç’in çevresine büyük bir farkındalık kazandırdığını ifade ederek, “Derya beni aradığında iki bacağında protez olduğunu ve dans etmek istediğini söyledi. Görüştüğümüzde çok istekli olduğunu da gördüm. Herkesin dans edebileceğini savunuyoruz ve düşünüyoruz. Sonrasında çalışmalara başladık, yaşam dolu Derya 2.5 yılda sahnelerde dans ediyor. Bize ve çevresine büyük bir farkındalık kazandırdıö şeklinde konuştu.
Ampute dansçı Derya Soyiç ve partneri Koray Orbay, sosyal sorumluluk projelerinde de yer alarak gösterilerde de sahneye çıkıp dans ediyor.

Görüntü Dökümü:
----------------------
- Dans için hazırlanırken
-Protez bacağını takarken
-Aynada ruj sürerken
-Dans ederken
-Derya’nın konuşması
-Feyza Orbay’ın konuşması
-Koray Orbay’ın konuşması
-Genel görüntüler

Haber-Kamera: Engin ÖZMEN-Hakan TÜRKTAN/ESKİŞEHİR,(DHA)-

==========================================================

3)GELİŞTİRİLEN UYGULAMAYLA DİJİTAL BAĞIMLILIK 10 DAKİKADA ÖĞRENİLEBİLECEK

SİVAS Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi ve Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Genel Başkanı Doç. Dr. Tuncay Dilci, üç yıllık bir çalışma sonucu bireyin dijital bağımlığını ölçmek için 'Dijitanalist' programını geliştirdi. Online sistem üzerinden çalışan programda 10 dakikada 45 soruya cevap verilerek kişilerin dijital bağımlı olup olmadığını öğrenilebiliyor. Doç. Dr. Tuncay Dilci, kişilerdeki dijital bağımlığı belirlemek için üç yıl önce başladığı çalışma kapsamında 'Dijitanalist' programını geliştirdi. Online sistem üzerine kurulan programda birey, kişisel bilgilerini girdikten sonra 10 dakikada 45 soruya cevap veriyor. Çeşitli sosyal medya programlarına yönelik sorulan sorulara cevap verenler, dijital bağımlı olup olmadığını öğrenebiliyor. Sorulara verilen cevaplarla birlikte dijital bağımlı olduğunu öğrenen bireylere 'Dijitanalist' programı çeşitli önerilerde bulunuyor.
Dijital bağımlılığın yeni bir nesil ortaya koyma aşamasında olduğunu belirten Doç. Dr. Dilci, "Yeni çağa adını vereceğimiz dijitalizm diye tanımladığımız ve yine sanalizm olarak da ifade edeceğimiz insan davranışları ve onların karakteristikleri üzerine etki edecek yeni bir akımla karşı karşıyayız. Bugün bu içinde bulunduğumuz dijitalizm döneminin yeni bir nesil ortaya koyma aşamasında olduğunu biliyoruz. Yani dijilist diyeceğimiz sadece ve sadece dijital nesneler üzerinden hayatı yorumlayan, hayatı yaşayan ve bunlar üzerinden zevk ve algı biçimlerini şekillendiren bir nesille karşı karşıyayız. Bu neslin sağlıklı bir sonuca ve yine gerçek bir temelli yaşam biçimine geçebilmesi için birtakım önlemleri almak durumundayız. Bizim şu an içerisinde bulunduğumuz sıkıntı çağımızın getirdiği bu dijitalizm akımının sonuçları olarak her şeyden önce kişisel yaşamımızda olumsuzluk oluşturan, hayatımızın karpal sendromu dediğimiz her anında dijital nesneler olmazsa olmazmış gibi hareket ediyor olmamız, gözlerimizdeki yaşlar bile kurudu. Yüzümüzdeki renk değişti. Artık algı biçimimiz farklılaştı. Kısacası her şeyimiz sanallaştı" dedi.

10 DAKİKADA DİJİTAL YAŞAM ANALİZİ
Dijital bağımlılığın önüne set çekebilme adına üç yıldır bir proje üzerinde çalıştıklarını ifade eden Dilci, "Bu çalışma Türkiye’de ve dünyada bir ilk olarak gerçekleşiyor. Bu tekniğin adı dijitanalist tekniğidir. Dijitanalist tekniğinde bireyin bilinçaltının dijital bağımlılık eğilimlerini analiz etme tekniğidir. Dijitanalist tekniğinin en önemli özelliği sadece dijital bağımlılıkla ilgili yönlerini değil aynı zamanda normal hayata karşı bakış açılarını da yapay zeka temelli ilişkilendirmeden hareketle algoritmik sistem üzerine inşa ediyor olmamızdır. Online sistem üzerinden 10 dakika gibi kısa bir sürede bireyin kendisiyle ilgili dijital yaşam analizi raporunu alması mümkündür. Bizim çalışmamızın dünyadaki diğer çalışmalardan farkı ki bu şekilde neden, sonuç ilişkisi içerisinde algoritmik bir sistemi sunan herhangi bir buluş söz konusu değildir. Cumhuriyet Üniversitesi ve ekibim olarak bu konuda yaptığımız üç yıllık çalışma da dijital kavramını her şeyden önce bir çatı olarak gördük. Birçok dijital kavramı etrafında toplayarak her şeyden önce ilişkisini, yaşam temelini ele aldık. Zira cep telefonunu bırakan bir kişi televizyonla devam ediyor, televizyonu bırakan bir kişi internetle devam ediyor. Bu şekilde dijitalleşmenin ortaya koymuş olduğu bilinçaltındaki kişinin dijital nesnelere karşı tutumunu bir algı ölçeği şekilde geliştirdik. Bilimsel çalışmamız ile ilgili patent başvurusunu yaptık. 45 sorudan oluşan soruyla başlamaktadır. 10 dakika sonunda çıkan sonuçlarla bireye özgü bir rapor sunuyoruz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:
----------------------
-Programın görüntüsü
-Doç.Dr. Dilci'nin açıklaması

Haber-Kamera: Hakan KALELİ-Uğur YİĞİT/SİVAS (DHA)

====================================================

4)15 YAŞINDAKİ KIZ ÇOCUĞUNA 'CİNSEL İSTİSMAR'DAN TUTUKLANDI

EDİRNE'nin Keşan ilçesinde, B.T. (15) adlı kız çocuğuna birçok kez cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen halasının eşi E.G. (50), tutuklandı. Keşan'da oturan B.T. adlı kız çocuğuna, iddiaya göre halasının kocası E.G., birçok kez cinsel istismarda bulundu. Daha önce eşinden boşanan H.A., kızının istismara uğradığını öğrenince, polise giderek şikayetçi oldu. Bunun üzerine B.T.'nin emniyette psikolog eşliğinde ifadesi alındı. B.T. ifadesinde, halasının kocasının kendisini sürekli takip ettiğini ve birçok kez zorla cinsel istismarda bulunduğunu öne sürdü.
E.G. polis tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen E.G., çıkarıldığı mahkemece 'çocuğun cinsel istismarı' suçundan tutuklanarak, cezaevine konuldu.

Ünsal YÜCEL/KEŞAN (Edirne), (DHA)-

Geri Dön