HABER

DHA YURT BÜLTENİ - 4

  Alyazma Anıtı kadın cinayetlerine tepki için siyah örtüyle kapatıldı Antalya'da, Muratpaşa Belediyesi'nin çağrısıyla çok sayıda kadın, cinayete kurban giden 467 kadının isminin yazılı olduğu Alyazma Anıtı önünde toplanarak, Emine Bulut'un eski eşi tarafından öldürülmesine tepki gösterdi.

Alyazma Anıtı kadın cinayetlerine tepki için siyah örtüyle kapatıldı

Antalya'da, Muratpaşa Belediyesi'nin çağrısıyla çok sayıda kadın, cinayete kurban giden 467 kadının isminin yazılı olduğu Alyazma Anıtı önünde toplanarak, Emine Bulut'un eski eşi tarafından öldürülmesine tepki gösterdi. Kadın cinayetlerine tepki olarak Alyazma Anıtı'nın üzeri siyah örtüyle kapatıldı.
Muratpaşa Belediyesi'nin çağrısıyla, Alyazma Anıtı'nın önünden toplanan kadınlar, Kırıkkale'deki Emine Bulut (38) cinayetini protesto etti. 'Alyazma Anıtı'mıza şiddet kurbanı bir kadının daha adını yazmak istemiyoruz' sloganıyla toplanan kadınlar, cinayete kurban giden 467 kadının isminin yazılı olduğu 6 metrelik anıtın üzerini siyah örtüyle kapattı.
Protestoya Muratpaşa Belediye Başkanı CHP'li Ümit Uysal ve eşi Ümran Uysal da katıldı. Burada bir konuşma yapan Ümit Uysal, kadın cinayetlerini durdurmak için toplumsal olarak seferber olunması gerektiğini söyledi. Başkan Uysal, "Bu anıt cinayete kurban giden kadınların anısını yaşatabilmek için buraya dikildi. Bütün Türkiye, maalesef insanlarımızın belli duyarlılıkları sergileyemediğini gösteren Emine Bulut cinayeti ile bu konuyu tekrar gündemine aldı. Sadece üzülmek, bu olayların yaşanmamasını dilemekle kalmamalıyız. Bugün bir kadınımız daha bunu yaşamasın diyerek, Alyazma Anıtı'mızı bir günlüğüne yeni isimlere kapatıyoruz. Adalya Vakfı'mız cinayete kurban giden tüm kadınlarımızın eğitim hayatına devam eden çocuklarına burs verecek" dedi.
Konuşmanın ardından anıtın kapıları temsili olarak bir günlüğüne siyah kurdeleyle kapatıldı.

Görüntü Dökümü
----------------
-Alyazma Anıtı'ndan detaylar
-Eyleme katılanlardan görüntüler
-Anıt ve eylem anından drone görüntüleri
-Başka Ümit Uysal'ın konuşması
-Anıtın kapısının kurdele ile kapatılması

02.38" / 296 MB

Haber-Kamera:Semih ERSÖZLER/ANTALYA,(DHA)

===================

Ablasını bıçakladıktan sonra kurtarmaya çalışan kardeşe tahliye

İstanbul'daki dini nikahlı eşinden, Ardahan'daki eski sevgilisine kaçan ablası C.Y.'yi (25) bıçaklayarak ağır yaralayan, ardından da pişman olup yardım isteyen Yusuf Y. (21), tutuklandıktan 7 ay sonra tahliye edildi.
Olay, 23 Ocak günü Erzurum'un Tortum ilçesindeki dağlık alanda meydana geldi. Batmanlı Yusuf Y., İstanbul'da yaşayan ablası C.Y.'nin dini nikahlı eşinden, Ardahan'daki eski sevgilisi B.D.'nin yanına kaçtığını öğrendi. Ardahan'a gelen Yusuf Y., ablasını İstanbul'a geri götürmek için ikna etti. İki kardeş İstanbul otobüsüne bindi. Ancak Yusuf Y., Tortum ilçesinde mola veren otobüsten ablasını indirdi. Yusuf Y., "Tepenin arkasında havalimanı var. İstanbul'a uçakla gideceğiz" diyerek, ablasını dağlık alana götürdü. Burada da, "Namusumuzu lekeledin" diyerek ablasını bıçakladı. Ablasını karın ve bel kısmından 3 bıçak darbesiyle yaralanan Yusuf Y., kanı görünce pişman oldu. Hemen mola verilen yere koşup, yardım istedi. Ağır yaralı abla, ihbar üzerine gelen ambulanla hastaneye kaldırılırken, Yusuf Y. gözaltına alındı. Tutuklanan Yusuf Y.'nin mola alanına yardım istemek için geldiği anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı.
Abla C.Y. yoğun bakımdaki tedavisinin ardından sağlığına kavuşurken Yusuf Y. hakkında Erzurum 1'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'kardeşi tasarlayarak öldürme' suçundan gönüllü vazgeçtiği için 'kasten yaralama' suçundan 8 yıldan 13,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Davanın ikinci duruşmasında Yusuf Y., ablasına zarar vermek istemediğini, pişman olduğunu söyledi. Abla C.Y. de kardeşi ile aralarında çıkan tartışma sonrası Yusuf Y.'nin kendisini bıçakladığını belirterek, "Kardeşim bana 'Sen buraya niçin geldin? Bizi rezil ettin' dedi. Aramızda tartışma yaşandı. Bıçaklanmadan önce ben Yusuf'a küfür ettim ve taş attım. Bunun üzerine kardeşim beni bıçakladı. Sonra bana yardım etti, ambulans çağırdı. Vurduktan sonra da pişman olmuştu. Şikayetçi değilim" dedi.
Duruşmada tanık olarak dinlenen H.Y., "Yanıma gelerek, 'Kız kardeşimi bıçakladım. Ölüyor, yardım edin' dedi. Gösterdiği yere gittiğimizde bir bayan beline bir şey bağlamıştı. Taşın üzerinde oturuyordu, bilinci açık ve konuşuyordu. Hatta 'şikayetçi değilim' gibi şeyler söylüyordu. Sanık yanıma geldiğinde yüzünde pişmanlık ifadesi, kaygılı bir hali vardı. Vicdanı rahatsızdı" diye konuştu.
Mahkeme heyeti, Yusuf Y.'yi 'tutuklulukta geçirmiş olduğu süre, tutuklamanın ceza değil tedbir oluşu ve delillerin toplanmış olması' nedenleriyle yurt dışına çıkış yasağı getirerek, tahliye etti. Mahkeme ayrıca sanığa, her pazar 08.00-17.00 saatleri arası bulunduğu yerdeki kolluk birimine imza atması yönünde adli kontrol getirdi.
Sanık avukatı Ahmet Ozan Öztürk, müvekkilinin tahliye edilmesinin yerinde bir karar olduğunu belirterek, Yusuf Y.'nin olay sonrası ablasına yardım ederek etkin pişmanlık gösterdiğini, bu nedenle de ceza oranının değişeceğini belirtti.

Görüntü Dökümü
---------
-Yusuf Y.'nin koşarak akaryakıt istasyonuna gelişi
-Market içerisinde yardım istemesi
-Lokantaya götürülmesi
-Lokantadaki kişilerle çıkması
-Çevredekilere yeri göstermesi
-Koşarak gitmesi
-Çevredekilerin meraklı bakışı
-Erzurum adliyesi

Haber-Kamera: Hümeyra PARDELİ/ ERZURUM, (DHA)

==================

Emine Bulut cinayetini sahnede yaşattılar

Aydın'ın İncirliova ilçesinde ev hanımı Fadime Dönmez'in yazıp yönettiği, kadına yönelik şiddet, madde bağımlılığı ve iş güvenliği konularının ele alındığı 'Yankı' adlı tiyatro oyunu sahnelendi. Oyunda, 'Emine Bulut' cinayetini anımsatan, eski kocanın eşini tabancayla vurma sahnesi canlandırıldı. Sahnede öldürülen kadının Bulut gibi, "Ölmek istemiyorum" demesi, kızının ise "Ne olur ölme anne" diye karşılık vermesi, o anları adeta tekrar yaşattı.
İncirliova'da yaşayan ev hanımı, evli ve 1 çocuk annesi Fadime Dönmez, 1 yıl önce bedensel engelli kişilere tekerlekli sandalye alınmasına kaynak sağlamak amacıyla neler yapılabileceğini düşünürken, aklına tiyatro oyunu sahnelemek geldi. Kanayan yara olan kadına şiddet, madde bağımlılığı ve iş güvenliği konularını ele alan Fadime Dönmez, 'Yankı' adlı oyunu yazdı. İncirliova Engelsiz Yaşam Derneği aracılığıyla ilçede işçi, emekli, öğrenci ve ev hanımlarından 16 kişinin yer aldığı tiyatro ekibini kurdu. 1 yıl boyunca hazırlık yapan ekip, dün (pazartesi) akşam oyunu İncirliova Belediyesi Tiyatro Salonunda sahneledi. 5 liradan satılan biletler, tükendi. 300 kişilik salon doldu. İncirliova Belediye Başkanı İYİ Partili Aytekin Kaya da oyunu izledi. Elde edilen gelirle, engellilere çeşitli türde tekerlekli sandalye alınacağı belirtildi.
Dikkat çeken oyunda, 3 ayrı ailenin başından geçenler anlatıldı. Eşinden şiddet gören bir kadın ve işte kaza geçirince sakat kalan bir kadın ile zengin bir ailenin ilgilenmediği çocuklarının madde kullanmaya başlamalarının hikayeleri, ilgiyle izlendi. Oyunun son dakikalarında, eşinden şiddet gören kadının kocası tarafından tabancayla vurulması anı, 'Emine Bulut' cinayetini hatırlattı. Son sahne, öldürülen kadının, "Ölmek istemiyorum" sözü ve kızının "Ne olur ölme anne" diye karşılık vermesiyle son buldu. Oyuncular, ilk kez tiyatro oyununda oynamalarına rağmen büyük beğeni topladı. Oyunda öldürülen Emine Bulut'un dışında Çilem Doğan, Özgecan Aslan, Münevver Karabulut ve Tuğba Erkal'ın isimleri de anıldı.
Oyun sonu konuşan Belediye Başkanı Kaya, "Annelerin ve kadınların ayağının altı cennettir. Hep birlikte kadınlarımıza sahip çıkarak bunun da üstesinden geleceğiz. Anlamlı bir tiyatro oyunu olmuş, tüm ekibe teşekkür ediyorum" dedi.
Oyunu yazan ve yöneten Fadime Durmaz ise, "Ekibimiz tamamen vatandaşlardan oluştu. Hiç kimse tiyatro eğitimi almadı. Ben dahil hiçbirimiz bir tiyatro kursuna gitmedik. Aramızda hiç tiyatroya gitmeyenler de var. Esnaf, işçi, öğrenci, ev hanımı ve çalışan kadınlar da o kadar destek verdi ki, çok güzel oldu. Buradan elde edilen gelir ile hemen bir kardeşimize akülü araba alalım onu ev hapsinden kurtaralım istiyorum" dedi.

Görüntü Dökümü
----------
- Yankı adlı tiyatro oyunundan görüntü
- Sahnede eski eşi tarafından vurularak öldürülen kadından görüntü
- Belediye Başkanı Aytekin Kaya konuşması
- Tiyatro oyununu yazan ve sahneleyen ev hanımı Fadime Durmaz ile röp.
- Genel ve Detay görüntü

Haber- kamera: Burhan CEYHAN / AYDIN, (DHA)

==================

Oğullarının sırtında taşınan babanın tek isteği akülü araç

Gümüşhane'de şeker hastalığı nedeniyle geçirdiği ameliyat sonucu 2 bacağını kaybeden İlhami Eren (62), çocuklarının yardımıyla hayatını sürdürüyor. Böbrek yetmezliği hastalığı nedeniyle haftanın belirli günlerinde diyalize giden ve günlük yaşamdaki ihtiyaçlarını çocuklarının sırtında taşınarak karşılanan Eren’in tek isteği, çocuklarına yük olmadan kendi ihtiyaçlarını karşılayabileceği bir akülü araca sahip olmak.
Gümüşhane’nin merkeze bağlı Ballıca köyünde yaşayan İlhami Eren, şeker hastalığı nedeniyle son 1 yılda geçirdiği 4 ameliyat sonucu 2 bacağını kaybetti. Bacaklarını kaybettiği için çocukları tarafından ihtiyaçları karşılanan ve böbrek yetmezliği hastalığı nedeniyle de haftanın belirli günlerinde diyalize giden İlhami Eren, tek isteğinin, çocuklarına yük olmadan kendi ihtiyaçlarını karşılayabileceği bir akülü araca sahip olmak olduğunu söyledi. Şeker hastalığıyla 30 yıldır mücadele verip geçirdiği ameliyatlar sonucu bacaklarını kaybetmesiyle zor günler geçirdiğini belirten İlhami Eren, “30 yıldır şeker hastalığıyla mücadele ediyorum. Trabzon’da ayağımı kestiler. Ondan sonra Gümüşhane’ye geldim, 6 aydır hastanede yatıyordum. Bir türlü iyileşmedi. Şimdi yavaş yavaş iyileşmeye başlıyor. İstediğim tek şey bana yardımcı olması için bir akülü araç. Çocuklarım sırtında taşıyorlar beni, onlara fazla yük olmak istemiyorum' dedi.
'SIRTIMIZDA TAŞIMAKTAN GOCUNMUYORUZ'
Babalarını sırtında taşıdıklarını ancak bundan gocunmadıklarını anlatan Süleyman Eren de, "Babam yoğun ameliyat sürecinden geçti. 2 ayağını kestiler. Bir tanesini diz kapağından aşağı, diğerini de diz kapağından yukarı. 4 sefer ameliyat oldu. Biz şuan kendi imkânlarımızla götürüp getiriyoruz. Sadece babamın emekli maaşı var. Onun dışında maddi bir yardım almıyoruz. Yol parasına başvuru yaptık o da bu ay sonunda belli olacak. Başkada bir yardım alma durumu yok. Çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşıyoruz. Maddiyatımız iyi olduğu müddetçe elimizden geldiği kadarıyla halletmeye çalışıyoruz. Allah kimsenin başına vermesin, sırtımızda taşımaktan gocunmuyoruz. Lavaboya da sırtımıza alıp götürüyoruz. Annemde elinden geldiği kadar yardımcı oluyor" diye konuştu.
'KEŞKE BİR AKÜLÜ OLSA'
İlhamı Eren’in kızı Gümüşhane Fen Lisesi öğrencisi Ravza Eren ise, babasının çok güçlü olduğunu belirterek, "Yurtta kalıyorum. Babamın hastalığından dolayı derslerime odaklanamıyorum. Hastalık döneminde çok kötüydüm. Belli etmemeye çalışıyordum. Doktorlar iyi şeyler söylemiyordu ama babam çok güçlü. Beni, sınavlardan çıktıktan sonra alıp babamın yanına hastaneye götürüyorlardı. Ameliyatında götürmüşlerdi. Bir şekilde hem okula hem aileye tutunmaya çalışıyorum. Keşke bir akülü aracı olsa. Babama daha iyi yardımcı olabilmemiz için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz ama bir akülü arabamız olsaydı ona daha çok yardımcı olurduk ve onun isteklerini daha iyi yerine getirebilirdikö ifadelerinde bulundu.

Görüntü Dökümü
------------
- Ballıca Köyü Görüntü
- İlhami Eren’in evi
- İlhami Eren’in oğlu tarafından taşınması
- İlhami Eren Röportaj
- Süleyamn Eren Röportaj
- Havza Eren Röportaj
- Genel ve detay görüntüler

BOYUT: 1 GB

Haber-Kamera: Sinan UÇAR GÜMÜŞHANE- (DHA)

====================

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, 'Yatırım Adası' teşekkürü

Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO) Başkanı Suat Hacısalihoğlu, Trabzon Yatırım Adası Endüstri Bölgesi’nin Trabzon’un Cazibe Merkezleri Programı kapsamına alınması nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti. Sahil dolgusu üzerine kurulacak ve 7 bin kişiye doğrudan, 25 bin kişiye dolaylı olarak iş imkanı sağlanacak projeye ilişkin konuşan Hacısalihoğlu, "Trabzon Yatırım Adası, endüstri kanununu imzalaması ile yürürlüğe girdi. Projelerin tamamlanması için de ihaleye çıkmış bulunuyoruz. 17 Eylül'de bu ihaleyi tamamlayarak önümüzdeki süreçte artık dolgu ve daha sonra alt yapının hazırlanmasını tamamlayacağız. Yatırımcıları, bu güzel cennet şehrimize bekliyoruz" dedi.
TTSO Başkanı M Suat Hacısalihoğlu, Arsin ilçesinde 278 hektarlık dolgu alanı üzerine kurulacak olan Trabzon Yatırım Adası Endüstri Bölgesi’nin Cazibe Merkezleri Programı kapsamına alınmasını değerlendirdi, projeyle ilgili Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 24 Ağustos Cuma günkü Resmi Gazete’de yayınlanması nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür etti. Başkan Hacısalihoğlu, Trabzon Yatırım Adası Endüstri Bölgesi ile 7 bin kişiye doğrudan, 25 bin kişiye dolaylı olarak iş imkanı sağlanacağını, yatırım ortamını canlandırmak, üretimi ve istihdamı artırmak için Trabzon Cazibe Merkezleri Programı kapsamına alınmasının heyecan verici olduğunu söyledi.
Yatırım Adası'nın bölgenin gelişmesine ve kalkınmasına büyük katkı sunacağını belirten Hacısalihoğlu, "Trabzon Yatırım Adası Endüstri Bölgesi'ndeki esas amaç; inovatik ve teknolojik sürdürülebilir yatırım ortamının hazırlanması ve aynı zamanda ülkenin uluslararası rekabetinin arttırılması noktasında da yatırım arazisi olması. Yapmış olduğumuz çalışmalarda bölgenin ve ülkenin buna ihtiyacı olduğu, sanayi stratejisi belgesinde de ortaya koyuldu. 10'uncu kalkınma planında da ülkemizin dört devrimi olarak da sürdürülebilir yatırıma girmesi için atılan adımlardan bir tanesi. Bu doğrultuda yapılan çalışmalar neticesinde özellikle Doğu Karadeniz Bölgesinin merkezi ve metropolitan bir şehir olan Trabzon, hem cazibe merkezlerine uymakta hem de interlantına bağlı olarak geleceğe, ihracata dönük teknolojik yatırımların yapılacağı ender yerlerden bir tanesi. Bölgedeki en güvenilir yatırım ortamı olması neticesi ile de Trabzon'un yatırım adasına ev sahipliği yapması en uygun kararlardan bir tanesi oldu. Bu doğrultuda alışılmış önemli ihracat rakamlılarımız var" dedi.
'BÜYÜK VE STRATEJİK YATIRIMLAR YAPILACAK'
Yatırım adasında özellikle orta ve büyük teknolojik ürünlerin üretileceğini kaydeden Hacısalihoğlu, "Trabzon hem ihracat şehri hem de sanayi anlamında bakıldığı zaman alt yapı, sanayi kültürü, genç ve dinamik bir nüfus ve aynı zamanda iklimin sağladığı olumlu olanaklarla ön plana çıkıyor. Lojistik olarak da bütün dünya ile entegre olan bir şehir. Özellikle Trabzon'un, Rusya federasyonu, Türkiye Cumhuriyetleri, Kafkaslar ve İran'da dahil olmak üzere geniş interlantı ile en güvenilir yatırım ortamı olması sebebi de yatırım adasının Trabzon'da yapılması için önemli bir etken oldu. Önümüzdeki süreçte bakanlığımızla da yaptığımız çalışmalar doğrultusunda Trabzon yatırım adasında endüstri bölgesindeki sektörler olarak; özellikle gıda teknolojileri, biyoteknolojiler, nano teknolojiler, sağlık, savunma, uzay ve havacılık teknolojileri, otomotiv teknolojileri yapılacak. İhtiyaç olan ülkenin büyük yatırımları ve stratejik yatırımların bölgede yapılması noktasında kararlarımızı almış bulunuyoruz" diye konuştu.
'PROJELERİNİN TAMAMLANMASI İÇİN DE İHALEYE ÇIKMIŞ BULUNUYORUZ'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Trabzon Yatırım Adası Endüstri kanununu imzalaması ile yürürlüğe girdiğini hatırlatan Hacısalihoğlu, şöyle konuştu:
"Yatırım Adası ile ilgili sürece baktığımız zaman bu süreç doğrultusunda yapılması gereken kanuni düzenlemelerin tamamı yapıldı. Trabzon'da bir yönetici şirket olarak bir şirket kurduk. Bu şirkette geleceğe dönük faaliyetlerin yürütülmesi ile ilgili yatırımcılar, arazinin tahsis edilmesi konusunda gerekli kararları vermek sureti ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Ve bu çalışma Sayın Cumhurbaşkanımızın 4 ağustos tarihinde Trabzon'a geldiğinde Trabzon Yatırım Adası Endüstri kanununu imzalaması ile yürürlüğe girdi. Bunun bir adım ilerisinde de yönetici şirket olarak bölgenin yatırım ortamının hazırlanması için alt yapı ihalesi olarak bahsettiğimiz sondajlar, ÇET raporları, dolgu ve uygulama projelerinin tamamlanması için de ihaleye çıkmış bulunuyoruz. 17 Eylül'de bu ihaleyi tamamlayarak önümüzdeki süreçte artık dolgu ve daha sonra alt yapının hazırlanmasını tamamlayacağız"
'YATIRIMCILARA HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERECEĞİZ'
Yatırımcılara da çağrıda bulunan Hacısalihoğlu, "Özellikle stratejik yatırım yapacak olan büyük yatırımcılarımıza bölgemize gelip yatırım yapmalarını ve katma değeri yüksek ürünlerin üretilmesi konusunda ağırlıklı ihracata yönelik bu yatırımları Trabzon'a çekmeleri konusunda kendilerine çağrıda bulunuyoruz. Trabzon her yönü ile yatırıma uygun bir şehir. Biz kendilerine her türlü desteği vereceğimizi beyan ediyoruz. Kendilerini bu güzel cennet şehrimize bekliyoruz. Gelsinler yatırımlarını yapsınlar hayatlarını yaşasınlar. En önemlisi de iyi bir kar ederek daha da işlerini büyütsünler" dedi.
ERDOĞAN'A TEŞEKKÜR ETTİ
Trabzon iş dünyasını yakından ilgilendiren önemli çalışmalar yapıldığına da dikkat çeken Hacısalihoğlu, "Trabzon’u ülkemizin orta ve yüksek teknoloji üretim merkezlerinden biri yapacak olan Yatırım Adası’nın fikir aşamasından bugüne kadar her anında bizlerin önünü açan, destekleriyle bu projeye büyük güç katan ve bu aşamaya gelmesine neden olan Sayın Cumhurbaşkanımıza, Trabzon iş dünyası adına teşekkür ediyoruz. Bu vesileyle Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Albayrak’a, İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu’ya, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank’a, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Cahit Turhan’a, milletvekillerimize, yerel yöneticilerimize projelerimize, çalışmalarımıza ve şehrimize verdikleri destek nedeniyle teşekkür ediyoruzö ifadelerinde bulundu.
MÜJDEYİ ERDOĞAN VERMİŞTİ
Öte yandan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün Trabzon'da katıldığı toplu açılış töreninde, 7 bin kişiye doğrudan istihdam sağlayacak Trabzon Yatırım Adası Endüstri Bölgesiyle ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesini önceki gün imzaladığını müjdelemişti.
YATIRIM ADASI
Türkiye'nin 5’inci endüstri bölgesi olan Trabzon TR61 Yeşil Endüstri Bölgesi Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2018 yılı yatırım programına alındı. Doğu Karadeniz’deki yatırım alanı sorunu nedeniyle denize dolgu yapılarak inşa edilecek olan Yeşil EB, Türkiye’de dolgu yapılarak ada şeklinde inşa edilecek olan ilk proje olacak. Trabzon’un Arsin İlçesi’nin açıklarına inşa edilecek olan yatırım adası, 2 milyon 771 bin metrekare alan büyüklüğüne sahip olacak. 2 yılda tamamlanması beklenen yatırım adasındaki 500 bin metrekarelik alan, yerli yatırımcıya tahsis edilecek. Geri kalan alanlar ise stratejik öneme sahip yabancı yatırımcılara verilecek. Trabzon Yatırım Adası Endüstri Bölgesi ile 7 bin kişiye doğrudan, 25 bin kişiye dolaylı olarak iş imkanı sağlanacak.

Görüntü Dökümü
-----------
-Yatırım adası 3D görüntüleri
-Hacısalihoğlu konuşma

Haber-Kamera: Fatih TURAN-Aleyna KESKİN/TRABZON, (DHA) -

===================

Gönül borcunu ödemek için şehrin tarihi yapılarını kitaplaştıracak

Konya Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Doktor Öğretim Üyesi Murat Karademir, doğup büyüdüğü Edirne'nin Keşan ilçesinde gönül borcunu ödemek adına kentte 500 yıllık bir geçmişe sahip olan Hersekzade Ahmet Paşa Camii ile 16'ncı yüzyılın başlarında inşa edilen tarihi hamam başta olmak üzere bölgedeki tarihi yapıları kitaplaştıracak.
Yaz tatili nedeniyle doğup, büyüdüğü Keşan'a gelen Konya Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Doktor Öğretim Üyesi Murat Karademir, şehre gönül borcunu ödemek adına kentin günümüze ulaşamayan eserlerinin de yer alacağı kitabının araştırmalarını yapmaya başladı.
'KEŞAN ÖNEMLİ BİR YERLEŞİM YERİ'
Murat Karademir, doğup büyüdüğü Keşan ve İpsala ilçelerinde tarihi yapılar üzerine araştırma çalışmaları yaptığını belirterek, "Bu yıl Keşan ve İpsala'daki Osmanlı Dönemi Türk mimari eserleri üzerine bir hazırlık içerisindeyim. Özellikle Keşan, gerek Osmanlı Dönemi'nde, gerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti Dönemi'nde önemli bir yerleşim yeri. Önemli güzergah üzerinde bulunan bir bölge. Maalesef Keşan'da, Osmanlı Dönemi'nden günümüze çok fazla eser ulaşamamış. Günümüze kadar gelen en önemli eserlerden biri Hersekzade Ahmet Paşa Camii ve hamamdır" dedi.
'SADRAZAM KONAĞI GÜNÜMÜZE ULAŞAMAMIŞ'
Osmanlı Devleti'ne 5 kez sadrazamlık yapan Hersekzade Ahmet Paşa'nın Keşan'da adını taşıyan bir konağı olduğunu ancak yapının günümüze ulaşamadığını ifade eden Karademir, "Günümüze adını taşıyan cami ve büyük hamam ulaşmış. Her iki caminin de kitabesi yok. Camiye baktığımızda da 3 bölümlü olması gereken cemaat yeri, günümüze ulaşamamış. Hamama bakıldığında da aynı mimari değerleri taşıyor. Hersekzade Ahmet Paşa'nın adını taşıyan vakfiyenin bir bölümü Paşalivası adlı kitapta kısmen geçmekte. Ama vakfiye günümüzde Amerika'nın Philadelphia şehrindeki kütüphanede yer almakta. Vakfiyenin bir kısmı okunmuş ve çevrilmiş. Bu kaynaktan da caminin vefatından birkaç yıl önce yapıldığını söyleyebiliriz" diye konuştu.
'GÖNÜL BORCU OLARAK FİKİR OLUŞTU'
Murat Karademir, Keşan'ın, Osmanlı Dönemi'nde önemli merkezlerden biri olduğu bazı kaynaklarda ise sürgün yeri olarak geçtiğini dile getirerek, "Arşiv belgelerinden yola çıkarak, günümüze gelemeyen eserleri de kitabıma taşıyacağım. Benim çocukluğum bu bölgede geçti. Tarihi eselerimizde maalesef günümüze gelemeyebiliyor. Bizden sonra çocuklarımızın görebileceği eserler olarak kalmıyor. Bilinçli yada bilinçsiz bir şekilde bu eserler ortadan kalkıyor. Bir gönül borcu olarak bu bölgeye böyle bir çalışma yapma fikri bende oluştu. Burada bu tarz kaynaklar yok denecek kadar az. Bu konuda gerekli araştırmaları yaparak, kitaplaştıracağım" dedi.
Karademir, kitabın araştırmaların tamamlanmasının ardından önümüzdeki yıl yayınlanacağını belirtti.

Görüntü Dökümü
------------
-Tarihi cami havadan drone gör.
-Tarihi hamam havadan drone gör.
-Cami dış genel gör.
-Cami iç genel gör.
-Cami avlusu ve eski mezarlar
-Doktor Öğretim Üyesi Murat Karademir röp.
-Detaylar

Haber-Kamera: Ünsal YÜCEL/KEŞAN(Edirne),(DHA)-

Geri Dön