DHA YURT BÜLTENİ - 5

Orgeneral Huduti'ye 15 yıl ceza (1) Malatya'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) darbe girişimine ilişkin, dönemin 2'nci Ordu Komutanı Adem Huduti'nin de aralarında bulunduğu 24'ü tutuklu 76 sanığın yargılandığı davada karar verilmesine başlandı.

Orgeneral Huduti'ye 15 yıl ceza (1)

Malatya'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) darbe girişimine ilişkin, dönemin 2'nci Ordu Komutanı Adem Huduti'nin de aralarında bulunduğu 24'ü tutuklu 76 sanığın yargılandığı davada karar verilmesine başlandı. Sanıkların son sözlerini söylemesinin ardından kısa ara veren mahkeme heyeti, kararını açıklamaya başladı. Gerekçeli kararını daha sonra açıklayacağını bildiren mahkeme heyeti, dönemin 2'nci Ordu Komutanı Adem Huduti'yi 15 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Haber:MALATYA,(DHA)

========================================

Anne İnce oğlunun adaylığını böyle izledi

Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumhurbaşkanlığı adaylığı için Muharrem İnce ismi üzerinde karar vermesinin ardından Muharrem İnce’nin memleketi Yalova’ya bağlı Elmalık Köyündeki baba ocağında büyük heyecan yaşandı. İnce’nin annesi Gülden İnce, CHP’nin düzenlediği aday açıklama törenini Elmalık Köyü'ndeki evinde büyük bir heyecan içinde izledi.
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayının Muharrem İnce olarak açıklanmasının ardından CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin memleketi olan Yalova’nın Elmalık Köyü'nde büyük bir heyecan vardı. Muharrem İnce’nin Elmalık Köyü'nde iki katlı bahçeli bir evde yaşayan annesi Zekiye İnce, ablası ve Muharrem İnce’nin teyzesi Nezaket Nazire Düzyürek, heyecan ve gururu aynı anda yaşadı. CHP tarafından Ankara Taner Kışlalı Spor Salonu’nda düzenlenen aday açıklama törenini televizyon başında izleyen Muharrem İnce’nin annesi Zekiye İnce, oğlu ile en son 10 gün önce yüz yüze görüştüğünü belirterek, "En son görüşmemizde değil ama daha önceki görüşmelerimizde Cumhurbaşkanlığını istediğini bana söylemişti" dedi. Oğlu için dua eden anne Zekiye İnce, "Allah oğlumu kötü insanlardan korusun" dedi. Kendisinin Cumhurbaşkanı olacağını "İlla olacağım, illa olacağım" şeklinde hep söylediğini de belirten Zekiye İnce, " Muharrem şimdiye kadar benim oğlumdu. Ama artık bundan sonra tüm Türkiye’nin oğludur" dedi. Gururlu olduğunu belirten Muharrem İnce’nin teyzesi Nezaket Nazire Düzyürek ise "Muharrem ile gurur duyuyorum. Bu işi başaracağına da gönülden inanıyorum" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
------------------------
-Anne İnce ile röp
-Televizyon izlerken
-Evden detaylar
-Anne ince bahçede dolaşırken, erik toplarken görüntü
-Evin önünde halı silkerken görüntü
-Köylüler kahvede izlerken
-Vatandaşlardan görüntü

Haber:Süheyla GÖZDERELİLER/Hasan BOZBEY/YALOVA,(DHA)

=============================================

Bakan Özhaseki: Çarpık imara göz yuman belediye başkanına hapis cezası gelsin

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, imarda çarpık yapılaşmaya göz yuman belediyle başkanı ve diğer paydaşların hapis cezasıyla cezalandırılması gerektiğini söyledi, "Caydırıcı bir ceza olursa, bütün belediye başkanları bunun üzerine gider" dedi. İmar affında tüm partilerin de ittifakı ile tek istisnanın İstanbul Boğazı ve Sur içi olduğunu ifade eden Bakan Özhaseki, Şehircilik Bakanlığı'nın başlı başına bir bakanlık haline getirilmesi gerektiğini ifade etti.
Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Memleketi Kayseri'de, DHA'ya imar affıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Özhaseki, imar affı konusunun alelacele ortaya atılmadığını, bununla ilgili gecesini gündüzüne kattığını söyledi. Ülke genelindeki 26,5 milyon bağımsız yapının yüzde 60'ının imara aykırılık taşıdığını belirten Bakan Özhaseki, "Bu yasaya ben, bir senedir emek veriyorum. Bu bir sene içinde şu anda yazmış olduğumuz nihayetinde bir sayfalık yasanın her bir satırının arkasında emin olun, neredeyse bir aylık çalışma var. Cümleleri bile birkaç kez elden geçirip değiştirilerek her bir kelimenin üzerinde çalışılarak buraya geldi. Niye böyle yaptık. Türkiye'de ilan ettim, çok kesin bilinmemekle birlikte 26,5 milyon bağımsız birim var. Bunun yüzde 60'ı imara aykırılık teşkil ediyorsa, siz siyaset kurumu olarak 'banane kardeşim' diyemezsiniz. Yıkın hepsini de diyemezsiniz. Nihayetinde bu Türkiye'nin bir değeri. O zaman çözüm bulmak zorundasınız. İşte, bu alanda biz de uzun zamandır çalıştık. Bakanlar kurulunda 2-3 kez görüştük. Ekonomik kurulda görüşüldü. OHAL ile çıkarsak mı diye düşündük. OHAL komisyonunda tek tek anlattık. Orada görüşüldü. Ancak, bu zamana tesadüf etti" diye konuştu
'İMAR AFFI ERKEN SEÇİM YATIRIMI ASLA DEĞİL'
İmar affı konusundaki olumlu eleştirilere katılacağını, hatta bunlardan yararlanacağını dile getiren Bakan Mehmet Özhaseki, bu konunun seçim yatırımı olarak değerlendirilmesinin haksızlık ve insafsızlık olacağına değinerek, şunları söyledi :"Yani, erken seçim kararı alınacağı bizim aklımızda doğrusu yoktu. Niye, kararımız, bizim gelecek sene Kasım ayında seçimi yapmaktı. Biz de çok rahat davranıyorduk. Hatta ben, bizim bakanlığımızla ilgili bir torba yasasına hazırlamıştım. Torba yasası içinde imar kanunu ile ilgili çok net yeni kanunlar vardı. Kentsel dönüşüm ile ilgili çok net, yepyeni bir anlayış, bir mantık geliyordu. Bunun içinde belki insanların senelerdir beklediği imarı biraz disipline edecek, bir biçime, kıvama getirecek maddeler vardı. Bunların hiçbirini ne yazık ki getiremiyoruz. Şimdi mecburen maliyenin yasası içerisinde bir gelir kalemi ve bir harcama kalemi olduğu için aynı zamanda maliye torbası içinde iki madde halinde düşündüklerimizi getiriyoruz."
'İMAR AFFIYLA GÖÇ ALAN İLLER RAHATLAYACAK'
İmar affı sayesinde başta İstanbul olmak üzere göç alan büyük illerin rahatlayacağını belirten Bakan Özhaseki, "İmar affından en çok nereler istifa edecek? En çok göç alan iller istifa edecek. Çünki 50'li, 60'lı, 70'li, 80'li ve hatta 90'lı yıllarda müthiş göçler yaşanmış İstanbul'a, Ankara'ya ve İzmir'e, Muğla gibi turizm kentlerine. Bu iller çok istifade edecek. Aynı zamanda Güneydoğu illeri ve ilçeleri çok istifade edecek. Bir de sonrada büyükşehir olan Kayseri gibi çevresi ile birlikte büyükşehir olan yerlerdeki beldeler ve köyler mahalleye dönüştüğü için 1000'lik ve 5000'lik planı olmayan vatandaşların müthiş sıkıntıları var. Bunlar da çözüm bulacak" dedi.
'İMAR AFFIYLA FABRİKALARDA ISLAH OLACAK'
Türkiye'de imar affı ve ya imarla ilgili düzenlemeler denilince sadece konutların akla geldiğini, ancak, kentleri çevreleyen fabrikaların ve organize sanayi bölgelerinin de bu çerçeve içinde ele aldıklarının altını çizen Bakan Özhaseki, şunları söyledi:"Bunlar, tabi şahıslar ve konutlarla ilgili işin tarafı. Bir de fabrikalar tarafı var. Bakın fabrikalar tarafından 2 tane sorun var. Birisi eskiden şehirlerin çeperlerinde oluşmuş fabrikalar vardı. Üretimler burada yapılıyordu. Hala bunlar devam ediyor. Şehir içerisinde kalmışlar. Biraz fabrikayı yenilemişler, biraz geliştirmişler, biraz ilave yapmışlar. Ama hepsi imara aykırılık teşkil ediyor. Binlerce insan çalışıyor içerisinde. İkincisi de organize sanayideki fabrikaların bir kısmı yeni üretim bantları kurduğunda anında makinelerin üstünü kapatmış, içeriye makineleri sokmuş, işçiler çalışıyorlar ve üretim yapıyorlar. 20-30 bin metrekare kapalı alanlarda ruhsatlı bir yapının yanına eklediği ve ilave ettiği yerde biraz lakayt davranmış veya ihmal etmişler. Belki de böyle baksanız yüz binlerce insan böyle fabrikalarda çalışıyor. Şimdi ne yapacaksınız bütün bunları. Bir kere bunlar kayıt altına alınmalı. Şu an bizim yaptığımız kayıt altına almak. Zaten gayrı resmi olarak suyunu, elektriğini vs., her şeyi çekmiş. Ya komşusundan çekmiş, ya da bir yerden aktarmış. Sonra vergilerini ödemiyorlar. Fabrikalar arsa gibi gözüyor. Emlak üzerinden belediyeye arsa vergisi veriyorlar. Ancak, üzerinde 20 daire var. Belediyenin de kaybı var. Bir kısmı maliyeye ait arsaların üzerinde oturuyor."
'BOĞAZ BİZİM İNCİMİZ'
Gerek mülkiyete ait sorunlar, maliye ile olan ihtilaflar, gerekse de imarla ilgili bütün sorunları tek tek yazdığı ve TBMM'de komisyonunda bütün Meclis üyelerine nelerden kaynaklandığını izah ettiğini belirten Özhaseki, İstanbul Boğazı ve suriçiyle ilgili de konuştu. Ban Özhaseki, şöyle devam etti:"Burada 2 şey dikkat çekici ki; komisyon üyeleri arkadaşlarımız da bunu hak verdiler ve ısrar edecek gibi gözüküyor. Ben de zaten onlardan önce teklif ettim. Birincisi boğaz bizim incimiz. Boğaz dünyada tek. Öngörümde bulunan yapıların bunlar istisna olması gerektiği hususunu neredeyse bütün partiler ittifakla istiyorlar. Özellikle, bazen kötüye kullanmış gibi gözüken şöhretlerinin yapmış olduğu yerler, gazetelerde boy boy resimleri çıkan yerler falan, kamuoyunu rahatsız ediyor. Bu anlamda partilerin neredeyse tamamı mutabakatı var. İkincisi de Sur içi ile ilgili talepler var. Burada bir yenileme çalışması var. Tarihi Sur içi de özel İstanbul'da binler tarihi ve tescilli eserin olduğu bir yer, orayla ilgili bir çalışma var. Şimdi komisyon devam ediyor. Ve bütün komisyon üyelerinin neredeyse ittifak ettikleri bir şey daha var. Evet, bugüne kadar olanlar artık olmuş. Bu A parti zamanında olmuş, B parti zamanında olmuş. Kimin zamanında olduğu da belli. Eminim burada belki günahı en az olan parti Ak Parti. Niye 50'li, 60'lı, 70'li, 80'li yıllarda yaşanmış bütün bunlar. Çok önemli değil, artık ona bakmıyoruz"
'BELEDİYE BAŞKANLARINA DA HAPİS CEZASI GELMELİ'
Bakan Özhaseki, birtakım af kanunları geldiği halde imardaki çarpıklıklar ve kaçak yapıların önünün halen kesilmemesinin hapis cezası gibi cezai yaptırımların olmayışına bağladı. Kendisinin uzun yıllar belediye başkanlığı yapmasına karşın asıl mesleğinin avukatlık olduğunu ve bir hukuk adamı gözüyle de değerlendirme yaptığını belirten Özhaseki şunları söyledi:"Bunun önlenememesinin en önemli sebeplerinden biri de kaçak yapı yapanlara sert bir yaptırım uygulanmamasıdır. Biz sene başına kadar olanları şu ana kadar oluşmuş haklara hukuklara eyvallah. Yazıyoruz, kayıt altına alına alıyoruz, devlet vatandaşla helalleşiyor. Mahkemeler çekiliyor. Yıkımlar bitiyor. Herkes rahatlıyor. Fakat bundan sonra artık olmasın. Olmaması için de ne yapılması lazım. Eğer bir arsa sahibi veya onu alan müteahhit ve buna göz yuman belediye başkanı böyle bir iş yaparsa, işte o zaman biraz daha hürriyetinden mahrum kalacak şekilde bir hapis cezası olsun diyorlar. Hukukçu gözü ile söylüyorum. Elbette birtakım sıkıntılar doğmuşsa ve siz bunu kanunla engellemiyorsanız tedbirleri almak zorundasınız. Bazen cezalar çok caydırıcı olmayabilir. Ama, cezalar hakikaten sağlanan avantajlardan sonra devam eden ortamda tekrarı gibi bir şey gözüküyorsa caydırıcı olduğu takdirde bütün suçları önler. Basit misal. Almanya'da bazı vatandaşlar beni götürürken otomobillerine park yeri bulmak için 4 defa aynı sokağı geziyorlar. Otopark yeri bulabilmek için. Özenli davranıyorlar. Türkiye'ye geldiklerinde yolun üstünde ikinci sıraya, üçüncü sıraya çok rahat aynı insanlar, aynı otomobili koyabiliyorlar. Niye buraya geldiğinde ağabey yabancıyım, 5 dakika işim vardı ne var ki bunda. Bir göz yum abi diyorlar. Ama, orada pat diye 300-500 Euro para cezası yazılınca şafak atıyor haliyle adamda. Bakın cezalar bazen caydırıcıdır. Şimdi hiçbir belediye başkanımızın mağdur olmasını asla istemeyiz. Çünkü senelerce belediye başkanlığı yapmış bir insanım. Kayseri'de de müracaatlarda görülecektir, benim belediye başkanlığı dönemime ait bir elin parmakları kadar bile müracaat olmayacak. Kaçakla ilgili. Bunlar yarın bir gün tek tek çıkacak. Bu şehirde benim 20 yıllık belediye başkanlığımla ilgili bir elin parmakları kadar bile müracaat olmayacak. İmara aykırılık, kaçaklık var göz yumma gibi, bunları bilerek söylüyorum. Yaptırmadım, titiz durdum. Caydırıcı bir ceza olursa, bütün belediye başkanları bunun üzerine gider."
'KESINLİKLE TEK BİR ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI OLMALI'
Şehircilik bakanlığının tek başına bir bakanlık olması gerektiğini, belediyelerin, İçişleri Bakanlığı'na bağlı, mahalli idarelerin de bu bakanlığa bağlı olması gerektiğini belirten Bakan Özhaseki, "İşte şimdi 24 Haziran bir dönüm noktası. Türkiye yeni bir rotaya giriyor. Yeni bir sisteme geçiyoruz. Orada işlerin çok daha pratik ve hızlı görüldüğü, milletin menfaatine olan işlerini çok daha hızlı yapılacağı bir döneme gidiyoruz. Benim şahsi kanaatim imar ve yapılaşma ile ilgili ne iş varsa bir bakanlıkta toplanmalı. Yani Şehircilik Bakanlığı başlı başına bir bakanlık olmalı. İçişleri Bakanlığı'ndaki Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü bu tarafta olmalı. Yapımla ilgili aklınıza ne geliyorsa, planlama ile ilgili aklınıza ne geliyorsa bu bakanlık bünyesinde toplanmalı. Doğru olan bu. Zaten bunları daha önce de konuşmuştuk. Şimdi yeni hazırlıklar yapılıyor. Komisyonlar bu konuda çalışmalar yapıyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımızın da takip ettiği ve talimatlandırdığı, görev verdiği birçok arkadaş, bu konularda bizim de fikrimizi soruyorlar. Bütün bakanlıklardan fikir soruldu. Ne diyorsunuz? Hangi bakanlıklar bir araya gelirsiniz. Bu konuda doğru olan nedir diye herkes fikrini söyledi. Belki bakanlık sayısı düşebilir. Yeni bakanlıklar ihdas edilebilir. Bazı bakanlıklar, aynı bakanlık bünyesinde toplanabilir. Ama benim şahsi kanaatim Şehircilik Bakanlığı'nın tek olması ve bu Şehircilik Bakanlığı içerisinde 1 planlama meselesi, şu anda 8-10 kurumda planlama var. Öyle şey asla olmaz. Bir tek Şehircilik Bakanlığı ve doğrusu da yereldeki belediyelerin plan konusunda yetkili olması. Yeni 1000'likler 5000'likler şehirlerdeki ilçe ve büyükşehir belediyeleri tarafından yapılmalı. Ama, büyük ölçekli planlar, Türkiye ölçeğindeki planlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılmalıdır. Bakanlık 100 binliklere, 50 binliklere uygun şehirlerin plan yapıp yapmadığını denetlemeli. İstismarlar varsa denetlemeli. Eğer, bu konuda da hakikaten suç teşkil edecek bir şey varsa çok sert vaziyette bunun cezasını vermeli. Yapılacak tek şey bu" diye konuştu.

Görüntü Dökümü:
------------------------
- Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki'nin açıklamaları
- Diğer detay görüntüler

Haber:Oktay ENSARİ- Yasin DALKILIÇ/KAYSERİ, (DHA)

=============================================

Van'da jandarmadan 24 Haziran öncesi terör operasyonu

Van'ın Başkale ile Gürpınar ilçeleri kırsalına, jandarma tarafından 24 Haziran seçimleri öncesi operasyon düzenlendi. Teröristlerin 2 sığınağının tespit edildiği operasyonda, el yapımı patlayıcı yapımında kullanılan çok sayıda malzeme ele geçirildi.
Van İl Jandarma Komutanlığı'nca 24 Haziran günü yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimleri sürecini terörize etmek için eylem hazırlığındaki teröristlerin faaliyetlerinin engellenmesi amacıyla istihbari çalışmalar yürütüldü. Bu kapsamda, dün, Başkale'nin Tahıl ve Gürpınar'ın Aşağıbeşparmak mahalleleri kırsalında 'Şehit Jandarma Üsteğmen Hüseyin Özgüven' operasyonu düzenlendi. Çok sayıda jandarma birliğinin katıldığı operasyonda, el yapımı patlayıcı yapımında kullanılan malzemelerin bulunduğu, teröristlerce kullanılan sığınak ve barınaklar tespit edildi. Buralarda yapılan aramalarda ise patlayıcı yapımında kullanılan büyük 12 tüp, 6 piknik tüpü, 1 pil bloğu, 400 metrelik elektrik kablosu, 1 piknik tüpü başlığı ile tıbbi, yaşam ve gıda malzemeleri ele geçirildi.Operasyonlar sırasında tespit edilen 2 sığınak ise kullanılmaz hale getirilirken, bölgedeki operasyonların sürdürüldüğü belirtildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
------------------------------
-Helikopter görüntüsü
-Helikopterin uçuşundan detaylar
-Helikopterin araziye inmesi ve asker indirmesi
-Askerlerin operasyonundan fotoğraflar

Haber:Arif KARAKAŞ/VAN, (DHA)

============================================

Suriyeli mülteci raporu: Hiçbir ülke, Türkiye kadar sahip çıkmadı

Merkezi Belçika'nın başkenti Brüksel'de bulunan Uluslararası Kriz Grubu (ICG), Türkiye'deki Suriyeli mültecilerle ilgili bir rapor yayımladı. Raporda, dünyanın hiçbir ülkesinin, mağduriyet yaşayan Suriyelilere Türkiye kadar sahip çıkmadığı belirtildi. Raporda ayrıca, Türkiye'nin 3,4 milyon Suriyeliyi entegre etmek için önemli adımlar attığı ve bu kadar çok sayıda mülteciyi barındırırken korkulandan çok daha az toplumsal tepkinin ortaya çıktığı belirtildi.
Dünyanın değişik yerlerindeki 60'tan fazla önemli ihtilaf üzerine çalışmalar yapan Brüksel merkezli bağımsız düşünce kuruluşu Uluslararası Kriz Grubu, 'Türkiye'deki Suriyeli Mülteciler: Kentsel gerilimleri azaltmak' konulu bir rapor yayımladı.2011 yılında başlayan iç savaştan bu yana 11 milyondan fazla Suriyeli'nin evini terk ettiği, 5 milyonunun ise mülteci olarak Suriye dışına kaçtığı belirtilen raporda, "Ancak hiçbir ülke bu mağduriyeti yaşayan insanlara Türkiye kadar sahip çıkmadı. Türkiye, Aralık 2017 itibarıyla yaklaşık yüzde 46'sı kadın olmak üzere 3.4 milyon kayıtlı Suriyeli mülteciye ve 300-400 bin civarında kayıtsız Suriyeliye ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca, Türkiye'de 450 binden fazla Suriyeli olmayan, genellikle Irak, Afganistan ve İran'dan gelen mülteci bulunmaktadır" denildi.
SURİYELİLER, 330 MİLYON DOLARLIK YATIRIMLA 6 BİN ŞİRKET KURDU
Türkiye'de bulunan Suriyelilerin yaklaşık yüzde 20-30'unun okuma yazma bilmediği ifade edilen raporda, "ABD merkezli Building Markets isimli düşünce kuruluşunun Haziran 2017'de yapmış olduğu bir çalışmaya göre, Türkiye'deki Suriyeliler 2011 yılından bu yana 330 milyon dolardan fazla yatırım yaparak, 6 binden fazla kayıtlı şirket kurmuştur. Aynı çalışmada bu işletmelerin, çoğunluğu daha önce kayıt dışı sektörde çalışmış olan ortalama 9,4 Suriyeliyi istihdam ettiği belirtilmiştir. Aralık 2017 itibarıyla Türkiye'de Suriyelilere ait kayıtlı yaklaşık 8 bin işletme bulunmaktadır" denildi. Raproda ayrıca, Türkiye'de mültecilerin yoğun yaşadığı ilçelerde Suriyelilere yönelik toplumsal tepki ve olumsuz algıların arttığı belirtildi. Ankara'nın uluslararası ortakları ile işbirliği içinde bu toplumsal gerginlikleri azaltmak ve şiddet olaylarının önüne geçmek amacıyla Suriyelilerin uzun vadeli entegrasyonunu teşvik edecek stratejiler geliştirmesi gerektiği vurgulandı.
YATIŞTIRICI VE ÖNLEYİCİ MEKANİZMALAR GELİŞTİRİLMELİ
2016'nın aynı dönemine kıyasla 2017'nin ikinci yarısında, Suriyeli mülteciler ile bağlantılı toplumsal gerginlik olaylarının yaklaşık üç kat arttığına dikkat çekilen raporda, Suriyeliler ile Türkiye vatandaşlarının işgücüne katılım ve sosyal yardımlara erişim alanlarında rekabet içinde olmasının, özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerin bazı ilçelerinde Suriyelilere yönelik olumsuz algıyı körüklediği kaydedildi. Türkiye'deki 3,4 milyondan fazla Suriyelinin, ülkedeki bazı toplumsal ve siyasi fay hatlarının derinleşmesine yol açtığı vurgulanan raporda, "Ankara ve uluslararası partnerleri, Suriyelilerin uzun vadeli entegrasyonuna yönelik çalışmalar yürütürken, diğer yandan Türkiye vatandaşlarının endişe ve şikâyetlerini dikkate almalıdır. Gerginliklerin yaşandığı ilçelerde yatıştırıcı ve önleyici mekanizmalar geliştirilmelidir" denildi.
TÜRKİYE ÖNEMLİ BİR SORUMLULUK ÜSTLENDİ
Türkiye'nin, son 6 yılda 3,4 milyondan fazla Suriyelinin ülkede barınmasına imkân sağlayarak önemli bir sorumluluğu üstlendiği belirtilen raporda, özellikle 2017'de Suriyelilere yönelik toplumsal tepkilerin artması ile birlikte kimi yerlerde şiddete dönüşen gerginlikler yaşandığı kaydedildi. 2016'nın aynı dönemine kıyasla 2017'nin ikinci yarısında, Suriyeli mülteciler ile bağlantılı toplumsal gerginlik ve adli olayların sayısının yaklaşık 3 kat arttığına dikkat çekilen raporda, "Bu olaylarda 2017 yılında 24'ü Suriyeli olmak üzere en az 35 kişi yaşamını yitirdi. Yerel halk, kamu hizmetlerine ve yardımlara erişim konusunda Suriyelilere öncelik verildiğine inanmaktadır" denildi.
'370 BİN ÇOCUK, EĞİTİM MÜESSESELERİNE KAYITLI DEĞİL'
Türkiye toplumunun Suriyeli mültecilere gösterdiği merhamet ve misafirperverlik duygusunun yerini endişe ve kaygıya bırakmaya başladığı belirtilen rapordu şu ifadelere yer verildi:"Özellikle etnik, mezhepsel veya ideolojik olarak dışlanmış olduğunu hisseden toplumsal kesimler, aynı zamanda Suriyelilerle işgücü rekabeti algıladığında gerilim ve olumsuz algı şiddet olaylarına zemin hazırlayabiliyor. Hükümet, uluslararası aktörler desteğiyle Suriyeli çocuklara eğitim imkânı sağlanmasında çok önemli adımlar atmıştır. Buna rağmen, eğitim çağındaki yaklaşık bir milyon Suriyeli çocuktan 370 bin kadarı herhangi bir eğitim müessesine kayıtlı değildir. Yaklaşık 230 bin çocuk, aşamalı olarak kapatılmaya başlanan geçici eğitim merkezlerine gitmeye devam etmektedir."
ÇÖZÜM MUHTARLAR
Suriyelilere ilişkin olumsuz algıların çoğunun kulaktan dolma ve yanlış bilgilere dayandığı kaydedilen raporda, "Türkiye vatandaşları ve Suriyeliler arasından güvenilir kişilerin mahallelerde anlaşmazlıkları çözmek için arabuluculuk yapmalarına ve yerel halk ile mülteciler arasında sürtüşmelerin çıkmasını önleyebilmelerine imkan sağlanması gerekmektedir. Muhtarlar, genellikle yerel halk ile mülteciler arasındaki gerginlikleri tespit etmek ve yönetmek için daha avantajlı konumdadır. Muhtarlar, hangi grupların daha zor durumda olduğunu ve gerilimin nerede tırmandığını ilk tespit edebilenler oluyor. Bu nedenle, onların erken uyarı yapacak şekilde görevlendirilmeleri gerektiği aşikardır. Çok sayıda mültecinin yaşadığı mahallelerde muhtarlar kendilerine yardımcı olacak Suriyelileri çalıştırabilmelidir. Bu sayede anlaşmazlıkların hallolması ve tehlikeli olabilecek durumların öngörülebilmesi mümkün olabilir. Suriyelilerin kendi kanaat önderleri de kaymakam ve belediye başkanlarına yardımcı olabilir" ifadeleri kullanıldı.
TÜRKİYE ÖNEMLİ ADIMLAR ATTI
Raporun sonuç bölümünde, Türkiye'nin yaklaşık 3.4 milyon Suriyeliyi entegre etmek için önemli adımlar attığı ve bu kadar çok sayıda mülteciyi barındırırken beklenenden veya korkulandan çok daha az toplumsal tepkinin ortaya çıktığı belirtilerek, "Ankara'daki politika yapıcıların yerel düzeyde mültecilerle ilgili gerilimi azaltmayı amaçlayan mekanizmalar ve kamuoyuna yönelik yatıştırıcı kamu iletişimi stratejileri geliştirmesi gerekmektedir. Türkiye toplumunun Suriyeli mültecilerin büyük bir kısmının uzun vadede kalıcı olacağı gerçeğine alışması gerekmektedir. Mesele, mültecileri ülkenin sosyal dokusuna katıp katmamak değil, nasıl katılacaklarını belirlemektir."

Haber:Felat BOZARSLAN/DİYARBAKIR, (DHA)

============================================

Keşan'da seçmenler Cumhurbaşkanı adayı için seçim kurulunda

Edirne'nin Keşan ilçesinde seçim kurulunda cumhurbaşkanlığı adaylığı için imza verme işlemleri başladı.

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) 24 Haziran'da yapılacak Cumhurbaşkanı ve 27'nci Dönem Milletvekili Genel Seçimleri'ne ilişkin takvimine göre, seçmen tarafından cumhurbaşkanı adayı gösterilecek isimler için imza verme işlemi başladı. Seçmenler, bugün, sabah 08.00'den itibaren dilekçelerini vermek üzere ilçe seçim kurullarına müracaat etti. Keşan'daki seçmenler, adalet sarayında bulunan Keşan İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı binasına gelerek, cumhurbaşkanı adaylarına ilişkin dilekçelerini veriyor. YSK, cumhurbaşkanlığı adaylığı için Doğu Perinçek, Meral Akşener, Temel Karamollaoğlu ve Vecdet Öz'ün başvurularını kabul etmişti. Başvurusu kabul edilen isimler için 9 Mayıs 2018'e kadar 08.00-20.00 saatleri arasında, ilçe seçim kurulu başkanlıklarına, seçmenler tarafından başvuruda bulunulabilecek.

Görüntü Dökümü:
------------------------
-İlçe seçim kurulu önünde bekleyen seçmenler
-Seçmenlerin oluşturduğu kuyruk
-Adalet sarayı önünde bekleyenler
-Detaylar

Haber-Kamera: Ünsal YÜCEL/KEŞAN(Edirne),(DHA)

============================================

Marmaris'te teknikeri darp edip, kulağını kesen 2 kişi tutuklandı

Muğla'nın Marmaris ilçesinde, aralarında husumet bulunan iklimlendirme ve soğutma teknikeri Zübeyir Kurt'u (22) barışacaklarını söylerek çağırdıkları oto yıkama servisinde darp edip, kulağını kestikten sonra kaçırmak istedikleri ileri sürülen, cezaevinden biri izinli diğeri ise tahliye olarak çıktığı belirlenen 2 kişi, polis tarafından kovalamaca sonucu yakalanıp, sevk edildikleri adliyede tutuklandı.
Cezaevinden 3 gün önce çıkan K.Y. (Kani Yorulmaz) (22) ve yağma suçundan yattığı cezaevinden iyi hal nedeniyle bir hafta izne çıktığı öğrenilen K.G. (Kasım Günay) (23) Marmaris'te buluştu. İki kafadar geçen sene yaşanan bir kavga nedeniyle aralarında husumet bulunan iklimlendirme soğutma teknikeri Zübeyir Kurt'u (22) arayıp, barışmak için eski Datça Yolu, Hasan Işık Caddesi'ndeki bir oto yıkama servisinde buluşma teklifinde bulundu. Kurt, kiraladığı 48 SZ 673 plakalı otomobille dün (perşembe) saat 00.30 sıralarında, oto yıkama servisine geldi. İddiaya göre, barışacağını düşünerek elini uzatan Kurt, husumetli bulunduğu kişiler tarafından tekme tokat dövüldü. Sağ kulağı çakı ile kesilen Kurt, zorla otomobile bindirildi. Otomobil içinde de darp edilmeye devam edilen Kurt, bir süre sonra trafik ışıklarında durulmasını fırsat bilip, kendisini dışarı atarak koşup tekrar oto yıkama servisine gelirken, şüpheliler çalıntı olduğu belirlenen otomobille hızla uzaklaştı. Çevredekiler, polisi arayıp durumu bildirdi. Oto yıkama servisine gelen polis, şüphelilerin kaçtığı otomobilin plakasını alarak araç takip sisteminden yerini öğrenmek için araştırma başlattı. Kurt, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla Marmaris Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Ameliyat edilen Kurt, yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Kurt'un hayati tehlikesinin bulunmadığı bildirildi. Polis, çalınan otomobili araç takip sistemiyle Armutalan Mahallesi'nde buldu. Şüpheliler, karşısında polisi görünce otomobili üzerlerine sürerek kaçtı. 20 dakika süren kovalamaca sonucu şüpheliler yakalandı. Şüphelilerin üzerinde yapılan aramada darp ettikleri Kurt'un cep telefonu, cüzdanı ve olayda kullandıkları çakı ele geçirildi. Şüpheliler, poliste ifade vermeyi kabul etmeyerek susma hakkını kullandı. İşlemlerinin ardından şüpheliler K.Y. ve K.G. dün akşam saatlerinde sevk edildikleri adliyede "Kasten yaralama, mala zarar verme, gasp ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma " suçlarından tutuklandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
------------------------------
-Şüphelilerin sağlık kontrolü ve adliyeye sevk edilmelerinden görüntü
-Genel ve detay görüntüler

2 dakika 43 saniye-196 MB HD
Haber-Kamera: Ali GÜNDOĞAN / MARMARİS (Muğla), (DHA)

============================================

Hayvanlarını müzik dinleterek besliyor

Siirt'te yaşayan Cevat Varol (49), Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü'nden emekli olduktan sonra tavuk yetiştiriciliğine başladı. Atıl durumdaki buzdolabını kuluçka makinesine çeviren Varol, bu sayede üretimini artırdı. Kümesteki hayvanlara müzik dinlettiğini söyleyen Varol, "Arazide çalıştığım sürelerde kendilerini yalnız hissetmemeleri için onlara müzik dinletiyorum. Bu sayede hayvanların daha huzurlu olduğunu düşünüyorum" dedi.
Siirt şehir merkezine 6 kilometre uzaklıkta bulunan Deyr mevkiindeki çiftliğinde tavuk, bıldırcın ve kaz yetiştiren Cevat Varol, atıl durumda bulunan buzdolabını kuluçka makinesine çevirerek, ilginç bir yöntemle tavuk yetiştiriciliğine başladı. Babadan kalma bostanında tavuk yetiştirciliğnin yanı sıra sebze ve meyve eken Varol, 40 tavukla başladığı işini, yoğun taleple karşılaştığı için geliştirdi. Bir arkadaşından aldığı arızalı mini buzdolabını kuluçka makinesine çeviren Varol, ayda 120 civciv üretip, piyasaya sürüyor. Kuluçka makinesine çevirdiği buzdolabıyla yumurtaları muhafaza altında tutan Varol, daha sonra çıkan civcivleri özel bölümlerde besleyip, isteyenlere satıyor.
'HEDEFİM BÜYÜK BİR ÜRETİM TESİSİ KURMAK'
2007 yılından Siirt Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü'nden emekli olduktan sonra uzun bir süre çalışmadığını anlatan Varol, çalışmadığı dönemlerde boş zamanını geçirdiği kıraathanenin kendisine zarar vermesi üzerine işe atılmaya karar verdiğini dile getirdi. Daha önce zamanının çoğunu kahve köşelerinde geçirdiğini söyleyen Varol, "Babamdan kalma bostana kardeşlerim ile sahip çıktık. Emekli maaşım ile ektiğim sebze ve meyve ile geçimimi sağlıyorum. Kanatlı hayvan beslemek çok zor, ciddi bir şekilde ilgi istiyorlar. Biz de yeni doğan civcivlerin annesi gibi onlara bakıyor ve besliyoruz. Benim en büyük amacım bir tesis kurmak ve burada her türlü kanatlı hayvan beslemektir."
'HAYVANLAR KENDİLERİNİ YALNIZ HİSSETMEMELERİ İÇİN MÜZİK DİNLETTİRİYORUM'
Kuluçka makinesinden yetişen bıldırcın, tavuk ve kazlara özel alanlar yaptığını anlatan Varol, kümesteki hayvanları müzik dinletisi yaptığını söyledi. Varol, "Bu civcivlerin anneleri benim ve onlara iyi bakıyorum. Arazide çalıştığım sürelerde kendilerini yalnız hissetmemeleri için onlara müzik dinletiyorum. Bu sayede hayvanların daha huzurlu olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.
KEKLİK ÜRETTİ DOĞAYA SALDI
Tesisinde keklik ürettiğini ve yaklaşık 50 adet kekliği doğaya saldığını belirten Varol, şunları söyledi:"Tavuk, bıldırcın ve kazın yanı sıra kuluçka makinesinde keklik üretimi yaptım. Yaklaşık 50 keklik çıktı ve bunlarını hepsini doğaya saldım. Kekliğin ticareti yasak olduğundan kendi bölgeme saldım. Zaman zaman keklikler buralara geliyor ve etrafa bıraktığım yemleri tüketiyorlar. Bu da beni son derece memnun ediyor. Nesli tükenmek üzere olan bu hayvanları, avcıların tüketmemesini istiyorum. Lütfen avlanma sezonu gelmeden avlanma yapmasınlar."

Görüntü Dökümü:
------------------------
-Tavukların beslendiği alandan görüntü
-Kuluçka makinelerinden görüntü
-Yumurtaların bakım yapmasının görüntüsü,
-Bıldırcın, tavuk ve kazlara müzik dinletilmesi,
-Kümeste bulunan tavukların görüntüsü,
-Röportaj
-Genel ve detay görüntü

Haber:Turan KOYUNCU - Mehmet Yücel DUDAK/SİİRT, (DHA)

============================================

Mut'ta Türkçülük Günü yürüyüşü

Mersin’in Mut İlçesi’nde MHP’li belediye tarafından Türkçülük Günü Bayrak Yürüyüşü ve Atatürk Anıtı açılışı gerçekleştirildi.
Yürüyüş ve açılış törenine Kaymakam Mehmet Ali Yılmaz, Belediye Başkanı Nebi Yılmaz, İlçe Jandarma Bölük Komutanı Üsteğmen Ahmet Pek, MHP İlçe Başkanı Alpaslan Savaş Kır, ADD İlçe Başkanı Osman Susan, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı ilçe Başkanı Soner Kır ile vatandaşlar katıldı. Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan kalabalığa belediye tarafından özel baskılı tişört ve şapka dağıtılmasının ardından Cumhuriyet Caddesi, Atatürk güzergâhından yürüyüşe geçen ve ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez’ sloganı atan grup, açılışı yapılacak olan Atatürk Anıtı’nın yapıldığı Hükümet Caddesi Emniyet Müdürlüğü binası yanına geldi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Anadolu Lisesi öğrencilerinin oluşturduğu Ay yıldızlı Türk Bayrağı figüründe halkoyunları gösterisinin yapıldı. Burada konuşan Belediye Başkanı Yılmaz, 3 Mayıs Türkçülük gününün tüm ülkede coşkuyla kutlandığını belirterek, "Türkçülük ilkesinin korunması ve yeni nesillere bu bilincin aktarılması adına etkinliğimizin temasını çok daha geniş tuttuk. Çünkü Göktürklerden günümüze çığ gibi büyüyen Türkçülük anlayışı, her geçen gün daha da anlam kazanıyor. Bu yılki etkinliğimizin temasında 3 Mayıs kahramanlarımız var, Cumhuriyete ve Ata’mıza bağlılık vurgumuz var, sizlere hediye ettiğimiz 1923 tişört ve şapkada sembolü olan, Afrin Zeytin Dalı Harekatı yiğitlerimiz var, 16 Türk Devleti var. Son Şehidimiz Ali Gümüş kardeşimle beraber Mutlu 16 şehidimiz var. 16 Şehidimiz, tarihe damga vurmuş 16 Türk devletinin her birine mübarek olsun" dedi. Kaymakam Akyüz de, Atatürk ve milli mücadelenin Mut için çok önemli ve anlamlı oluğunu ifade ederek, "Mutumuz Milli Mücadele döneminde Kuvayı Milliye’ye destek veren önemli ilçelerimizden bir tanesidir. Bunu neticesinde Gazi Mustafa Atatürk’ün tebrikine mazhar olmuş marka ilçelerden bir tanesidir" diye konuştu. Daha sonra Konya Selçuk Üniversitesi’ne yaptırılan Bilge Kaan Kitabesi, tarihteki Türk Devletlerinin bayraklarının yer aldığı Atatürk Anıtı’nın açılışı gerçekleştirildi. Ay yıldız figürünü oluşturan bir kız öğrenci de baygınlık geçirerek ambulansa götürüldü. Yürüyüş ve törene katılanlar olaysız dağıldı.

Görüntü Dökümü:
-----------------------
- Yürüyüşe katılacaklara belediye önünde tişört ve şapka dağıtılırken
- Toplanma yerine gelenler genel görüntü
- Büyük Türk bayrağının görüntüsü
- Yürüyüş genel ve yakın detay
- Kalabalık slogan atarken
- Anıt yanında törene katılanlar genel görüntüsü
- Dronla çekilmiş alandan görüntü
- Saygı duruşunda protokolün görüntüsü
- Ay yıldız figürü içinde halkoyunları gösterisi
- Belediye Başkanı Nebi Yılmaz’ın konuşması
- Kaymakam Mehmet Ali Akyüz’ün konuşması
- Heykelin açılışı
- Konfeti atılması
- Heykel genel, detay
- Ay yıldız figürünü oluşturan ve bayılan kız öğrenci alandan götüsü

SÜRE: 05'45" BOYUT: 302 MB
Haber-Kamera: Murat SÖZERİ/MUT(Mersin) (DHA)

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Diğer Haberler