HABER

DHA YURT BÜLTENİ -5

DHA YURT BÜLTENİ -5 Babasının dövdüğü Mertcan, yaşam savaşını kaybetti Hatay'ın İskenderun ilçesinde babası Mehmet Ali Y.

DHA YURT BÜLTENİ -5

Babasının dövdüğü Mertcan, yaşam savaşını kaybetti

Hatay'ın İskenderun ilçesinde babası Mehmet Ali Y. tarafından dövülerek ağır yaralanan Mertcan Y., (6) tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
Gültepe Mahallesi'nde meydana gelen olayda, ihbar üzerine Mehmet Ali Y.'nin evine giden sağlık ekipleri, oğlu Mertcan Y.'nin başına sert cisimle vurulması sonucu ağır yaralandığını belirledi. Hayati tehlikesi olan çocuk hastaneye kaldırılarak yoğun bakıma alındı. Oğlunu elektrik süpürgesinin borusuyla dövdüğü iddia edilen Mehmet Ali Y., polis tarafından gözaltına alındı. Şüpheli, ifadesinde, oğlunun yüksek yerden düştüğünü öne sürdü. Ancak yapılan araştırmada Mehmet Ali Y.'nin oğlunu ödevini yapamadığı için elektrik süpürgesinin demiriyle dövdüğü ortaya çıktı. Baba Mehmet Ali Y. tutuklandı. İskenderun Devlet Hastanesi'nde yoğun bakıma alınan Mertcan Y. bugün sabaha karşı yapılan müdahaleye karşın kurtarılamadı.
Çocuğun cenazesi otopsi için Mustafa Kemal Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'ne gönderildi.

Görüntü Dökümü
-------------
ARŞİV
Annenin olayı anlatması
Mertcan'ın fotoğrafları

AKTÜEL GÖRÜNTÜ TAKİP EDİLİYOR

Haber: Ufuk AKTUĞ/İSKENDERUN (Hatay), (DHA)-

===================

Hamile eşini öldüren kocanın ağırlaştırılmış müebbet hapsi istendi

KARS'ın Sarıkamış ilçesinde 8 aylık hamile eşi Sezen Alkan'ı(23) bıçaklayarak öldüren, gelinini kurtarmak isteyen annesi Hediye Alkan'ı(70) da elinden yaralayan Barış Alkan(30) hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 4,5 yıl hapis cezası istendi. Olaydan sonra kaçan Barış Alkan'ı evlerinde bir gece saklayan 2 kişi hakkında da 'suçluyu kayırmak'tan 5'er yıla kadar hapis cezası talep etti.
Olay, 30 Mayıs 2018 günü öğle saatlerinde, Sarıkamış ilçesi Şehitler Mahallesi'nde meydana geldi. İnşaatlarda çalışan Barış Alkan, 3'üncü çocuğuna 8 aylık hamile olan eşi Sezen Alkan'ı, ağzını, burnunu, kulağını kestikten sonra defalarca bıçakladı. Gelinini kurtarmak için kendisine engel olmak isteyen annesi Hediye Alkan'ı da yaraladı. İhbar üzerine eve gelen sağlık ekipleri, Sezen Alkan'ın yaşamını yitirdiğini belirledi.
BEBEĞİ YAŞADI
Ambulansla Sarıkamış Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Alkan'ın bebeğini yaşatabilmek için doktorlar büyük çaba sarf etti. 33 haftalık erkek bebek sezaryanla alınarak, Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Yakutiye Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Sezen Alkan, ailesinin yaşadığı Sarıkamış ilçesine bağlı Armutlu köyünde toprağa verilirken, Yeni Doğan Yoğun Bakım ünitesindeki tedaviye alınan bebek yaşam savaşını kazandı.
AĞAÇ KOVUĞUNDA YAKALANDI
Olaydan sonra kaçan Barış Alkan, güvenlik güçlerince ilçeye 8 kilometre mesafedeki Kızılçubuk Mevkii'ndeki ormanlık alanda bir ağaç kovuğunda saklanırken yakalandı. Tutuklanarak cezaevine konulan Alkan hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı ve iddianame hazırlandı. Kars 1'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamede, Barış Alkan'ın 'gebe olduğu bilinen eşe karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması istendi. Annesine yönelik yaralama suçundan da 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar hapis cezası verilmesi talep edildi. İddianamede Barış Alkan'ı evlerinde misafir eden ve kolluk kuvvetlerine haber vermeyen Memet ve Merithan Özdemir hakkında da 'suçluyu kayırmak'tan 5'er yıla kadar hapis cezası istendi.
ALDATILDIĞINDAN ŞÜPHELENMİŞ
Erzurum Adli Tıp Kurumu tarafından verilen otopsi raporuna da değinilen iddianamede katil zanlısı kocanın ilk sorgusundaki ifadesine de yer verildi. Alkan, ilk sorgusunda 2013 yılında evlendiği eşiyle aralarında sürekli kavga olduğunu öne sürdü. Eşinin üçüncü çocuklarına hamileyken, kendisinin Çanakkale'ye çalışmaya gittiğini belirten Barış Alkan, 7-8 ay sonra Sezen Alkan'ın telefonda kendisini sevmediğini söylediğini anlattı. Eşinin bu şekilde konuşmasını aldatıldığına yorduğunu kaydeden Alkan şunları söyledi:
"Eşimin cep telefonu hattı benim adıma kayıtlı olduğu için hattı kendi telefonuma yönlendirdim. Eşimi gizli numaraların aradığını gördüm. Çanakkale'de her yaptığımdan haberdar olmasının sebebinin benim iş arkadaşım M.D. olduğunu sanıyorum. Çünkü bu şahıs ben çay içerken bana telefonumu getirmişti, bu sırada telefonumdan eşimin numarasını alarak Sezen ile görüştüğünü düşünüyorum. Eşim sürekli beni sevmediğini, kadın sığınma evine gideceğini ya da o... olacağını söylüyordu. Eşime haber vermeden 30 Mayıs'ta öğlen saatlerine doğru Sarıkamış'a geldim. Eşim, annem ve komşular bahçede oturuyorlardı. Eşimi konuşmak için eve çağırdım. Arkamızdan annem ve komşular da girdi. 'Bırak, günahtır, yazıktır' şeklinde sözler söylüyorlardı. Eşim bir anda panik yaparak, evden kaçmak istedi. Eşimi tutunca babam eve girdi. Bana vurarak, 'bırak kızı, yazıktır' diyorlardı. Fakat eşime hiçbir şey yapmamıştım. Bu sözlere ve bana diğer şahısların vurmalarına sinirlenerek cebimde bulunan açılır kapanır çakıyı çıkardım. Annem bıçağı almaya çalışırken eli kesildi. Annemi bu halde görünce bunun sebebinin eşim olduğunu düşünerek elimdeki bıçağı eşimin sırtına bir defa soktum, çıkardım. Eşim anneme 'Anne ben doğum yapıyorum' diye bağırdı. Annem bayıldı. İyice kendimi kaybederek, eşimi boynundan ve hatırlamadığım yerlerinden defalarca bıçakladım. Diğer iki kadın dışarı kaçtılar. Eşimi öldürdükten sonra bıçağı yanıma alarak Kızılçubuk ormanlarına kaçtım. Bir süre ormanda kaldıktan sonra Memet ve Merithan Özdemir'in evine gittim. Cinayeti işlediğimi söyledim. Önce beni eve almak istemediler. Israr edince içeriye aldılar ve çay ikram ettiler. Geceyi burada geçirdikten sonra sabah Kızılçubuk ormanlarına gittiğim sırada yakalandım."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
ARŞİV
-Sezen Alkan'ın cenazesinin çıkarılışı
-Yakınları ile röp.
-Cenazenin götürülüşü
-Sezen ve Barış Alkan'ın fotoğrafı
-Doğan bebeğin görüntüsü

Haber: Hümeyra PARDELİ/ ERZURUM, (DHA)

==================

40 dairelik sitede akıllara durgunluk veren olay

Denizli'de 4 bloktan oluşan ve 40 dairede 173 kişinin yaşadığı, merkezi sistemle ısıtılan sitede, doğalgaz faturasını ödemeyen eski yöneticinin uyguladığı yöntem akıllara durgunluk verdi. Yöneticinin, sitede yaşayanlardan topladığı doğalgaz faturalarını ödemediği, kapatılan sayaçtaki vanaları açıp bahçe hortumuyla kaçak doğalgaz kullanmalarına sebep olduğu ortaya çıktı. Site sakinleri ise duruma "Adeta bombanın üzerinde yaşamışız" diyerek tepki gösterdi.
Pamukkale ilçesi Ulus Caddesi'nde bulunan 40 daireden oluşan 4 bloklu sitede akıllara durgunluk veren bir olay yaşandı. İddiaya göre, dönemin site yöneticisi Y.V.(Yücel Vayvada) geçen yıl şubat ayından bu yana, site sakinlerinden para toplamasına rağmen doğalgaz faturalarını ödemedi. Bunun üzerine doğalgaz dağıtım şirketi, 17 Nisan'da sitede bulunan sayaçları söktü. Doğalgaz ödemesi yine yapılmayınca, 26 Haziran'da bu kez sitenin doğalgaz aboneliği iptal edildi. Site sakinleri, merkezi sistem ısınmada kullandıkları doğalgazı, nisan ayından sonra açmadıkları için yaşananlardan habersiz kaldı. Bu süreçte ödenmeyen fatura tutarı ise 54 bin lirayı buldu.
KAÇAK BAĞLANTIYLA DOĞALGAZ KULLANMIŞLAR
Site sakinlerinin doğalgazın kesik olduğunu fark etmemesi için Y.V.'nin geçen yıl ekim ayı başında, mühürlü olan site önünde bulunan sayaçtaki vanaları açtığı öne sürüldü. İddiaya göre yetkililerce sökülen hortumun yerine ise, bu vanalara, bahçe hortumu bağlayarak gaz akışını kaçak sağladı. Y.V. daha sonra aralık ayında görevinden ayrılarak, yaşadığı siteden taşındı. Durum, doğalgaz faturalarının siteye gelmemesi üzerine ortaya çıktı. Doğalgaz dağıtım şirketi, siteye gelerek kaçak bağlantıyı söktü. Site sakinleri yaklaşık 15 gün boyunca evlerini ısıtamadı. Site sakinleri yaşadıkları olayın ardından toplanarak, Namık Kemal Aydoğan'ı yöneticiliğe seçti. Aydoğan, sitede yaşayanlardan yaklaşık 1500'er lira toplayarak cezayı ödedi. Ardından ise siteye yeni bir abonelik açtırarak, dairelerin tekrar ısınmasını sağladı.
"173 KİŞİ BOMBANIN ÜZERİNDE YAŞADIK"
Aydoğan, eski site yöneticisi Y.V'den savcılığa giderek şikayetçi olduklarını belirterek, "Oran Sitesi sakinleri 15 gün boyunca bu soğuk havada evlerinde titrediler. Elektrik sobalarının başında yeni yıla üşüyerek girdiler. Sebebi, eski yöneticimizin merkezi sistem doğalgaz paralarını cebe indirmesi. Kendisine tebligat yapıldığı halde bize bilgi vermedi. Kendi aramızda para toplayıp doğalgazımızı yeniden açtırdık. Paradan da geçtik, burada kaçak bağlantının üzerinde bu kadar insan deyim yerindeyse bombanın üzerinde yaşamış. Sayaca amatörce telle bağlanan plastik bahçe hortumuyla biz doğalgazımızı kullanmışız. Bu yaşananlardan, oldukça sonra haberimiz oldu, 40 daire de mağdur oldu. Eski site yöneticisiyle görüştük. Parayı ödeyeceğini söylemesine rağmen ödemedi. Kendine ulaşamıyoruz, kayıplara karıştı" dedi.
Yaşadıkları sıkıntıyı anlatan site sakinlerinden Hacer Çetinöz, "Doğalgazsız kaldığımız süre boyunca su torbası ve iki elektrikli sobayla yaşadık. Eski yöneticimiz paraları ödememiş. Mağdur olduk" diye konuştu. Hüseyin Yıldan ise, eksi site yöneticisinin ödedikleri fatura bedellerini zimmetine geçirdiğini ileri sürerek, mağdur olduklarını kaydetti.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:
---------------
- Sitedeki apartmanlardan görüntü
- Site sakinlerinden görüntü
- Namık kemal Aydoğan röp.
- Hacer Çetinöz röp.
- Hüseyin Yıldan röp.
- Bahçe hortumuyla kaçak bağlantının fotoğrafı

Haber- Kamera: Deniz TOKAT / DENİZLİ, (DHA)

=====================

Antiokheia Antik Kenti'nde Büyük İskender'e benzeyen mermer büst bulundu

Isparta'nın Yalvaç ilçesindeki Pisidia Antiokheia Antik Kenti'nde yürütülen kazı çalışmaları kapsamında Büyük İskender'e benzeyen 25 santim büyüklüğünde mermer büst bulundu. Kazı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, "Bu bir kral mıydı yoksa İskender'in bir başka versiyonu muydu bunu tam olarak şimdilik söylemek zor ancak daha çok İskender sonrası 'Diadoklar' dediğimiz İskender'in komutanlarına benzer tarzda işlenmiş olduğunu görüyoruz. Orijinal şekliyle elimize geçti" dedi.
Yalvaç'taki Pisidia Antiokheia Antik Kenti'nde 11 yıldır yürütülen kazı çalışmalarına başkanlık eden SDÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, antik kentin Helenistik dönemde hac merkezi olarak kullanılan Men Tapınağı'nda, geç Helenistik döneme ait olduğu tahmin edilen ve görünümü itibariyle İskender'e benzetilen mermer büst bulunduğunu söyledi. Men Tapınağı alanında ilk kez geçen yıl kazı çalışmalarına başlandığını belirten Mehmet Özhanlı, kentin doğusunda bulunan oikoslarda (ana mekan, esas oda) 7 nokta açıldığını ve 7 numaralı noktada bulunan mermer büstün arkeoloji tarihine ışık tutacak önemli bir eser olduğunu kaydetti.
'ORİJİNAL ŞEKLİYLE ELİMİZE GEÇTİ'
Men Tapınağı alanında başlatılan kazıda bu yıl planlandığı gibi çalışma yapamadıklarını, kaçak kazıların oluşturduğu tahribat nedeniyle plan değişikliği yaptıklarından söz eden Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, "Bu yıl tahribatın giderilmesi yönünde bir çalışma yaptık. Ardından yeni alanlarda kazı gerçekleştirildi. Geçen yıl Temenos duvarının çevresini temizlemiştik. Bu yıl da buna devam edildi. Çok aşırı şekilde toprak malzemeyle dolu bir alandı. Kuzey batı köşesine kadar tamamen temizlendi. Geçen yıl oldukça önemli buluntular ele geçmiş olan 'oikoslar' dediğimiz hemen tapınağın doğusunda yer alan özellikle kaçak kazıların yapılmış olduğu yapılarda çalışma yaptık. Bu yılki çalışmalarımızda 4 yeni oikos açığa çıkardık. Bu oikoslardan 7 numara olarak adlandırdığımız yerde geç Helenistik döneme ait büst oldukça önemliydi bizim için. Çünkü bugüne kadar bu alanda ele geçmiş olan en erken döneme ait eserlerden birisi oldu. Dönemin yöneticisi olan İskender'in saç ve tip şeklini taklit eden bir büst bu. Başında bir kurdele bulunmakta. Bu bir kral mıydı yoksa İskender'in bir başka versiyonu muydu bunu tam olarak şimdilik söylemek zor ancak daha çok İskender sonrası 'Diadoklar' dediğimiz İskender'in komutanlarına benzer tarzda işlenmiş olduğunu görüyoruz. Orijinal şekliyle elimize geçti" dedi.
'ÖNEMLİ BİR BULUNTU'
Ele geçirilen eserin oldukça önemli bir buluntu olduğunu kaydeden Prof. Dr. Mehmet Özhanlı, Men Tapınağı alanından çıkarılan eserin gerekli incelemelerin ardından envantere kaydedilerek Yalvaç Müzesi'nde korumaya alındığını vurguladı. Özhanlı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu eserle birlikte MÖ 50- 25 yıllarına tarihlendirilen bir gümüş sikke ele geçirildi. Bugüne kadar tapınakta yaptığımız kazılarda ele geçen en erken olarak nitelendirebileceğimiz eserlerden bir tanesiydi. 2 yıl içerisinde elde ettiğimiz veriler Men Tapınağı'nın özellikle Hristiyanlık öncesi paganist inançlar hakkında oldukça fazla ve Hıristiyanlığın oluşturduğu ön yargıdan farklı bir din anlayışı olduğunu bize gösterdi. Bununla ilgili notlar tabii ki yayına hazırlanıyor. Önümüzdeki yıllarda bunlar çıkacaktır."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------------
- Prof. Dr. Mehmet Özhanlı açıklamaları
- Men Tapınağı kazı alanından detay görüntüler (ARŞİV)

164 MB /// 05.09"

HABER- KAMERA: Nurettin ARKAN/YALVAÇ (Isparta), (DHA)

Geri Dön