HABER

DHA YURT BÜLTENİ - 5

  Kayınbiraderinin baltalı saldırısında yaralanan kadın, evine gidemiyor Zonguldak’ta yaşayan 3 çocuk annesi Leyla Köse(50), kayınbiraderi S.O.K.’nin baltalı saldırısıyla kolundan ve vücudunun çeşitli yerlerinden ağır yaralandı.

Kayınbiraderinin baltalı saldırısında yaralanan kadın, evine gidemiyor

Zonguldak’ta yaşayan 3 çocuk annesi Leyla Köse(50), kayınbiraderi S.O.K.’nin baltalı saldırısıyla kolundan ve vücudunun çeşitli yerlerinden ağır yaralandı. Kayınbiraderinin olayın ardından adliyeye sevk edilmeden serbest bırakıldığını söyleyen Leyla Köse, "Bana bunu yapan kayınbiraderim elini kolu sallayarak geziyor. Sonum Emine Bulut gibi olacak. Psikolojim ve ruhsal durumum bozuldu" dedi.
Olay, 18 Ağustos’ta Çaycuma ilçesine bağlı Gökçetabaklar köyünde meydana geldi. Emekli maden işçisi Turgut Köse (54) ile evli olan 3 çocuk annesi Leyla Köse, evine gittiği sırada aracıyla yolunu kesen kayınbiraderi S.O.K.’nin tekmeli baltalı saldırısına uğradı.
Kendini korumak için sağ eliyle vücudunu kapatan Leyla Köse, aldığı balta darbeleriyle kanlar içinde kaldı. S.O.K., sesler üzerine ağabeyi Turgut Köse’nin olay yerine gelmesiyle kaçtı.
Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde 4 saat süren ameliyat geçiren Leyla Köse, tedavisinin ardından taburcu edildi. Köse’nin kaburgasında da kırıklar olduğu tespit edildi. Jandarma tarafından gözaltına alınan S.O.K. ise ifadesinin ardından savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.
KIZININ EVİNE SIĞINDI
Korkusundan kent merkezindeki kızının evinde kalan Leyla Köse, kayınbiraderinin serbest bırakılmasına tepki gösterdi. Adaletin yerini bulmasını isteyen Köse, şöyle dedi:
“Evimiz yan yana. Bir süredir görüşmüyorduk. Bizi rahatsız ediyordu. İşi yok, çalışmıyor. Eşimle ben, şikayetçi olduk. Bana fiziksel ve cinsel tacizde bulunuyordu. Şikayet ettiğim de 'kanıtın var mı?' diyorlar. Bana bunu yapan kayınbiraderim elini kolu sallayarak geziyor. Sonum Emine Bulut gibi olacak. Psikolojim ve ruhsal durumum bozuldu. Bana bunu yapma yetkisini ona kim verdi? Savcı bırakıyor. Kadınların artık sesi duyulsun. Evime gidemiyorum. Kızımın evine sığındım.ö
Turgut Köse ise kardeşinin kendilerini rahatsız etmesi nedeniyle daha önce karakola ve savcılığa şikayet dilekçesi verdiklerini anlatarak, “Biz kaç gündür eve gitmiyoruz. Ben köye gitsem ne olacak şimdi? Köyde geziyormuş. Serbest kaldı. Cezasını bulmasını istiyorumö dedi.

Görüntü Dökümü
----------
-Yatakta yatan Leyla K.
-Sargılı Kolu
-Detaylar
-Leyla K. ile röp.
-Eşi Turgut K. ile röp.

Haber-Kamera: Gürkay GÜNDOĞAN/ZONGULDAK,(DHA)

===================

Kadın sürücü ve engelli oğlunu trafikte sıkıştıran şüpheliler yakalandı

Antalya'da, Akdeniz Otizm Spor Kulübü Derneği Başkanı Demet Çileli Baz ve yanındaki engelli oğlunu trafikte sıkıştırıp, polis rozeti göstererek tehdit ettiğini iddia edilen sürücü ve yanındaki kadın gözaltına alındı. Polis olmadığı belirlenen şüpheliler, iddiaları kabul etmedi.
Olay, 24 Ağustos günü saat 15.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Kızılırmak Caddesi'nde meydana geldi. Yüzde 90 ağır otizmli oğlu Atakan ile Varsak bölgesinden kent merkezine seyir halinde olan Akdeniz Otizm Spor Kulübü Derneği Başkanı Demet Çileli Baz'ın kullandığı otomobil, iddiaya göre 34 plakalı bir otomobil tarafından sıkıştırıldı. Şerit değiştirerek kendisini sıkıştıran otomobilden kaçan Baz, kavşakta sürücüyü uyardı.
'POLİS ROZETİ GÖSTERDİ' İDDİASI
Uyarının ardından iddiaya göre araçtaki bir kadın camı açıp, Baz'a el işaretleri yaparak hareket etti. Aracı kullanan sürücü ise kendi camını açarak Demet Çileli Baz'a doğru cüzdanını çıkararak polis rozetini gösterdi. Yaklaşık 2 kilometre boyunca Baz'ın kullandığı aracı takip eden sürücü, kırmızı ışıkta duran Baz'a küfür edip araçtan inmesini söyledi. Ancak yeşil ışık yanınca sürücü kent merkezine doğru ilerlemeye başladı. Aracı bir süre takip eden Baz, 112 Acil Merkezi'ne plakayı bildirerek ihbarda bulundu. Aracı takip ettiği anları da cep telefonu kamerasıyla kaydeden ve yaşadıklarını anlatan Baz, sosyal medya hesabından paylaştı.
CİMER'E ŞİKAYET ETTİ
Oğlunun olayın etkisinden çıkmadığını belirten Baz, hem polise hem de CİMER'e şikayette bulundu.
ŞÜPHELİLER YAKALANDI
Şikayet üzerine inceleme başlatan Antalya İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, aracı plaka kaydından tespit ederek sürücü E.Ş. ve yanındaki K.B. adlı kadını gözaltına aldı. Şüpheliler polisteki ifadelerinde suçlamaları kabul etmedi. Polis olmadıklarını, polis rozeti göstermediklerini, herhangi bir hakarette bulunmadıklarını, olayın trafikten kaynaklı bir tartışmadan ibaret olduğunu belirten E.Ş. ve K.B. de Demet Çileli Baz'dan şikayetçi oldu.
E.Ş. ve K.B. Cumhuriyet Savcılığının talimatıyla serbest bırakılırken, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü kaydedildi.

Görüntü Dökümü
--------------
- Sıkıştıran araçtan görüntü
- Demet Çileli Baz'ın olayı anlatması

Haber-Kamera: Semih ERSÖZLER/ANTALYA,(DHA) -

====================

Amasya'daki kazıda 2500 yıllık 'posta merkezi' kalıntıları bulundu

Amasya'da Oluz Höyük'te yapılan kazı çalışmalarında, 2500 yıllık posta merkezi bulunduğu belirtildi. İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı olan Prof. Dr. Şevket Dönmez, Pers dönemine ait posta merkezine o dönem 'Çaparhane' adı verildiğini söyledi.
Amasya'da kent merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta bulunan Oluz Höyük'te 13 yıl önce başlayan arkeolojik kazılar sürüyor. Bu yıl 24 Temmuz'da, 20 kişilik ekiple başlanan kazı çalışmaları, İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı olan Prof. Dr. Şevket Dönmez'in koordinesinde gerçekleştiriliyor. Bölgede sürüdürülen kazı çalışmalarında, 2 bin 500 yıllık postane olduğu değerlendirilen Perslere ait kalıntılara ulaşıldı.
İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kazı Başkanı olan Prof. Dr. Şevket Dönmez, yapılan çalışmalar sırasında 120 metrekarelik bir alanı kapsayan 'posta merkezi' olarak düşündükleri bir yapı bulduklarını ve 2500 yıllık Pers dönemine ait bu yapıya o dönem 'Çaparhane' adı verildiğini belirtti. Dönmez, "Her sene çok önemli arkeolojik keşifler gerçekleştiriyoruz burada. Bu alan çok önemli. 2010 yılından bu yana Pers dönemi katmanlarında ve mimarisinde gerçekleşiyor. Buranın önemi Perslerin buraya gelip kendi mimarilerini inşa etmeleri temelinde yoğunlaşıyor. Burada bir 'Ateşgede' inşa etmişler ve bu tapınağın etrafında kentlerini geliştirmişler. Ateşgede yanında bir kutsal alan, Ateşgede'ye ulaşan taş yollar ve onun hemen batısında son iki senedir üzerinde detaylarla çalıştığımız bir sütunlu salon. Bu sütunlu salon Anadolu arkeolojisinde ilk defa ortaya çıkarılan bir yapı Pers dönemi için. Başka dönemlerde sütunlu salonlar var ama M.Ö. 5'inci yüzyıl için çok önemli bir yapı. Bu sütunlu salonun 6 tane taş kaidesi var. Bunların üzerinde ahşap direklerin bulunduğunu düşünüyoruz. Oldukça anıtsal bir yapı. Bu yapının 'Ateşgede' yanında olması, bu yapı için fonksiyonlar düşünmemizi sağlıyor. Bunlardan birincisi burada bir ibadet için toplanma olabilir, bir başka işlevi de buranını bir posta merkezi olması noktasında" dedi.
'GECE GÜNDÜZ POSTA HABER ULAŞTIRIYORLARDI'
Posta merkezi denilince burada ulakların, habercilerin ve hazır atların beklediği bir mekan düşünülmesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Dönmez, "Bu posta merkezlerinde 'Çapar' denilen haberciler bekliyordu. Yorulan atlar ve elçiler burada değişim yapıyorlardı ve posta haber ulaştırılmak istenilen kente doğru kar kış, gece gündüz demeden devam ederek ulaştırılıyorlardı. Persler dinlerine bağlı insanlardı. Ateş kültür temelindeki 'Zerdüş' dinine inanıyorlardı. Çaparhanelerin tapınakların yanında olabileceğini düşünüyoruz. Bu bakımdan bu sütunlu salonun bir 'Çaparhane' posta merkezi olduğunu söyleyebiliriz" diye konuştu.

Görüntü Dökümü
-------------
-Kazı alanından detaylar
-Posta merkezi olarak belirtilen alanda çalışma yapılması
-Dorene ile detaylar
-Röportaj

Haber-Kamera:Yaprak KOÇER-Hakan AKGÜN/AMASYA, (DHA)

====================

Çocukluk hayali olan armut bahçesinde ilk hasadını yaptı

Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesinde ziraat mühendisi Ahmet Özaydın (63), yaklaşık 4 yıl önce çocukluk hayalini gerçeğe dönüştürerek kurduğu armut bahçesinden ilk hasadını da yaptı. İlk hasattan 50 ton, gelecek yıl ise 100 ton ürün beklediğini belirten Ahmet Özaydın, "Bu ağaçlar benim çocuğum, evladım gibi. Ben bunlara gözüm gibi bakıyorum. Sandıklı'da yeni bir tarım, ziraat sektörü kazandırdığım için de mutluyum" dedi.
Sandıklı ilçesinde ilaç bayiliği yapan 3 çocuk babası, 7 torun sahibi ziraat mühendisi Ahmet Özaydın, çocukken babasının kurduğu küçük meyve bahçelerinin daha büyüklerini kurma hayaliyle okuyarak ziraat mühendisi oldu. Maddi olanaklarını iyileştiren Özaydın, Hırka köyünde kendine ait 50 dekarlık tarlaya 4 yıl önce 500 bin liranın üzerinde harcama yaparak deveci, santa maria ve etruşka cinsinden 7 bin armut fidanı dikti. Ahmet Özaydın, bahçesinde büyüyen armutlarından ilk hasadını da yaptı ve hasattan 50 ton ürün elde etti.
'BU AĞAÇLAR BENİM ÇOCUĞUM, EVLADIM GİBİ'
Ahmet Özaydın, hem çocukluk hayalini gerçekleştiği için hem de bulunduğu bölgesine farklı ürün kazandırdığı için mutlu olduğunu belirterek, "Bu babamdan itibaren gelen ağaca sevgimin, saygımın ve mesleğimin getirdiği bir olay. Bu projenin oluşması için 3 yıl çalıştım. Fizibilite çalışmalarını tamamladıktan sonra bu meyvenin Sandıklı bölgesinde elde edilebileceğine inanarak çalışmaya başladım. 50 dekarlık armut bahçesi kurmuş bulunmaktayız. Burada 7 bin tane armut ağacımız var. Dölleyici olarak santa maria bin tane, gerisi de devecidir. Şu anda ilk hasadımıza başlamış bulunmaktayız. Çok mutluyum, çok sevinçliyim. Bu sene için beklediğimiz rekolte 50 ton civarında. Her yıl artarak gidiyor. Önümüzdeki yıl bunun 100 ton civarında olmasını bekliyoruz. Tam meyveye yattığı zamanda ise, yani 5 ile 6 yaşındayken buradan 200 ile 250 ton arası meyve bekliyoruz. Bu ağaçlar benim çocuğum, evladım gibi. Ben bunlara bakarken gözüm gibi bakıyorum. Sandıklı'da yeni bir tarım, ziraat sektörü kazandırdığım için de mutluyum" dedi.
'ÇİFTÇİLERİMİZE YARDIMCI OLMAYA HAZIRIM'
Üreticilere de seslenen Özaydın, "Masraflı ve zahmetli bir yatırım ama korkmayın bir yerden yapışın, bir yerden gidin başarılı olacağınıza inanıyorum. Çiftçilerimize teknik konuda her zaman yardımcı olmaya hazırım" diye konuştu.
'DİĞER İŞLERDEN ÇOK DAHA KOLAY VE ZEVKLİ'
Yaz tatilinde aile ekonomisine katkı sağlamak amacıyla armut tarlasında çalışan Mustafa Ceylan (15) da, "Haşhaş işçiliğinde, yani haşhaş hasadında çalıştım. Patates toplamada çalıştım. Ama ilk defa armut hasadında çalışıyorum. İlçede ilk tarla olduğu için ilk defa armut topluyorum. Armut toplamak diğer işlerden çalışmaktan çok daha kolay ve zevkli. Ağaçların gölgesinde güneşten de etkilenmiyorum" dedi.

Görüntü Dökümü
-------------
- Armut ağaçları geniş açı görüntü
- Armut hasadında çalışan işçiler armutları kasalara yerleştirirken görüntü
- Armut kasası içerisinde armutların yakın görüntüsü
- Armut Bahçesin sahibi Ziraat Mühendisi Ahmet Özaydın armut ağacında armutları incelemesinden uzak ve yakın görüntü
- Armut Bahçesin sahibi Ziraat Mühendisi Ahmet Özaydın, armutları kasalara yerleştirirken ve elinde armut kasası ile görüntü
- RÖP 1: Ahmet Özaydın
- Hasat yapan işçiler armutları kasalara taşırken görüntü
- İşçiler ağaçlardan armut toplarken görüntü
- İşçilerden Mustafa Ceylan'ın diğer işçiler ile birlikte ağaçtan armut toplama çalışmalarından görüntü
- RÖP 2: Mustafa Ceylan (işçi)
- Ağaçlarda armutların yakın uzak ve yakın görüntüsü

HABER- KAMERA: Ahmet DAĞLI/SANDIKLI (Afyonkarahisar), (DHA)

========================

Anadolu Ateşi turistleri coşturdu

Antalya'nın Manavgat ilçesinde, Anadolu Ateşi Dans Topluluğu yaklaşık 2 bin 500 turiste gösteri sundu.
Genel sanat yönetmenliğini Mustafa Erdoğan'ın yaptığı Anadolu Ateşi Dans Topluluğu, Manavgat'ın Kızılağaç turizm merkezindeki bir otelde gösteri yaptı. Yaklaşık 2 bin 500 turist, amfi tiyatrodaki merdiven boşluklarını bile doldururken, Anadolu Ateşi 1 saat sahnede kaldı. Turistler Anadolu Ateşi'nin Balkanlardan Kafkaslara, doğudan batıya bütün kültürleri buluşturan ve Türkiye'nin farklı yörelerinden derlenen halk oyunlarını ilgiyle izledi.

Görüntü Dökümü
-------------
- Anadolu Ateşi gösterisi

HABER- KAMERA: Mithat ABAKAN/MANAVGAT, (DHA)

========================

Didingola Yaylası'nda renkli şenlik

Rize'nin Çamlıhemşin ilçesi Didingola Yaylası'nda, eski geleneklerin yaşatılması amacıyla düzenlenen '3'üncü Yayla Şenliği'nde temsili yayla göçü yapıldı, horon ile unutulmaya yüz tutan taş oyunları oynandı. Taş oyununu kaybedenler, kazananları sırtında taşıdığı şenlikte ortaya renkli görüntüler çıktı.
Çamlıhemşin ilçesine 35 kilometre uzaklıkta, deniz seviyesinden 2 bin 392 metre yükseklikte, Topluca köylülerinin kullandığı Didingola Yaylası'da, Topluca Köyü Kalkındırma ve Kültür Derneği'nce bu yıl '3'üncü Yayla Şenliği' düzenlendi. Şenliğe, Topluca Köyü Muhtarı Mustafa Kestioğlu, İl Genel Meclis üyesi Yusuf Arısoy, Çamlıhemşin Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Engin Albardak ile çok sayıda kişi katıldı. Topluca köylüleri sabahın erken saatlerinde araçları ile 2.5 saatlik bir yolculuğun ardından Didingola Yaylası'na çıktı. Sis bulutlarının üzerindeki yaylaya ulaşanlar, hasret giderdi, sohbet ederek birbirlerine ikramlarda bulundu.
Şenliğe katılan kadın ve kız çocuklar özel motiflerle işlemeli yöresel kıyafetlerini giydi. Şenlikte, eski kültürün tanıtımı için temsili yayla göçü gerçekleştirildi. Yaylanın mera alanında toplanan kalabalık, tulum ezgileri eşliğinde türküler söyleyerek yayla göçü geleneğini yaşattı. Yürüyüşe katılan 7'den 77'ye kadın ve erkekler türkülere alkışlarla tempo tutarak eşlik etti. Hep bir ağızdan söylenen türkülerle yaylada tur atan kalabalık, el ele tutuşarak saatlerce horon oynadı.
KAZANANLAR SIRTTA TAŞINDI
Yaylada eski taş oyunlarını oynayan yaylacılar, eski günlerine geri döndü. "Kire" adı verilen ve taş atılarak yaylanın ortasına dikilen büyük taşı devirmeye çalışılan oyun sırasında renkli görüntüler yaşandı. Yarışmacılar, taşı devirmek için kıyasıya yarıştı. Taşı devirmeyi başaran grubun üyeleri, kaybeden grup tarafından sırtta taşındı. Kalabalığın ilgiyle izlediği yarışma sırasında kazananlar alkış aldı. Şenlik oynanan horonlar ve ikramlarla sona erdi.

Görüntü Dökümü
---------
Yayladan detaylar
Yaylacıların türküler söyleyerek yürümesi
Yöresel kıyafetli kadınlar
Horonlar oynanması
Yaylacılarla röp.
Kadınların horonlar oynaması
Yarışma detaylar
Taşın devrilme anı
Kazananların sırtta taşınması
Horon detayları

Haber-Kamera: Muhammet KAÇAR RİZE,(DHA)

Geri Dön