HABER

DHA YURT BÜLTENİ-6

1)ANTALYA'DA ORMAN YANGINI    ANTALYA'nın Kumluca ilçesinde henüz belirlenemeyen bir nedenle orman yangını çıktı.

1)ANTALYA'DA ORMAN YANGINI

ANTALYA'nın Kumluca ilçesinde henüz belirlenemeyen bir nedenle orman yangını çıktı.
Mavikent Mahallesi Yenicepınar mevkisinde, Papazkoyu'nda saat 11.00 sıralarında başlayan yangın, geniş bir alanda devam ediyor. Rüzgarın etkisiyle seraların bulunduğu alana doğru ilerleyen yangına 2 helikopter ve 1 amfibik uçakla müdahale ediliyor.

Görüntü Dökümü
-----------------
- Yangından detay
Haber- Kamera: ANTALYA-DHA)

2)'YANLIŞ TEŞHİS' İLE YIKILAN AİLEYE HASTANEDEN 'İŞ YOĞUNLUĞU' YANITI

TRABZON'da, boğaz ağrısı şikayetiyle gittiği Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi'nde tahlilleri yapılan Yusuf Can Topsakal'a (6) mide kanseri teşhisi koyuldu. Teşhisle yıkılan aile, farklı hastane ve doktorlara götürdükleri çocuklarının hasta olmadığını öğrenince rahat nefes aldı. Aile, yanlış teşhiste bulunan ilk hastaneyi Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) şikayet etti. Şikayet üzerine hastane yönetimince 'gizli' ibaresiyle aileye gönderilen mektupta, iş yoğunluğu nedeniyle hata yapıldığı ve hatanın düzeltildiği kaydedildi.
Trabzon'da turizmci Mustafa Kemal Topsakal, haziran ayında, boğaz ağrısı şikayetiyle oğlu Yusuf Can Topsakal'ı KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi'ne götürdü. Kulak, burun, boğaz servisindeki muayene sonrası küçük çocuk, Pediatri- Hematoloji- Onkoloji Polikliniği'ne sevk edildi. Burada, çocuktan bazı numuneler alındıktan sonra tahliller yapıldı. Tetkiklerin ardından Yusuf Can ve ailesi, tahlil sonuçlarını beklemek üzere evlerine döndü. Tahlil sonuçlarını almak için yeniden hastaneye giden Mustafa Kemal Topsakal, oğluna mide kanseri teşhisi koyulduğunu öğrendi. Topsakal ailesi, çocukları için koyulan teşhisle yıkıldı.
Farklı hastane ve doktorlara götürdükleri çocuklarının bir süre sonra hasta olmadığını öğrenen aile fertleri, bu kez rahat nefes aldı.
AİLEYE 'GİZLİ' İBARELİ MEKTUPLA YANIT
Aile fertleri, yanlış teşhis iddiası üzerine CİMER'e şikayette bulundu. Şikayet üzerine hastane yönetimince 'gizli' ibaresiyle aileye gönderilen mektupta, iş yoğunluğu nedeniyle hata yapıldığı ve hatanın düzeltildiği, doktorlar B.Ö. ve E.E. hakkında soruşturma açılmasına gerek duyulmadığı kaydedildi. Mektupta, "Hastanemiz bölgeye hitap eden bir hastane olduğundan yoğunluk artmaktadır. İş yoğunluğuna bağlı olarak bahsettiğiniz şikayet olayın gerçekleştiği ve hemen gerekli düzeltmelerin yapıldığı anlaşılmıştır. Yapılan ön inceleme sonucunda doktorlar hakkında ileri bir soruşturma açılmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır" denildi.
'RAPORLAR KARIŞMIŞ OLABİLİR, DEDİLER'
Mustafa Kemal Topsakal, oğluna koyulan hatalı teşhis nedeniyle psikolojilerinin bozulduğunu ve savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi. Hastanede doktorların, kendilerine raporların karışmış olabileceğini söylediklerini öne süren Topsakal, "Oğlumun boğaz ağrısı ve horlama şikayeti yüzünden doktora başvurduk. Doktorlar, daha sonra çocuk hematolojisine sevk ettiler, tahlil istediler. Tahlil sonuçlarını elime aldığımda şok yaşadım. Çünkü orada 1 yıllık ilaç raporu yazdılar ve çocuğumun kanser olduğu yazısını gördüm. Konuyla ilgili çocuk hematoloji bölümündeki asistanın yanına gittim, çocuğumun şikayetini sordum. Bana 'Sizin çocuğunuzun kan değeri düşük' dedi. 'Peki bu rapor ne?' dedim. Raporlara baktı, masanın üzerine attı ve 'Raporlar karışmış olabilir' yanıtını verdi. 'Karıştı mı, karışmadı mı?' dedim. 'Dışarıda bir sürü hasta var lütfen dışarı çıkar mısınız' cevabını aldım. O anda kafamda bir sürü soru işareti oldu. Başka doktorlara gittim, çeşitli çareler aradım" dedi.
'HASTANEDEN GELEN MEKTUP, İKİNCİ ŞOKU YAŞATTI'
Farklı hastaneye başvurduktan sonra Yusuf Can'ın kanser olmadığını öğrendiklerini belirten Mustafa Kemal Topsakal, şunları söyledi:
"Yaklaşık 1 haftalık süre sonra çocuğumun kanser olmadığı ortaya çıktı. Çok şükür; ama benim o süreçte yaşadıklarımı Allah kimseye vermesin. KTÜ'deki doktor, bilgisayarda kanser bölümünü düzeltti. 'Bu kadar mı?' dedim, 'Bu kadar' dedi. Ben de akabinde hemen CİMER'e başvurdum. En trajikomik yanıt dekanlıktan geldi. Hastane dekanlığı, 'İş yoğunluğuna bağlı olarak bahsettiğiniz şikayet olayının gerçekleştiği ve hemen gerekli düzeltmenin yapıldığı anlaşılmıştır' dedi. Ne bir özür ne bir 'Kusura bakmayın' şeklinde hiçbir şey olmadı. Kimse benimle muhatap olmadı. Bu konuda gerekli mercilere başvuracağım. Bir duvarı yanlış boyarsın onu düzeltirsin; ama bakın bu sağlık. Ben yetkililerin etkili olmasını istiyorum. Şükrediyorum ki benim çocuğumda kanser çıkmadı. Bizim sağlığımız ruhen bozuldu. Ben ilgili bir baba olmasaydım da bu kanser ilacını alsaydım, devam etseydim ve çocuğumda daha beter sonuçlar olsaydı, bunun hesabını nasıl vereceklerdi? Ben artık onlara 'etkisiz yetkili' diyorum. Bir doktora göre kanser, diğer doktora göre sağlam. Hastaneden gelen 'gizli' ibareli mektupta, hata iş yoğunluğuna bağlandı. Bu da bize ikinci şoku yaşattı."
'DOKTORDAN ŞİKAYETÇİ OLACAĞIZ'
Anne Ayşe Topsakal ise çocuğuna kanser teşhisi koymaları üzerine kendisini çok kötü hissettiğini belirterek, "Bu rapordan sonra çok kötü hissettik kendimizi. Biz çocuğumuzu 'kulak burun boğaz' diye gönderdik, kanser teşhisi koydular. Bize yolladıkları zarfta, 'gizli' yazıyor ama içerisinden dikkate alınacak bir şey çıkmadı. Çok üzgünüz, başkasının başına gelmesin, istiyoruz. Doktordan şikayetçi olacağız. Bizim başımıza geldi, başkasının başına gelmesin, başka aileler bu acıyı yaşamasın" diye konuştu.

DEKAN: YANLIŞ İSİM YAZILMIŞ

KTÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa İmamoğlu ise hastanede özellikle söz konusu bölümde iş yoğunluğu olduğunu kaydederek, "Asistanlarımız, 60 dolayında hasta ile ilgileniyor. Yoğun bir bölüm olduğu için asistanlarda bu bölümde çalışmayı tercih etmiyor. Yaşanan olayda yapılan tek hata, rapor üzerindeki isim. Yanlış isim yazılmış. Tetkiklerin kanserle ilgisi yok. Başka bir hastanın raporunun üzerine bu çocuğun ismi yanlışlıkla yazılmış. Asistanı çağırıp, gerekli uyarıları yaptık. Asistan hakkında idari işlem de yapıldı; ancak cezai durum gerektiren bir olay yok. Kişilerin uzlaşması ile çözülebilir. Karşı tarafa da hak veriyoruz. Daha dikkatli olunması gerekiyor" dedi.

Görüntü Dökümü
--------------------
Kanser teşhisi konulan çocuk detayları
Baba Mustafa Kemal Topsakal ile röp
Anne Ayşe Topsakal ile röp
Detaylar

Süre: 03:57 Boyut: 444MB

Haber: Fatih TURAN - Kamera: Uğur AYDIN TRABZON-DHA

3)2 BİN NÜFUSLU KÖY YILDA 44 MİLYONLUK DOMATES ÜRETİYOR

ISPARTA'nın merkeze bağlı 2 bin nüfuslu Deregümü köyünde yılda ortalama 44 milyon liralık domates üretimi yapılıyor. Köydeki 1400 dönüm serada üretilen domatesler iç pazarın yanı sıra Bahreyn, Katar ve Suudi Arabistan gibi ülkelere ihraç ediliyor.
Yıllar önce gül ve sebze üretimi yapılan Isparta merkeze bağlı Deregümü köyünde, 2000'li yıllarında başında kesme çiçekçilikle örtü altı sera üretimi başladı. 2004 yılında deneme amacıyla serada domates yetiştiriciliğine yönelen köy halkı iyi verim alınca üretim de arttı. 1400 dönüm sera alanında dönüm başına yaklaşık 15 ton domates yetiştirilen köyde yılda yaklaşık 21 bin ton domates üretilirken, 44 milyon liralık gelir elde ediliyor. Üretilen domateslerin bir bölümü ihracata, bir bölümü de yurt içi piyasada alıcı buluyor.
FİYATI KOMİSYON BELİRLİYOR
Domatesin fiyatı haftada 3 kez toplanan komisyon tarafından belirleniyor. Muhtarın başkanlık ettiği komisyonda tüccarlar ve üreticiler yer alıyor. İç piyasadaki fiyatları baz alan komisyon iç piyasaya satışı yapılacak domatesle ihraç edilecek yeşil domatesin fiyatını belirledikten sonra köy anons sisteminden üreticiye duyuruyor. Taban fiyat belirlendikten sonra üretici de bu fiyatı baz alarak satışını yapıyor. Serada toplanan domatesler tasnif işlemi ve paketleme işleminin ardından kamyonlara yüklenerek sofralara ulaştırılmak üzere değişik illere ve ülkelere gönderiliyor.
'DÖNÜM BAŞINA ORTALAMA 15 TON ÜRÜN ALIYORUZ'
2 bin nüfuslu köyün muhtarı Osman Katırcı, köyde şu anda 1400 dönüm domates serası bulunduğunu belirterek, "Domateste dönüm başına ortalama 15 ton ürün alıyoruz. Aldığımız bu ürünleri ağırlıklı olarak iç piyasada pazarlıyoruz. 2- 3 tane de ihracatçı firmanın bulunduğu köyümüzde yılda 44 milyon liralık domates üretimi yapılıyor. Bahreyn, Katar, Suudi Arabistan gibi Asya ülkelerine de domates gönderiliyor. Hatta hacılarımızın bile yiyecekleri domates köyümüzden gidiyor. Bu da bize gurur veriyor" dedi.
'İŞÇİ BULMAKTA ZORLUK ÇEKİYORUZ'
Hasat döneminde sezonluk işçilerle yaz boyu köy nüfusunun 2 bin 500'e ulaştığını kaydeden muhtar Katırcı, "Köyde bir hareketlilik ve ekonomik bir gelişme kendini gösteriyor. Üretim döneminde işçi bulmakta zorluk çekiyoruz. Suriyelilerle açığı kapatıyoruz" diye konuştu.
'ÜRÜN KALİTELİ OLUNCA KİMSEDEN ŞİKAYET ALMADIK'
Yıllardır köyde domates ihracatı yapan firmanın bölge sorumlusu Deniz Zabunoğlu, "Burada yaptığımız domatesi Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine gönderiyoruz. Firma olarak sadece biz 7- 8 bin ton ihracat yapıyoruz. İhracat konusunda bir sıkıntı yaşamıyoruz, ürün kaliteli olunca kimseden şikayet almadık" dedi.
'EMEĞİMİZİN KARŞILIĞINI ALAMIYORUZ'
Köyde seracılık yapan Mesut Kahveci, ürünü çok pahalıya mal ettiklerini ve kendilerine kalan miktarın yeterli olmadığını belirterek, şöyle dedi:
"Üretici olarak emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Dikmesi, bakımı, ilacı, gübresi, işçiliği derken bize bir şey kalmıyor. Kent merkezlerinde 3 lira, 4 lira fiyatı gören tepki gösteriyor. Bizim burada bu domatesi nasıl ürettiğimizi, neler çektiğimizi bilmiyorlar."
'ÜRÜNÜMÜZ KALİTELİ'
Mesut Kahveci, yayla şartlarında yetişen domatesin aromasının yüksek olduğunu da kaydederek, "Antalya'da domatesin bittiği anda devreye Isparta olarak biz giriyoruz ve iç piyasada olsun dış piyasada olsun açığı kapatıyoruz" dedi.

Görüntü Dökümü
--------------
- Muhtar Osman Katırcı röportaj
- Komisyon toplantısı detay
- Muhtarın domates fiyatını anonsu
- Paketleme tesisinden detay
- İhracat firması bölge sorumlusu Deniz Zabunoğlu röportaj
- Seradan detay
- Üretici Mesut Kahveci röportaj

HABER- KAMERA: Nurettin ARKAN/ISPARTA, (DHA)

===================================================

4)KİLİS'TE, 62 BİN TÜRK VE SURİYELİ ÖĞRENCİ DERS BAŞI YAPTI.

Kilis'te, Afife Keçik İlkokuluda yeni eğitim öğretim döneminin başlaması nedeniyle düzenlenen törene; Vali Mehmet Tekinarslan, Milli Eğitim Müdürü Muhammet Şahinkaya, Vali yardımcıları ile öğretmen ile öğrenciler katıldı.
Törene katılan Türk ve Suriyeli öğrencilere kırtasiye hediye eden Vali Mehmet Tekinarslan, yeni ders yılının hayırlı olmasını dileyerek, "Kilisli 34 bin öğrencimize eğitim öğretim dönemini başlatıyoruz. Aynı zamanda 28 bin Suriyeli misafir öğrencimizde yine okullarımızda öğrencilerimizle birlikte eğitim öğretime katılıyorlar. Geçen eğitim öğretim döneminde başarılı ve uyumlu dönemi birlikte geçirdik" dedi.
Vali Tekinarslan, Fırat Kalkanı bölgesinde ise 85 bin Suriyeli öğrencinin eğitim gördüğünü sözlerine ekledi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
----------------------------------
- Valinin okula gelişi
- Valisinin sınıfları dolaşması
- Valinin öğrencilere kırtasiye dağıtması
- Vali Mehmet Tekinarslan’ın açıklaması
- Genel ve detay görüntüler

(KJ: Haber-Kamera: Reşit ÇELEBİOĞLU-KİLİS-DHA)
297MB

========================================================

5)OTOMOBİL SÜRÜCÜSÜ KAZADA ÖLDÜ

İZMİR'in Tire ilçesinde, yolun karşısına geçerek önce yönlendirme tabelalarına ardından yol kenarındaki kum yığınına çarpan otomobilin sürücüsü Halil Çaparoğlu, öldü.
Kaza, dün (pazar) saat 23.30 sıralarında, Tire- Bayındır Karayolu'nda meydana geldi. Traktör tamircisi Halil Çaparoğlu, kullandığı 09 KY 929 plakalı otomobilin, iddiaya göre, aşırı hız sonucu direksiyon hakimiyetini yitirdi. Yolun karşısına geçen otomobil, önce yönlendirme tabelalarına ardından yol kenarındaki kum yığınına çarptı. Hurdaya dönen otomobili gören vatandaşlar, kazayı AKS 110 ile sağlık ve polis ekiplerine bildirdi. Kaza yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, otomobilde sıkışan Çaparoğlu'nun öldüğü belirlendi. AKS 110 ekipleri, Çaparoğlu'nun cesedini sıkıştığı yerden çıkardı. Bu yılın başında evlendiği öğrenilen Halil Çaparoğlu'nun cenazesi, kaza yeri incelemesinden sonra İzmir Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı. Polis, kazayla ilgili soruşturma başlattı.

Görüntü Dökümü
----------------------
- Ölen sürücüsünün sıkıştığı yerden çıkartılmasından cep telefonu görüntüsü
- Halil Çaparoğlu'nun fotoğrafı

(Haber- Kamera: Faruk ÇARK / TİRE (İzmir), (DHA)

==========================================================

Geri Dön

En Çok Aranan Haberler